Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Sertifikalı Tohum Desteği Neden Ödenmiyor

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, çiftçiye geçmiş dönemden kalan destekleme ödemelerinin yapılmamasını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sordu. Bu yıl ürününü ekmeye hazırlanan çiftçinin mağdur olduğunu ve geçen yıldan ödenmesi gereken sertifikalı tohum desteklerini henüz alamadığını söyleyen Akın, “Ekim zamanı geldiği halde çiftçiye 2017 yılının desteklemesinin verilmemesinin gerekçesi nedir?”diye sordu.
'ÇİFTÇİ HANGİ PARAYLA TOHUM ALACAK?'
CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, 2017 yılındaki Sertifikalı Tohum Desteği'nin hala çiftçilere ödenmemesini Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye sordu. AKP iktidarının çiftçiyi desteklemediği gibi geçmiş dönemden kalan desteklemeleri de vermediğine dikkat çeken Akın, “Geçen yıldan ödenmesi gereken sertifikalı tohum destekleri henüz ödenmedi. Çiftçi mağdur. Bu yıl ürününü ekmeye hazırlanan çiftçimiz geçen seneden kalan destekleme parasını alamadı. Hangi parayla tohum alacak. Zaten zarar ettiler. Saraydakiler çiftçi ekmesin istiyor” dedi.
AYLAR GEÇTİ, ÇİFTÇİYE PARA YOK
Akın, 2017 yılında sertifikalı tohum kullanım desteklemelerinin dekar başına arpa ve buğdayda 8.5 lira, çeltikte 8 lira olarak belirlendiğini söyleyerek, “Balıkesir başta olmak üzere yurdun dört bir yanındaki çiftçilerimiz bu güne kadar desteklemelerini alamadıkları için mağdur. AKP bunu hep yapıyor. Çiftçinin mağduriyetini görmezden geliyor. Müracaatların üzerinden aylar geçti bu paralar çiftçiye neden ödenmedi?” diye konuştu.
VERİLMEYEN DESTEK ENFLASYON KARŞISINDA ERİDİ!
Çiftçinin eline geçmeyen desteklemelerin geçen yıldan bu yıla kadar da enflasyon karşısında eriğini ifade eden Akın, “Çiftçimizin mağduriyetini gidermek için desteklemelere enflasyon farkı da verecek misiniz? Sertifikalı tohuma destek veriyoruz” dediğiniz halde ve yeni sertifikalı tohumların ekim zamanı geldiği halde çiftçiye 2017 yılının desteklemesinin verilmemesinin gerekçesi nedir?”diye konuştu.
Desteklemelerin ne zaman ödeneceğini de soran Akın, buğday üretimindeki yaşanan düşüş için belirlenen politikaların gözden geçirilip geçirilmeyeceğini sorarken, “Çiftçiden yana tarım politikaları uygulayacak mısınız?”dedi.
 
 

Çiftçiye Acil Destek Çağrısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, "Türkiye'nin her tarafında bir ay sonra ekimler başlanacak. Tohuma acil destek, tarımda kullanılan mazota ve ilaca indirim gerekli. Gelecek sene buğdayı kaça alacağınızı söyleyin ve Toprak Mahsulleri Ofisine alım garantisi verdirin. Bunları yapmazsak ekim azalacak." dedi.
Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gıda ve tarımın bir ülkenin stratejik alanları olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin son 16 yılda 32 milyon dönüm arazisini kaybettiğine, bu arazilerin ekilmediğine dikkati çeken Sarıbal, bunun nedeninin, iktidarın kötü politikaları nedeniyle üretim maliyetlerinin yükselmesi olduğunu savundu.

Sarıbal, 2002-2008 arasında uygulanan "düşük kur, yüksek faiz" uygulamasıyla, Türkiye'nin parasının kıymetlenerek, ithalatın yerel üretimden daha ucuz hale geldiğini, bunun bugün sorun yaşattığını söyledi.

Et ve Süt Kurumunun, Kurban Bayramı sonrasında pazarlarda satılamayan hayvanları aldığını hatırlatan Sarıbal, "Sayın Bakan, iktidar, 16 yıldır neden yapmadınız bunu? Bunu niye yapıyorsunuz? Sadece şunun için, o ithalat sopası döndü, kendi iktidarını, kendi yarattığı zemini dövmeye başladı." diye konuştu.

Konuşmasında şarbon hastalığına dikkati çeken Sarıbal, hastalıkla ilgili ne özel ne kamu hastanelerinden bilgi alınamadığını, herhangi bir açıklamanın yapılmadığını ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin Türkiye'nin Sudan'da kiraladığı araziye ilişkin Çin ve Fransa'dan örnek vererek "Biz, ufku açık bir iktidarız, o yüzden Sudan'a gittik" açıklamasında bulunduğunu aktaran Sarıbal, "Sayın Bakan, Fransa'ya ve Çin'e sorar mısınız kendi topraklarında ekilecek yer varken ekmiyorlar mı? Kendi topraklarında su, güneş, insan, teknoloji varken, kendi topraklarında üretmeyip başka yerlerde mi üretiyorlar?" diye sordu.

Suriyelilere, üretimde çalışmaları için eğitim verilecek olmasını da eleştiren Sarıbal, 1,5 milyon mevsimlik işçinin yerine ucuz emek olarak Suriyelilerin ikame edileceğini, bunun başka ülkelerin de Türkiye'ye insanların geleceğini gösterdiğini belirtti.

- "Hangi değerlere kiraya verilecek"

Sarıbal, 2002'den bugüne kadar 189 milyar dolarlık tarımsal ithalat yapıldığını dile getirerek, buğday, arpa, mısır, ayçiçeğinin Türkiye'de üretilmesine rağmen, kolay yol olan ithalatın seçildiğini savundu.

İktidarın, "3 milyon 400 bin dönüm hazineye ait arazileri satacağını" açıkladığını aktaran Sarıbal, "Bu araziler nerededir? Şu anda kim kullanmaktadır bu arazileri? Ne kadarı işlenmektedir? Ne kadarı kiralanmış durumda görünmektedir? Hangi değerlerle kiraya verilecektir? Bundan sonra bunları kiralayanlar için ne düşünüyorsunuz? Bunlar net bir şekilde kamuoyuna açıklansın." dedi.

Türkiye'de 15 milyon hektar ekim alanı olduğuna dikkati çeken Sarıbal, şunları kaydetti:

"Bu ülkede gıda krizi olmaz, mutlaka dünyada gıda var ama mutfak yanıyor. İnsanların ekonomik durumu çöktü, gelirler düşük, işsizlik artacak. O pazarda, manavda, markette hangi ürünü alabileceksiniz? O yüzden topraklarımızın ekilebilmesi, üretim güvencesinin sağlanabilmesi için Sudan'a değil, Bakanın kafasını çıkarıp bakan odasından çevresine bakması lazım. Başta Ankara'nın çevresi olmak üzere, Türkiye'nin her tarafında bir ay sonra ekimler başlanacak. Tohuma acil destek, tarımda kullanılan mazota ve ilaca indirim gerekli. Gelecek sene buğdayı kaça alacağınızı söyleyin ve Toprak Mahsulleri Ofisine alım garantisi verdirin. 'Eğer ülkede afet, ekonomik kriz, buna bağlı değişik beklenmeyen etkiler olduğunda primini ona göre yenileyeceğim, esnek, sürdürülebilir bir prim politikası uygulayacağım.' demelisin. Bunları yapmazsak, ekim azalacak ve seneye üretim daha da az olacak."