Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Türkiye ve KKTC Arasında Tarım Alanında İşbirliği Protokolü İmzalandı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "Tarımsal anlamda her türlü desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz." dedi.
Türkiye ile KKTC arasında "Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptı"nın imzalanması dolayısıyla Bakanlığın Toplantı Salonu'nda tören düzenlendi. Mutabakat zaptını, Fakıbaba ile KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali imzaladı.
Fakıbaba, buradaki konuşmasında, yavru vatan Kıbrıs'ın değerli Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Şahali'yi ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi.KKTC'nin tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Fakıbaba, "İki tarım bakanı olarak birlikte hangi çalışmaları yürüteceğimizin detaylarını konuştuk.Yavru vatan Kıbrıs'ı, ülkemizin bir parçası olarak görüyoruz. Bugüne kadar Kıbrıs ile birçok projeye ve birçok ortak işbirliğine imza attık. Tarımsal anlamda her tür desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Şimdi imza atacağımız anlaşma ile tarımsal işbirliğimiz daha da güçlenecektir." dedi.
Fakıbaba, mutabakatın her iki ülke için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Şahali de imzalanan mutabakatla iki ülke arasındaki ilişkilerin ileri boyuta taşınacağını belirterek, "Tarım, bilimsel olarak ele alınması gereken bir üretim alanı. Bu doğrultuda Türkiye çok mesafeler katetti. Türkiye'nin deneyimlerinden faydalanmak bizim için çok önemli." diye konuştu.Tarım ve kırsal kalkınma alanında ekonomik ve teknik işbirliğinin geliştirilmesi için uygun şartların oluşturulması amacıyla imzalanan anlaşmayla tarım, bitkisel üretim, bitki koruma, hayvancılık, hayvan sağlığı, balıkçılık, sulama ve kırsal kalkınma alanlarında işbirliği yapma hususlarında mutabakata varıldı.
 
 

Bakan Fakıbaba'dan "Erken Destek" Müjdesi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, çiftçiye verilen tarımsal desteklemelerin bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da erken ödenmesinin planlandığını bildirdi.
Fakıbaba, Türkiye'nin verimli tarım arazileriyle dünyanın en önemli gıda üretim merkezlerinin başında geldiğini söyledi.
Ülkenin tarım alanlarının daha iyi değerlendirilebilmesi için üretici ve tüketicilerle daha fazla iş birliği yapmayı planladıklarını ifade eden Fakıbaba, bu anlamda hem üreticiyi hem de tüketiciyi daha fazla rahatlatmaya çalıştıklarını belirtti.
Fakıbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım ile yaptıkları görüşmelerin ardından, çiftçiye ödenen tarımsal desteklemelerin tarihinde değişikliğe gittiklerine dikkati çekti.
Bu yıl şubat ayında yaptıkları destekleme ödemelerini gelecek yıl da erken ödemeyi planladıklarını vurgulayan Fakıbaba, şöyle devam etti: 
"Tarımsal desteklemeler eskiden altıncı ve yedinci aylarda verilirdi, bu yıl şubatta verildi, seneye de aynısını yapacağız. Her gittiğim yerde çiftçi arkadaşlarım 'Allah razı olsun, biz eskiden haziranda, temmuzda bu destekleri alırken, şimdi şubat ayında alıyoruz' diyor, teşekkür ediyorlar. Allah'ın izniyle, çiftçi kardeşlerim benim ailem. Yani gıda, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kim varsa benim ailem. Tabii 81 ilimizdeki her vatandaş benim kardeşim ama açık konuşmam gerekirse özellikle benim ailem bunlardır."
"Sürekli hizmet talimatı alıyoruz"
Fakıbaba, çok yoğun bir tempo ile çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek yürütülecek çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Fakıbaba, mümkün olduğunca da üretici ve tüketiciyle yüz yüze görüşme gayretinde olduklarını söyledi.
Fakıbaba, görevini en iyi şekilde sürdürmenin gayretinde olduğunu vurgulayarak, "Bütün halkımızın emrindeyiz ve hizmetkarıyız. AK Parti'den almış olduğumuz talimat budur. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan sürekli hizmet talimatı alıyoruz. Haftada en az üç yere gidiyorum, gerekli çalışmaları yapıyorum. Yapabileceklerimiz için söz veriyoruz, yapamayacaklarımız için ise özür diliyoruz. İnşallah her geçen gün daha iyiye doğru gidiyoruz." diye konuştu.
Şanlıurfalı çiftçilerden Mehmet Nuri Albayrak da desteklemelerin erken ödenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Çiftçinin arazisini daha rahat ürüne hazırlayabildiğini anlatan Albayrak, "Desteklemenin erken ödenmesi çiftçi açısından önemlidir. En azından zor duruma düşmez. Erken ödenmesi çiftçinin işine geliyor. Dolayısıyla ister istemez zor durumda kaldığı dönemlerde erken aldığı ödeme sayesinde kendini daha rahat hissediyor. Tarla bakımını ve arazi sürümünü daha iyi yapıyor. Bu dönemde verilmesi çiftçilerimizi memnun etmiştir." şeklinde konuştu.
Çiftçi Hüseyin Öztürk ise erken ödemeler sayesinde borçlanmadan arazilerine bakım yapabildiklerini söyledi.
Desteklemenin erkene çekilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürk, emeği geçen hükümet yetkililerine teşekkür etti.
 

Son 15 Yılda Hayvancılığa Yaklaşık 25 Milyar TL Destek Sağlandı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvancılık alanında yapılan yatırımlardan bahsederek, “son 15 yılda hayvancılığa yaklaşık 25 milyar TL destek veridi” dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Sakarya'nın Sapanca ilçesindeki bir otelde Sakarya tarım sektörü raporu sunumu ve çiftçi eğitim sertifika dağıtım törenine katıldı.
Hayvancılık alanındaki yatırımlardan bahseden Bakan Fakıbaba, "Yediğimiz her gıda bizim sağlığımızı en yakından ilgilendiriyor. Destekleme politikalarımızı dahi üreticileri esas alarak değiştirdik. 'Üretici kazanmazsa hiç kimse kazanamaz' dedik. Bu zamana kadar toplam 110 milyar TL nakit hibe verdik. Bu yıl 14 buçuk milyar TL bütçemiz mevcut, önümüzdeki yıl bunun 19 buçuk milyar olması için gerekli çalışmaları başlattık. Son 15 yılda hayvancılığa yaklaşık 25 milyar TL destek verdik. Elimizde TİGEM’leri çok etkili şekilde kullanacağız. Organizasyonlarda bazı sıkıntılar olsa da bu sorunları çok hızlıca aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
"Vatandaşımızın yaşam kalitesini artıracağız"
Bakan Fakıbaba, Türkiye'deki tarım ve hayvancılık çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Türkiye'nin büyümesinde çiftçilerin büyük katkısı olduğunu söyleyen Fakıbaba, şöyle devam etti:"Sofralarımızda tükettiğimiz her gıdada çiftçilerimizin alın teri ve emeği vardır. Yaz kış demeden üretim yapan fedakar Türk çiftçisi bu toprakların gerçek sahibidir. Avrupa’nın en büyüğü, dünyanın 7. büyük tarım gücü haline bu arkadaşlarımızla geldik. Bu topraklar ilk kez tarımın yapıldığı topraklardır. Bu sebeple Anadolu tarımda çok özel bir yere sahiptir. Türk tarımına ve çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği her zaman sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Çiftçilerimizin daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Çiftçimizi gerçekten yaptığımız projelerin merkezine aldık."
"Kırsalda iyi yaşam sağlayacak, şehre göçü önleyeceğiz"
Bakan Fakıbaba, kırsalda kalkınma olmadan Türkiye'nin kalkınamayacağını ifade ederek, şunları söyledi:
"Kalkınma yerelden başlar ve yerel her şeyi bilir. Bugün burada çıkan raporun özetini okudum ve bu çalışmayı yapan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Maddeler çok hızlı şekilde yapılabilecek şeyleri barındırıyor ama yapamıyoruz. Sanırım bunda benimde sorumluluğum var. Kırsalda iyi yaşamı sağlayacak ve şehre göçü önleyeceğiz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttıracağız. Bu bağlamda eski bir belediyeci olarak bu yetkileri yerel yönetimlere vermiş olsak çok daha hızlı olarak sorunların çözüleceğini inanıyoruz."
"Talep olmayan ürünleri üretmemeliyiz" 
"Özellikle et ithalatına baktığımızda görüyoruz ki en fazla besicilikle uğraşmışız. Ülkede 1 milyon düve eksiğimiz var ve düve üreten insanlara hayranlıkla bakıyorum. Et eksiğimizin ve et fiyatlarının yüksek olmasının sebebi olan düve eksiğimizi karşılamak için çalışan 

Üreticinin Umudu Sözleşmeli Tarım

Tarım Bakanı Fakıbaba’nın sözleşmeli tarıma geçileceği açıklaması patates üreticisini umutlandırdı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın, Niğde  ziyareti sırasında ülke genelinde sözleşmeli tarıma geçileceği yönündeki açıklamaları patates üreticilerini umutlandırdı. Sözleşmeli olarak üretilecek ürünler, alım ve fiyat garantisi olacağı için çiftçi herhangi bir sıkıntı yaşamadan emeğinin karşılığını alacak. Bu sayede patatesin depolarda çürümesinin de önüne geçilecek.
Uygulamaya Geçmeli
Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, sözleşmeli tarımın, çiftçinin geleceğe umutla bakması anlamına geldiğini belirterek, "Sözleşmeli tarımda bölgelerin kendine has yetiştirdiği ürünler var. Her bölgede bu uygulama sanırım birkaç üründe yapılacak. Örneğin Niğde Türkiye'nin en fazla patates üreten illerinin başında geliyor. Ürün bir yıl çiftinin yüzünü güldürse birkaç yıl sıkıntı yaşatıyor. Bu yıl da sıkıntılı. Bunları yaşamamak için sözleşmeli tarımın bir an önce uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz" dedi. Üreticilere fiyat ve alım garantisi verilmesinin tarımda önemli bir gelişme olduğunu dile getiren üretici ve tüccar Ünal Topal de şunları söyledi: "Patates üreticisi neredeyse her yıl aynı sıkıntıyı yaşıyor. Binlerce ton patates, pazarlanamadığı için depolarda bekliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba'nın açıkladığı uygulama hayata geçirildiğinde üretici açısından çok önemli bir adım atılmış olarak. Sözleşmeli tarım bir an önce hayata geçsin ve yaygınlaştırılsın. Biz üretici olarak bunu istiyoruz."
Her Yerde Ortak Olmalı
Kentte 18 yıldır patates üretimi ve tüccarlık yapan Serdar Baştürk ise sözleşmeli tarım uygulaması hakkında tereddütleri olduğunu söyledi. Baştürk, "Geçtiğimiz yıllarda yemeklik patatesi üç yılda bir ekmemiz önerildi. Ama Ödemiş yılda iki kez ürün aldı. Her kente farklı uygulama olursa başarılı olamaz. Ulusal anlamda her ürünün aynı şekilde değerlendirilmesi gerekir" şeklinde konuştu.
 

500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve Projelerinde İmzalar Atıldı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve projeleriyle temel amaçlarının, hayvan popülasyonunu artırmak ve et ithalatını önlemek olduğunu belirtti.
Fakıbaba, Bakanlıkta düzenlenen "500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve Projesi Protokol İmza Töreni"ne katıldı.
Protokol, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürü İsmail Şanlı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın tarafından imzalandı.
Törende konuşan Fakıbaba, hayvancılıktaki hedeflere ulaşmak için anaç hayvan sayısının artırılması gerektiğini vurguladı.
Bu projelerin başlangıç olduğunu dile getiren Fakıbaba, "Çiftçilerimiz Milletin Evinde Cumhurbaşkanımızla Buluşuyor' programında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdelerini verdiği, '500 Bin Anaç Koyun' ve '250 Bin Düve' projelerini, bugün hayata geçiriyoruz. Bu projelerle hem çiftçilerin geliri artırılacak, hem de tüketicilerin uygun fiyatla kaliteli kırmızı et ve süt tüketimi sağlanmış olacak." diye konuştu.
"Hayalim kırsal kalkınma"
Fakıbaba, ülke kalkınmasının kırsal kalkınma olmadan gerçekleşmeyeceğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Önce kırsalı kalkındırmak zorundayız. Elimden gelmiş olsa, Tarım Bakanlığının adına 'Kırsal Kalkınma Bakanlığı' diye ilave ederim. Köylüyü kırsalda tutmanın yolu sadece para kazanılması değil, insanca yaşama şartlarını orada mutlak sağlamamız lazım. Gencimizin yüzebileceği havuzu, gideceği kütüphanesi, kalacağı güzel konutu olması lazım. Bunlar yavaş yavaş gelecek. Esas hedeflerimizde de bunlar var. Hayalim bu, 10-15 yıl sonra Türkiye'nin kırsalını da böyle görüyorum."
"Bunlar sosyal proje değil"
Halk arasında "300 koyun projesi" olarak bilinen projeyle, herkese 300 koyun verilecekmiş gibi algı oluştuğuna da işaret eden Fakıbaba, şu değerlendirmede bulundu: 
"Daha önce böyle hayvanlar verilmiş ama biz hala et ithal ediyoruz. Mutlaka ve mutlaka bu işi, anlayan arkadaşa vermek zorundayız. Bunlar sosyal proje değil, 'biz verelim de işi olsun, gücü olsun, para kazansın' değil. Bu projelerde amacımız, hayvan popülasyonumuzu artırmak, et ithalatını önlemek. Yoksa gönül ister ki her gelene bir şeyler vermek ama değil. Verildiği zaman da bu insanlar bu işten anlamadığı takdirde iyi niyetle başlıyor, üç ay sonra ya satıyor ya da kesime gönderiyor. Ahırı olacak, ahırda kapasitesi olacak, içinde hayvanı olacak ve biz bunu 300'e tamamlayacağız. İnsanlara puanlama sırasına göre vermek zorundayız."
Fakıbaba, proje kapsamındaki dağıtımı nisan ayında Şanlıurfa'da başlatacaklarını bildirdi.
500 Bin Anaç Koyun Projesine değinen Fakıbaba, "Her sene bunu devam ettireceğiz, ne zamana kadar, ithalat bitene kadar. Her bir yetiştiricimize, 300 başa kadar anaç koyun temin edilecek. Yetiştiricilerimize, 2018 sonuna kadar toplamda 500 bin baş damızlık koyun vermeyi hedefliyoruz." dedi.
"2 yıl ödemesiz, 7 yıl vadeli kredi"
Fakıbaba, Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı başlatılan 250 Bin Düve Projesi'nden, tecrübeli ve kapasite açığı bulunan kooperatif üyesi çiftçilerin yararlanacağını belirterek, söz konusu proje kapsamında çiftçilere 100 bin lira kredi kullandırılacağını söyledi.
Bu kredinin yüzde 80'inin düve, yüzde 20'sinin yem tedariki için kullandırılacağına dikkati çeken Fakıbaba, "Adamın cebinde yem alacak parası yok. Onun için bu hayvanı kesime gönderiyorum. Onun için biz önümüzdeki yıl anne adayı olacak kuzuya destek vermeyi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Boş ahırları dolduracağız"
Fakıbaba, kredinin ilk 2 yıl ödemesiz, sonraki 5 yıl ödemeli, toplam 7 yıl vadeli olacağının altını çizerek, "7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık sığır sayısına ulaşılacak. Böylece işletme kapasitelerin doluluk oranı artırılmış olacaktır. Boş ahırları dolduracağız." dedi.
Projelerde finans kaynağı olarak Ziraat Bankasından kredi kullandırılacağına işaret eden Fakıbaba, üreticilerin kendi hayvanını seçeceğini, hayvanlara Tarım Sigortaları Havuzu  (TARSİM) sigortası yapılacağını, veterinerlik hizmetleri, aşı ve küpeleme işlemlerinin Bakanlık tarafından ücretsiz karşılanacağını anlattı.
Fakıbaba, bu projelere yenilerini eklemeye devam edeceklerinin kaydetti.
Gazetecilerin, projeler kapsamında verilecek hayvanların ithal edilip edilmeyeceğine yönelik sorusu üzerine Fakıbaba, "Birinci amacımız yurt içinden bunu tedarik etmek ama eğer yurt içindeki arkadaşlar fiyatı yükseltecek olurlarsa, ellerine gelen bu şansı iyi değerlendiremezlerse mecburen ithalata yönelebiliriz." diye konuştu.

Bakan Fakıbaba Katar’da Süt Üretim Tesisini Gezdi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Katar'da Baladna Süt Üretim Tesisini gezdi.
6. Uluslararası Katar Tarım Fuarı "Agriteq 2018" kapsamında Doha'da bulunan Fakıbaba, yaklaşık 8 bin büyük baş hayvanı barındıran Baladna Süt Üretim Tesisi ve çiftliğini ziyaret etti.
Fakıbaba'ya, Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Fikret Özer ile iş adamı Ömer Seyfi Aktülün eşlik etti.
Bakan Fakıbaba, burada AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Tesisleri çok beğendim. Katar'ın ihtiyacını karşılaması önemli. Katar'da Türk yatırımcı iş adamlarımızın da katkıları ile önemli atılımlar gerçekleşmesi memnuniyet vericidir." ifadelerini kullandı.
Baladna Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mutez Hıyat, Bakan Fakıbaba ve beraberindekilere, tesis ve üretim hakkında bilgi verdi.
Söz konusu şirket, Katar'ın süt ve süt ürünleri ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor.
Şirket geçen hafta Katar'a ABD'den 3 bin 200 büyük baş hayvan ithal etmişti. Şirketin 2019 yılı itibarıyla inek sayısını 20 bine çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor.
Daha önce süt ve süt ürünleri ithalatını daha çok Suudi Arabistan'dan sağlayan Katar bu şekilde Körfez ülkelerinin uyguladığı ablukanın etkilerini kırmaya çalışıyor.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır yönetimlerinin, 5 Haziran 2017'de Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve ekonomik abluka uygulamaları, Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.
 

Başbakan, Bakan Fakıbaba'nın Şeker Fabrikası Sözlerine Açıklık Getirdi

Başbakan Binali Yıldırım, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın şeker fabrikalarının özelleştirilmesine bakanlığın da talip olabileceği sözlerine açıklık getirdi.
Başbakan Binali Yıldırım, özelleştirilecek olan şeker fabrikalarına Tarım Bakanlığı'nın talip olmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Azerbaycan seyahati öncesinde düzenlenen basın toplantısında Tarım Bakanı Eşref Fakıbaba'nın basında yer alan açıklamalarının sorulması üzerine bu sözlerin yanlış anlaşıldığını ifade ederek, "Pancar ekici kooperatifleri bu fabrikaları almak için teklif verebilir... kast edilen budur" dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle daha fazla küspe üretileceğine, üretimin artacağına ve fiyatların düşeceğine inandığını belirterek, "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak biz de talipli olacağız. Şartlarımız uyduğu takdirde Tarım Kredi Kooperatifleri olarak birkaç fabrikayı biz almayı düşünüyoruz." ifadelerini kullanmıştı. 
 

Şeker Fabrikaları Kotayı Doldurmazsa Geri Alınacak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, özelleştirme sonucunda şeker fabrikalarının zarar değil, kar elde edeceğini söyledi. Özelleştirmeden sonra fabrikaların kendilerine konulan kotaların altında kalması durumundaysa devlet tarafından geri alınacağını söyleyen Fakıbaba, "Halkımız daha ucuz şeker yiyebilecek" dedi.
Gıda ,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Özelleştirme kararı alınan şeker fabrikalarının sözleşmede belirtilen kotaları doldurmaması, üretime yeteri kadar katkıda bulunmaması halinde devlet tarafından daha önce belirlenen ücretle geri alınacağını söyledi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Adıyaman'da bakanlığın çalışmaları ve özellikle şeker fabrikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Şeker üretimi konusunda AB ülkeleriyle rekabet edilemediğini, şekerin daha pahalıya üretildiğini söyleyen Fakıbaba, şeker de asıl maksadın zarar değil Türkiye'yi kâr'a geçirmek olduğunu söyledi.
Bakan Fakıbaba, "Cumhurbaşkanımız açıkladı, şekerde bizim amacımız zarar vermek değil Türkiye'yi kara geçirmek. Yani özel sektör böyle bir fabrika açmış, ne kadar güzel bir olay. Özel sektör bu memleketin düşmanı mıdır yani. Bu memlekette özel sektör alıyor ve memleketi daha farklı yerlere götürüyor. Bakın biraz önce Akoturka dediğimiz arkadaşımız 42 milyonluk organik ürün ihraç ediyor. Nereye yapıyor, Amerika ve Avrupa'ya ediyor. Yani bu 42 milyonu Türk insanına getiriyor.
Yani özel sektör denilince neden insanlar bu kadar şey yaparlar ama stratejik ürünlerde nasıl bir ette reklasyonu sağladık, sütte reklasyonu sağlıyorsak şekerde de öyledir, tütünde de öyledir. Biz bu reklasyonları sağlamak zorundayız. Devlet mutlaka ama mutlaka bunun içerisinde olması lazım. Onun için elimizde gerçekten çok iyi 11 tane şeker fabrikamız kalacak ama diğerleri satılıp da kapatılmayacak. Satılıp da imara verilmeyecek. Daha fazla üretim yapılacak. Şuanda Avrupa'yla rekabet edecek konumda değiliz ve şekeri pahalıya üretiyoruz. Amaç şekeri daha ucuza üretip Avrupa'yla daha rekabet edebilecek duruma getire bilmek halkımıza daha ucuz şeker yedire bilmek" dedi.
Özelleştirilen fabrikaların 1 sene içerisinde kendileri için belirlenen kotayı doldurmadığı zaman geri alınacağını söyleyen Fakıbaba, fabrika bahçelerinin özelleştirilmeyeceğini de hatırlattı.
 

Bakan Fakıbaba, "Türkiye'de Yılda 1,7 Milyar Ekmek İsraf Ediliyor"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba yılda 1,7 milyar ekmeğin israf edildiğini belirterek "Belki insanlar açlıktan ölürken, maalesef ve maalesef 1,7 milyar ekmeğin israf edilmesi, bırakın Türkiye'yi insanlık adına acı" dedi. Fakıbaba ayrıca, muhalefetin buğday ithali iddialarını da eleştirerek, Türkiye'nin buğday ithal etmediğini tam tersi ihraç ettiğini söyledi.
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından düzenlenen 14. Uluslararası Kongre ve Sergisi, Antalya Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleşti. Un sektörüyle alakalı dünyada düzenlenen ilk 10 kongrenin içerisinde yer alan kongrenin bu seneki ana konusu "Buğday ve Ekmeğin Aşkı: Un" olarak belirlendi. Kongrenin açılışına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfekci  ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıoğlu katıldı.
Kongre açılışında konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, buğday, un ve ekmekle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Fakıbaba, Türkiye'nin buğday ithal ettiği yönündeki iddialara ise yanıt verdi.
"Dünya hububat ticareti Türkiye etrafında dönmeye başladı"
Tarım denince akla hububatın geldiğini belirten Bakan Fakıbaba, 2017-2018 döneminde dünya hububat üretiminin 2,6 milyar ton, ticaretinin ise 400 milyon ton seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti. Son 5 yılda dünyada hububat üretiminin rekor seviyede olduğuna dikkat çeken Fakıbaba, "Hububat, dünyada az sayıda ülkenin net ihracatçı olduğu, çok sayıda ülkenin ise ithalatçı olduğu bir ürün gurubudur. Son 15 yıldaki gelişmelere baktığımızda dünya hububat ticaretinin Türkiye'nin etrafında görmekteyiz. Hububat aynı zamanda 81 milyon insanımızın ekmeği, hayvanlarımızın yem kaynağıdır. Asla ve asla vazgeçemeyeceğimiz stratejik bir alandır. 2018 yılı kışlık hububat ekilişleri tamamlandı, bugün itibariyle bitki gelişiminde herhangi bir olumsuzluk Allah'a çok şükür yaşanmamaktadır. İnşallah önümüzdeki birkaç ay içerisinde yeterli yağış alındığında bereketli bir hasat sezonu yaşayacağımıza inanıyorum" dedi.
"Türkiye buğday ithal etmemektedir"
Buğdayla ilgili düzenlenen kongre vasıtasıyla kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine ihtiyaç duyduğunu belirten Fakıbaba, Türkiye'nin buğday ithal ettiği yönündeki söylentilere yanıt vererek, "Ülkemiz kendi ihtiyacı için buğday ithal eden ülke değildir. Zaman zaman konuşuluyor, işte 'buğdaya bile muhtaç duruma getirdiler bizi' diye. Muhalefet bunu çok söylüyor. Ama Allah'a çok şükür ki, biz buğday ithal eden değil, ihraç eden bir ülkeyiz. Türkiye buğday ithal etmemektedir. Ancak bunu tamamen buğdaya dayalı mamul maddi ihracatı için yapmaktadır. Burada çok değerli iş adamlarımız ve ihracatçılarımız var. Türkiye artık ihracatçılarının sayesinde, iş adamlarının sayesinde para kazanmasını da biliyor. Biz tabi ki ithal edeceğiz ama ithal ettiğimize katma değer kazandırıp ondan para kazanacağız ve ihraç da edeceğiz. Onun için ben iş adamlarımızla gurur duyuyorum. Biz iş adamlarımızın hep yanındayız, hizmetindeyiz. Ben geldiğim günden beri, bütün bürokrat arkadaşlarıma 'Aman işleri zorlaştırmayın ve basit şeyler için iş adamlarımızın önünü tıkamayın' diye söyledim. Çünkü onlar bu ülkeye gerçekten çok büyük hizmet veriyorlar, istihdam sağlıyorlar. Bu memleketin gerçekten bunlar ak yüzü insanlar. Onlara hizmet etmeyi, AK Parti hükümetleri olarak bir ibadet olarak görüyoruz" diye konuştu.
Fakıbaba, son birkaç yılda Türkiye'de 3 milyon ton buğday üretiminin mamul madde ihracatı için kullanıldığını hatırlatarak, "Dolayısıyla Türkiye buğdayda kendine yettiği gibi, çiftçimizin ürettiği buğdayla un, bulgur, bisküvi, makarna ihracatı da yapmaktadır. Anadolu toprakları buğdayın anavatanıdır. Dünyanın en kaliteli makarna buğdayı bu coğrafyada yetişmektedir. Ülkemiz makarna ihracatında kullandığı buğdayın yarıdan fazlasını içerideki üretimle karşılamaktadır. Nitekim son 10 yıla baktığımızda 41,4 milyon ton buğday ithalatına karşılık, 48,5 milyon ton ihracat gerçekleşmiştir. Bu durumda ülkemiz buğdayda net ihracatçı konumdadır" dedi.
"Un ihracatında birinci, makarnada ise ikinciyiz"
Tarım, gıda, su ve enerji konularında dünya ülkeleri arasında büyük rekabet yaşandığına dikkat çeken Fakıbaba, Türkiye'nin coğrafi konumundan dolayı bu konuda avantajlı olduğuna işaret etti. Türkiye'nin un ihracatında dünyada birinci makarna ihracatında ise ikinci sırada sırada yer aldığını belirten Fakıbaba, "120 ülkeye un ve bulgur ihracatı, 150 ülkeye makarna ihracatı yapmaktayız" dedi.
"Ekmek yemediğim zaman doyamıyorum"
Türk insanın beslenmesinde ekmeğin yerinin büyük olduğunu ifade eden ve "Ben şahsen ekmek yemediğim zaman doymuyorum" diyen Fakıbaba, bakanlık olarak 2012 yılında ekmek ve ekmek çeşitlerindeki tuz miktarını azalttıklarını hatırlattı. 25 yıldan bu yana çayda şeker kullanmadığı yönünde açıklama yaptığını söyleyen Fakıbaba, "Bugün de hiç tuz kullanmadığımı söyleyebilirim. Bir hekim olarak gerçekten ekmekte tuz oranını azaltmamız, insan sağlığı açısından çok önemli olduğuna inanıyorum. Ekmek satılan her yerde tam buğday ekmeği ve kepekli ekmek bulunmasını sağladık. Ekmek üretiminde, dağıtımında ve satışında çalışan tüm personelin hijyen eğitimi almasını zorunlu hale getirdik" dedi.
"Ekmekteki kepek arttırma oranı devam edecek"
Bir hekim olarak ekmek ve buğdayın sağlığa olan etkisinden bahseden Fakıbaba, "Yapılan araştırmalarda ülkemizde yetersiz beslenmede ekonomik güçlüklerden daha ziyade bilgi eksikliği ve uygulamada yapılan hataların etken olduğu ortaya çıkmıştır. Un üretimi ve teknolojisinde insan için sağlıklı olan kepek oranını arttırdık, arttırmak zorundayız ve gittikçe de bu artacaktır. Yaptığımız ve yapacağımız düzenlemelerle obeziteyle mücadelede ve aşırı tuz tüketimine bağlı olarak görülen hastalık sayısında azalma sağlanacaktır" diye konuştu.
"İsraf eden, iflas eder"
Ekmekte israf konusuna da değinen Fakıbaba, yılda 1,7 milyar ekmek israf edildiğini kaydetti. Fakıbaba, "Belki insanlar açlıktan ölürken, maalesef ve maalesef 1,7 milyar ekmeğin israf edilmesi, bırakın Türkiye'yi insanlık adına acı olduğuna benden daha fazla üzüldüğünü düşünüyorum. Bunu mutlaka önlemek zorundayız. El ele vereceğiz ve bunu mutlaka önleyeceğiz. Çünkü israf eden her zaman iflas eder" ifadelerini kullandı.
 

TİGEM 300 Koyun Başvurusu İçin Süreç Başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği ve büyük bir ilgi gören 'Köyüne geri dönenlere 300 koyun ve maaş' projesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sonra ilk adım atıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, 300 başa kadar küçükbaş hayvan için başvurular başladı. İşte, TİGEM üzerinden yapılan '300 koyun' projesi başvuru şartları ve detaylı bilgileri...
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından ''Köyden şehire gitme. Hem maaşını al hem kendi işinin patronu ol'' projesi kapsamında yapılan köyüne geri dönene 300 koyun artı maaş verileceğine yönelik açıklama ülke genelinde büyük heyecana yol açtı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını açıkladığı projede detaylar belli oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi kapsamında doğacak kuzuların alımı garanti edilecek ve taban alım fiyatı önceden belirlenecek. Üretilecek tüy ve süt yetiştiricinin olacak.
8 yıl sonunda 5 milyon dişi hedefleniyor
Projeye katılımın yeterli düzeyde olması halinde 8.yılın sonunda toplam 5 milyon dişi hedefleniyor. Bu süreçte 3 milyon 250 bin baş erkek hayvanın kesimiyle 52.300 ton et üretimi ise projenin diğer hedefleri arasında yer alıyor.

Başvuru nasıl yapılacak?

Oluşturulacak web sitesinde müracaat şartları ve başvuru kriterlerinin yayınlanması,
Elektronik ortamda yetiştiricilerin ön başvurularının alınması,
Başvuruların TİGEM tarafından değerlendirilmesi,
TİGEM tarafından başvuruları kabul edilen yetiştiricilerin Ziraat Bankası tarafından değerlendirilmesi,
Kazananların duyurulması,
Kredisi onaylanan yetiştiriciler ile Ziraat Bankası ve TİGEM arasında sözleşmelerin imzalanması.
Hayvanların temini ve teslim edilmesi,
Teslim edilen hayvanların İl/İlçe Müdürlükleri tarafından aşılama ve küpelenmesinin ücretsiz olarak yapılması,
Yetiştiriciye bakım giderleri ve sigorta bedeli için avans verilmesi,
Doğacak dişi kuzular için TİGEM tarafından yetiştiriciye alım garantisi verilmesi,
Alınacak dişi kuzuların Bakanlığın diğer projelerinde değerlendirilmesi.