Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Genç Çiftçi Proje Başvuruları Başlıyor

Adıyaman’ın Samsat ilçesinde Genç Çiftçi Proje başvurularının 2 Nisan’da başlayacağı ve ay sonuna kadar devam edeceği belirtildi.
Samsat Gıda Tarım ve Hayvancılık ilçe Müdürü Halil İbrahim Demir, destek ödemesi başvuru şartları ve ödeme yapılacak projelere ilişkin bilgiler vererek, vatandaşların belirlenen takvim içerisinde başvuru işlemlerini tamamlamaları gerektiğini ifade etti.
İlçe Müdürü Demir, tebliğle kırsal alanda yaşamakta olan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimiyle bunların işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere 30 bin liraya kadar hibe ödenmesine ilişkin usul ve esaslara Resmi Gazetede yayımlandığını söyledi.
Bu imkanlardan faydalanmak isteyen çiftçilere her türlü teknik desteğin sağlanacağını vurgulayan Samsat Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Halil İbrahim Demir, "Samsat ilçemizde 70 çiftçimiz genç çiftçi projesinden yararlandırıldı. Bu projeler ilçemizde başarı ile yürütülmektedir. Bu yıl 2 Nisan’dan itibaren başvurular yapılacak ve ay sonuna kadar devam edecektir. İlçe Müdürlüğü olarak her türlü teknik desteği sağlayacağız. Şartları uyan vatandaşlarımızı bu güzel imkandan yararlanmalarını temenni ediyoruz" diye konuştu.

TARIM PAYDAŞLARI “TARIMA HİZMET ÖDÜLLERİ” PROGRAMINDA BULUŞACAK

Anadolu insanı merhametlidir. Toprak kokar elleri, güller açar gözleri. Neden diye sorma ‘ana doludur’ yüreği. Aslımız gayemiz özümüz Veysel ustanın dediği gibi ‘sadık yarimizdir kara toprağımız. Emek veririz, terimizle sularız, ellerimizle ekeriz biçeriz harman oluruz.  Sonra bin bir bereketini sunar bizlere sadık yârimiz. Biz toprak, toprak biz oluruz. İşte böylesine güzel bir sevgiyle üretilen her şey bizim emeğimiz ekmeğimiz alın terimizdir. Anadolu İzlenimleri Dergisi Anadolu’nun bu özelliklerini tüm Türkiye’ye tanıtmayı misyon edinmiştir. İşte bu anlayışla tarım medya sektörüne 12 yıldır hizmet eden Anadolu İzlenimleri dergisi başta tarımla yoğrulan eli nasırlı üretici, yetiştirici, bu alandaki kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, ulusal ve tarımsal basın mensupları, tarım bankacılığı ve tarıma üretimi ile güzel Anadolu’muzun dört bir tarafından yaz kış demeden destek veren kıymetli üreticilerimize “2.Tarıma Hizmet Ödülü” programı kapsamında ödüllendirilecek.
12 yıldır tarım sektöründe sorumlu yayıncılık anlayışı gereği Türk tarımına ve Türk çiftçisine hizmet eden dergi, bu gün üreticiden aldığı güç ile on bir yılı geride bırakarak on ikinci yılında gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki gelişmeleri, yenilikleri takip edip bu noktada 2017 Tarıma Hizmet Ödüllerini üreticiyle buluşturacak.
 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın destek ve himayeleriyle 3 Nisan 2018 Ankara Bilkent Otel İstanbul Salonunda saat 19:00 da gerçekleştirilecek olan programımıza TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri, sivil toplum örgütlerinin değerli temsilcileri, ulusal ve tarımsal basın mensupları, dergimizin birçok okurlarıyla ve aynı zamanda tüm paydaşlarımızla bu mutlu günde birlik ve beraberlik içerisinde olmayı temenni ediyoruz.
 

Kuru Meyve Sektöründen Çalıştay

Türkiye'nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda son yıllarda yaşanan tıkanıklığı aşmak isteyen Türk kuru meyve sektörü, 'IV. Kuru Meyve Çalıştayı'nda bir araya geldi. Kuru meyve sektörü 2023 ihracat hedefleri için güçbirliği kararı aldı.
Çeşme'deki bir otelde düzenlenen Çalıştay'da; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyeleri, Ekonomi Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkilileri de sektörün sorunlarının çözümü için mesai yaptı. Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selçuk Karaata'nın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda kuru meyve sektörü, dünyada ihracatta liderlik konumunu güçlendirmek ve 2023 yılı için ortaya koyduğu 3 milyar dolar ihracat hedefinden uzaklaşmamak amaçlı kamu kurumlarından destek talebini dile getirdi. Kuru meyve sektörü çeşitli nedenlerle yurtdışından geri gelen ihraç ürünlerinin ayniyat tespiti ile yurda sokulmasını, tekrar işlenerek ihraç edilmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı başta olmak üzere kamu temsilcilerinden destek talep etti ve kamu kurumlarının kendilerine güvenmesini istedi.
IV. Kuru Meyve Çalıştayı'nda konuşan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, Türkiye'nin 2023 yılı için ortaya koyduğu 500 milyar dolar ihracat hedefine kuru meyve sektörü olarak 3 milyar dolar katkı sağlamayı amaçladıklarını, ancak son yıllarda kuru meyve ihracatının 1.3-1.4 milyar dolar aralığında sıkışıp kaldığını söyledi. Kuru meyve sektörünün 2023 ihracat hedefine ulaşması için özel sektör ve kamudaki taraflarıyla kenetlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kuru meyve sektörünün ihracat potansiyelinin mevcudun çok üzerinde olduğu bilgisini paylaşan Celep, "Mevcut potansiyelimizi en etkili şekilde ihracatımıza yansıtabilmek için sektör paydaşları olarak bir arada olmalı, kısa-orta-uzun vadeli stratejilerimizi gözden geçirmeliyiz. Sektörel sorunlarımızın çözümü için Bakanlıklarımızdan çözüm ve destek bekliyoruz" diye konuştu.
Kuru meyve sektörünün uzun yıllardır ihracattan geri dönen ürünler, kuru incirde aflatoksin ve okratoksin sorunları, kuru üzümde pestisit ve okratoksin, kuru kayısıda kükürt ve pestisit sorunlarını çözemediğine dikkati çeken Celep şöyle devam etti: "Yıllardır bu konuları konuşmaktan diğer konulara yeterince konsantre olamıyoruz. Bu sorunların çözümü için güçbirliği yaparsak ihracata odaklanır ve 2023 hedeflerine ulaşırız. Geri gelen ihraç ürünlerimizin ayniyat tespiti ile tekrar işletmelerimize alınması, işlenmesi ve ihracatı ile ilgili ihracatçıya güvenen bir kamu iradesi görmek istiyoruz."
"Yasal düzenlemeler yapılırken güçlü yanlarımızın ve bugüne kadar ülke, sektör olarak yok yere kaybettiğimiz dövizlerin göz önünde bulundurulmasını bekliyoruz" diyen Celep, gerek çekirdeksiz kuru üzümde, gerek kuru incirde, gerekse de kuru kayısıda okratoksin-A konusunun önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği'ne olan ihracatta karşılaşılması muhtemel sorunlardan birisi olduğunu, bu konularda, üniversiteler ve FRUCOM ile işbirliği içinde çalışmalar ve projeler yaptıklarını dile getirdi.
IV. Kuru Meyve Çalıştayı'na, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Daire Başkanı Günay Anakök, Ekonomi Bakanlığı Daire Başkanı M. Burak Yılmaz, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, İstanbul Kuru Meyve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Çakıcı, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik, oda ve borsa yöneticileri, GTHB İzmir, Manisa, Denizli, Aydın ve Malatya İl Müdürlüğü yetkilileri, Araştırma Enstitüsü yetkilileri, Üniversite öğretim üyeleri ve ihracatçı firma temsilcilerinden 200 kişi katıldı.
IV. Kuru Meyve Çalıştayı'nda sektör temsilcileri sorunlarla ilgili çözüm önerilerinde de bulundu.
 
 
 
 

Yem Fiyatlarında Büyük Kriz Bir Haftada Yüzde 10 Arttı!

Yem fiyatlarında büyük kriz! Soya yüklü 3 gemi GDO bulaşığı çıkmasından dolayı ülkeye sokulmazken, hammadde açığı yem fiyatlarına hemen yansıtıldı. Son bir haftada yem fiyatları yüzde 10'un üzerinde artarken, buradaki artışta et fiyatlarını 1-2 lira yukarı çekecek.
Yem fiyatlarında büyük kriz! Soya yüklü 3 gemi GDO bulaşığı çıkmasından dolayı ülkeye sokulmazken, hammadde açığı yem fiyatlarına hemen yansıtıldı. Son bir haftada yem fiyatları yüzde 10'un üzerinde artarken, buradaki artışta et fiyatlarını 1-2 lira yukarı çekecek. Yem sanayicileri, yaşanan krizden dolayı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile görüşürken, önümüzdeki hafta da Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile görüşecekler. Yem fiyatlarında yaşanan kriz, Türkiye'nin ithal ettiği GDO'lu yemlerdeki gen sayısı artırılarak çözülmeye çalışılacak.
Fiyatlara Yansıdı
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı Ülkü Karakuş, yem hammaddelerinde ve dünya borsalarındaki artışlara paralel olarak fiyat artışlarının yaşandığını belirterek, “Ancak yağlı tohumlarda, küspelerde ve kepek gibi ürünlerde daha fazla fiyat artışları oldu. Bunlar da geçtiğimiz hafta yem fiyatlarına yansıtıldı" dedi.
Fiyat Artışları Devam Edecek
Yem fiyatlarındaki artışın devam edeceğine işaret eden Karakuş, hammadde gurubunda özellikle soya gurubu ürünlerin fiyatlarının son bir ayda yüzde 35 arttığını dile getirdi. Buradaki fiyat artışına da ithal edilen 3 gemi soyanın geri gönderilmesinin etkili olduğunu ifade eden Karakuş, ortaya çıkan hammadde açığının ise Türkiye'ye faturasının 60 milyon dolara mal olduğunu söyledi.
Buradaki krizin önümüzdeki haftada devam edeceğini dile getiren Karakuş, “Gelen gemilerin Türkiye girememesi sonucu soya, ayçiçek ve buna bağlı kepek fiyatlarında aşırı yükselişler olunca bu da yem fiyatlarına yansıdı" dedi.
Yaşanan krizle ilgili olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'ya bir sunum yaptıklarını bildiren Karakuş, bu haftada Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile görüşeceklerini söyledi.
Kriz GDO'lu Yemlerle Çözülecek
Bu görüşmelerde Biyogüvenlik Kanunu'nda bazı değişikliklerin yapılması talep edilerek, Türkiye'nin ithal ettiği GDO'lu yemlerdeki gen sayısının artırılması istenecek. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı Ülkü Karakuş, AB'ye uyumlu bir Biyogüvenlik Kanunu istediklerini belirterek, “Dünyada 490 civarında onaylı gen var. Avrupa'da bu sayı 102, Türkiye'de ise 36. Bizde tüm dünyada gıda ve yem amaçlı kullanılan genleri sadece hayvan yemlerinde kullanmak için almaya çalışıyoruz. Önünün açılması lazım yoksa bu kriz daha artabilir" dedi.
 

"Eşitlik İçin Konuş! Şimdi Tam Zamanı"

Birleşmiş Milletlerin Türkiye Ofisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Eşitlik İçin Konuş! Şimdi Tam Zamanı" programı düzenledi. 
Cer Modern'deki etkinliğin açılış konuşmalarını, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, BM Türkiye Mukim Koordinatörü ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Mukim Temsilcisi İrena Vojackova Sollorano, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu yaptı.
Sollorano konuşmasında, program için kırsal kesimlerden gelen kadın çiftçileri selamlayarak "Siz bu ülkenin bel kemiklerinden birisiniz." dedi.
Kadınlar Günü'nün aslında 8 Mart'ta olduğunu ancak bunun ötesine geçmek için programın bugün düzenlendiğini söyleyen Sollorano, "Tek bir gün yeterli değil çünkü hepinizin yaptığı işleri tek bir güne sığdırmak mümkün değil." dedi.
Sollorano, BM üyesi devletlerin 8 Mart'ı Uluslararası Kadınlar Günü olarak kabul ettiğini anımsatarak "Bu tarihte dünyanın bütün hükümetleri eşitsizlik olduğu konusunda mutabık kaldı. Eğer eşitsizlik olmasaydı böyle bir güne de ihtiyaç kalmazdı." ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin her birinde kadınların oynaması gereken bir rol olduğuna dikkati çeken Sollorano, "İşte bu yüzden hepimiz bu hedeflere ulaşma yolunda birlikte çalışmalıyız. Böylece bir gün kadın erkek ortaklığının olduğu günlere ulaşabiliriz." diye konuştu.
Sollorano, kırsal kesimden gelen kadınların hayatlarını kendi ellerine aldıklarını ve bu yola kocaları, babaları ve oğulları ile çıktıklarını vurgulayarak "Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır derler. Bu olayda tam tersi oldu." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin özellikle bu yıl kadın sorunlarını ele aldığını belirten Sollorano, "Biz BM temsilcileri olarak, Türkiye, kadın erkek eşitliğinin üzerinde durduğu için memnuniyet duyuyoruz." şeklinde konuştu.
Program, "Eşitlik için Çalışanlar: Değişimin Öncüsü Kadınlar Konuşuyor" etkinliği ve BM kuruluşlarının sahada yürüttüğü kadının güçlenmesi projelerinden fotoğrafların yer aldığı sergiyle devam etti.
 

TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk, "Bu yıl başlattığımız bir çalışma ile karekod sistemini hayata geçirdik. Bununla birlikte bayilerde bulunan tüm ilaçları izliyoruz. Her bayi ilacı kime sattığının kaydını tutuyor. Bu sistemle az miktarda rastlanılan ilaç kalıntısı problemini önlemeye çalışıyoruz." dedi
Bağcılık sektörü ve üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınacak tedbirlerin tespit edilmesi maksadıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen başkanlığında toplandı.
Selçuk, yaptığı sunumda, tüm ürünlerde olduğu gibi sofralık üzümde de bitki sağlığı şartları yönünden kontrollerin gerçekleştirildiğini, şartların oluşması halinde ürünün ihracına, düzenlenen sertifika ile müsaade edildiğini söyledi.
Üzümün önemli bir ihraç ürünü olduğunu vurgulayan Selçuk, 2014 yılında 256 bin ton, 2015 yılında 175 bin ton, 2016 yılında 172 bin ton ve 2017 yılında ise 277 bin ton üzüm ihracatının gerçekleştirildiğini ifade etti.
Ağustos ayında başlanan hasat çalışmalarıyla hayata geçen ihracat faaliyetlerinin ocak ayına kadar sürebildiğini belirten Selçuk, "Tam da bu dönemde bizim faaliyetlerimiz devreye girmektedir. Üzüm bozulmasın, zarar görmesin düşüncesiyle yapılan ilaçlama bizi zaman zaman ilaç kalıntısıyla karşı karşıya bırakabiliyor." dedi.
Selçuk, AB ülkelerine yapılan ihracat öncesinde sahadaki ekiplerin sadece üründe çürüme bulunup bulunmadığı yönünden denetim yaptığını, ilaç kalıntısına ilişkin bir analiz yapılmadığını bildirdi.
Buna rağmen yapılan ihracatta ilaç kalıntısına yönelik 2013 yılında bir bildirim, 2015 yılında 2 bildirim, 2017 yılında ise bir bildirimde bulunulduğuna değinen Selçuk, şunları kaydetti:
"Bu da bize üreticimizin ne kadar bilinçli bir üretim yaptığını gösteriyor. Biz de ürünün ilaç kalıntısından arınması noktasında üreticiye her türlü desteği sağlıyoruz. Ancak yaşadığımız sıkıntıların başında bayilerden alınan ilaçların tavsiye dışı kullanımı geliyor. Bu yıl başlattığımız bir çalışma ile karekod sistemini hayata geçirdik. Bununla birlikte bayilerde bulunan tüm ilaçları izliyoruz. Her bayi ilacı kime sattığının kaydını tutuyor. Bu sistemle az miktarda rastlanılan ilaç kalıntısı problemini önlemeye çalışıyoruz."
 
 

ESK 60 Bin Baş Sığır İthal Edecek

Et ve Süt Kurumu (ESK), Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından canlı kesimlik sığır ithalatına izin verilen ülkelerden 60 bin baş kesimlik ithal sığır alımı için ihale açtı.
Kesimlik ithal sığır alımı ihalesi, Et ve Süt Kurumu (ESK) internet sitesinden yayımlandı.
Duyuruya göre, kurum, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından canlı kesimlik sığır ithalatına izin verilen ülkelerden, 60 bin baş kesimlik sığır alımı yapacak.
Son Teklif Verme Tarihi 16 Mart
Ankara Yüzüncü Yıl’daki ESK Genel Müdürlüğü’ne verilecek teklifler için son tarih, 16 Mart 2018 Cuma günü saat 14.30 olarak belirlendi.
ESK alımları; İdare Şartname, Teknik Şartname, Sözleşme Taslağı doğrultusunda ihracatçı konumunda yurt dışındaki üretici/üretici birliklerinden pazarlık usulü ile yapacak.
İhracat yapılacak ülkelerde ithalata konu alanda üretici oldukları yetkili makamlar tarafından belgelendirilmiş gerçek veya tüzel kişiler ile üretici birlikleri teklif verebilecekler.
İthal Edilecek Hayvanlar 
İhale idari şartnamesine göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının izin verdiği/vereceği ülkelerden tedarik edilerek, Türkiye’ye ihraç edilmek üzere özellikleri teknik şartnamede ve veteriner sağlık sertifikasında belirtilen sağlık şartlarına uygun Kesimlik Sığırlar alınacak.
Alımı yapılacak kesimlik erkek sığır; kastre edilmemiş, yaşı 12 aydan büyük ve 24 aydan küçük, ağırlıkları en az 450 kg olan ve teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip olacak. Charolaise, Limousin, Angus, Hereford, Belçika Mavisi, Blonde D’aquitane, Salers, Aubrac, Brangus gibi etçi ırklar ile Simmental, Brown Swiss, Montbaillard gibi kombine ırklar ve bunların kendi arasındaki melezleri olacak. Bos Taurus İndicus ( Nelore, Zebu, Brahma vb.) sığır ırkları alınmayacak.
Sığırların teslimi, kısımlar halinde 15 Nisan’dan itibaren başlayacak ve 15 Ekim 2018 tarihine kadar tamamlanmış olacak.
 

Kahramanmaraş'tan Afrin'deki Mehmetçiğe ‘1 Ton Bal’

Kahramanmaraş Arı Yetiştiriciler Birliği, Suriye'nin Afrin kentinde terör örgütü PKK/PYD'ye yönelik yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'na katılan Mehmetçiğe 1 ton bal gönderdi. Birlik Başkanı Yemliha Öksüz, Afrin'deki askerlerin yanında olduklarının mesajını vermek istediklerini belirterek, "Biz bu selamı tatlandıralım balla diye düşündük. Bu tatlı, ballı bir selamdır" dedi.
Afrin'deki Mehmetçiğin yanında olduğunu göstermek adına Kahramanmaraş genelinde yapılan maddi ve manevi desteğe arıcılar da katıldı. Arıcılar, kendi aralarında Mehmetçik için 1 ton bal topladı. 2 bin 196 kavanoza doldurulan ballar Gıda, Tarım ve  Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü İhsan Emiralioğlu, Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Hasan Gezginç ile Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya'nın katıldığı törenle Afrin'e gönderildi.
Kahramanmaraş Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı Yemliha Öksüz, 1 ton balı arıcıların kendi aralarında topladığını belirterek, "Bu; bal toplamadan ziyade 'askerlerimize, devletimize, yanındayız hep beraberiz, birlikteyiz' mesajıdır, bir selam göndermedir. Biz bu selamı tatlandıralım balla diye düşündük. Bu tatlı, ballı bir selamdır. Kahramanmaraş'tan kahraman askerlerimize selam olsun" diye konuştu.
Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ise Kahramanmaraşlıların Zeytin Dalı Harekatı başladığı günden bu yana Mehmetçiğ destek olma adına bir şeyler yapma gayreti içinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu şekilde gönlünün askerlerimizle, kahraman ordumuzla beraber olduğunu net bir şekilde göstermek adına bu tür etkinlikler ve yardımlar düzenlenmekte. Kahramanmaraşlı hemşerilerimizle gurur duyuyoruz. Afrin'de şehit olan kardeşlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz, şükranla yad ediyoruz. Kahraman ordumuza muzafferiyet diliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız liderliğinde aziz milletimiz omuz omuza Türkiye'yi tehdit etme hadsizliğine düşenlerin haddini Allah'ın izniyle bildiriyor, bildirmeye de devam edecek inşallah."
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil de birlik yönetimini ve arıcıları tebrik ederek, "Bunu; devlet- millet dayanışmasının, milli birliğin güzel bir örneği olarak görüyorum. İnşallah umudumuz, kahramanlarımız hedefledikleri şekilde, başarılı bir şekilde görevlerini ifa edecekler, bundan kesinlikle eminiz. Dualarımız onlarla" dedi.
Konuşmaların ardından dua edildi ve Afrin'deki Mehmetçiğe ulaştırılmak üzere '1 Ton Bal' Hatay'ın Hassa Kaymakamlığı'na gönderildi.
 

Çiftçilere Ödenecek Tarımsal Destek Belli Oldu

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil olan çiftçilere bu yıl ödenecek tarımsal destek belli oldu.
Bakanlar Kurulunun, "2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar"ı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, ÇKS'ye dahil olan çiftçilere bu yıl için ödenecek tarımsal destekler belirlendi.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için dekar başına 15 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 19 lira, çeltik, pamuk için dekar başına 40 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak  üzere 44 lira, nohut, mercimek, kuru fasulye için dekar başına 14 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 18 lira, aspir için dekar başına 12 lirası mazot, 4 lirası gübre üzere 16 lira, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır, patates için dekar başına 19 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 23 lira, kanola (Kolza), soğan, yaş çay, fındık, yem bitkileri ve diğer ürünler için dekar başına 10 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 14 lira, nadas için de 6 liralık mazot desteği verilecek.
Mazot fiyatlarında artış olması durumunda belirlenen mazot destekleme birim fiyatları, bu yıl içerisinde günlük mazot fiyat artış oranları ortalaması kadar oranda Maliye Bakanlığının uygun görüşüyle artırılarak uygulanacak.
Toprak analizi desteği olarak asgari 50 dekar ve üzeri tarım arazilerinde, her 50 dekar araziye kadar analiz başına yetkili toprak analiz laboratuvarlarına 40 lira destek sunulacak.
Organik tarım için 10 ila 100 lira destek
Organik tarım için kategorilerine göre dekara 10 ila 100 lira destek sağlanacak.
İyi tarım uygulamaları desteklemesi kapsamında meyve, sebze, süs bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler, örtü altı ve çeltik için dekar başına 10 ila 150 lira arasında destek verilecek. Ayrıca alabalık, çipura, levrek için kilogram başı 25 kuruş desteklenecek.
Bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerinin desteklenmesi uygulamalarında dekara 100 lira ödenecek.
Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği, Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında belirlenen yerlerde yapılan üretimde dekara 170 lira olarak ödenecek.
Fark ödemeleri kapsamında belirlenen havzalarda yetiştirilecek ürünler için verilecek destekler de tespit edildi. Bu kapsamda kilogram başına yağlık ayçiçeğine 40 kuruş, kütlü pamuğa 80 kuruş, soya fasulyesine 60 kuruş, kanolaya 50 kuruş, aspire 55 kuruş, dane mısıra 3 kuruş, buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikaleye 5 kuruş, çeltiğe 10 kuruş, kuru fasulyeye, nohuda, mercimeğe 50 kuruş, zeytinyağına 80 kuruş ve yaş çaya 13 kuruş destek verilecek.
4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira destek
Hayvancılık alanında, programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla 4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira, malak için 150 lira, soy kütüğüne kayıtlı buzağı için 500 lira, malak için 400 lira, yurt içinde üretilen ve döl kontrolü kapsamında testlerini tamamlamış boğaların buzağılarına 50 lira, anaç mandalara 250 lira, soy kütüğüne kayıtlı anaç mandalara 400 lira destek ödenecek. Bakanlıkça Yetiştirici Bölgesi olarak belirlenen illerde buzağı ve malaklara 200 lira ilave destek verilecek.
Ürettiği çiğ sütü kayıtlı süt işleme tesislerine satan ve bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere, manda, koyun ve keçi sütü ile inek sütü, soğutulmuş inek sütü ve üretici örgütleri kanalıyla pazarlanan soğutulmuş inek sütüne farklı olmak üzere, Bakanlığın belirleyeceği dönemler ve birim fiyatlar üzerinden destekleme ödemesi yapılacak. Ürettiği çiğ sütü üretici örgütleri aracılığı ile süt tozu olarak Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne (ESK) satan üreticilerin çiğ süt desteklemeleri devam edecek.
Çoban istihdamı desteği, 200 ve üzeri küçükbaş anaç hayvan varlığına sahip işletmelere 5 bin lira olarak ödenecek. Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliğinde anaç hayvan başına 25 lira, Mardin, Siirt ve Şırnak’ta anaç tiftik keçilerine ilave 20 lira ödeme yapılacak.
Arı yetiştiricilerine kovan başına 10 lira verilecek
Arı yetiştiricilerine de arılı kovan başına 10 lira, ana arı için 15 lira, damızlık ana arı için ise 40 lira destek sunulacak.
Öte yandan ipek böceği yetiştiriciliği de desteklenecek.
Yurt içinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil) mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere, 1-200 baş için (200 dahil), hayvan başına 250 liraya kadar Bakanlıkça belirlenen fiyat üzerinden destekleme ödemesi yapılacak.
 
 

Prim Borcu Bulunan Bağkur'lu Çiftçiye Emeklilik Fırsatı

SGK ile Ziraat Bankası arasında, emeklilik hakkı doğmuş ama prim borcu bulunan Bağkurlu çiftçilere kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Ziraat Bankası arasında, emeklilik hakkı doğmuş ama prim borcu bulunan Bağkur'lu çiftçilere aylık yüzde 1,28 faiz oranı ve 48 ay vade imkanıyla kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Salonu'ndaki "Prim Borçlarını Ödeyerek Emekli Olabilecek Tarım Bağkurlu Sigortalılara Kredi Sağlanması Protokolü" imza törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı ve diğer yetkililer katıldı.
Törendeki konuşmasına Zeytin Dalı Harekatı'na katılanlara başarı dileyerek başlayan Sarıeroğlu, şehit olan Mehmetçiklere Allah'tan rahmet, yaralananlara ise acil şifa diledi.
Sarıeroğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu olarak, şehit ailelerinin yanında olduklarını, onları emanet olarak gördüklerini ve her türlü işlemlerini kolaylaştırdıklarını söyledi.
Türkiye'nin bir yandan terörle mücadelesini sürdürürken diğer yandan yatırım ve reformlarına hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Sarıeroğlu, ihtiyaçların karşılanması konusunda milletin yanında olmaya devam ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu hafta çiftçiler için önemli düzenlemeleri içeren açıklamalar yaptığını hatırlatan Sarıeroğlu, bugün imzalanan protokolün ve düzenlemelerin çiftlere kolaylık sağlamasını diledi.
Göreve geldiği ilk andan itibaren hiçbir konuyu kenara itmediklerini anlatan Sarıeroğlu, şöyle devam etti:
"Her konuyla ilgili ortak akla inanarak, diyalogla istişareyle çözüm odaklı bir bakış açısıyla çalışmalarımızı sürdürdük. Ücretsiz aile işçiliği bizim için önemli. Bu bağlamda kadınlarla ilgili özellikle çiftçi kadınlarımızla ilgili Tarım Bakanlığımızla geçmişten beri yürüttüğümüz çalışmalarımız var. Bu dönemde de inşallah İŞKUR aracılığıyla kadın çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz sene çok başarılı bir projeyi, kadın girişimciliğinin desteklenmesiyle ilgili bir projeyi hayata geçirmiştik. Diğer taraftan uygulamaya koyduğumuz hem geçmiş dönemdeki teşviklerimiz hem bu dönemdeki istihdam teşviklerimiz çiftçilerimizi de kapsıyor. Beş puanlık prim indirimlerimiz çiftçilerimizi kapsıyor."
Sosyal Güvenlik anlamında önemli atılımlar yaptıklarını aktaran Sarıeroğlu, "Şuan 708 bin tarım Bağkur'lu sigortalımız var. Tarım Bağkur'lu 682 bin de emeklimiz var. Biz, inşallah önümüzdeki dönemlerde de bu kesimlerin tamamına dokunacak çalışmalarımızı gerçekleştirmek için çabalarımızı ortaya koymaya devam edeceğiz." dedi.
Tüm kesimlerle ilgili çalışmalarını sürdüreceklerini bildiren Sarıeroğlu, tüm vatandaşların geçmişinin, bugününün, geleceğinin Sosyal Güvenlik şemsiyesinin teminatı altında olduğunu kaydetti.
İmzalanan protokolün içeriğine ilişkin bilgi veren Sarıeroğlu, şunları söyledi:
"Kapsama giren Tarım Bağkur'lularımız, yaşını doldurmuş, prim gün sayısını doldurmuş ancak prim borçlarını ödeyemediği için emekli olamamış kişileri kapsıyor. Bu borçları ödediği takdirde emekliliğe hak kazanma şartına sahip olması gerekiyor. Yine doğum ve askerlik borçlanması yaparak emekliliğe hak kazanma şartlarına sahip olması gerekiyor. Hizmetlerini dondurmuş olup, emekliliğe hak kazanma şartlarını sağlayan tarım Bağkur'lu sigortalılarımızı kapsama alıyoruz. Ziraat Bankasından alınacak krediler, burada önemli bir ayrıntı, emekli maaşlarından taksitleri ödenecek. Bunun da önemli bir kolaylık olacağını düşünüyoruz."
Protokol üç ay süreyle geçerli
TZOB Genel Başkanı Bayraktar ise imzalanacak iş birliği protokolünü çok önemsediklerine işaret ederek "Birçok çiftçimizin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyemedikleri için emekli aylığına hak kazanamadıklarını biliyoruz." dedi.
5510 sayılı Kanunun 4/B kapsamındaki yaşlılık aylığı bağlanacak Tarım Bağkur sigortalısı çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarının tasfiye edilmesi için kredi kullandırılması ve böylelikle emeklilik hakkı kazanmalarının sağlanmasının büyük bir mağduriyeti gidereceğini bildiren Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tasfiye edilecek borçların, sigorta primlerinin yanı sıra genel sağlık sigortası borcu, durdurulan sürelerin ihyası, doğum ve askerlik kapsamındaki hizmet borçlanmalarını da kapsaması son derece isabetli bir karar olmuştur.
Bu durumdaki çiftçilerimiz, imzalanan bu protokol hükümleri çerçevesinde, aylık yüzde 1,28 faiz oranıyla 48 ay vade imkanıyla Ziraat Bankası'ndan kredi çekip, birikmiş prim borcunu ödeyip emekli olabilecektir.
Üç ay süreyle geçerli olacak protokol, iki kez daha uzatılabilecek. Takdir edersiniz ki bizim için süre önemlidir. Protokolden, kapsamdaki tüm çiftçilerimizin yararlanması için yeterince bir süre olmalıdır.
4/A sigortalı olarak tarımda çalışan ve kendi primini ödeyen mevsimlik işçilerimiz ile Tarım Bağkur'lu olup da daha sonra 4/A sigortalı olarak bir işe girip çalışan çiftçilerimiz de bu protokolden yararlandırılmalıdır. Bu protokol kapsamına, bu durumdaki çiftçilerimiz de alınırsa çok sayıda çiftçimizin mağduriyeti giderilmiş olur."
Tarımdaki sigortalı nüfusunun hızla artırılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, tarımda kayıt dışı çalışmanın azaltması, sigortalı nüfusun artırılması için tarımda sigorta prim yükünün hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, şöyle konuştu:
"2018'de 25 olan prim ödeme gün sayısı yeniden 2008'deki rakama, 15 güne indirilmelidir.
Tarım sektöründe çalışan kadınlara da pozitif ayrımcılık istiyoruz. Bu kapsamda çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin yüzde 50'si devlet tarafından karşılanmalıdır. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için 90 gün (4 yıla 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı ilave edilmelidir."
SGK Başkanı Bağlı da bugün imzalanan protokolün daha önce imzaladıkları "Emeklilik Hakkı Doğmuş Bağkur'lu Esnafa Kredi Sağlanması Protokolü" ile aynı şartlara sahip olduğunu belirtti.
Bağlı, protokolün 1,28 faiz oranı, 48 ay vade ve 3'er ay süre uzatma imkanı verdiğini kaydederek "Talimatımız doğrultusunda, herhangi bir kredi, sicil sorgulanması yapılmayacak ve komisyon söz konusu olmayacak." dedi.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın ise protokolün hayırlı olmasını diledi.
Konuşmaların ardından, Bağlı ve Aydın tarafından emeklilik hakkı doğmuş Bağkur'lu çiftçiye kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.

TİGEM 300 Koyun Başvurusu İçin Süreç Başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği ve büyük bir ilgi gören 'Köyüne geri dönenlere 300 koyun ve maaş' projesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sonra ilk adım atıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, 300 başa kadar küçükbaş hayvan için başvurular başladı. İşte, TİGEM üzerinden yapılan '300 koyun' projesi başvuru şartları ve detaylı bilgileri...
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından ''Köyden şehire gitme. Hem maaşını al hem kendi işinin patronu ol'' projesi kapsamında yapılan köyüne geri dönene 300 koyun artı maaş verileceğine yönelik açıklama ülke genelinde büyük heyecana yol açtı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını açıkladığı projede detaylar belli oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi kapsamında doğacak kuzuların alımı garanti edilecek ve taban alım fiyatı önceden belirlenecek. Üretilecek tüy ve süt yetiştiricinin olacak.
8 yıl sonunda 5 milyon dişi hedefleniyor
Projeye katılımın yeterli düzeyde olması halinde 8.yılın sonunda toplam 5 milyon dişi hedefleniyor. Bu süreçte 3 milyon 250 bin baş erkek hayvanın kesimiyle 52.300 ton et üretimi ise projenin diğer hedefleri arasında yer alıyor.

Başvuru nasıl yapılacak?

Oluşturulacak web sitesinde müracaat şartları ve başvuru kriterlerinin yayınlanması,
Elektronik ortamda yetiştiricilerin ön başvurularının alınması,
Başvuruların TİGEM tarafından değerlendirilmesi,
TİGEM tarafından başvuruları kabul edilen yetiştiricilerin Ziraat Bankası tarafından değerlendirilmesi,
Kazananların duyurulması,
Kredisi onaylanan yetiştiriciler ile Ziraat Bankası ve TİGEM arasında sözleşmelerin imzalanması.
Hayvanların temini ve teslim edilmesi,
Teslim edilen hayvanların İl/İlçe Müdürlükleri tarafından aşılama ve küpelenmesinin ücretsiz olarak yapılması,
Yetiştiriciye bakım giderleri ve sigorta bedeli için avans verilmesi,
Doğacak dişi kuzular için TİGEM tarafından yetiştiriciye alım garantisi verilmesi,
Alınacak dişi kuzuların Bakanlığın diğer projelerinde değerlendirilmesi.

Su ürünleri sektörü 1 milyar dolar ihracat hedefliyor.

Hava kargo ile ihracat Türk su ürünleri sektörünün ihracatında 7 yılda yüzde 10 paya ulaşınca dünya devi hava yolu şirketleri Türk balığını indirimli fiyatlarla taşımak için sıraya girdi.
Türk su ürünleri sektörü, Turkish Cargo ile İzmir-New York hava kargo seferleri koymaya hazırlanırken, Luftansa, Atlas Global ve Pegasus Havayolları kargo fiyatlarını düşürdü. Emirates Havayolları ve UPS ise Türkiye için rekabetçi fiyat vermeye hazırlanıyor.
Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 73’ünü üyelerinin gerçekleştirdiği Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, balıkçılığın başkenti Bodrum’da “Su Ürünleri Sektör Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi.
Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden biri olan Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar ihracat hedefliyor. 2000 yılında 60 milyon dolar olan ihracatını her yıl düzenli olarak arttırarak 2017 yılında 856 milyon dolara yükselten Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar barajını geçmek için güçlerini birleştirdi.
Su ürünleri yetiştiriciliğinin, en genç, en hızlı büyüyen ve en dinamik sektörlerden biri olduğunu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, 2017 yılında ICCAT (Uluslararası Atlantik Okyanuslarını Koruma Komisyonu) Toplantısında Türkiye’nin orkinos kotasında artış olduğunu bu sayede 100 milyon dolarlık artış beklediklerini kaydetti.
 

ÇKS Süresi Uzatıldı

Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kaydını yaptıramayan çiftçiler için müracaat süresi 31 Aralık 2017'ye uzatıldı.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, "Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak, 30 Haziran'dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.Buna göre, 2017 üretim yılı ÇKS kaydını 30 Haziran'a kadar yaptıramayan çiftçiler için süre 31 Aralık 2017'ye kadar uzatıldı.Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, ÇKS'nin çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanı olarak hazırlandığı hatırlatıldı.ÇKS Yönetmeliği'ne göre, üretim yılına ilişkin çiftçi başvurularının 30 Haziran'da sona erdiği belirtilen açıklamada, "Çiftçilerin bu tarihten sonra sahip oldukları veya kiraladıkları tarım arazileri hariç ÇKS'ye yeni bir çiftçi ve arazi kaydı yapılmamaktadır." ifadesi kullanıldı.
 
 

Gıda Ürünlerine Etiket Ayarı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıdaların etiket, tanım, reklam ve sunumunda kullanılan ifadelerin tüketiciyi doğru bilgilendirmesi için kısa süre önce gıda etiketlenmesine yönelik bir yönetmeliği açıkladı.

Habertürk'ten Deniz Çiçek'in haberine göre, Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı yeni kılavuza göre etiketlerde “gerçek” ve “hakiki” terimleri yasak olacak. “Hakiki bal”, “gerçek meyve”, “hakiki Maraş dondurması” ifadeleri yasaklanacak. Ayrıca yüzde 100 doğal ifadesi olmayacak. Ambalajlı ürünlerde “bahçeden taze”, “fırından taze” ifadelerine yer verilmeyecek.

'Ev Yapımı' Kalkıyor, 'Anne Eli Değmiş Gibi' Kalıyor

Endüstriyel gıdalarda “ev yapımı” ifadesi kullanılamayacak. Ancak, “anne eli değmiş gibi”, “ev yapımı tadında” gibi ifadeler kullanılacak. Hazır ambalajlı ürünlerde, örneğin bisküvide “fırından taze” ifadesi kullanılmayacak. “Mutfaktan taze”, “denizden taze”, “bahçeden taze”, “taze sıkılmış”, “taze toplanmış” denilmeyecek. Taze ifadesi sadece hasattan kısa süre içinde satılan ürünler için geçerli olacak. Taze meyve ve sebzelerden üretilen salatalar, raf ömrü kısa olan süt ürünlerinde ise serbest olacak.

Okul Sütünde Geri Sayım Başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM), 2017 Yılı Okul Sütü Programı Uygulama Rehberi’ni yayımladı.

Ana sınıfı ve ilkokul çağındaki öğrencilere süt içme alışkanlığı kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunarak sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sağlamak amacıyla bu yıl 6’ıncı kez uygulanacak Okul Sütü Programı kapsamında, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı’nın ikinci döneminin başlayacağı 6 Şubat 2016 tarihinden itibaren yaklaşık 34 bin okulda, 6 milyon öğrenciye haftada üç gün 200 ml yağlı sade UHT içme sütü dağıtılacak. Program kapsamında dağıtılacak yaklaşık 290 milyon adet kutu süt alımı ihalesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda, Türkiye geneli 4 kısım halinde 27 Ekim 2017 tarihinde yapılmıştı.
 

Okul Sütü Programı kapsamında dağıtımı yapılacak 200 ml UHT, sade, yağlı, ambalajlı içme sütlerinin taşınması, okul idarelerine teslimi, depolanması ve öğrencilere dağıtımı ile ilgili kayıt ve izlenebilirliği sağlamak, programın değerlendirmesini yapmak, ilgili bakanlıkların taşra birimlerinin eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının uygun görüşleriyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan 2017 Yılı Okul Sütü Programı Uygulama Rehberi, HAYGEM’in internet sayfasında yayımlandı.

Buna göre, UHT içme sütü; Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında, ülke içinde UHT içme sütü üretimi yapan gıda işletmelerinden, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca temin edilecek.