Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Gıda Fiyatlarının Düşmesi Kooperatiflerle Mümkün

Türk Yüksek Ziraat Mühendisleri Birliği Genel Sekreteri Fikri Kaya, gıda fiyatlarını düşürmenin yolunun kooperatiflerden ve üretici birliklerinden geçtiğini söyledi.
Türkiye Gazetesine açıklamalarda bulunan Kaya,  “Fiyatların düşmesinin ancak güçlü kooperatiflerle mümkün. Türkiye’de hâlihazırda 12 bin kooperatif ve 4 milyon üye var. Fiyatların istenilen seviyeye düşmemesin sebebi sayının yetersizliğinden değil, kanundan kaynaklı bir güçsüzlük söz konusu. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda ufak bir değişiklik yapılırsa her sene yaşanan fiyat dalgalanmalarının önüne geçilir” diye konuştu. Fiyatların düşmesi için kooperatiflerin dağınık yapısının düzeltilmesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, hem Tarım ve Orman Bakanlığını hem de Ticaret Bakanlığını ilgilendiriyor. Tarımla ilgili konularda Tarım Bakanlığı, yapı işleriyle alakalı konularda da Ticaret Bakanlığı sorumlu. Her ne kadar kuruluşları aynı kanuna bağlı olsa da amaçları farklı. Meselelerin çözümü için adım atıldığında bir taraf aksıyor. Sadece Kooperatif Kanunu’nda değişiklik yapılsa bile fiyatlar düşer” dedi. Ayrıca Kaya, vatandaşın ucuz gıdaya ulaşması için Yeni Hal Yasası ile üretici birliklerine ticaret yapma hakkı verilmesi gerektiğini dile getirdi.
 

Gıda Enflasyon Fiyatları Yüzde 10 dan 13 e Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2018 yıl sonu enflasyon tahminini Temmuz ayındaki yüzde 13.4'ten yüzde 23.5'e yükseltti. 

2019 yılı sonu tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) tahmini ise yüzde 9.3 düzeyinden yüzde 15.2'ye, 2020 yılı sonu TÜFE tahmini de yüzde 6.7'den yüzde 9.3'e yükseltildi.
Raporda, gıda enflasyonu tarafında da tahminler yukarı yönlü revize edildi. 
İşlenmemiş gıda fiyatları enflasyonu 2018 yılı üçüncü çeyreği sonunda yüzde 34’e ulaşarak Temmuz Enflasyon Raporu varsayımının oldukça üzerinde gerçekleştiği kaydedilen raporda, "Taze meyve-sebze fiyatlarında Temmuz ve Ağustos aylarında beklenen düzeltme sınırlı kalırken Eylül ayında ise güçlü bir fiyat artışı gerçekleşti" ifadelerine yer verildi.
Gıda grubunda hem işlenmiş hem de işlenmemiş gıda kalemlerinde enflasyon görünümü bozulduğunu ifade eden Çetinkaya, üçüncü çeyrekte gıda enflasyonuna dair görünümün bozulmasında Türk lirasındaki değer kaybına bağlı maliyet yönlü gelişmeler temel belirleyici olduğunu kaydetti.
Çetinkaya, "Bu çerçevede, 2018 yıl sonu gıda enflasyonu tahmini yüzde 13’ten yüzde 29,5’e; 2019 yıl sonu gıda enflasyonu tahmini ise yüzde 10’dan yüzde 13’e güncellendi" bilgisini paylaştı.  
Çetinkaya, "Önümüzdeki aylarda baz etkileri, gıda fiyatları veya diğer geçici faktörlerden kaynaklanan oynaklıkların söz konusu olabileceğini tahmin ediyoruz" dedi. 
 
 
 

Gıda Fiyatları Arttı

İstanbul Ticaret Odasının  verilerine göre, İstanbul'da haziranda bir önceki aya kıyasla perakende fiyatlar yüzde 1,27, toptan fiyatlar yüzde 1,4 arttı.
İstanbul'da, haziran ayında bir önceki aya kıyasla perakende fiyatlarda yüzde 1,27, toptan fiyatlarda ise yüzde 1,4 artış yaşandı.
İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı verilerine göre, Haziran 2018 itibarıyla Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık ortalama yüzde 9,79, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yıllık ortalama yüzde 12,34 artış gösterdi.
İstanbul'da haziranda bir önceki aya göre perakende fiyatlarda yüzde 1,27, toptan fiyatlarda ise yüzde 1,4 artış kaydedildi. Geçen yılın aynı ayına göre ise perakende fiyatlarda yüzde 12,15, toptan fiyatlarda da yüzde 16,34 yükseliş yaşandı.
SEKTÖREL BAZDA DEĞİŞİM ORANLARI
Perakende fiyatlar, haziranda bir önceki aya göre, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 4,58, ev eşyası harcamalarında yüzde 3,88, kültür, eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 2,29, gıda harcamalarında yüzde 1,35, giyim harcamalarında yüzde 0,88, ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 0,76, konut harcamalarında yüzde 0,16 arttı. Diğer harcamalar grubunda fiyat değişimi izlenmedi.
 
 

Gıda Fiyatlarını Bu kez Kuraklık mı Etkileyecek

Bu günlerde "2018 ürün yılında üretim az olacak" beklentisi ile bazı ürünlerde stok yapılıyor. Özellikle Türkiye'nin geleneksek tarım ürünleri ihracatında önemli bir yer tutan fındık, kuru kayısı ve kuru üzümde ise fiyatlar artmaya başladı. Konuştuğumuz ihracatçılar, kuru üzümün kilogram fiyatının son 20 günde 4 liradan 5.5 liraya kadar çıktığını, kuru kayısının kilosunun ise 7 liradan 12 liraya çıktığını söylüyor. Bu yıl hasat döneminde fiyatı düştüğü için TMO tarafından müdahale alımları yapılan fındıkta da ihracat fiyatı artıyor. İç fındığın toptan kilosu 20 liradan 23 liraya yükseldi.
KURAKLIK TARIMSAL SULAMAYI OLUMSUZ ETKİLEYECEK
Meteroloji Genel Müdürlüğünün verilerine göre, Türkiye 2017 yılında son 44 yılın en düşük yağışını aldı. 2017 Kasım-Aralık ve 2018'in ilk günlerinde beklenen yağışların olmaması üreticiyi endişelendiriyor. Özellikle kar yağışının birçok bölgede olmaması, yağmurun ise azalması 2018'in kurak geçeceği endişesini doğuruyor. Uzmanlara göre, yağışların azalması ile ortaya çıkacak su sorunu tarımsal üretimi olumsuz etkileyecek.
Mevsimsel değişiklik nedeniyle bazı ürünler için don riski de artıyor. Aralık-Ocak döneminde olmayan kar yağışının Şubat-Mart dönemine kayması ve bu dönemde hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi durumunda kayısı, badem ve diğer bazı ürünlerin çiçeklenme döneminde donması nedeniyle üretimin azalma riski var. Kuraklık ve don riski nedeniyle ürününün az olacağı beklentisi içinde olanlar stok yapıyor. Ya da elindeki ürünleri bekletiyor. Bu nedenle ürün fiyatları artıyor.
FİYAT ARTIŞINA RAMAZAN ETKİSİ
Gıda tüketiminin hem iç piyasada hem de dışarıda artış gösterdiği Ramazan ayının bir çok tarım ürününde hasat öncesine yani hazirana denk gelmesi de gıda fiyatlarının artmasında önemli bir faktör olarak gösteriliyor.
Konuştuğumuz uzmanlar, ihracat için Şubat ve Mart'ta, Ramazan ayına yönelik tedarik ve satışların yapılacağını belirterek: "Ramazan ayı bu yıl hazirana denk geliyor. Ramazanda gıda ürünleri tüketiminde ciddi artış oluyor. Bu artışı karşılamak için şimdiden piyasadan mal almanız ve ihraç etmeniz gerekiyor. Ramazanın ayı tarım ürünleri hasadının yapıldığı döneme denk geldiği yıllar daha ucuza ürün temin ediliyor. Fakat, Haziran ayı, Türkiye açısından hasadın henüz başlamadığı ve ürünün en az olduğu dönem. Bu nedenle artan talep fiyat artışına neden olacak. Gıda fiyatlarındaki artışta Ramazan ayı etkisi de mutlaka dikkate alınmalı" görüşünü dile getiriyor.
FİYAT ARTIŞININ ÜRETİCİYE YARARI YOK
Gıda fiyatlarındaki artışın çiftçiye bir yararı yok. Genel olarak çiftçiler ürününü hasat ettikten sonra satarak borçlarını kapatır. Gelecek yılın üretimi için hazırlık yapar. Çiftçiler hasat döneminde ürünü hızlı bir biçimde piyasaya sunduğu için fiyat düşük olur. Ürün çiftçinin elinden çıktıktan sonra ürün arzı kontrollü olduğu için fiyat yükselir. Bu dönemdeki fiyat artışının çiftçiye bir yararı yok.
2018 ZOR YIL OLACAK
Kuraklık ve don riski, tarımsal üretimin azalacağı beklentisi 2018'de gıda fiyatlarında önemli artışa yol açması bekleniyor. Dövizdeki artışa bağlı olarak ithalatta ucuz olmayacak. Kaldı ki, fındık, kayısı, kuru üzüm gibi ürünlerde dünyada lider konumda olan Türkiye'nin bu ürünleri ithal etmesi de mümkün değil. Bu nedenle gıda fiyatları açısından 2018 zor bir yıl olacak.
ÜZÜM, GÜNEY YARIMKÜRE ÜRETENE KADAR DEĞER KAZANACAK
Kuru üzüm fiyatı sezon başında düşük olduğu için TMO devreye girerek kilosu 4 liradan kuru üzüm aldı. Dünya kuru üzüm üretiminde ve ihracatında lider durumda olan Türkiye, sezon başında yüksek rekolte nedeniyle düşük fiyat sorunu yaşarken, bu günlerde fiyat artmaya başladı. Fiyat artışında Türkiye'nin rakibi olan üretici ülkelerdeki üretim önemli rol oynuyor. ABD'nin su sorunu nedeniyle bağ alanlarını sökerek yerine badem dikimine yönelmesi bu ülkede üretimi azalttı. Avusturalya 'da da üretim düştü. İran, ambargo nedeniyle ürün satamıyor. Şili, Güney Afrika gibi Güney Yarımküre'de olan ülkelerde ise üzüm sezonu bitti. Bu ülkelerde Mart ayından sonra yeni ürün çıkacak. Kanada başta olmak üzere alıcı ülkeler için Türkiye'den başka kuru üzüm alacakları pazar yok. Bu talep artışı fiyatların artmasında etkili oldu. Sezon başında kilosu 4 lira civarında olan kuru üzümün fiyatı bugünlerde 5.5 liraya kadar yükseldi. İhracatçılara göre bu sezon başında en ucuz üzüm olan Türk üzümü bu yeni fiyat artışı ile gerçek değerine kavuştu. Ancak fiyat artışının Güney Yarımküre üzümünün piyasaya girmesine kadar devam etmesi bekleniyor.
KAYISIDA SATIŞLAR DÜŞTÜ FİYAT FIRLADI
Kuraklık ve don riski beklentisiyle fiyatı en çok artan ürünlerden birisi kuru kayısı. Bir ay öncesine kadar kilosu toptan 7-8 liradan satılan kuru kayısının fiyatı 12 liraya kadar çıktı. İhracatçılara göre, piyasada yeterince ürün olmasına rağmen kuraklık ve don riski nedeniyle kayısı satışı yapılmıyor. Talep olmasına rağmen satış az olunca fiyat yükseldi. Türkiye'de bademle birlikte en erken çiçek açan meyvelerden biri olan kayısıda çiçeklenme dönemine kadar fiyat artışının devam etmesi bekleniyor. Hava koşullarının olumlu olması ve çiçeklenmenin iyi olması ile fiyatlar gevşeyebilir. Fakat, genel beklenti 6-7 ay sonra çıkacak yeni ürüne kadar fiyat yükselmesinin devam edeceği yönünde.
FINDIKTA ÜRETİM DÜŞERSE PİYASAYI TMO BELİRLEYECEK
Sezon başında kabuklu fındığın kilosu 10 liranın altına düşmesi nedeniyle, TMO devlet adına fındık alımına başlayarak fiyatı 10 lirada tutmayı başardı. TMO'nun aldığı kabuklu fındık miktarı 140 bin tonun üzerinde. Bu yıl emanete fındık alımı çok az olması nedeniyle ağırlıklı olarak banka kredisi ve öz sermaye ile fındık alan tüccarın maliyeti yükseldi. Tüccar bu maliyeti düşürmek için fındık fiyatını artırıyor. Bu nedenle iç fındığın kilosu toptan 20 liradan 23 liraya çıktı. İki yıl üst üste fındık üretiminin yüksek olduğunda üçüncü yıl üretimde düşüş yaşanıyor. Bu nedenle 2018 yılında üretimin düşeceği beklentisi ile fiyatın artması bekleniyor. Üretim düşerse TMO'nun elindeki fındık çok önem kazanacak ve piyasayı belirleyecek.