Gelin Birazda Gübre ve Gübrelemeyi Konuşalım| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Gelin Birazda Gübre ve Gübrelemeyi Konuşalım

Gübre tohumla birlikte bitkisel üretimin en önemli girdilerinin başında gelmektedir. Birim alandan alınacak en yüksek verim için, asla ihmal edilmemesi gereken bir girdidir. Üretim maliyetleri içindeki payı, her ne kadar % 15-20 düzeyinde olsa da, bilinçli gübre kullanıldığında % 50’den fazla verim artışı sağlayabilmektedir. Ülkemizde yıllara göre biraz değişiklik göstermekle beraber, 6-7 milyon ton fiziki gübre kullanılmaktadır. 2017 yılında tüketilen fiziki gübre miktarı 7.484.213 tondur.

 
Biz terminoloji olarak gübre dediğimiz zaman, hem kimyevi gübreleri, hem de hayvansal ve bitkisel kökenli organik gübreleri ifade ediyoruz. Avrupalı kimyasal gübreye “Fertilizer” diye tek bir isim vermiş, hayvansal gübreleri ayrı bir kelime olarak “Mennure” diye ifade etmiştir. Biz kimyevi gübreye kimyasal gübre, suni gübre, ticaret gübreleri gibi eş anlamlı kelimeler kullanıyoruz. Bazen birbirimizi anlamakta sıkıntı bile çekiyoruz.
 
Ülkemiz topraklarının % 85’i, % 1-1,5 (bazen % 1’in de altında ) gibi düşük düzeyde organik madde ihtiva etmektedir. Dolayısıyla toprak verimliliği açısından hayvansal gübrelerin çok büyük önemi vardır. Ancak bizim dekara 3-4 ton hayvan gübresi vererek bitkinin bütün ihtiyacını karşılayacağını söylersek bu doğru değildir. Biz usulüne göre muhafaza edilmiş çiftlik gübresi ile verimi artırabiliriz, toprağımızı iyileştirebiliriz ama hedeflediğimiz verime ulaşamayız. Örnek vermek gerekirse yeni nesil ıslah edilmiş sapı sağlam, boyu kısa ve dane verimi çok yüksek buğday çeşitlerinin gübre tüketimi de fazladır. Diğer taraftan çiftlik gübresinin yanmış olmasına da dikkat etmeliyiz. Yoksa tarlada fazla miktarda yabancı ot çıkışına neden olabilir.
 
  1. GÜBRE NEDEN GÜNCEL?
 
Türkiye için serin iklim tahıllarından buğday ve arpa stratejik üründür. Halkımızın temel beslenme alışkanlığında ekmek önde gelir. Dünyada buğday, asırlarca istikrarın ve kendine güvenin temeli olmuş, savaşlar genelde kıtlık yıllarından sonra çıkmıştır. Ekmek bizim milletimizin kültüründe “nimet”tir. Yere düşmüş bir ekmek parçasına asla ayağımızla basmayız, alır yüksek bir yere koyarız. Ülkemizde bölgelere göre Eylül ortalarından Aralık ortalarına kadar sonbahar ayları hububat ekim mevsimidir. Hububatta ekim gübresi olarak tercih edilen fosforlu gübrelerin başında Di-Amonyum Fosfat (% 18-46) kısaca DAP gübresi gelmektedir. Geçen yıl ekim mevsiminde fiyatı ton başına 1.600 TL iken, dolardaki kur artışı sebebiyle fiyatı katlanmış halen tonu 2.900 – 3.100 TL’ye satılmaktadır. Hububat tarımı yapan çiftçilerimiz fiyatların artmasından etkilenmiş, ekim gübresinin kullanılması zihinleri karıştırmıştır. Gübre sektörü zaten dünyadaki konjonktürel gelişmelerden çok etkilenen bir sektördür. Arz-talep dengesi dünya fiyatlarını çok etkilemektedir. Zaten ülkemiz kimyasal gübreler açısından ister mamul olsun, ister ham madde açısından dışa bağımlıdır. Bu gerçeği üzülerek de olsa kabul etmek zorundayız. Öyle ise hububat üretimimize zarar vermeden ne yapalım?
 
  1. YAPACAKLARIMIZ VAR…
 
  • Gübre kullanmaktan vazgeçersek verimimizi düşürürüz.
  • Sonbahar ekim gübrelemesi ağırlıklı olarak fosforlu gübreye dayanır. Di-Amonyum Fosfat gübresi % 18 oranında azot % 46 oranında fosfor ihtiva eder. Azotun devamını ilkbaharda tamamlayabiliriz. Azot elementi toprakta hızlı fakat fosfor ise yavaş hareket eden bir makro elementtir. Kullanılan fosforlu gübrenin etkisi azalarak 3 yıla kadar devam eder. Bu nedenle, toprakta bir yıl önceden kalmış bitkinin yararlanacağı (kabili istifade) fosfor olabilir. Bunu ancak toprak analizi ile anlayabiliriz. Ekim öncesi toprağımızı tahlil ettirmeliyiz. Hangi gübre çeşidini ne miktarda kullanacağımıza karar vermeliyiz. Özellikle sulu alanlarda yazlık olarak ekilmiş pamuk, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı, patates ve sebzeler gibi kültür bitkilerinin üretiminden tarlamızda geriye kalmış fosfor olabilir. Kullanacağımız DAP gübresinden belki yarı yarıya keserek gübreleme yapabiliriz. Bu uygulama bizi gübrede tasarrufa götürür. Belki de pahalı DAP gübresi yerine fosfor tenörü daha düşük, fiyatı DAP’tan daha ucuz 20-20-0 gübresi ile taban gübrelemesini yapabiliriz. (DAP gübresi fiyatı: tonu 2.900-3.100 TL. 20-20-0 gübresi fiyatı: tonu 1.900-2.100 TL’dir.) Yapılan araştırmalara göre buğday bitkisi 100 kg dane verimi için 2.7 kg/dekar saf azot, 2 kg/dekar saf fosfor kullanmaktadır. Genelde kuru şartlarda yetiştirilen hububat için önerilen saf fosfor (P2O5) miktarı 7-9 kg/dekardır. Sulu şartlar için de 9-11 kg/dekar saf fosfor karşılığı (P2O5) gübresi verilmesi uygundur.
  • Bitkilerin beslenmesi açısından şu husus unutulmamalıdır. Bitkilerin topraktan beslenmesi esastır. Yapraktan yapılacak gübrelemeler, noksan elementlerin (Örnek: çinko) gibi telafisi başta olmak üzere, hem makro ve hem de mikro elementlerin eksikliğinin kısmen giderilmesi ile verim artışına yönelik uygulamalardır. Yapraktan verilecek organik, organomineral ve kimyasal gübrelerle bitkinin ihtiyacının karşılanacağını düşünme fikri, doğru değildir. Bu ticari anlamda söylenmiş spekülatif ve eksik bilgilerdir.
  • Gübreler için halen dekar başına yapılan destekleme 4 TL’dir. Bu destekle 1 kilo 290 gram DAP gübresi veya 2 kg 20-20-0 gübresi satın alınabilir. Bir yılda katlanan gübre fiyatları karşısında desteklemeler yetersiz kalmıştır. Devletimizin imkanları ölçüsünde gübre desteklerinin artırılması ve basın yoluyla çiftçilere duyurulması önemli olacaktır.
  • Gerek gübreler ve gerekse gübreleme konusunda söyleyecek çok sözümüz var! Son söz olarak sözümüzü şöyle tamamlayalım:
 
Ülkemiz topraklarının çoğunlukla killi yapıda olması, kireç fazlalığı, organik maddenin düşük olması, yağış azlığı, bilinçli ve dengeli gübre kullanımındaki noksanlıklar, bitki besleme sorunlarımızın temelini oluşturmaktadır. Gübre işi öyle yabana atılacak ve ihmal edilecek bir konu değil, ne kadar konuşsak, ne kadar söylesek azdır.
 
Fahri Harmanşah
Gübre İthalatçıları Derneği
 Onursal Başkanı