Bakanlıkların performansları değerlendirildiğinde yeni başarılar, yeni hikayeler yazma yerine eskiden gelen bir kaç başarı pırıltısının gölgesine sığınmak ve onların propagandasını yapmanın dışında dişe dokunur bir başarı görünmüyor.
Bu durum Tarım ve Orman Bakanlığı’nda çok daha bariz olarak görülmektedir. Bakanlık TV’sinde ve sosyal medyasında yeni “hikayeler” yerine önceden yapılmış bazı başarıların sürekli döndürülüp duruyor.
En yeni hikayeleri ise, ithalatın hızla artması. ESK’nın hayvan ve et ithalatı dışında bir faaliyet görülmüyor. Bu ölçüsüz ve plansız ithalat hem üreticiyi hem de tüketiciyi öldüresiye süründürüyor. Üretici para kazanamıyor, tüketicilerin gıda ürünlerini alabilme gücü ise her geçen gün daha da zorlaşıyor. ESK, kâr rekorları kırarken sektörde ithalattan beslenen bir avuç firma her gün bir başka köşeyi dönüyor.
Bakanlığın yaptığı tam olarak şöyle görünüyor; üretici öldük bittik diye ses yükseltirse desteklere üç beş TL ilave yapılıyor. Aynı süreçte tüm girdiler destekten daha fazla oranda zamlanarak daha çiftçinin cebine girmeden misli misli cebinden çıkıyor. Para kazanmak bir yana borcu her geçen gün artıyor.
Tüketici fiyatlar yüksek ve gıda alamıyoruz diye ses çıkardığında ithalat alabildiğince arttırılıyor. Üreticinin onca vergi yüküyle zorlukla ürettiği ürünler SIFIR vergi ile ithal ediliyor. Bu durum üreticinin sektörden çekilmesini hızlandırırken ithalat, gıda ürünlerindeki fiyat artışlarına çare olamıyor.
Yani üretici perişan, tüketici çaresiz!
Tarım ve Orman Bakanlığı paylaşımların da şöyle yaptık böyle yaptık demekten başka bir şey yapmıyor. Yapılan paylaşımlara bakınca yeni göreve gelmiş bir kaç ay olmuş gibi...
Paylaşımlar aslında ‘’bu işte yeni ve çare olacak çözümler üretemiyoruz, bu işi bilmiyoruz’’ demek ve itiraf etmek gibi görünüyor.
Sorunlara doğru yönde çözüm üretme yaklaşımı için hem kabinede, hem de bürokraside sadece doğru kişileri doğru yere getirmek yetmeyecek; Aynı zamanda doğru adımlar, doğru uygulamalar ve feraset olması şart. Bu Yüzden Değişim Şart!