Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Mahsul Sular Altında

Mersin’in Tarsus ilçesindeki seralar sağanak yağmur nedeniyle sular altında kaldı. Yağmur suları binlerce dönümlük arazideki seralarda ekili sebzelere zarar verdi.
Özel Bahşiş Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hüseyin Özer (28) gece başlayan sağanak yağışın ardından sabah saatlerinde ekili ürünlerini kontrol etmek için seralarının bulunduğu bölgeye gidince, seraların arazilerin sular altından kaldığını gördü.
Her sağanak yağışta ekili alanlarını yağmur sularının bastığını ifade eden Özer, "Bir günde seraların içine bu kadar su doldu, Allah bilir yarına kadar ne seviyeye çıkacak. Çiftçi gırtlağa kadar borçlu, çiftçi bitti arkadaşlar. Ben nasıl evimi geçindireceğim, benim 150 bin lira borcum var. Geçen senede aynı bu şekilde seraları sel aldı, motopomplar çalışıyor ama yetersiz kalıyor. Gördüğünüz gibi arazi sular altında kabaklar sabaha kadar her yer dolacak. Şu anda 3 tane motopomp çalışıyor, ihaleyi yapmışlar daha motopomp gelmemiş. Bu çiftçinin hali ne olacak bilmiyorum. Türkiye kabağı bir liraya yiyecekse on gün sonra sel aldıktan sonra on liraya yiyecek. Marulun tanesini beş liraya alacaklar. Şu an çiftçi bitti. Mazot olmuş beş lira, işçi olmuş altmış lira, gübre olmuş bir buçuk milyon, bu çiftçi nereden kazanacak. Her sene sel alıyor seraları" dedi.
Yağışlar devam ettiği sürece buradaki su seviyesinin bir buçuk metreyi bulacağını söyleyen Özer, "Yarına kadar biz buraya gelemeyiz, şimdi bile zor şekilde geldik, diğer günler kayık ile gelmemiz lazım. Bize bu ürünler neden pazar pahalı diyorlar işte bu yüzden pahalı, ben ufak çiftçiyim benim yüz elli bin lira borcum var gerisini siz düşünün. Bu ürünler ziyan oldu artık, yağmur durup sular çekildikten sonra köklerini söküp ondan sonra arkalarından sadece bakacaksın. Çiftçi artık öldü" diye konuştu.
Seraları sular altından kalan diğer çiftçiler ise kendi imkanlarıyla iş makinelerinin yardımı ile suları derelere akıtmak için gayret gösterirken yetkililerden motopomp sorununa bir an önce el atmalarını istedi.
 

Tütünde Kaçak Satış Devlete Zarar Veriyor

Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Noyan Gürel, Türkiye'deki kaçak tütün üretimindeki artışın hem ihracatçıya hem de devlete zarar verdiğini belirtti.

Kaçak tütün satışındaki artışın, anlaşmalı tarım yöntemiyle üretim yaptıran tütün ihracatçısının kontratlarını karşılayamama riskini doğuracak seviyeye geldiği belirtiliyor. Özellikle piyasada açık kıyılmış tütün olarak satılmak üzere, üreticiye yüksek fiyat teklifi ile alım yapan tüccara yapılan bu tür yasa dışı satışın bu yıl 3 milyon kilograma ulaştığı tahminleri yapılıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Noyan Gürel, geçmiş yıllarda Türkiye’nin doğusunda sınırlı seviyede kalan kaçak tütün ticaretinin son yıllarda Türkiye geneline yayıldığını, kaçakçılıkla etkin mücadele yapılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin üretimi ve ihracatında dünya birincisi olduğu oryantal tütün üretimindeki konumunu koruması için doğru hamleler yapılması gereğine dikkati çeken Gürel, “Tütün sektörü olarak yüzde 100 sözleşmeli üretim modeli ile çalışıyoruz. Sözleşme yaptığımız üreticiden sözleşmede belirtilen ürünü alamaz olduk. Üretici, ürettiği tütünü kıyıp açıkta satan tüccarlara daha kârlı satıyor. Burada hem ihracatçı zarar görüyor, hem devlet zarar görüyor, uzun vadede üretici de kendi ayağına kurşun sıkıyor. Sürdürülebilir bir tütün ticareti ve ihracatının yolu kapanıyor. Yasak, kontrolsüz bir ticaret her geçen gün büyüyor. Bunun önüne geçilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Sözleşmesiz satış kurala bağlı

Tütün üreticilerinin sözleşme yapmadan üretim yapabileceklerine dikkati çeken Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Celal Umur da bu tütünün satışının Tütün ve Alkol Piyasası Kurumu’nun (TAPDK) yapacağı açık artırma ile yapılması gerektiğini dile getirdi. Türk tütününün çok özel ve tercih edilen bir aroması olduğunu anlatan Umur, “Türk tütününün bu aromasını korumamız gerekiyor. Türk tütünü verimli toprak istemiyor, kıraç arazilerde, dağ yamaçlarında yetişiyor, aromasını da buradan alıyor” dedi.

2016 yılında 1 milyar dolar ihracat

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden tütün ve tütün mamulleri 2016 yılında ihracatını en fazla arttıran sektörlerin başında yer aldı. 2015 yılında 918 milyon dolar ihracat yapan tütün sektörü, 2016 yılında ihracatını yüzde 10 arttırarak 1 milyar 10 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Tütün sektörünün 2016 yılı ihracatında; tütün mamulleri 652 milyon dolar olurken, yaprak tütün ihracatı 358 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye’nin 2016 yılında ihraç ettiği 652 milyon dolarlık tütün mamulleri (sigara) ihracatında İran 149 milyon 69 bin dolarlık tutarla ilk sırada yer aldı. İran’ı 70 milyon 63 bin dolarlık sigara ihracatı ile Bahreyn izledi. Suudi Arabistan ise 61 milyon 672 bin dolarlık sigara ihracatı ile üçüncü sırada yer aldı. Türkiye’de 2016 yılında 56 bin üreticinin ürettiği 62 bin tonluk tütünün 51 bin tonluk dilimi yaprak tütün olarak ihraç edildi. Yaprak tütün ihracatında ABD 150 milyon dolar ile ilk sırada, Belçika ise 34 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Üçüncü büyük pazar ise 28 milyon dolarla Rusya oldu.

KAYNAK: dunya.com