Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Politika Herkesi Memnun Etme Sanatıdır

Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkanı Fazlı Yalçındağ, gündeme dair et ithalatını ve Kasaplar Fedarasyonu olarak başlatmış oldukları yerli et kampanyasını Anadolu İzlenimleri Genel Yayın Koordinatörümüz  Muhammet Oluklu’ya değerlendirdi.  Başkan Yalçındağ; “Üretici, tederikci, parakendeci ve tüketici ayrılmaz bir halkanın parçasıyız. Kasap varsa besici var besici varsa kasap var . kasap esnafınında bu piyasadan çekildiğini düşünürsek kime kalacak bu piyasa? istediği gibi karteller bu piyasada  at oynatacak.”dedi. Başkan Yalçındağ sözlerini şöyle sürdürdü.  Türkiye’de girdi maliyetleri çok yüksek. Önce bu maliyet faktörünü aşağa çekmek gerek. Birde deniyorki biz bu kadar et getirdik. Bu piyasada haksız rekabati oluşturmaz. Yemek sanayicileri birliği açıklama yapıyor. Türkiye’de üretilen etin yüzde 30’nu biz kullanıyoruz. Diyelimki yüzde 10 nunuda sucuk salam sanayi kullanıyor. Ettimi yüzde 40. Bunun yüzde 30’nu kebapcı dönerci vs kullanıyor. Geriye yüzde 30 kaldı. Bunun rakamsal karsılığı 300 bin tondur. Siz dışardan 100 bin ton et gerirseniz haksız rekabetin dik alasını yapmış olursunuz. Bu memleketin siyasetçisi siyaset yaparken herşeyi düşünerek yapmalı politakacı herkesi memnun etme sanatıdır” Dedi. Genel Başkan Yalçındağ; Yayın Kordinatörü Muhammet Oluklu’nun sorularını şöyle yanıtladı.
 
Sayın başkan yerli et kampanyasını neden başlattınız?
“Niye başlattınız? Çok güzel bir soru teşekkür ediyorum. Devlet bir karar aldı. Et ithalatı için  Bu ithalat için karar aldı ama ithalata başladığı zaman bizim maliyetlerimizin cok altında getirdi. Yani burada  satılan  ithal et gümrük vergisiz giriş yapıyor Gümrük vergisiz giren et ise ucuza mal edilmiş oluyor.İç piyasada bizim tercih ettiğimiz etler ise girdi maliyelerinin çok olmasından dolayı aşağı çekilemiyor. Bunun yanı sıra bu ithal et ile ilgili dedik ki  gelen ithal etlerinin üzerine ithal et’tir diye  üzerinde bi ibare yazssın ancak bu da olmadı.   Bizi bu kampanyaya bu afişi yapmaya zorunda bırakıldık. Bu kampanyayıda bildiğiniz gibi gerçekleştirdik ve devam ediyoruz. Ne dedik afişimizde. Sırbistan eti alma yerli eti al hem kasabına hemde çiftçine sahip çık dedik. İthal et ile ilgili Sırbistan’dan anlaşma yapılmadımı? Yanlış bişeymi söyledik. Yüksek maliyet le hayvandan elde ettiğimiz eti satıyoruz. Herşeyi gazete haberi gibi yapamayız bu yüzden bu afişi hazırladık.  İthal et’ten 1kğ yiyeceğin yerde yerliden 750grm al hem çiftçin kazansın hemde yerli mal kazansın dedik. Çiftçine sahip çık üreticine sahip çık dedik. Esnaf sanatkar kapanırsa, üretici kilit vurursa ne olacak. İstanbul parekendeciler derneği geçtiğimiz günlerde bir açıklamasında  et satışları yüzde 45 azaldı diye bir açıklama yapmış aynı şey küçük esnafdada yaşanırsa esnaf ne yapıcak. Bizim ette %15 açığımız var bunu sadece büyük baş hayvandan kapatamassın.”
Sayın Başkan büyük başa alternatif ne olmalıdır?
“Etteki yüzde 10 yüzde 15 açığa gelmeden önce bir hususa da değinmek istiyorum. Biz avrupa gibi domuz eti yemiyoruz.  Elhamdülillah müslümanız ve müslüman bir ülkede yaşıyoruz. onlar kırmızı etin yüzde 50 sini domuzdan karşılıyor peki biz nereden karşılamız gerekir bizde büyük başın yanında et ıhtıyacını karşılıyabilme adına  küçük başa yönelmeliyiz küçük baştan çok rahat karşılarız. Projeler yapıcaz,geliştireceğiz, küçük başı sevdirme kampanyaları yapıcaz. yani küçük baş etini sevdirerek koyun, kuzu ve keçiden et üretimimizi artırıcağız.Böylelikle et ihtiyacını karşılanabilir bir seviyeye gelecek. Bunun dışında mevcut koyun keçi varlığınında sürdürebilirliğinin yanında  mevcu üretimide artırmaya yönelik çalışmaların olması gerek. Hem üretim artacak hemde tüketim artacak. ülkemiz  sürekli gelişen sürekli artan bir nüfusun yanı sıra  refah seviyeside her geçen gün artmaktadır. Bu kapsamda hayvancılık’ta kombine ırkları da destekleyerek eti de besiyi de çözmüş oluruz. Beslenecek erkek buzağaya  ihtiyaç var. Bunun zamanında karşılanması gerekiyor. İhyiyaç sahibinin zamanında ahırına girmesi gereklidir.Her konuda planlama olması gerek hem üretim hemde tüketim planlaması gerek.  Aile işletmeleri tekrar hayata geçirilsin. Sayın bakanı ziyaret etmıştik bu ziyarette aynı düsüncelerde olmamız bızı mutlu etmışti. Türkiye’de girdi maliyetleri çok yüksek önce bu maliyet faktörünü aşağa çekmek gerek. Birde deniyorki biz bu kadar et getirdik bu piyasada haksız rekabati oluşturmaz. Yemek sanayicileri birliği açıklama yapıyor. Türkiye’de üretilen etin yüzde 30unu biz kullanayoruz diyelimki yüzde 10 nuda sucuk salam sanayi kullanıyor. Etti yüzde 40. Bunun yüzde 30unu kebapçı dönerci vs kullanıyor. Geriye yüzde 30 kaldı. Bunun rakamsal karsılığı 300bın tondur. siz dısardan 100bin ton et gerirseniz haksız rekabetin dik alasını yapmış olursunuz. İşte gözden kaçan bu.
Bizim esnaf yarın kepenk kapatırsa ne olacak? Bu memleketin siyasetçisi siyaset yaparken herşeyi düşünerek yapmalı. Politakacı herkesi memnun etme sanatıdır.Bu işlerin yapılmasında kimlerin memnun olduğunuda biliyoruz. İthalatı yapan kurum kim?  Et ve Süt Kurumu bu memnunmu? Memnun çünkü 10 liraya alıyor 20 liraya veriyor diğeri ne yapıyor? 20 liraya alıyor oda 30’a satıyor diğer işleyen’de paketleyende memnun hemde oldukça memnun . Lütfedip çağırırsalar anlatırız bunuda. Memnun olmayan kim? Üretici, Esnaf sanatkar ve Parekendeci.  Bu afişıde gerekirse bir daha dağıtırız.  Esnaf hiçi bir zaman devleti ile karşı karşıya gelmemiştir. Her zaman devletinin yanında olmuştur. Ama devlet tarafından da sırtının sıvazlanmasını bekliyor. Piyasayı kendi dinamiklerine bıraksınlar.”dedi.