Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Türkiye Et İhraç Eden Bir Ülke Haline Gelecek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Zaman vermek istemiyorum ama Türkiye kesinlikle et ithal etmeyecektir." dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, AA Editör masasına konuk oldu. Gündeme ilişkin bir çok sorularıda yanıtladı. 
"MSB ile 750 milyon liralık bir alışverişimiz olacak"
 
Milli Savunma Bakanlığı'nın askerlerin sağlıklı ve güvenli beslenmesini sağlamak amacıyla kaliteli ve daha ucuz ürün alabilmek için kendilerine müracaatta bulunduklarını anlatan Fakıbaba, bu talebi memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Fakıbaba, protokolün uygulanmasıyla çiftçilere de çok büyük katkı sağlayacaklarına dikkati çekerek, "Neresinden bakarsanız bakın ortalama 750 milyon liralık bir alışverişimiz olacak. Bize bağlı kuruluşlar olan Toprak Mahsulleri Ofisinden, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinden, Et ve Süt Kurumundan ürün aldığımız için, buraya bağlı çiftçilerimizde de ekonomik olarak iyileşme sağlamış olacağız yani hem çiftçilerimiz hem daha kaliteli ve ucuz ürün aldığı için Milli Savunma Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak hizmet ettiğimiz için biz kazanmış olacağız. Kazan-kazan olacak." diye konuştu.
Fakıbaba, bir işletmedeki hatanın diğerlerini de etkilemesi nedeniyle "Bütün işletmelerdeki gıdalar güvenli değildir" denilemeyeceğini vurgulayarak, zaman zaman bu tip örneklerin görüldüğünü ve onlara da gerekli cezaların verildiğini söyledi. 
"Yayla yasağı bu yaz kaldırılmış olacak"
Fakıbaba, yayla yasağıyla ilgili, "Güvenlik nedeniyle uygulanan bu yasak inşallah bu yaz kaldırılmış olacak." dedi.
"Lüks lokantalarda bile 5 lira civarında düşüş oldu"
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, ucuz et satışı konusunda, "Et fiyatlarını regüle ettiğimiz kesin. Et fiyatlarında en lüks lokantalarda bile 5 lira civarında bir düşüş oldu." diye konuştu.
"Et ihraç eden ülkelerden birisi olacağız"
Et ihtalatı hakkında konuşan Bakan Fakıbaba, "Zaman vermek istemiyorum ama Türkiye kesinlikle et ithal etmeyecektir, inanarak söylüyorum ihraç eden ülkelerden birisi haline geleceğiz." dedi. 
"Önlem olarak ürün ithalatı yapıyoruz"
Muhalefetin et ithalatına ilişkin eleştirilerine değinen Fakıbaba, Sırbistan ile et alışverişine ilişkin anlaşma yapıldığını ancak bu ülkeden henüz et gelmediğini söyledi.
Fakıbaba, Türkiye'nin hayvan kesimine ilişkin birtakım kurallarının bulunduğuna işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük bir devlet olduğunu, 5 bin ton et alımının İstanbul'un bir günlük ihtiyacının çok azını karşıladığını bildirdi.
Fakıbaba, ithalat sürecinin sadece etle ve besilik hayvanla sınırlı kalmayacağını, devamında başka ürünlerin ticaretinin de olacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Etin ismi değişecek, farz edelim susama geçecek. Bunlar iki ülke arasında doğaldır. Biz de gelen insanlara bakıyoruz. Mesela bugün Somali Tarım Bakanı ile görüşeceğim, biz ne alıyoruz, ne veriyoruz, ticaret açığımız var mı, yoksa pozitif durumda mıyız? Bunlara bakıyoruz, ona göre karşılıklı kartlarımızı ortaya koyuyoruz."
Başka ülkelerden alınan etlerde İslami kurallara göre kesilmesi şartı 
Global dünyada ticaretin tek taraflı olmayacağını, mutlaka "kazan kazan" prensibiyle yapılması gerektiğini ifade eden Fakıbaba, "Tek taraflı kazanç olduğu zaman 'Dünya beşten büyüktür' diyoruz. Niye? Hep onlar kazanıyor, bütün dünyanın gözüne batıyor. Biz öyle değiliz, diyoruz ki, 'Biz kazanırken ticaret yaptığımız insanların da kazanması lazım." diye konuştu.
Kesimhanelerin İslami kurallara göre olacağını vurgulayan Fakıbaba, başka ülkelerden ithalatta, etin temiz, hijyenik ve İslami kurallara göre kesilmesi şartlarının arandığını bildirdi.
Fakıbaba, ithalatın sadece ihtiyaçtan değil, piyasayı regüle etmek için de yapıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Bazen vergi duvarlarını kaldırıyorsunuz, bazen de vergi duvarlarını sıfırlıyorsunuz. Sıfırladığınız zaman insanlar zannetmesin ki bu vergi duvarları hep aynı kalacak. O da bir regülasyon. Zaman zaman biz ihtiyaçtan dolayı değil, piyasayı regüle etmek için bazen de içeride işleyip katma değerini artırıp buğdayda olduğu gibi dışarıya ihraç etmek, daha fazla kazanmak için bunu yapıyoruz."  
Kaynak: AA 
 
 

GTHB 2018 de Uluslararası Standartlarda Hizmet Üretmeyi Planlıyor

Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığının geçtiğimiz günlerde TBMM de Plan ve Bütçe komisyonunda 2018 yılı bütçesi değerlendirildi. Buna göre Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2018 yılı bütçesi 21 milyar 676 milyon 673 bin lira  olarak ön görüldü. GTHB  2018 yılında üreticiye nasıl destek olacak; hangi yeni projeleri hayata geçireceğinin ayrıntılarını bakan Fakıbaba komisyonda anlattı.  Bakan Fakıbaba “Uluslararası standartlarda hizmet üreten bir Bakanlık olmayı amaçlıyoruz.”dedi.

 Fakıbaba şunları söyledi. “2017ve 2018 yılında, çiftçinin alın teriyle ürettiği ürünlerin katma değerini yükseltecek yeni projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.
Bakanlık olarak yürüttüğümüz işlerin planlanması ve üreticilere sunduğumuz hizmetlerde etkinliğin artırılması için “Kalite Yönetim Sistemine” geçiyoruz.
Uluslararası standartlarda hizmet üreten bir Bakanlık olmayı amaçlıyoruz.
Yerli sebze tohumculuğunun geliştirilmesi çalışmalarına hız vereceğiz.
Sebzecilik sektörünün tohum ihtiyacını büyük ölçüde yurtiçi üretimden karşılayacağız.
Öncelikli olarak domates, biber, patlıcan, hıyar ve kavunda çalışmalar başlattık.
Lif bitkisi üreticilerinin kârlılığını arttırmak ve pamuk üretimini tekstil sanayisinin beklentisini karşılayacak kaliteye çıkarmak için çalışacağız.
Bağcılık sektöründe ülkemizin rekabet gücünün artırılması amacıyla kapasiteyi geliştireceğiz.
Hayvan hastalıklarının ve buzağı ölümlerinin önlenmesi amacıyla ürettiğimiz yeni projeleri uygulamaya sokacağız.
Su ürünleri yetiştiriciliğinde, çevre dostu üretim teknikleri ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde yeni yetiştiricilik alanları belirleyeceğiz.
Adana, Mersin ve Osmaniye illerini kapsayan Doğu Akdeniz ile      Kastamonu, Sinop ve Bartın illerini kapsayan Batı Karadeniz Bölgelerinde yeni bir kalkınma projesi uygulayacağız.
Proje 45 bin hane halkını doğrudan ilgilendiriyor.Bütçesi ise 96 milyon avro.
Yatırımlar 2018’de başlayacak.Tarımda ikili ve uluslararası ilişkilerimizi geliştirmek ve dış pazarları artırmak için yoğun çaba sarf edecek, çiftçimizin ürettiğini tüm dünyaya satmanın yollarını arayacağız.
Yeni Tarıma Dayalı İhtisas Besi ve Sera Organize Sanayi Bölgeleri kurulması için çalışmalarımıza hız vereceğiz.
Hayvancılığı kalkındırmanın aile işletmelerinden geçtiğini bilerek, küçük aile işletmelerine var gücümüzle destek vereceğiz.
Tarımsal potansiyelimizi daha iyi değerlendirebilmek için üretici ve tüketicilerle daha fazla iş birliği yapacağız.
Bakanlığımızın 2018 yılı bütçesi 21 milyar 676 milyon 673 bin lira olarak öngörülmüştür.
Bunun 14 milyar 514 milyon lirası, yani bütçemizin %  67’si tarımsal desteklemeler olarak çiftçimize, üreticimize ayrılmıştır.
İnanıyorum ki Türkiye;Gıda, tarım ve hayvancılıkla daha hızlı kalkınacak,
Tarımda dünyada çok önemli bir yerde olacak,Ciddi bir tahıl ambarı ve gıdanın merkezi haline gelecek,Sadece kendi vatandaşlarının değil, dünyanın çeşitli bölgelerinde gıdaya erişim sorunu yaşayan insanların da destekçisi olmaya devam edecek,  Gıda arz sorunu yaşamayacak ve gelecek kuşaklara daha üretken ve daha müreffeh bir ülke bırakmış olacağız.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

TDSYMB Yönetimi Bakan Fakıbaba'yı Ziyaret Etti

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim ve Denetleme Kurulu temsilcileri ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araya geldi.

Bakan Fakıbaba ile yapılan toplantıya, Yönetim Kurulu Genel Başkanı Kamil Özcan, Genel Başkan Yardımcısı Yunus Baydar, Yönetim Kurulu  Muhasip Üyesi Mehmet Aldemir, Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Ercüment Serkan Çelikkaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Hacı Selvi, Tuncay Aytın, Serhat Vayısoğlu, Denetleme Kurulu Üyeleri Mehmet Sedat Güngör ve Cemal Karakoç katıldı.

Anayasa Komisyon Başkanvekili  Reşat Petek’in de katıldığı ve bir saate yakın süren toplantı çerçevesinde, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan tarafından Türkiye’de Bakanlık ile müşterek olarak yürütülen başta ırk ıslahı çalışmaları olmak üzere; Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerinin yürüttüğü faaliyetler, İl Birliklerinin, Türkiye’nin büyükbaş hayvancılıkğındaki rolü, destekleme modelinin değişmesine bağlı olarak son dönemde Birliklerin yaşamış olduğu problemler ve ekonomik sıkıntılar görüşüldü.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve üye İl Birliklerinin hayvancılık sektörü açısından önemli kurumlar olduğunu ve hayvancılık sektörünün yaşadığı sorunların çözümünde Bakanlık tarafından önemsenen bir Sivil Toplum Kuruluşu olduğunu ifade etti. Buna istinaden Genel Başkan Kamil Özcan tarafından, özellikle kırmızı et üretimi açısından yaşanan sıkıntıların ve ithalatın, Birliklerin gerçekleştireceği ıslah çalışmaları ile tamamen ortadan kaldırılabileceği belirtildi.

Bakan Fakıbaba, Birliklerin ekonomik durumlarının düzeltilmesi için çaba sarf edeceklerini, bu kapsamda hayvancılık destekleme ödemeleri içerisinden Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerinin hizmetlerinin karşılığı olan bedelin kesilerek Birliklere ödenmesi konusunu değerlendireceklerini, Birlikleri üyeleri ile parasal konuda karşı karşıya getirmeyecek şekilde bir çalışma yapacaklarını söyledi.
 
 

Üretici: 'Devletin markette ithal et satışı üretimi bitirir'

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ESK'nın marketlerde satış yapacağını, böylelikle et fiyatının ucuzlayacağını duyurmasının ardından üreticiler tepki göstermeye başladı. İthal etin piyasaya sürülerek fiyatların ucuzlatılmaya çalışacağını ifade eden üreticiler," Eğer fiyatlar ucuzlatılmak isteniyorsa maliyet düşütrülmeli, üretici düşük maliyetle üretim yapmalı. Dışa bağımlı bir ucuzlatma politikası hem yerli üreticiyi bitirir hemde uzun soluklu bir politika olmaz" diyerek tepki gösterdi. 

ESK'nın marketlerde satış yapmaya 2018'den itibaren başlayacağını belirten ve konuya ilişkin uzun bir yazı kaleme alkan Dünya gazetesi Ali Ekber Yıldırım, şunları söylüyor:

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kırmızı et fiyatını düşürmek için Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) ülke genelinde yaygın market zincirlerinde reyon kiralayarak kıyma ve kuşbaşı et satacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yönde talimat verdiğini anlatan Fakıbaba, et satışının en geç 2018’de başlayacağını söyledi.

DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, ESK karkas et ithal ederek özel sektöre fason olarak paketlemesini yaptıracak. Paketlenen kıymanın kilosu 24 liradan, kuşbaşı etin ise 27 liradan tüketiciye satılması planlanıyor.

“Ucuz için yerli maliyetler düşürülmeli”

Devletin karkas et ithal ederek, paketledikten sonra market zincirlerinde satacak olmasından büyük endişe duyduklarını belirten kırmızı et üreticileri, besiciler ve kasaplar bu uygulamanın Türkiye’de hayvancılığın sonu olacağını iddia etti. ESK’nın piyasayı düzenle görevini bırakarak ticarete atıldığını ve devletin gücüyle kasaplık yapacağını ifade eden kırmızı et üreticileri bu uygulama ile yerli üretimin tamamen biteceğini, bundan sonra daha çok ithalat yapılacağını ileri sürdü. Üreticiler, halkın ucuz et tüketmesi için maliyetlerin düşürülmesi ve üretimin artırılması gerektiğini dile getirdi.

Mağazalar kapatıldı

ESK’nın 2011’de kırmızı et fiyatını düşürmek amacıyla milyarlarca lira harcayarak, bayilik ve franchising ile 100’den fazla mağaza açtığını hatırlatan üreticiler: “Bu mağazalar açıldığında da tüketici ucuz et yiyecek denilmişti. Birileri zengin olurken tüketici ucuz et yiyemedi. Ama çok sayıda üretici sektörden çekilmek zorunda kaldı. Geçtiğimiz aylarda bu mağazaların hepsi kapatıldı. ESK’nın kendisine ait 12 mağazası kaldı. Şimdi ülke genelinde yaygın market zincirlerinde et satılacağı söyleniyor. Devlet, ESK ile karkas et ithal edecek bunu fason olarak paketlettirecek ve market zincirlerinde tüketiciye satacak. Bu yerli üreticinin sonu olur. Devlet, kasaplık ve marketçilik yapacak. Bizim devlet gücü ile rekabet şansımız yok” görüşünü dile getirdi.

“Üretici ithalata feda edilmesin”

Tüketicinin ucuz et tüketmesini istediklerini ve yıllardır bunun için çalıştıklarını belirten Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizde tüketicinin ucuza et tüketmesini istiyoruz. Bunun yolu karkas et ithalatı değildir. Üreticimi artırırsanız fiyat düşer. Üretimi artırmak için maliyetleri düşürmek gerekiyor. Yemi ucuzlatırsanız, mazotu ucuzlatırsanız maliyet düşer, et fiyatı da düşer. Üretici olarak biz önümüzü görmek istiyoruz. Karkas et ithal edilerek market zincirlerinde satılacak. İçerdeki besici için, üretici için planınız nedir? Bize bunu açıklasınlar. Biz 6 ay sonra,1 yıl sonra ne olacağını bilmek istiyoruz. Sayın Bakanımızın söylediğine göre 1 milyon 50 bin ton kırmızı et üretimimiz, 150 bin ton açığımız var. Bütün zorluklara, ithalat baskısına rağmen 1 milyon 50 bin ton üretim yapan besicimiz, üreticimiz ithal ete feda edilmemeli. Bize desinler ki, üretmeyin, üretmenizi istemiyoruz. Biz de o zaman başımızın çaresine bakarız.”

Besilik dana 5 ayda, et 10 günde ithal ediliyor

Et ve Süt Kurumu’na beşinci ayda besilik dana almak için başvurduklarını ancak hayvanların 9. ayın sonunda getirilebildiğini ve bu sürede ahırların boş kaldığını, büyük zarar gördüklerini iddia eden Ökçe: “Aynı ESK imalatçılara gelince donmuş karkas et ithalatını ve kesimlik hayvan ithalatını 10 gün içerisinde yapıyor. Üreticiye 5 ay da işlem yapan ESK’nın imalatçılar için bu acelesi ne? Birileri hem üreticileri hem vatanımızı hem de bakanımızı felakete sürüklüyor. Yarın bunun altından neler çıkacağı belli değildir. Ne kadar başarılı bürokratlar ve müdürler ki besilik danayı 5 ayda, donmuş et ve kesimlik hayvanı 10 günde getirebiliyorlar. Birileri bu durumdan vurgun vuruyor. Durum bunu gösteriyor” dedi.

Bakanlığa yazılı başvuru yapıldı

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç, kırmızı et sektöründe yaşanan belirsizlik ve yaşanan sıkıntıları yazılı olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’ne gönderdi. Birlik Başkanı Bülent Tunç imzasıyla gönderilen yazıda özetle şu görüşlere yer verildi: “Bakanlar Kurulu kararları ile kırmızı et ve kesimlik hayvan gümrük vergilerinin düşürülmesi ve en son Avrupa Birliği menşeili ette sıfırlanmasını müteakip, ülkemize miktarı bilinmeyen ve kimlere dağıtıldığı belli olmayan yoğun kırmızı et ithalatının gerçekleştiği malumunuzdur. Bu kararnameler çıkarıldığında tepki gösteren üreticiye gerektiğinde kullanılacağı, hatta kullanılmayacağı sözleri verilmişken son zamanlarda yoğun bir şekilde yapılan kırmızı et ithalatı üreticilerimizi endişelenmesi ve ümitsizliğe kapılmasına neden olmaktadır.

Ortada bir belirsizlik söz konusudur. Üretici ne yapacağını bilmez bir şekilde yetkili ağızlardan açıklama beklemektedir. Politika, plan veya program nedir? Ne kadar süre et ithalatı yapılacaktır? Kaç ton ithalat yapılması düşünülmektedir? İthal et kimlere neye göre verilmektedir? İthal et verilen kurum ve kişiler istihkaklarının bir bölümünü başkalarına nasıl verebilmektedir? Yurt içi maliyetler ortada iken ithal et getirilip fiyatların hangi seviyeler düşmesi hedeflenmektedir? Bu fiyat, yurt içi maliyetler göz önüne alındığında sabit kalabilecek midir? Kamuoyu ve üretici bunu bilmek istemektedir.”

Hayvan kesimi durdu

Kurban Bayramı’ndan sonra et tüketiminin zaten çok azaldığını ve karkas etin üreticide 27 liradan 23.5- 24 liraya düştüğünü, üretici zarar ederken tüketicinin ucuza et alamadığını belirten Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ökçe, et ithalatıyla bugüne kadar fi yat düşürülemediğini kaydetti. Ökçe şunları söyledi: “Bu üreticilerin hali ne olacak? Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba üreticilere üvey babalığını yaptı. Gelir gelmez 15 günde Türkiye’yi donmuş karkas et ve kesimlik hayvan ile doldurdu. Bu müdürler Tarım Bakanı’na ya tuzak kuruyorlar ya da biz üreticileri kendi çıkarları veya birilerinin çıkarları için satıyorlar. Kurban Bayramı’ndan önce 27 TL’ye kesilen hayvanlarımız şimdi 23.5-24 TL ‘ye düştü. Ödeme ise 2-3 aya çıktı. Zaten imalatçıya ESK donmuş karkas et satıyordu. Şimdi de sağ olsun Bakanımız market reyonların da satış yapılacağını duyurdu. Peki, bu durumda bizim yetişmiş danalarımız ne olacak? Onları da ihraç mı edecekler. Neden sürekli hayvan üreticisi mağdur ediliyor?”

Kaynak: www.dunya.com

Bakan Fakıbaba Şehit Aileleriyle Bayramlaştı

Kurban Bayramı dolayısıyla Şanlıurfa'da bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Vali Abdullah Erin ile bayramlaşma gezilerini şehit aileleriyle devam ettirdi.

Gap Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü personeliyle bayramlaşan Bakan Fakıbaba, Vali Erin ve beraberindekiler, daha sonra Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde açılan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesine taşınan hastanelerden boşalan binalarda inceleme yaptılar.
 

‘Toprağı suyla çiftçiyi bilgiyle buluşturmalıyız’

Bakan Fakıbaba,Türkiye’nin daha çok çalışan veteriner ve ziraat mühendislerine ihtiyacının olduğunu söyledi. Kendisinin de yeni bir bakan olmasına rağmen dersine çok çalıştığını belirten Fakıbaba, “Bizim toprağı suyla, çiftçiyi de bilgiyle buluşturmamız lazım. Bu da sizin ve bizim görevimizin başında geliyor. Bunun finansını sağlamak benim görevim ama çiftçiyi bilgilendirmek sizin göreviniz. Eğer siz çiftçiyle bilgiyi buluşturamazsanız, eğer o çiftçi sulamayı nasıl yapacağını, hangi ürünü ekeceğini, buğdaydan 100 kilo alacağını 900 kiloya nasıl çıkaracağını siz anlatmazsanız adam bilemez” diye konuştu. Mühendislerden çiftçilerin ayağına gitmelerini isteyen Fakıbaba, kendilerinin halkın, mühendislerin de çiftçilerin hizmetkarı olduğunu ifade etti. Çiftçilerin bilgilenmesinin üretime büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Fakıbaba, “Bakıyoruz fındık dekar başına 80 kilogram alınıyor, Amerika’da 400 kilogram alınıyor. O zaman demek ki ben burada görevimi yapamıyorum. Bunun için daha iyi çalışmalar yürütmeliyiz” şeklinde konuştu.   

İncelemeleri sırasında bölge esnafı ve vatandaşlarla da bayramlaşan Bakan Fakıbaba ve Vali Erin şehit aileleriyle de bayramlaştı. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde vatani görevini yaparken şehit olan Hüseyin Koroç'un babaevini ziyaret eden heyet aileyle bayramlaştıktan sonra, 15 Temmuz'da şehit olan Şanlıurfalı Şefik Şefkatlioğlu'nun ailesini ziyaret etti. Şehitlerin emaneti olan ailelerin, devlet ve millet için kutsal olduğunu kaydeden Vali Erin, her zaman şehit ailelerinin yanında olacaklarını belirtti.

Bayram ziyaretleri sırasında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin'e ilgili kurum amirleri de eşlik etti.

Bakan Fakıbaba'dan Kurbanlık Açıklaması

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, bu yıl kurbanlık fiyatlarının yükseleceğini düşünmediğini dile getirerek, "Özellikle vatandaşların hayvan satın alma konusunda çok acele etmemesi lazım" dedi.

Fakıbaba, beraberinde TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Vali Nurullah Naci KalkancıAK Parti Adıyaman milletvekilleri Adnan BoynukaraSalih Fırat ve İbrahim Halil Fırat ile özel bir şirketin hayvan çiftliğini ziyaret etti.

Ziyaret sonrası gazetecilere açıklama yapan Fakıbaba, Adıyaman'dan çevre illere hayvan gitmesinin il için güzel bir gelişme olduğunu ve bunun kentin hayvancılık anlamında bir merkez durumuna geldiğini gösterdiğini belirtti.

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerini tarım ve hayvancılığın merkezi haline getirmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Fakıbaba, şunları söyledi: 

"Şu anda çok önemli bir yerdeyiz. Bayramdan sonra hayvanlar yine besi amacıyla buraya gelecektir. Besleyecektir ve satacaktır. Kurbanlıkların Adıyaman'dan başka yere gitmesi, kurbanlık fiyatlarının düşmesine de neden oluyor. Bu sene kurbanlık fiyatlarının yükseleceğini ben düşünmüyorum. Özellikle vatandaşların hayvan satın alma konusunda çok acele etmemesi lazım. Kurban Bayram'ının çok daha rahat geçeceğini kendime ve arkadaşlarıma güvenerek söyleyebilirim. Ben kurbanımı Kızılay vasıtasıyla kestiriyorum. 740 liradan bir eşime ve bir de kendime Kızılaydan kestiriyorum. Geçen yılın fiyatlarına baktığımız zaman çok yüksek fiyat değil. Hemen hemen aynı fiyat. Bayramın ikinci ve üçüncü günü de bu fiyatların üzerine çıkmayacağını düşünüyorum."

"Satılmayan hayvanlar devletin güvencesi altındadır"

Bayramda satılmayan hayvanların devletin güvencesi altında olduğunu vurgulayan Fakıbaba, "Biz satın alacağız. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu durumdan da bütün üreticinin haberi olmasını istiyorum. Tüketicinin mağdur olmaması için de valilik, belediye ve tarım il müdürlüklerinde gerekli önlemler alınmıştır. Kurban Bayramı'nın son günün kadar bu önlemler devam edecektir. Kurallara uymayanlara yönelik cezalar ve denetimler yapılacaktır." diye konuştu.

Bakan Fakıbaba, temaslarının ardından Adıyaman'dan ayrıldı.

Kurban Kesecek Olanlar Dikkat!

Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte kurban pazarları da renkli pazarlıklara ev sahipliği yapıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının düve kesimini yasaklamasıyla birlikte kurbanlıklarda küçükbaş veya büyükbaş hayvan seçenekleri her yıl olduğu gibi bu yıl da alıcılarını bekliyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın, kurban kesmek isteyen vatandaşların duymak istediği “Kurban fiyatlarında herhangi bir artış yok” açıklaması ile birlikte kurbanlıklara olan talebin artacağı yönündeki beklentileri de gündeme getirdi.

Öte yandan kurban bayramı, tatlı telaşı ile birlikte vatandaşları kurban pazarlarında fiyat araştırması yapmaya yönlendirirken, kurbanlıkları yakından görmek isteyen vatandaşların kafasında, her yıl olduğu gibi bu yıl da kurban tercihlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda soru işaretlerine neden oluyor. Peki, kurban alırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Kurbanlık Alırken Neler Dikkat Edilmelidir?

Kurban edilecek hayvanın gebe olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer hayvan ileri derecede gebe ise kurban edilmemelidir.

Gebe olup olmadığı konusunda emin olunmayan hayvanların gebelik kontrolünü tekrardan yaptırmak daha sağlıklı olacaktır.

Hayvanların gözlerine bakarak, o hayvanın dirençli olup olmadığını muhakkak çıplak gözle kontrol ediniz. Sağlıklı olmadığını düşündüğünüz kurbanlığı almayınız.

Hayvanın göğüs çevresinin geniş olması, kuyruk sokumu ve kalçanın dolgun ve yuvarlak olması, sırt çizgisinin düz ve dolgun olması ve boynun kısa ve etle dolu olması gibi hususlara dikkat edilmesi gerektiği uzmanların altını çizdiği hususlar olarak karşımıza çıkıyor.

Kurban kesilirken nelere dikkat edilmelidir?

Öncelikle kurban bayramında kurban kesilmesi hem Kuran'ı Kerim, hem de sünnet ile sabittir. Kurban kesilmesi ile alakalı Kuran'ı Kerim'de ayetler mevcuttur. Kurban kesmek, durumu olan her müminin yapması gereken bir ibadettir.

Kurban keserken, usulüne göre bir kesim yapmış olmak için hayvanın yemek ve nefes borularıyla, iki atardamarından en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, hayvanın omuriliğinin kesilmesi mekruhtur. Bu konuda etlik kesim ile kurbanlık kesim arasında bir fark yoktur.

Hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir.

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir.

Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Aynı şekilde, hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir. 

Ne Zamana Kadar Kurban Kesilebilir?

Kurban kesim vakti, bayram namazının kılındığı yerlerde, namazın bitiminde, kılınmayan yerlerde ise, sabah namazından sonra başlayarak bayramın 3. gününün akşamına kadar devam eder. Bu süre zarfında hem gece hem de gündüz kurban kesilebilir, ancak gündüz kesilmesi daha uygun görülmüştür.

Besmele Çekmek Şart Mıdır?

Kurban kesimi esnasında okunacak dua ya da dualar insanların aklında soru işareti oluşturuyor. Öncelikle sadece bayramda değil, başka bir zaman diliminde farklı bir niyet ile kesilse dahi kurban kesilirken besmelenin çekilmesi gerekir. Hanefi mezhebindekilere göre kurban kesiminde besmele bilerek terk edilir de çekilmezse o zaman o kesilen kurbanın eti yenmez. Fakat insanlık hali ile unutulur da çekilmez ise o zaman bir mahzuru yoktur. Şafiiler de ise besmele kasten çekilmese bile bir sakınca görülmez. 

Kurban Nasıl Dağıtılır?

Kurban kesiminin tamamlanmasının ardından kurban etinin dağıtımı da büyük önem taşıyan konuların başında gelir. Kurban önce 3'e bölünür. Bunun bir bölümü kurban kesmeye yoksullara dağıtılır. Diğer bölümü tanıdık eş dost akrabalara dağıtılır. Diğer kısmının da evde yenmesi tavsiye edilir.

 

Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü mü Kuruluyor?

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Türkiye’nin dört bir tarafında arazi toplulaştırma faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor.

Toplulaştırma alanında ciddi işler yapılırken kamuoyunda da Bölge Müdürlükleri’nin kurulup kurulmayacağı ile ilgili soru işaretleri yerini koruyor.

Başbakan yardımcısı ve aynı zamanda Erzurum milletvekili Recep Akdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Erzurum’a Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü’nün kurulacağının sinyallerini verdi.

Erzurum’da kurulması beklenen tarım reformu bölge müdürlüğüne ilişkin ilk paylaşım Başbakan Yardımcısı Akdağ’dan geldi. Recep Akdağ sosyal medya hesabından şu sözlere yer verdi:  

“Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü Erzurum'da kuruluyor. Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba ve Başbakanımıza Doğu Anadolu Bölgemize destekleri için teşekkürler.”

Haber: Ali Suzi Doğan
 

Üretici Bizim Canımız!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, buğdayda gümrük vergisinin indirilmesinin üreticinin moralini bozmaması gerektiğini belirterek, "Gümrük vergisinin indirilmesinin sebebi spekülatörleri önlemek ve fırsatçılara fırsat vermemek." dedi.

Tekirdağ temasları kapsamında AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Fakıbaba, sonrasında Renkly Fuarcılık tarafından düzenlenen 10. Çorlu Tarım Fuarı’nın açılışına katıldı.

Burada bir konuşma yapan Fakıbaba, Türkiye'nin doğusu, batısı, güneyi ve kuzeyi ile cennet gibi bir ülke olduğunu kaydederek, ülkenin tüm insanlarını sevdiğini, görevlerinin halka hizmet etmek olduğunu söyledi.

Makamların gelip geçici olduğunu dile getiren Fakıbaba, "Önemli olan bir şeyler bırakmaktır. En önemli silah gıdadır, tarımdır, hayvancılıktır. Biz bunun bilinci ile çalışacağız." diye konuştu.

Fakıbaba, AK Parti olarak iktidara geldikleri günden bu yana çok şeyler yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini belirterek, hayvancılıkta, gıdada, tarımda, yaklaşan Kurban Bayramı'nda, bayram sonrasında ne yapabileceklerini hep düşündüklerini anlattı.

Uzun vadede neler yapabileceklerini de sürekli konuştuklarını ve tartıştıklarını aktaran Fakıbaba, tarım ve hayvancılıkta ithalatı azaltmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını vurguladı.

"Spekülatörleri önlemek için gümrük vergisini düşürdük"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer'in buğday, arpa ve mısırda gümrük vergisinin indirilmesinin üreticiyi üzdüğü yönündeki konuşmasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sayın vekilim haklı olarak dedi ki; 'Vergi duvarlarını kaldırdınız üreticinin morali bozuldu'. Sayın vekilim üretici bizim canımız, her şeyimiz. Üretici olmazsa biz olmayız. Bakın bütün Tekirdağ, Çorlu sizin olsa ekmeğiniz aşınız olmasa ne kadar dayanırsınız. En fazla 25-30 gün. En son bir tabak yemeğe tüm Tekirdağ'ı verirsiniz. Biz bunun gerçekten farkındayız. Onun için üreticinin, üreten insanın hep yanında olacağız, onları hep destekleyeceğiz. Vergi duvarlarındaki azalma üretici arkadaşlarımın moralini bozmasın. Yılda 3-4 milyon buğday ihraç ediyoruz ancak bu buğdayı alıp iç piyasaya sürmüyoruz. Un, bisküvi, makarna olarak tekrar ihracat yapmak için alıyoruz."

Fakıbaba, gümrük vergisinin indirilmesinin sebebinin spekülatörleri önlemek ve fırsatçılara fırsat vermemek olduğunu vurguladı.

Üreticiyi hep destekleyeceklerini dile getiren Fakıbaba, üretmeyi ibadet gibi kabul ettiklerini anlattı.

"Arazilerinizi satmayın"

Fakıbaba, Türkiye'nin son dönemde tarım arazilerinin azaldığına yönelik bir söylem üzerine, "Çok dikkatli olalım arkadaşlar. arazilerinizi satmayın, fırsatçılara vermeyin. Bu araziler çok değerli." dedi.

Gelirken kendisine bu bölgedeki tarım arazilerinin satıldığını söylendiğini aktaran Fakıbaba, gelecek 15 yılın en büyük silahının gıda, tarım ve hayvancılık olacağının altını çizdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba, Katar'ın her ülkeye tırlar dolusu para gönderebileceğini ancak tarım ürünü gönderemeyeceğini kaydederek, "Demek ki para her şeyi halletmiyor. Hep beraber üreteceğiz, üreteni destekleyeceğiz, çalışacağız." diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım'ın kendisine ilk direktiflerinden birisinin tarım girdilerinin, mazot ve gübrenin maliyetinin düşürülmesi olduğunu dile getiren Fakıbaba, "İnşallah bu konuda da bu kardeşiniz elinden gelen her türlü imkanı halkın refahı için kullanacaktır." ifadesini kullandı.

"Tekirdağ tarım ve hayvancılığın başkenti"

Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, Tekirdağ’ın ülkenin önemli bir tarım merkezi olduğunu belirterek, "Aynı zamanda sanayi, gıda sanayisi ve tarım makinelerinin üretimi konusunda Türkiye'nin öncü şehirlerinden." dedi.

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Tekirdağ'ın Türkiye'de tarım ve hayvancılığın başkenti olduğunu belirterek, bu şehirde üretilen ayçiçeği, buğday, kanola gibi ürünlerden bahsetti.

Tekirdağ'da üretilen süt miktarının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu dile getiren Albayrak, "Tekirdağ'ın tarımına Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğümüz ile beraber çalışarak katkıda bulunduk." dedi.

Albayrak, tarım ve hayvancılık alanında yaptıkları çalışmalardan bahsederek, Tekirdağ'ın bu alanda ülkenin parlayan yıldızı olduğunu sözlerine ekledi.

 

Bakan Fakıbaba'dan Müjde

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kurban Bayramı’nda üreticinin de tüketicinin de fiyatlardan memnun olacağını söyledi.

Şanlıurfa’da çeşitli ziyaretlerde bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlıkla ilgili çalışmaların yapıldığını ancak bir fiyat telaffuz edemeyeceğini belirterek, “Fiyatın ne olacağı konusunda bir şey söylemem mümkün değil. İşi rakamlarla ifade etmem ama Fakıbaba olarak, samimi bir şekilde cumhurbaşkanımızın bana direktifi herkesin mutlu olabileceği, üreticinin, tüketicinin, esnafın, kasabın, sanayicinin, üretenin herkesin dengeyi bulabileceğimiz bir sistem bulacaksın dedi. Ben de emrin olur dedim ve arkadaşlarla birlikte onun için çalışıyoruz ama kurbanda fiyatlar böyle olacak, şöyle olacak demem bana göre doğru olmaz. Biraz beklemek lazım ama şunu söyleyebilirim, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak benden önceki bütün arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bir bayrak teslim aldım. Amacım bu bayrağı en iyi şekilde, en hızlı şekilde benden sonra gelen arkadaşıma vermektir. Bu süreç içerisinde de Allah’ın izniyle takım olarak başta cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız, milletvekillerimiz, hep birlikte bu halkın daha mutlu, daha sağlıklı yaşayabilmesi için elimizden geleni yapacağız. Üreticinin de tüketicinin de mutlu olabileceği çalışmamız yapılıyor. Genelgelerimizde ne varsa uygulanır. Devlette devamlılık esastır. O devamlılıkta ne varsa onlar muhakkak uygulanır” ifadelerini kullandı.

FAO-Türkiye Ortaklık Programı Gerçekleşti

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Avrupa ve Orta Asya'dan sorumlu Genel Direktör Yardımcısı Vladimir Rakhmanin, Türkiye'nin tarım sektöründe en büyük üreticilerden biri olduğunu belirterek, "Türkiye'nin tarım sektörü son yıllarda ortalama yüzde 5 büyüdü. Ülkenin tarımsal nüfusu azalmasına rağmen üretimde daimi bir artış gösterdi." dedi.

FAO-Türkiye Ortaklık Programı'nın (FTPP) ikinci aşamasının ulusal tanıtım toplantısı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın katılımıyla CerModern'de gerçekleştirildi.

Rakhmanin, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bölgede gıda güvenliğini ve tarımsal kalkınmayı desteklediğini söyledi.

FAO ve Türkiye'nin, Ortaklık Programı'nın ikinci aşaması konusunda gerekli müzakereleri yürüttükten sonra bir anlaşmaya vardığını ifade eden Rakhmanin, "Hedefimiz bu aşamada Türkiye'nin deneyimini bölgedeki ülkelerle paylaşmak ve katılımcı ülkeler arasındaki mevcut olan uluslararası iş birliğini geliştirmek." diye konuştu.

Rakhmanin, söz konusu programın ilk aşamasının başarılı bir şekilde tamamlandığını kaydederek, bu kapsamda toplam 28 projenin uygulandığı ve bunların 10 milyon dolarlık bir bütçesi bulunduğu bilgisini verdi.

Türkiye'nin tarım sektöründe en büyük üreticilerden biri olduğunu vurgulayan Rakhmanin, "Türkiye'nin tarım sektörü son yıllarda ortalama yüzde 5 büyüdü. Ülkenin tarımsal nüfusu azalmasına rağmen üretimde daimi bir artış gösterdi." ifadelerini kullandı.

Rakhmanin, 2020'ye kadar sürecek programa büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "İnanıyoruz ki mevcut iş birliğimizi geliştirecek bir çalışma olacak. Açlığa karşı mücadelemizi birlikte yürüteceğiz. Gıda güvenliğini arttırırken özellikle de iklim değişiminin yaşandığı şu dönemde sürdürülebilir tarımsal kalkınmayı artırmış, doğal kaynakaların sürüdürülebilir kullanımını geliştirmiş olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye, Suriyeli mültecilerin korunmasına yönelik tutarlı çaba gösteriyor"

Türkiye'nin Suriyeli mültecilerin korunmasına yönelik tutarlı bir çaba gösterdiğini belirten Rakhmanin, FAO'nun Türkiye ile yakın iş birliği içerisinde Suriyeli mültecileri desteklemek konusunda tarım alanında çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı.

Rakhmanin, FAO'nun 2018'de Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte Birleşmiş Milletler Küresel Göç grubunun eş başkanlığını yürüteceğine dikkati çekti. Gelecek yıl Türkiye'nin FAO üyesi olmasının 70. yıl dönümünü kutlayacaklarını söyleyen Rakhmanin, bunun Türkiye'nin dünyadaki gıda güvenliğine ne kadar katkı sunduğunu hatırlamak için iyi bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından Rakhmanin ve Fakıbaba program kapsamında açılan fotoğraf sergisini gezdi.

Söz konusu program, Orta Asya ve Kafkaslar'daki ülkelerde gıda güvenliğini sağlamaya ve kırsal yoksullukla mücadeleye odaklanıyor.

Türkiye, 2006'da başlayan ve 5 yıllık bir dönem için 28 projeyi kapsayan programa 10 milyon dolar katkıda bulunmuştu. Programın ikinci aşaması için Türkiye 20 milyon dolarlık daha katkı sunmayı taahhüt etmiş, böylece Türkiye'nin toplam katkısı 30 milyon dolara yükselmişti.

Ahmet Eşref Fakıbaba, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yeni kabine oluşturuldu.

Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen başbakan Yıldırım kabine değişikliğini kamuoyuyla paylaştı.

Buna göre; Faruk Çelik,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevinden alınarak yerine Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba getirildi.  
Ahmet Eşref Fakıbaba Kimdir?

6 Aralık 1951 tarihinde Birecik'de doğan Türk siyasetçidir. 2009'da bağımsız olarak girdiği yerel seçimlerinde 77.997 oy alarak (%44) Şanlıurfa büyükşehir belediye başkanı seçilmiştir. 22 Ocak 2013'te, halen belediye başkanlığı görevini devam ettirirken, AK Parti'ye katılmıştır.

Biyografisi

Birecik Lisesini başarıyla tamamlayıp, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı ve 1975 yılında mezun oldu. 1982 yılında İstanbul Taksim ilkyardım hastanesinde genel cerrahi uzmanlığını tamamladı.

Aynı yıl Iğdır Devlet Hastanesinde göreve başladı. 2 yıl Başhekimlik yaptıktan sonra 1984 yılında Birecik Devlet Hastanesine geçiş yaptı.
1992 yılında Şanlıurfa SSK Hastanesine tayin oldu. 1994-2004 yılları arasında 11 yıllık Başhekimlik hizmetinin ardından 28 Mart 2004 tarihindeki seçimlerde Ak Parti'den belediye başkanlığına aday oldu ve kazandı.

29 Mart 2009 yerel seçimlerinde ise bağımsız aday oldu ve yine kazandı. Sonra'dan Saadet Partisi'ne katılmış ancak Numan Kurtulmuş'un partiden ayrılış nedenini göstererek partiden istifa etmiştir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Yeni Kabinenin Tam Listesi Şöyle:

Başbakan Yardımcıları


 Bekir Bozdağ, Mehmet Şimşek, Fikri Işık, Recep Akdağ, Hakan Çavuşoğlu.

Kabineye yeni giren isimler

 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Jülide Sarıeroğlu
Gençlik ve Spor Bakanı: Osman Aşkın Pak
Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Ahmet Eşref Fakıbaba
Sağlık Bakanı: Ahmet Demircan

Buna göre yeni kabine listesi şöyle :


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı: Fatma Betül Sayan Kaya
Avrupa Birliği Bakanlığı: Ömer Çelik
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Faruk Özlü
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Julide Sarıeroğlu
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Mehmet Özhaseki
Dışişleri Bakanlığı: Mevlüt Çavuşoğlu
Ekonomi Bakanlığı: Nihat Zeybekçi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Berat Albayrak
Gençlik ve Spor Bakanlığı: Osman Aşkın Bak
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı: Ahmet Eşref Fakıbaba
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı: Bülent Tüfenkçi
İçişleri Bakanlığı: Süleyman Soylu
Kalkınma Bakanlığı: Lütfü Elvan
Kültür ve Turizim Bakanlığı: Numan Kurtulmuş
Maliye Bakanlığı: Naci Ağbal
Milli Eğitim Bakanlığı: İsmet Yılmaz
Milli Savunma Bakanlığı: Nurettin Canikli
Orman ve Su İşleri Bakanlığı: Veysel Eroğlu
Sağlık Bakanlığı: Ahmet Demircan
Ulaştırma Bakanlığı: Ahmet Arslan


Haber: Ali Suzi Doğan