Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Tarım Ürünlerinde En Büyük Pay Ege'nin

Türkiye'nin 2018 yılında gerçekleştirdiği 22,6 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının yüzde 22'lik dilimine Egeli ihracatçılar imza attı.
Ege İhracatçı Birlikleri verilerinden yapılan derlemeye göre 2017 yılında 4 milyar 514 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatı, 2018 yılında yüzde 11'lik artışla 5 milyar 2 milyon dolara yükseldi.

EİB'nin ihracatında tarım ürünlerinin payı yüzde 38

Türkiye'nin 2018 yılında gerçekleştirdiği 168,1 milyar dolarlık ihracatta tarım ürünleri ihracatı yüzde 13,4 ile temsil edilirken, EİB'nin 2018 yılında kayda aldığı 13 milyar 324 milyon dolarlık toplam ihracattan tarım ürünleri ihracatının aldığı pay yüzde 38 oldu.

Tütün sektörü ihracatta lider oldu

Ege Tütün İhracatçıları Birliği'nin tütün ve tütün mamulleri ihracatı 990 milyon dolarlık tutarla tarım ürünleri içerisinde en büyük dilimi temsil ederken, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı ise; 989 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatı yapan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2018 yılı ihracatı ise; yüzde 11'lik artışla 870 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 234 milyon doları yaş meyve sebze, 598 milyon doları meyve sebze mamulleri olmak üzere 832 milyon dolarlık ihracat rakamı ile 52 yıllık tarihinin en yüksek ihracat rakamına 2018 yılında imza attı.
Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 2018 yılında yüzde 8'lik artışla 600 milyon dolar ihracat rakamına ulaştı.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ihracat artış rekortmeni oldu

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ise; 2017 yılında 292 milyon dolar olan ihracatını, 2018 yılında yüzde 37'lik artışla 402 milyon dolara taşıdı ve EİB bünyesinde yer alan 7 tarım birliği içinde ihracat artış rekortmeni oldu.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ise; ihracatta başarılı geçen bir sezonun ardından yüzde 15'lik ihracat artış hızı yakaladı ve 290 milyon dolarlık dövizi Türkiye'ye kazandırdı.

Tarım ürünleri ihracatında katma değer Türkiye'de kalıyor

Tarım ürünleri ihracatında ithal girdi oranının çok sınırlı olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri 
 
Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, Ege Bölgesi'nden gerçekleştirdiği 5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının tamamına yakınının katma değerinin Türkiye'de kaldığına dikkati çekti.
Tarım sektörünün hak ettiği değeri alamadığı uyarısında bulunan Celep, "Tarım sektörü 1970'li yıllarda Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'dan yüzde 30 pay alırken bugün yüzde 6 civarında pay alabiliyor. İstihdamımızın yüzde 19 unu sağlayan tarımın, GSYIH'dan yüzde 6 pay alması, çiftçilerin refah düzeyleri açısından da önemli bir göstergedir. Tarım sektörü refahını arttırdığımız takdirde üretici, üretim bölgelerinde kalır ve üretmeye devam eder. Politikalarımızı bu sonuca ulaşacak şekilde kurgulamamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

Tarım ürünleri ihracatında ABD zirvede yer aldı

Ege Bölgesi'nden tarım ürünleri ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 490 milyon dolar ile zirvede yer alırken, Almanya 401 milyon dolarlık Türk tarım ürünleri tercih ederken, zirvenin üçüncü basamağı ise 343 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatı ile İngilterenin oldu. EİB'den tarım ürünleri ihracatı yapılan ülke sayısı 175'e ulaştı.

Çekirdeksiz kuru üzüm en çok ihraç edilen ürün oldu

En çok ihraç edilen tarım ürünleri incelendiğinde çekirdeksiz kuru üzüm 488 milyon dolar ile ilk sırada yer aldı. Tütün mamulleri 461 milyon dolarlık tutarla ikinci olurken, taze soğutulmuş balıklar 389 milyon dolar ile üçüncü sıranın sahibi oldu. En çok ihraç edilen diğer tarım ürünleri ise; yaprak tütün, kuru incir, konserve, yumurta, fileto balık, kanatlı eti, kuru kayısı, bitkisel yağ, zeytinyağı, zeytin, odundışı orman ürünleri ve yağlı tohumlar oldu.
 
 

GÜLDAL'dan Çiftçiye Müjde

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, "Ürünlerin alım fiyatı artık çiftçinin üretim maliyeti, enflasyon, kar marjı, iç ve dış piyasa fiyatları göz önünde bulundurularak belirlenecek ve çiftçiye ilan edilecek. Çiftçi, 'Zarar ettim' demeyecek." ifadesini kullandı.

Güldal, AA muhabirine, TMO'nun ürün piyasasında oynayacağı role ilişkin değerlendirmede bulundu. TMO'nun, arpa, buğday, pirinç ve son dönemde verilen yetkiyle bakliyat çeşitleriyle ilgili regülasyon görevinin bulunduğunu belirten Güldal, kuru üzüm ve fındık gibi ürünlerde de dönemsel olarak kendilerine görev düştüğünü söyledi. Güldal, amaçlarının, üreticinin elindeki ürünün değerinden alınarak zarar etmesinin önlenmesi olduğuna işaret ederek, bu yapılırken de tüketiciyle iç piyasadaki dengelerin korunması gerektiğini bildirdi.
Yeni dönemde TMO'nun ürün piyasalarında daha etkin olması gerektiğini vurgulayan Güldal, şöyle devam etti: 
"Piyasayı regüle eden TMO'nun, karar verici olan Tarım ve Orman Bakanlığının üretim planlarına doğrudan etki etmesi lazım. TMO, belli bir aşamadan sonra piyasaya müdahalede bulunmak yerine, sadece alım döneminde değil, ürün ekim döneminde de etkin olacak. Ekim döneminde de çiftçiyi takip ederek, projeksiyon oluşturmamız lazım. İyi ve kötü senaryo ile alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi gerekiyor. Üretim planlamasında esas olan uygulama ise desteklemeler. Bir ürünün üretiminin artması ve ülkenin ihtiyacını karşılaması için bir planlama gerekiyor. Bakanlığa bu yönde data sunmak istiyoruz. Örneğin, hububat ekiminde azalma varsa yeni teşvik ve desteklerle üretimin artmasını sağlamak istiyoruz."
HASAT DÖNEMİNDE İTHALAT YOK
Bundan sonra TMO'nun artık çiftçinin ürün fiyatını, alım döneminden en az 15-20 gün önce açıklayacağına dikkati çeken Güldal, "Ürünlerin alım fiyatı artık çiftçinin üretim maliyeti, enflasyon, kar marjı, iç ve dış piyasa fiyatları göz önünde bulundurularak belirlenecek ve çiftçiye ilan edilecek. Çiftçi, 'Zarar ettim.' demeyecek. Parametreleri daha reel belirleyerek, üretici memnuniyetini daha çok sağlayacağız. Zikzak çizen üretim yerine, sürdürülebilir, ülkenin ihtiyacına yanıt verecek üretim gerçekleştirilecek. Önceden alım fiyatları, geçmiş yılların fiyatına yapılan belirli orandaki artışa göre belirleniyordu. Alım fiyatı daha reel belirlenmeli ki çiftçi üretimden düşmesin." dedi. 

Güldal, amaçlarının, destekleme mekanizmasına tesir ederek, çiftçi memnuniyetini artırmak olduğunu dile getirdi.  Ürünlerin hasat döneminde ithalat yapmama kararı aldıklarını belirten Güldal, şunları kaydetti: 
"Tüm ürünler için bu geçerli olacak. O ürün için tüm bölgelerdeki hasadın bitmesi beklenecek. Ülkenin herhangi bir yerinde o ürün üretilmiş ve piyasaya sürülmemişse biz ithalatını yapmayı düşünmüyoruz. İthalat duyulunca üreticinin elindeki malın değeri azalıyor, onu yaşatmak istemiyoruz."
 
 

Buğday Fiyatı Yüzleri Erken Güldürecek

Başbakan Binali Yıldırım Geçtiğimiz gün memleketi Erzincan’da 2018 yılı hububat alım fiyatını açıkladı. İlk defa hububat alım fiyatları erken açıklanırken açıklanan hububat fiyatından üretici memnun kaldı. Buna göre  TMO 2017'de tonunu 940 liradan aldığı Anadolu Kırmızı Sert Buğdayı bu sene 1050 liradan alacak. Geçen yıl arpa için fiyat açıklamayan TMO bu sene arpanın tonunu 825 liradan alacak. Açıklanan fiyatlar üzerine ayrıca buğdayın protein ve rutubet oranına göre yüzde 6'ya kadar ilave fiyat uygulanacak.
Bu şekilde kaliteli ürünün fiyatı ton başına 1110 liraya kadar çıkabilecek. Bu fiyatlara ilave olarak çiftçilere buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikalede ton başına 50 lira prim ödemesi yapılacak. TMO’nun hesaplamasına göre, Anadolu Kırmızı Sert Ekmeklik Buğday için belirlenen ton başına 1050 liralık alım fiyatı prim, mazot ve gübre destekleri ile birlikte 1200 liraya kadar yükselebilir.
TMO  2018 yılında yüzde 10 artışla 1100 liradan alacak. Geçen sene tonu 840 lira olan düşük vasıflı makarnalık buğdayı 920 liradan alacağını açıklarken 2017 yılında tonu 895 lira olan diğer beyaz ve kırmızı buğdaylar 1000 liradan, geçen sene 800 lira olan düşük vasıflı ekmeklik buğdaylar ise tonu 870 liradan alınacak. Fiyatı yüksek olduğu gerekçesiyle geçen yıl alım fiyatı açıklanmayan arpa için bu sene alım fiyatı’ da açıklandı. 2018 arpa alım fiyatı ton başına 825 lira olarak belirlenirken;  Çavdar, yulaf ve tritikale alım fiyatı ise ton başına 800 lira olarak açıklandı.
 

4 Milyar Lira Toprakta Kalıyor!

Konya Ticaret Borsasının (KTB) yaptığı araştırmaya göre, hububatta hasat sonrası tarlada bırakılan sap ve samanın ekonomik değeri yaklaşık 4 milyar lirayı buluyor.

Sap ve samanın topraktan sıfıra yakın şekilde alınması, hem anız yakımının azalmasına hem de toprak erozyonunun önüne geçiyor.

KTB Başkanı Hüseyin Çevik, bu sezon hububat hasadının sonuna yaklaşıldığını, arpa ve buğdayını kaldıran çiftçinin tarlada kalan sap ve samanı yakmaması gerektiğini söyledi.

Üretim yapan çiftçinin tarladaki her unsuru "milli servet" olarak değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Çevik, "Saman ve sap, ekonomik katma değer sağladığı için üreticimiz bilinçli bir şekilde bunları tarladan sıfıra yakın şekilde almaya çalışıyor. Bu bilinçlenmenin ülkemiz genelinde yaygınlaşması, 3,5 milyar lira ile 4 milyar lira arasında ekonomiye katkı sağlayacaktır." diye konuştu.

Hayvancılıkta kaba yem denilen hayvan gıdasının önemli bir bölümünün sap ve samandan oluştuğunu hatırlatan Çevik, üreticideki bilinç ve hassasiyetin hayvancılıkta maliyetin aşağıya çekilmesinde önemli unsur olduğunu dile getirdi.

Yağışlar çiftçinin masraflarını yüzde 50-60 azalttı

Çevik, Türkiye genelinde hububat rekoltesinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile uluslararası bazı firmaların verilerine göre geçen yıla oranla yüzde 7 ila 8 arasında arttığını belirtti.

Bu seneki yağışların, çiftçi için üretim maliyetini düşürdüğüne dikkati çeken Çevik, şunları kaydetti:

"Yağışların en önemli katkılarından biri çiftçimizin enerji tüketimi olarak harcadığı sulama, damlama sulama ve mazot gibi ihtiyaçlarını azaltmış olmasıdır. Bunu rakamsal olarak açıklamak gerekirse kurak dönemde bir çiftçimizin ortalama 20 bin lira gideri vardı. Fakat bu sene alınan bereketli yağışlar çiftçimizin yüzde 50-60 masraftan kar etmesini sağladı. Çiftçimiz geçen yıl ektiği tarlaya 6 kez su verirken bu sene 2-3 sulamada verimini aldı."

Anız yakılmaması uyarısı

Çevik, hububatın kaldırılmasının ardından anız yakan çiftçilere de uyarılarda bulundu.

Tarım alanlarının gelecek nesillere sağlık şekilde bırakılması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Anız, hububat kaldırıldıktan sonra toprağa karışırsa organik yapısını güçlendiriyor. Toprağın en verimli derinliği 10-15 santimetreye kadar olan kısmıdır. Eğer anızı yakmaz, toprağa karıştırırsak bir sonraki yıl daha yüksek verim alınır. Anızın yakılmasıyla topraktaki organikler de yanmış oluyor. Bu da çiftçimize, milli servete ve soluduğumuz havaya zarar veriyor." ifadelerini kullandı.

Çevik, anız yakımının toprak erozyonuna sebebiyet verdiğini, bu konuda caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini anlattı.

TMO Hububat Alımını Nasıl Yapacak?

TMO, bu yıl için hububat alım politikasını ilan etti. 

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in buğday alım fiyatını açıklamasından sonra Toprak Mahsulleri Ofisi 2017 hububat alım politikasını belirledi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nden yapılan yazılı açıklaya göre uygulanacak politika özetle şöyle:

“2017 yılı buğday üretiminin geçen yıla göre yüzde 6 artışla 21,8 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 12 artışla 7,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde hububat hasadı, Mayıs ayı içinde başlamış, bugün itibariyle  yüzde 50 seviyesine ulaşmıştır.

TMO, 06 Haziran 2017 itibarıyla üreticilere depolama ve finansman imkânı sağlamak amacıyla emanet alımlara başlamış olup 13 Temmuz 2017 itibariyle 415 bin ton ürün alımı gerçekleştirmiştir.

2017 yılı için; Anadolu Kırmızı Sert (AKS) ekmeklik buğday (proteini yüzde 12,5-13, süne oranı yüzde 1’e kadar) alım fiyatı ton başına 940 TL olarak, makarnalık buğday fiyatı ise 1.000 TL/Ton olarak belirlenmiştir. Açıklanan fiyatlara kalitesine göre yüzde 5’e kadar artış uygulanacaktır.

Arpa fiyatları üreticiyi memnun edecek seviyede işlem gördüğünden arpa için fiyat açıklamaya gerek görülmemektedir. Ancak emanet karşılığı arpa alımlarına devam edilecektir.

Lisanslı depoya alım yapılacak

Açıklamada 24 lisanslı depoda da alım yapılacağı belirtilerek:”TMO bugünden itibaren 300 alım noktasına ilave olarak kapasitesi 1 milyon tonu geçen 24 lisanslı depo işletmesinde de alımlara devam edecektir.

Üreticilerimizin ürünlerini sözleşme imzalanan lisanslı depolara teslim etmeleri, yüzde 2 stopaj, yüzde 2 SGK primi kesintisi yapılmaması ile anlaşmalı bankalardan cazip kredi imkanı ve peşin ödeme gibi avantajlar düşünüldüğünde menfaatlerine olacaktır.”

İzlenecek politikanın esasları

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2017 Yılı Hububat alımında uygulayacağı politika ise şöyle belirlendi:

1- TMO iş yerlerine veya sözleşme imzalanan lisanslı depolara ürün bırakan Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerden belgelerindeki üretim miktarının tamamı satın alınacaktır.

2- Ürününü TMO iş yerlerine teslim eden üreticiler; 22.07.2017 tarihine kadar depo kira ücreti vermeden ürünlerini geri çekilebilecek, açıklanan fiyatlarla TMO’ya satılabilecek veya emanette bırakabilecektir. Ürününü sözleşme imzalanan lisanslı depolara teslim eden üreticiler ise 22.07.2017 tarihine kadar (depo kira ücreti Kurumumuz tarafından karşılanmak kaydıyla) ürününü TMO’ya satabilecektir.

3- Ürününü TMO’ya anlaşmalı bankalardan alınan banka kartı ile teslim eden üreticilere ödemeler 15 gün içerisinde, banka kartı ile teslim etmeyenlere ise 30 gün içerisinde yapılacaktır. Sözleşme imzalanan lisanslı depolara teslim eden üreticiler ise ürünlerini TMO’ya satmaları halinde ödemeler peşin olarak yapılacaktır.

4- Üreticilerden bu yıl da boşaltma ücreti alınmayacaktır. Böylece üretici 6,5 TL/Ton ilave gelir elde edecektir.

5- Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olmayan kesimler (tüccar) üreticiden aldığını belgelemek kaydıyla stoklarındaki ürünü 1 Kasım 2017 tarihinden itibaren TMO’ya satabileceklerdir.

6- TMO, üreticilerimizin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek amacıyla uyguladığı randevulu alım sistemine devam edecektir.

7- Randevular internet üzerinden www.tmo.gov.tr veya randevu.tmo.gov.tr adreslerinden alınabileceği gibi yine internet sitesi üzerinden şube müdürlükleri ile ajans amirliklerinden de alınabilecektir.

8- TMO, altyapısı uygun olan borsalarda da alım yapacaktır. Borsalardan alım yapan iş yerlerinde üreticiler, randevu almak suretiyle hem borsalar üzerinden hem de doğrudan iş yerlerine gelerek ürünlerini TMO’ya satabileceklerdir.

9- Ürününü TMO depolarına emanete bırakan üreticiler makbuz senedini kullanarak TMO’dan yüzde 30 avans alabilecektir.

10- Üretici ve tüccar, emanete bırakılan ürünler için TMO’nun anlaşmalı olduğu bankalardan kredi kullanabileceklerdir. Makbuz senedi karşılığı kredi kullananların kredi faizinin yüzde 25’i TMO tarafından ödenecektir.

Çiftçi ne yapmalı?

TMO’ya ürün teslim edecek üreticilerin alım noktalarında sorun yaşamamak için;
Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) bilgilerini güncellemeleri, mutlaka randevu almaları,ürünlerini randevu alınan gün götürmeleri, anlaşmalı bankalardan alınacak ürün kartı veya banka hesap numaraları ile alım noktalarına gitmeleri gerekiyor.

Kaynak:www.dunya.com.tr

Güneydoğu Hububat İhracatında Lider

Güneydoğu’da, yılın ilk 5 ayında değer bazında yüzde 4,5 artışla 891.3 milyon dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi.

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya, bölgenin, 891 milyon 337 bin dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatıyla 2017 yılının ilk 5 ayında sektörde lider konumda bulunduğunu söyledi.

Altunkaya, ihracatın söz konusu dönemde miktar bazında yüzde 14,1, değer bazında ise yüzde 4,5 artış kaydettiğini belirtti.

İhracatta mal grupları bazında, buğday unu ihracatındaki yüzde 2,7’lik düşüşe karşı bisküvi-pasta ihracatındaki yüzde 8,6’lık, bitkisel yağlar ihracatındaki yüzde19,6’lık, şeker-şekerli mamuller ihracatındaki yüzde 8,1’lik ve kakaolu mamullerdeki yüzde 8,8’lik artış kaydedildiğini belirten Altunkaya, katma değerli ürün ihracatının sektöre her geçen gün ivme kazandırdığını ifade etti.

En önemli pazar Irak

İhracatta Irak’ın önemli bir yere sahip olduğuna dikkati çeken Altunkaya, bu ülkeye gerçekleştirilen ihracatın sektör temsilcilerinin yüzünü güldürdüğünü ancak aynı başarıyı diğer ülkelerde de göstermek zorunda olduklarını vurguladı.

Irak’ın ihracatının bugünlere gelmesinde pay sahibi olan ihracatçıların aynı şekilde farklı ülkelerde de öne çıkacağına inandığının altını çizen Altunkaya, “Dünyanın dört bir tarafına Türk markalı ürün ihracatı yapıyoruz. Bazı bölgelerde çok iyiyiz. Ortadoğu’ya ocak-mayıs döneminde 674 milyon 469 bin dolarlık ihracat yaptık. Bunun 546 milyon 376 bin dolar kısmı Irak’a gerçekleşti. İhracatçımızın Ortadoğu ve özellikle Irak pazarındaki başarısı takdiri hak ediyor ama asıl hedefimiz sadece Ortadoğu’da değil, tüm coğrafyalarda kalitemizle fark yaratmak. Güneydoğu Anadolu, 891 milyon 337 bin dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatıyla 2017 yılının ilk 5 ayında sektörde liderliği göğüsledi.” diye konuştu.

KAYNAK: dunya.com

Hububat Fark Ödemesi Desteklemeleri Üretici Hesaplarına Yatıyor

2016 yılına ait hububat fark desteklemeleri üreticilerin TC numaralarına göre ödeme yapılacak.

01.02.2017 tarihinde TC son numarası 0-2 olan üreticinin ödemesi yapılacak.

05.02.2017 tarihinde TC son numaraları 4-6-8 olan üreticilerin ödemeleri saat 18:00 da hesabına aktarılacak.

Hububat Fark Ödemesi Desteklemesi müstahsil makbuz müracaatlarının 1 Mayıs 2017 tarihine kadar devam edecek, 2. Destekleme Ödemesinin ise 2017 Mart ayı içerisinde yapılacak