Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Tarım ve Orman Bakanlığında Yeni Dönem Yol Ajandası Belli Oldu

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı oluşturuldu. Buna göre Bakan Pakdemirli brifingleri hızlandırırken Tarım ve Orman Bakanlığının’ yeni dönem yol haritası da belirlendi. Yeni dönemde “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri” hayata geçirilecek. GAP’ta büyük oranda tamamlanan ana kanallar sonrasında şebeke inşaatlarına hız verilecek. Orta vadede, GAP sulamalarının tamamı olan 10 milyon 580 bin dekar alan sulamaya açılacak. Konya Ovası’nda 2019 sonuna kadar 11 milyon dekar arazi, Doğu Anadolu Projesiyle de 2,3 milyon dekar arazi sulamaya açılacak.
 
Tarımda ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı tesis edilecek. Özellikle yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern teknikler desteklenecek.
 Tarımsal destekler 3 yıllık dönemler için açıklanacak.

 Gelecek dönemde 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak.
 Tarımsal kredi ve hibelere ilişkin bürokratik işlemler azaltılacak, üst limitler artırılacak,
teminat sorunları hafifletilecek, atıl tarım arazileri üretime kazandırılacak.

 Tarıma dayalı yatırımlara yüzde 50 hibe devam edecek, 81 il ve 250 köyde “Birlikte Üretim Modeli” hayata geçirilecek.

IPARD-II kapsamında 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturacak.

 Daha önceki dönemlerde adımları atılan Sudan’daki arazi, Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.

Özel sektöre, kiralama garantili lisanslı depo yaptırılacak.

 Kırmızı ette kendine yeterli bir ülke konumuna gelinmesi için damızlık hayvan desteği artırılacak.

 Kaba yem üretimi ve işlenmesine yönelik altyapı geliştirilecek, meraların girişimciler tarafından ıslah edilerek kullanımı sağlanacak.
 
 Üretimin artması için atıl araziler değerlendirilecek, yüksek verim için teknolojik tarıma geçilecek
 Teşvikler artık 3 yıllığına verilecek, hibe destekleriyle “Birlikte Üretim Modeli” hayata geçirilecek.
 
 Ürün kaybının engellenmesi için özel sektöre de, kiralama garantili lisanslı depo yaptırılacak.
 Et ihtiyacı için damızlık hayvan desteği sürecek. Yem fabrikaları ve meralar devreye alınacak.
 
 
Milli Tarım Projesi ile sürdürülebilir tarım ve hayvancılık anlayışı politikaların çerçevesini oluştururken, 2003-2017 döneminde 5,6 milyon hektar alanda arazi toplulaştırması tamamlandı.
Söz konusu dönemde çiftçilere 2018 yılı haziran sonu itibarıyla toplam 113,1 milyar lira tarımsal destek ödemesi yapıldı. Bu dönemde, genç çiftçilere, küçük aile işletmelerine, çoban istihdamına, tarıma dayalı işletme yatırımlarına özel destekler sağlanırken, ilk defa çiftçilerin kullandığı mazotun maliyetinin yarısı destek olarak çiftçiye ödendi, tarım sigortalarının kapsamı genişletilerek birçok ürün doğal felaketlere karşı teminat altına alındı.
Çiğ süt fiyatlarının dengelenmesi için müdahale alımları yapılırken, et fiyatlarını spekülatif hareketlerden korumak amacıyla da Et ve Süt Kurumunca (ESK) tedarik edilen ithal etlerin marketlerde ucuza satılması uygulaması hayata geçirildi.
Öte yandan bu dönemde gıda enflasyonunun hava koşullarının yanı sıra spekülatif hareketlerin ve ürün zincirindeki problemlerin etkisiyle aşırı yükselmesi hem enflasyonu tetikledi hem de daha fazla tarım ürünleri ithalatının kapısını araladı.
TARIMSAL DESTEKLER 3 YILLIK PLANLANACAK
Yeni dönemde Tarım ve Orman Bakanlığınca planlı tarım ve çağdaş hayvancılık uygulamalarına yönelik gerekli yapısal dönüşümler, tarımda ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı tesis edilecek.
Bakanlığın iki önemli ayağından biri olan tarım alanında öncelikle tarımsal desteklerin sayısı azaltılarak daha etkin destekleme politikası izlenecek, tarımsal destekler 3 yıllık dönemler için açıklanacak.
Gelecek dönemde kümülatif olarak 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak. Tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak için tarıma dayalı yatırımlara yüzde 50 hibe vermeye devam edilecek, 81 il ve 250 köyde "Birlikte Üretim Modeli" hayata geçirilecek.
Ayrıca 2020 yılına kadar IPARD-II kapsamındaki destekler sürdürülecek, 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturacak. Yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern tarımsal tekniklerin yatırımları desteklenecek.
Özellikle gıda enflasyonunun kontrol altına alınması için tarımsal destekler şekillendirilirken, Türkiye'nin arz dengesi ve dış ticaret politikaları da dikkate alınacak. Tarımsal desteklemelerde ürün deseni ve su potansiyeli uyumu gözetilerek, sertifikalı üretim yöntemlerine önem verilecek.
Daha önceki dönemlerde adımları atılan Sudan'da kiralanan arazi TİGEM'in öncülüğünde Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.
Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve gelişmesi için uzun süreli kiralama garantisi kapsamında özel sektöre lisanslı depo yaptırılacak.
Hazine arazilerinde tarım yapan çiftçilerin kullanımlarına ilişkin iyileştirmeler ve satın alma olanakları getirilecek.
Kırmızı ette kendine yeterli bir ülke konumuna gelinmesi için damızlık hayvan desteği artırılacak, Doğu Anadolu Bölgesinde entegre tesislerin kurulması desteklenecek.
Yetiştiricilere 250 bin damızlık gebe düve, 300 başa kadar olmak üzere toplamda 500 bin baş damızlık koyun desteği ve süt piyasasının regülasyonu uygulamasına devam edilecek.
 
GAP KAPSAMINDAKİ BÖLGELERİN TAMAMI SULAMAYA AÇILACAK
 
Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek. Kurulma aşamasındaki 17 Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek.
GAP’ta büyük oranda tamamlanan ana kanallar sonrasında şebeke inşaatlarına hız verilecek, orta vadede, GAP sulamalarının tamamı olan 10 milyon 580 bin dekarın tamamı sulamaya açılacak, Konya Ovası Projesi (KOP) ile Akdeniz’e boşa akan suların Konya Ovası’na yönlendirilmesi, vahşi yer altı sulamalarının yağmurlama veya damlamalı sulama usullerine dönüştürülmesiyle su ve enerji sarfiyatında tasarruf sağlanacak. KOP'ta 2019 sonuna kadar hedeflenen 11 milyon dekar arazinin tamamı, Doğu Anadolu Projesi’yle 2,3 milyon dekar arazi daha sulamaya açılacak.
Tarımsal kredi ve hibelere ilişkin bürokratik işlemler azaltılacak, üst limitler artırılacak, teminat sorunları hafifletilecek, arazi bankacılığı gibi modellerle atıl tarım arazileri üretime kazandırılacak, hayvancılık üretiminin artırılması için kaba yem üretimi ve işlenmesine yönelik altyapı geliştirilecek, meraların girişimciler tarafından ıslah edilerek kullanımı sağlanacak, küçükbaş hayvancılığın gelişimi için meraların kullanımı teşvik edilecek, bu konuda büyük yatırım yapmak isteyen yatırımcılara yer temin edilecek.
Yeni sistem ile tarım ve ormancılık politikaları yerlilik ve millilik ekseninde oluşturulacak. Kaynakların daha verimli ve adil kullanımını sağlamak için yeni çalışmalar yapılacak.
 
AĞAÇLANDIRMADA 4 MİLYARI AŞKIN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU
 
Bakanlığın diğer önemli ayağı olan ormancılık alanında da son 16 yılda Türkiye'deki doğal sit alanı ve milli parklar gibi korunan alanların sayısı 175’ten 558’e çıkarıldı.
Hidrolik enerji, sulama, içme suyu ve taşkın koruma alanlarında, 2003 yılından 2017 sonuna kadar yaklaşık 126 milyar lira yatırım gerçekleştirildi.
Söz konusu dönemde 525’i baraj, 527’si HES, 336’sı gölet, bin 232’si sulama tesisi, 207’si içme ve kullanma suyu temini tesisi, 17’si atıksu arıtma tesisi ve 4 bin 640’ı taşkın koruma tesisi olmak üzere toplam 7 bin 484 tesis hayata geçirildi. Toplam ekonomik sulanabilir 85 milyon dekar arazinin, 65 milyon dekarı sulamaya açıldı.
 
İçme suyu eylem planları ile şehirlerin 2071 yılına kadar su ihtiyacı planlandı.
Ağaçlandırma kapsamında 4 milyarı aşkın fidan toprakla buluştu. 2015-2019 dönemini kapsayan "5 Bin Köye, 5 Bin Gelir Getirici Orman" projesi yürütüldü.
Orman kadastro çalışmaları tamamlandı, Ulusal Çölleşme Risk Haritası hazırlandı ve Toprak Bilgi Sistemi kuruldu, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanteri projesini 54 ilde tamamlandı.
Hayvanları Koruma Kanunu, sokak hayvanlarının rehabilitasyonu maksadıyla 2004 yılında yürürlüğe girdi, 81 yaban hayatı geliştirme sahası aktifleştirildi.
 
KORUNAN ALANLARIN SAYISI 653'E ÇIKARILACAK
 
Yeni dönemde Türkiye'nin ekonomik sulanabilir arazilerinin tamamı 2023 sonuna kadar sulamaya açılacak.
Arıtılmış atık suların ekonomiye yeniden kazandırılması amacıyla yüzde 1,2 olan yeniden kullanım oranı 2023 yılına kadar yüzde 5’e çıkarılacak.
Korunan alanlarda, tabiat eğitim merkezleri, yaz okulu ve gençlik kampları tesis ederek tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürütülecek. Korunan alanların sayısı 2023 sonunda 653’e çıkarılacak.
Türkiye'deki mağaralar araştırılacak, veriler ışığında mağaralar tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak.
Yer üstü ve yer altı su kaynaklarını kapsayacak şekilde su havzaları koruma altına alacak, "Bütüncül Su Kaynakları Yönetimi Modeli"ne geçilecek. Ulusal Su Planı ve Ulusal Su Güvenliği Planı yayınlanacak.
Şehir ormanları sayısı 2019 yılına kadar 160’a çıkarılacak, 2019 sonuna kadar ormanların tamamının tapu ve tescil işlemleri gerçekleştirilecek.
 
Felaketlerin önlenmesi için 2023 yılına kadar 25 Çığ Kontrol Projesi ve Çığ Tehlike Haritası, 35 Heyelan Kontrol Projesi ve Heyelan Tehlike Haritası, 250 alanda sel kontrol projesi hayata geçirilecek.
Orman alanlarını çoğaltmak, erozyonu önlemek, ceviz, badem, zeytin gibi ürünlerin üretimini desteklemek üzere 10 bin dönüme kadar Hazine taşınmazı gerçek ve tüzel kişilere kiralama amaçlı arz edilecek.


 
 

Tarım Orman Birleşiyor

Önemli bir seçimi geride bıraktık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk turda yüzde 50’nin üstünde oy alarak yeniden seçildi. Bununla birlikte yeni dönemde başlamış oldu.  Başbakanlık tarih oldu. Bunun yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçildi. Yeni sistemle bakanlık sayısının daha az olmasının yanı sıra bazı bakanlıklarda birleştirilecek.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında ise önemli değişiklikler hepimizi bekliyor. Yeni sistemle birlikte hem bakanlığın adı hem de bakan değişecek.
Mevcut Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba Şanlıurfa’dan Milletvekili seçildi.  Bakan Fakıbaba yeniden atanırsa milletvekilliğinden istifa etmesi gerekiyor. Seçim döneminde Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar ve paylaştığı yeni yönetim şemasına göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın adı "Tarım ve Orman Bakanlığı" olarak değişecek. Görülen o ki bakanlığın ismi ile birlikte birçok şeyde değişeceğe benziyor.
 Tarım konusunda ithalat ile ilgili kararlar alan Ekonomi Bakanlığının da kaldırılması tarımı etkileyecek hususlardan bir tanesi.
Ülkemizde Bakan değişimi, müsteşar değişimi ve bürokrat değişiminde bile birçok şey değişirken, bakanlığın ismi ve birleştirilmesi durumunda kim bilir neler değişecek.  Bu duruma alışıncaya kadar bizleri birçok sorunda beklemiş olacak. Bu süreçte tarım etkilenmemesi için herkesin üzerine düşeninin fazlasını yapması gerekiyor. Umuyoruz ki yeni yönetim şeklinin müspet manada hayırlı olmasını dilerim.
 Muhammt OLUKLU'nun kaleminden
 
 
 

Orman Yangınlarına Dikkat!

Son günlerde Türkiye'de orman yangınları artarak devam ediyor. Yangına karşı neler yapılması gerektiği ile ilgili ya da yangın çıkmaya müsait alanlarda nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili yeterli bilgiye sahip miyiz? Ülkemizde yaz aylarında artan yangın olayına karşı tam anlamıyla eğitim veren bir kurum bulunmuyor. Yangınların önlenmesi için kişisel sorumluluk bilinciyle hareket etmek gerekiyor.
 
Ülkemizde çıkan yangınların yaklaşık %30'luk gibi büyük bir bölümü bilinçsizlik yüzünden çıkıyor. Bu anlamda ormanların korunması için söndürme çalışmalarından çok, yangın çıkarılmaması konusunun dikkatle ele alınması gerekmektedir.
 
                        Orman yangınlarının önlemesi için alınacak tedbirler  
 
  • Ormanda ateş yakılmamalı ve sigara izmaritleri yanık olarak atılmamalıdır.
  • Ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Ayrıca yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek olan ormanlarda motorize yangın ekipleri bulundurulmalıdır.
  • Yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimlerde gerek duyulursa ormana giriş ve çıkışlar yasaklanmalıdır.
  • Orman yangınlarında görev yapacak personele yangınla mücadele konusunda gerekli eğitim verilmelidir.
  • Özellikle yangına hassas bölgelerdeki yerleşim birimlerinde oturan halka, eğitici ve uyarıcı bilgiler verilmelidir.
  • Piknik yaparken söndürülmeyen küller söndürülmeli, ateşi yakmadan önce uygun ortam seçilmelidir.
  • Ormanlar piknik alanları değildir. Piknik yapmak amacı ile özel hazırlanan alanlar dışına çıkılmamalı, çıkılmışsa bile ateş yakılmamalıdır.
  • Kırılan cam şişelerin parçalarını ormanlık alana atılmamalıdır. Çünkü kırılan cam şişeleri güneş ışınlarını çekerek kuru otlara mercek etkisi yapmakta buda büyük bir orman yangınına sebep olabilmektedir.
  • Orman yangınlarına karşı toplum içi bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı insanları, orman ve orman yangınları hakkında uyarmalıyız.
  • Orman yangını ile karşılaşıldığında ya da orman içerisinde duman görüldüğünde Alo 177 orman yangın hattını ücretsiz arayarak bilgi vermeli, eğer mümkün ise gerekli müdahaleye kontrollü olarak yapmaya başlanmalı.
  • Ormanların içerisine yangın söndürme ve haberleşme sistemi kurumalı ayrıca orman içi yollar açılmalıdır.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Islah Çalışmaları Ne Durumda?

Türkiye’nin dört bir yanını baraj, gölet ve içme suyu tesisleriyle donatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, insanları ve toprağı korumak için estetik dere ıslah çalışmalarını sürdürüyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından hem zirai arazileri korumak hem de vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak gayesiyle gerçekleştirilen dere ıslah çalışmalarında estetiğe büyük önem verildiğine dikkat çekilerek, Bakan Veysel Eroğlu’nun talimatıyla estetiğe, emniyete ve ekonomik olmasına ehemmiyet verilen dere ıslahlarının en büyük örneğinin Solaklı Vadisi’nde kendini gösterdiği ifade edildi.

Peyzaj çalışmaları sürüyor

Türkiye’de ilk olarak Trabzon ilinin Of ilçesi "Solaklı Vadisi Taşkın Kontrol, Rekreasyon ve Rehabilitasyon Projesi” ile başlanan estetik dere ıslah çalışmalarının Trabzon Solaklı Vadisi 2. Kısım, Giresun Aksu Vadisi ve Rize İyidere’de sürdürüldüğü belirtilerek, bu tür projelerle derelerin taşkın zararına karşı ıslah edilirken yapılan peyzaj çalışmaları ile de insanların hoş vakit geçirebileceği mesire alanlarının oluşturulduğu kaydedildi.
Değirmendere Vadisi, Yağlıdere Vadisi, Şebinkarahisar Kelkit Çayı ve Harşit Çayı Vadisi’nde de planlama ve proje çalışmalarını tamamlayan Bakanlığın, buralarda da ıslah çalışmalarına kısa sürede başlayacağı bildirildi.

Estetiğe büyük önem veriliyor

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, dere ıslah faaliyetlerinde en çok estetiğe önem verdiklerini belirterek şöyle konuştu:
“Dere ıslahları için bütün bölge müdürlerimize estetiğe, ehemmiyete ve ekonomik olmasına dikkat etmeleri talimatını verdim. İlk olarak Solaklı Vadisi’nde gerçekleştirdiğimiz ıslah çalışması bütün vatandaşlarımız tarafından büyük bir beğeni ile karşılandı. Bundan sonra da yapacağımız ıslah çalışmalarında estetiğe gereken önemi vererek vatandaşlarımıza yeni mesire alanları oluşturacağız.”

KAYNAK: milliyet.com
 

Bu Ormanlar Bakın Ne İşe Yarıyor!

Kastamonu’da Trüf Mantarı Ormanı için çalışmalar başlatıldı. İlk hasadın 5 yıl sonra yapılacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), dünya gıda ve kozmetik pazarlarında binlerce avroya kadar alıcı bulan trüf mantarının ülke ekonomisine kazandırılması için 2014 yılında uygulamaya koyduğu “Trüf Ormanı Eylem Planı” çerçevesinde yurt genelinde trüf ormanları kurmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu’nun Daday ilçesinde trüf mantarı ormanı kurmak maksadıyla ilk adım atıldı. İlk hasadın 5 yıl sonra alınacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Anayasanın 170. maddesinde de ifade edildiği üzere orman köylerindeki vatandaşların ekonomik kalkınmalarını sağlamak üzere yaptığı çalışmalara bir yenisi ekledi. Bu çerçevede Daday’da 20 dekarlık alan üzerine 486 adet tuber aestivum (Yaz trüfü) türü misel aşılanmış meşe fidanı dikerek, trüf ormanı kurma yolunda ilk adımı attı.

Avrupa’da lüks restoranlarda kullanılan ve kilogram fiyatı 300 avrodan başlayarak binlerce avroya kadar çıkan trüf mantarı toprağın altında yumru şeklinde ve yetiştirilmesi çok zor bir mantar olarak biliniyor. İtalya, Fransa, Hırvatistan ve İspanya gibi ülkelerde birçok kişinin geçimini sağladığı trüf mantarının hasadında ise mantarın kokusu için özel yetiştirilmiş köpekler ve domuzlar kullanılıyor.

Trüf mantarının ekonomik değerine dikkat çeken Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Bu mantarın kilosu piyasada binlerce dolara alıcı buluyor. Bakanlık olarak yöre insanına bu alanda eğitim ve imkân vererek trüf üretiminde Dünya Piyasasına hakim olmak istiyoruz. Bu maksatla Kastamonu için ilk adımı atarak, kara elmas olarak da bilinen trüf ormanını kurduk. Bu ormandan 5 yıl sonra ilk hasadı yapmayı hedefliyoruz” dedi.