Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Özcan Sessizliğini Neden Koruyor?

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Sayın Özcan’a geçtiğimiz günler ’de Anadolu İzlenimleri olarak bazı sorular sormuştuk. Gel gelelim aradan iki hafta geçmesine rağmen Özcan’dan tarafımıza iletilmiş henüz bir açıklama yok. Kamuoyunun ve yetiştiricilerin merak ettiği bu hususlar başkan Özcan tarafından açıklanmazken, haberimizin ardından birçok kesim ve yetiştiricilerden çok sayıda telefon aldık. Aldığımız bu telefonlar doğrultusunda yetiştiriciler, TDSYMB Başkanı Özcan’ın bu sorulara cevap vermesini bekliyor.

Diğer taraftan edindiğimiz bilgilere göre TDSYMB önümüzdeki günlerde bir mali genel kurula hazırlanıyor. Başkan Özcan Merkez Birliğinin mali genel kurulunda bu sorduğumuz soruların cevabını genel kurul üyelerine açıklayacak mı?

Başkan Özcan Merkez Birliğinde 2 yılık bir süreçte ne gibi çalışmalar yaptı? Başkan Özcan göreve geldiğinde Merkez Birliğinin kasasını ne kadar bir para ile devraldı? Merkez Birliğinde hangi projeler yapıldı. Bu projelere ne kadar harcamalar yapıldı?

Ankara Kızılay’daki Starton otelinde Merkez Birliğinin adına bugüne kadar kimler konakladı?

Merkez Birliğinin misafir hanesi varken 2 yılda (2018 ve 2019 yıllarında)bu otele ne kadar ödeme yaptınız? Metin beyi ağırladınızmı?  kimleri ağırladınız?

Sayın Özcan hem otelde kalıp, hem harcırah aldınız mı?

Merkez Birliği Genel Başkanı Özcan’dan hem bu sorulara hem de daha önceki yönelttiğimiz diğer soruların cevaplarını kamuoyu adına bir kez daha bekliyoruz.
 

14 Şeker Fabrikasının Özelleştirmesine Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor

Özelleştirme İdaresi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre "Türkşeker'in 14 fabrikasının özelleştirilmesi için ihale süreci başlatılmıştır”dedi. Aynı zamanda  Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, şeker fabrikalarının  özelleştirilmesinde ihale süreçlerinin şeffaf şekilde yürütüleceği ve kamuoyuna  açık sonuçlandırılacağını da duyurdu. Özelleştirme idaresi Başkanlığının bu duyuruya hem siyasisilerden hemde üreticilerden tepkiler yağıyor.
 
Başkanlık, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye (Türkşeker) ait bazı  fabrikaların özelleştirilmesine yönelik yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, Türkşeker'in, özelleştirmeye hazırlanmak amacıyla  2000  yılında özelleştirme kapsamına, 2008'de ise özelleştirme programına alındığı  anımsatıldı.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun belirlediği strateji çerçevesinde  özelleştirme hazırlık çalışmalarının tamamlandığı ve bazı fabrikalar için ihale  ilanı aşamasına gelindiği ifade edilen açıklamada, bu kapsamda Afyonkarahisar,  Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat olmak üzere 14 fabrikanın özelleştirilmesi için  ihale sürecinin başlatıldığına yer verildi.
Açıklamada, bu süreçte özelleştirme yapılırken söz konusu fabrikalarda  çalışanların ve pancar ekimi yapan çiftçilerin korunması, fabrikalarda üretimin  devamlılığının temel ilke olarak ele alındığı ve bu konularda ihale belgelerinde  önemli düzenlemeler yapıldığı vurgulandı.
Özelleşecek Fabrikalarda Çalışanlara tanınan imkanlar ise şöyle
Edinilen bilgiye göre çalışanların haklarının korunmasına yönelik olarak, özelleşecek fabrikalarda çalışan memurlara diledikleri takdirde Türkşeker’e ait diğer  fabrikalarda çalışma, tüm özlük hakları korunarak diğer kamu kurum ve  kuruluşlarına nakil olma, özelleştirilen fabrikalarda yeni yatırımcılar ile  çalışabilme gibi imkanlar sunulduğu belirtildi. Ayrıca daimi ve  geçici işçilere ise emeklilik hakkını henüz elde etmeyenler açısından Türkşeker'in diğer  fabrikalarında çalışma, ilgili mevzuat çerçevesinde diğer kamu kurum ve  kuruluşlarında yılda 12 ay çalışma, özelleştirilen fabrikalarda çalışmaya devam  etmek isteyenlere Türkşeker tarafından tüm yasal hakları ödendikten sonra alıcı  ile çalışmaya devam edebilme daha sonraki dönemde emeklilik hakkını kazanmadan  önce kamuya geçmek istemeleri halinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam  edilme gibi olanaklar tanındığı ifade edildi.
Mevcut durumda Türkşeker’e pancar temin eden çiftçilerin mevcut  kotaları kapsamında pancar üretmeye devam edeceğine değinilen açıklamada,  alıcılara mevcut çiftçilerle asgari beş kampanya dönemi boyunca pancar üretim  sözleşmelerini devam ettirme zorunluluğu getirildiğine dikkati çekildi.  Açıklamada, bu düzenlemeyle mevcut tüm çiftçilere pancar üretim sözleşmelerini  devam ettirme imkanı sağlanacağı vurgulandı.
 Fabrikalarda üretim devamlılığı ve zorunluluğu getirildiği belirtilen  açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Özelleştirme modeli çerçevesinde temel hedeflerden birisi de  fabrikaların pancardan şeker üretimi faaliyete devam etmelerinin sağlanmasıdır.  Bu amacı gerçekleştirmek üzere yatırımcıların üretim faaliyetlerini devam  ettirmeleri yönünde şartlar öngörülmüştür.
Şeker üretimi ile doğrudan ilişkisi bulunmayan arsa ve araziler ihale  dışında tutulmuştur. Şeker fabrikalarının üretim faaliyetleri için gerekli  olmayan taşınmazları ihale kapsamı dışında tutulmaktadır.
İhale süreçleri tamamen her aşamasında kamuoyunu bilgilendirilerek  şeffaf bir şekilde yürütülecek ve nihai aşamada özelleştirme ihaleleri tüm teklif  verenlerin katılımı ile kamuoyuna açık bir şekilde sonuçlandırılacaktır.
Şeker fabrikalarının özelleştirme ihalelerine katılımın arttırılması  ve rekabetin tesis edilebilmesi amacıyla yerel yatırımcılar, kooperatifler ve  diğer paydaşların tek tek veya bir araya gelerek teklif verebilmelerini teminen  ihaleye katılım için geçici teminatların düşük seviyede tutulması da dahil olmak  üzere ihale belgelerinde bu çerçevede kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmıştır."
Cumhuriyet tarihinin ilk fabrikalarını bünyesinde barındıran Türkiye Şeker Fabrikalarına ait 14 fabrikanın özelleştirmesi hem siyasilerden hem üreticilerden tepkileri üstüne çekti. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için ihale sürecinin başlatılmasını sert bir üslupla eleştirdi. Özelleştirmedeki amacın, şekerpancarı üretimini sonlandırarak, sağlığa zararlı olan nişasta bazlı şeker ithalatının önünü açmak olduğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’ye geçmiş olsun. 2008 yılından beri özelleştirme kapsamında olan fabrikalara düzenli bakım yapılmadı, modernize edilmedi, çoğu fabrika satılsa da sözde çalıştırılacak. 2019 seçim süreci dikkate alınıp 5 yıl durum idare edilecek, sonrası bu fabrikalar kapanacak, pazar nişasta bazlı şekere teslim edilecek, gidiş bu yönde” dedi.
Türkiye Şeker Kurumu’nun kapatılmasıyla birlikte, sürecin bu noktaya geleceğinin önceden görüldüğünü belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türk Şeker Fabrikaları A.Ş’ye (Türkşeker) ait, aralarında Bor Şeker Fabrikası’nın da bulunduğu 14 şeker fabrikasının özelleştirilerek satılması için ihale sürecinin başlatılmasına tepki gösterdi. 
Hükümetin, Afyonkarahisar, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat olmak üzere 14 fabrikanın satışı için resmen düğmene bastığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu fabrikaların özelleştirilmesinin ardından yaşanabilecek olumsuzlukları değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte, şekerpancarı üreticilerinin, fabrika çalışanlarının ve hatta bir bütün olarak tüm vatandaşların, bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi. Çiftçi, işçi, esnaf, şoför yaygın bir kesim bu süreçte mağdur olacak diyen Gürer, “Tütünden sonra pancar da sona doğru götürülüyor” diye konuştu.
Fabrikaların özelleştirilmesiyle birlikte, şekerpancarı üretiminin durma noktasına geleceğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün on binlerce şekerpancarı üreticisi, fabrikaların özelleştirilerek satışının ardından büyük sorunlar yaşayacak. Kota sorunu nedeniyle zaten sıkıntılı bir sürecin içinde olan şekerpancarı üreticileri, fabrikaların özelleştirilmesiyle birlikte belki de üretimi durdurmak zorunda kalacak” şeklinde konuştu.
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun belirlediği strateji çerçevesinde özelleştirme hazırlık çalışmaları tamamlanan 14 şeker fabrikasının satışının gerçekleşmesinin ardından, bu fabrikalarda memur, işçi, geçici işçi, taşeron işçi olarak çalışanların durumunun da netlik kazanmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Çalışanlara yeni yatırımcılarla çalışma imkânı verileceği belirtiliyor. Ya da özelleştirme kapsamında olmayan şeker fabrikalarında çalışabilecekleri ifade ediliyor. Görünen o ki, şeker fabrikası çalışanlarını da sıkıntılı bir süreç bekliyor” açıklamasını yaptı.
Şekerpancarının stratejik bir ürün olduğuna değinen Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fabrikaların özelleştirilmesiyle oluşacak en önemli sorunlardan birinin ise şekerpancarı üretiminin sonlandırılması ve nişasta bazlı şeker ithalatının önünün açılması olacağını vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Bilindiği gibi nişasta bazlı şeker ve bu tür şeker takviyesiyle üretilen ürünler, sağlık açısından ciddi tehdit oluşturmaktadır. Türkiye’ye şimdiden geçmiş olsun” dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Niğde Millet Vekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin, şekerpancarı üreticileri, çiftçiler ve tüm vatandaşları olumsuz etkileyeceğini ifade ederek, “Ülkemizin değerleri, özelleştirme kapsamında bir bir satılıyor ve yok oluyor. Üretim açısından onbinlerce çiftçinin, emek açısından binlerce çalışanın ve sağlık açısından tüm vatandaşların olumsuz etkileneceği biline biline, hangi amaç uğruna bu satış gerçekleştiriliyor? AKP hükümeti 15 yıldır uyguladığı yanlış politikalarla, tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. İşsizlik hat safhaya ulaştı. Özelleştirme adı altında, ülkemizin tüm değerleri bir bir yok oldu” şeklinde konuştu.