Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

HAYGEM Genel Müdürü Erdurmuş:Piyasalar Normale Dönecek

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Zekeriya Erdurmuş, hayvancılık sektöründe piyasaların bir hafta içinde normale döneceğini ifade ederek, "Bu konuda yeni çalışmalarımız var. Bizim piyasayı baskılamak gibi bir düşüncemiz yok. Üreticilerimiz üretmeye devam etsinler." dedi.
Erdurmuş, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin (TÜKETBİR) Düzce'de sığırcılık konusunda düzenlediği bölgesel istişare toplantısında, hayvancılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplum sağlığı için her konuda çalışmaların devam ettiğini belirten Zekeriyya Erdurmuş, "Sektörden ve ilgili yerlerden açıklama yapılmasına rağmen bu şarbon olayı, kırmızı et sektörüne özellikle sosyal medyada hasar verdi. Devletin bütün kurumları bunun üzerine gitmektedir." değerlendirmesinde bulunarak, vatandaşların endişe etmesi gereken bir durum olmadığını kaydetti.
Hayvancılık sektörünün Türkiye için çok önemli olduğunu vurgulayan Erdurmuş, "Şu anda üreticilerimiz kısmen mağdur olmuş durumda ama piyasaların bir hafta içinde normal şartlarına döneceğini söyleyebilirim. Bu konuda yeni çalışmalarımız var. Bizim piyasayı baskılamak gibi bir düşüncemiz yok. Üreticilerimiz üretmeye devam etsinler. Bakanlık olarak biz üreticimize zarar ettirmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç da insanları tüketimden uzaklaştıracak bir salgın durumu olmadığını belirterek, şarbonla ilgili bastırdıkları broşürlerin dağıtımına başladıklarını söyledi.
Tunç, son dönemde yem fiyatlarındaki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığına dikkati çekerek, kırmız et desteğinin güncel şartlara uygun olarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Büyük firmaların, üreticiyi bitirme pahasına hayvanları düşük fiyattan kestirerek et stoku yaptıklarını iddia eden Bülent Tunç, "Kesim fiyatlarının bu kadar düşmesine, üretici malını satamamasına rağmen neden hala marketlerde bu etin fiyatı düşürülmedi. Et üreticiden yok pahasına alınıyor. Bakanlığın bu konudaki denetimlerinin artmasını talep ediyorum." diye konuştu.
 
 
 

Şarbona Karşı El Broşürü

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği, şarbon hastalığıyla ilgili olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla 100 bin el broşürü bastırarak, Türkiye genelinde başta okullar ve hastahaneler olmak üzere insan trafiğinin yoğun olduğu yerlerde dağıtımını yapacak.
TÜKETİCİ KIRMIZI ETTEN UZAKLAŞMAYA BAŞLADI
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, şarbon hastalığının Türkiye'de yeni karşılaşılan bir hastalık olmadığını ancak son dönemde karşılaşılan şarbon vakalarının farklı boyutlara taşındığını belirtti. Gerçek vakaların dışında halkın arasında dolaşan iddiaların hayvancılığa zarar verecek boyutlara taşındığını vurgulayan Tunç, “Gerçekle alakası olmayan iddialardan dolayı artık insanlarımız kırmızı etten uzaklaşmaya başladı" dedi.
Bunun sağlıklı beslenme başta olmak üzere ülke hayvancılığına büyük zarar vereceğini dile getiren Tunç, bundan dolayı kamuoyunu şarbon hastalığı konusunda doğru bilgilendirmek ve bu hastalığa karşı neler yapılması konusunda el broşürü hazırladıklarını açıkladı. Tunç, hazırladıkları bu el broşürlerini başta okullar ve hastaneler olmak üzere insan trafiğinin yoğun olduğu yerlerde dağıtacaklarını kaydetti.
Bastırılan el broşürlerinde görsel anlatımlarla halkın şarbon hastalığıyla ilgili kafasındaki sorulara cevaplar veriliyor. El broşüründe 'Şarbon Nedir? Ne yapmalı?' Sorularının yanında insan sağlığı için kırmızı et tüketiminin önemine işaret ediliyor.

ŞARBON TÜRKİYE'DE İLK DEFA GÖRÜLMÜYOR

Şarbon hastalığının Türkiye'de ilk defa görülmediğinin de altı çizilirken, “Yüzlerce hayvan hastalığından birisidir. Ülkemizde ilk defa görülmemiştir. Hayvanlarda 2016 yılında 72, 2017 yılında 114, 2018 yılında ise 79 mihrak ortaya çıkmıştır. Daha önceki yıllarda 300-400 mihrak görülürken alınan tedbirlerle bu gittikçe azalmaktadır" denildi.
Şarbon hastalığına karşı ne yapmalı? Sorusunun cevabı olarak da ruhsatlı mezbahalarda denetimli kesilen etlerin market ve kasaplardan alınması öneriliyor. Bu etlerde risk olmadığı belirtilirken, menşei belli olmayan, açıkta satılan, merdiven altı kesimlerden elde edilen etlerden ise uzak durulması isteniyor.
 
 

Market’te de Kasap dada Hastalıklı et yok

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) Başkanı Bülent Tunç’tan vatandaşları rahatlatan açıklama geldi. Tunç, mezbahalarda kontrollü kesilen ve market ile kasaplarda satılan etlerde hastalık olmasının mümkün olmadığını söyledi.
400’den fazla mezbahada veteriner kontrolünde kesim ve sevkiyat yapıldığını anlatan Tunç, “Vatandaşlar kasaplardan gönül rahatlığıyla et alabilirler. Merdiven altı üretilen etleri ise almasınlar” dedi. Tunç, kurbanlık hayvanların ise her yerde kesildiğini ve denetim yapılamadığını ifade etti.
Tunç, resmi yollarda getirilen hayvanların kan testinden geçirildiğini ve şarbonun ancak buradaki karantina döneminde geçmiş olabileceğini ifade etti. Tunç, özellikle güney sınırından Türkiye’ye giren kaçak hayvanların da hastalıklara neden olabileceğini söyledi. Salgın haberleri nedeniyle ette fiyatların yükseldiği haberlerinin spekülatif olduğunu savunan Tunç, “Burada bir oyun var. Hem üreten, hem tüketen kaybediyor. Şu an hayvan satamıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Kuluçka süresi değişiyor’
Ankara Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Doç. Dr. Oytun Okan Şenel ise, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın şarbon aşısı stoğunun yetersiz olduğunu iddia etti.
Şarbon hastalığının nereden geldiğinin tespit edilmesinin zor olduğunu belirten Şenel, ölen hayvanlara hastalığın Brezilya’dan ya da Türkiye’deki otlaklardan da bulaşmasının mümkün olduğunu söyledi. Türkiye’deki meralarda, sulak alanlarda şarbon bakterisinin bulunduğu kaydeden Şenel, “Burada kesin olarak söylenebilecek şey, ‘Bu hayvanlar bir aylık yolculuktan sonra geliyor, Brezilya’dan hasta olarak gelmeleri olanaklı değil’ önermesinin doğru olmadığıdır. Hastalığın hayvanlardaki kuluçka süresi genellikle kısa olduğu halde bazen bu sürenin 60 güne kadar uzaması, her seçeneği değerlendirmemizi gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
 
 

Karkas Et İthalatı Yerli Besici Vuruyor

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç, besicilerin zor bir süreç geçirdiğini belirterek, “Satan bir daha yerine hayvan koyamıyor” dedi. Üretimin artmasına rağmen karkas et ithalatından vazgeçilmediğini bildiren Tunç, ithalatın yerli üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç "Ciddi anlamda bir karkas ithalatı var. Ayrıca bizim üretimimiz de artıyor. Doğu'da terörün bitmesiyle meraları çok iyi kullanmaya başladık ve üretimimiz arttı. Bu da fiyatları etkiliyor. Üretici şu an sıkıntıda. Satan bir daha yerine hayvan koyamıyor. Et ve Süt Kurumu (ESK) piyasanın dengesini iyi kurmalı. Planlamayı doğru yapar ve doğru yönlendirirse üretimimiz katlanarak artar ama bunu yaparken üreticinin yarınlarını da görmesi lazım."
Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, yaptığı açıklamada, kurbanlık hayvan varlığıyla ilgili bir sorun olmadığını söyledi. Kurbanlık alırken tüyü düzgün, gözleri parlak ve iki yaşını doldurmuş hayvanların tercih edilmesi gerektiğini anlatan Tunç, kurbanlıkların bütün uzuvlarının yerinde olması gerektiğini belirtti.
Bu sene üreticilerin, kurbanlık satışlarından kazanç elde etmediğini ifade eden başkan Tunç, "Büyükbaş kurbanlık fiyatları geçen seneki fiyatlarla aşağı yukarı aynı. Üretici bu sene girdi maliyetlerinin altında ezilmiş durumda." Dedi.
Kurbanlık fiyatları ile ilgilide bilgi veren Tunç, "Büyükbaş kurbanlık hayvan fiyatları 7 bin liradan başlıyor, 15 bin liraya kadar ulaşıyor." Dedi.
 
 

Kırmızı Ette Sürekli Spekülatif Fiyat Artışlarının Önüne Geçeceğiz

(TÜKETBİR) Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin Antalya’da düzenlenen istişare toplantısına katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba 300bin koyun projesinin 26 Nisanda dağıtıma başlayacağını 250bin düve projesinin ise Haziran ayında start verileceğini söyledi. Bakan Fakıbaba son günler de artış gösteren yem fiyatlarına ilişkin de bir açıklama yaparak “Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır. Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.” Dedi.
Bakan Fakıbaba Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin İstişare toplantısında şunları dile getirdi. “Bilindiği üzere hayvancılık sektörü, endüstriyel hammadde arzını sağlaması halkımızın ihtiyaç duyduğu hayvansal proteini tedarik etmesi kırsal kalkınmanın gerçekleştirilmesi köyden kente göçün önlenmesi yüksek katma değer sağlaması nedeniyle stratejik bir sektördür. Diğer taraftan Sosyal ve ekonomik gelişme Kent nüfusunun artması turizm sektöründeki büyüme gibi faktörler, başta kırmızı et olmak üzere hayvansal ürünlere olan talebi de arttırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre;
Sağlıklı bir insan vücut ağırlığının her bir kilosu için 1 gram protein tüketmelidir. Bunun da yüzde 50’sinin hayvansal kökenli olması gerekmektedir. Amerika ve Avrupa’da günlük tüketilen protein miktarının %70’i hayvansal Ülkemizde ise günlük tüketilen protein miktarının %73’ü bitkisel gıdalardan sağlanmaktadır. Yine Ülkemizde yıllık kişi başı kırmızı et tüketimi 14 kg’dır. Dengeli bir beslenme için bu miktarın yıllık 33 kg olması gerekmektedir. Bu durum, Türkiye’de; Kırmızı et üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalara Pratik ve sürdürülebilir politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.” dedi. Üretimde sürdürülebilirliği sağlamak Tüketicinin erişebileceği fiyatlarda yeterli arzı oluşturabilmek için
İhtiyacımız olan 1 Milyon Düve hedefine ulaşmak durumundayız. Bu nedenle hayvan varlığımızı artırmalıyız. Ayrıca hayvan hastalıklarıyla da mücadele etmemiz gerekmektedir. Hayvancılığın devam edebilmesi için buzağı varlığı büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı 2018 yılını "Buzağı Kayıplarını Önleme Yılı" ilan ettik. Ülkemizde buzağı ölüm oranı yüzde 15 civarında. Biz bu oranı yüzde 5’e düşürmeliyiz. Bu kapsamda tüm aşıları da ücretsiz yapıyoruz. Kayıtlı, programlı aşıları yapılmış, 4 ay ve üzeri yaştaki buzağılar için 750 liraya kadar destek veriyoruz. Ayrıca 2018 yılında hayvan sayımızın arttırılmasına yönelik iki yeni proje başlattık. Bunlardan ilki 250 Bin Düve Projesi, Proje kapsamında 3 yılda toplam 250 bin baş düve verilecek Proje ile 7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık hayvan sayısına ulaşılacaktır. İkincisi ise 300 Koyun Projesi Her bir yetiştiriciye 300 başa kadar olmak üzere 2018 yılı sonuna kadar toplam 500 bin baş damızlık koyun verilecektir. 300 Koyun projesine 26 Nisan start  veriyoruz. Proje kapsamında sekizinci yılda yaklaşık 5 milyon baş damızlık koyun sayısına ulaşılacaktır. Yem fiyatlarına değinen bakan Fakıbaba “Besicilikte yem giderlerinin toplam girdilerin %25 ile %40 oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundak dalgalanmada maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır dedi.” Fakıbaba konuşmasını şöyle sürdürdü.


YEM FİYATLARI
  • Son 15 yılda hayvan sayımızda % 60 artış olmuştur.
  • Yine aynı dönemde karma yem üretiminde ise % 320 artış sağlanmıştır.
  • İki değer arasındaki farktanda anlaşlacağı üzere hayvan beslenmesinde daha çok karma yem tercih ediyoruz.
  • Karma yem hayvancılık sektöründe önemli bir yere sahiptir.
  • Bu da doğal olarak maliyetlere yansımaktadır.
  • Özellikle besicilik karma yeme dayalı olarak yapılmaktadır.
  • Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır.
  • Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır.
  • Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Yemden alınan % 8 oranındaki KDV’yi kaldırdık. Son 15 yılda 5 milyar lira yem bitkilerine destek ödedik. Yem bitkisi tohumu üretim ve kullanım desteğini yüzde 100, Yem bitkisi üretim desteğini ise yüzde 30-50 oranında artırdık. Ayrıca mera hayvancılığı yetiştirici bölgelerinde yem bitkisi ekenlere ilave yüzde 25 destek vereceğiz.
  • Ot olmadan et olmaz dedik ve mera ıslah çalışmalarına hız verdik.
  • Bunun için kaba yem deposu olan meralara önem veriyoruz.
  • Biliyoruz ki meralar sürdürülebilir hayvancılığın sigortasıdır.
  • 6 milyon 400 bin dekar alanda mera ıslah çalışmasını tamamladık.
  • Bu yıl da 2,7 milyon dekar alanda çalışma başlattık.
  • Bunlara ek olarak 2018 yılında mazot maliyetinin yarısını karşılamaya başladık. dedi.
Karkas verime de değinene Bakan Fakıbaba “Büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.” dedi.
Sığırda karkas verimini 185 kilogramdan 274 kilograma çıkarttık.
Amacımız bu rakamı daha da yukarılara çekebilmektir.
Ancak hiç istemesekte girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklı erken kesimler gerçekleşmektedir. Buda kırmızı et miktarında verim kaybına neden olmaktadır. Örneğin karkası 1 kg artırdığımızda;
16 milyon büyükbaş hayvanımızda 16 bin ton karkas yapar. Buda 500 kg canlı ağırlık hesabına göre 32 bin büyükbaş hayvan karşılığıdır.
Bu ne demektir; Tüm büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.
Karkasta verim artışının sağlanması için 2018 yılında;220 kg ve üstü karkas et veren yerli besilik erkek hayvanlara 250 TL/baş besi desteği vermeye başladık. Sonuç olarak, karkas veriminin artırılması için gerekli olan çalışmaları hep birlikte yapmamız gerekmektedir. dedi. Fakıbaba  sivil toplum örgütleri ile ilgili şu sözleri kaydetti. Hayvancılık sektöründeki sorunların çözümünde, üretici birlikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, yetiştiricilerle ve sektörün diğer tüm paydaşlarıyla ortak hareket etmenin çok önemli olduğunu söyledi.
TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç da Bakan Fakıbaba'nın her zaman üreticinin yanında olduğunun altını çizerek, "Birlik olarak Bakanımızın projelerini destekliyoruz. 1 milyon düve projesi çok yerinde ve doğru bir proje." değerlendirmesinde bulundu.