Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Bakan Fakıbaba Ve Elvan Şanlıurfa'da

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, tarihi öneme sahip Kurtuluş Müzesi'nin bahçesinde düzenlenen programa katıldı.
Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98'inci yıl dönümü nedeniyle Kurtuluş Müzesi'nde düzenlenen törene Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan'ın da aralarında bulunduğu protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Fransızlara karşı ilk kurşunun atıldığı mekan olan Kurtuluş Müzesi'nde düzenlenen etkinlikte konuşan Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, törene katıldığı için mutluluk yaşadığını söyledi. Türkiye'nin her geçen gün büyüdüğünü ve hiçbir terör örgütüne teslim olmayacağını anlatan Fakıbaba, şöyle dedi: "Türkiye Şanlıurfa'sıyla Manisa'sıyla, Mersin'iyle hiçbir zaman evvelallah yenilemeyecektir. Bu açıdan baktığımızda, bugün sahip olduğumuz değerlerin bedellerinin ölçülemeyecek kadar kıymetli olduğunu görmekteyiz. 98 yıl önce olduğu gibi bugün de her türlü şartta, aynı ruhla, birlik ve beraberlik içerisinde gerekli mücadeleyi gösteriyoruz. Topraklarımıza, birliğimize, beraberliğimize ve kardeşliğimize yönelik tehditleri, bir bir ortadan kaldırıyoruz. Kaldırmaya devam edeceğiz. Bunu bütün örgütler, FETÖ, PKK, PYD, YPG hepsi bilmek zorundadırlar. Bu ülke insanları olduğu müddetçe Allah'ın izniyle bunlara burada yaşam hakkı hiç olmayacaktır."
Bakan Fakıbaba, 98 yıl önce vatan toprağı için verilen mücadelenin bugün de sürdüğünü belirterek, "98 yıl önce olduğu gibi bugün de her türlü şartta, aynı ruhla, birlik ve beraberlik içerisinde gerekli mücadeleyi gösteriyoruz. Topraklarımıza, birliğimize beraberliğimize ve kardeşliğimize yönelik tehditleri, bir bir ortadan kaldırıyoruz. Kaldırmaya devam edeceğiz" dedi.
Ahmet Eşref Fakıbaba, burada yaptığı konuşmada, 11 Nisan 1920'nin Şanlıurfa için önemine değinerek, "11 Nisan, bir kurtuluş ruhudur. Umudun, fedakarlığın, kararlılığın, büyük düşünmenin, teslim olmamanın, direnmenin, birlik olmanın adıdır. Şehirlisi köylüsü, kadını erkeği, yaşlısı genci ile karanlığı aydınlığa, karamsarlığı umuda dönüştürmenin destanıdır." dedi.
Türkiye'nin şimdilerde de teröristlere karşı aynı kararlılıkla mücadele ettiğini vurgulayan Fakıbaba, şunları kaydetti: "Ecdadımız, 98 yıl önce bugün, ortaya koyduğu destansı mücadele neticesinde topraklarına göz dikenlere karşı şanlı bir zafer elde etmiştir. Bugün Mehmetçiğimiz, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatıyla nasıl teröristlere karşı gerekli cevabı vermişse, 98 yıl önce de Urfalı hemşehrilerimiz aynı cevabı burada vermiştir. Bu kahramanlığıyla, mazlum milletlere örnek olan İstiklal Mücadelemizin bayraktarlığını yapmakla beraber hür yaşamdan biran dahi vazgeçmeyeceğini de bütün dünyaya haykırmıştır. Dolayısıyla tüm Şanlıurfalılar olarak ecdadımızın elde ettiği bu şanlı zaferin haklı gururunu yaşıyoruz. 98 yıl önce olduğu gibi bugün de her türlü şartta yine aynı ruhla, birlik ve beraberlik içerisinde gerekli mücadeleyi göstereceğiz. Topraklarımıza, birliğimize, beraberliğimize ve kardeşliğimize yönelik tehditleri bir bir ortadan kaldıracağız. Ülkemizi, büyük ve lider ülke olma yolundaki hedeflerinden alıkoymaya dönük çabaları bertaraf edeceğiz."
Konuşması sırasında yağışın şiddetlenmesi üzerine Fakıbaba, Tarım Bakanı olarak bu durumun kendisini daha da mutlu ettiğini sözlerine ekledi ve "Yağmur rahmet olması, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olmam dolayısıyla beni çok mutlu etti. Şimdi diyorum ki ya Rabbi yağmur yağdırıyorsun, esasında gökten para atıyorsun bize. Allah'a binlerce şükürler olsun. Hem kurtuluş için binlerce şükürler olsun hem de yağmur için şükürler olsun" ifadelerini kullandı.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ise bu günün hem Şanlıurfa hem de Türkiye için önemli olduğunu ifade ederek, şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
Bu önemli günlerin hatırlanması gerektiğine dikkati çeken Elvan, "Bu günleri yaşamamız, hatırlamamız gerekiyor. Bugün biz yedi düvele karşı mücadele veriyoruz. Ecdadımız o Türkiye düşmanlarına karşı ta 1920'lerde müthiş bir mücadele vermişti. İşte o günleri çocuklarımıza gençlerimize mutlaka hatırlatmamız gerekiyor." şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, "11 Nisan Urfa'nın Kurtuluşu" konulu resim ve kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.



 
 

Yeni Yem Uygulaması, Et Fiyatlarını Düşürecek

Şanlıurfa’nın pilot il seçildiği kışlık yem uygulamasıyla Türkiye’nin hayvansal yem ihtiyacının giderilmesi amaçlanıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu uygulamasının Türkiye’deki et fiyatlarını da düşürmesi bekleniyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hayvanların yem maliyetini düşürmek amacıyla Şanlıurfa’da bir pilot uygulaması başlattı. Bu yıl başlatılan uygulamayla çiftçilerin hayvanlarının kışlık yem ihtiyacını düşük maliyette elde edebilmeleri için tritikale, fiğ, yem bezelyesi ve arpa karışımı tohum dağıtıldı. Çiftçiler, bu tohumları kış ayında boş kalan arazilerine ekerek hayvanlarının ihtiyacını karşılayacak.
Harran Üniversitesi de bu uygulamaya bilimsel yönden destek veriyor. Üniversitenin Veterinerlik Fakültesi Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık İşletmesinin bahçesine bakanlığın dağıttığı kışlık yem bitkisi ekildi. İşletmedeki hayvanlar, yemler belli bir büyüklüğe eriştiğinde otlamaları için araziye bırakılıyor. Bu sayede kışlık yem bitkisinin gelişimi ve hayvan üzerindeki etkisi bilimsel olarak takip ediliyor. Elde edile verilerin, üründen elde edilecek verime katkı sunacağı belirtildi.
Şanlıurfa Pilot İl Seçildi
Şanlıurfa’nın uygulamada pilot il seçildiğini dile getiren Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi ve Ziraat Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi Müdürü Prof. Dr. İzzet Açar, "Buradaki alan, bizim Eyyübiye kampüsünde, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık işletmemizin bulunduğu bir yerdeyiz. Bu arkada gördünüz yeşil alanda arpa ve fiğ karışımı ekildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımızın Şanlıurfa’da başlattığı bir pilot uygulamaydı. 20-25 bin dekar alanda çiftçilere birinci pamuk söküldükten sonra kışlık yem bitkisi olarak bu karışımlardan tohum dağıtıldı. Tritikale, fiğ, yem bezelyesi ve arpa bunlar değişik vagonlarda karıştırılarak çiftçilerimiz tarafından ekilmek üzere bakanlığımızca dağıtıldı" dedi.
Uygulamada önemli sonuçlar aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Açar, "500 kilogram ağırlığındaki bir hayvanın günlük yem tüketimi kuru madde bazında 20 kilogram civarındadır. Tabi yaş olduğu zaman siz onun suyunu içerisinden düşürmek zorundasınız. Bizde de hayvancılıkta yem çok ciddi bir katkı, et fiyatlarının yükselmesinde de çok önemli bir problem. Bakanımız yem açığını gidermek için bu noktada bir pilot uygulaması başlatmıştı. Pamuk söküldükten sonra yeni pamuk ekilinceye kadar arada kışlık yem bitkilerinde yem açığımızı kapatabilir miyiz düşüncesi, burada biz çok önemli sonuçlar aldık” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nın Kaba Yem İhtiyacı Giderilecek
Uygulama sayesinde Türkiye’nin kaba yem ihtiyacının büyük ölçüde giderileceğini belirten Prof. Dr. Açar, "Buradaki gördüğünüz alanda doğrudan doğruya otlatma yapıyoruz ama Osmanbey kampüsünde tritikale, fiğ karışımı, yem bezelyesi, arpa karışımı, arpa fiğ karışımı yem bitkileri ektik. Onları da normal pamuk ekiminden önce biçerek dekara kuru ot verimleri ne kadardır, o noktada bir veri üretme şeklinde bu projenin çıktılarını ortaya koymuş olacağız. Çünkü bir süt ineğinin günlük yüzde 55-60 kilogram kaba yem tüketmesi gerekiyor. Çok ciddi bir girdi. 365 günle çarptığınız zaman çok ciddi rakamlar ortaya çıkıyor. Hem toprağa faydalı, kendinden sonra gelen ürünün daha iyi verim vermesini sağlıyor, toprağı dinlendiriyor, hem de bu bir milyon dönüm üzerindeki alan, sadece Şanlıurfa için diyorum. Harran Ovası bazında düşündüğümüz zaman, bu kadar alanda, ki biz Şanlıurfa’nın tamamını düşündüğümüz zaman 2 buçuk, 3 milyon dönüme yakın bir alana tekabül ediyor bu kadar bir alanda siz yem bitkisi üreterek Türkiye’nin kaba yem açığına katkı verilmiş olacaksınız" şeklinde konuştu.
Et Fiyatları Düşecek
Ucuza mal edilen yemin et fiyatlarını da düşüreceğini söyleyen Prof. Dr. Açar, "Üretim yaptığınız zaman maliyetleriniz yüksekse mecbur bu üretim maliyetlerini satış fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyorsunuz. Kimse zarar etmek üzere bir işletmecilik yapmaz. Biz de devlet olmamıza rağmen döner sermaye işletmesi mantığında zarar etmek yoktur. Yani siz sermayenizi döndürmek zorundasınız. Dolayısıyla çok olmasa da bir miktar kar etmek zorundasınız. Bunun için de çok çok önemli. Yemi ucuza mal ederseniz üretim maliyetiniz ucuz olacak. Yani bir kilogram eti ürettiğiniz fiyat size maliyeti düşük olduğu zaman da bunu daha ucuz fiyatla piyasaya, vatandaşa verme şansınız olacak. Bu noktada çok önemli ve önemsenen bir proje” diye konuştu.
 
 

Türkiye Et İhraç Edecek

GIDA Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şanlıurfa'da katıldığı 'IPARD-II 3. Çağrı İlan Tanıtım Programı'nda "Göreceksiniz belirli bir süre geçtikten sonra Türkiye et ihraç edecektir. Ziraat Bankası'yla anlaştığımız bir projede, 5 milyar lirayı sadece küçük ve orta işletmelere düve alımı için kullanacağız. 500 bin düve alacağız. Problemin nereden geldiğini ve nereden kaynaklandığını biliyoruz. Allah'ın izniyle bu sorunu çözeceğiz.”dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın desteğiyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun düzenlediği 'Kırsal Kalkınma Buluşmaları; IPARD-II 3. Çağrı İlan Tanıtım Programı', Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi'nde düzenlendi. Müze alanına kurulan çadırda yapılan tanıtıma; Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba'nın yanı sıra AB Türkiye Delegasyon Başkan Yardımcısı Büyükelçi Gabriel Munuera Vinals, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Hakan Kalender, milletvekilleri Mehmet Ali Cevheri ile Mehmet Aktyürek, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci, bürokratlar ve çiftçiler katıldı.
GAP'ın ve tarımın başkenti olan Şanlıurfa'da böyle anlamlı bir toplantının gerçekleştirilmesinden dolayı yetkililere teşekkür eden Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak kırsal kalkınmaya önem verdiklerini söyledi. Zeytin Dalı Harekatı'nı değerlendiren Fakıbaba, AB'nin bu harekata destek vermesinden dolayı memnuniyetini ifade etti. Türkiye'nin işgalci bir devlet olmadığını belirten Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, şunları söyledi:
"Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman işgalci bir devlet olmamıştır. Ama Türkiye Cumhuriyeti her zaman sınırlarını korumak ve ülkesine korumak adına her türlü girişimde bulunmayı, gözünü kıpmadan bu işe sahip çıkmayı, her zaman bir görev olarak kaydetmiştir. Bu bağlamda da ben özellikle Afrin'de şehit olan kardeşlerimize, askerlerimize Mehmetçiklerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur. Ama bizim toprağımızda gözü olanın Türkiye gözünü çıkarır. Bunu herkesin bilmesi lazımdır."
'BİZİM YÖNÜMÜZ BATI'YADIR'
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine de değinen Bakan Fakıbaba, "AB standartlarını almak, hijyenini almak, çalışma standartlarını almak; gerçekten önemli bir alışkanlık olarak görüyoruz. Bizim yönümüz Batı'yadır. Eğer AB bizi kabul etmiyorsa onların bilebileceği bir iştir. Ama biz Batı'ya bakıyoruz. Standartlarımız AB standardıdır. Avrupa'nın en önemli dostu Türkiye'dir. Eğer Türkiye olmamış olsaydı, eğer Türkiye'ye komşu AB olmamış olsaydı, şu Suriye olayında Avrupa'daki durumu bile tahmin etmek istemiyorum. Çünkü bizdeki şu 3.5 milyon Suriyeli göçmen Avrupa sınırları içerisinde olacaktı. Bu da Avrupa'yı ne hale getirirdi, onu bilemiyorum. Ama Türkiye Cumhuriyeti bu 3.5 milyon insanı almış bağrına basmış ve onları kardeş olarak kabul etmiş, sofralarını onlara açmıştır. Biz onları seviyoruz. İnanıyorum ki onlar da bizi seviyordur."
'TÜRKİYE ET İHRAÇ EDECEK'
Türkiye hiçbir zaman et ithalatını hep kabul eden bir ülke olmadığını da vurgulayan Bakan Fakıbaba, şunları kaydetti:
"Göreceksiniz belirli bir süre geçtikten sonra Türkiye et ihraç edecektir. Ziraat Bankası'yla anlaştığımız bir projede, 5 milyar lirayı sadece küçük ve orta işletmelere düve alımı için kullanacağız. 500 bin düve alacağız. Problemin nereden geldiğini ve nereden kaynaklandığını biliyoruz. Allah'ın izniyle bu sorunu çözeceğiz. Bu projeye kadınlarımızın da sahip çıkmasını istiyorum. Türkiye bu projeler ve çalışmalar sayesinde AB'yi yakalayıp ve geçecektir. Bu konuda vatandaşlarımıza ben yürekten inanıyorum. İnşallah AB'yle yarış içerisinde kalacağız. Avrupa bize bakacak, biz de onlara. Kadınlarımıza yönelik pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz."
Yapılan konuşmaların ardından kadın çiftçilere sertifikalarını veren Bakan Fakıbaba, daha sonra Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından çadırda açılan stantları gezdi.
 
 

Bakanlık'tan Koordinatörlük Uygulaması

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahemet Eşref Fakıbaba bir otelde düzenlenen "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Diyarbakır-Şanlıurfa Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yeni bir uygulama ile bakanlığın çalışmalarını takip edecek temsilciler atadıklarını söyledi.
Fakıbaba, Diyarbakır'ın önemli bir kültür ve turizm kenti olması yanında gıda, tarım ve hayvancılığın da önemli bir şehri olduğuna dikkati çekerek, Şanlıurfa ve Diyarbakır'daki bakanlık çalışanları ve müdürleriyle bir araya geldiklerini anlattı.
Yerelde ve bölgedeki işlerin daha hızlı yürütülebilmesi için kendisine bağlı çalışan 26 saha koordinatörü atadığı bilgisini veren Fakıbaba, şunları kaydetti:
"26 çok değerli arkadaşımızı saha koordinatörü olarak atadık. Koordinatör tabiri çok hoşuma gitmiyor ama bir ağabey, hoca, bakanın direkt temsilcisi. Problem olduğunda çözen, valimize, büyükşehir belediye başkanımıza giden, milletvekilleriyle irtibat kuran böyle mükemmel bir yapı haline dönüşmesi gerektiğine inanıyorum. Diğer partilerle iş birliği yapabilen, onlarla konuşan. Önemli olan nedir? Önemli olan bütün halkımızın gerçekten gıda, tarım ve hayvancılıkta şehirlerimizi en üst seviyeye getirmektir.
Yerelde artık tamamen sizin eliniz ve avucunuzda olan, valinin imzasından geçtikten sonra evraklarını aceleyle Ankara'ya gönderebilen, bir bakanın temsilcisi olarak, arkadaşınız, hocanız olarak görebilirsiniz."
Fakıbaba, atanan 26 saha koordinatörünün tecrübeli ve bu işe yıllarını vermiş kişilerden seçildiğine işaret ederek, "Bu bağlamda ilk görev anlayışını Diyarbakır'dan başlatıyorum." dedi.
 
 

Bakan Fakıbaba Şehit Aileleriyle Bayramlaştı

Kurban Bayramı dolayısıyla Şanlıurfa'da bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Vali Abdullah Erin ile bayramlaşma gezilerini şehit aileleriyle devam ettirdi.

Gap Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü personeliyle bayramlaşan Bakan Fakıbaba, Vali Erin ve beraberindekiler, daha sonra Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde açılan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesine taşınan hastanelerden boşalan binalarda inceleme yaptılar.
 

‘Toprağı suyla çiftçiyi bilgiyle buluşturmalıyız’

Bakan Fakıbaba,Türkiye’nin daha çok çalışan veteriner ve ziraat mühendislerine ihtiyacının olduğunu söyledi. Kendisinin de yeni bir bakan olmasına rağmen dersine çok çalıştığını belirten Fakıbaba, “Bizim toprağı suyla, çiftçiyi de bilgiyle buluşturmamız lazım. Bu da sizin ve bizim görevimizin başında geliyor. Bunun finansını sağlamak benim görevim ama çiftçiyi bilgilendirmek sizin göreviniz. Eğer siz çiftçiyle bilgiyi buluşturamazsanız, eğer o çiftçi sulamayı nasıl yapacağını, hangi ürünü ekeceğini, buğdaydan 100 kilo alacağını 900 kiloya nasıl çıkaracağını siz anlatmazsanız adam bilemez” diye konuştu. Mühendislerden çiftçilerin ayağına gitmelerini isteyen Fakıbaba, kendilerinin halkın, mühendislerin de çiftçilerin hizmetkarı olduğunu ifade etti. Çiftçilerin bilgilenmesinin üretime büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Fakıbaba, “Bakıyoruz fındık dekar başına 80 kilogram alınıyor, Amerika’da 400 kilogram alınıyor. O zaman demek ki ben burada görevimi yapamıyorum. Bunun için daha iyi çalışmalar yürütmeliyiz” şeklinde konuştu.   

İncelemeleri sırasında bölge esnafı ve vatandaşlarla da bayramlaşan Bakan Fakıbaba ve Vali Erin şehit aileleriyle de bayramlaştı. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde vatani görevini yaparken şehit olan Hüseyin Koroç'un babaevini ziyaret eden heyet aileyle bayramlaştıktan sonra, 15 Temmuz'da şehit olan Şanlıurfalı Şefik Şefkatlioğlu'nun ailesini ziyaret etti. Şehitlerin emaneti olan ailelerin, devlet ve millet için kutsal olduğunu kaydeden Vali Erin, her zaman şehit ailelerinin yanında olacaklarını belirtti.

Bayram ziyaretleri sırasında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin'e ilgili kurum amirleri de eşlik etti.

Bakan Fakıbaba'dan Müjde

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kurban Bayramı’nda üreticinin de tüketicinin de fiyatlardan memnun olacağını söyledi.

Şanlıurfa’da çeşitli ziyaretlerde bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlıkla ilgili çalışmaların yapıldığını ancak bir fiyat telaffuz edemeyeceğini belirterek, “Fiyatın ne olacağı konusunda bir şey söylemem mümkün değil. İşi rakamlarla ifade etmem ama Fakıbaba olarak, samimi bir şekilde cumhurbaşkanımızın bana direktifi herkesin mutlu olabileceği, üreticinin, tüketicinin, esnafın, kasabın, sanayicinin, üretenin herkesin dengeyi bulabileceğimiz bir sistem bulacaksın dedi. Ben de emrin olur dedim ve arkadaşlarla birlikte onun için çalışıyoruz ama kurbanda fiyatlar böyle olacak, şöyle olacak demem bana göre doğru olmaz. Biraz beklemek lazım ama şunu söyleyebilirim, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak benden önceki bütün arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bir bayrak teslim aldım. Amacım bu bayrağı en iyi şekilde, en hızlı şekilde benden sonra gelen arkadaşıma vermektir. Bu süreç içerisinde de Allah’ın izniyle takım olarak başta cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız, milletvekillerimiz, hep birlikte bu halkın daha mutlu, daha sağlıklı yaşayabilmesi için elimizden geleni yapacağız. Üreticinin de tüketicinin de mutlu olabileceği çalışmamız yapılıyor. Genelgelerimizde ne varsa uygulanır. Devlette devamlılık esastır. O devamlılıkta ne varsa onlar muhakkak uygulanır” ifadelerini kullandı.

Enerji Tüketiminde Şanlıurfa Lider

Türkiye genelinde 8 milyar kilovatsaat elektrik sulama için kullanılırken, bunun 2 milyar kilovatsaati Şanlıurfa’dan çekiliyor.

Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (Dicle EDAŞ) Şanlıurfa İl Müdürü Osman Hondu, Türkiye genelinde sulamada kullanılan 8 milyar kilovatsaat elektriğin 2 milyar kilovatsaatinin Şanlıurfa’da tüketildiğini bildirdi.

Ekonomi Kulübü Şanlıurfa Şubesince bir otelde düzenlenen etkinlikte, sulama birliği ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla, kentte yaşanan elektrik kesintileri ve kayıp kaçak sorunu tartışıldı.

Hondu, burada yaptığı konuşmada, şirketlerinin hizmet verdiği bölgenin 21 milyar kilovatsaatle Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’den sonra en fazla elektrik çekimi yapan bölge olduğunu söyledi.

2015 yılında Atatürk, Keban ve Karakaya barajlarından 11 milyar kilovatsaat üretim yapıldığını ancak aynı yıl bölgede tüketilen elektriğin bu üretimin 2 katından daha fazla olduğunu belirten Hondu, sarfiyatın yüksek olmasının en büyük nedeninin sulama olduğunu bildirdi.

Türkiye’de sulama için harcanan 8 milyar kilovatsaat elektriğin 5 milyar kilovatsaatine bölgenin ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hondu, “Yani bu 5 milyar kilovatsaat bölgedeki 6 ilde tüketiliyor. Bu 5 milyar kilovatsaatin 2 milyar kilovatsaati da Şanlıurfa’da tüketiliyor. Aslında bir anlamda bölgenin elektrikten çok suya ihtiyacı var. GAP ve kanallar bir an önce bitirilse bu elektrik tüketiminin inanılmaz derecede düşeceğini öngörüyoruz.” dedi.

Çiftçiler için sayaç dönemi

Geçen yıl kentte, 3 bakanın katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda dönüm başına elektrik harcaması düzeninden vazgeçilerek çiftçilerin trafolarına sayaç takılması konusunda anlaşmaya varıldığını anlatan Hondu, bu sistem başladığında çiftçilerin arazilerinde 750 sayaç bulunduğunu, şu an sayaç sayının 12 bini aştığını ifade etti.

Bazı çiftçilerin sayaç takmama konusunda direndiğine dikkati çeken Hondu, “Bu çiftçilerimizi de sayaç takma konusunda ikna etmeye çalışıyoruz ama hala zorluk çıkarıyorlarsa tabii ki hem enerjilerinin kesilmesi hem de kullandıkları enerjinin kaçak olarak değerlendirilmesi işlemleri devam ediyor.” diye konuştu.

Bölgede harcanan 21 milyar kilovatsaat elektriğin büyük bölümünün israf edildiğini vurgulayan Hondu, şöyle devam etti:

“Bu israfın nedenlerin başında sulamadaki israf ve klimaların kullanımı geliyor. Şanlıurfa’da ve bölge illerindeki hava sıcaklığı 15 gündür yaklaşık 45 derece civarlarında seyrediyor. Gece sıcaklığımız bile çoğu Anadolu kentinin gündüz sıcaklığına eşdeğer. Doğal olarak klima kullanılması gerekiyor ama vatandaşlarımızın klima kullanımları konusunda duyarlı olmasını istiyoruz. Klima açıkken kapı ve pencerelerin açık tutulmaması, klima derecesinin 18’lerde bırakılmaması gerekiyor.”

Fazla tüketim elektrik kesintilerine yol açıyor

Elektrik tüketiminin sıcaklık nedeniyle son günlerde artığını kaydeden Hondu, 3 Temmuz Pazartesi günü Türkiye genelinde tüketim rekoru kırıldığını anımsattı.

3 Temmuz’da bölgede en fazla tüketimin Şanlıurfa’da yaşandığını belirten Hondu, şunları kaydetti:

“Bir günde 34 milyon kilovatsaat çekim yaptık. Şanlıurfa’da yıllık çektiğimiz elektrik 7 milyar kilovatsaat. Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde bin 500 otelle birlikte yazın en fazla elektriğin çekildiği yer olmasına rağmen, yılda 5,5 milyar kilovatsaat çekerken, sadece Şanlıurfa’nın çektiği 7 milyar 600 milyon kilovatsaat. Burada bize düşen mutlaka elektrik kullanımında tasarruf etmemiz. Lüzumsuz olarak kullandığımız enerji hem mevcut hatlarımıza fazla yük binmesine neden oluyor hem de dalgalanma diye tabir ettiğimiz enerjinin sık sık gelip gitmesi, kesilmesi, kullandığımız cihazlara zarar veriyor. Eskiden klima sayımız azken bugün köylerimizde bile en az iki tane klima var ve bu iki klimayı sürekli çalışır durumda tutuyoruz. Böyle olunca mevcut hatlarımızın bunu karşılaması ya da aynı verimlilikte enerji vermemiz mümkün olmuyor.”

Atatürk Kültür Merkezi’nde Fuar Coşkusu!

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ana sponsorluğunda "Anadolu Yetiştiriciler, Canlı Hayvan ve Çobanlar Fuarı”, “Anadolu Kırsal Hizmetler Fuarı”, “2. Ulusal Kırkım Şampiyonası" ve “Şanlıurfa Tanıtım Günleri”, açılışı Atatürk Kültür Merkezi’nde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in katılımıyla gerçekleştirildi.
 
Şanlıurfa'nın tarihi dokusuna işaret eden Çelik, "Şanlıurfa yüzlerce tarih kokan eserle iç içe açık hava müzesi bir şehir. Gelenlerin tekrar tekrar gelmek isteyeceği bir yer" değerlendirmesinde bulundu.
 
Çelik, Türkiye'nin medeniyetlere beşiklik yaptığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
 
"Şimdi gençliğimiz şu şekilde bir kültürle karşı karşıya: 'Paris'i gezdin mi, Londra'yı gezdin mi?' Geçin bunları, sen Şanlıurfa'ya gittin mi onu söyle. Şanlıurfa'yı görmeden dünyanın neresine gitsen, ne ifade eder? Bu yanlış anlayışlardan mutlaka çıkmamız gerekiyor."
 
"Tarımın modası geçmez"
 
Hayvancılığın artık geçimlik bir meslek olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Çelik, tarımın kurallara uygun şekilde, bilim öncülüğünde yapılması zorunluluğunun bulunduğunu dile getirdi.
 
Çelik, tarım sektörünün önemine vurgu yaparak, "Her şeyin modası geçer ama tarımın modası geçmez. Telefonu, televizyonu, arabayı kullanmayabilirsiniz ama yemeksiz, ekmeksiz hayatı sürdürmek mümkün değil. Tarım dün çok önemliydi, bugün çok daha önemli. Geleceğin savaşları sofraya ekmeğin konulup konulamayacağı savaşlarıdır." diye konuştu.
 
Çobanlığın peygamber mesleği olduğuna değinen Çelik, bundan daha şerefli bir mesleğin olmadığını ifade etti.
 
Şanlıurfa Tanıtım Günleri ve fuarlar dört gün boyunca devam edecek.

Haber: Ali Suzi Doğan
 

“Tarım Hiç Eskimeyen Stratejik Bir Alan”

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen  “Şanlıurfa Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı” Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in katılımıyla bugün saat 14.00'te açıldı.

Açılış törenine; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Şanlıurfa Belediye başkanı Nihat Çiftçi, Şanlıurfa Tarım il Müdürü Murat Çakmaklı ve pek çok ziyaretçi katıldı.

Tarımın hiç eskimeyen stratejik bir alan olduğunu belirten Faruk Çelik, “Tarım hiçbir zaman modası geçmeyecek bir alan. Çok ciddi bir tarım potansiyeline sahibiz. Bu tarım potansiyelinin en akılcı ve en rasyonel biçimde kullanılması noktasında üzerimize düşeni yapacağız. Bu potansiyelin rasyonel kullanılmasının araçlarından birisi de fuarlardır. Fuarlar vasıtasıyla potansiyelimizi nasıl kullanacağımızı, nasıl verime dönüştüreceğimizi bu alanlar bize öncülük ederek gösterecektir” dedi.

Şanlıurfa Ticaret Borsası ve Ziraat Odası ile Start Fuarcılık işbirliğiyle düzenlenen  Şanlıurfa Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını katılımcılara yarın açacak.

Faruk Çelik’in katılımıyla açılan fuar pazari akşamına kadar ziyaretçilerine açık olacak. Şimdiye kadar organize edilen tarım fuarlarının en kapsamlısı olması nedeniyle yoğun ziyaretçi katılımının olması bekleniyor. Şanlıurfalı katılımcıların dışında, çevre illerden gelecek olan katılımcılarında Şanlıurfa’ya akın ettiği görülüyor.

12-15 Nisan tarihleri arasında 10.00-18.00 saatleri arası ziyaretçilere olan fuarda, birçok konu fuarın gündemini belirleyecek.
Çiftçinin bölgesel teşvikler ve hibe programlarından nasıl yararlanabileceği; Türkiye’de en fazla pamuk, mercimek ve antepfıstığının Şanlıurfa’da yetişiyor olması ve bunların üretiminin daha da artırılmasına dönük nasıl bir planlamanın yapılacağı; tarımsal ürün çeşitliliğine sahip olduğu halde, tarımsal sanayi konusunda neden gelişme gösteremediği; makarnalık buğdayın dünyadaki gen merkezi olması ve bunun geliştirilmesi; GAP’ın olanaklarının daha verimli kullanılması; jeotermal kaynaklara sahip olması, güneşli gün sayısının ve güneşlenme süresinin yüksek olması gibi avantajları sebebiyle seracılık açısından Türkiye'nin parlayan yıldızı olması; Türkiye'nin en fazla organik tarıma elverişli toprak varlığına sahip olması gibi gündem maddeleri hakkında istişareler yapılarak bu konulara ışık tutulacak.