Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Genç Çiftçide Üretilen Mantarlar Gelir Kapısı Oldu

 Mersin'in Silifke ilçesine bağlı Arkum Mahallesi'nde, Tarım Orman Bakanlığının Genç Çiftçi projesinden faydalanarak kurduğu mantar serası Mehtap Göküş'ün gelir kapısı oldu. 
Yaklaşık 1 ay önce Tarım ve Orman Bakanlığının Genç Çiftçi projesinden faydalanarak 120 metrekarelik alanda 10 ton mantar kompostosu kullanarak mantarhane tüneli (Mantar Serası) kuran Mehtap Göküş (31), oluşan mantarlarını toplamaya başladı. Genç Çiftçi projesinden faydalanarak 27 bin TL'si hibe 60 bin TL'ye mal ettiği mantar serasından 3 ay gibi kısa bir sürede 3,5 ton ürün elde etmeyi hedefliyorlar. 
Kilosunu perakende 10 TL'den sattığını belirten genç çiftçi Mehtap Göküş, "Allah devletimize zeval vermesin. Genç Çiftçi projesi sayesinde mantar seramızı oluşturduk ve 1 ay gibi kısa bir sürede ürün elde etmeye başladık. Şu anda hasat ettiğimiz mantarlar kısa sürede tükeniyor. Amacım buradan elde ettiğimiz para ile bu işi daha da geliştirmek" dedi. 
Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun ve Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yusuf Gün, Genç Çiftçi projesi kapsamında kurulan mantar serasını gezip üreticiyi ziyaret ettiler. 
Mantar serasında incelemelerde bulunan Başkan Doygun, "Çiftçimiz Mehtap Göküş Ziraat Odamızın öncülüğünde Genç Çiftçi projesine başvurdu. Projesi onaylanan çiftçimiz şu anda ürününü hasat etmeye başladı. Mantar üretimini ilk kez yaptığı için üründe yanmalar olmuş. Ziraat Odamız ve Tarım Orman İlçe Müdürlüğünün de destekleri ile daha da kaliteli ürünler elde ederek ekonomiye kazandıracağına inancımız tam. Üreticimize hayırlı ve bol kazançlar diliyorum" dedi. 
Mantar üretiminin bölgede alternatif ürün olarak yapılabileceğini belirten Doygun, "Özellikle iç piyasa mantar çok sık kullanılan bir gıda maddesi. Fiyatı ile de üreticisine kazandıran mantar üretimini çiftçilerimize tavsiye ediyorum. Bilgi almak ve üretim yapmak isteyen herkese Ziraat Odası olarak destek verebiliriz" dedi.
 

Limon Nereye Gidiyor

Bazı market ve pazar tezgâhlarında limonun kilogram fiyatı 10 TL’yi buldu. Üreticiler limonun tarlada 1 TL ile 1.8 TL arasında satıldığını, artan fiyatların ihracat kaynaklı olabileceğini belirtiyor. İhracatçılar ise ihracatın tam olarak başlamadığını, fiyatların artmasında ihracatın etkisinin olamayacağını söyledi. Meyve-sebze komisyoncuları ise limon piyasasına birkaç tüccarın hükmettiğini bunların elinde limon tutarak fiyatları yukarı çektiklerini iddia etti.

Son günlerde market rafları ve pazar tezgâhlarında fiyatıyla en dikkat çeken ürünlerin başında limon geliyor. 1 kilogram limonun fiyatı bazı yerlerde 6-7 TL’ye satılırken, bazı yerlerde ise 10 TL’yi buldu. İhracatçılardan üreticilere, sivil toplum kuruluş-larından halcilere kadar artan limon fiyatları ile ilgili birbirinden farklı görüşler ortaya çıktı. Üreticiler limonun tarlada 1 TL ile 1.8 arasında satıldığını, yeni mahsulün yeni yeni piyasaya çıktığını söylerken halciler limonun depolardan çıkarılmadığını iddia ediyor. İhracat artışının da limon fiyatlarını etkilediğini belirten üreticilere cevap da ihracatçılardan geliyor. İhracatın tam anlamıyla başlamadığını kaydeden ihracatçılar, artışta ihracatın etkisi olmadığının altını çiziyor. Ancak konuştuğumuz herkes aynı şeyi söylüyor: “1 kg limonun fiyatı 10 TL olmamalıydı.”
ÜRETİCİ KAZANMIYOR 
İlk olarak Türkiye’nin limon ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Mersin Erdemli’nin Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin’e limondaki gelişmeleri sorduk. Erdemli’de hasatın tam olarak başlamadığını ifade eden Şahin, “Piyasada satılan limon ‘yatak limon’ diye tabir edilen geçen senenin mahsulü. 1 kg limonun fiyatını 10 TL’ye çıkaracak bir gelişme olmadı. Şu anda hasat edilen yeni limonun fiyatı da 1 TL’den başlıyor 1.8 TL’ye kadar çıkıyor. Üretici kazanmıyor yani. Tarladan 1.5 TL’ye çıkan limona 1.5 TL de masraf eklenir. Sonrasında son satıcı 2 lira kâr koysa bile en fazla 5 TL’ye satılmalı” dedi. İhracat artışının fiyat üzerinde bir etkisi olabileceğine değinen Şahin, “İhracat hiç durmadı. Rakip ülkelerde aşırı sıcaklardan dolayı limonların kalitesi düştü. Daha bayram öncesinde bölgemizdeki bir üreticiden 6 TIR yani 150 ton limon istediler” diye konuştu. 
Mersin Tarsus Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ali Ergezer de, “İhracatçı fiyatın yükselmesine neden oluyor. Tarladan 1-1.8 TL arasına alınan ürünü yükselen dolar kuruyla beraber ihraç etmek daha avantajlı oldu. Örneğin limon geçmişte 1 dolara satılınca 3.5 TL kazandırıyordu. Şimdi ise 6 TL kazanıyorlar” ifadelerini kullandı. 
Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birikleri Sektör Kurulu Başkanı Ali Kavak ise bu iddiaların doğru olmadığını dile getirdi. İhracat sezonunun 15-20 Ağustos gibi başladığını, asıl ihracatın ise eylülde olacağını kaydeden Kavak, “İhraç ettiğimiz limonun fiyatı tarlada 1 TL. tonu 1000 TL yapıyor. Biz de 1 ton ürünü 350-400 dolar civarında ihraç ediyoruz. Fiyat artışını ihracatına bağlamak çok yanlış olur. Şu anda çarşı-pazarda satılan ‘yatak limon’un 10 TL olmaması gerekiyor. En fazla 4 TL civarında olmalı” dedi. İhracatın Türkiye’de rakip ülkelere göre biraz daha erken başladığına değinen Kavak sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de erken hasat edilen bir limon türü var. O da 1 aylık bir avantaj kazandırıyor. Bu sürecin ardından İspanya, Güney Afrika, Çin, gibi ülkeler de ihracata başlıyor.”

'BU FİYATLAR VİCDANSIZLIK'

Türkiye’de toplanan limonun kağıda sarılarak Niğde ve Nevşehir gibi yerlerde mağaralarda depolandığını dile getiren İstanbul Meyve Sebze Komisyoncu ve Tüccarları Derneği Burhan Er, bunun normal bir uygulama olduğunu ancak bu yıl limonun piyasaya çok fazla sürülmediğini ileri sürdü. Burhan Er, “3 bin TL’lik limon alıyoruz içinden çıkan çürükler nedeniyle maliyeti 6-7 bin TL’ye çıkıyor. Limon belli tüccarların elinde. Ürünü piyasaya sürmüyorlar” dedi. Bir kilogram limonun en fazla 7 TL’ye satılması gerektiğini belirten Er, şunları söyledi: “10 TL ve üzeri fiyata limon satmak vicdansızlıktır. Ramazan öncesinde patates ve soğanda da aynı şey yaşanmıştı. Bir kilogram patates 8 TL’ye kadar çıkmıştı. Şimdi ise en kaliteli patatesin kilogramı 2.5 TL civarında.”
Kaynak: Hürriyet
 

Hibe Koyunlar Genç Çiftçilerle Buluştu

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Genç çiftçi projesi kapsamında hibe desteğinden faydalanmaya hak kazanan çiftçilere destekleri devam ediyor. Buna göre Mersin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından kırsal kalkınmayı desteklemek amacı ile  Erdemli ilçesinde 4 genç çiftçiye 148 küçükbaş hayvan dağıtıldı. Proje kapsamında hibe desteğinden faydalanmaya hak kazanan 4 genç çiftçiye veteriner hekimlerin ve teknik personellerin takibi ve kontrolünde gerçekleştirildi toplam 148 koyun dağıtımı yapıldı. İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mesut Yıldız, "Genç çiftçilerimize koyunlarını vermekten dolayı büyük mutluluk duymaktayım. Bundan sonra da ilçemizde tarımsal desteklemeler yapılmaya devam edecektir. Basta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ilçe Müdürlüğümüz yetkilileri olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
 

13. Mersin Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Fuarı Açıldı

13. Mersin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı düzenlenen törenle açıldı. 22-25 Şubat tarihleri arasında ziyaret edilebilecek fuarda tarım ürünleri, tarım makineleri, ambalajlama ve paketleme malzemeleri sergileniyor.
CNR Holding’e bağlı Pozitif Fuarcılık ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası, Tarım İl Müdürlüğü işbirliğinde CNR EXPO Yenişehir Fuar Merkezi’nde düzenlenen 13. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışına Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge  ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Önder Gürbüz, Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Kerim Tufan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz, Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut ve sektör temsilcileri katıldı. Fuarın açılışında konuşan Vali Su, Mersin’in bugün önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını söyledi. Dünyada insanlık için her zaman gerekli olan şeyin “gıda” olduğunu vurgulayan Su, “Herşeyi öteleyebilirsin, almayabilirsin ama bir ihtiyaç vardır ki ötelenmesi, ihtiyaç duyulmaması mümkün değildir. Bu da insanın beslenmesi, gıdadır. O yüzden bu fuar çok önemli. Günümüzde tarım sektörü gittikçe önemini artırıyor. Artık gelişen teknolojiyle beraber bazı sorunlar da ortaya çıkıyor. Bu anlamda kullanılabilir sular, kullanılabilir tarım arazileri, iklim değişimleri hesap edildiği zaman tarım sektöründe çok ciddi araştırmalara gerek olduğu ortaya çıkmıştır. Bugün dünyada, aynı doğrultuda ülkemizde de tarım, gıda ve hayvancılık sektöründe çok ciddi çalışmalar, araştırmalar yapılmaktadır. Dünyada tarım deyince gittikçe kavramlar değişiyor. Eko tarım, organik tarım, şimdi ise dijital tarımdan bahsediyoruz. Her geçen gün tarımda yeni gelişmeler meydana geliyor. Tüm bu gelişmeleri de takip etmek zorundayız” dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz ise fuarların üreticinin tüketiciyle, sanayicinin katılımcılarla buluştuğu, tanıştığı, üretimini değerlendirdiği alanlar olduğunu söyledi. Tarım anlamında Mersin’i çok önemsediklerini kaydeden Güzelgöz, “Mersin tarım fuarları konusunda önemli çalışmalar yapıyor. Bizde elimizden geldiği kadar destek veriyoruz. Mersin bizim için önemli çünkü hem bir ova şehri, hem bir hayvancılık şehri hem bir gıda şehri. Tamamıyla bakarsanız önemsenmesi gereken ciddi bir tarım şehri. Onun için fuarların da önemsenmesi gerekiyor. Gelecek sene bu fuarın uluslararası bir boyut kazanması için şimdiden çalışmaya başlayacağız. Gelecek sene inşallah burada uluslararası bir fuar yapmak istiyoruz. Biz bu fuara Türkiye’de birinci kategoride bakarak katılıyoruz. Bu çapta Türkiye’de üç ilde fuara katılıyoruz. Mersin onlardan birisidir” diye konuştu.
Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir de katma değeri yüksek ürünler üretilmezse dünya rekabet liginde hak ettiğimiz yeri alamayacağımızı belirterek, “Daha sürdürülebilir, daha rekabetçi, daha doğa dostu ürünlere, teknolojilere ve sanayiye yönelmemiz lazım. İnsanoğlunun vazgeçemeyeceği en temel unsurlardan bir tanesi gıdadır. Bu her geçen gün önemini daha da artırarak devam edecektir. Mersin ilimiz ve özellikle Çukurova bölgemiz bu konuda Türkiye’ye en fazla katkı sağlayacak bölgelerden birisidir. Dolayısıyla sektörlerde değişim ve dönüşüm sağlarken gıda, tarım ve hayvancılık sektörünü de bu değişimin merkezine koymamız lazım. Bizde bakanlık olarak hazırlayacağız kalkınma planlarında ve bizlere bağlı kalkınma ajansları vasıtasıyla bu değişim ve dönüşüme katkı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Özellikle topraklarının yüzde 25’i tarımsal arazi olan Mersinimize de katkı sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ise dünya ekonomisinin ciddi anlamda değişim yaşadığının altını çizerek, "Dünyanın hızla değişen demografik yapısı, artan nüfus ve daha önemlisi kentleşen dünya nüfusu, tarım, gıda ve hayvancılık sektörlerini ulusal güvenlik meselesi haline getirmektedir. Bu işin tüm gelişmiş dünyada üç payandası vardır. Devlet yani işin kamu ayağı, özel sektör, yani üreticiler ve yerel yönetimlerdir. Bu üç payandadan biri olmazsa o sektörde gerçek bir gelişme bekleyemeyiz. Bu üç temel payandanın ulusal anlamda oluşturmak istediğimiz yüksek teknolojili üretim vizyonunu daha çok sahiplenmesi gerekiyor. İşte bu vizyonla ve iş birliğiyle düzenlenen bu fuar, Mersin Valiliğimizin vermiş olduğu büyük desteklerle, uluslararası ve ulusal çapta sektörlerinde lider 100 yerli ve 10 yabancı firma ile Mersin’in önemli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Mersin tarımına önemli faydalar sağlayacağına inandığımız fuarı yaklaşık 30 bin çiftçimizin ziyaret etmesini beklemekteyiz. Fuar süresince düzenlenecek konferans ve etkinlikler çerçevesinde çiftçilerimizi bilinçli tarım uygulamalarındaki en son teknoloji ve uygulamalarla buluşturmayı hedefliyoruz. Ülkemin üreticisine olan güvenimle, büyüyen Türkiye’nin ve büyüyen Mersin’in potansiyeline olan inancımla, Mersin’in Türkiye’nin tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında daha iddialı bir merkez olacağına inanıyorum" dedi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuardaki stantları tek tek gezerek, üreticilere ve firma temsilcilerine başarılar diledi.
 

Mahsul Sular Altında

Mersin’in Tarsus ilçesindeki seralar sağanak yağmur nedeniyle sular altında kaldı. Yağmur suları binlerce dönümlük arazideki seralarda ekili sebzelere zarar verdi.
Özel Bahşiş Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hüseyin Özer (28) gece başlayan sağanak yağışın ardından sabah saatlerinde ekili ürünlerini kontrol etmek için seralarının bulunduğu bölgeye gidince, seraların arazilerin sular altından kaldığını gördü.
Her sağanak yağışta ekili alanlarını yağmur sularının bastığını ifade eden Özer, "Bir günde seraların içine bu kadar su doldu, Allah bilir yarına kadar ne seviyeye çıkacak. Çiftçi gırtlağa kadar borçlu, çiftçi bitti arkadaşlar. Ben nasıl evimi geçindireceğim, benim 150 bin lira borcum var. Geçen senede aynı bu şekilde seraları sel aldı, motopomplar çalışıyor ama yetersiz kalıyor. Gördüğünüz gibi arazi sular altında kabaklar sabaha kadar her yer dolacak. Şu anda 3 tane motopomp çalışıyor, ihaleyi yapmışlar daha motopomp gelmemiş. Bu çiftçinin hali ne olacak bilmiyorum. Türkiye kabağı bir liraya yiyecekse on gün sonra sel aldıktan sonra on liraya yiyecek. Marulun tanesini beş liraya alacaklar. Şu an çiftçi bitti. Mazot olmuş beş lira, işçi olmuş altmış lira, gübre olmuş bir buçuk milyon, bu çiftçi nereden kazanacak. Her sene sel alıyor seraları" dedi.
Yağışlar devam ettiği sürece buradaki su seviyesinin bir buçuk metreyi bulacağını söyleyen Özer, "Yarına kadar biz buraya gelemeyiz, şimdi bile zor şekilde geldik, diğer günler kayık ile gelmemiz lazım. Bize bu ürünler neden pazar pahalı diyorlar işte bu yüzden pahalı, ben ufak çiftçiyim benim yüz elli bin lira borcum var gerisini siz düşünün. Bu ürünler ziyan oldu artık, yağmur durup sular çekildikten sonra köklerini söküp ondan sonra arkalarından sadece bakacaksın. Çiftçi artık öldü" diye konuştu.
Seraları sular altından kalan diğer çiftçiler ise kendi imkanlarıyla iş makinelerinin yardımı ile suları derelere akıtmak için gayret gösterirken yetkililerden motopomp sorununa bir an önce el atmalarını istedi.
 

Tarım İşçileri Sular Altında

Mersin'in Tarsus ilçesinde devam eden yağışlar hayatı olumsuz etkiledi. Yağışlar nedeniyle Bahşiş ve Kulak mahallelerindeki bazı tarım arazilerini su bastı, bölgedeki çoğunluğu Suriyeli işçilere ait çadırlar da zarar gördü.
Yağışların devam etmesi nedeniyle çadırları zarar gören 80 tarım işçisi itfaiye ve jandarma ekiplerinin yardımıyla tahliye edildi.
İşçiler toplu taşıma araçlarıyla Tarsus’un Şahin Mahallesi'nde bulunan Taziye Evi'ne yerleştirildi.
Tahliye edilenlere belediye ve mahalle sakinleri tarafından battaniye, yorgan, yastık, halı gibi malzemeler verilirken, Tarsus Kaymakamlığınca da çorba ikram edildi.
Bazı hayırseverler tarafında da Suriyeli çocuklara süt, çikolata, bisküvi gibi gıda malzemeleri dağıtıldı.
Şahin Mahallesi Muhtarı Hüseyin Aydın, yaptığı açıklamada, zor günde dayanışma örneği sergilediklerini belirterek, tarım işçilerini en iyi şekilde misafir etmeye çalıştıklarını söyledi.
 
 

Brezilya Angusu Uyuşturularak Sakinleştirildi

Mersin'e, Brezilya'dan getirilen angus ırkı ineklerden biri TIR'a yüklendiği sırada kaçarak Mersin Limanı'nı birbirine kattı.
 
Angusu yakalamaya çalışan görevlilerin çabaları yeterli olmayınca, denize atlayan angusu kurtarmak için itfaiye ekiplerine haber verildi. Angusu kurtarmak için harekete geçen ekipler, bot yardımı ile kayalıklara doğru çekilen hayvanın boynuna ip geçirerek kayalıklardan kurtardı. Yeniden kaçmaya başlayan hayvan korkunca kendisini kurtarmaya çalışan itfaiye ekiplerine saldırdı.


 
Limanı birbirine katan ve ekiplere zor anlar yaşatan hayvan, 4 uyuşturucu iğne ile sakinleştirildi. 5’nci saatin sonunda, aksiyon filmlerini aratmayan bir kovalamaca sonucu kendinden geçen angusun ayakları bağlanarak vinç yardımı ile TIR’a yüklendi.