Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Mısır Üreticisi İsyanda

Ekonomik sıkıntılar, mazot, tohum ve gübre gibi girdi maliyetlerin sürekli yükselmesi çiftçiye zor günler yaşatıyor. Silvan’da 40 dönüm üzerinde mısır yetiştiren çiftçiler, gelecek dönem mısır ekimini bırakacaklarını dile getirdi.
Evrenselin haberine göre Diyarbakır merkez başta olmak üzere Silvan, Bismil, Çınar ve Ergani ilçelerinde yetiştirilen mısır, bu yıl masrafı kurtaramıyor. Silvan ilçesinde yaklaşık 40 bin dönümlük arazi üzerinde mısır yetiştiren çiftçiler, taban fiyatının açıklanmasını bekliyor. Devlet desteğinin yetersiz olduğunu, mazot, gübre ve tohum gibi girdi maliyetlerinin yükseldiğini dile getiren çiftçiler, zor günler geçiriyor. Yerli tohum yerine ithal tohum kullanmaya teşvik edilen çiftçiler, 12-13 kilogramlık mısır tohumlarını ise 350 ile 500 lira arasında değişen fiyatlarda almak zorunda kalıyor.
BİR DÖNÜME BİN LİRA
Bir buçuk liraya alınan gübrenin ise bazen karaborsaya düşmesi sonucunda kilosu 2 liraya çıkıyor. Yine, mazotun 6 lirayı bulması çiftçinin belini büküyor. Şubat ayından itibaren mısır yetiştirmek için hazırlıklar yapılırken, ağustosun ayının sonlarına doğru ise mısır hasadı yapılıyor. Yoğun emek isteyen mısırın ekildiği bir dönümlük arazide ise çiftçilere maliyeti en az bin lira. Silvan’da yetiştirilen mısır ise bölge illerinde bulunan fabrikalara götürülerek, hayvan yemi ve mısır yağı olarak işlendikten sonra piyasaya sürülüyor. 40 yıldır Silvan’da çiftçilik yapan Abdulbaki İlterli (55), son 12 yıldır mısır ekiyor.  150 dönüm arazide mısır eken İlterli, yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. İlterli, “Devlet, çiftçiye sahip çıkmıyor. Bizleri, ölüme mahkum etti” dedi.
‘DEVLET DESTEĞİ BİZİM İÇİN HİÇTİR’
Çiftçi desteklemelerine ilişkin de konuşan İlterli, “Devletin desteği, bizim için hiçtir. Bize dönüm başı en fazla 15 lira destek veriyor. 100 dönümde bin 500 lira veriyor. Her çanta, 85 litre mazot alıyor. Verilen para 4 çanta mazot etmiyor. Destekleme bizim için bir şey ifade etmiyor. 100 dönümde 100 bin lira masrafın oluyor” dedi.
Hasat ettikleri mahsulleri ya Devlet Mahsulleri Ofisi’ne ya da mısır alıcısı tüccarlara sattıkları belirten İlterli, geçen yıl mısırın kilosunu 70 kuruşa sattıklarını, bu yıl 80 kuruştan düşmemesi gerektiğini, aksi takdir zarar edeceklerini belirtti.
‘ÇİFTÇİNİN BELİ KIRILIYOR’
Önümüzdeki yıl mısır yerine buğday ekeceğini ifade eden İlterli, şöyle devam etti: “Mısırın maliyeti yüksek. Mazot pahalı. Bu şekilde beni kurtarmıyor. Buğdayın masrafı daha az. Önümüzdeki yıl buğday ekmeyi düşünüyorum. Zaten borçlanıyoruz. Borçlarımızı ödeyemediğimiz vakit ne yapacağız.” Mazot, tohum ve gübre fiyatlarının artmasıyla durumlarının gittikçe kötüye gittiğini ifade eden İlterli, “Bu üçü çiftçinin belini kırıyor. Gemiye 2 liradan verilen mazot, çiftçiye neden 6 liraya veriliyor” diye konuştu.  
‘ÇİFTÇİYİ ÖLDÜRMEK İÇİN HER ŞEY YAPILIYOR’
Emek veren çiftçinin olduğu, ancak zarar edenin de yine çiftçi olduğunu vurgulayan İlterli, “Çiftçiler, komisyonculara, sebze haline ve marketlere çalışıyor. Bizler çalışıyoruz, onlar kazanıyor” dedi. Bu yıl yetiştirilen mısırdan herhangi bir kazanç elde edemedikleri durumunda mısır yetiştirmeyi bırakacaklarını dile getiren İlterli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devlet çiftçiye bakmıyor. Diğer devletler çiftçilerine destek veriyor. Ama burada çiftçiye destek verilmiyor. Çiftçiyi öldürmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Neden çiftçileri üretimden uzaklaştırıyorsunuz? Dışardan ithal ettiğiniz ürünleri almayın. Diyorlar, ‘Daha ucuza alıyoruz.’ Mazotu, gübreyi ve tohumu ucuzlatın. Çiftçinizi destekleyin. Maliyet ucuz oldu mu ürünler de ucuz olur” diyerek yetkililerin duyarsızlığına dikkat çekti. 
 
 

Mazot Desteği Nasıl Olmalı?

Türkiye, çok farklı bir seçime doğru gidiyor. Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi olarak adlandırılan 24 Haziran seçiminin çalışmaları da diğer seçimlerden çok farklı.
Parti ve aday farkı olmaksızın herkes çiftçiye mazot desteği vereceğini söylüyor. Bu konuda ilk polemik de Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba arasında yaşandı. Muharrem İnce'nin çiftçiye mazotun litresini 3 liradan verme vaadine karşı çıkan Bakan Fakıbaba, çiftçinin aldığı mazotun yarısının devlet tarafından ödendiğini söyledi.
Bu tartışma üzerine Muharrem İnce, Uşak'ta traktöre binerek benzin istasyonuna gitti. Litresi 5 lira 72 kuruştan traktörün deposunu 237 liraya doldurdu. Fişini de Bakan Fakıbaba'ya göndermişti.
Çiftçiye her hâlükârda mazot desteği veriliyor verilmesine de Anadolu bir tabir vardır “Attığın taş yerini bulmadı” İşte masa başında alınan kararlar yerini bulmuyor. Bu konuda çiftçinin en çok girdisi olan mazotun biran önce pompada yarısının ödenmesi için çalışmalara başlanmalıdır. Balıkçılara uygulanan sistemin çiftçilere de getirilerek hem üretimin artmasına hem de girdi maliyetleri düşerek birçok kesimi memnun etmiş oluyorsunuz.
 
 
 
Çiftçinin Mazot gerçeği
Çiftçi, hangi ürünü üretirse üretsin en önemli gider kalemlerinden birisidir mazot. Üstelik sadece üretim için değil, hasat, nakliye ve benzeri her aşamada mazot kullanılıyor. Türkiye' deki çiftçi yüksek vergi oranları nedeniyle dünyada en pahalı mazotu kullanıyoruz.
Bu günlerde mazotun litre fiyatı illere göre bir kaç kuruş farklılık gösterse de ortalama 5 lira 60 kuruş civarında. Sürekli zamlanıyor. Mazot desteğine gelince Hükümet, son 3 yılda mazot desteğinde 3 kez değişiklik yaptı. 2015 yılına kadar mazot ve gübre desteği ürün bazında ayrı ayrı ödenirken, 2016 destekleme kararnamesinde mazot ve gübre desteğini tek kalemde birleştirildi. Üreticinin ciddi kaybı oldu. 2017’de ise gübre desteği ciddi oranda azaltılarak dekar başına 4 lira ile sabitlendi. Mazot desteği ise tekrar ürün bazında farklılaştırıldı. Ekilen ürüne göre destek verilmeye başlandı.

Mazotta yarısı devletten

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın "biz mazotun yarısını çiftçiye ödüyoruz" sözü ne yazık ki gerçeği yansıtmıyor..
Başbakan Binali Yıldırım, 14 Ekim 2016’da İzmir Ödemiş’te “Milli Tarım Projesi”ni açıklarken “çiftçinin kullandığı mazotun yarısı bizden” demişti. O tarihte mazotun litresi 3 lira 70 kuruştu. Hükümet, 2017 üretim yılı tarım desteklerini 18 Ağustos 2017’de ancak açıklayabildi. Ödemesi de 2018 Şubat sonunda yapıldı.
Destek nasıl hesaplanıyor?
Destek, çiftçinin mazot alarak ekim yaptığı veya hasat yaptığı dönemde değil, bir yıl sonra ödeniyor. Yani, 2017 yılında mazot kullanılarak ekilen, hasat edilen ürünün mazot desteği 2018'de ödeniyor.
Hesaplama yapılırken öncelikle ürün bazında ortalama mazot kullanımı belirleniyor. Yani pamuk eken bir çiftçi ortalama ne kadar mazot kullandığı belirleniyor. Bunun doğru belirlenmesi çok önemli. Ankara'da masa başında yapılan hesaplamalar genellikle gerçeği yansıtmıyor.
İkinci aşamada 2017 yılı ortalama mazot fiyatı hesaplanıyor. Yani 1 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasındaki ortalama mazot fiyatı belirleniyor. Bu ortalama fiyat kullanılan ortalama mazot miktarı ile çarpılarak mazot gideri bulunuyor ve bunun yarısı çiftçiye ödeniyor.
Diyelim ki pamuk eken bir çiftçi ortalama dekar başına 20 litre mazot kullanıyorsa ve 2017 yılı için hesaplanan ortalama mazot fiyatı da 3.5 lira ise toplamda 70 liralık mazot kullanmış kabul ediliyor. Bunun yarısı olan 35 lira dekar başına destek olarak çiftçiye ödeniyor.
Fakat, mazot miktarı veya fiyatı eksik, yanlış hesaplandığında çiftçi çok daha az destek alıyor. Nitekim 2017 yılı için yapılan hesaplamalarda çiftçinin aldığı destek, kullandığı mazotun yarısından çok daha az oldu.
 
Mazot desteği Nasıl Olmalı?

Çiftçiye her hâlükârda mazot desteği veriliyor verilmesine de Anadolu bir tabir vardır “Attığın taş yerini bulmadı” İşte masa başında alınan kararlar yerini bulmuyor. Bu konuda çiftçinin en çok girdisi olan mazotun biran önce pompada yarısının ödenmesi için çalışmalara başlanmalıdır. Balıkçılara uygulanan sistemin çiftçilere de getirilerek hem üretimin artmasına hem de girdi maliyetleri düşerek birçok kesimi memnun etmiş oluyorsunuz.
 
 

2018 Yılında Hayvancığa Verilecek Olan Destek Üreticiyi Memnun Edecek mi?

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve  538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlanmasının ardından hayvancılığa yapılan destekleme kalemlerinde artış yapılmadığı görüldü. 
Buna göre: 4 aylık Buzağaya hayvan başı 350 TL, soy kütüğüne kayıtlı Buzağaya 500 TL, döl kontrollü boğa yavrusuna ilave 50 TL, yetiştiricilik bölgesi illere ilave 200 TL, anaç manda 250 TL, soy kütüğüne kayıtlı manda 400 TL, malak 150 TL, soy kütüğüne kayıtlı malak 400 TL olarak belirlendi.
Bunun yanı sıra büyükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,50 TL,  küçükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,00 TL olarak veridi.
Halk elinden ıslah projesi kapsamında koyun/keçilere elit sürüde 70 TL, taban sürüde ise 40TL verildi. Damızlık erkek koç tekeye hayvan başı 20 TL verilirken, damızlığa ayrılan manda/düve/tosuna ise 200 TL verildi. Öte yandan bu desteklerin buzağı, malak, manda ve koyun, keçi desteğinin %3’ü il birliklerine, bu yüzde 3’ün içerisinde ki %5’lik dilim ise merkez birliklerine verildi.
 
 

2018 Tarımsal Destekler Yayımlandı

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve 538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlandı.
2018  yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin karar çevreye duyarlı tarımsal üretimi yaygınlaştırmak, verimi ve kaliteyi yükseltmek, araştırma ve geliştirme projelerini desteklemek, uygulanan politikaların etkinliğini sağlamak, sektörün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, sürdürülebilirliği sağlamak ve tarımsal kayıtların güncel tutulması amacıyla hazırlanmış olup, 2018 yılında uygulanacak olan tarımsal desteklemelere ilişkin hususları kapsar.
Alan bazlı destekler; 2018 yılı ÇKS kayıtlarına göre tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği için, aşağıda belirlenen miktarda alan bazlı destek ödemesi yapılır.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında desteklenen; yağlık  ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola (kolza), aspir, dane mısır, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, mercimek, nohut, yaş çay, fındık, yem bitkileri, patates ve kuru soğan ürünlerinin dışında kalan diğer bütün ürünlere, “Diğer Ürünler” kategorisinde belirtilen miktar kadar Mazot ve Gübre Destekleme ödemesi yapılır. Detaylı bilgiler için aşağıdaki link tıklayınız
  Karar Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız

Çiftçinin Beklediği Mazot Desteği Başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçiye mazot müjdesini Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde "Çiftçilerimiz Milletin Evinde Cumhurbaşkanımız ile Buluşuyor" programında vermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "mazotun yarısı devletten" müjdesi bugün uygulamaya geçiriliyor.
Tarım sektöründe canlanmaya neden olan mazot desteği uygulaması bugün itibariyle başlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı olan ve dosyalarını teslim eden üreticiler, 23 Şubat (bugün) tarihinden itibaren tarım arazilerinde kullandıkları ve kullanacakları mazot bedenin yarısını geri alabilecek. Çiftçiye mazot iadesi, kullanılan yakıt miktarı ve ürün desenine göre değişecek.

SİSTEME KAYITLI OLANLAR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Külliye'de buluştuğu çiftçilere verdiği mazot müjdesi bugünden itibaren uygulamaya konuluyor. Her yıl nisan ve ekim aylarında yapılan ödemeler, bu yıla özel olarak dosyaların Gıda, Tarım ve Hayvancılık müdürlüklerine tesliminden itibaren başlayacak. Halihazırda devletten mazot, gübre gibi destekler alan üreticiler, ÇKS'de kayıtlı olan üretim bilgileri esas alınarak akaryakıt iadesi alacak.

DOSYALAR VERİLİYOR
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri, ÇKS'ye kayıtlı çiftçilerin bul yıl yapacakları üretim bilgisini sisteme girmiş olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: Üreticinin ne kadar araziye hangi ürünü ekeceği sistemimizde mevcut. Bu bilgiler esas alınarak işlem yapılacak. Dosyalarını henüz vermemiş olanlar da bugünden itibaren uygulamadan yararlanabilecek. Örneğin bin dekar alanda pamuk eken/ekecek olan üreticinin ne kadar akaryakıt harcayacağı biliniyor. Gerekli hesaplamalar yapıldıktan sonra mazot tutarının yarısı banka hesabına yatırılacak.

SEKTÖR CANLANACAK
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı ve aynı zamanda üretici olan Mehmet Akın Doğan, 2 yıldır bekledikleri müjdeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiğini belirterek, "En büyük girdi kalemimiz mazot. Tarlada, bahçede her şey mazotla çalışıyor. 400 dönüm narenciye bahçemde ilaçlamadan arazi kontrolüne kadar her yerde mazot kullanıyoruz. Yarısını devlet karşılayınca çiftçimiz rahata kavuşacak. Hükümetimiz sağ olsun elimizi rahatlattı. Çiftçinin cebine biraz daha fazla para girince sektör canlanacaktır" dedi.

MORALİMİZ YÜKSELDİ
Yaklaşık 2 bin dönüm alanda narenciye, pamuk, soğan, buğday ve soya üreten Şevket Uludağ da "Geçen yıl 150 bin lira civarında mazot parası ödedim. Bu yıl da benzer bir rakam söz konusu. Devletimizin desteği çiftçi için bir hediyedir. Harcadığım akaryakıtın yarısını iade edecek. Üreticiler olarak hepimiz çok mutlu olduk. Biz her şart altında üretmeye devam ederiz ama böyle destekler moralimizi yükseltiyor" diye konuştu.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Çiftçilere Müjde Üstüne Müjde

Külliye'de çiftçilerle buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , 23 Şubat'tan itibaren çiftçilerin mazot maliyetinin yarısını devletin ödeyeceğini açıkladı.

Yeni Teşvik Sistemi'nin detaylarını tek tek paylaşan Cumhurbaşkanı, "Kırmızı et ihtiyacını karşılamak için adım atıyoruz. 300 baş hayvana kadar kredi desteği veriyoruz. Doğacak kuzulara da alım garantisi veriyoruz" dedi.
 
ÇİFTÇİLERE MÜJDELERİ TEK TEK SIRALADI
-Çiftçilerimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılında ilk kez mazot desteğini biz başlattık. Şimdi de 23 Şubat 2018 tarihinden itibaren çiftçilerimizin mazot maliyetinin yarısını biz ödemeye başlayacağız.
-Sığır yetiştiriciliğini geliştirmek, damızlık sığır sayısını artırmak ve kırmızı et ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak üzere Ziraat Bankası kanalıyla yetiştiricilerimize hayvan ve yem temini için yüzde 10 sübvansiyonlu kredi sağlıyoruz.
-Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla damızlık düve veriyor, bu düvelerin, koyunlarda olduğu gibi, veterinerlik, aşı ve küpe hizmetlerini bedelsiz karşılıyoruz.
-Talep eden Tarım Kredi Kooperatifleri üyesi yetiştiricilerimize TİGEM aracılığıyla Ziraat Bankası'ndan kredi kullandırarak 300 başa kadar damızlık koyunu ve yemini temin ediyoruz. Üreticinin bakım hizmet bedeli ve sigortasını avans olarak ödüyor, doğacak kuzulara da alım garantisi veriyoruz.
-TARSİM sigortasının yetiştiriciye düşen kısmını devletin ödemesini sağlıyor, yetiştiricimizi sosyal güvence kapsamına alıyoruz.
-Yetiştiricimiz kredi borcunu, ilk 2 yılı geri ödemesiz 7 yılda bankaya ödüyor. Böylece hem başlangıçta imkan sağlayarak hem de üretime alım garantisi vererek hayvancılıkta yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz.
YÜREK SİZDE KÜREK ONLARDA
Değerli çiftçi kardeşlerim, hanfendiler, beyefendiler, sevgili gençler sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Siz çiftçi kardeşlerimi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, gazi mekanda ağırlamaktan büyük gurur duyuyorum. Bu gazi mekanın çevresinde 29 şehidimiz var. Buralarla ilgili birileri niçin yapıldı dedi. Birileri yargıya gittiler, ama avuçlarını yaladılar.
Sözlerimin hemen başında, sizlerin vasıtasıyla çiftçilerimize minnetarlığımızı iletiyorum. Ak koyun ile kara koyunun belli olduğu 15 Temmuz gecesinde çiftçilerimiz en önde mücadele ettiniz. Bir dönem sırf kasketinden, kılık kıyafetinden dolayı Kızılay'a alınmayanlar, 15 Temmuz gecesi Kızılay Meydanı'nda demokrasi destanı yazdılar. Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi diyenlere büyük bir ders verdiniz. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözünü ete kemiğe büründürdünüz.
Rabbim sizlerden razı olsun. Yürek sizde kürek onlarda. Rabbim yol arkadaşlığımızı, muhabbetimizi daim eylesin. Tarım ve hayvancılık konusunda hayata geçireceğimiz projeleri paylaşmak için buradayız. Açıklayacağımız yeni teşviklerin ülkemizdeki hayvan yetiştiriciliğine yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. Bir millet stratejik konularda üstünlük sağlamadan geleceğine bakamaz. Bir devlet için yerli savunma sanayii ne kadar önemliyse, gıda sanayii de o denli önemlidir. Nüfus, silah ve asker bakımından güçlü olduğu halde, gıda açısından yetersiz olduğu için yeryüzünden silinen devletler olduğunu biliyoruz.
TIMAR SİSTEMİNİN ÖNEMİ
Biz toprağa sevdalı, toprağı gönülden seven bir milletiz. Toprak bizde nedir? Anadır ana. Toprak ana. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Toprak o kadar önemlidir. En güçlü olduğumuz zamanlarda bile topraktan kopmadık. Ülkelerin yükselişi de çöküşü de tarımla başlıyor. Güçlü Türkiye'nin, güçlü tarımdan geçtiğini unutmayalım. Tımar sisteminin iyi işlediği dönemlerde Osmanlı Devleti'ni asırlar boyunca ayakta tuttuğunu, sistemin zayıflaması ile çöktüğünü tüm tarihçiler söylüyor.
Son 15 yıldır olduğu gibi sizlerin yanında olmaya çiftçilerimizi desteklemeye devam edeceğiz. İnşallah hep birlikte ülkemizi 2023, 2053 ve2071 vizyonuna kavuşturacak hamleleri gerçekleştireceğiz.
 
 

Çiftçiye Mazot Desteği Arttı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bitkisel üretimde Alan Bazlı Tarımsal Destekler kapsamında çiftçiye yapılan mazot desteğinde artışa gitti.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi yapılmasına dair Tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğ , 30 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yayınlanan tebliğ ile Alan Bazlı Tarımsal Destekler kapsamında çiftçiye ürettiği bitkisel ürünler için yapılan mazot desteğinde artışa gidildi.
Tebliğ ile 17/9/2017 tarihli ve 30183 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ’in EK-1’inde yer alan tablodaki bitkisel ürünler için yapılacak dekara 4 TL olarak belirlenen gübre desteği aynı kalırken, mazot desteği ürünlere göre farklı tutarlarda artırıldı.
Buna göre dekar başına mazot desteği;
Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale için 13 TL’den 13,49 TL’ye,
Çeltik ve pamuk için 36 TL’den 37,36 TL’ye,
Yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, patates için 17 TL’den 17,64 TL’ye,
Aspir, nohut, mercimek, kuru fasulye için 11 TL’den 11,42 TL’ye,
Fındık, yem bitkileri, çay, kuru soğan, kanola, diğer ürünler için 9 TL’den 9,34 TL’ye çıkartılırken, nadasa bırakılan alanlar için dekar başına 5 TL yerine 5,19 TL destek verilecek.
Böylece 4 TL gübre desteği ile birlikte verilecek toplam destek miktarı; Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale için 17,49 TL, Çeltik ve pamuk için 41,36 TL, Yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır, patates için 21,64 TL, Aspir, nohut, mercimek, kuru fasulye için 15,42 TL, Fındık, yem bitkileri, çay, kuru soğan, kanola, diğer ürünler için 13,34 TL olacak.
Nadasa bırakılan alanlar için gübre desteği olmadığından mazot desteği olarak dekara 5,19 TL verilecek.
 
 
 

Hayvancılığa 250 Lira Mazota Yüzde Elli İndirim Başlıyor

Hayvancılığı geliştirilerek ülkedeki kırmızı et ihtiyacı sorununu çözmek isteyen hükümet, 2018 yılında yeni projeler hayata geçiriyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu yıl 200 büyükbaşa kadar hayvan varlığı olan besicilere, hayvan başına 250 lira destek verecek. Küçük aile işletmeleri uygun kredilerle desteklenecek. Bu projeden halen hayvancılık yapan veya işletmesi bulunan, ancak hayvanı bulunmayan üreticileri yararlandırılacak.

MAZOTU KARŞILANACAK
Yerli besiciliği korumak için Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından, uygun taban fiyattan alım garantisi sağlanacağı gibi 2018'de girdilere yönelik mazot, gübre, tohum ve yem bitkileri destekleri de devam edecek. Bu kapsamda mazot desteğini 2003'te ilk kez hayata geçiren hükümet, şimdi ise ürün bazında mazot maliyetinin yarısını karşılayacak.

BESİ DESTEĞİ VERİLECEK
Önceki yıllarda olduğu gibi 2018'de de çiğ süt, süt regülasyon, buzağı, koyun keçi, besilik erkek sığır, tiftik, malak ve çoban istihdamı gibi çeşitli desteklerle hayvancılığın geliştirilmesi sağlanacak. DAP, GAP, KOP ve DOKAP Projesi kapsamındaki illerde hayvancılık yatırımları desteklenirken, kalkınma bölgelerindeki 41 ilde ahır, ağıl yapımı ve tadilatı için yüzde 50 hibe, damızlık boğa, koç ve teke alımlarına yüzde 80 hibe desteği başvurularıda devam ediyor.
 

Yeni Yıla Tarım Sektörü Yeni Uygulamalarla Girecek

Tarım sektörü yeni yıla yeni uygulamalarla girecek. Hükümetin daha önce aldığı kararlar doğrultusunda 2018 yılında mazot, gübre, hayvancılık, et ve tohum konusunda yeni uygulamalar devreye girecek. Bu yeni uygulamalarla tarımsal üretim ve dış ticaret şekillenecek.
Özellikle girdilerle ilgili ve hayvancılık konusunda devreye girecek yeni uygulamalar tarımsal üretimi, ticareti ve fiyatları doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Hükümetin daha önce aldığı kararlar doğrultusunda 2018’de uygulamaya başlanacak mazot desteğinin yüzde 50’ye kadar çıkarılması, gübre denetiminde DNA barkod uygulamasına geçilmesi, tohumda sertifikalı tohum kullanmayan üreticilere destek verilmemesi, hayvancılıkta ve kırmızı ette yeni desteklerin devreye girmesinin tarım sektörüne yeni bir yön vermesi bekleniyor.
aşbakan Binali Yıldırım’ın Milli Tarım Politikası’nı açıklarken “çiftçinin kullandığı mazotun yarısı bizden” sözü 2018’de uygulamaya geçiyor. Mazot desteğinin yaklaşık 3 kat artırılmasını öngören uygulama çerçevesinde ilk ödemenin 2018 yılı Mart-Nisan döneminde yapılması bekleniyor. Buna göre 2015 yılında 700 milyon, 2016’da 740 milyon ve 2017’de 723 milyon lira öngörülen mazot desteği 2018 yılı tarımsal destekleme bütçesine 1.9 milyar lira olarak girdi.
Mazottaki yeni destekleme uygulaması çerçevesinde ürün bazında verilecek destek miktarları belirlendi. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2017 üretim yılı için belirlenen ve 2018’de ödenecek ürün bazında mazot desteğinde en yüksek ödeme pamuk ve çeltik üreticilerine yapılacak. Pamuk ve çeltik üreten çiftçilere dekar başına 36 lira mazot desteği verilecek. Ayçiçeği, soya, dane mısır ve patates için çiftçilere dekar başına 17 lira, buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üretenlere dekar başına 13 lira aspir, nohut,mercimek ve kuru fasulye üreten çiftçilere dekar başına 11 lira, fındık, yem bitkileri, çay, soğan, kanola ve havza modeli kapsamındaki 21 ürünün dışındaki diğer ürünlere ise dekar başına 9 lira mazot desteği ödemesi yapılacak.Tarlasını ekmeyerek nadasa bırakan çiftçiler dekar başına 5 lira mazot desteği alacak. 
Gübrede Kerakod ve DNA Barkod uygulaması
Yeni yılın ilk gününden itibaren gübre sektörünü derinden etkileyecek Karekod ve DNA Barkod uygulaması başlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 6 Nisan 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ” kapsamında 1 Ocak 2018 itibariyle tüm gübre çeşitleri Karekod ve DNA Barkod uygulaması ile izlemeye alınıyor. Gübre üreticileri ve dağıtıcılarının karşı çıktığı ve “uygulanamaz” dedikleri yeni uygulama, gübrede maliyeti artıracak olması çiftçileri de olumsuz etkileyecek.
Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ, tarımda kullanılan kimyevi gübrelerin, organik, organomineral gübreler ve toprak düzenleyiciler ile mikrobiyal, enzim içerikli ve organik kaynaklı diğer ürünlerin son kullanıcıya kadar takibine yönelik içerik ve ambalajların işaretlenmesi ile gübre dağıtıcılarının depo ve/veya satış yerlerine kamera takılmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.
Tebliğ ile gübre üreticileri piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde Karekod ve DNA Barkod içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulama zorunluluğu getiriliyor. İşaretleyici etiket ve karekod bulunmayan ürünler, 4703 sayılı Kanun kapsamında “güvensiz ürün” olarak değerlendirilecek. Ambalajlara Karekod uygulaması da getiren Tebliğ’in “ambalaj içindeki ürüne işaretleyici etiket uygulanması” gübre üreticileri ve ithalatçıları tarafından “uygulanamaz” olarak değerlendiriliyor.
Uygulama ilk kez Türkiye’de Yapılacak
Amonyum nitratlı gübrelerin patlayıcı yapımında kullanılmasını önlemek amacıyla tüm gübrelerin DNA Barkod ile izlenmeye alınmasını eleştiren gübre üreticileri, ithalatçıları, dağıtıcıları ve satıcıları bu tebliğin uygulanamayacağı, uygulanırsa kaos doğuracağı endişesini yaşıyor. Gübre sektörü temsilcileri, "Türkiye’de yüzlerce gübre çeşidi var. Bunların içinde patlama riski olan sadece iki çeşit var. O iki çeşit için yasak geldi. Fakat, Ankara’da masa başında alınan bir kararla tüm gübre çeşitlerinin izlenmesi için 1 Ocak 2018 itibariyle 'DNA Barkod' uygulaması başlatılacak. Gübrelerin içine DNA Barkod etiketi konularak izlenmesi sektörü işlemez duruma getirecek. Bu uygulama dünyada yok. İlk kez Türkiye’de denecek” bilgisini verdi.
Sertifikalı tohum kullanmayana destek verilmeyecek
Yeni yılda başlayacak bir başka uygulama ise tarımın temeli olan tohumculukta olacak. Sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak için 2018 üretim yılında sertifikalı tohum kullanmayana tarımsal destek verilmeyecek. Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in gündeme getirdiği uygulama kapsamında çiftçiler tarımsal destekten yararlanmak için sertifikalı tohum kullanmak zorunda. Sadece 5 dekarın altında üretim yapanlar için bu şart aranmayacak. 
Türkiye’de yılda 2 milyon 700 bin ton tohum toprakla buluşurken, bunun 1 milyon tonu sertifikalı. 2018 yılında sertifikalı tohum ekmeyene destek vermeme uygulaması bir çok çiftçinin mağdur olmasına yol açabilir. Tohumculuk sektörü ise bu konuda farklı görüşler dile getiriyor. Sektör temsilcilerinden bazıları uygulamanın sektör açısından çok önemli olduğunu ve sertifikalı tohum üretimini artıracağını ve buna bağlı olarak tarımda verimin artacağını savunuyor. Bir diğer görüş ise, çiftçinin sertifikalı tohum ekmeye zorlamanın yanlış olacağını ve yeterli tohum olmayacağı için çiftçinin mağdur olacağını belirterek,uygulamanın geri çekilebileceğini ifade ediyor.
Küçük aile işletmeleri sözleşmeli üretim yapacak
Yeni yılda hayvancılık politikası deyim yerindeyse bir kez daha değişecek. Büyük işletmelerin teşvik edilmesi yerine 2018 yılından itibaren en az 3 yıl sürecek yeni bir proje ile sözleşmeli üretim yapacak küçük aile işletmeleri desteklenecek. Milli Hayvancılık Politikası temel alınarak hazırlanan proje ile küçük aile işletmeciliği, besicilik ve küçükbaş hayvancılığına yönelik destekler artırılırken, 2018 yılında 20 bin işletmenin rehabilitasyonu öngörülüyor. Bakanlığın 2018 yılında uygulayacağı hayvancılık politikası kapsamında canlı hayvan ve et ithalatı devem edecek. Ancak, bir yandan da üretimi artırmaya yönelik destekler sağlanacak.
Besi desteği bir yıllık aradan sonra yeniden başlayacak
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2016 yılında; yerli besilik hayvandan üretilen, 190 Kg ve üstü karkas et veren erkek hayvanlara hayvan başına 200 lira destek verirken, 2017’de bu destek kaldırıldı. 2018’de besi desteği yeniden uygulanacak. Yeni yılda 50 başa kadar kapasiteye sahip küçük aile işletmelerinin, yerli hayvanlardan ürettikleri karkas et için hayvan başına 250 lira destekleme yapılacak. Küçükbaş hayvan sayısını arttırmak ve küçükbaş hayvanlardan elde edilen et miktarını yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseltmek için; erken kuzu oğlak kesimlerini engelleyerek birim karkas ağırlığını arttırmak için kuzu ve oğlaklara 2018 yılında destek verilecek. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılını aynı zamanda Buzağı Yılı ilan etti. 2018’de buzağı ölümlerinin yüzde 15’ten yüzde 5’e kadar düşürülmesi ve hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesi hedefleniyor.
Aşı ve küpe ücretsiz olacak
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlık bütçesi üzerine yaptığı konuşmada 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren hayvancılıkta küpe ve aşı bedelini kaldıracaklarını söyledi. Fakıbaba, ”Aşıların hepsi bedava, veteriner hekim bakımı bedava. Kulak küpesi bedava; bakın, ilk defa kulak küpeleri bedava. Aile hekimliğini getiriyoruz” dedi.