TÜRKİYE’NİN KABA YEM ÜRETİMİNDE TRİTİKALENİN POTANSİYELİ VE ÖNEMİ| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

TÜRKİYE’NİN KABA YEM ÜRETİMİNDE TRİTİKALENİN POTANSİYELİ VE ÖNEMİ

25-28 Haziran 2018 tarihlerinde Erzurum Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 2. Uluslararası Tritikale Konferansı düzenlenmiştir. Tritikale tarımı ve ıslahı yapan ülkelerden gerek yabancı ve gerekse yerli bilim insanları konferansa iştirak etmiştir. Bu konferansın son oturumunda ise “Türkiye’de Tritikalenin Gelişimi ve Kullanım Potansiyeli” konulu bir de panel düzenlenmiştir. Bu panelde konuşmacılardan biri olarak yer alan, bu makalenin yazarı, kaliteli kaba yem üretimi açısından tritikalenin önemi ve potansiyeli konusunda bir konuşma ve değerlendirme yapmıştır. Bu panelde kısaca dile getirdiğimiz hususlar makalenin konusu olmuştur.
 
  1. KALİTELİ KABA YEM İHTİYACIMIZ
 
2017 yılı Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, ülkemizin büyük ve küçükbaş hayvan varlığı aşağıdaki tabloda belirtildiği gibi yer almaktadır. (TABLO-1)
 
                                                                                                                      TABLO-1
CANLI HAYVAN SAYISI
 
YIL                   SIĞIR (adet)                KOYUN (adet)            KEÇİ (adet)                 TOPLAM (adet)
 
2017                15.943.586                  33.677.636                  10.634.672                 60.255.894
 
            500 kg canlı ağırlığında bir kültür ırkı hayvanın günlük yem ihtiyacı “Büyük Baş Hayvan Birimi” (BBHB) ile ifade edilmektedir. Büyükbaş hayvanlarımız kültür ırkı, melez ve yerli ırk olarak değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmenin ışığında 13.417.689 Büyük Baş Hayvan Birimi (BBHB) yapmaktadır. Koyun ve keçileri de büyükbaş hayvan birimine çevirdiğimizde toplam hayvan varlığımız 17.636.227 Büyük Baş Hayvan Birimi yapmaktadır.
 
            Yaşam payı için günlük ihtiyaç 4 kg kaliteli kuru ot + 10 kg silaj / yeşil yem olarak önerilmektedir. (Kaynak:7) (Ham protein ihtiyacı 370 gram ve metabolik enerji 14.000 K cal’dır.)
 
            Bu durumda yaşam payı için gerekli kaba yem ihtiyacı:
 
  • 4 kg kuru ot x 17.636.227 BBHB x 365 gün = 25.748.891 ton kuru ot
  • 10 kg silaj/yeşil  x 17.636.227 BBHB x 365 gün= 64.372.228 ton silaj/yeşil kaba yem ihtiyacı doğmaktadır.
Genel Toplam kuru ot ve silaj/ yeşil ot olarak 90.121.119 ton yapmaktadır.
 
            Devlet İstatistik Enstitüsünün (DİE) 2017 yılı verilerine bakıldığında kaba yem üretimi doğal haliyle aşağıdaki gibidir. (TABLO-2)
 
                                                                                                                                  TABLO-2
YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİ
 
YIL       KORUNGA (ton)         BURÇAK (ton) HASIL MISIR (ton)      SİLAJ MISIR (ton)
             (Yeşil  ot              )       

2017    2.001.379                    17.327             220.884                                  23.152.841
 
 
HAYVAN PANCARI (ton)       FİĞ (ton)         ÜÇGÜL (ton)               YONCA (ton)
                                                             (Yeşil ot)         (Yeşil ot        )              (Yeşil ot         )

98.537                                    4.597.600        2.280                           17.561.190
 
KABA YEM ÜRETİMİ GENEL TOPLAMI: 47.652.038 tondur.
            Günlük yaşam payı ihtiyacı ile üretim miktarı arasındaki fark 42.469.908 tondur. Yani üretimin yaşam payı kaba yem ihtiyacını karşılama yeterliliği % 53’tür. Aradaki fark için yem kaynakları ise bitkisel artıklardan oluşmaktadır. Bunların başında ise hububat sapı- samanı gelmektedir. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf ekim alanlarının toplamı 10.307 bin hektardır. İyimser bir yaklaşımla bu kadar alandan dekardan 200 kg hesabı ile 20.600.000 ton civarında sap alınabilir. Zira buğday çeşitlerinin boyları kısalmış (80-100 cm) sap verimleri azalmış, dane verimleri artmıştır. Hedef kaliteli kaba yemdir. Sap samanla kültür hayvanlarını beslemek doğru bir yaklaşım değildir. Saman hayvanın işkembesini doldurarak tokluk hissi veren, besleyiciliği az olan yemlerdendir. Buğday samanı % 2,5 protein ihtiva ederken, yonca % 15 ham protein ihtiva etmektedir. Hububat sapı hayvanlara altlık olarak kullanılmalıdır. Bütün bu değerlendirmeler ışığında 20.000.000 tondan fazla kaliteli kaba yem açığımız bulunmaktadır. Muhtelif kaynaklarda bu açık 15.000.000 tondan başlayan rakamlarla ifade edilmektedir. Rakamlar farklı olsa da gerçek olan kaliteli kaba yem açığımızın bulunmasıdır. Bu sadece günlük yaşam payı için ortaya çıkan ihtiyaç rakamlarıdır. Öte yandan rasyonel bir hayvan beslemesi için, sadece yaşam payı için kaba yem ihtiyacının kaba yemle karşılanması değil, yaşam payına ilaveten en az 5 kg süt üretiminin kaliteli kaba yemle karşılanması planlanmalıdır. (Kaynak:7) (450 gram ham protein, 6.000 K cal metabolik enerji). Zira kaba yem, kesif yemlere göre daha az maliyetlidir. Bu durum dikkate alındığında kaliteli kaba yem açığımız daha da artmaktadır.
 
  1. TRİTİKALENİN POTANSİYELİ VE ÖNEMİ
 
Kaba yem sorununun çözümünde tritikale yeni gelişme gösteren ancak olumsuz şartlara dayanımı sebebiyle yararlanabileceğimiz hububat türlerinden biridir. Tritikale buğday ile çavdarın melezi olup, buğdayın verimi ve kalitesi ile çavdarın olumsuz şartlara (soğuğa, kuraklığa, limit toprak şartlarına) dayanma özelliklerini taşıyan bir bitkidir. Danesi için yetiştirilen tritikale makarnalık buğday ile çavdarın melezi olup, 2n=42 kromozomlu haploid tritikaledir. Dünyada yetiştiriciliği yapılan bu 42 kromozlu  tritikaledir. Bir de ekmeklik buğday ile çavdarın melezi olup, 2n=56 kromozomlu oktaploid tritikale vardır ki, dünyada çayır tipi tritikale olarak bilinmektedir.
 
  • Tritikale Doğu Anadolu gibi kışı sert geçen yerlerde soğuktan zarar görmeden yetişme imkanına sahiptir. Sonbaharda eylül-ekim aylarında ekimi yapılmaktadır.
  • Tritikale, soğuklara ve kuraklığa diğer hububatlardan daha dayanıklı olduğu gibi; tuzlu, taşlı, çakıllı, limit şartlardaki topraklarda da yetiştirilme imkanına sahiptir.
  • Sapı sağlamdır ve yatmaz. Diğer hububat türlerinden daha boyludur ve yeşil aksamı fazladır. Bu nedenle silaj ve kuru ot amaçlı ekilişlerde daha fazla ürün verir. Silaj ve kuru ot verimi arpa ve buğdaya göre % 15-20 fazladır. (Kaynak-4) Macar fiği ve yem bezelyesi gibi baklagillerle karışık ekildiğinde dekardan 700 kg kuru ot, 3-4 ton silaj alınabilir. Zira protein bakımından zengin fiğin veya yem bezelyesinin, nişasta değeri yüksek bir ürünle karıştırılması sindirimi kolay ve mükemmel bir yem teşkil eder. (Kaynak:7) Tritikale bu anlamda da önemlidir.
  • 2017 yılı istatistiklerine göre 456.414 dekar alanda tritikale ekilmiş ve buradan 150.000 ton dane ürünü alınmıştır. Danesinde protein oranı yüksektir. Değirmen paçalında ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Tritikale dane üretiminin ötesinde yem açığımızın giderilmesinde, gerek silaj olarak ve gerekse fiğ ve yem bezelyesi ile karışık hasıl olarak ekilerek kaba yem sorunumuzun çözümünde önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır.
  • Ancak hayvanların tercihi bakımından tritikalenin diğer hububat türlerine göre sapının biraz sert oluşu bir olumsuzluk olarak görülse de, kuru ot üretiminde ortaya çıkan bu durumunun iyileştirilmesi konusunda ıslah çalışmalarının yapılması önemli olacaktır.
 
 
KAYNAKLAR:
 
  1. Harmanşah, F. Türkiye’de Kaliteli Kaba Yem Üretimi Sorunlar ve Öneriler. TÜRKTOB Dergisi Sayı 25
  2. Harmanşah, F. Türkiye’de Kaliteli Kaba Yem Üretimi ve Bir Öneri. Anadolu İzlenimleri Sayı 97
  3. Harmanşah, F. Türkiye için Macar Fiğinin Önemi. Anadolu İzlenimleri Dergisi Sayı 98
  4. Devlet İstatistik Enstitüsü verileri
  5. Tarım ve Orman Bakanlığı verileri
  6. Ekiz, H. 2013 Yılı Tritikale Biçme Denemesi.
  7. Alçiçek, A. Kılıç, A. Ayhan V. Özdoğan, M. Türkiye’de Kaba Yem Üretimi ve Sorunları.
 
Fahri Harmanşah Kaleminden
TİGEM Emekli Dai.Bşk.