Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Hayvancılığa 250 Lira Mazota Yüzde Elli İndirim Başlıyor

Hayvancılığı geliştirilerek ülkedeki kırmızı et ihtiyacı sorununu çözmek isteyen hükümet, 2018 yılında yeni projeler hayata geçiriyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu yıl 200 büyükbaşa kadar hayvan varlığı olan besicilere, hayvan başına 250 lira destek verecek. Küçük aile işletmeleri uygun kredilerle desteklenecek. Bu projeden halen hayvancılık yapan veya işletmesi bulunan, ancak hayvanı bulunmayan üreticileri yararlandırılacak.

MAZOTU KARŞILANACAK
Yerli besiciliği korumak için Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından, uygun taban fiyattan alım garantisi sağlanacağı gibi 2018'de girdilere yönelik mazot, gübre, tohum ve yem bitkileri destekleri de devam edecek. Bu kapsamda mazot desteğini 2003'te ilk kez hayata geçiren hükümet, şimdi ise ürün bazında mazot maliyetinin yarısını karşılayacak.

BESİ DESTEĞİ VERİLECEK
Önceki yıllarda olduğu gibi 2018'de de çiğ süt, süt regülasyon, buzağı, koyun keçi, besilik erkek sığır, tiftik, malak ve çoban istihdamı gibi çeşitli desteklerle hayvancılığın geliştirilmesi sağlanacak. DAP, GAP, KOP ve DOKAP Projesi kapsamındaki illerde hayvancılık yatırımları desteklenirken, kalkınma bölgelerindeki 41 ilde ahır, ağıl yapımı ve tadilatı için yüzde 50 hibe, damızlık boğa, koç ve teke alımlarına yüzde 80 hibe desteği başvurularıda devam ediyor.
 

Yeni Yıla Tarım Sektörü Yeni Uygulamalarla Girecek

Tarım sektörü yeni yıla yeni uygulamalarla girecek. Hükümetin daha önce aldığı kararlar doğrultusunda 2018 yılında mazot, gübre, hayvancılık, et ve tohum konusunda yeni uygulamalar devreye girecek. Bu yeni uygulamalarla tarımsal üretim ve dış ticaret şekillenecek.
Özellikle girdilerle ilgili ve hayvancılık konusunda devreye girecek yeni uygulamalar tarımsal üretimi, ticareti ve fiyatları doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Hükümetin daha önce aldığı kararlar doğrultusunda 2018’de uygulamaya başlanacak mazot desteğinin yüzde 50’ye kadar çıkarılması, gübre denetiminde DNA barkod uygulamasına geçilmesi, tohumda sertifikalı tohum kullanmayan üreticilere destek verilmemesi, hayvancılıkta ve kırmızı ette yeni desteklerin devreye girmesinin tarım sektörüne yeni bir yön vermesi bekleniyor.
aşbakan Binali Yıldırım’ın Milli Tarım Politikası’nı açıklarken “çiftçinin kullandığı mazotun yarısı bizden” sözü 2018’de uygulamaya geçiyor. Mazot desteğinin yaklaşık 3 kat artırılmasını öngören uygulama çerçevesinde ilk ödemenin 2018 yılı Mart-Nisan döneminde yapılması bekleniyor. Buna göre 2015 yılında 700 milyon, 2016’da 740 milyon ve 2017’de 723 milyon lira öngörülen mazot desteği 2018 yılı tarımsal destekleme bütçesine 1.9 milyar lira olarak girdi.
Mazottaki yeni destekleme uygulaması çerçevesinde ürün bazında verilecek destek miktarları belirlendi. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2017 üretim yılı için belirlenen ve 2018’de ödenecek ürün bazında mazot desteğinde en yüksek ödeme pamuk ve çeltik üreticilerine yapılacak. Pamuk ve çeltik üreten çiftçilere dekar başına 36 lira mazot desteği verilecek. Ayçiçeği, soya, dane mısır ve patates için çiftçilere dekar başına 17 lira, buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üretenlere dekar başına 13 lira aspir, nohut,mercimek ve kuru fasulye üreten çiftçilere dekar başına 11 lira, fındık, yem bitkileri, çay, soğan, kanola ve havza modeli kapsamındaki 21 ürünün dışındaki diğer ürünlere ise dekar başına 9 lira mazot desteği ödemesi yapılacak.Tarlasını ekmeyerek nadasa bırakan çiftçiler dekar başına 5 lira mazot desteği alacak. 
Gübrede Kerakod ve DNA Barkod uygulaması
Yeni yılın ilk gününden itibaren gübre sektörünü derinden etkileyecek Karekod ve DNA Barkod uygulaması başlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 6 Nisan 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ” kapsamında 1 Ocak 2018 itibariyle tüm gübre çeşitleri Karekod ve DNA Barkod uygulaması ile izlemeye alınıyor. Gübre üreticileri ve dağıtıcılarının karşı çıktığı ve “uygulanamaz” dedikleri yeni uygulama, gübrede maliyeti artıracak olması çiftçileri de olumsuz etkileyecek.
Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ, tarımda kullanılan kimyevi gübrelerin, organik, organomineral gübreler ve toprak düzenleyiciler ile mikrobiyal, enzim içerikli ve organik kaynaklı diğer ürünlerin son kullanıcıya kadar takibine yönelik içerik ve ambalajların işaretlenmesi ile gübre dağıtıcılarının depo ve/veya satış yerlerine kamera takılmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.
Tebliğ ile gübre üreticileri piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde Karekod ve DNA Barkod içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulama zorunluluğu getiriliyor. İşaretleyici etiket ve karekod bulunmayan ürünler, 4703 sayılı Kanun kapsamında “güvensiz ürün” olarak değerlendirilecek. Ambalajlara Karekod uygulaması da getiren Tebliğ’in “ambalaj içindeki ürüne işaretleyici etiket uygulanması” gübre üreticileri ve ithalatçıları tarafından “uygulanamaz” olarak değerlendiriliyor.
Uygulama ilk kez Türkiye’de Yapılacak
Amonyum nitratlı gübrelerin patlayıcı yapımında kullanılmasını önlemek amacıyla tüm gübrelerin DNA Barkod ile izlenmeye alınmasını eleştiren gübre üreticileri, ithalatçıları, dağıtıcıları ve satıcıları bu tebliğin uygulanamayacağı, uygulanırsa kaos doğuracağı endişesini yaşıyor. Gübre sektörü temsilcileri, "Türkiye’de yüzlerce gübre çeşidi var. Bunların içinde patlama riski olan sadece iki çeşit var. O iki çeşit için yasak geldi. Fakat, Ankara’da masa başında alınan bir kararla tüm gübre çeşitlerinin izlenmesi için 1 Ocak 2018 itibariyle 'DNA Barkod' uygulaması başlatılacak. Gübrelerin içine DNA Barkod etiketi konularak izlenmesi sektörü işlemez duruma getirecek. Bu uygulama dünyada yok. İlk kez Türkiye’de denecek” bilgisini verdi.
Sertifikalı tohum kullanmayana destek verilmeyecek
Yeni yılda başlayacak bir başka uygulama ise tarımın temeli olan tohumculukta olacak. Sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak için 2018 üretim yılında sertifikalı tohum kullanmayana tarımsal destek verilmeyecek. Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in gündeme getirdiği uygulama kapsamında çiftçiler tarımsal destekten yararlanmak için sertifikalı tohum kullanmak zorunda. Sadece 5 dekarın altında üretim yapanlar için bu şart aranmayacak. 
Türkiye’de yılda 2 milyon 700 bin ton tohum toprakla buluşurken, bunun 1 milyon tonu sertifikalı. 2018 yılında sertifikalı tohum ekmeyene destek vermeme uygulaması bir çok çiftçinin mağdur olmasına yol açabilir. Tohumculuk sektörü ise bu konuda farklı görüşler dile getiriyor. Sektör temsilcilerinden bazıları uygulamanın sektör açısından çok önemli olduğunu ve sertifikalı tohum üretimini artıracağını ve buna bağlı olarak tarımda verimin artacağını savunuyor. Bir diğer görüş ise, çiftçinin sertifikalı tohum ekmeye zorlamanın yanlış olacağını ve yeterli tohum olmayacağı için çiftçinin mağdur olacağını belirterek,uygulamanın geri çekilebileceğini ifade ediyor.
Küçük aile işletmeleri sözleşmeli üretim yapacak
Yeni yılda hayvancılık politikası deyim yerindeyse bir kez daha değişecek. Büyük işletmelerin teşvik edilmesi yerine 2018 yılından itibaren en az 3 yıl sürecek yeni bir proje ile sözleşmeli üretim yapacak küçük aile işletmeleri desteklenecek. Milli Hayvancılık Politikası temel alınarak hazırlanan proje ile küçük aile işletmeciliği, besicilik ve küçükbaş hayvancılığına yönelik destekler artırılırken, 2018 yılında 20 bin işletmenin rehabilitasyonu öngörülüyor. Bakanlığın 2018 yılında uygulayacağı hayvancılık politikası kapsamında canlı hayvan ve et ithalatı devem edecek. Ancak, bir yandan da üretimi artırmaya yönelik destekler sağlanacak.
Besi desteği bir yıllık aradan sonra yeniden başlayacak
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2016 yılında; yerli besilik hayvandan üretilen, 190 Kg ve üstü karkas et veren erkek hayvanlara hayvan başına 200 lira destek verirken, 2017’de bu destek kaldırıldı. 2018’de besi desteği yeniden uygulanacak. Yeni yılda 50 başa kadar kapasiteye sahip küçük aile işletmelerinin, yerli hayvanlardan ürettikleri karkas et için hayvan başına 250 lira destekleme yapılacak. Küçükbaş hayvan sayısını arttırmak ve küçükbaş hayvanlardan elde edilen et miktarını yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseltmek için; erken kuzu oğlak kesimlerini engelleyerek birim karkas ağırlığını arttırmak için kuzu ve oğlaklara 2018 yılında destek verilecek. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılını aynı zamanda Buzağı Yılı ilan etti. 2018’de buzağı ölümlerinin yüzde 15’ten yüzde 5’e kadar düşürülmesi ve hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesi hedefleniyor.
Aşı ve küpe ücretsiz olacak
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlık bütçesi üzerine yaptığı konuşmada 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren hayvancılıkta küpe ve aşı bedelini kaldıracaklarını söyledi. Fakıbaba, ”Aşıların hepsi bedava, veteriner hekim bakımı bedava. Kulak küpesi bedava; bakın, ilk defa kulak küpeleri bedava. Aile hekimliğini getiriyoruz” dedi.
 
 

Besiye Uygun Düveye Yüzde 30 Destek Yolda!

Besiciliğin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi için buzağıdan sonra besiye uygun düveye de özel destek verileceği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan plan çerçevesinde uygulamaya girecek. Son günlerde kırmızı et ithaline dönük yapılan açıklamalarla birlikte, besiye uygun düvenin de özel destekle desteklenmesi, bu yolla da ithalatın azaltılması hedefleniyor. Düvenin besiye uygun olmasıyla da özel desteğin verimi artırılmak isteniyor.

Buzağı ölümlerinin engellenmesi için geçmiş yıllarda desteğini artıran Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  düveye de özel destek getirerek hayvancılıkta yeni açılım yapmayı planlıyor.

Edinilen bilgiye göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı et sığırcılığına uygun düve alımına yüzde 30 destek verecek. Konuya ilişkin destek çalışmalarını tamamlayan Bakanlık, ilerleyen günlerde destek çalışmasını Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Referandum sürecinin bitmesiyle birlikte olası bir kabine değişikliği ihtimali sürecin uzayabileceğine işaret ediyor.

Özel destekten belli başlı 30 il daha fazla yararlanacak.

Destekleme için oluşturulacak bütçenin önemli bir bölümü, mera hayvancılığı yetiştirici bölgesi olarak tarif edilen 30 ilde kullanılacak. Bu iller: Kastamonu, Çankırı, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Kayseri, Malatya, Sivas, Tokat, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Van, Ağrı, Erzurum, Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin, Rize, Trabzon ve Bayburt.

Bu desteğin neticesinde mera hayvancılığı yetiştirici bölge illerinde 3 yılda 250 bin baş, altyapısı uygun diğer illerde ise 100 bin baş olmak üzere, toplamda 350 bin baş et verimi yüksek gebe düvenin ülkemize kazandırılması hedefleniyor.

KAYNAK: tarimdanhaber.com
 

‘Besicilerin En Büyük Sorunu İthal Hayvan’

Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliğinde düzenlenen toplantıda  konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, besicilerin en büyük sorununun ithalat olduğunu söyledi.

Yazıcı, "Bir an önce ithalatı bitirmek istiyoruz. Bunun için hayvancılıkta yeni teşvik ve destek modelleri geliştiriyoruz. Yeni politikalarla hayvan ithalatını düşüreceğiz" dedi.

Hayvancılıkla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yazıcı maliyet fazlalığına değinerek, "Bu maliyetler içinde besi materyali ve yem vardı. Biz bunun önüne geçmek için Et ve Süt Kurumunu devreye koyduk. Bir an önce ithalatı bitirmek istiyoruz. Bunun için hayvancılıkta yeni teşvik ve destek modelleri geliştiriyoruz. Yeni politikalarla hayvan ithalatını düşüreceğiz" diye konuştu.

Meraların ıslahını besicilerle işbirliği içerisinde gerçekleştirmek istediklerini ifade efen Yazıcı, aracılığıyla yapmak istediklerini dile getiren Yazıcı, Milli Tarım Politikası adı altında bitkisel ve hayvansal üretim eksenli iki farklı politikanın uygulandığını dile getirdi.

Hayvansal üretimde potansiyeli değerlendirmek için 30 ili "yetiştirici bölgesi" ilan ettiklerini belirten yazıcı şöyle devam etti:

"Bu 30 ilden birisi de Erzurum. Doğan her buzağıya aşıları tamamsa 750 Türk lirası destek veriyoruz. Düve alımında ise yüzde 30 destek veriyor, meraların uzun süreli hayvancılıkla uğraşanlar tarafından kiralanabilmesinin önünü açıyoruz. İhtiyacımız olan et miktarı yılda 1 milyon 300 bin ton, bunun 1 milyon 150 bin tonunu eli nasırlı çiftçimiz aracılığıyla üretiyoruz, ancak 150 bin ton et ihtiyacımız doğuyor ve yılda 400-500 bin hayvan ithal ediyoruz. Bu ithalat hiç arzu ettiğimiz bir durum değil."
 

Besicilik Yapacaklar Nelere Dikkat Etmeli?

Besicilik ve hayvansal üretim kolunda faaliyet gösteren üreticilerin, üretimin verimini arttırmaları için dikkat etmesi gereken belirli hususlar vardır. Her iş kolunda olduğu gibi bu iş kolunda da kazanç elde etme amacı vardır.

Besicilik yalnızca hayvansal ürünlerin üretilmesini içermez. Üretimin yanı sıra hayvanların ıslahını, bakım ve beslenmesini de içerisinde barındırır. Hayvanların bakımının yanında, üretilen ürünlerin pazarlanmasını ve iş gücü yönetimini de sağlıklı yapmayı konu alır.

Planlama ve işletmenin kurulacağı yerin önemi

Günlük ihtiyaçlara dönük yapılan, az sayıda hayvanın beslenmesini içine alan bir besicilik, üreticinin gelir elde edilmesi konusunda yeterli değildir. Maksimum düzeyde bir potansiyelle yapılacak besicilik gelir sağlamak açısından daha makul olmaktadır. Bunun mümkün olabilmesi için de, işletmenin planlı ve sistemli bir şekilde kurulması gerekmektedir.

İşletme kurulurken yer tercihinin de doğru konumlandırılması gerekir. Bu tercihte; imar, çevre ve sağlık gibi konuların bu konuya ilişkin mevzuata uygun olması ortaya konulacak olan sermaye için büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte su, elektrik, yol, haberleşme ve pazar şartlarının da iyi düşünülmesi planlamanın ve sistemin birer parçasıdır.

Besicilikte barınak ve ahırların nasıl inşa edilmesi gerektiği, üretimi yapılacak olan hayvan cinsine göre şekillendirilmelidir. Teknolojik araçlardan yararlanılması işlerin kolaylaştırılması ve zaman kaybının yaşanmaması açısından da önemlidir.

Hedefler belirlenmeli, hayvan seçimi isabetli olmalı

Besiciliğin hangi kolunda faaliyet gösterileceği mutlaka iyi belirlenmelidir. Belirlenen bu faaliyet kolunda, nasıl çalışmalar yapılması gerektiği araştırılarak, hedeflene şey belirlenmelidir.

Amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için hayvan seçimi bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Sığır besiciliği yapmaya karar vermişseniz, yetiştireceğiniz hayvanlardan yüksek et verimi almak istiyorsanız, çok kısa sürede yüksek et verimi sağlayan sığır cinslerinin seçilmesi büyük önem taşımaktadır. Eğer süt besiciliği yapmak istiyorsanız yine günlük süt verimi yüksek ırkların seçilmesi gerekmektedir. Yetiştirilecek cinsin iklim koşullarına uygunluğu da ayrı bir önem taşımaktadır.

Kazanç elde etmeye başlama süresi nedir?

İşletmenin kurulmasıyla yetiştirilmek üzere alınacak hayvanlardan hemen gelir elde etmek zordur. Hayvanlardan sağlanacak ürünlerden istifade edebilmek için birkaç yıl beklemek gerekir. Et ve süt gibi ürünleri elde edebilmek için hayvanın uygun kapasiteye ulaşması gerekmektedir. Dolayısıyla işletme sahibi kişilerin ilk yıllarda giderlerini karşılayacak sermayeye sahip olmaları gerekmektedir. Daha sonraki yıllarda kendi kendine yetebilir hale gelip, devam eden süreç içerisinde kazanç elde etmeye başlayacaklardır. En önemlisi üreticinin en az üç yıl sabırlı olmasıdır.

Besicilikte bilinçli olmak bu alanda yapılacak yatırımların boşa gitmemesi açısından önemlidir. Hayvancılık kredileri, besi hibeleri gibi kaynakların yanlış ve bilinçsizce kullanılmaması bu bakımdan dikkat edilmesi gereken hususlar olarak öne çıkmaktadır. Bu konularda dikkatli olan işletme sahipleri daha kısa sürede başarılı olacaklardır.

Hayvanların bakımına, beslenmesine ve sağlık kontrollerine dikkat edilmeli

Besicilik aynı zamanda yetiştirilen tüm hayvanların bakımlarının yapılması, beslenmesi ve sağlık sorunlarında yapılması gerekenlerin planlanmasını gerektirir. Öncelikle yetiştirilecek hayvanların özelliklerinin bilinmesi ve buna yönelik olarak beslenme ve bakımlarının yapılması şart. Hayvanların bir arada besleniyor oluşları, olası bulaşıcı hastalıkların bir anda tüm hayvanlarınızın yakalanması anlamına geliyor. Bu nedenle işletmenizde hastalıklara karşı almanız gereken tedbirlerin belirlenmesi ve düzenli olarak yapılacak kontrollerle bu tedbirler uygulanması besiciliğe devam edebilmeniz için önem taşıyor.