Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

“Tarım Kredi Kooperatifleri Çiftçiyi Soyan Kuruluştur”

Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği 7olağan mali genel Kurulunu Ankara’da gerçekleştirdi. Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz bir konuşma yaparak sektördeki gelişmeleri ve kooperatifçiliğe değindi. Başkan Özkurnaz;   “Kooperatifçiliğin her zamankinden önemsenmesi gerektiğinin bilincindeyiz. Dünya’ya baktığımızda kooperatifçilik ön plandadır. Bizler inanıyoruz ki bakanlığımız kooperatiflere ve kooperatifçiliğe önem verecektir. Tarım ülkesi olmasak ’ta tarım faaliyetlerine dayalı bir ülkede tarıma en büyük desteği verecek olan da kooperatiflerdir.” Dedi.
Genel Başkan Özkurnaz, yem fiyatlarını ve 250 bin Damızlık düve projesine yönelikte bir açıklama yaparak Özkurnaz; “ Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçiyi soyan kuruluşlardır. Çiftçi Tarım Krediden gübre, yem, tohum vs aldığı zaman %2 faizi vardır. Bugünkü tabirle %20 faiz demektir. Anapara ile faiz birleştirilir birleşik faiz uygulanır. Harmanda ödeyecekse anapara faize dönüşür bu şekilde işleyiş yapar. Tarım Kredi Kooperatifi iyi niyetle kurulmuştur ancak şuan iyi niyette değildir. Bu durumdan vaz geçilmelidir.  Tarım Kredi Kooperatiflerinin 250 bin damızlık düve projesine yönelik Tarım Kredi Kooperatifi üyeliğinin zorunlu tutulması tamamen yanlış ve pragmatik bir düşüncedir.” Dedi.
 
“Kooperatifçiliğin her zamankinden önemsenmesi gerekliğinin bilincindeyiz. Dünya’ya baktığımızda kooperatifçilik ön plandadır. Bizler inanıyoruz bakanlığımız kooperatiflere önem verecektir.  Kooperatifler aldığını da sattığını da faturaya yansıtmaktadır. Tarım ülkesi olmasak ’ta tarım faaliyetlerine dayalı bir ülkede tarıma en büyük desteği verecek olan da kooperatiflerdir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ülkemizde bu işin önderliği yapıyor.  Kooperatifçilik bu ülkede Anadolu’nun kırsalında yaşayan üretim sağlayanın sesidir. Tarım ve Hayvancılık Türkiye’de güzel bir yere gelecekse bu iş kooperatifçilikten geçmektedir.” diye ifade etti.
Yem Fiyatları
Yem fiyatlarına ve girdi maliyetlerine de değinen TARKOOP Başkanı Özkurnaz tarımdan kaçışların başladığını söyledi.
“Girdi maliyetlerin yükselmesinden dolayı tarımdan bir kaçış vardır. Tarımla hükümetlerimiz bir ahenk içeresinde olmalıdır.  Kooperatifler geçmişte olduğu gibi üst birlik üyesi olma zorunluluğu vardı. Bu durumun tekrardan eski şekline getirilmesi halinde kooperatifler daha özgün daha şeffaf ve daha faydalı olacak şekilde çalışacaktır. 
Bölgelerde kooperatifler yok olursa bu çektiğimiz sıkıntıların daha fazla sıkıntısını çekeriz.  Bakanlığımız bu duruma kayıtsız kalmaması gerekiyor. Dedi.
Çiftçi Borçları Arttı. Çiftçi Azaldı
“Geçmişte TL bazına baktığımızda 1.5 milyar çiftçi borcu vardı. Şimdi ise çiftçinin 80 milyar borcu vardır. Çiftçi azaldığı halde çiftçi borcu artmıştır. Bu borçlar kamu ve özel bankalaradır. Bir tabir vardır “Borç yiğidin kamçısıdır derler.” Çiftçi bizim toplumumuzda en ahlaklı kesimdir. Borcunu ödemek için arazisini satar. Borcunu ödeyebilmesi için tarlasını satar bu durum dada çiftçi tarımdan vaz geçmiş olur.” Dedi.
“Tarım kredi kooperatifleri Çiftçiyi Soyan Kuruluştur”
Başkan Özkurnaz Tarım Kredi ve 250 bin damızlık düve projesine yönelik ise şu sözlere yer verdi. “Geçmişte Gıda Tarım ve Hayvancılık eski bakanımız Mehdi Eker ’in bakanlığı döneminde Antalya’da bir toplantıdayken bakanımıza şunu demiştim. Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçiyi soyan kuruluşlardır. Çiftçi Tarım Krediden gübre, yem, tohum vs aldığı zaman %2 faizi vardır. Bugünkü tabirle %20 faiz demektir. Anapara ile faiz birleştirilir birleşik faiz uygulanır. Harmanda ödeyecekse anapara faize dönüşür bu şekilde işleyiş yapar. Tarım Kredi Kooperatifi iyi niyetle kurulmuştur ancak şuan iyi niyette değildir. Bu durumdan vaz geçilmelidir.  Tarım Kredi Kooperatiflerinin 250 bin damızlık düve projesine yönelik Tarım Kredi Kooperatifi üyeliğinin zorunlu tutulması tamamen yanlış ve pragmatik bir düşüncedir. Burada Damızlık düve ilgili Tarım Kredi Kooperatiflerinin öncelikle hayvanı hangi fiyat ’tan aldığını irdelemek gerekir. Avrupa’da hayvan fiyatlarına baktığımızda 1500 EURO civarındadır. Ne hikmetse bu hayvanlar Türkiye’ye geldiğinde bu rakam 3000 EURO bulmaktadır. Bu zihniyette bu anlayışta gitmeye devam edersek yakında ne çiftçi nede hayvancılık yapan bulamayacağız. Yok, olan çiftçiyi daha da yok edeceğiz. ”dedi.
 
 
 
 

Kırmızı Ette Sürekli Spekülatif Fiyat Artışlarının Önüne Geçeceğiz

(TÜKETBİR) Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin Antalya’da düzenlenen istişare toplantısına katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba 300bin koyun projesinin 26 Nisanda dağıtıma başlayacağını 250bin düve projesinin ise Haziran ayında start verileceğini söyledi. Bakan Fakıbaba son günler de artış gösteren yem fiyatlarına ilişkin de bir açıklama yaparak “Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır. Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.” Dedi.
Bakan Fakıbaba Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin İstişare toplantısında şunları dile getirdi. “Bilindiği üzere hayvancılık sektörü, endüstriyel hammadde arzını sağlaması halkımızın ihtiyaç duyduğu hayvansal proteini tedarik etmesi kırsal kalkınmanın gerçekleştirilmesi köyden kente göçün önlenmesi yüksek katma değer sağlaması nedeniyle stratejik bir sektördür. Diğer taraftan Sosyal ve ekonomik gelişme Kent nüfusunun artması turizm sektöründeki büyüme gibi faktörler, başta kırmızı et olmak üzere hayvansal ürünlere olan talebi de arttırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre;
Sağlıklı bir insan vücut ağırlığının her bir kilosu için 1 gram protein tüketmelidir. Bunun da yüzde 50’sinin hayvansal kökenli olması gerekmektedir. Amerika ve Avrupa’da günlük tüketilen protein miktarının %70’i hayvansal Ülkemizde ise günlük tüketilen protein miktarının %73’ü bitkisel gıdalardan sağlanmaktadır. Yine Ülkemizde yıllık kişi başı kırmızı et tüketimi 14 kg’dır. Dengeli bir beslenme için bu miktarın yıllık 33 kg olması gerekmektedir. Bu durum, Türkiye’de; Kırmızı et üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalara Pratik ve sürdürülebilir politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.” dedi. Üretimde sürdürülebilirliği sağlamak Tüketicinin erişebileceği fiyatlarda yeterli arzı oluşturabilmek için
İhtiyacımız olan 1 Milyon Düve hedefine ulaşmak durumundayız. Bu nedenle hayvan varlığımızı artırmalıyız. Ayrıca hayvan hastalıklarıyla da mücadele etmemiz gerekmektedir. Hayvancılığın devam edebilmesi için buzağı varlığı büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı 2018 yılını "Buzağı Kayıplarını Önleme Yılı" ilan ettik. Ülkemizde buzağı ölüm oranı yüzde 15 civarında. Biz bu oranı yüzde 5’e düşürmeliyiz. Bu kapsamda tüm aşıları da ücretsiz yapıyoruz. Kayıtlı, programlı aşıları yapılmış, 4 ay ve üzeri yaştaki buzağılar için 750 liraya kadar destek veriyoruz. Ayrıca 2018 yılında hayvan sayımızın arttırılmasına yönelik iki yeni proje başlattık. Bunlardan ilki 250 Bin Düve Projesi, Proje kapsamında 3 yılda toplam 250 bin baş düve verilecek Proje ile 7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık hayvan sayısına ulaşılacaktır. İkincisi ise 300 Koyun Projesi Her bir yetiştiriciye 300 başa kadar olmak üzere 2018 yılı sonuna kadar toplam 500 bin baş damızlık koyun verilecektir. 300 Koyun projesine 26 Nisan start  veriyoruz. Proje kapsamında sekizinci yılda yaklaşık 5 milyon baş damızlık koyun sayısına ulaşılacaktır. Yem fiyatlarına değinen bakan Fakıbaba “Besicilikte yem giderlerinin toplam girdilerin %25 ile %40 oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundak dalgalanmada maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır dedi.” Fakıbaba konuşmasını şöyle sürdürdü.


YEM FİYATLARI
  • Son 15 yılda hayvan sayımızda % 60 artış olmuştur.
  • Yine aynı dönemde karma yem üretiminde ise % 320 artış sağlanmıştır.
  • İki değer arasındaki farktanda anlaşlacağı üzere hayvan beslenmesinde daha çok karma yem tercih ediyoruz.
  • Karma yem hayvancılık sektöründe önemli bir yere sahiptir.
  • Bu da doğal olarak maliyetlere yansımaktadır.
  • Özellikle besicilik karma yeme dayalı olarak yapılmaktadır.
  • Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır.
  • Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır.
  • Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Yemden alınan % 8 oranındaki KDV’yi kaldırdık. Son 15 yılda 5 milyar lira yem bitkilerine destek ödedik. Yem bitkisi tohumu üretim ve kullanım desteğini yüzde 100, Yem bitkisi üretim desteğini ise yüzde 30-50 oranında artırdık. Ayrıca mera hayvancılığı yetiştirici bölgelerinde yem bitkisi ekenlere ilave yüzde 25 destek vereceğiz.
  • Ot olmadan et olmaz dedik ve mera ıslah çalışmalarına hız verdik.
  • Bunun için kaba yem deposu olan meralara önem veriyoruz.
  • Biliyoruz ki meralar sürdürülebilir hayvancılığın sigortasıdır.
  • 6 milyon 400 bin dekar alanda mera ıslah çalışmasını tamamladık.
  • Bu yıl da 2,7 milyon dekar alanda çalışma başlattık.
  • Bunlara ek olarak 2018 yılında mazot maliyetinin yarısını karşılamaya başladık. dedi.
Karkas verime de değinene Bakan Fakıbaba “Büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.” dedi.
Sığırda karkas verimini 185 kilogramdan 274 kilograma çıkarttık.
Amacımız bu rakamı daha da yukarılara çekebilmektir.
Ancak hiç istemesekte girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklı erken kesimler gerçekleşmektedir. Buda kırmızı et miktarında verim kaybına neden olmaktadır. Örneğin karkası 1 kg artırdığımızda;
16 milyon büyükbaş hayvanımızda 16 bin ton karkas yapar. Buda 500 kg canlı ağırlık hesabına göre 32 bin büyükbaş hayvan karşılığıdır.
Bu ne demektir; Tüm büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.
Karkasta verim artışının sağlanması için 2018 yılında;220 kg ve üstü karkas et veren yerli besilik erkek hayvanlara 250 TL/baş besi desteği vermeye başladık. Sonuç olarak, karkas veriminin artırılması için gerekli olan çalışmaları hep birlikte yapmamız gerekmektedir. dedi. Fakıbaba  sivil toplum örgütleri ile ilgili şu sözleri kaydetti. Hayvancılık sektöründeki sorunların çözümünde, üretici birlikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, yetiştiricilerle ve sektörün diğer tüm paydaşlarıyla ortak hareket etmenin çok önemli olduğunu söyledi.
TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç da Bakan Fakıbaba'nın her zaman üreticinin yanında olduğunun altını çizerek, "Birlik olarak Bakanımızın projelerini destekliyoruz. 1 milyon düve projesi çok yerinde ve doğru bir proje." değerlendirmesinde bulundu.