Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

İsrail'in Beyhude Çabası'na Pabuç Bırakmayız

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba İsrail Tarım Bakanı Uri Ariel’in Twitter üzerinden yaptığı açıklamaya ilişkin sert yanıt geldi. Bakan Fakıbaba “Türkiye'yi, küçük bir devletin bu tür tehditlerle sindirmeye çalışmasının beyhude bir çaba olduğunu ve bu tür tehditlere pabuç bırakmayacağımızı İsrail'in bilmesi gerekiyor.” Dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaptığı açıklamada, İsrail Tarım Bakanı Uri Ariel'in, dün Twitter hesabından, "İsrail ve Filistin'e yönelik tutumu nedeniyle Türkiye'den gerçekleştirdikleri tarım ürünleri ithalatını durdurma talimatı verdiğine" ilişkin sözlerini değerlendirdi.

“Dünyanın çeşitli ülkeleriyle tarımsal ticari ilişkileri bulunan ve tarımda net ihracatçı olan ülkemizin İsrail gibi küçük bir ülkenin 'ithalatı dondurması'ndan çekinmesi asla düşünülemez. Ülkemizin tarımı, artık dünya piyasasında alternatif pazarlar bulma noktasında sıkıntı yaşamayan dinamik bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla Türkiye'yi, küçük bir devletin bu tür tehditlerle sindirmeye çalışmasının beyhude bir çaba olduğunu ve bu tür tehditlere pabuç bırakmayacağımızı İsrail'in bilmesi gerekiyor. Halkımız, mazlumların gür sesi olan Sayın Cumhurbaşkanımızın Filistin konusunda da yanındadır. Bizler Filistin davasını Türkiye'nin davası olarak görüyor ve Kudüs'ü kırmızı çizgimiz olarak değerlendiriyoruz. Hiçbir ekonomik kaygı, bizim Kudüs sevdamızın ve Filistinlilerin haklı davasını savunmamızın önüne geçemez. “dedi.
 
 
 

Tarım Ürünleri İhracatına Üç Engel

AB, ABD ve Sudan'ın aldığı kararlar tarım ve gıda ürünleri ihracatını olumsuz etkileyecek. Ekonomi Bakanlığı konuyla ilgili ihracatçı birliklerine uyarıda bulunarak gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
Dünya Gazetesi tarım yazarı Ali Ekber Yıldırımın haberine göre Tarım ve gıda ürünleri ihracatı her geçen gün zorlaşıyor. Yaşanan yoğun rekabet, ülkelerin kendi üreticisini korumaya yönelik önlemleri tarım ve gıda ürünleri ihraç edenleri her gün yeni uygulamalarla karşı karşıya bırakıyor. Son olarak AB, ABD ve Sudan'ın aldığı kararlar tarım ve gıda ürünleri ihracatını olumsuz etkileyecek nitelikte.
Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü'nden ilgili ihracatçı birliklerine gönderilen yazıda, 540 / 2011 sayılı AB Yönetmeliği uyarınca başta üzüm olmak üzere kayısı, limon, kiraz, çilek, domates, biber, patlıcan ve hıyar gibi çok sayıda üründe ruhsatlı "Iprodione” aktif maddesinin 2018 yılında dolan izin süresinin uzatılmaması kararının alındığı; bu kapsamda söz konusu mevzuat çerçevesinde tüm meyve ve sebzelerde bahse konu aktif maddede azami kalıntı limiti (MRL)'nin tespit seviyesi olan 0,01 ppm'e indirilmesinin beklendiği ifade edildi. Söz konusu yönetmeliğin incelenmesinden, üye ülkelerce geçiş süreci bitiminin, 5 Haziran 2018 tarihini geçmemek şartıyla mümkün olan en erken tarih olacak şekilde belirlenmesinin gerektiği belirtiliyor. Uygulama değişikliğinin kısa vadede AB'ye ihracatı olumsuz yönde etkilememesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile koordineli bir şekilde gerekli girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.
 
 

Organik Gıda Satışları İngiltere'de Rekor Seviyede

Organik gıda satışlarının artışında, yetiştiricilerin tezgahlardan yaptığı satışlar ve eve siparişler büyük pay sahibi olurken, bu satışlar 2017 yılında süpermarket satışlarını geride bıraktı.

Birleşik Krallık’ta organik ürünleri sertifikalayan ve organik tarımı destekleyen Toprak Derneği, organik gıda satışlarının yüzde 30’unun çevrimiçi ya da sokaklarda kurulan tezgahlardan gerçekleştirildiğini duyurdu.

Birleşik Krallık Gıda ve İçecek Federasyonu aynı dönemde organik olmayan gıda satışlarının 112 milyar sterline ulaştığını duyurdu ancak organik olmayan gıda satışları 2017 yılında yüzde 2.0’lik bir büyüme gösterdi.

Süpermarketlerde gerçekleştirilen organik gıda satışları 2017 yılında yüzde 4.2 artışla 1.5 milyar sterline ulaşırken, bağımsız satıcılar yüzde 9.7’lik büyümeyle 359 milyon sterlin değerinde satış gerçekleştirdi. Evlere yapılan teslimatlar ise yüzde 9.5’lik büyümeyle 286 milyon sterline ulaştı.

Tüketicilerin gıda dışı organik ürün alışverişleri de artarken, organik güzellik ürünleri satışları yüzde 24, organik tekstil ürünleri de yüzde 25 büyüdü.

Toprak Derneği İş Geliştirme Direktörü Clare McDermott, “Alıcıların, alışveriş yaparken güven, şeffaflık ve izlenebilirliğe giderek daha çok önem verdiğini görüyoruz. Organik ürünler, organik olan ve olmayan gıdalar arasındaki besin değerleri ve çevresel etkileri göz önüne alındığında, tüketicilerin gözünde giderek daha sağlıklı ve ahlaklı bir tercih olarak görülüyor” dedi.

Gelişmekte olan organik gıda talebi yemek hizmetleri ve restoran sektörlerine de etki ederek, 2017 yılında bu sektörlerin organik gıda alımını yüzde 10.2 artırarak 84.4 milyon sterline yükseltti.
 

Ürün İhtisas Borsası İçin Geri Sayım

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tarım ürünlerin gerek fiziki gerekse ürün senetleri şeklinde işlem görmesine imkan verecek Türkiye Ürün İhtisas Borsası Anonim Şirketi'nin kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının nisan ayında yayımlandığını hatırlattı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının koordinatörlüğünde piyasanın işleyişine dair mevzuat çalışmalarının tamamlanması ve alım satım sisteminin işler hale getirilmesinin ardından borsaya nihai aşamada faaliyet izni verileceğini anlatan Şimşek, "Gıda enflasyonun düşürülmesine katkı sunacak, piyasanın fiyat istikrarı içerisinde dengelenmesi sağlayacak 'ürün ihtisas borsası' en kısa sürede faaliyete geçecek." dedi.
Şimşek, Ankara merkezli olacak borsanın ortaklarının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 33 ticaret borsası, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankasından oluştuğunu söyledi.
Sistemin depolamaya uygun, standardize edilebilen temel ve işlenmiş tarım ürünlerinin ticaretinin gelişmiş ülkeler düzeyindeki modern alt yapılarda yapılmasını ve sağlıklı ortamlarda depolanmasını amaçladığını vurgulayan Şimşek, ürün senetleriyle ticaretin kolaylaşacağını, üretici, tüccar ve sanayicinin teşvik edileceğini kaydetti.
İlk etapta buğday ve pamuk işleme açılacak
Arz ve talep dengesi içinde fiyat istikrarının sağlanacağını vurgulayan Şimşek, bu amaçlara yönelik fonksiyonu yerine getirecek olan lisanslı depoculuk ve elektronik ürün senedine ilişkin hukuki ve teknik alt yapının tamamlandığını belirtti.
Türkiye'de 39 lisanslı deponun faaliyet göstermek üzere lisans aldığına işaret eden Şimşek, mevcut durumda 9 ticaret borsasında işlem gören elektronik ürün senetlerinin MKK nezdinde izlendiğini bildirdi. Şimşek, "Piyasada ilk etapta ülkemiz tarımsal üretim ve ürün stokunun büyük kısmını oluşturan buğday ve pamuğun işleme açılması öngörülüyor. İlerleyen süreçte fındık, kayısı, incir, zeytin, Antep fıstığı gibi ürünler de işleme konu edilecek." ifadelerini kullandı.
Enflasyonun düşürülmesine katkı
Dönemsel olarak ortaya çıkan fiyat dalgalanmalarının önüne geçecek söz konusu borsanın tarla ile piyasa fiyatı arasındaki dengesizlikleri gidereceğini belirten Şimşek, şöyle devam etti:
"Borsanın faaliyete geçmesiyle birlikte elektronik ürün senedi ile bağlantılı olarak işleyecek depolama yapısı sayesinde arzın bol olduğu dönemlerde, ürünlerin aracılar tarafından sağlıksız şekilde depolanıp, tüketicilere yüksek fiyattan satılması önlenmiş olacak. Piyasada rekabetçi ortamda gerçekleşecek sağlıklı fiyat oluşumu sayesinde fiyatlardaki dalgalanmalar asgariye indirilmiş olacak. Böylece tarım ürünlerinde fiyat istikrarının sağlanmasını amaçlayan Gıda Komitesi hedeflerine de katkı sağlanacak."
Üreticilerin maliyetleri düşecek, rekabet artacak
Diğer taraftan hasat dönemlerinde tarım ürünlerindeki arz yığılması nedeniyle oluşan fiyat düşüşlerinin önleneceğini ve piyasanın fiyat istikrarı içerisinde dengelenmesinin sağlanacağını anlatan Şimşek, "Üreticiler ürünlerini yakın çevrelerindeki sınırlı sayıdaki tüccara satmak zorunda kalmayacağından çok sayıda alıcının oluşturacağı rekabetten yararlanabilecekler." ifadelerini kullandı.
Şimşek, özellikle finansman sıkıntısı çeken küçük çaplı üreticiler için lisanslı depolara verdikleri ürünleri karşılığında aldıkları ürün senetlerinin teminat gösterilerek bankalardan kredi ve finansman imkanı sağlanacağına da dikkati çekerek, üreticilerin depolama maliyetinin düşeceğini, depolama kalitesinin artacağını bildirdi.
Yeni iş alanları oluşacak
Tarım ürünleri ticaretinin, genel kabul gören standartları belirlenmiş ürünler üzerinden güvenli ve şeffaf piyasa ortamında yapılarak kaliteli üretimin teşvik edileceğini belirten Şimşek, ürün depolanması, bankacılık ve sigorta sektörü açısından yeni iş alanlarının oluşacağını vurguladı.
Şimşek, oluşacak sağlıklı bir spot piyasa sayesinde fiyat dalgalanmalarına karşı riskten korunma sağlayan tarım ürünleri üzerine düzenlenmiş vadeli işlemlerin yaygınlaşmasına imkan sağlanacağını da kaydetti.
Hal Yasası EKK'da görüşülecek
Söz konusu borsa ile Türkiye'nin bölgede tarım ürünleri ticaretinin merkezi konumuna geleceğini ifade eden Şimşek, yatırımcılar için de alternatif yeni bir yatırım aracının ortaya çıkacağını söyledi.
Öte yandan Şimşek, uzun süredir üzerinde çalışılan Hal Yasası'nın da yakında Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda görüşüleceğini sözlerine ekledi.