Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Tritikale Meclis Gündeminde

TBMM Tarım komisyonu üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, meclis genel kurulunda yem ham maddelerinden Tritikale bitkisini gündeme getirdi.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, günümüzde yem ham maddelerinden birisi olan tritikalenin, daha az döviz ödenmesi için her yerde desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tane İçin Yetiştirilen Tritikale Desteklenmiyor
AKP'nin uyguladığı niteliksiz tarım politikaları sonucu Türkiye'nin et ve hayvan ithalatı için ciddi bir döviz ödediğini hatırlatan CHP’li Gaytancıoğlu, Edirne’nin Süloğlu ilçesi çiftçilerinden elde ettiği bilgilere göre, Edirne'nin tüm ilçelerinde yemlik olarak yetiştirilen tritikalenin desteklendiğini ancak tanesi için yetiştirilen ve un yapımında da kullanılan tritikalenin desteklenmediğini belirtti.
Tarım Bakanlığı Çiftçiye Duyurmuyor
CHP’li Gaytancıoğlu TBMM Genel Kurulu’nda şunları kaydetti; “Edirne'nin tüm ilçelerinde yemlik olarak yetiştirilen tritikale destekleniyor ancak tanesi için yetiştirilen ve un yapımında da kullanılan tritikale desteklenmiyor. Çiftçilerimizin bundan yeni haberi olmaktadır. Her fırsatta "Kapatılsa çiftçinin haberi dahi olmayacak" dediğimiz Tarım Bakanlığı bunu neden çiftçilere duyurmamıştır? Çiftçilerimizi neden mağdur ediyorsunuz? Onlar Atatürk'ün "Üreten efendi" dediği çiftçilerimizdir. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini diliyorum”dedi.
 

Bakan Fakıbaba: Tarım ve Gıda Ürünlerimiz 4 kat Arttı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, TBMM Genel Kurulunda görüşülen bakanlığının bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, tarım ve gıdanın insanoğlunun en eski uğraşı olduğunu ve her geçen gün öneminin ve stratejisinin artarak, hayati bir sektör haline dönüştüğünü belirtti. 
Bakan Fakıbaba, Dünya nüfusu hızla artarken tarıma elverişli arazilerin azaldığını, endüstri gelişip şehirler büyürken insanoğlunun gıdasını sağlayan toprağını ihmal ettiğini ve son yüzyılda ülkeler ve insanların sanayileşmenin peşinden giderek, paylaşma duygusunu unutarak bencilleşmeye de başladığını ifade etti.
Bugün, bir tarafta açlığın, diğer tarafta ise aşırı tüketimden gelen sağlık sorunları ve israfın bir arada olduğu dünyada yaşandığına dikkati çeken Fakıbaba, "Adaletsizliğin gıda paylaşımına fazlasıyla bulaştığı bu dünyamızda 2 milyar insan aşırı kilolu. Bunun da 650 milyonu obezite sorunlarıyla uğraşırken 800 milyon insan açlık çekiyor ve yılda 1 milyar 300 milyon ton gıda çöpe gidiyor. O nedenle, geldiğimiz günden beri hep 'israf eden iflas eder', 'tarım ve gıda sadece yiyeceğimiz değil, geleceğimizdir' diyoruz. Bu sebeple, tarımın siyaset üstü bir mesele olduğuna, ben de yürekten katılıyorum." diye konuştu.
Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 4 kat arttı
Bakan Fakıbaba, tarımsal hasılada 2005 yılından bugüne Türkiye'nin Avrupa liderliğinin devam ettiğine dikkati çekerek, "Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış, 3,7 milyar dolardan 16,2 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülkedir. Son 15 yılda tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde toplam 58 milyar dolar ihracat fazlası verdik." dedi.
AK Parti hükümetlerinin daima çiftçinin yanında yer aldığını, devletin tüm imkanlarını tarım için seferber ettiğini belirten Fakıbaba, şöyle devam etti:
"2003-2017 döneminde üreticilerimize 103 milyar lira yani eski parayla 103 katrilyon lira destek ödedik. 2018 yılında ise 14,5 milyar lira destek vereceğiz. Bu destek tarıma sağladığımız nakit hibe kaynaktır. Bunun yanında ayrıca arazi toplulaştırma ve tarımsal sulama yatırımları, tarımsal kredi sübvansiyonları, müdahale alımları ve ihracat destekleri gibi birçok kalemde tarıma önemli kaynak sağlıyoruz, sağlamaya devam edeceğiz. 
 
 

Bakan Fakıbaba; 1milyon yerli besi Hayvanına destek vereceğiz


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Anadolu İzlenimleri Dergisi Genel Yayın Koordinatörümüz Muhammet Oluklu’nun sorularını TBMM yanıtladı. Bakan Fakıbaba;   Yem fiyatları ve süt konusunu değerlendirirken yetiştiriciyede müjdeler verdi. Bakan Fakıbaba “Ne kadar ot o kadar et ve süt tarım böyle birşey bazen çok zarar ediyorsunuz bazen kar ediyorsunuz ama necitede biz piyasayı regüle ediyoruz.”dedi. Bakan  Fakıbaba,  küçük aile işletmelerine destek vereceklerine değinirken; aile işletmelerine yönelik desteklerin en geç 1 ocak 2018 e kadar tamamlanmış olacağını söyledi.

Sayın Bakanım yem fiyatlarına son bir kaç ayda yüzde yüz zam söz konusu bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Biz zatan dışardan yapmış olduğumuz ithalatla arpaları 770 kuruştan kapıya kadar getiriyoruz. Şuanda arpa fiyatları 930-940 kuruşa satılıyor ama bizim arpayı getirmediğimizi düşündükleri  anda bir bakıyorsunuz 1,10 kuruşa çıkmış. Biz ihtiyaç olan yerlere TMO aracılığı ile 770 kuruştan kapılarına arpa teslim ediyoruz. Bu nedir piyasayı regüle etme olayıdır. Biz bu regülasyona devam edeceğiz. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak ette yaptığımız regülasyonun aynısını yem bitkilerinede ihtiyaç duyuldukça  fiyatlar normale binene kadar yapmaya devam edecektir. Hiç bir kimse stokçuluğa fırsatçılığa kalkışmasın.  Bu fiyatları artıran fırsatçılardır. Hiç bir zaman stokçulara fırsatçılara meydan vermeyeceğiz.
Sayın Bakanım Kasaplar federasyonun  kasaplara yönelik Kırmızı et çağrısını nasıl değerlendirirsiniz?
Önemli olan insanların bütçelerine yönelik uygun neyi almak istiyorlarsa onu almalarıdır. Bu onların takdiridir.  Ben kasap kardeşlerimi de seviyorum. Olabilir ama biz yerliyi korumak adına kısa zamanda özelikle küçük aile işletmelerine  yönelik destek vereceğiz.
Sayın Bakanım küçük aile işletmelerine yönelik nasıl bir destek vereceksiniz?
Küçük aile işletmelerine yönelik özelikle 50 başa kadar aile işletmelerine destek vereceğiz. Bu destek en geç 1 ocak 2018 e kadar hayata geçmiş olacak. Yaklaşık olarak 1 milyon besi hayvanına destek verileceğini tahmin ediyoruz. 50 başın altındaki yetiştirici yüzde 80 oranında bu önemli bir rakam  demek ki küçük hayvan işletmelerinin hayvancılıkla  iştigal edenlerinin  yüzde 80 ini desteklemiş olacağız. Bildiğiniz gibi TBMM plan ve Bütçe komisyonunda 2018 yılına yönelik bütçemiz geçti ancak bütçede bir artışa gitmedik buna rağmen fedekarlık böyle bir şey bir yerlerden  kesip öbür yerleri yamamak.
Sayın Bakanım Organize hayvancılık ve süt ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Organize hayvancılıkla ilgili çalışmalar devam ediyor.  Ne kadar ot o kadar et ve süt. Tarım öyle bir şey bazen zarar ediyorsunuz bazen kar ediyorsunuz  ama neticede biz piyasayı regüle edecek çözümler  bulmak zorundayız. Dedi.
 
 
 
 
 
 

FAKIBABA TEZEK ÜZERİNDEN SİYASET YAPILMASI ÜZÜNTÜ VERİCİDİR


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı  Ahmet Eşref Fakıbaba, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın  önceki gün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında söylediği sözlerle ilgili olarak bakan fakıbaba şu sözlere yer verdi. “Bakanlık olarak 24 saat, tüketicimiz, üreticimiz, esnafımız, hülasa 80 milyon vatandaşımız için iyi, güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ancak buna karşın birilerinin de 'tezek' üzerinden seviyesiz siyaset çabası içinde olması üzüntü vericidir. Bu şekildeki olumsuz yaklaşımların değerlendirmesini milletimizin takdirine bırakıyorum" dedi.
 
"Sayın Vekil, düzenlediği basın toplantısında verdiği bilgilerle kamuoyunu yanlış bilgilendirmiş ve kendisine hiç de yakışmayan birtakım ifadelerde bulunmuştur.
8 aylık dananın fiyatının 6 bin lira ve 10 aylık yem giderinin de 4 bin TL olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Zira ülkemiz genelinden alınan canlı besilik sığır fiyat ortalaması 15,30 TL/Kg'dır. Besi materyali olarak değerlendirilen erkek sığırlar 250 Kg canlı ağırlığa sahiptir. Buna göre satın alınan besilik sığırın canlı fiyatı, 6 bin lira değil, 3.825 liradır.
Besicilerimiz, satın aldıkları hayvanları, kaba ve kesif yem kaynaklarını kullanarak 10 ay değil, 7-8 ay beslemektedir. 7 aylık bir besi süresince kaba ve kesif yem maliyeti 4 bin lira değil, 2.255 liradır. Dolayısıyla canlı besilik hayvan alımı ve yem giderleri toplamı 10 bin lira değil, 6 bin liradır.
Bakanlık olarak besicilerimizin gelirini artırmak ve hayvancılığımızı daha da geliştirmek amacıyla ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bu doğrultuda damızlık hayvan sayısını artırmak amacıyla, düve, koç-teke ve manda üretim merkezleri kurulması çalışmalarımız devam ediyor. Üretim merkezlerinin kurulacağı bu illerde canlı hayvan alımına, fiziksel yapıya ve alet-ekipman alımına % 50 hibe desteği veriyoruz. 30 ilimizi de mera hayvancılığı yetiştirici bölgesi olarak belirledik. Bu illerde de et verimi yüksek düve alımına %30 hibe desteği veriyoruz. Buzağı kayıplarını azaltmak amacıyla programlı aşılarını yaptırmış 4 ay ve üzeri yaştaki buzağılara da 750 liraya kadar destek veriyoruz.
Hayvancılığın en önemli girdilerinden biri olan yem bitkisi ekilişlerine de önemli desteğimiz söz konusudur. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla önümüzdeki yıl bu kapsamdaki destekleri artırdık. Hayvancılık yapan küçük aile işletmelerinin, yeni kredilerle desteklenmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor.
Hükümetlerimiz döneminde verilen destekler ve yürütülen projelerle hayvan varlığımızda ciddi artışlar yaşandı. 2002-2016 döneminde kırmızı et üretimimiz % 179 artışla 421 bin tondan 1 milyon 173 bin tona yükseldi.
Sayın Vekil, Sırbistan'dan yapılması planlanan et ithalatı ile ilgili kamuoyunu yanıltıcı ifadeler kullanmıştır. Zira ithal edilen ya da edilecek sığırların kesimi, parçalanması ve paketlenmesi gibi sağlık muayene işlemleri, Bakanlığımızca resmi olarak görevlendirilmiş veteriner hekimlerin gözetiminde İslami usullere göre yapılmaktadır.
Dolayısıyla Sayın Vekilin, kamuoyunu yanlış bilgilendirici ve gübrenin kullanılacağı adres üzerinden negatif algı oluşturmaya dönük yakışıksız açıklamalarını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.
Bakanlık olarak 24 saat, tüketicimiz, üreticimiz, esnafımız, hülasa 80 milyon vatandaşımız için iyi, güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ancak buna karşın birilerinin de 'tezek' üzerinden seviyesiz siyaset çabası içinde olması üzüntü vericidir. Bu şekildeki olumsuz yaklaşımların değerlendirmesini milletimizin takdirine bırakıyorum"
 
 

GTHB 2018 YILI  BÜTÇESİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda görüşmelere başlandı. GTHB bütçesi Bakan Fakıba’nın sunumu ile başladı. Fakıbaba sunumunda şunları söyledi.
“İnsanoğlunun varlığını sürdürmesini sağlayan tarım ve gıda üretimi, artık sadece günümüzün değil geleceğin de meselesi haline gelmiştir.
Özellikle sanayi devriminden sonra dünyada;
  • Şehirler büyüdü,
  • Endüstri gelişti,
  • Nüfus hızla arttı,
  • Küresel ısınmanın olumsuz etkileri artık kendini iyiden iyiye göstermeye başladı.
  • Bütün bu gelişmelere mukabil, su ve toprak kaynaklarının önemi ve korunması gereği de giderek artmaya başladı. 
Bu dönemde maalesef insanoğlu hızla gelişmenin ve modernleşmenin peşine düşerken, gıdasını sağlayan toprağını ihmal etti.
Dünyada toplam toprak alanı 13 milyar hektardır ve bu alanın sadece 5 milyar hektarlık kısmı tarım alanıdır.
Bu alanın da 1,5 milyar hektarlık bölümü işlenen tarım alanı olarak kullanılıyor.
Tarıma elverişli olan bu araziler hızla azalıyor.
Gıdayı üretebilmek ve karnımızı doyurabilmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Geleceğin dünyasında gıda ve tarım bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacak.
Bu sebeple tarımı çok önemsiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki gıdayı kontrol eden dünyayı da kontrol edecek;
  • 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyara dayanacak.
  • Oluşacak bu nüfusu besleyebilmek içinse tarımsal üretimimizi %  60 artırmamız gerekiyor.
  • Bugün 39 ülkede gıdaya, 80 ülkede suya erişimde sorun yaşanıyor.
  • 800 milyon insan açlıkla mücadele ediyor.
  • Dünyada her 25 dakikada bir kişi açlık sınırının altına düşüyor.
  • Gelecekte ise kuraklık nedeniyle 2030 yılına kadar 700 milyon insanın yaşadığı yeri terk edeceği tahmin ediliyor.
  • Bunun için küresel düzeyde tedbirler almak gerekiyor.
  • Tedbir alınmadığı takdirde, tarım ürünlerinden aldığımız verimin de %  25’lere varan oranlarda düşeceği bildiriliyor.
  • Aslında mesele sadece ürettiğimiz ürünün bize yetmemesi değil.
  • Bir de üretilen ürünün kıymetinin bilinmemesi ve israf edilmesi konusu var.
  • Dünyada her yıl 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor.
  • Bu konu beni çok üzüyor.
  • İsraf eden iflas eder.
  • İnsanlar aşırı tükettikçe insanlık tükeniyor maalesef.
  • Bir tarafta açlığın, diğer tarafta israfın bir arada olduğu bir zamanda yaşıyoruz.
  • Adaletsizliğin, gıda paylaşımına fazlasıyla bulaştığı bu yüzyılda, insanoğlu hem kendi hakkaniyetine hem de geleceğine daha dikkatli bakmalıdır.
Kısacası, gelecek yüzyılın en önemli meselesi tarım ve gıdadır”. Dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bütçe görüşmeleri  geç saatelere kadar devam edeceği ön görülüyor.