Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

2018 Buzağı Yılı Olacak

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Edip YILDIZ birlik olarak ülke hayvancığının olmazsa olmazı olan buzağılara yönelik yapmış oldukları çalışmaları Anadolu İzlenimleri’nde değerlendirdi. Başkan YILDIZ; “Hiç şüphesiz büyükbaş hayvancılığın geleceği buzağılarımıza bağlıdır, bilinçli bir buzağı bakım ve beslemesiyle üretimimiz artırabildiğimiz gibi bunun tam tersi durum yaşandığında ise önemli ölçü de üretim açığı ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda buzağı ölümleri de hızlı bir artış göstermekle birlikte özellikle et üretimi ülkemizin ihtiyacına cevap veremez hale gelmiştir. Ülkemizde her yıl üretime dahil olmadan yani et ve süt veriminden faydalanılamadan kaybedilen buzağı sayısı 450 bininin üzerindedir. Verebileceği et ve süt verimi dahil edilmeksizin basit bir hesapla buzağı kayıplarının ülkemize maliyeti 2 milyar TL’yi geçmektedir. Kaybedilen her buzağı yetiştiricimizin de karlılığını düşürmektedir çünkü buzağılar işletme gelirinin %40’ını oluşturmaktadır.”dedi. Yıldız ayrıca; “Ülkemizde yoğun bir şekilde hayvan itahalatı gerçekleştirilyor. İthalatın önüne geçebilmek adına Sadece buzağı kayıplarının önleyebilirsek , zaman içerisinde ithalata da gerek kalmayacaktır. Eli nasırlı emekçi yetiştiricimizin alın teri olan hayvancılığa birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü nasıl çocuklarımız bizim geleceğimizin teminatı ise hayvancılık sektöründe ise geleceğimizin teminatı buzağılar dır.” Dedi. Başkan YILDIZ projelerini şöyle değerlendirdi.
 
“Öncelikle ülke hayvancılığına ve özellikle Damızlık Birliklerine yönelik yapmış olduğunuz yayınlardan ötürü sizlere teşekkür ediyorum. Ülkemiz biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir mirasa sahiptir. Tarım ve hayvancılık alanında bu zenginliklerimizi her zamankinden daha fazla, en verimli şekilde israf etmeden değerlendirmemiz gerekir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayvansal protein en önemli gıda maddesi olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle tarım ve hayvancılıkta verimliliğimizi artırarak dışa bağımlılığımızı azaltıcı daha çok proje üretmek zorundayız. Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak bizde ülkemizin kaynaklarını en verimli şekilde kullanılması için bir yandan üreticimize hizmet ederken bir yandan da tüketicimizin en sağlıklı şekilde gıdaya ulaşması için projeler üretiyoruz.
Hiç şüphesiz büyükbaş hayvancılığın geleceği buzağılarımıza bağlıdır, bilinçli bir buzağı bakım ve beslemesiyle üretimimiz artırabildiğimiz gibi bunun tam tersi durum yaşandığında ise önemli ölçü de üretim açığı ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda buzağı ölümleri de hızlı bir artış göstermekle birlikte özellikle et üretimi ülkemizin ihtiyacına cevap veremez hale gelmiştir. Ülkemizde her yıl üretime dahil olmadan yani et ve süt veriminden faydalanılamadan kaybedilen buzağı sayısı 450 bininin üzerindedir. Verebileceği et ve süt verimi dahil edilmeksizin basit bir hesapla buzağı kayıplarının ülkemize maliyeti 2 milyar TL’yi geçmektedir. Kaybedilen her buzağı yetiştiricimizin de karlılığını düşürmektedir çünkü buzağılar işletme gelirinin %40’ını oluşturmaktadır. Sadece buzağı kayıplarının önüne geçebilirsek, zaman içerisinde ithalata da gerek kalmayacaktır. Ülkemizde ki yıllık buzağı kayıpları, İsrail, Estonya, Malta’nın da aralarında bulunduğu 30’dan fazla ülkenin sığır varlığından fazladır. Normal şartlar altında bir işletmede yıllık buzağı ölümleri %5’e kadar tolere edilebilir kabul edilse de, ülkemizde bu oran %15’i geçmektedir. Tüm bu sebeplerden dolayı buzağı ölümleri ülke hayvancılığı için en önemli konu başlıkları arasında yerini almalıdır.
Her koşulda yetiştiricimizin refah seviyesini ve ülke hayvancılığının geleceğini düşünen bir düstura sahip olan sivil toplum kuruluşu olarak, hayvancılık politikalarına destek vermek ve konuyla alakalı kamuoyunda bir farkındalığın oluşması amacıyla yeni bir kampanyayı başlatmış bulunmaktayız. Bu amaç doğrultusunda önümüzdeki seneyi 2018 Buzağı Yılı” olarak ilan ederek, yıl içerisinde sivil toplum kuruluşlarımızla ve sektör paydaşlarımızla istişarelerde bulunacağız. Kampanyanın önce bölgemiz, ardından da ülke hayvancılığına örnek olacağına inanıyorum. Kampanyanın en önemli ayağını eğitim oluşturmaktadır, bu nedenle ilimizin 31 ilçesinde mahalle düzeyinde hatta işletme düzeyinde eğitim programları düzenleyerek yetiştiricimizin bilinç düzeyini artırmaya başladık. Ayrıca pratikte karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi ve çözüm yollarının oluşturulması için çalıştaylar düzenleyerek, etkinliklerimizle kampanyayı güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Böylelikle kampanya, ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulacaktır.
Sektörümüzün önemli sorunlarından birini çözmek amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda, sektör paydaşlarımızla birlikte hareket ederek ülkemizin kanayan bir yarasına merhem olmak istiyoruz. Hayvancılığın başkenti Konya’da bunu birlikte başarabilirsek bu anlamda Konya’nın da tanıtımına da katkı sağlamış olacağız. Kampanyamız başarıya ulaştığı takdirde şehrimiz ekonomisine de her yıl en az 160 milyon TL kazandırmış olacağız.
Eli nasırlı emekçi yetiştiricimizin alın teri olan hayvancılığa birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü nasıl çocuklarımız bizim geleceğimizin teminatı ise hayvancılık sektöründe ise geleceğimizin teminatı buzağılardır.Yetiştiricimizin nazarında önemli bir farkındalık çalışması olan “2018 Buzağı Yılı” kampanyasına sizinde de yayın desteğinizden dolayı birkez daha yetiştiricilerimiz adına teşekkür ediyorum.”dedi.
 
 


 
 

Yılın İlk Çeyreğinde 123 Milyon Dolara 200 Bin Ton Domates İhraç Edildi

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yılın ilk çeyreğinde 123 milyon dolara 200 bin ton domates ihraç edildiğini açıkladı. 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yaptığı açıklamada, ihracat bir önceki yılın aynı döneminde 80 milyon dolara 143 bin ton seviyesinde olduğunu, söz konusu dönemde miktar bazında ihracat rakamlarına bakıldığında baklagillerde yaklaşık yüzde 20, mercimekte yüzde 50, mısırda yüzde 315, kırmızıbiberde yüzde 20, buğdayda ise yüzde 32 artış yaşandığını bildirdi.

Mercimek ihracatında yüzde 15 artış

Öte yandan yılın ilk çeyreğinde miktar bazında baklagiller ithalatının yüzde 11,2 ve mercimek ithalatının yüzde 15,3 arttığını belirten Tüfenkçi, şöyle devam etti:

"İlgili dönemde gerçekleştirilen buğday ithalatının yüzde 84'ü dahilde işleme rejimi kapsamında yapılmaktadır. Mercimek ithalatının yüzde 79'u, mısır ithalatının yüzde 76'sı, baklagiller ithalatının yüzde 69'u dahilde işleme rejimi kapsamında gerçekleşmiştir. Bu itibarla buğday, mercimek, mısır gibi ürünlerde gerçekleştirdiğimiz ithalatın büyük bir kısmının yeniden ihraç edilmek amacıyla dahilde işlem rejimi çerçevesinde ithal edildiği görülmektedir."