Hayvancılık Desteklerinde Ana Olmadan Dana Olmaz| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Hayvancılık Desteklerinde Ana Olmadan Dana Olmaz

Türkiye’de tarımsal desteklerin tutarı ve veriliş şekli ile yerindeliği hemen her zaman çeşitli tartışmalara neden olmuştur. Türkiye’de tarımsal destekler yakın zamanda gündeme gelmiş değildir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana şu ya da bu şekilde tarımsal destekler gündemde olmuştur. Öyleki hem temel işlevi destekleme olan birçok kurum oluşturulmuş, hem de bu konulara ilişkin çok sayıda yasal düzenleme yapılmıştır. Hatta bunlar da yeterli olmamış olacak ki, tarımsal destekler zaman zaman Türkiye ile uluslararası kuruluşların müzakere ettikleri konular arasında da yer almıştır.

Tarımsal Destek Nedir?
Tarımsal ürün üreten, işleyen ve tüketenlere doğrudan ya da dolaylı biçimde kullandırılan kamu kaynakları “tarımsal destek” adı altında toplanabilir. Mesele bu şekilde ele alındığında günümüzde tarımsal destek kapsamında sayılabilecek uygulamaların bir kısmını;
  • Faizsiz yatırım kredisi,
  • Mazot, gübre, toprak analizi desteği,
  • Çevre amaçlı tarım arazilerinin koruma programı desteği,
  • Fark ödemeleri destekleri,
  • Anaç sığır, anaç manda, anaç koyun-keçi desteği,
  • Buzağı desteği,
  • Süt primi,
  • Yem bitkileri üretimi desteği vb. şeklinde sıralamak mümkündür.
Tarım ve Orman Bakanlığının internet sayfasında destek verilen alanlar sıralanmıştır. Burada hayvancılık desteklemeleri başlığı altında 20, onların altında da yaklaşık 35 alt başlık saymak mümkündür . Kısaca; sığırdan su ürünlerine, hayvan sağlığından yem üretimine oldukça geniş bir çerçevede olmak üzere hayvancılığa 50’ye yakın başlık altında destek verilmektedir.

Tarım Desteklerinin Amacı
Tarıma verilen desteklerin birçok amacı vardır. Bunlar arasında ilk sırayı şüphesiz üretimin devamlılığı ve yeterliliğini sağlamak alır. Üretimin devamlılığı; üretici refahı ile başta toprak olmak üzere üretim unsurlarını korumayı gerektirir. Besin nitelikli tarım ürünleri söz konusu olduğunda, üretimin sürekliliğinin esas tetikleyicilerinden olan talep her zaman olacaktır. En azından tarımsal ürünler olmadan yaşamın olamayacağı ve dünya nüfusunun önemli bir bölümünün (yaklaşık % 10) açlıkla karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Bu olumsuzluklara ek olarak hem yetersiz hem de aşırı beslenen çok sayıda insanın varlığından da söz etmek gerekir.
Özetle tarımsal üretim hem dünya hem de Türkiye için önemlidir. Ama Türkiye için hayvansal ürünler üretimini artırmak yaşamsal öneme sahiptir. Türkiye’nin hayvansal protein üretiminin yarıya yakını sütten elde edilir. Türkiye’nin süt üretimine katkıda bulunan türler de; sığır, koyun, keçi ve mandadır. Ama süt üretiminin yaklaşık %91.2’si sığırdan elde edilmektedir. Türkiye’nin hayvan kökenli protein üretimine katkı yapan ürünlerden kanatlı eti ikinci, sığır eti de üçüncü sırayı almaktadır. Bahsettiğimiz bu hususlardan tahmin edileceği üzere, Türkiye hayvansal protein üretiminin yarıdan çoğu (yaklaşık %62) sığırdan elde edilmektedir.



Sığırın Türkiye süt ve kırmızı et üretiminin en önemli kaynağı haline gelmesinde, onun biyolojik avantajları yanında, Türkiye’de yıllardır hayvansal üretimde ilgili sorunların çözüm anahtarı olarak görülen entansif üretime, diğer memelilerden daha uygun olmasının da payı vardır. Bu avantajlarına son yıllarda, yatırımcıların başta faizsiz ya da düşük faizli yatırım kredileri vb. özendirici unsurlarla desteklenmeleri de eklenince, entansif süt sığırı ve sığır besiciliği yatırımları artmıştır. Bu değişimin ülke üretimine doğrudan artış olarak yansıyıp yansımadığı konusunda net ifadeler kullanmak pek mümkün değildir. Ama sığır eti üretiminde çok önemli artışlar olmadığı, hatta beklenmemesi gerektiği de, bilinmelidir.
Genelde tarım, özelde de hayvansal üretime verilen desteklerin yetersizliğinden şika­yetçi olanlar yanında, dağınıklığından, dağıtımında adil davranılmamasından, birçok hileye imkan vermesinden, hatta kesinti ve masrafların yüksekliğinden söz edenler de vardır. En azından çok çeşitli olması ve dağınıklığı konularında tereddüt yoktur.

Hayvancılık Neden Desteklemelidir?

İnsanların beslenmesi ve çeşitli sanayi kollarına hammadde sağlaması başta olmak üzere toplumlar için vazgeçilmez olan hayvansal üretimin desteklenmesinin birçok nedeni vardır.

Hayvansal Üretimi Artırmak

Ülkede yetersiz olduğu veya gelecekte yetersiz kalacağı saptanan ürün ve ürünlerin üretimini artıracak tedbirlerin alınması yönetimlerin önemli bir görevi kabul edilmelidir. Türkiye bu açıdan değerlendirildiğinde ilk dikkat çeken hayvansal ürünler kırmızı et grubunda yer alanlardır.
 
Üretici Örgütleri Desteklenmesi Gerek

Ürün satış fiyatları ile üretim girdilerinin temin fiyatları üretimden sağlanan gelirin ana unsurlarıdır. Bunların üretici lehine oluşmasına üretici örgütleri katkı sağlayabilir. Bu nedenle üretici örgütlerinin bu tip faaliyetlerde bulunmalarını mümkün kılacak yasal düzenlemeler yanında, onları ekonomik açıdan güçlü kılacak desteklemelere de ihtiyaç vardır. Kısaca, refahın yükseltilmesi için sadece üreticileri değil, bunlara hizmet veren örgütlerini de uygun biçimde desteklemek gerekir.
Tarımsal desteklerin şeffaf ve izlenebilir olması oldukça önemlidir. Bu tip desteklerin hak edildiğinden; ne desteği alan, ne desteği veren ne de üçüncü kişiler kuşku duymalıdır. Bunun için de doğru tasarlanmış ve gerçeği yansıtacak biçimde işleti­lebilen veri tabanları ya da bilgi sistemlerine ihtiyaç vardır.
Kısacası Hayvancılık desteklerinde yerinde ve zamanında verilerek daha etkin sonuçlar alınmalıdır. Özellikle buzağı desteklemesinden vaz geçilerek tekrardan anaya verilmelidir. Çünkü ana olmadan dana olmaz. Umut ediyoruz ki hayvancılıkta sağlıklı anneler kazandırılarak ithalata bağımlı olmaktan kurtuluruz. Aynı zamanda bu sağlıklı anneler ’den sağlıklı buzağılar elde edilerek hayvancılıktaki en büyük çıkmaz olan yetiştiricinin aynı zamanda ülkemizin ve ekonomimizin belini büken bu ithalat bağımlığından kurtuluruz.
Hayvancılıkta analarımıza sahip çıkmak dileği ile.
Muhammet OLUKLU
Anadolu İzlenimleri Genel Koordintörü
muhammetoluklu@gmail.com