Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Tarla ve Seralar Su altında Kalınca yeşillikler Yok Satıyor

Türkiye’nin örtü altı üretim üssü Antalya’da domates, patlıcan, kabak ve salatalık fiyatlarının yanında yeşillik olarak tabir edilen, roka, dere otu, maydanoz, yeşil soğanın fiyatları da ciddi şekilde yükseldi. Özellikle hale erken saatlerde, az miktarda gelen yeşil soğan yok satıyor. Kilosu 15 liraya kadar alıcı bulan yeşil soğanı üretici yetiştiremiyor. Yeşil soğanın üretiminin zahmetli olması nedeniyle seraların sadece kenarlarına az ekildiğine dikkat çekildi. Adana, Hatay, Tarsus ve Mersin’de bazı yeşillik ekili tarım alanlarının selden zarar görmesi nedeniyle Antalya’da az miktarda yetiştirilen yeşillikler değer kazandı.

Muratpaşa ilçesi Güzelbağ ve Yenigöl Mahallesi’nde yeşillik ekili olan seralarda üreticiler, ürün yetiştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. İşçiler tarafından kesilen marul ve roka, kasalar içine serilen poşete itinayla konuluyor. İşleme tesisinde yıkanılan ürünler kasaladıktan sonra halin yolunu tutuyor. Öte yandan, bazı çiftçilerin fırtınadan zarar gören seralarının naylonlarını değiştirdikleri görüldü.
Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, diğer sebzelerde olduğu gibi piyasada yeşillik olarak değerlendirilen, marul, maydanoz, roka, dere otu ve ıspanağın fiyatı mevsimsel olarak yükseldiğini kaydetti. Aşırı yağışlardan dolayı açık alanda ürün kalmadığını belirten Akcan, “Yeşil soğan açık alanda yetişen bir ürünümüzdü. Ama açık alandaki ürünler su altında kaldı. Seralarda yetiştirilen yeşillikler çok az olduğu için, talep fazla olunca fiyatlar yükseliyor. Yeşil soğanın kilo fiyatı 15 liraya geliyor. Bu 6 kasa üründe geç geldiği için. Gece pazara çıkar” dedi.

İki hafta önce marulun fiyatının çok düşük olduğundan yakınan Nevzat Akcan, “Çiftçi marulu satamadı. 20 gün önce seranın içine kesim yaptı. Tarsus, Mersin su altında kalınca ürünler gitti. Sadece seralarda ürün var. Yağmur ve soğuk havadan dolayı fiyatlarda bir kıpırdanma var. Sadece yeşillik değil hale tüm ürünlerin gelişi az. Halde 5 liranın altında ürün yok. Yeşillik 2 ay da pahalı olur. Marttan sonra fiyatı düşmeye başlar” diye konuştu.
 
 

Anız Yakana Üç yıla Kadar Hapis

Adana  Cumhuriyet Başsavcılığı, hububat hasadının ardından ikinci ürün ekimi için kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak için çiftçiler tarafından çıkarılan ve kenti duman altında bırakan anız yangınlarına karşı harekete geçti.
Edinilen bilgiye göre Başsavcılığın anız yakarak doğaya, çevreye ve canlılara zarar verenler hakkında 'Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokmak' suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle resen soruşturma başlatacağı öğrenilirken, kentteki 691 dönüm alana kurulu tarım açık cezaevinde tarımsal faaliyet yapan çiftçi hükümlüler ise 'Biz anız yakmıyoruz, toprağı koruyoruz' yazılı pankartla duyarlılıklarını gösterdi.
Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan imzasıyla İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda, Adana'da tarım alanlarında bulanan anızların yakılması suretiyle doğaya, çevreye ve canlılara zarar verildiği, çıkan yoğun dumanın hava ve çevre kirliliği oluşturduğunun görüldüğü belirtildi.
Öte yandan, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Adana Tarım Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda yöreye özgü ürünler üreten hükümlüler, anız yangınlarına karşı hazırladıkları pankartla duyarlılıklarını gösterdi. Adalet Bakanlığına tahsisli 691 dönüm alanda yaptıkları tarımsal faaliyet yaparak bir yandan cezalarını çekerken bir yandan da aldıkları eğitimle meslek edindirilerek tahliyelerinden sonra topluma kazandırılan Çukurova'nın 'çiftçi hükümlüleri' Çukurova bölgesinde sık görülen anız yangınlarına karşı tarlaya astıkları 'Anız yakma, geleceğini karartma', 'Biz anız yakmıyoruz, toprağı koruyoruz' yazılı pankartlarla çiftçileri uyardı.
 

Aşırı Yağışlardan Çiftçi Zarar Gördü

 Türkiye’nin dört bir tarafında sağanak şeklinde yağan yağmurlar tarlada ürünlerin kalmasına neden oldu. Üreticinin kış ayında kar yağmasını beklerken, karın yağmayıp bu aylarda yağan yağmurlarla yüzü tam gülmüşken yağmurların bir hayli fazla yağması ve bazı bölgelerde ise doluya çevirmesi tarlalarda ürünlerin kalmasına neden oldu.

Buğday ve Sebze Tarlalarında büyük zarar
 
Eskişehir’de ise etkili olan dolu yağışı buğday ve sebze tarlalarında büyük zarara yol açarken, Tepebaşı Tarım İlçe Müdürlüğü yetkilileri hasar tespit çalışması yaptı.
Dolu yapışından ürünleri zarar gören çiftçiler zararlarının karşılanmasını isterken, Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan bazı taleplerini sıraladı. Buluşan, "6 Mayıs’ta yağan dolu Tepebaşı bölgemizde Sakintepe Mahallemizde birinci ekim mahsule zarar vermişti. 25 Mayıs’a kadar bol yağış aldık. Cuma günü yağan yağışta Tepebaşı bölgemizde Karagözler, Satılmışoğlu, Zincirlikuyu ve Sakintepe de yine dolu zararı oldu. Çiftçimizin ürünü zarar gördü. 6 Mayıs ve bugün Tepebaşı Tarım İlçe Müdürlüğümüz yetkilileri zarar gören bölgelerimizde hasar incelemesi yaptı. Mahsulü heba olan çiftçimize destek olunmalı. Çiftçilerimizin kredi ödemesi gibi tarihli ödemeler ertelenmeli. Biz üretmezsek ülkemiz aç kalır. İntikal yaptıramama nedenleriyle ÇKS alamadık. Mayıs yağmurları ürünlerimizi strese soktu, bozulmalar oldu büyüyemez hale geldi . Bazı bölgelerde üreticimiz ürününü bozarak yeniden ekim yapmaya başladı. Kuraklık, kuvvetli yağışlarla dolu yağışları tespit yapıldıktan sonra kredi borçlarına erteleme getirilmeli" diye belirtti.

Bursa'da Dolu

Önceki gün ve dün  yağan ve özellikle İnegöl’ün yüksek kesimlerinde etkili olan sağanak yağmurun ardından oluşan sel ile dolu, İnegöl’e bağlı 3 mahallede üreticileri zarara uğrattı.
Önceki gün etkili olan sağanak yağmur İnegöl’e bağlı Dömez, Akbaşlar ve Çerkez Fındıklı mahallelerinde ekili ürünlere zarar verdi. Aşırı yağışla birlikte oluşan sel ile dolu 3 mahallede bulunan ayçiçeği, buğday ve üzüm bağlarına ağır zararlar verdi. Sel ve dolu Çerkez Fındıklı Mahallesi’nin üst kısımlarında bulunan 15 dönümlük üzüm bağlarına zarar verirken, İnegölün Akbaşlar Mahallesi’nde ise 390 dönümlük alandaki ürünler zarar gördü. Dolu ve selden en büyük zararı ise Dömez Mahallesi gördü. Toplam 6 bin dönümlük ekili alanı olan mahallede 3 bin 500 dönümlük alan zarar gördü.
 

İlk Mahsûl Cep Yakıyor

Yerli kirazda ilk hasat nisan ayında yapıldı. Tezgahlarda ilk mahsuller yerini almaya başladı. İlk mesullerin fiyatları her yıl olduğu gibi bu yıl da yüksek.

İlkbaharın gelmesiyle birlikte en çok tercih edilen erik ve çilekle birlikte kiraz da ilk mahsuller alınmaya başlandı. Belirli bölgelerde reyonlardaki yerini alan kiraz 85 TL’den satılıyor. Fiyatın yüksek olması nedeniyle kiraz gramla satılıyor.

Kısa süre sonra Türkiye genelinde birçok manavda yerini alacak olan kirazın fiyatı cep yakıyor.

350 gramlık paketler halinde 30 liradan satışa sunularak kilosu 85 TL’den satılıyor.

Manav esnaflığı yapan Osman Özçivi, “Yılın ilk yerli kirazı tezgahlarımızda yerini aldı. Şimdilik yeni çıktığı için fiyatı cep yakıyor. Biz de zaten bu yüzden 350 gramlık kirazı 30 liradan satıyoruz. Kilogram fiyatı 85 lira.” diye konuştu. 350 gramlık paketlerde ortalama 60 tane kiraz bulunduğunu belirten Özçivi, “Şu anda yeni çıkması ve ilk ürün olmasından ötürü kirazlarımız çok pahalı fakat yaklaşık bir ay içinde tıpkı erik gibi normal fiyat seviyesine inecektir.” diye konuştu.