Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Örgütlü Soğuk Süt Primine Bakan Fakıbaba'dan Açıklama

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve FAO işbirliğinde yürütülen “Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Projesi”nde bir konuşma yaparak üreticiye süt konusunda müjde verdi.
Bakan Fakıbaba konuşmasında Başbakanımız Binali Yıldırım beyle görüştüm önümüzdeki günlerde  sıcak süte 5 kuruş  soğuk süte 10 kuruş örgütlü soğuk süte ise 12 kuruş prim verileceğini söyledi.
 
 

Buzağı destekleri Bugün Ödeniyor

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, buzağı destekleme ödemelerine ilişkin bir açıklamayı yaptı. Bakan Fakıbaba yaptığı açıklamada “Buzağılar, sürülerin yenilenmesini sağlarken işletmeler için de büyük bir gelir kaynağıdır. Süt sığırcılığında toplam gelirin % 40’ını buzağı geliri oluşturuyor. Hayvancılığımız için böylesine öneme sahip buzağılarda yaşanan kayıplar, et ve süt miktarında da ciddi kayıplara neden oluyor.” Dedi.
 
 “Buzağılar, sürülerin yenilenmesini sağlarken işletmeler için de büyük bir gelir kaynağıdır. Süt sığırcılığında toplam gelirin % 40’ını buzağı geliri oluşturuyor. Hayvancılığımız için böylesine öneme sahip buzağılarda yaşanan kayıplar, et ve süt miktarında da ciddi kayıplara neden oluyor.
Dolayısıyla hayvancılıkta sürdürülebilirliği sağlamak bakımından buzağı kayıplarını önlemek ve hayvan hastalıklarıyla mücadele etmek amacıyla Bakanlıkça ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bu çerçevede 2018 yılını “Buzağı Kayıplarını Önleme Yılı” ilan ettik. Bu konuda farkındalık oluşturmak ve gerekli bilinçlendirmeyi sağlamak amacıyla 81 ilde toplantılar düzenliyoruz. Ayrıca hayvancılıkla ilgili işletmeleri, veteriner hekimlerimiz aracılığıyla devamlı kontrol altında tutuyor, onların bakım, sağlık, beslenme, barınma konularını birebir takip ediyoruz. Aşılama işlemlerini, aşı bedeli almadan yapıyoruz.
Bütün bu çalışmalarımızın yanı sıra üreticilerimize, buzağı kayıplarını önlemek amacıyla nakit hibe desteği sağlıyoruz. Bu kapsamdaki desteklerimizi; Türkvet’e kayıtlı, 120 günlük ve programlı aşıları yapılmış buzağılar için veriyoruz.
Bu doğrultuda 2018 yılı destekleme ödemeleri kapsamında ülke genelindeki 597bin yetiştiricimize, 2 milyon 509 bin baş buzağı için; 1 milyar 200 milyon TL’lik ödeme yapacağız.
Destek ödemelerini bugün saat 18.00’den sonra üreticilerimizin hesaplarına aktarmaya başlayacağız. Ödemeler, gelen icmallere ve TC kimlik numaralarına göre gerçekleştirilecek.
Bütün bu çalışmalarımızla buzağı kayıp oranını azaltıp, hayvancılığımızı daha da geliştireceğiz. Kurtardığımız her bir buzağıyla; üreticilerimize, ülke hayvancılığımıza ve ekonomimize hep birlikte güç katacağız.”
 
 

300 Damızlık Koyun Projesinin Sonuçları Açıklandı

300 Damızlık Koyun Projesi başvuru sonuçları tam isim listesi açıklandı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (TİGEM) resmi internet sitesinde Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık 300 Koyun Projesi ön değerlendirme sonuçlarının açıklandığı duyuruldu.

Kamuoyunda "300 Koyun Projesi" olarak bilinen "Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi" ön değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (TİGEM) internet sitesinden yapılan duyuruda, "Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi (300 Koyun) kapsamında TİGEM tarafından yapılan ön değerlendirme sonucunda oluşan listeler üreticilerimizin bağlı bulunduğu İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine gönderilmiştir" denildi.

300 koyun projesi kapsamında TİGEM tarafından yapılan ön değerlendirme sonucunda oluşan listeler üreticilerin bağlı bulunduğu İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine gönderilmesinin ardından aynı zamanda  bu listede ismi yer alan üreticilerin e posta adreslerine ve telefonlarına bilgi mesajları iletildi.Bilgi mesajı gelen üreticiler, projeden faydalanabilmek için başvuru yaptığı İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine en geç 24 Nisan 2018 tarihi mesai bitimine kadar istenilen evrakları eksiksiz olarak teslim etmeleri gerekiyor. 

Sıfır Vergili İthalat Üretici İçin Çok zararlı

TÜKETBİR Genel Başkanı Bülent Tunç “sıfır vergili ithalat Türkiye için çok zararlı olur”. Dedi. Başkan Tunç Anadolu İzlenimleri Dergisine yaptığı açıklamada Kırmızı ete yönelik hem sorunları hem de merkez birliği uhdesinde yapacakları embriyo projesini değerlendirdi.
 
Ramazan Ayının İlk Haftası Et Fiyatı Düşer
 
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç Kırmızı ete yönelik önemli açıklamalarda bulunurken TUNÇ:  “Talep artışına bağlı olarak fiyatlar artıyor. Şuna eminim ki ramazan ayının ilk haftası et fiyatları düşer. Türkiye’ye kasaplık hayvan gelmesi cinayettir. Sayın cumhurbaşkanı milli tarım projesini açıkladı. Buna uygun hareket edilmesi gerekir. Kısa zaman içinde yem fiyatları yüzde 25, yem katkı maddesi üç katına çıktı.
 
Ete İhtiyacı Olan TÜKETBİR’le Bağlantıya Geçebilir
 
“Ete ihtiyacı olduğunu söyleyen herkes bizimle irtibata geçebilir. Ne kadar istiyorlarsa o kadar hayvan vermeye hazırız. İnsanlar sattıklarının yerine koyamıyorlar. İnsanların para kazanması lazım. Yeterli besi hayvanı bulunmadığı için insanlar elindekini satmak istemiyorlardı.
İthalat çözüm olmuyor. İthalat sektörün önünü tıkıyor. Birkaç yıl önce ithalat yapıldığında 18 lira olan etin fiyatı 12 liraya düşmüştü. Ancak ne kasapta ne marketlerde raf fiyatı bir TL bile düşmedi. Yani üreticinin ucuza satması tüketicinin de ucuz alacağı anlamına gelmiyor.
Kimse para kazanmadığı işi yapmaz. O zaman döneri, sucuğu da dışarıdan getirelim her şey ucuzlasın. İthalat niye sürekli gündeme geliyor. ” dedi.
 
Beefmaster  ( Etçi Sığır ırkı)  projesi
 
Egevet, TAGEM, Sütaş, HAYGEM, Üniversiteler ve kırmızı et birliği olarak ortaklaşa, beefmaster projesi gerçekleştiriyoruz. Bu Türkiye için çok önemli bir proje. Daha düşük masrafla daha yüksek ürün elde ediliyor. 3 yılda 20.000 bin anaç gelecek. Yatırım tutarı 20 milyon civarını buluyor. Öncelikli olarak 50 gebe hayvan gelecek ve 500 doz embriyo getirilecek. Bu gebe hayvanlar Sütaş’ın çiftliklerinde uygulamaya açılacak. Dedi.


 
 
 
 
 
 
 
 

Rusya'ya Domates İhracatı Başladı

Rusya'nın Türkiye'den alımını 2 yıl boyunca durdurduğu tarım ürünlerinden biri olan domateste yasağın kalkmasının ardından onay alan iki firma daha Rusya'ya ilk ihracatını bugün gerçekleştirdi. Manisa Salihli'de yer alan iki serada üretilen domatesler özel ambalajlar ile Rusya'ya gönderildi.
Manisa’nın Salihli ilçesinde topraksız iki serada üretilen domateslerin Rusya’ya ihracatı başladı.
Rusya Federal Veteriner ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi’nin, Türkiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı garantisi altında Rusya’ya domates gönderme iznini vermesinin ardından, Salihli’deki topraksız serada domates üreten Lider Gıda ve Bostan Tarım, domates ihracatına başladı.
Salihli’den, Rusya’ya domates ihracatının başladığını ifade eden Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ali Demir, "Rusya Federasyonu’na domates ihracatı konusunda Bakanlığımız ve Rusya Federasyonu Federal Veterinerlik ve Bitki Karantina Servisi yetkililerince daha önce Lider Gıda ve Bostan Tarım’a ait ilçemizdeki domates seralarında yapılan denetimlerin ardından, iki seraya Türkiye Cumhuriyeti’nden Rusya Federasyonu’na domates ihracatına izni verilmiş olup, Müdürlüğümüz İnspektörlerince kontrol ve denetimleri yapılan domateslerin Rusya Federasyonu’na ihracatları başlamıştır. İhracat başta Salihli olmak üzere, tüm ülkemize hayırlı olsun" dedi.
 

Bakan Fakıbaba ‘Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir’

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ev sahipliğinde Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi öncülüğünde başlayan ‘Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları’ konulu uluslararası sempozyuma  katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şu açıklamalarda bulundu.  
“Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir”
Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak tarım alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldıklarını, çiftçiyi de bu stratejinin merkezine alarak projeler belirlediklerini dile getiren Bakan Fakıbaba, “AK Parti Hükumetlerimizin yapmış olduğu çalışmalar sonucu Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımına ve Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği biz verdik. 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 buçuk milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış 3.7 milyar dolardan 16.2 milyar dolara çıktı. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir” dedi.
 Son günlerin tartışma konusu olan et fiyatlarına da değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvansal ürünler ithalatını bitireceklerini söyleyerek, “Her zaman ve her yerde söylüyorum, ana olmadan dana olmaz, dana olmadan da et olmaz. İşte bu bilinç ve şiarla 250 bin damızlık düve projesi, 300 damızlık koyun projesi. Birlikte yürüttüğümüz müşterek diğer proje ve çalışmalarımızla orta ve uzun vadede inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna geleceğiz” diye konuştu.

 
 

Türkiye ve KKTC Arasında Tarım Alanında İşbirliği Protokolü İmzalandı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "Tarımsal anlamda her türlü desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz." dedi.
Türkiye ile KKTC arasında "Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptı"nın imzalanması dolayısıyla Bakanlığın Toplantı Salonu'nda tören düzenlendi. Mutabakat zaptını, Fakıbaba ile KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali imzaladı.
Fakıbaba, buradaki konuşmasında, yavru vatan Kıbrıs'ın değerli Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Şahali'yi ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi.KKTC'nin tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Fakıbaba, "İki tarım bakanı olarak birlikte hangi çalışmaları yürüteceğimizin detaylarını konuştuk.Yavru vatan Kıbrıs'ı, ülkemizin bir parçası olarak görüyoruz. Bugüne kadar Kıbrıs ile birçok projeye ve birçok ortak işbirliğine imza attık. Tarımsal anlamda her tür desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Şimdi imza atacağımız anlaşma ile tarımsal işbirliğimiz daha da güçlenecektir." dedi.
Fakıbaba, mutabakatın her iki ülke için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Şahali de imzalanan mutabakatla iki ülke arasındaki ilişkilerin ileri boyuta taşınacağını belirterek, "Tarım, bilimsel olarak ele alınması gereken bir üretim alanı. Bu doğrultuda Türkiye çok mesafeler katetti. Türkiye'nin deneyimlerinden faydalanmak bizim için çok önemli." diye konuştu.Tarım ve kırsal kalkınma alanında ekonomik ve teknik işbirliğinin geliştirilmesi için uygun şartların oluşturulması amacıyla imzalanan anlaşmayla tarım, bitkisel üretim, bitki koruma, hayvancılık, hayvan sağlığı, balıkçılık, sulama ve kırsal kalkınma alanlarında işbirliği yapma hususlarında mutabakata varıldı.
 
 

740 Baş Akkaraman Koyunu Genç Çiftçilere Teslim Edildi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız tarafından, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesini sağlamak amacıyla 2016 yılında uygulamaya konulan Genç Çiftçi Projesi kapsamında 2017 yılında başvuru yaparak hibe desteği alma hakkını kazanan 20 çiftçimize toplam 740 baş Akkaraman ırkı koyunlar teslim edildi.
Genç çiftçi projesi kapsamında İlimizde 2016 ve 2017 yıllarında 256 genç çiftçimizin projesi kabul edilerek 7 milyon 680 bin TL destekleme ödemesi yapılmıştır. Bu kapsamda 2017 yılı Genç Çiftçi başvurularında hak sahibi olan ve küçükbaş hayvan destekleme konusunda hibe projesi onaylanan İlimiz Merkezde 10, Ayrancı 4, Sarıveliler 4, Kâzımkarabekir 1, Başyayla 1, Ermenek 1 olmak üzere toplam 20 genç çiftçiye 35’er adet koyun ve 2’şer adet koç olmak üzere 740 adet Akkaraman koyunu teslim edilmiştir.
Kabul edilen küçükbaş hayvancılık projelerinde yer alan hayvanların dağıtımında İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Orhan ÖZÇALIK, tarımsal nüfusun gençleşmesi ve ülkemizin kalkınmasında büyük öneme sahip olan proje kapsamında 2016 ve 2017 yıllarında ilimizde toplam 256 çiftçimizin genç çiftçi projesinden yararlandığını ifade ederek projenin 2018 yılında da devam edeceğini belirtti. Konu ile ilgili Tebliğin Resmi Gazetenin 24 Mart 2018 Tarihli ve 30370 Sayılı nüshasında yayımlandığını ifade eden İl Müdürü ÖZÇALIK, Tebliğ kapsamında genç çiftçilerimizin başvurularının alınmaya başlanacağını söyledi.
26 Mart 2018 tarihinde gerçekleştirilen Akkaraman ırkı koyunların dağıtımında hak sahibi genç çiftçileri tebrik eden ÖZÇALIK, genç çiftçi projesi kapsamında teslim edilen koyun ve koçların genç çiftçilerimize ve ilimize hayırlı olmasını diledi.
 
 

"Köylünün Hayat Standardını Yükseltmek İçin Çalışıyoruz"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsal kesime yönelik projeleri artıracaklarını belirterek, "Elimizden geldiği, kadar özellikle köyde yaşayan kardeşlerimizin hayat standartlarını yükseltmek, onların gelirlerini artırmak için çalışıyoruz. 250 köy projemiz (Örnek Köy Projesi) ve diğer benzer projelerin üzerinde daha çok duracağız." dedi.
Fakıbaba, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık potansiyelini daha iyi kullanabilmek için çok yönlü çalışma yaptıklarını söyledi.
Özellikle Anadolu köylerinde yaşayan vatandaşlara sahip çıkmayı temel düstur edindiklerini vurgulayan Fakıbaba, bu kapsamda kısa, orta ve uzun vadeli farklı projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını dile getirdi.
Türkiye'de tarımın önünün açık olduğunu anlatan Fakıbaba, ürün planlaması yaparak arz ve talep dengesini sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.
Fakıbaba, tarımda değişimin ve dönüşümün ilk adımını "Örnek Köy Projesi"yle başlatacaklarına dikkati çekerek, "Üretimde sistemli bir planlama yapacağız. Arz ve talep dengesini üretimde gözeteceğiz. Talebe göre üretim yapacağız. Ürünün fazlasının ihracını daha iyi planlayacağız. Bunlar basit konular gibi gözükse de inanın bu, Türkiye'nin tarımsal geleceği açısından büyük önem arz ediyor." diye konuştu.
Her şehre 3 örnek köy
Fakıbaba, Örnek Köy Projesi ile tarım ve hayvancılığın kalkındırılmasının amaçlandığını belirtti.
Proje sayesinde kırsal nüfusu ve tarımsal üretimde verimliliği artıracaklarını vurgulayan Fakıbaba, "Yaptığımız bütün işler önce insan için. Biz elimizden geldiği kadar, özellikle köyde yaşayan kardeşlerimizin hayat standartlarını yükseltmek, onların gelirlerini artırmak için çalışıyoruz. 250 köy projemiz (Örnek Köy Projesi) ve diğer benzer projelerin üzerinde daha çok duracağız. Şu anda iki köyde başladık, diğer illerimizde de yıl sonuna kadar başlayıp bitireceğiz. Tek tek hayata geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Fakıbaba, proje kapsamında her ilde 3 örnek köy kurulmasının planlandığını sözlerine ekledi.
 

Devletten Genç Çiftçiye Rekor Destek

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı çerçevesinde geçen yıl sonu itibarıyla toplam 931 milyon lira destek verildi..
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, kırsal kalkınma destekleri kapsamında projelerini uygulamaya koyan 18-40 yaşındaki genç çiftçilere 30 bin lira hibe desteği veriliyor.
Bu hibeyi kazanan hak sahibi gençlere projelerini tamamlamaları karşılığında ödemeler yapılıyor. İcmaller, Bakanlığın il müdürlüklerine geldikçe bütçe imkanları dahilinde hibe tutarları çiftçilerin hesabına aktarılıyor.
İlk kez 2016 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla verilmeye başlanan söz konusu hibeler kapsamında genç çiftçilere 2016'da 449 milyon 90 bin 297 lira destek sağlanırken, geçen yıl bu rakam yüzde 7,3 artışla 482 milyon 10 bin liraya yükseldi. Bu rakamın yüzde 57'sine denk gelen 275 milyon 520 bin liralık kısmı büyükbaş hayvan yetiştiriciliği veya işletmelerine yönelik projelere verildi.
Destekten 31 Bin 45 Genç Çiftçi Yararlandı
Proje kapsamında geçen yıl sonuna kadar genç çiftçilere toplam 931 milyon 100 bin 297 lira destek sağlandı.
Bu desteğin yaklaşık 530,9 milyon lirası büyükbaş, 192,1 milyon lirası küçükbaş hayvan yetiştiriciliği veya işletmeleriyle ilgilenen genç çiftçi projelerine verilirken, 110,7 milyon lirası arıcılık ve kanatlı sektörüyle ilgili projelere, 97,4 milyon lirası da bitkisel üretim yapanlara aktarıldı.
Söz konusu desteklerden 31 bin 45 genç çiftçi yararlanırken, bunların yarısından fazlasını büyükbaş yetiştiriciliği yapan üreticiler oluşturdu.
 

Tarım-ÜFE’de Artış

Tarım-ÜFE Şubat ayında Bir önceki yılın aynı dönemine göre %2.5 artış gösterdiği açıklandı.
TÜİK, şubat ayına ilişkin tarım-ÜFE verilerini açıkladı.
Buna göre tarım ürünlerinde üretici fiyatı bir önceki aya göre yüzde 0,86, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 2,50, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,98 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12,37 arttı.
Bir önceki aya göre değişim, tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 0,57, ormancılık ürünlerinde yüzde 2,97 ve balıkçılıkta yüzde 9,13 artış şeklinde oldu.
Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim; tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,43, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1,10 artış, çok yıllık bitkisel ürünlerde ise yüzde 1,80 azalış olarak gerçekleşti.
Bir önceki aya göre alt tarım gruplarından çeltik yüzde 9,31, koyun ve keçinin işlenmemiş süt ve yapağıları yüzde 2,65, sebzeler yüzde 2,58 ve tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar yüzde 0,22 artış, turunçgiller yüzde 3,33 ve canlı kümes hayvanları ve yumurtalar yüzde 1,70 azalış gösterdi.
Şubat 2018’de endekste kapsanan 86 maddeden; 56 maddenin fiyatlarında artış, 25 maddenin fiyatlarında düşüş gerçekleşirken, 5 maddenin fiyatlarında değişim gözlenmedi.
 
 

Bakan Fakıbaba, ATO’da Yem ve Hayvancılık Sektör Temsilcileriyle Buluştu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Ankara ticaret Odası’nda (ATO) yem ve hayvancılık sektörlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek sektörlerin bu günü ve geleceği üzerine istişarelerde bulundu.
Bakan Fakıbaba, istişare toplantılarının ilgili kurum ve kuruluşlardan katılımlar sağlanarak devam etmesini istedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) yem ve hayvancılık sektörlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO VIP Salonu’nda gerçekleşen istişare toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, bitkisel ve hayvansal üretimin stratejik sektörler olduğunu belirterek, hükümetin bu alanlarda üretimi artırmaya yönelik desteklerinin önemli olduğunu kaydetti.
Son dönemde çeşitli kesimler tarafından et fiyatları ve et ithalatı konularında değişik görüşlerin dile getirildiğini hatırlatan Baran, "Bitkisel ve hayvansal üretim başlığı altındaki konular, ülke nüfusunun tamamını birebir etkiliyor" dedi.
Baran, Bakan Fakıbaba’ya, yem ve hayvancılık sektörlerinde faaliyet gösteren ATO üyelerinin sektörlere ilişkin görüş ve önerilerini aktarmak istediklerini söyledi.
Sektörlerin bugünü ve geleceği üzerine istişarelerde bulunan Bakan Fakıbaba ise istişare toplantılarının ilgili kurum ve kuruluşlardan katılımlar sağlanarak devam etmesini istedi. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanlığı görevini de yürüten ATO Yönetim Kurulu Üyesi M. Ülkü Karakuş da toplantıda bir sunum yaparak yem sektörüne ait gelişmeleri anlattı.
Toplantıda ATO üyeleri, yem ve damızlık hayvan temininde yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere, sektörlere ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı.
Toplantıya, Tarım Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Hadi Tunç, Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, Gıda Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk, Hayvancılık Genel Müdürü Durali Koçak, TİGEM Genel Müdürü İsmail Şanlı, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Yücetepe, ATO Başkan Yardımcısı Mustafa Deryal, Yönetim Kurulu Üyesi M. Ülkü Karakuş ile ATO Meclis ve Komite üyeleri katıldı.
 

Kayseri, Kırsalı Organik Tarım ve Besicilikle Kalkındıracak

Kırsalda kalkınmayı sağlamak için bir çok proje geliştiren Kayseri Büyükşehir Belediyesi özellikle organik tarım ve besicilik üzerinde yoğunlaştı. Üretimin sağlıklı yapılması adına ‘Organik Köyler’ kurmayı hedefleyen Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi , Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi Projesi ile çiftçilere ürünlerin üretilmesinden pazarlamasına kadar önemli olanaklar sağlıyor.
Türkiye’de örnek olarak nitelendirdikleri projenin daha fazla bölgede uygulanmasını amaçladıklarını belirten Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik şu bilgileri verdi:
“Gıda maddelerinin içerisindeki bir takım katkı maddeleri son yıllarda insanları sağlıklı, doğal ve organik beslenmeye yöneltti. Bu çerçevede organik tarımdan, doğal üretimden son yıllarda yoğun bir şekilde bahsedilmeye başlandı; ancak uygulamada çok ciddi çalışmalar olduğunu söylemek zor. Çünkü organik ya da doğal üretimin detaylarına girdiğinizde çok da doğal olmadığını görüyorsunuz. Bu anlamda Kayseri’de yüzde 100 doğal ürünlerin üretilmesi için Türkiye’de ilk olan bir projeyi hayata geçirdik.”
Sınavla Bahçe Tahsisi
Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi ile Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi Projesi’ni hayata geçirerek çiftçilerin organik tarımı öğrenmesi ve benimsemesi adına önemli bir adım attıklarını belirten Çelik, proje kapsamında sadece organik üretim değil tıbbi bitki yetiştirilmesini de çiftçilerin gündemine taşıdıklarını söyledi. Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi’nin ayrıntılarından bahseden Çelik , “Projemiz için Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Derneği ile bir protokol imzaladık. Bu protokol kapsamında ortak bir çalışma yaptık. Önce, Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı için 53 bin metrekarelik bir alan belirledik. Burada farklı büyüklüklerde 54 adet bahçe oluşturduk. Ardından bu bahçelerde üretim yapacak çiftçilerimizi tespit ettik. Bahçemizin bulunduğu bölgeye öncelik vererek belirlediğimiz çiftçilerimizi eğitime aldık. Konusunda uzman akademisyenler getirerek 88 saatlik organik tarım eğitimi verdik. Her eğitim sonunda değerlendirme sınavı yaparak sınav ortalaması 70 ve üzeri olan 48 üreticiye bahçe tahsisi yaptık. Eğitim sonunda, sınavlardan başarıyla geçen 48 üreticiye ekmeleri için domates, biber, patlıcan, salatalık ve çilekten oluşan yerli tohumlar ve yine lavanta, kekik, ekinezya, biberiye gibi tıbbi aromatik bitkilerin fideleri verdik. Üreticilerimize 50 bin fide dağıtımı yapıldı” bilgisini verdi.
Kayseri’nin Yerel Ürünleri Üretiliyor
Doğal ürünler bahçesinde yüzde 100 yerli, yüzde 100 doğal ürünler üretildiğini vurgulayan Çelik şöyle devam etti: “Burada Kayseri’nin meşhur ürünlerinden Karahıdır domatesinin, Yamula patlıcanının, Cırgalan biberinin üretimleri yapılıyor. Üreticilerimiz bu ürünlerini 1500 metrekare kapalı pazar yeri ile 1300 metrekare açık pazaryerinde çarşamba ve cuma günleri kurulan pazarda tüketici ile buluşturuyorlar. Doğal ürünler bahçemizde doğal ürünlerin satışını yapan 8 adet de dükkan bulunuyor. Hemşehrilerimiz bu dükkanlardan organik ekmek, salça, konserve, yumurta, bal gibi gıda maddelerini temin edebiliyorlar” dedi.
Kadın Çiftçilerin Emeği Değerlendiriliyor
Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi çalışmalarına da değinen Çelik, “Bünyan ilçemizin Karahıdır Mahallesi’nde kullanılmayan okul binasını Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi haline getirdik. Projeyi Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kapadokya Organik tarım Üreticileri Derneği ile birlikte gerçekleştirdik. İç Anadolu Bölgesinde bir ilk olan bu merkezde organik üretici olan kadınlara ekolojik olarak ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi gibi konularda eğitimler veriliyor. Ayrıca ürünlerin işlenerek pazarlanması ve bu yolla kadınlarımıza istihdam oluşturulması için çalışılıyor. Her iki projemizin model alınarak ülkemizde yaygınlaştırılacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Çiftçilere makine ve ekipman desteği
Kırsalın kalkınması için bir dizi destek de sağladıklarını belirten Çelik: “Özellikle makine teçhizat alanında çiftçilere katkı sağladık.Çiftçilerimizin alamadıkları 57 tarım makinesini Büyükşehir Belediyesi olarak aldık ve çiftçilerimizin kullanımı için ilçelerimize dağıttık. Amacımız çiftçilerimizin daha modern imkanlarla ekim yapmalarını ve bu yolla üretimi artırmalarını sağlamaktır. “Soğuk Süt Zinciri” adıyla hayata geçirdiğimiz proje çerçevesinde süt üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu 206 adet çiğ süt soğutma tankını aldık ve çitçimize dağıttık” dedi.
Beydeğirmeni Besi Bölgesi 4 bin kişiye istihdam sağlayacak
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ilçelere yönelik tarım projelerinin yanı sıra yaklaşık iki yıldır gündeminde yer alan ve toplam yatırım tutarı 1 milyar TL’yi bulacak olan Beydeğirmeni Besi Bölgesi Projesi’ne odaklandı. Proje kapsamında temin edilen 5,5 milyon metrekarelik alanda kurulacak tesisler ile 80 bin baş besi yapılacak.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik proje hakkında şu bilgileri verdi:
“Bizim yazılı görevlerimiz arasında bulunmamasına rağmen sektöre sahip çıktık. 2,5 senelik detaylı bir çalışmanın sonucu Beydeğirmeni bölgesindeki 5,5 milyon metrekarelik alanı temin ettik. Burası 80 bin baş besinin yapılacağı, her yıl Kayseri ekonomisine 800 bin TL sıcak para kazandıracak bir bölge olacak. Beydeğirmeni’nde elde edilen hasılatın tamamı Kayseri’de kalacak. Şu anda talep topluyoruz. Arsa bedelini metrekaresi 35 TL+KDV olarak açıkladık. Taleplerin tamamlanmasının ardından bu yatırımı faaliyete geçirmiş olacağız.”

Sertifikalı Tohum Üretimi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, sertifikalı tohum üretimiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
 “AK Parti Hükümetlerimiz döneminde, tarımın stratejik unsurlarından biri olarak gördüğümüz tohum konusuna gereken önem verildi. Bu doğrultuda ilk kez tohumluk desteğinin verilmeye başlandığı 2005’ten bugüne kadar;
1,5 milyon çiftçimize 1 milyar TL sertifikalı tohum kullanım desteği,
Sertifikalı tohum üreticilerine 330 milyon TL sertifikalı tohum üretim desteği,
86 bin çiftçimize 362 milyon TL sertifikalı fidan kullanım desteği,
Sertifikalı fidan üreticilerimize ise 3 milyon TL fidan üretimi desteği olmak üzere
toplam 1.7 milyar TL destekleme ödemesi yapıldı.
Bu desteklerimizle beraber tohumculuk üretiminde, veriminde, kalitesinde ve ihracatında ciddi artışlar gerçekleşti.
Nitekim 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimi, 7 kat artış göstererek 2017 yılında 1 milyon 50 bin tona çıktı.
Bugün itibariyle ülkemizde, Bakanlığımızda yetkilendirilmiş sertifikalı tohum üretimi yapan 832 adet üretici firma bulunuyor. 50 bin üretim beyannamesi ile tarla, depo ve laboratuvar kontrolleri yapılmak suretiyle 3,8 milyon da alanda sertifikalı tohum üretimi yapılıyor.
Yine 2002 yılında 17 milyon dolar tohum ihracatımız 2017 yılında 8 kat artışla 136 milyon dolara (44 bin ton) yükseldi. 2017 yılında tohum ithalatımız ise son beş yılın en düşük değeri olarak 185 milyon dolar (40 bin ton) şeklinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2002 yılında % 31 iken 2017’de % 73 seviyesine çıktı. Bugün itibariyle Türkiye olarak 79 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz.
2017 yılında 3,8 milyon adet asma, 101,7 milyon adet meyve ve 132,9 milyon adet çilek olmak üzere toplam 238,4 milyon adet sertifikalı fide/fidan üretimi gerçekleşti. Ayrıca 30,6 milyon dolarlık fidan ve fide ihracatı gerçekleştirildi.
2017 yılında süs bitkileri ihracatımız da 57 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Tohum üretimindeki çeşit sayıları da artış gösterdi. Bu çerçevede bugün itibariyle milli çeşit listemizde tarla ve bahçe bitkileri türlerine ait 10 binden fazla çeşit kayıt altına alındı.
Tarla ve bahçe bitkileri türlerine ait mevcutta 8 binin üzerinde çeşit sertifikalı; tohum fide ve fidan üretiminde kullanılıyor. Bu çeşitler yeni ve pazar isteklerine uygun, üstün vasıflı olup gerek verim gerekse de kalite bakımından, tarımsal hasılaya ciddi oranda katkı sağladı.
Görüldüğü gibi 2002’den bu yana sertifikalı tohum üretim ve ihracatımızda devamlı bir artış yaşanmıştır. Bugün artık Türkiye, tohum üreten ve ihraç eden bir ülkedir. 2023 hedefimiz ise; 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır.”
 

İklim Değişikliği Tarımı Etkiliyor mu?

İklim değişikliğinin, küresel ve bölgesel anlamda bir takım etkilerinin olması kaçınılmazdır. Nitekim küresel iklim değişikliğinin tarım, orman ve bitki örtüsü, temiz su kaynakları, deniz seviyesi, enerji, insan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerinde etkilerinin ortaya çıkması bilinmektedir.
Küresel iklim değişikliğinin sosyal ve ekonomik yaşamda bir takım zincirleme etkilerinin görülmesi de söz konusudur. İklim değişikliği sonucu azalan yağışlar, artan sıcaklıklar zirai faaliyetleri oldukça etkiliyor. Çavdar, mısır, arpa ve buğday, değişen iklim koşullarından olumsuz etkilenen tarım ürünleri arasında ilk sıradalar.
Dünya nüfustaki artış ve insan refahının yükselmesi neticesinde, iklim değişikliği tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehdit eder duruma getirmiştir. Tarımsal üretim ve gıda güvenliği iklim değişikliği ile önem derecesini arttırarak daha da ön plana çıkmaktadır.
Sayılan tüm bu olumsuzluklar, öncelikle geçimini topraktan sürdüren insanların yaşam koşullarını daha da zorlaştırırken, sonrasında gıda güvenliğini riske sokarak tüm insanların sağlığını tehdit edebilmektedir. Gıda güvenliği Dünya Tarım Örgütü tarafından tüm insanların aktif ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik olarak erişimi olarak tanımlanmaktadır. Yaşanacak olası bir gıda krizi ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi ise küresel ölçekte ekonomik, sosyal ve siyasal alanda daha büyük sorunlara yol açacaktır. Bu durumlarla başa çıkabilmek, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma ve bu olumsuz durumlara uyum sağlayabilmekle mümkün olacaktır.
 

Genç Çiftçiye Büyük Destek

2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçiye, destekleme programı kapsamında 931 milyon lira hibe veridi. Bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak.
Genç Çiftçi Destekleme Programı'ndan, 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe yardımı yapıldı. Genç çiftçilere, bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak. Bu desteklerden 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe ödendi. Destekler, bu yıl da verilmeye devam edilecek. 2018 yılı bütçesinden genç çiftçilerin desteklenmesine yönelik 503 milyon lira ödenek ayrıldı. Genç çiftçiye hibe desteği başvuru şartları ise Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen kişiler. Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerinde yer alan çiftçiler.

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, TBMM Bağcılık Sektörü ve Üzüm Üreticilerinin Sorunlarının Araştırılarak Alınacak Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu için bilgi notu hazırladı. Buna göre, 26 Şubat 2016 yılında yürürlüğe konulan Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında, 18-40 yaş arası çiftçilere 30 bin liraya kadar, proje karşılığı hibe veriliyor. 2016-2018 yılları arasına kapsayan program kapsamında yaklaşık 48 bin 100 genç çiftçiye toplam 1 milyar 443 milyon lira hibe desteği verilmesi planlanıyor.

Genç Çiftçilşere Hibe Desteği Başvuru Koşulları Neler
Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen kişiler.                                Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerinde yer alan çiftçiler.                                                                            Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.                                                                                                                                          Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.                                              Okur-yazar olmak.                                                                                                                                                                      Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.                                                                                                                      Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.                                                                                                    Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.                                                                          Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.                                                                  Genç çiftçi hibe desteği 3 yıl süreyle uygulanacak. Bu kapsamda hibe desteğinden yararlanacak çiftçinin 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında kırsalda yaşamaları gerekiyor.                                                                                                      Ödemeler ilgili yılın bütçesinden karşılanacak. Dolayısıyla 2016-2017 ve 2018'de proje başvuruları alınacak. Başvuran herkese destek verilmeyecek. Projesi kabul edilen genç çiftçilere destek verilecek.                                                                                    Genç çiftçiler bu program kapsamında verilen hibe desteğinden sadece bir kez yararlanabilecek. Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programından yararlanan çiftçiler bu destekten yararlanamayacak. Herkese 30 bin lira verilmeyecek.        Başvuruların, genç çiftçilerin kırsal alanda ikamet ettiği veya ikamet etmeyi taahhüt ettiği yerleşim biriminin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüklerine bizzat yapılması şarttır.                                                                                                                                          Söz konusu hibe desteğinden yararlanmak isteyen genç çiftçiler; başvurularını 13 Nisan - 12 Mayıs 2016 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüklerine yapılacak.

31 Bin Genç Çiftçiye Hibe Desteği
2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçiye, destekleme programı kapsamında 931 milyon lira hibe verildi. Bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak. Genç Çiftçi Destekleme Programı'ndan, 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe yardımı yapıldı. Genç çiftçilere, bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak.                                                                                                                                                                                    Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, TBMM Bağcılık Sektörü ve Üzüm Üreticilerinin Sorunlarının Araştırılarak Alınacak Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu için bilgi notu hazırladı. Buna göre, 26 Şubat 2016 yılında yürürlüğe konulan Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında, 18-40 yaş arası çiftçilere 30 bin liraya kadar, proje karşılığı hibe veriliyor. 2016-2018 yılları arasına kapsayan program kapsamında yaklaşık 48 bin 100 genç çiftçiye toplam 1 milyar 443 milyon lira hibe desteği verilmesi planlanıyor.                                              Bu desteklerden 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe ödendi. Destekler, bu yıl da verilmeye devam edilecek. 2018 yılı bütçesinden genç çiftçilerin desteklenmesine yönelik 503 milyon lira ödenek ayrıldı.                                                                                                                                                                            Destekler, "büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, tesis yapımı, arıcılık, kanatlı yetiştiriciliği, mantarcılık, kontrollü örtü altı tesisi, coğrafi işaretli olan gıdaların üretimi, ipek böcekçiliği, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi, açık alanda süs bitki yetiştiriciliği, meyve bahçesi, bağcılık, meyve üretimi" alanlarında veriliyor.2016 yılında 71, 2017 yılında 40 olmak üzere 111 genç çiftçiye bağcılık projesi için 3 milyon 330 bin lira hibe desteği sağlandı.

300 Koyun Projesine 10 MİLYONLUK Rekor Başvuru

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) tarafından sözleşme imzalanacak yetiştiricilere verilecek olan 300 koyun projesi için rekor başvuru yapıldı. Edinilen bilgiye göre 300 Koyun Projesi için başvuruların 330bini aştığı, verilecek 500bin küçükbaş damızlık koyun isteyenlerin ise yapılan başvurular sonucunda 10milyonu aştığı saptandı.
TİGEM'den edinilen bilgilere göre, koyun sayısının ve et üretiminin artırılması amacıyla başlatılan ‘Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ kapsamında sözleşmeli üretim modeline başvurular  devam ediyor. Devem eden başvuruların 330bini bulduğu belirtildi.
Proje için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) Projeler değerlendirilirken; müracaat edilen il veya ilçenin mera kapasitesi, küçükbaş hayvan varlığı gibi kriterler göz önünde bulundurulacak.
Üreticiler değerlendirilirken; üretim yapacağı yerin mera alanı, kaba yem üretebilirliği, hayvan varlığı, cinsiyeti ve yaşı, hayvan barınağına sahip olması, halen hayvancılıkla uğraşıyor olması gibi kriterlere bakılacak.
Mera alanı kriteri, atıl kapasiteye sahip mera alanlarının aktif kullanılmasını sağlamak, kaba yem üretimi için arazi varlığının olması kriteri ise sürdürülebilir ve karlı bir hayvancılık yapılmasını sağlamak amacıyla isteniyor. 300 damızlık koyun başvuruları TİGEM’in internet sitesi üzerinden bu gün mesai bitimine kadar devem edecektir.
 

Prim Borçluları İçin Ziraat Bankası Desteği Yarın Başlıyor

Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Gülcihan, esnaf ve çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyebilmeleri için uygun koşullarda kredi imkanı sunacaklarını, başvuruların 1 Mart'ta başlayacağını bildirdi.                    Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Turgut Gülcihan, emeklilik hakkı doğmuş ancak prim borcu bulunan Bağkur'lulara kredi sağlanmasını içeren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Ziraat Bankası arasındaki iş birliği protokolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yapılan protokolle 2011 ve 2016'daki iş birliklerinde olduğu gibi Bağkur prim borcundan dolayı emekli olamayan vatandaşlara, borçlarını ödeyip emekli olabilme imkanı sağlandığını hatırlatan Gülcihan, Bağkur kapsamında hizmeti olan ve bu hizmetler dikkate alındığında borcunu ödemesi durumunda yaşlılık aylığı bağlanacak esnaf ve çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyebilmeleri için uygun koşullarda kredi imkanı sunacaklarını bildirdi.
Gülcihan, kredilendirme kapsamına birikmiş sigorta prim borcu, genel sağlık sigortası borcu, durdurulan sürelerin ihyası, doğum ve askerlik kapsamındaki hizmet borçlanmalarının dahil edildiğini bildirdi.
"KREDİ TAKSİTLERİ BAĞLANACAK MAAŞLA KARŞILANACAK"
Turgut Gülcihan, kredinin 48 aya varan vade avantajı ve aylık yüzde 1,28 faiz oranı ile sunulacağını belirterek, kredi kapsamında herhangi bir komisyon tahsil edilmeyeceğini, kredinin taksitlerinin bağlanacak emekli maaşı ile karşılanacağını söyledi.
"TÜM ZİRAAT BANKASI ŞUBELERİNE BAŞVURU YAPILABİLECEK"
Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Gülcihan, krediden faydalanmak isteyen vatandaşların neler yapması gerektiğine ilişkin, şunları kaydetti:
"Vatandaşlar, öncelikle prim/borçlanma tutarlarının ne kadar olduğunu ve sigorta prim borçlarını ödemeleri halinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamayacaklarını, kazanmaları durumunda bağlanacak yaşlılık aylık tutarının ne kadar olduğunu öğrenebilmek için SGK il/merkez müdürlüklerine başvurmalıdır. Söz konusu bilgileri içeren form ile bankamız şubelerine başvuruda bulunabilirler. Kredi kullandırımı uygun bulunan vatandaşlar, kullandırılan kredi tutarının vadesiz hesabında tutulduğunu gösteren, bankamızca düzenlenen yazı ile birlikte SGK il/merkez müdürlüklerine yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunacaklar. SGK il/merkez müdürlüklerince verilen, sigortalının talebinin kabul edildiğini, prim borcunun kurum hesabına aktarılması halinde emekli aylığının bağlanacağını içeren belge, başvuru yapılan şubeye ibraz edildiğinde sigortalının vadesiz hesabında bekleyen tutar, kuruma aktarılacaktır. Kurum tarafından sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığı ile kredi taksitlerinin ödemesi yapılacaktır."
Gülcihan, başvuruların yarın başlayacağını, tüm Ziraat Bankası şubelerine başvuru yapılabileceğini bildirdi.
"1,6 MİLYAR LİRA KREDİ KULLANDIRDIK"
Turgut Gülcihan, 2011 ve 2016 yıllarında da prim borcundan dolayı emekli olamayan vatandaşlara kredi desteği sunduklarını hatırlatarak, 2011 yılında 89 bin 649 vatandaşa 1 milyar 489 milyon 441 bin 162 lira kredi kullandırımı yaptıklarını, 2011'de ilgili vatandaşlara ortalama 16 bin 600 liralık kredi kullandırdıklarını bildirdi.
 

Çiftçilere Ödenecek Tarımsal Destek Belli Oldu

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil olan çiftçilere bu yıl ödenecek tarımsal destek belli oldu.
Bakanlar Kurulunun, "2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar"ı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, ÇKS'ye dahil olan çiftçilere bu yıl için ödenecek tarımsal destekler belirlendi.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için dekar başına 15 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 19 lira, çeltik, pamuk için dekar başına 40 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak  üzere 44 lira, nohut, mercimek, kuru fasulye için dekar başına 14 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 18 lira, aspir için dekar başına 12 lirası mazot, 4 lirası gübre üzere 16 lira, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır, patates için dekar başına 19 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 23 lira, kanola (Kolza), soğan, yaş çay, fındık, yem bitkileri ve diğer ürünler için dekar başına 10 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 14 lira, nadas için de 6 liralık mazot desteği verilecek.
Mazot fiyatlarında artış olması durumunda belirlenen mazot destekleme birim fiyatları, bu yıl içerisinde günlük mazot fiyat artış oranları ortalaması kadar oranda Maliye Bakanlığının uygun görüşüyle artırılarak uygulanacak.
Toprak analizi desteği olarak asgari 50 dekar ve üzeri tarım arazilerinde, her 50 dekar araziye kadar analiz başına yetkili toprak analiz laboratuvarlarına 40 lira destek sunulacak.
Organik tarım için 10 ila 100 lira destek
Organik tarım için kategorilerine göre dekara 10 ila 100 lira destek sağlanacak.
İyi tarım uygulamaları desteklemesi kapsamında meyve, sebze, süs bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler, örtü altı ve çeltik için dekar başına 10 ila 150 lira arasında destek verilecek. Ayrıca alabalık, çipura, levrek için kilogram başı 25 kuruş desteklenecek.
Bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerinin desteklenmesi uygulamalarında dekara 100 lira ödenecek.
Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği, Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında belirlenen yerlerde yapılan üretimde dekara 170 lira olarak ödenecek.
Fark ödemeleri kapsamında belirlenen havzalarda yetiştirilecek ürünler için verilecek destekler de tespit edildi. Bu kapsamda kilogram başına yağlık ayçiçeğine 40 kuruş, kütlü pamuğa 80 kuruş, soya fasulyesine 60 kuruş, kanolaya 50 kuruş, aspire 55 kuruş, dane mısıra 3 kuruş, buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikaleye 5 kuruş, çeltiğe 10 kuruş, kuru fasulyeye, nohuda, mercimeğe 50 kuruş, zeytinyağına 80 kuruş ve yaş çaya 13 kuruş destek verilecek.
4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira destek
Hayvancılık alanında, programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla 4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira, malak için 150 lira, soy kütüğüne kayıtlı buzağı için 500 lira, malak için 400 lira, yurt içinde üretilen ve döl kontrolü kapsamında testlerini tamamlamış boğaların buzağılarına 50 lira, anaç mandalara 250 lira, soy kütüğüne kayıtlı anaç mandalara 400 lira destek ödenecek. Bakanlıkça Yetiştirici Bölgesi olarak belirlenen illerde buzağı ve malaklara 200 lira ilave destek verilecek.
Ürettiği çiğ sütü kayıtlı süt işleme tesislerine satan ve bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere, manda, koyun ve keçi sütü ile inek sütü, soğutulmuş inek sütü ve üretici örgütleri kanalıyla pazarlanan soğutulmuş inek sütüne farklı olmak üzere, Bakanlığın belirleyeceği dönemler ve birim fiyatlar üzerinden destekleme ödemesi yapılacak. Ürettiği çiğ sütü üretici örgütleri aracılığı ile süt tozu olarak Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne (ESK) satan üreticilerin çiğ süt desteklemeleri devam edecek.
Çoban istihdamı desteği, 200 ve üzeri küçükbaş anaç hayvan varlığına sahip işletmelere 5 bin lira olarak ödenecek. Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliğinde anaç hayvan başına 25 lira, Mardin, Siirt ve Şırnak’ta anaç tiftik keçilerine ilave 20 lira ödeme yapılacak.
Arı yetiştiricilerine kovan başına 10 lira verilecek
Arı yetiştiricilerine de arılı kovan başına 10 lira, ana arı için 15 lira, damızlık ana arı için ise 40 lira destek sunulacak.
Öte yandan ipek böceği yetiştiriciliği de desteklenecek.
Yurt içinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil) mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere, 1-200 baş için (200 dahil), hayvan başına 250 liraya kadar Bakanlıkça belirlenen fiyat üzerinden destekleme ödemesi yapılacak.
 
 

2018 Yılında Hayvancığa Verilecek Olan Destek Üreticiyi Memnun Edecek mi?

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve  538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlanmasının ardından hayvancılığa yapılan destekleme kalemlerinde artış yapılmadığı görüldü. 
Buna göre: 4 aylık Buzağaya hayvan başı 350 TL, soy kütüğüne kayıtlı Buzağaya 500 TL, döl kontrollü boğa yavrusuna ilave 50 TL, yetiştiricilik bölgesi illere ilave 200 TL, anaç manda 250 TL, soy kütüğüne kayıtlı manda 400 TL, malak 150 TL, soy kütüğüne kayıtlı malak 400 TL olarak belirlendi.
Bunun yanı sıra büyükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,50 TL,  küçükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,00 TL olarak veridi.
Halk elinden ıslah projesi kapsamında koyun/keçilere elit sürüde 70 TL, taban sürüde ise 40TL verildi. Damızlık erkek koç tekeye hayvan başı 20 TL verilirken, damızlığa ayrılan manda/düve/tosuna ise 200 TL verildi. Öte yandan bu desteklerin buzağı, malak, manda ve koyun, keçi desteğinin %3’ü il birliklerine, bu yüzde 3’ün içerisinde ki %5’lik dilim ise merkez birliklerine verildi.
 
 

2018 Tarımsal Destekler Yayımlandı

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve 538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlandı.
2018  yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin karar çevreye duyarlı tarımsal üretimi yaygınlaştırmak, verimi ve kaliteyi yükseltmek, araştırma ve geliştirme projelerini desteklemek, uygulanan politikaların etkinliğini sağlamak, sektörün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, sürdürülebilirliği sağlamak ve tarımsal kayıtların güncel tutulması amacıyla hazırlanmış olup, 2018 yılında uygulanacak olan tarımsal desteklemelere ilişkin hususları kapsar.
Alan bazlı destekler; 2018 yılı ÇKS kayıtlarına göre tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği için, aşağıda belirlenen miktarda alan bazlı destek ödemesi yapılır.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında desteklenen; yağlık  ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola (kolza), aspir, dane mısır, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, mercimek, nohut, yaş çay, fındık, yem bitkileri, patates ve kuru soğan ürünlerinin dışında kalan diğer bütün ürünlere, “Diğer Ürünler” kategorisinde belirtilen miktar kadar Mazot ve Gübre Destekleme ödemesi yapılır. Detaylı bilgiler için aşağıdaki link tıklayınız
  Karar Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız

Gıda, Tarım, Hayvancılık Olmazsa Olmazlarımız

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba memleketi Şanlıurfa’da, 2013 yılında 100 bin metrekare alana sahip tesiste günlük 500 ton süt işleme kapasitesiyle faaliyete geçen  Pınar Süt Fabrikası’nı gezerek incelemelerde bulundu. Fakıbaba, “Gıda, tarım ve hayvancılık olmazsa olmazımız. Biz bu sektörde başarılı olmak zorundayız. Üreticiler ve sanayicilerimizde bu inanç var. Bunun için de bulunduğum fabrikada yüzlerce Urfalı var. Sanayicilerimiz ve çalışanlarımızla başarıya ulaşacağız. Şanlıurfa’ya fabrika yatırımı yapan Pınar Süt’e teşekkür ediyorum. Modern tesislerinde üretimi, istihdamı, ihracatı artırma hedefleriyle hem ilimize hem bölgemize hem de ülkemize kazandırıyorlar” dedi.
Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı da şunları söyledi: 
“Fabrikamız kurulduğu günden bu yana bölgedeki süt üreticileri ve tedarikçilerine hayvan sağlığı, beslenmesi ve süt kalitesinin arttırılması konusunda eğitimler veriyoruz. Hedefimiz Şanlıurfa Fabrikamızın ihracatımızdaki rolünü artırmak ve bölge ekonomisinin gelişimine katkı sağlamak. Üreticilerimizle beraber bu hedef için çalışarak ülkemize değer yaratmaya devam edeceğiz.”
Tek başına yüzde 20
Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş, Şanlıurfa fabrikasından geçtiğimiz yıl başlayan ihracatın bölge ekonomisine kattığı değerden bahsederek “Türkiye süt ihracatının tek başına yüzde 20’sini gerçekleştiren Pınar Süt’ün Şanlıurfa Fabrikası üretim ve lojistik anlamda önemli bir üs konumunda” dedi.
Pınar Süt Şanlıurfa Fabrikası’nda, hammadde, satış, nakliye, ambalaj üretimi gibi alanlarla beraber dolaylı olarak 5.000 kişiye iş imkanı sağlanması hedefleniyor. İleri teknolojinin hakim olduğu fabrika için 100 milyon TL yatırım yapan Pınar’ın yıllık 180 milyon litre kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 
 
 

300 Koyun Projesinin Detayları Bakan Fakıbaba Tarafından Açıklandı!

Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba 300 koyun projesinin yanlış anlaşıldığını belirterek,"Hayvan vereceğimiz
çiftçinin merası ve ahırı olacak, aynı zamanda bu işi yapan kişi olacak" dedi. Peki 300 koyun projesi nedir? 
Ülkemizde bilindiği üzere köyden şehre göç uzun süredir devam etmekte olup bu durum köylerin yok olmasına sebep olmaktadır. Öyle ki son 20 - 30 yılda yüzlerce köyün nüfusu neredeyse yok olma düzeyine geldi ve hayvancılıkta pek çok bölgede yapılmamaya başlandı. Buna göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı harekete geçerek köylerine dönen ailelere 300 koyun verileceği müjdesini açıkladı. Yeni açıklamasında bu projenin detaylarını açıkladı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "300 koyun" projesine açıklık getirdi. Fakıbaba, "Bir yanlış anlaşılma oldu 'sanki herkese dağıtacağız gibi'. Hayvan vereceğimiz çiftçinin merası ve ahırı olacak, aynı zamanda bu işi yapan kişi olacak. 300 koyunluk ahırı vardır ama 100 koyunu var, biz bunu 300'e tamamlayacağız, 50 tane vardır biz bunu da 300'e tamamlayacağız" diye konuştu ve ekledi: "Emin olun 500 bin anaç koyun 5 yıl sonra 5 milyon ediyor ve bu 500 bin her yıl devam edecek ve bunun yanı sıra 250 bin düve vereceğiz. Bunlar yarın bizim ihtiyacımızı karşılayacak. Et ithal etmemizin esas nedeni ananın azlığıdır, biz anayı nasıl çoğaltırız onun hesaplarını yapıyoruz. TİGEM'le de farklı bir şekilde damızlık konusunda çalışmalarımız olacak"
 

Türk Gıda Ürünlerine Dubai’de Yoğun İlgi

Ortadoğu’nun en büyük gıda fuarı Gulfood 2018 Fuarı’na katılarak ürünlerinin tanıtımını yapan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Dubai’den mutlu döndü. Sektör, Ortadoğu’ya ihracatta 1 milyar dolar hedefi koydu.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) açıklamasına göre, Ortadoğu ülkelerine 2017 yılında 791 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2018 yılında 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Ortadoğu ülkeleri yanında, Afrika ülkeleri ve Hint Yarımadasından ithalatçıların akın ettiği 18-22 Şubat 2018 tarihlerinde Dubai’de düzenlenen Gulfood Fuarı’ndaki standını ziyaret edenlere turşu, salça, kuru domates, kapari, sarma, çiğ köfte ürünleri başta olmak üzere iştigal sahasına giren ürünlerle ilgili tadımlar yaptırdı.
Dubai Gulfood Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği heyetinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, Yönetim Kurulu üyeleri Süleyman Ünlü, Haluk Semerci ve Ömer Babacan yer aldı.

“Dubai, Dünyaya Açılan Kapı Konumunda”

Fuarın geçmiş yıllara göre 2018 yılında çok daha yoğun geçtiğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Rıza Seyyar, Gulfood Fuarı’nı, “Türk ihracatçısının asla vazgeçmemesi gereken fuar” olarak tanımladı.
“Dubai Türk ihracatçısı için dünyaya açılan kapı niteliğinde” benzetmesinde bulunan Seyyar, “Çok ciddi alıcılarla bağlantı kurmak için bulunmaz fırsat niteliğindeki Gulfood Fuarı’nda Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Ortadoğu ülkelerinde Türk ürünlerine yoğun bir ilgi var. Bu ilgiyi ihracat rakamlarımıza yansıtmak istiyoruz” dedi.

2018 Yılı Hedefi 1 Milyar Dolar İhracat

Ege Bölgesi’nin 2017 yılında gerçekleştirdiği 4 milyar 24 milyon dolarlık gıda ihracatı ile lider bölgelerden biri olduğunu hatırlatan Seyyar, “Türkiye 2017 yılında Ortadoğu ülkelerine 791 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı yaptı. Sektörün toplam ihracatında Ortadoğu’nun payı yüzde 22’ye ulaştı. 2018 yılı için Ortadoğu ülkelerine 1 milyar dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı hedefliyoruz” diye konuştu.

Irak, İhracatta Açık ara ider

Türkiye’den 2017 yılında Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirilen 460 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatında Irak 254 milyon dolarlık tutarla ilk sırada yer alırken, Suudi Arabistan 102 milyon dolar ile zirvenin ortağı oldu. Bu ülkeleri 26 milyon dolarlık ihracatla Suriye izledi.
Meyve sebze mamulleri ihracatında da; Irak 157 milyon dolarlık tutarla zirvede yer alırken, Suriye’ye 39 milyon dolarlık, Suudi Arabistan’a 31 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç edildi.
 
 

Gıda Enflasyonuyla Mücadele İçin Paket Açıklanacak

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek üzere önemli bir paketin yakında açıklanacağını söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek üzere önemli bir paket ile enerji alanında akü ve depolama konusunda kritik bir yatırımın yakında açıklanacağını söyledi, ayrıca tekstil sektörüne yönelik teşvik düzenlemeleri yapacaklarını ifade etti.
Zeybekci, "İnşallah birkaç hafta içinde enerji saklama ve akü ile ilgili, bunun yüzde 100'ünün Türkiye'de üretilmesiyle ilgili çok önemli bir yatırımı da Türkiye'ye kazandırdığımızı göreceksiniz" dedi.
Enflasyonla mücadele edeceklerini belirten Zeybekci, "Özellikle aşırı oynak gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek için çok önemli bir paketi inşallah yakında Başbakanımız Binali Yıldırım'ın açıklayacak" diye konuştu.
Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyonla ilgili de teşvik düzenlemeleri yapacaklarını dile getiren Zeybekci, daha önce verilen teşvikleri güncelleyen, modernizasyon, yenileme ve kapasiteyle ilgili destekleri içine alan kombinasyonları yeniden hayata geçireceklerini bildirdi.
 

13. Mersin Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Fuarı Açıldı

13. Mersin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı düzenlenen törenle açıldı. 22-25 Şubat tarihleri arasında ziyaret edilebilecek fuarda tarım ürünleri, tarım makineleri, ambalajlama ve paketleme malzemeleri sergileniyor.
CNR Holding’e bağlı Pozitif Fuarcılık ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası, Tarım İl Müdürlüğü işbirliğinde CNR EXPO Yenişehir Fuar Merkezi’nde düzenlenen 13. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışına Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge  ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Önder Gürbüz, Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Kerim Tufan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz, Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut ve sektör temsilcileri katıldı. Fuarın açılışında konuşan Vali Su, Mersin’in bugün önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını söyledi. Dünyada insanlık için her zaman gerekli olan şeyin “gıda” olduğunu vurgulayan Su, “Herşeyi öteleyebilirsin, almayabilirsin ama bir ihtiyaç vardır ki ötelenmesi, ihtiyaç duyulmaması mümkün değildir. Bu da insanın beslenmesi, gıdadır. O yüzden bu fuar çok önemli. Günümüzde tarım sektörü gittikçe önemini artırıyor. Artık gelişen teknolojiyle beraber bazı sorunlar da ortaya çıkıyor. Bu anlamda kullanılabilir sular, kullanılabilir tarım arazileri, iklim değişimleri hesap edildiği zaman tarım sektöründe çok ciddi araştırmalara gerek olduğu ortaya çıkmıştır. Bugün dünyada, aynı doğrultuda ülkemizde de tarım, gıda ve hayvancılık sektöründe çok ciddi çalışmalar, araştırmalar yapılmaktadır. Dünyada tarım deyince gittikçe kavramlar değişiyor. Eko tarım, organik tarım, şimdi ise dijital tarımdan bahsediyoruz. Her geçen gün tarımda yeni gelişmeler meydana geliyor. Tüm bu gelişmeleri de takip etmek zorundayız” dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz ise fuarların üreticinin tüketiciyle, sanayicinin katılımcılarla buluştuğu, tanıştığı, üretimini değerlendirdiği alanlar olduğunu söyledi. Tarım anlamında Mersin’i çok önemsediklerini kaydeden Güzelgöz, “Mersin tarım fuarları konusunda önemli çalışmalar yapıyor. Bizde elimizden geldiği kadar destek veriyoruz. Mersin bizim için önemli çünkü hem bir ova şehri, hem bir hayvancılık şehri hem bir gıda şehri. Tamamıyla bakarsanız önemsenmesi gereken ciddi bir tarım şehri. Onun için fuarların da önemsenmesi gerekiyor. Gelecek sene bu fuarın uluslararası bir boyut kazanması için şimdiden çalışmaya başlayacağız. Gelecek sene inşallah burada uluslararası bir fuar yapmak istiyoruz. Biz bu fuara Türkiye’de birinci kategoride bakarak katılıyoruz. Bu çapta Türkiye’de üç ilde fuara katılıyoruz. Mersin onlardan birisidir” diye konuştu.
Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir de katma değeri yüksek ürünler üretilmezse dünya rekabet liginde hak ettiğimiz yeri alamayacağımızı belirterek, “Daha sürdürülebilir, daha rekabetçi, daha doğa dostu ürünlere, teknolojilere ve sanayiye yönelmemiz lazım. İnsanoğlunun vazgeçemeyeceği en temel unsurlardan bir tanesi gıdadır. Bu her geçen gün önemini daha da artırarak devam edecektir. Mersin ilimiz ve özellikle Çukurova bölgemiz bu konuda Türkiye’ye en fazla katkı sağlayacak bölgelerden birisidir. Dolayısıyla sektörlerde değişim ve dönüşüm sağlarken gıda, tarım ve hayvancılık sektörünü de bu değişimin merkezine koymamız lazım. Bizde bakanlık olarak hazırlayacağız kalkınma planlarında ve bizlere bağlı kalkınma ajansları vasıtasıyla bu değişim ve dönüşüme katkı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Özellikle topraklarının yüzde 25’i tarımsal arazi olan Mersinimize de katkı sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ise dünya ekonomisinin ciddi anlamda değişim yaşadığının altını çizerek, "Dünyanın hızla değişen demografik yapısı, artan nüfus ve daha önemlisi kentleşen dünya nüfusu, tarım, gıda ve hayvancılık sektörlerini ulusal güvenlik meselesi haline getirmektedir. Bu işin tüm gelişmiş dünyada üç payandası vardır. Devlet yani işin kamu ayağı, özel sektör, yani üreticiler ve yerel yönetimlerdir. Bu üç payandadan biri olmazsa o sektörde gerçek bir gelişme bekleyemeyiz. Bu üç temel payandanın ulusal anlamda oluşturmak istediğimiz yüksek teknolojili üretim vizyonunu daha çok sahiplenmesi gerekiyor. İşte bu vizyonla ve iş birliğiyle düzenlenen bu fuar, Mersin Valiliğimizin vermiş olduğu büyük desteklerle, uluslararası ve ulusal çapta sektörlerinde lider 100 yerli ve 10 yabancı firma ile Mersin’in önemli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Mersin tarımına önemli faydalar sağlayacağına inandığımız fuarı yaklaşık 30 bin çiftçimizin ziyaret etmesini beklemekteyiz. Fuar süresince düzenlenecek konferans ve etkinlikler çerçevesinde çiftçilerimizi bilinçli tarım uygulamalarındaki en son teknoloji ve uygulamalarla buluşturmayı hedefliyoruz. Ülkemin üreticisine olan güvenimle, büyüyen Türkiye’nin ve büyüyen Mersin’in potansiyeline olan inancımla, Mersin’in Türkiye’nin tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında daha iddialı bir merkez olacağına inanıyorum" dedi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuardaki stantları tek tek gezerek, üreticilere ve firma temsilcilerine başarılar diledi.
 

TİGEM 300 Koyun Başvurusu İçin Süreç Başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği ve büyük bir ilgi gören 'Köyüne geri dönenlere 300 koyun ve maaş' projesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sonra ilk adım atıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, 300 başa kadar küçükbaş hayvan için başvurular başladı. İşte, TİGEM üzerinden yapılan '300 koyun' projesi başvuru şartları ve detaylı bilgileri...
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından ''Köyden şehire gitme. Hem maaşını al hem kendi işinin patronu ol'' projesi kapsamında yapılan köyüne geri dönene 300 koyun artı maaş verileceğine yönelik açıklama ülke genelinde büyük heyecana yol açtı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını açıkladığı projede detaylar belli oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi kapsamında doğacak kuzuların alımı garanti edilecek ve taban alım fiyatı önceden belirlenecek. Üretilecek tüy ve süt yetiştiricinin olacak.
8 yıl sonunda 5 milyon dişi hedefleniyor
Projeye katılımın yeterli düzeyde olması halinde 8.yılın sonunda toplam 5 milyon dişi hedefleniyor. Bu süreçte 3 milyon 250 bin baş erkek hayvanın kesimiyle 52.300 ton et üretimi ise projenin diğer hedefleri arasında yer alıyor.

Başvuru nasıl yapılacak?

Oluşturulacak web sitesinde müracaat şartları ve başvuru kriterlerinin yayınlanması,
Elektronik ortamda yetiştiricilerin ön başvurularının alınması,
Başvuruların TİGEM tarafından değerlendirilmesi,
TİGEM tarafından başvuruları kabul edilen yetiştiricilerin Ziraat Bankası tarafından değerlendirilmesi,
Kazananların duyurulması,
Kredisi onaylanan yetiştiriciler ile Ziraat Bankası ve TİGEM arasında sözleşmelerin imzalanması.
Hayvanların temini ve teslim edilmesi,
Teslim edilen hayvanların İl/İlçe Müdürlükleri tarafından aşılama ve küpelenmesinin ücretsiz olarak yapılması,
Yetiştiriciye bakım giderleri ve sigorta bedeli için avans verilmesi,
Doğacak dişi kuzular için TİGEM tarafından yetiştiriciye alım garantisi verilmesi,
Alınacak dişi kuzuların Bakanlığın diğer projelerinde değerlendirilmesi.

Motorine yapılan zamlar’dan Üretici de mağdur


Motorine ardı ardına yapılan zamlar üreticiyide mağdur ediyor. Son günlerde morine yapılan zamların ardından  tarım kesiminde motorin tüketenlerin maliyetleri de artmaya başladı. Tarım kesiminde edinilin bilgiye göre yılda 3 milyon ton motorin kullanılıyor. Yılbaşında bu tarafa mtorine yapılan zam 50 kuruşu geçti.
Tarım kesimin de motorin kullanan üreticininde 1,5 milyar TL gibi girdilerine bir girdi daha eklenmiş oldu. Üretmenin hergeçen gün zorlaştığının altını çizen üreticiler girdi maliyetlerinin çok fazla olduğunu ve birde motorine gelen bu zamlarında etkilemesi ile ekimin ve üretimin yapılamaz hale geldiğinin altını çiziyor. Üretici yine kendi sorunun çözümünüde kendisi söylüyor. Diyorki Balıkçılara yapılan ucuz mazotun üreticiye verilsin biz üretiyoruz devletimizde daha çok üretmenin önündeki engeli kaldırsın diye serzenişte bulunuyor. Devlet, çiftçiye dekar başına, farklı ürünlerde farklı oranlarda mazot desteği veriyor. Ancak bu yılın destekleri gelecek yıl ödenecek. Buğdayda dekar başı 7 litre mazot kullanılıyor. Şimdilerde 7 litre mazot 35 TL, devlet desteği 13 TL.
Pamuk ve çeltikte dekar başı 20 litreden fazla mazot kullanılıyor. Dekar başı mazot gideri 100 TL. Devlet desteği 36 TL.
 
 
 

Hayvanlarınızı Küpeletmeyi Unutmayın!

Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre büyük ve küçükbaş hayvanların küpelenmesi ve kayıt güncellenmesi konusunda geç kalmamaları gerekmektedir.

4 Nisan 2017 tarihli ve 30028 sayılı Resmi Gazete'de Resmi gazetede yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği ile Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikler adı altındaki başlıkta şöyle bildirilmişti:

"Söz konusu yönetmelikler kapsamında sığırların küpelenmeleri en geç 3 aylık yaşına, koyun ve keçi türü hayvanların küpelenmeleri ise 6 aylık yaşına kadar yapılmakta iken yapılan yönetmelik değişikliği ile 31 Aralık 2017 tarihine kadar, küpelenmemiş ve kayıt altına alınmamış her yaştaki sığır, koyun ve keçi türü hayvanlar küpelenecektir. İşletmesinde küpesiz ve kayıtsız hayvan bulunan yetiştiricilerin hayvanlarını küpeleterek kayıtlarını güncellemesi gerekmektedir."
 

Üreticilere Küpe Affı !

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Mart ayı başında gündeme getirdiği küpe affı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına küpe takmayan yetiştiricilere ve ellerindeki küpesiz hayvanlar için 31 Aralık 2017 tarihine kadar cezai işlem uygulanmayacak.

Resmi Gazete’nin 4 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanan iki ayrı yönetmelik değişikliği ile hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanlar için küpe affı getiriliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Yönetmelik değişikliklerine göre, hayvan sahipleri 31 Aralık 2017 tarihine kadar küpesiz hayvanlarına küpe takarak kayıt sistemine dahil edebilecekler. Bu tarihe kadar küpe taktırmadıkları için herhangi bir cezai işlem yapılmayacak.

Bakanlık ve sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre,küçükbaş hayvanların yüzde 30’u kayıtlı değil.Özellikle az sayıda hayvanı olan ve devletin verdiği desteği yetersiz bulan küçük ve yoksul çiftçi,”yeşil kart” ve benzeri sosyal yardımları almak için hayvanını kaydettirmiyor.Hayvanına küpe taktırmıyor. Ayrıca, küpe taktırılmamasında bakanlığın da sorumluluğu olduğunu belirten üreticiler: “Biz hayvanlarımıza küpe taktırmak için Gıda, Tarım ve Hayvancılık il veya İlçe müdürlüğüne başvurduğumuzda gerekli ilgi ve hizmeti alamıyoruz. Küçükbaş hayvancılık önemsenmediği için görevli zamanında gelip hayvanların küpelenmesi işlemini yapmıyor. Sonra da “hayvanını kaydettirmedin” diye cezayı kesiyorlar.” bilgisini veriyor.

Hayvanlara küpe takılmaması nedeniyle bugüne kadar kesilmiş ve ödenmemiş yüklü miktarda para cezaları var.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in verdiği bilgiye göre, küpe taktırmadığı için kesilen cezanın toplamı 6 milyar lira. Hayvancılığa bir yılda verilen toplam desteğin 2 katı. Bakanlık, bununla ilgili yasal bir düzenleme yaparak 6 milyar liralık cezayı da silecek.

 

Desteklemeler Hesaplara Yatıyor !

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"2017 yılı tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında bugünden itibaren üreticilerimize toplam 2 milyar 118 milyon TL’lik ödeme yapılacak.

Ödemeler kapsamında; mazot desteği için 722,7 milyon TL, gübre desteği için 877 milyon TL, hububat ve bakliyat desteği için 197 milyon TL, yem bitkileri desteği için 240 milyon TL, hayvan hastalıkları tazminatı için 10 milyon TL, hayvan gen kaynakları için 7 milyon TL, sertifikalı tohum kullanım desteği için 57 milyon TL, sertifikalı fidan kullanım desteği için 3 milyon TL ve lisanslı depoculuk desteği için 4 milyon TL olmak üzere toplam 2 milyar 118 milyon liralık hibe desteği verilecek.

Destek ödemeleri bugün 18.00’den sonra üreticilerimizin hesaplarına aktarılacak. Ödemelere, TC kimlik numarasının son hanesine göre önümüzdeki hafta da verilmeye devam edilecek.

1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayan ödemeler de dâhil edildiğinde üreticilerimize ödenen meblağ tutarı 2.8 milyar TL’yi bulacak.

Böylelikle 2017 yılı için üreticilerimize vermeyi planladığımız toplam 12,8 milyar TL’lik tarımsal hibe desteğinin yüzde 22’lik kısmını ödemiş olacağız.”

Fındık Üreticiyi Üzmeye Devam Ediyor

Başta Trabzon,Giresun,Ordu olmak üzere Doğu Karadeniz'in önemli gelir kaynaklarından biri olan fındık fiyatlarıyla üzmeye devam ediyor. Bir türlü istenilen rakamlara çıkmayan fındık fiyatı üreticinin canını sıkıyor. Bu sezon 15 TL olarak sezona giren ancak sonrasında sürekli düşüşe geçen fındık fiyatları 10 TL'yi gördü.   

Trabzon'da fındık üreticilerine yönelik düzenlenen fındık yetiştiriciliği eğitiminin tamamlandığı bildirildi. Trabzon Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, eğitimlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Akçaabat Ziraat Odası, Akçaabat Halk Eğitim Müdürlüğü ve Akçaabat Belediyesinin iş birliğinde organize edildiği belirtildi. Açıklamada, 5 gün süren eğitimlerde toprak tahlilinin önemi, bahçe tesisi, fındıkta budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele ile hasat, harman ve depolama konularında teorik ve uygulamalı dersler verildiği ifade edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Cahit Gülbay, kursa 83 kişinin katıldığını belirtti.
Gülbay şunları kaydetti: "Bu kurslarla fındık bahçelerinde yapılan yanlış uygulamaların önüne geçilecek. Bunun sonucu olarak da üreticilerimiz birim alandan daha kaliteli, yüksek randımanlı ve daha fazla ürün alarak, gelirlerinde artış olacak. Kurslarımıza gerçekten talep güzeldi. Kurslara olan yoğun talepten dolayı bu kurslarımızı budama zamanı olan sonbaharda tekrar açabiliriz. Bunun için de kurslara katılmak isteyen üreticilerimiz İlçe Halk Eğitim Müdürlüklerine müracaat ederek kayıt yaptırabilirler."

Fındık üreticisinin yüzünü güldürecek uygulama Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar,  "Serbest piyasa şartlarının üreticinin yüzünü güldürdüğü pek söylenemez. Eğer lisanslı depoculuk bu sefer amacına ulaşırsa üretici bundan çok karlı çıkacaktır." dedi.  Bayraktar, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un, fındıkta lisanslı depoculuğa yeniden geçileceği yönündeki açıklamasını desteklediklerini dile getirerek, "Ancak lisanslı depoculuk fındık üreticisine doğru anlatılmalı. Lisanslı depoculuğun başarılı olması için üreticinin bu sisteme sahip çıkması gerekmektedir." diye konuştu.  Lisanslı depoculuğun daha önce Ordu'nun Ünye ilçesi ile Düzce'de hayata geçirildiğini ancak çeşitli nedenlerden dolayı bunun başarılı olmadığını ifade eden Bayraktar, "O süreçte üreticilerimiz yeteri kadar bilinçlendirilmediği için sistem amacına ulaşamamıştı. Bundan dolayı da açılan depolar kapanmak durumunda kalmıştı." ifadelerini kullandı.  Fındıkta lisanslı depoculuğa yeniden geçilme çalışmalarını olumlu bulduklarını ancak bazı çekincelerinin olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Bu sefer üreticilerin sistemi sahiplenmesiyle başarılı olmasını ümit ediyoruz. 2009 yılından beri fındıkta serbest piyasa modeli uygulanmaktadır. Dolayısıyla serbest piyasa şartlarının üreticinin yüzünü güldürdüğü pek söylenemez. Eğer lisanslı depoculuk bu sefer amacına ulaşırsa üretici bundan çok karlı çıkacaktır." açıklamasında bulundu.  

Fındıkta Yeni Dönem

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, fındıkta lisanslı depoculuğa geçileceğini açıkladı.  Ordu Valiliğini ziyaretinde açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, fındıkta iki yıldır devam eden fiyat istikrarsızlığına karşı lisanslı depoculuğu öne çıkaracaklarını söyledi. Kurtulmuş, “Öteden beri konuştuğumuz şey, lisanslı depoculuğun hazırlanıp uygulamaya konulmasıydı. Altı ürünle ilgili lisanslı depoculuk uygulaması başlatılacak. Fındık da bunların başında geliyor. Fındıkla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız hazırlıklarını yaptı. Hükümet kararnamesi şeklinde bu çıkarılacak. Zannediyorum önümüzdeki haftalar içerisinde karar alınır. Lisanslı depoculuğa geçilecek, vatandaş ürünlerini buraya koyacak ve daha sonra da ürün senedi alacak. Bu ürün senediyle de bunu bir kredi unsuru olarak kullanabilecek, elinde ilave bir güç olacak. Aldığı kredinin maliyetlerin de önemli bir kısmını, yüzde 50’ye kadar olabilir, bunu devlet karşılayacak” dedi.

 

Çiftçi Borçlarına Yapılandırma 'Torba Teklif' e Girdi

TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen, vergisini düzenli ödeyen mükellefe yüzde 5 indirim yapılması, Esnaf Ahilik Fonu kurulmasına ilişkin Kanun Teklifi çiftçi borçlarına yapılandırmayı da içeriyor.

Vergisini düzenli ödeyen mükellefe yüzde 5 indirim yapılması, Esnaf Ahilik Fonu kurulmasına ilişkin Kanun Teklifi TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifin görüşmeleri sırasında verilen önergelerle 11 yeni madde teklife eklenirken, çiftçinin Ziraat Bankasına ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları yüzde 5 faiz ile yeniden yapılandırıldı. Ayrıca, TEDAŞ’a olan sulama borçları yeniden yapılandırma kapsamına alındı. Yasa teklifinin gelecek hafta kanunlaştırılması bekleniyor.

Komisyonda kabul edilen teklife göre, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından çiftçiye kullandırılan ve 31 Aralık 2016 tarihi itibariyle takibe düşen borçlar için çiftçi kanunun yürürlüğe girdiği üçüncü ayın sonuna kadar başvuracak. Yapılandırılan tutara yapılandırmaya konu kredi borcunun vadesini takip eden tarihten, yapılandırma tarihine kadar yıllık yüzde 11 oranındaki basit usulde yürütülecek faiz uygulanacak. Bunun yüzde 6’sı Hazine, yüzde 5’i çiftçi tarafından karşılanacak.

Yapılandırmaya konu kredi borcunun vadesini takip eden tarihten yapılandırma tarihine kadar yıllık yüzde 5 faiz uygulanacak. Yapılandırmaya esas tutarın, defaten veya taksitlendirilmesi halinde ilk taksiti, 2017 Ekim sonuna kadar, izleyen taksitleri 2018’in Ekim ayından başlamak üzere her yıl tekabül ettiği ayda toplam beş taksitte ödenecek. Komisyonda verilen bilgiye göre, bütün borçluların yapılandırmaya başvurması durumunda Hazineye maliyeti 825 milyon lira olacak. 120 bin kişinin düzenlemeden yararlanması bekleniyor.

TEDAŞ’ın 2.2 milyar liralık alacağı yapılandırılacak

Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından vadesi 15 Şubat 2017 tarihi itibarıyla geldiği halde maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar yeniden yapılandırılacak. TEDAŞ’ın tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden kaynaklanan alacakları da yine aynı kapsamda yeniden yapılandırılacak. Komisyona bilgi veren TEDAŞ yetkilileri, 13 bin resmi abonenin 780 milyon lira, tarımsal sulamada 40 bin abonenin 1 milyar 360 milyon lira borcu bulunduğu, düzenlemenin 2.2 milyar lira tutarındaki bir alacağın yapılandırılmasını kapsadığını açıkladılar. Yapılandırma kapsamındaki tarımsal sulamadan kaynaklanan elektrik borçlarının 1 milyar TL’si Dicle Bölgesi’ne ait bulunuyor.

 

Teklife eklenen diğer bir maddeye göre, Geliştirme ve Destekleme Fonu’ndan kullandırılan Irak Programı kredilerinden takip edilen alacaklar için yapılandırma hükümlerinden yararlanamayan borçlulara yeni bir yapılandırma imkanı getirildi.

Teklifte yer alan düzenlemeler satır başlarıyla şöyle:

- Bankacılık, finans ve sigortacılık sektörleri dışında vergisini düzenli ödeyen mükelleflere yüzde 5 indirim yapılacak. Hesaplanan indirim tutarı 1 milyon liradan fazla olamayacak.

- İşyerini kapatan esnafa maaş ödemesi yapılması için Esnaf Ahilik Sandığı kurulacak. Primini ödemiş olanlardan son 3 yıl içinde 600 gün faaliyetini sürdürenlere 180 gün, 900 gün faaliyetini sürdürenlere 240 gün, 1080 gün faaliyetini sürdürenlere de 300 gün süreyle Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği verilecek. Sandık primi, prime esas günlük kazançlarından, yüzde 2 sigortalı ve yüzde 1 devlet payı olarak alınacak.

- Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşlarının Türk soylu olmakla birlikte yurtdışında ikamet eden ana, baba, eş ve çocukları ile bunların bakmakla yükümlü oldukları ana, baba, eş ve çocukları, talep etmeleri halinde, ikamet şartı aranmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılacak. 

- Genel Sağlık Sigortası prim borçları yeniden yapılandırılıyor. Genel Sağlık Sigortası tescili yapılıp ancak gelir testine hiç başvurmayanlara yönelik düzenleme getiriliyor. Bu kişiler, 12 ay içinde gelir testine başvurursa, Genel Sağlık Sigortası primleri, yapılan gelir testi sonucuna göre tescil başlangıç tarihinden itibaren alınacak.

- İşyeri ve konutu dövizle satın alan, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancılar, KDV’den muaf tutulacak.