Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Yetiştiriciyi Sektörde Tutmak Gerekir

Haycancılık sektörü sizinde bildiğiniz gibi 2017 yılını kötü geçirdi. Yetiştiricinin tek geçim kaynağı olan süte geçtiğimiz günlerde  Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından  yeniden bir referans fiyatı belirlenerek 1,53 kuruşa çıkarıldı. Bu gelişme üretici bakımından sevindirici bir durumdu. Ancak süt üretimi yapan yetiştiriciyi tatmin edermi? Etmezmi?  Sorularıda akıllara gelmiyor değil. Süt fiyatı artıyor arkasından hemen yem fiyatları  ve diğer girdi maliyetlerinede zam yapılıyor. Muhammet oluklu'nun kaleminden
 Ulusal Süt Konseyi 1 litre soğutulmuş sütün maliyetini 1,18 kuruş olarak söylemişti. 1,53 kuruş olarak açıklanan 1 litre soğutulmuş sütün 0,9 kuruşu soğutmadan kaynaklı hizmet bedeli olarak yansıyacak. Yani masraflar ve girdi maliyetleri çıktıktan sonra üreticinin litre bazında eline geçen rakam 0,26 kuruş.  0,26 kuruşluk bir  gelirin üzerine girdi maliyetlerindeki bir artış söz konusu olursa üretici yine sütten zarar edebilir. Bir çok yetiştirici işletme giderlerini iyi hesaplamaya çalışıyor.  (USK) toplantısında firmaların üretici kısmına  bir serzenişleri vardı. Bu serzeniş sütteki yağ oranı ile ilgiliydi. İşte sütteki yağ oranın 4,2 olması yönünde bir açıklama gelsede üretici pencerisinden baktığımızda yetiştirici sütten para kazanabilmeliki hayvanına iyi bakarak sütteki yağ oranını artırabilsin.  Bu konuda gerek süt işleyen firmaların gerekse hayvancılık sektörüne girdi sağlayan kuluşların bunoktayı iyi irdelemesi gerek. Çünkü üretici geçim kaynağını karşılayamadığı durumda sektörden geri çekiliyor. Geçtiğimiz yıla tekrar geri dönüp baktığımızda  köyler boşalmış üretici hayvancılığı terketmiştir. Tekrar sektöre geri dönülmesi açısından gerek destekler gerekse yeni projeler üretilsede giden artık geri dönmeyebiliyor. Bu yüzden eli nasırlı yedi dört çalışan emek veren yetiştiriciyi memnun etmek gerekirki karşımıza birde 2018 yılında süt ithalatı çıkmasın.