Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Gelin Birazda Gübre ve Gübrelemeyi Konuşalım

Gübre tohumla birlikte bitkisel üretimin en önemli girdilerinin başında gelmektedir. Birim alandan alınacak en yüksek verim için, asla ihmal edilmemesi gereken bir girdidir. Üretim maliyetleri içindeki payı, her ne kadar % 15-20 düzeyinde olsa da, bilinçli gübre kullanıldığında % 50’den fazla verim artışı sağlayabilmektedir. Ülkemizde yıllara göre biraz değişiklik göstermekle beraber, 6-7 milyon ton fiziki gübre kullanılmaktadır. 2017 yılında tüketilen fiziki gübre miktarı 7.484.213 tondur.

 
Biz terminoloji olarak gübre dediğimiz zaman, hem kimyevi gübreleri, hem de hayvansal ve bitkisel kökenli organik gübreleri ifade ediyoruz. Avrupalı kimyasal gübreye “Fertilizer” diye tek bir isim vermiş, hayvansal gübreleri ayrı bir kelime olarak “Mennure” diye ifade etmiştir. Biz kimyevi gübreye kimyasal gübre, suni gübre, ticaret gübreleri gibi eş anlamlı kelimeler kullanıyoruz. Bazen birbirimizi anlamakta sıkıntı bile çekiyoruz.
 
Ülkemiz topraklarının % 85’i, % 1-1,5 (bazen % 1’in de altında ) gibi düşük düzeyde organik madde ihtiva etmektedir. Dolayısıyla toprak verimliliği açısından hayvansal gübrelerin çok büyük önemi vardır. Ancak bizim dekara 3-4 ton hayvan gübresi vererek bitkinin bütün ihtiyacını karşılayacağını söylersek bu doğru değildir. Biz usulüne göre muhafaza edilmiş çiftlik gübresi ile verimi artırabiliriz, toprağımızı iyileştirebiliriz ama hedeflediğimiz verime ulaşamayız. Örnek vermek gerekirse yeni nesil ıslah edilmiş sapı sağlam, boyu kısa ve dane verimi çok yüksek buğday çeşitlerinin gübre tüketimi de fazladır. Diğer taraftan çiftlik gübresinin yanmış olmasına da dikkat etmeliyiz. Yoksa tarlada fazla miktarda yabancı ot çıkışına neden olabilir.
 
  1. GÜBRE NEDEN GÜNCEL?
 
Türkiye için serin iklim tahıllarından buğday ve arpa stratejik üründür. Halkımızın temel beslenme alışkanlığında ekmek önde gelir. Dünyada buğday, asırlarca istikrarın ve kendine güvenin temeli olmuş, savaşlar genelde kıtlık yıllarından sonra çıkmıştır. Ekmek bizim milletimizin kültüründe “nimet”tir. Yere düşmüş bir ekmek parçasına asla ayağımızla basmayız, alır yüksek bir yere koyarız. Ülkemizde bölgelere göre Eylül ortalarından Aralık ortalarına kadar sonbahar ayları hububat ekim mevsimidir. Hububatta ekim gübresi olarak tercih edilen fosforlu gübrelerin başında Di-Amonyum Fosfat (% 18-46) kısaca DAP gübresi gelmektedir. Geçen yıl ekim mevsiminde fiyatı ton başına 1.600 TL iken, dolardaki kur artışı sebebiyle fiyatı katlanmış halen tonu 2.900 – 3.100 TL’ye satılmaktadır. Hububat tarımı yapan çiftçilerimiz fiyatların artmasından etkilenmiş, ekim gübresinin kullanılması zihinleri karıştırmıştır. Gübre sektörü zaten dünyadaki konjonktürel gelişmelerden çok etkilenen bir sektördür. Arz-talep dengesi dünya fiyatlarını çok etkilemektedir. Zaten ülkemiz kimyasal gübreler açısından ister mamul olsun, ister ham madde açısından dışa bağımlıdır. Bu gerçeği üzülerek de olsa kabul etmek zorundayız. Öyle ise hububat üretimimize zarar vermeden ne yapalım?
 
  1. YAPACAKLARIMIZ VAR…
 
  • Gübre kullanmaktan vazgeçersek verimimizi düşürürüz.
  • Sonbahar ekim gübrelemesi ağırlıklı olarak fosforlu gübreye dayanır. Di-Amonyum Fosfat gübresi % 18 oranında azot % 46 oranında fosfor ihtiva eder. Azotun devamını ilkbaharda tamamlayabiliriz. Azot elementi toprakta hızlı fakat fosfor ise yavaş hareket eden bir makro elementtir. Kullanılan fosforlu gübrenin etkisi azalarak 3 yıla kadar devam eder. Bu nedenle, toprakta bir yıl önceden kalmış bitkinin yararlanacağı (kabili istifade) fosfor olabilir. Bunu ancak toprak analizi ile anlayabiliriz. Ekim öncesi toprağımızı tahlil ettirmeliyiz. Hangi gübre çeşidini ne miktarda kullanacağımıza karar vermeliyiz. Özellikle sulu alanlarda yazlık olarak ekilmiş pamuk, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı, patates ve sebzeler gibi kültür bitkilerinin üretiminden tarlamızda geriye kalmış fosfor olabilir. Kullanacağımız DAP gübresinden belki yarı yarıya keserek gübreleme yapabiliriz. Bu uygulama bizi gübrede tasarrufa götürür. Belki de pahalı DAP gübresi yerine fosfor tenörü daha düşük, fiyatı DAP’tan daha ucuz 20-20-0 gübresi ile taban gübrelemesini yapabiliriz. (DAP gübresi fiyatı: tonu 2.900-3.100 TL. 20-20-0 gübresi fiyatı: tonu 1.900-2.100 TL’dir.) Yapılan araştırmalara göre buğday bitkisi 100 kg dane verimi için 2.7 kg/dekar saf azot, 2 kg/dekar saf fosfor kullanmaktadır. Genelde kuru şartlarda yetiştirilen hububat için önerilen saf fosfor (P2O5) miktarı 7-9 kg/dekardır. Sulu şartlar için de 9-11 kg/dekar saf fosfor karşılığı (P2O5) gübresi verilmesi uygundur.
  • Bitkilerin beslenmesi açısından şu husus unutulmamalıdır. Bitkilerin topraktan beslenmesi esastır. Yapraktan yapılacak gübrelemeler, noksan elementlerin (Örnek: çinko) gibi telafisi başta olmak üzere, hem makro ve hem de mikro elementlerin eksikliğinin kısmen giderilmesi ile verim artışına yönelik uygulamalardır. Yapraktan verilecek organik, organomineral ve kimyasal gübrelerle bitkinin ihtiyacının karşılanacağını düşünme fikri, doğru değildir. Bu ticari anlamda söylenmiş spekülatif ve eksik bilgilerdir.
  • Gübreler için halen dekar başına yapılan destekleme 4 TL’dir. Bu destekle 1 kilo 290 gram DAP gübresi veya 2 kg 20-20-0 gübresi satın alınabilir. Bir yılda katlanan gübre fiyatları karşısında desteklemeler yetersiz kalmıştır. Devletimizin imkanları ölçüsünde gübre desteklerinin artırılması ve basın yoluyla çiftçilere duyurulması önemli olacaktır.
  • Gerek gübreler ve gerekse gübreleme konusunda söyleyecek çok sözümüz var! Son söz olarak sözümüzü şöyle tamamlayalım:
 
Ülkemiz topraklarının çoğunlukla killi yapıda olması, kireç fazlalığı, organik maddenin düşük olması, yağış azlığı, bilinçli ve dengeli gübre kullanımındaki noksanlıklar, bitki besleme sorunlarımızın temelini oluşturmaktadır. Gübre işi öyle yabana atılacak ve ihmal edilecek bir konu değil, ne kadar konuşsak, ne kadar söylesek azdır.
 
Fahri Harmanşah
Gübre İthalatçıları Derneği
 Onursal Başkanı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Enflasyonla Mücadele'de Bir çok Ürüne indirim

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekün Mücadele programında yaptığı değerlendirmede gübre ve yem başta olmak üzere hangi ürünlerde yüzde 10 indirim yapılacağını açıkladı. Pakdemirli, şunları söyledi.
ÇAYKUR’dan zam yok
Yaptıklarımızın üzerine neler yapabiliriz dedik. Serbest piyasa ekonomisi tabii ki işleyecek. Gıda arz güvenliğini de mutlaka sağlayacağız. Örneğin kıyma 29, kuşbaşı 31 TL'den satılıyor. Ucuz fiyattan alınıyordu, alınmaya devam edecek. Ucuz et projesi devam edecek. Çaykur bundan sonra da zam yapmayacak. Zincir marketlerde 50 üründe 2 ay yüzde 10 indirim yapacak.
ET VE SÜT KURUMU YÜZDE 10 İNDİRİM YAPACAK
Et ve Süt Kurumu 10 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Atatürk Orman Çiftliği 14 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Gübrede yüzde 15 indirim yapıldı. Bugünden başlamak üzere sıvı ve toz gübrelerde 35 çeşit üründe Gübretaş yüzde 10 indirim yapacak.
Tarım Kredi, karma hayvan yemlerinde ortaklarına yüzde 10 indirim uygulayacak. Yem sanayicileri Birliği de aynı yönde karar aldı.
Tarım Kredi Şirketi Bereket Sigorta Tarım Kredi ortaklarının tüm sigortalarında yüzde 10 indirim uygulayacak.
50 ÜRÜNDE İKİ AY BOYUNCA YÜZDE 10 İNDİRİM
Toprak Mahsulleri Ofisi pirinci yüzde 20-40 indirimle arasında satmaya devam edecek. Carrefour, BİM, Şok, Migros ve Metro 50 üründe iki ay süreyle yüzde 10 indirim yaptığını açıkladı.
 
 

Gübre'de Yüzde 15 İndirim

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin kimyevi gübre fiyatına yüzde 15 indirim yaptığnıı açıkladı. Pakdemirli, buğday ve arpa prim desteğinin yüzde 100 arttığını belirtti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bakanlıkta bir basın toplantısı düzenleyerek gübre fiyatları ve arpa buğdaydaki prim destekleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Tarım Kredi Kooperatifleri'nin gübre fiyatlarına yüzde 15 indirim yapacağını açıklayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Türkiye'nin en büyük çiftçi ailesi tarım kredi kooperatiflerimiz, en önemli tarımsal girdilerden birisi olan kimyevi gübre fiyatlarında, gübre cinslerine göre değişmekle beraber yüzde 15'lere varan indirim sağlayacak.

DAP GÜBRESİNDE İNDİRİM YAPILDI

Örneğin DAP gübresinin tonu 3250 liradan 2900 liraya düşmüştür. Yapılan indirimin piyasaya yansımasıyla beraber tüm sektörün de benzer hassasiyeti göstermesini bekliyoruz. Bunun yanı sıra gübre fiyatlarında aşırı fiyat artışı yapan firmaları da takibe aldık.”

ARPA BUĞDAYDA PRİM DESTEKLERİ ARTIRILACAK

Diğer yandan arpa ve buğdaya verilen prim desteklerinde de yüzde 100 artış yapılacağını açıklayan Pakdemirli, “Uzun yıllardır artmayan buğday ve arpa desteğini artıracağız. 5 kuruş olan prim desteğini yüzde yüz artırarak önümüzdeki yıl 10 kuruş olarak ödeyeceğiz” dedi.

ARPA BUĞDAYI DÜNYA FİYATLARINDAN ALACAĞIZ

Çiftçinin hiçbir şekilde mağdur edilmeyeceğini bildiren Pakdemirli, “Çiftçimizin hiçbir şekilde mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. Arpa ve buğday ürünleri üreticisinin alın teri ürünlerini dünya fiyatlar üzerinden alacağız. Bu konuda çiftçilerimizin endişesi olmasın” diye konuştu.

Gübre Nereye Gidiyor?

Hammadde bakımından gübrede yüzde 90’nın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye, dövizdeki artışa bağlı olarak fiyat artışlarını kontrol edemiyor. Fiyat artışı nedeniyle çiftçi gübre alamamaktan şikayetçi. Kışlık ürünleri ekmeye hazırlanan çiftçi, yüksek fiyat nedeniyle ihtiyacı olan gübreyi alamazsa bir çok üründe tarımsal üretimin düşmesi bekleniyor. Gübre üreticileri ise, Türkiye’nin yıllık 6.5 milyon ton gübre tükettiğini ancak ithalat kaynaklı fiyat artışı nedeniyle tüketimin bu yıl 6 milyon tonun altına düşeceği endişesini yaşıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre 2017'de ortalama fiyatı ton başına 617 lira olan %21 Amonyum Sülfat gübresinin şu anda piyasa fiyatı 1400 lira. Aynı dönemde DAP gübresinin tonu 1493 liradan 3 bin 200 liraya ulaştı. Yine 20.20.0 gübresinin tonu 1009 liradan 2 bin 160 liraya, ürenin tonu 1000 liradan 2 bin 200 liraya çıktı. Potasyum ve nitratlı bazı gübrelerin tonu 4 bin lira ile 7 bin lira arasında satılıyor.
Gübre üreticileri de fiyat artışından yakınıyor. Tamamen ithalata bağlı bir sektör olduklarını belirten gübre üreticileri dövizdeki artış nedeniyle fiyatların çok arttığını ve bunun da tüketime olumsuz yansıyacağını ifade ediyor.
İstanbul Gübre Sanayi AŞ. (İGSAŞ) Genel Müdürü Turan Tok, dünyada da gübre fiyatlarının yükseldiğini, Türkiye’de ise dövizdeki artış nedeniyle fiyatların arttığını belirterek şu bilgileri verdi: “Çiftçilerimizin yaygın kullandığı üre gübresinin tonu şu anda 315 dolar. Buna 12 dolar gemiden indirme, tahliye eklenince 327 dolara geliyor. TL karşılığı 2025 lira. İthal maliyetinin altında satıyoruz. Hem müşterilerimizi kaybetmemek için hem de çiftçimiz gübre alabilsin, tüketim düşmesin diye. Çünkü zaten bir çok ülkeye göre bizde tüketim çok düşük. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde gübre satışında büyük bir düşüş olmadı. Fakat son iki ayda dövizdeki yükselmeye bağlı olarak artan fiyatlar nedeniyle geçen yılın sevilerine ulaşılması çok zor görünüyor.”
Gübre üreticilerinin dolarla alıp TL ile satış yaptığını bu nedenle kimsenin ithalat yapmaya cesaret edemediğini anlatan Tok, “Artan fiyatları aynı oranda çiftçilerimize yansıtmamaya çalışıyoruz. Çünkü tüketim azalınca bu kez verimlilik düşer. Bitkisel üretim azalır. Çiftçinin geliri düşer. O zaman gelecek sene hiç alamaz. Bu nedenle gübre konusunda mutlaka önlemler alınması gerekiyor” dedi.
Çiftçiler 2015 üretim yılında hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumrulu bitkiler, sebze ve meyve alanları için dekara 6 lira 60 kuruş gübre desteği alıyordu. Yağlı tohum ve endüstri bitkilerinde ise dekara 8 lira 25 kuruş gübre desteği veriliyordu. En az destek verilen peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır mera, orman emvali alanlar için bile dekara 4 lira 75 kuruş gübre desteği ödeniyordu. 2016’da önce günbre desteği ve mazot desteği tek kalemde birleştirildi. Çiftçinin önemli kaybı oldu. 2017’de mazot desteği artırılınca gübre desteği tüm ürünler için dekar başına 4 lira olarak sabitlendi. 2018'de de dekara 4 lira gübre desteği veriliyor. Bu desteğin ürün bazında verilmesi ve mutlaka artırılması gerekiyor. dedi.
 
 

Kimyevi Gübrelere İlişkin Bakanlıktan Açıklama

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından, tarımda kullanımı oldukça düşük olan iz elementli gübrelerden bazılarına getirilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasının, "gübreye yeni vergiler getirildiği ve çiftçinin maliyetinin artırıldığı" şeklinde ifade edilmesinin gerçeği yansıtmadığı bildirildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, bir gazetede yer alan köşe yazısındaki bilgilerden hareketle internet medyasına yansıyan bazı haberlerde, tarımda kullanılan kimyevi gübrelere yeni bir düzenlemeyle ÖTV getirildiğinin belirtildiğine yer verildi.
Tarımda kullanımı oldukça düşük olan iz elementli gübrelerden bazılarına getirilen ÖTV uygulamasının, söz konusu haberlerde bütün kimyevi gübrelere getirilmiş gibi gösterilmeye çalışılmasının doğru olmadığı belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:
"Yazı ve haberlerde konu edilen 27 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında “3824.99.96.90.68 GTİP’te yer alan ürünlere kilogram başına 0,939 TL ÖTV getirilmiştir. Bu Bakanlar Kurulu kararı, ithalattaki ÖTV uygulamalarını kapsamaktadır. Kararda yer alan birden fazla GTİP'le, farklı ürünlerin ÖTV oranları düzenlenmektedir. "3824.99.96.90.68 GTİP" içerisinde gübre ve gübre hammaddelerinin yanı sıra sanayinin değişik dallarında kullanılan farklı hammaddeler de bulunmaktadır. Bu GTİP'teki gübre ve gübre hammaddesi şeklinde yer alan ürünler, gübre sektöründe azot, fosfor ve potasyum içeren kompoze gübrelerde iz element katkısı olarak kullanılmaktadır. Bunun gübre imalatındaki kullanım oranı da yüzde 1'den daha azdır."
Söz konusu düzenleme kapsamında ÖTV'ye tabi olan gübre ve gübre hammaddesinin, toplam gübre ve gübre hammaddesi ithalatı içinde payının yüzde 1,9 olduğuna işaret edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Yani ithal olarak gelen gübre ve gübre hammaddesinin yüzde 98’inden ÖTV alınmamaktadır. Çiftçimizin en önemli girdilerinden olan gübre, ilk kez 2005 yılında doğrudan destek kapsamına alınmıştır. Son 12 yılda üreticilere 7,5 milyar lira gübre desteği ödemesi yapılmıştır. Bu yıl ise 530 milyon lira ödenmiştir. Ayrıca 2016'da gübredeki KDV oranı yüzde 18'den sıfıra indirilerek çiftçiye yıllık ortalama 1 milyar lira dolaylı destek sağlanmıştır.
 
Dolayısıyla gübre konusunda çiftçiye gerekli her türlü desteğin verilmesine karşın, konunun, gübreye yeni vergiler getirildiği ve çiftçinin maliyetinin artırıldığı şeklinde ifade edilmesi gerçeği yansıtmamaktadır."denildi.
 
 

Çiftçiye Mazot Desteği Arttı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bitkisel üretimde Alan Bazlı Tarımsal Destekler kapsamında çiftçiye yapılan mazot desteğinde artışa gitti.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi yapılmasına dair Tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğ , 30 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yayınlanan tebliğ ile Alan Bazlı Tarımsal Destekler kapsamında çiftçiye ürettiği bitkisel ürünler için yapılan mazot desteğinde artışa gidildi.
Tebliğ ile 17/9/2017 tarihli ve 30183 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ’in EK-1’inde yer alan tablodaki bitkisel ürünler için yapılacak dekara 4 TL olarak belirlenen gübre desteği aynı kalırken, mazot desteği ürünlere göre farklı tutarlarda artırıldı.
Buna göre dekar başına mazot desteği;
Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale için 13 TL’den 13,49 TL’ye,
Çeltik ve pamuk için 36 TL’den 37,36 TL’ye,
Yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, patates için 17 TL’den 17,64 TL’ye,
Aspir, nohut, mercimek, kuru fasulye için 11 TL’den 11,42 TL’ye,
Fındık, yem bitkileri, çay, kuru soğan, kanola, diğer ürünler için 9 TL’den 9,34 TL’ye çıkartılırken, nadasa bırakılan alanlar için dekar başına 5 TL yerine 5,19 TL destek verilecek.
Böylece 4 TL gübre desteği ile birlikte verilecek toplam destek miktarı; Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale için 17,49 TL, Çeltik ve pamuk için 41,36 TL, Yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, patates için 21,64 TL, Aspir, nohut, mercimek, kuru fasulye için 15,42 TL, Fındık, yem bitkileri, çay, kuru soğan, kanola, diğer ürünler için 13,34 TL olacak.
Nadasa bırakılan alanlar için gübre desteği olmadığından mazot desteği olarak dekara 5,19 TL verilecek.
 
 
 

Gübreler Sıkı Takip Altında !

Resmi gazete'nin 6 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren "Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ" ile depo ve/veya gübre satış yerlerine kamera sistemi takılması zorunluluğu geldi.

Tebliğe göre, gübre dağıtıcıları, gübre satış yerlerine/depolarına kamera sistemi kurmakla yükümlüdür. Birden fazla satış yeri veya depo var ise kamera sistemi her birine ayrı ayrı kurulması gerekiyor. Kameralar tüm depoyu görecek şekilde bir veya birden fazla sayıda, tekniğine uygun olarak kurulacak ve tüm giriş-çıkış yerlerini görecek ve kör nokta kalmayacak şekilde konumlandırılması gerekiyor. Takip sistemi ve kameralar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan tebliğe göre, gübrelerin izlenmesine ilişkin yeni uygulama ana hatlarıyla şöyle olacak:

- Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, teknik düzenleme çerçevesinde karekod ve DNA barkodlu takip sistemi ile kamera sisteminin kurulum ve işletilmesi ile ilgili faaliyetleri ayrı ayrı veya bir bütün olarak yapacak veya yaptıracak.

-Üreticiler, piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde karekod ve DNA barkod içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda.

- İşaretleyici etiket ve karekod bulunmayan ürünler, güvensiz ürün olarak değerlendirilecek.

-Dağıtıcılar, depo ve/veya gübre satış yerlerine izlenebilirliği sağlayacak şekilde kamera sistemini kurmak zorunda.

- Dağıtıcılar, kurulan takip ve kamera sisteminin bu Tebliğe uygun şekilde uygulanmasından ve sistemin kurulumu ve işlemesi için gerekli altyapıyı sağlamaktan sorumlu olacak.

-Takip sistemi, Tarım Bilgi Sistemi ile entegre çalışacak, takip sistemi ve kameralar Gıda,tarı ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

- Üreticiden son kullanıcıya kadar olan süreçte, ürünlerin sevkiyat ve tesliminde, teslim edilen/alınan ürün üzerindeki karekod okutularak işlem yapılacak.

- Dağıtıcıdan son kullanıcıya ürün tesliminde, son kullanıcının T.C. Kimlik Numarası veya vergi kimlik numarası üzerinden takip sisteminden işlem yapılması gerekiyor.

Tebliğe eklenen geçici madde ile tebliğ kapsamındaki ürünleri üretenler ile piyasaya arz eden dağıtıcılar, en geç 31 Aralık 2017 tarihine kadar faaliyetlerini bu Tebliğ hükümlerine uyumlu hale getirmek zorunda.