Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Mısır Üreticisi İsyanda

Ekonomik sıkıntılar, mazot, tohum ve gübre gibi girdi maliyetlerin sürekli yükselmesi çiftçiye zor günler yaşatıyor. Silvan’da 40 dönüm üzerinde mısır yetiştiren çiftçiler, gelecek dönem mısır ekimini bırakacaklarını dile getirdi.
Evrenselin haberine göre Diyarbakır merkez başta olmak üzere Silvan, Bismil, Çınar ve Ergani ilçelerinde yetiştirilen mısır, bu yıl masrafı kurtaramıyor. Silvan ilçesinde yaklaşık 40 bin dönümlük arazi üzerinde mısır yetiştiren çiftçiler, taban fiyatının açıklanmasını bekliyor. Devlet desteğinin yetersiz olduğunu, mazot, gübre ve tohum gibi girdi maliyetlerinin yükseldiğini dile getiren çiftçiler, zor günler geçiriyor. Yerli tohum yerine ithal tohum kullanmaya teşvik edilen çiftçiler, 12-13 kilogramlık mısır tohumlarını ise 350 ile 500 lira arasında değişen fiyatlarda almak zorunda kalıyor.
BİR DÖNÜME BİN LİRA
Bir buçuk liraya alınan gübrenin ise bazen karaborsaya düşmesi sonucunda kilosu 2 liraya çıkıyor. Yine, mazotun 6 lirayı bulması çiftçinin belini büküyor. Şubat ayından itibaren mısır yetiştirmek için hazırlıklar yapılırken, ağustosun ayının sonlarına doğru ise mısır hasadı yapılıyor. Yoğun emek isteyen mısırın ekildiği bir dönümlük arazide ise çiftçilere maliyeti en az bin lira. Silvan’da yetiştirilen mısır ise bölge illerinde bulunan fabrikalara götürülerek, hayvan yemi ve mısır yağı olarak işlendikten sonra piyasaya sürülüyor. 40 yıldır Silvan’da çiftçilik yapan Abdulbaki İlterli (55), son 12 yıldır mısır ekiyor.  150 dönüm arazide mısır eken İlterli, yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. İlterli, “Devlet, çiftçiye sahip çıkmıyor. Bizleri, ölüme mahkum etti” dedi.
‘DEVLET DESTEĞİ BİZİM İÇİN HİÇTİR’
Çiftçi desteklemelerine ilişkin de konuşan İlterli, “Devletin desteği, bizim için hiçtir. Bize dönüm başı en fazla 15 lira destek veriyor. 100 dönümde bin 500 lira veriyor. Her çanta, 85 litre mazot alıyor. Verilen para 4 çanta mazot etmiyor. Destekleme bizim için bir şey ifade etmiyor. 100 dönümde 100 bin lira masrafın oluyor” dedi.
Hasat ettikleri mahsulleri ya Devlet Mahsulleri Ofisi’ne ya da mısır alıcısı tüccarlara sattıkları belirten İlterli, geçen yıl mısırın kilosunu 70 kuruşa sattıklarını, bu yıl 80 kuruştan düşmemesi gerektiğini, aksi takdir zarar edeceklerini belirtti.
‘ÇİFTÇİNİN BELİ KIRILIYOR’
Önümüzdeki yıl mısır yerine buğday ekeceğini ifade eden İlterli, şöyle devam etti: “Mısırın maliyeti yüksek. Mazot pahalı. Bu şekilde beni kurtarmıyor. Buğdayın masrafı daha az. Önümüzdeki yıl buğday ekmeyi düşünüyorum. Zaten borçlanıyoruz. Borçlarımızı ödeyemediğimiz vakit ne yapacağız.” Mazot, tohum ve gübre fiyatlarının artmasıyla durumlarının gittikçe kötüye gittiğini ifade eden İlterli, “Bu üçü çiftçinin belini kırıyor. Gemiye 2 liradan verilen mazot, çiftçiye neden 6 liraya veriliyor” diye konuştu.  
‘ÇİFTÇİYİ ÖLDÜRMEK İÇİN HER ŞEY YAPILIYOR’
Emek veren çiftçinin olduğu, ancak zarar edenin de yine çiftçi olduğunu vurgulayan İlterli, “Çiftçiler, komisyonculara, sebze haline ve marketlere çalışıyor. Bizler çalışıyoruz, onlar kazanıyor” dedi. Bu yıl yetiştirilen mısırdan herhangi bir kazanç elde edemedikleri durumunda mısır yetiştirmeyi bırakacaklarını dile getiren İlterli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devlet çiftçiye bakmıyor. Diğer devletler çiftçilerine destek veriyor. Ama burada çiftçiye destek verilmiyor. Çiftçiyi öldürmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Neden çiftçileri üretimden uzaklaştırıyorsunuz? Dışardan ithal ettiğiniz ürünleri almayın. Diyorlar, ‘Daha ucuza alıyoruz.’ Mazotu, gübreyi ve tohumu ucuzlatın. Çiftçinizi destekleyin. Maliyet ucuz oldu mu ürünler de ucuz olur” diyerek yetkililerin duyarsızlığına dikkat çekti. 
 
 

Bakanlık'tan Koordinatörlük Uygulaması

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahemet Eşref Fakıbaba bir otelde düzenlenen "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Diyarbakır-Şanlıurfa Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yeni bir uygulama ile bakanlığın çalışmalarını takip edecek temsilciler atadıklarını söyledi.
Fakıbaba, Diyarbakır'ın önemli bir kültür ve turizm kenti olması yanında gıda, tarım ve hayvancılığın da önemli bir şehri olduğuna dikkati çekerek, Şanlıurfa ve Diyarbakır'daki bakanlık çalışanları ve müdürleriyle bir araya geldiklerini anlattı.
Yerelde ve bölgedeki işlerin daha hızlı yürütülebilmesi için kendisine bağlı çalışan 26 saha koordinatörü atadığı bilgisini veren Fakıbaba, şunları kaydetti:
"26 çok değerli arkadaşımızı saha koordinatörü olarak atadık. Koordinatör tabiri çok hoşuma gitmiyor ama bir ağabey, hoca, bakanın direkt temsilcisi. Problem olduğunda çözen, valimize, büyükşehir belediye başkanımıza giden, milletvekilleriyle irtibat kuran böyle mükemmel bir yapı haline dönüşmesi gerektiğine inanıyorum. Diğer partilerle iş birliği yapabilen, onlarla konuşan. Önemli olan nedir? Önemli olan bütün halkımızın gerçekten gıda, tarım ve hayvancılıkta şehirlerimizi en üst seviyeye getirmektir.
Yerelde artık tamamen sizin eliniz ve avucunuzda olan, valinin imzasından geçtikten sonra evraklarını aceleyle Ankara'ya gönderebilen, bir bakanın temsilcisi olarak, arkadaşınız, hocanız olarak görebilirsiniz."
Fakıbaba, atanan 26 saha koordinatörünün tecrübeli ve bu işe yıllarını vermiş kişilerden seçildiğine işaret ederek, "Bu bağlamda ilk görev anlayışını Diyarbakır'dan başlatıyorum." dedi.
 
 

İneklere Kayyum Atandı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde çalışırken KHK ile işten çıkarılan Ali Vuran, geçimini sağlamak için aldığı beş ineğe de tedbir konulunca, tamamen işsiz kaldı. İnekleri ne satabilen ne de ürünlerinden faydalanabilen Vuran,”İneklerime kayyum atandı” dedi.
Belediyenin Zabıta Müdürlüğü’nde çalışan Ali Vuran, Olağanüstü Hal ilan edilmesinin ardından, Kanun Hükmünde Kararname ile işten çıkarıldı. Sur ilçesine bağlı Yeşilli Köyünde yaşayan Vuran, bunun üzerine beş inek alarak, hayvancılık yapmaya başladı. Tarımsal destek almaya başlayan Vural işleri yoluna koyduğunu sandığı bir anda, Tarım Müdürlüğü’nden gelen haberle hayal kırıklığına uğradı. Devletten aldığı tarımsal desteğin kesildiğini öğrenen Vuran;”OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile işten çıkarıldım ve mağdur oldum. Köyde çiftçilik yaparak geçimimi sağlamaya çalıştım. Zaten hayat şartları çok zor. Şimdi de tarımsal destekleme primimi kesmişler. Herkes gibi ben de primi almaya gittiğim zaman öğrendim. Bir kez daha mağdur edildim. Sadece benim değil birçok kişinin primi kesilmiş. Bir arkadaşımın yaklaşık 72 bin TL’lik primine el konulmuş. Benim de 8-9 bin TL’ye el konuldu. Bu bir çiftçi için ciddi bir paradır. Geçim kaynağımız budur. Bununla yaşıyor ve ayakta kalabiliyoruz” dedi.
Vuran’ın başına gelenler bununla da kalmadı. Tarım desteği alamadığı için beş ineğini satmak sorunda kalan Vuran, ineklere de tedbir kararı konulduğunu öğrendi. İnekleri de satamayacağını öğrenen Vuran, ‘ineklerime kayyum atandı’ yorumunu yaptı. Hakkındaki kararların, bazı istihbarat bilgilerine dayandırıldığını söyleyen Vuran “Küpe numarası olan 5 ineğim var. (Tarım Bakanlığı’nda kayıt altında) Tarımsal destekleme primine el konulunca ben de hayvanları satayım dedim ama 5 ineğime de küpe numaraları nedeniyle tedbir kararı konulmuş. Bundan dolayı ineklerimi de satamıyorum. İnekler üzerinden buzağı, süt ve yoğurt primi almamak için tedbir konuluyor. Tarım İlçe Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmede tedbirin ay başında kaldırılacağı söylendi. Destekleme priminin kesilmesi ve tedbir kararının ‘istihbari bilgiler’ nedeniyle olduğunu söylüyorlar. Ben bir suç işlemedim ve sabıkam da yok. Bizi mağdur ediyorlar. Ne inekleri satabiliyorum ne de başka bir şey yapabiliyorum. Ticari ilişkilerimi kesmişler. 5 ineğime kayyum atamışlar. Mağduriyetimin giderilmesini istiyorum” diye konuştu.
Şengal: “Uygulama eşitlik ilkesine aykırı”
Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Jihat Şengal, uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Şengal, “Olağanüstü Hal (OHAL) ilanından sonra çiftçiye yapılan desteklemeler döneminde, destek alacakların listeleri Valilik OHAL Komisyonu’na gönderilir. Listede isimleri yer alan kişiler güvenlik soruşturmasına tabi tutulur ve bazı çiftçilerin destekleri farklı nedenlerle verilmez. Çiftçi kendini aklayana kadar o desteği alamaz. Mağdur olduğunu söyleyen çiftçi bağlı olduğu ilçe tarım müdürlüğüne gidip desteğinin neden kesildiğini öğrenebilir. Nedeni öğrendikten sonra hakkını aramak için dava açabilir. Kendini aklaması durumunda alamadığı destekleri ve daha sonrakileri alır. Desteklemeler listesi bakanlığa gönderilmeden Valilik OHAL Komisyonu’na gönderilir. Komisyon destekleme priminin verilip verilmeyeceğine karar verir ve listeleri bakanlığa gönderir. Elbette ki bu doğru bir uygulama değildir. Eşitlik ilkesine aykırıdır. Vatandaş bir ürünü ekmişse eğer, ne kadar başkasına haksa ona da haktır. Desteklemeler kimin hangi düşünceye sahip olduğu veya başka bir ayrımcı tutum nedeniyle verilmez. Bu ülkede bu vatandaş bu üretimi yapmış mı yapmamış mı ona göre verilir. Eğer mağduriyetlerin sayısı artarsa tarımsal üretime de ciddi zarar verir” diye konuştu.
 
 

Nitratlı Gübre Satışına 23 İlde Devam Ediliyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı patlayıcı yapımında kullanıldığı gerkeçesiyle 2016 yılında tüm Türkiye'de satışını yasakladığı nitratlı gübreler ile ilgili yasağı, 2017 yılının Kasım ayında kaldırırken, yasağın Doğu ve Güneydoğu'daki 23 ilde devam ettiği ortaya çıktı. Bakanlığın kararına tepki gösteren Diyarbakır Yenişehir ilçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, "Bölgemizde en fazla kullanan gübre olan amonyum nitratlı gübrenin satışının yasaklanması çiftçileri ve satıcıları rahatsız etti. Bu durumdan ötürü mağduriyetler yaşıyoruz" dedi.
 Türkiye'de büyük oranda Rusya'dan ithal edilen ve tarım alanında en fazla tercih edilen amonyum nitratlı gübre satışı, PKK başta olmak üzere terör örgütleri tarafından patlayıcı yapımında kullanıldığı gerekçesiyle 2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yasaklandı ve bayilerde bulunan gübreler yediemine teslim edildi. 2017 yılı Kasım ayında yeni bir karar alan bakanlık, gübre satışına konulan yasağı kaldırdı. Kaldırılan yasağın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 23 ilde devam ettiği ise bakanlığın bir yazısı ile ortaya çıktı. 

23 İL HARİÇ, REÇETE İLE ÇİFTÇİYE SATILABİLİR

Bakanlık Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nce yazılan yazıda, nitratlı gübrelerin el yapımı patlayıcı yapımında kullanımı ile mücadele kapsamında, bulundukları depolarda yediemine alınmak suretiyle satış ve sevkiyatının 8 Haziran 2016 tarihinde durdurulduğu belirtilerek şöyle denildi:

"Bunlara ilave olarak bayilerin depolarında halihazırda yedieminde bulunan amonyum nitrat (yüzde 33 AN) gübresinin depolama alanlarında sorun yaratması ve finansman yükü oluşturması nedeniyle Bakanlık makamının 30 Kasım 2017 tarih ve '3040943' sayılı oluruna istinaden 23 il (Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van) hariç olmak üzere reçete ile çiftçiye satışına ekte gönderilen talimat çerçevesinde izin verilmiştir."

'YASAK 23 İLİ KAPSAMASI ÇİFTE STANDART OLDU'

Diyarbakır'da gübre satıcısı Mehmet Nuri Karaaslan, amonyum nitratın 23 ilde satışına izin verilmemesinin çifte standart olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Amonyum nitratın satışı yasaklanmadan önce yıllık 13 bin ton dolayında satış yapıyorduk. Yaşanan terör olaylarından dolayı yasaklanan amonyum nitrat en fazla sattığımız gübrelerdendi. Gübre satışının yasaklanmasından dolayı maddi olarak çok etkilendik. Bölgemiz tarım bölgesi olduğu için çiftçilerimiz en çok amunyum nitratı tercih ediyor. Satışların sağlanması için bir düzenleme getirilmesi gerekiyor. Amonyum nitrat satışlarının yasaklanmasının ardından elimizde kalan gübreler oldu. Bu gübrelerin iadesi veya başka bir yere teslim etmek için Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bize destekte bulunmadı. Amonyum nitratları kendi depolarımızda saklıyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nde her hafta bir ekip gelip kontrol ediyor. Bu gübreler burada böylece duruyor. Bunların iadeleriyle ilgili bir çalışma yapmasını bekliyoruz. Şu an bizim depomuzda 2,5 ton amonyum nitrat var. Diğer gübre satan firmaların elinde de yüklü miktarda amonyum nitrat var. Yasaklanmadan önce yılda yaklaşık 13 bin ton amonyum nitrat satışı gerçekleştiriyorduk. Amonyum nitrata alternatif olarak çıkan gübre onun yerini tutamadı. Ama mecburiyetten o gübreyi çiftçilerimize satıyoruz. Çünkü çok verimli ve kaliteli değil. Amonyum nitrat yasağının 23 ilde uygulanması bir şeyi değiştirmez. Yasağın 23 ili kapsaması çifte standart oldu. Bu uygulamayı doğru bulmuyoruz."

"AMONYUM NİTRAT SATIŞINDA YAPILAN AYRIMCILIĞIN KALKMASINI İSTİYORUZ"

Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu ise amonyum nitrat satışının yasaklanmasının hem satıcıları hem çiftçileri mağdur ettiğini ifade ederek, bu ayrımcılığın kalkması gerektiğini söyledi. İskenderoğlu, şöyle dedi:

"Bakanlığın 23 ilde amonyum nitrat satışı yasağın kaldırmaması bizi üzdü. Amonyum nitrat bitkisel üretime katkıda bulunuyor. Satış yasağının kalkmasını istiyoruz. Bölgemizde en fazla kullanan gübre olan amonyum nitratın satışının yasaklanması çiftçileri ve satıcıları rahatsız etti. Bu durumdan ötürü mağduriyet yaşıyoruz. Amonyum nitratın satışının serbest olması ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlayacak. Türkiye'de en fazla amonyum nitrat bizim bölgemizde kullanılıyor. Amonyum nitrat satışında yapılan ayrımcılığın kalkmasını istiyoruz."

 
 
 

GAP 2023'de Bitecek mi?

ZMO Diyarbakır Şube Başkanı Şihat Şengal, Diyarbakır Valiliğinin on yıllardır süren GAP eylem planının 2023'te bitirileceğini ilan etmesine tepki gösterdi.Bölge illerinin kalkındırılması olarak sunulan GAP eylem planı on yıllardır devam etmesine rağmen Valilik tarafından Diyarbakır ayağının 2023’te bitirileceği ilan edildi. Kurulacak sulama sistemleriyle bölge illerinde tarımın canlandırılması hedeflenirken proje bir türlü tamamlanmadığı gibi sürekli her gelen iktidar tarafından şu kadar istihdam sağlanacak denilerek kendilerine malzeme yapıldı ancak halk için umutlar yaratmaktan öteye gidilmedi. Yaşanan durumu değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Şihat Şengal, 1974’den bu yana gündemde olan GAP projesinde neredeyse 10 hükümet geldi, gitti. Bakıyorsunuz, devamlı birilerinin ağzında sakız gibi dolanıyor. Mevcut iktidar bile 15 yıldır iktidarda ve her seferinde iki yıl ya da üç yıl sonra bitecek demelerine rağmen bitmedi. Bu boyutuyla 2023 değil belki 2033’te olabilir” dedi. 
SULAMA AYAĞI HEP ÖTELENİYOR
GAP eylem planında sulama ayağına hiç dokunulmadığını, öncelikle enerji üretimine bakıldığını söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Şihat Şengal, “Enerji üretimi olunca tabii vatandaşa değil devlete döngüsü oldu, vatandaşın bundan nasiplendiği yok yani. Ben 41 yaşındayım 41 yıldır GAP var. Artık sakız oldu ağzımızda GAP. Bir türlü bitmedi her seferinde öteleniyor. Yani enerji ayağı ötelenmiyor, başka ayaklar ötelenmiyor, güvenlik barajları filan ötelenmiyor ama sadece bu sulama ayakları öteleniyor ne hikmetse. Bu tabii çiftçi düşünüldüğü için ya da çiftçi yararına olan bir durum değil, işin özeti bu” diye konuştu. 
BÖLGEYİ AYAKTA TUTAN ÇİFTÇİLİK DE YOK OLDU! 
Yaklaşık 2 buçuk milyon hektar alanın sulanacağının söylendiğini belirten Şengal, “Bu durum hem çiftçiyi hem nakliyeciyi hem mevsimlik işçiyi, hem esnafı herkesi bağlantılı olarak etkiliyor. Zaten Diyarbakır’da ekonomi yok bildiğiniz üzere 3 yıldır bu bölgedeki olaylardan kaynaklı ve Türkiye’nin ekonomisinden kaynaklı problemler var. Diyarbakır’da ekonomiyi ayakta tutan memur ve çiftçiyken şu anda onlar da problem. Yani bir üretim, iş, aş yok burada. Ekonomi ölü pozisyonda. Bu Diyarbakır’a özgü bir durum da değil. Şırnak’ı neredeyse haritadan sildiler, Nusaybin’i Sur’u haritadan sildiler. Ekonominin var olduğu yerlerdi bu yerler. Şimdi bu yerlerde de ekonomi hareketliliği yok. Ne olacak? Geriye bir tek çiftçilik kalıyor. Çiftçilik de yok” dedi. Girdilerin had safhaya ulaştığını belirten Şengal, “Geçen sene 20 lira olan bir ilaç fiyatına bu yıl bakıyoruz 50 lira. Girdiler petrol fiyatlarına oranla arttı. Geçen yıldan bu yıla petrolde yüzde elliye varan bir fark var. Gübre yine öyle. Dolayısıyla çiftçiyi doğal olarak öldürüyorsunuz. Alternatif ürün ekebilmesi için suya ihtiyacı var, su yok. Bu yıl biraz da kurak görünüyor. Ne yapacağımızı bilemiyorsunuz” dedi. 
Hayvancılığında çeşitli sorunlar yaşadığını dile getiren Şengal, “Hayvancılık keza mera yasaklarından, yayla yasaklarından dolayı, ya da insanların korkusundan kaynaklı hayvancılık da ölmüş. Bir de hayvancılık girdisi de pahalı, yemi pahalı kapalı ortamda hayvancılığı düşünürseniz. Çiftçinin girdisi pahalı, kaldırdığı ürünü de ucuza satınca ne oluyor, çiftçi doğal olarak zarar ediyor” dedi. İthal buğdayla buğday üretiminin etkileneceğini söyleyen Şengal, “Bunu bir dönem hayvancılık için de yaptılar. Dışarıdan buğday getirirseniz buradaki buğday fiyatı doğal olarak düşecektir. Dolayısıyla çiftçi zaten kâr etmezken, seneye de bu risk var” dedi. 
BÖYLE GİDERSE 2023, 2033 OLABİLİR
1974’ten bu yana bu GAP’ın gündemde olduğuna dikkat çeken Şengal, “Neredeyse 10 tane hükümet geldi gitti. Bakıyorsunuz, devamlı birilerinin ağzında sakız gibi dolanıyor. Mevcut iktidar bile 15 yıldır iktidarda ve her seferinde iki yıl ya da üç yıl sonra bitecek demelerine rağmen bitmedi. Bildiğim kadarıyla DSİ tüm ödenekleri askıya almış, ödenek yok kamulaştırma yok. Dolayısıyla bu şu demektir, barajlar şu aşamada durduruldu. Bu boyutuyla 2023 değil belki 2033’te olabilir. Güvenlikten kaynaklı devamlı öteleniyordu, şimdi ekonomiden kaynaklı da öteleniyor böyle bir durum da var” dedi. 
      
 
 

Ahır ve Ağıl İçin Yüzde Elli Hibeden Faydalanacak İşte İller

Hayvancılıkta modern ahır veya ağıl projeler için verilen yüzde 50 hibe desteğine başvuruları başladı.

Edinilen bilgiye göre , modern ahır ve ağıl projeleri için sağlanan yüzde 50 hibe desteği için başvuruların 2-31 Ocak 2018 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüklerine başvuru yapabilecekler. Ahır veya ağıl için destek alabilecek iller ise şöyle
 Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Elazığ, Hakkari, Iğdır,Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli, Van, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin , Siirt, Şırnak, Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir,Konya Nevşehir, Niğde, Yozgat, Artvin, Bayburt, Giresun, Samsun, Gümüşhane, Ordu, Rize,Tokat, Trabzon

Başvuru yapanlarda, öncelikle en az 1 yıl öncesine dayanan Hayvancılık Bilgi Sistemine kayıt yaptırmış olma şartı aranacak. Bu ön koşula sahip en az 10, en fazla 49 baş anaç sığır veya en az 100, en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli aktif işletmesi olan yetiştiricilerin başvuruda bulunabileceği aktarıldı.
 

Elektronik Küpeleme Devam Ediyor

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayvanların izlenmesi ve kayıt altına alınması amacıyla başlatılan elektronik küpeleme sistemi ile Diyarbakır’da 520 bin küçükbaş hayvana elektronik küpe takıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayvanların kimliklendirilmesi ve hareketlerinin izlenmesi amacıyla 2014 yılında başlatılan elektronik küpeleme sistemi devam ediyor.

Diyarbakır’da da yürütülen çalışma ile kentte şimdiye kadar 520 bin küçükbaş hayvana elektronik küpe takıldı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü nezaretinde Merkez Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi’nde veteriner hekimler kontrolünde bir işletmenin küçükbaş hayvanlarına elektronik küpe takıldı.

“Hayvanların tespiti ve tanımlanması kolay olacak”

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, Diyarbakır’ın hayvancılık potansiyeli bakımından Türkiye’nin önemli illeri arasında yer aldığını belirterek, “Diyarbakır, büyükbaş hayvan varlığı bakımında 388 bin adet, küçükbaş hayvan sayısı bakımından da 1 milyon 280 bin küçükbaş hayvan varlığına sahiptir. Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalarla hayvanların kayıt altına alınması ile ilgili işlemler devam etmektedir. 2014 yılında Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulan elektronik küpe ile küpeleme sistemi Diyarbakır’da 2016 yılında uygulamaya başlandı. Çalışmalar sürdürülmektedir. Elektronik küpeleme sistemi ile daha önceden hayvanlara takılan küpenin yanı sıra sol kulaklarına da elektronik küpeler takılmaktadır. Bunlar takıldıktan sonra hayvanların tespiti, tanımlanması çok daha kolay ve sağlıklı bir şekilde yürütülmektedir. Takılan küpeler el terminalleri dediğimiz aletlerle okunabilmekte ve bir işletmedeki hayvan varlığı hatasız bir şekilde küpe numaraları ile birlikte kime ait olduğu, yapılan aşı kayıtları, hayvanların nereden nereye sevk edildiği, işletmeye giriş tarihi gibi birçok bilgiyi içermekte olup, bu bilgiler sayesinde hayvanların hareketleri ve kontrolü, sağlık taraması gibi konularda çok daha sağlıklı veriler elde edilmektedir. Hata payı çok düşüktür” dedi.

Çalışma kapsamında Diyarbakır için 825 bin elektronik küpenin tedarik edildiğini de anlatan Atalar, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla 520 bin elektronik küpe hayvanlara takılmış vaziyettedir. Bu küpeleme işlemleri hızlı bir şekilde devam ettirilmektedir. Bu çalışma neticesinde işletmedeki hayvan varlığı daha sağlıklı bir şekilde ve uzaktan tespit edilecek bir şekilde yaklaşık 15-20 santimetre mesafeden hayvanın kimlik bilgileri alınabilmekte ve sisteme otomatik olarak aktarılabilmektedir. Sabit sistemlerle de bir metre mesafeden içerideki hayvanların bütün bilgileri alınabilmektedir. Bu şekliyle hayvan varlığını çok daha doğru ve hatasız tespit mümkün olmaktadır. Güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması, işletme kayıtlarının tutulması, hayvan sayılarının güncellenmesi elektronik ortamda hata payı olmadan sağlanabilmektedir.”
 

Diyarbakır’daki Fuara Yabancı İşadamı Akını

Diyarbakır’da terör eylemleri ve çatışmalar nedeniyle 2 yıl ara verilen fuar organizasyonları yeniden başlıyor.

Bugün açılacak Tarım Hayvancılık Fuar'na, aralarında Sudi Arabistan, Irak, İranlı iş adamlarının da bulunduğu 218 yabancı işadamı kente gelerek fuara katılacak. 

TÜYAP Fuarcılık öncülüğünde ve bazı sivil toplum kuruluşlarının da desteklediği Diyarbakır Tarım Hayvancılık Fuarı'nın tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıya TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü Cihat Alagöz ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Alagöz, yeniden Diyarbakır'da fuar düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, şöyle dedi: "Bugün bizim açımızdan çok anlamlı bir gün. 'Düğün günü' desek tabiri caiz olur. Çünkü 2 yıllık  aradan sonra yeniden Diyarbakır'da fuar düzenlemeye başlıyoruz. Bu Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve ülkemiz açısından da son derece anlamlı bir gün. Fuar; ticaret, huzur, bereket, aynı zamanda da şehrin sosyal hayatının da canlanması demek. Yarın açacağımız Diyarbakır Tarım, hayvancılık fuarı da ekonominin baharının habercisi niteliğinde olacak. 2015 yılında burada düzenlediğimiz fuardan yüzde 20 büyümüş bir fuarla başlıyoruz. Daha fazla katılımcıyla çok daha fazla ürün ve hizmetle sergileyeceğiz. Bir diğer büyümeyle fuarımıza gelecek yabancı ziyaretçi sayısında artış görüyoruz" dedi.

Yabancı işadamlarının da yoğun ilgiyle katılım sağlayacağını belirten Alagöz şöyle devam etti:

"Bu yıl İran'dan 43, Irak'tan 120, Suudi Arabistan'dan 45,Türkiye'de yaşayan yabancı uyruklu  iş adamlarından oluşan bir heyetle birlikte toplamda 218 yabancı iş adamı fuarımızda iş bağlantıları kurulmak üzere hazır bulunacak. Yurt içinden de yine katılım sayısında artış var bu çerçevede 2015 yılındaki fuarda 430 lük bir ziyaret organizasyonu gerçekleşirken, yarın ki fuara 600 otobüsle ziyaret gerçekleşecek. Fuarda yüzün üzerinde firmanın tamamını görme imkânı olacak."

18-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan Diyarbakır Tarım Hayvancılık Fuar'ında çeşitli firmaların katılımının yanı sıra, tarım ve hayvancılık alanında eğitim seminerlerinin de verileceği belirtildi.

KAYNAK: DHA
 

Diyarbakır'da Hain Terör Saldırısı.. Ölü ve Yaralılar Var

Diyarbakır' ın Sur ilçesi'nde Dicle üniversitesinin kampüs alanında hafriyat ve molozların döküldüğü bölgede polis aracının geçtiği esnada patlama meydana geldi. Olayda 1 polis şehit oldu. 9 yaralı var... 

Edinilen bilgiye göre Sur'daki enkazın döküldüğü Dicle Üniversitesi hafriyat alanında bekleyen polis araçlarına yönelik bombalı saldırı yapıldığı belirtildi. Saldırıda yaralıların olduğu bildirildi. Bölgeye çok sayıda ambulans ile birlikte polis ekipleri, UMKE ve itfaiye ekipleri gönderildi.