Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Şemsi Bayraktar: Yumurtada Yeni Pazarlar Bulunmalı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yumurta sektörünün zor günler geçirdiğini bildirerek, “Yumurtada yeni pazarlar bulunmalı” diye konuştu.

Bayraktar, 7,4 milyar liralık üretim değerine sahip yumurta sektörünün zor günler yaşadığını bildirdi. Yumurta üreticilerinin acil çözüm beklediğine işaret eden Bayraktar, “Irak pazarının kapanması, pandemi nedeniyle yaşanan talep düşüşü, döviz kuruna bağlı artış gösteren yem fiyatları başta olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışlar ve üretici fiyatlarının maliyetin altında seyretmesi sektörde küçülmeyi de beraberinde getirdi” diye konuştu.

2020 yılı ilk altı aylık dönemi ile bir önceki yılın aynı dönemi kıyaslandığında, yumurtacı tavuk civcivi üretimindeki azalmanın dikkat çektiğini bildiren Bayraktar şunları söyledi:

“Yumurtacı tavuk civcivi üretimi için kuluçkaya basılan yumurta sayısı yüzde 21,1 azalarak 108 milyon 799 bin adetten, 85 milyon 799 bin adete, üretilen yumurtacı tavuk civcivi sayısı ise yüzde 19,9 azalarak 40 milyon 523 bin adetten, 32 milyon 448 bin adete geriledi.

Üretilen civciv sayısındaki azalmanın nedeni üreticilerin para kazanamadığı için yeni civciv üretim maliyetine katlanmak istememeleri, ellerindeki tavuğu 80 haftalıkken elden çıkarmak yerine bu süreyi 110-150 haftaya kadar uzatmalarıdır. Bu bir miktar verim düşüşüne neden olacaktır ama birçok üretici zararına üretim yapmaktansa böyle davranmaya mecbur kalmaktadır.

Yumurtacı civciv üretiminde küçülmeye gidilmesi ilerleyen dönemde yumurta üretiminde bir miktar azalma yaşanmasına neden olacaktır.

Sektörün acilen maliyetleri, pazar taleplerini, iç dinamikleri dikkate alarak ‘referans fiyat’ belirleyebilecek; üretici örgütü, perakendeci, toptancı ve kamunun da içinde olduğu bir oluşuma ihtiyacı vardır. Böylece; hem üretici hem de tüketici korunabilir, iç ve dış pazar planlanabilir, sektöre rekabetçi yapı kazandırılabilir, üretimin sürdürülebilirliği sağlanabilir.”

“Yumurta üreticisi zararına satış yapıyor”

Döviz kurundaki dalgalanmaların, yem maliyetlerini artırdığına işaret eden Bayraktar, “2020 yılı 8 aylık verilere göre yumurta yemi fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,42 oranında arttı” bilgisini paylaştı.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği verilerine göre; üretici için bir yumurtanın maliyetinin 40-42 kuruş civarında olduğunu ifade eden Bayraktar, “Yumurtanın maliyeti 40-42 kuruşken, üreticiden çıkış fiyatı 33-35 kuruştur. Üreticinin, yumurta başına yüzde 17 oranında zararı söz konusudur. Buna karşılık marketlerde yumurta, yaklaşık 56 kuruşa tüketiciye satılmaktadır. Yumurtanın üreticiden çıkış fiyatı 42 kuruşun üzerinde olmalı ki, üretim devam edebilsin, üretici para kazanabilsin” diye konuştu.

"Üretici maliyetin altında satış yapmak zorunda kalıyor”

Sektörün en büyük sorununun plansız üretim ve arz fazlasına bağlı üretici fiyatında yaşanan düşüşler olduğunu belirten Bayraktar, üreticinin çoğu zaman maliyetin altında satış yapmak zorunda kaldığını ifade etti.

Arz fazlası üretim için Et ve Süt Kurumu (ESK) ya da üretici örgütlerinin devreye girmesi, ihtiyaç duyulan tesisi kurarak, gerektiğinde piyasadan yumurta çekmesinin önemine işaret eden Bayraktar şunları söyledi:

“Likit yumurta ve yumurta tozu üretim tesisine ihtiyaç vardır. Günde 750 bin yumurtayı piyasadan çekecek, pazarı rahatlatacak bir tesisin kurulumu sağlanmalıdır.

Bu tesisle arz fazlası yumurta, piyasa fiyatları referans fiyat seviyelerine gelene kadar çekilir, piyasadan çekilerek likit hale dönüştürülenler 45 güne kadar, toz haline dönüştürülenler ise 1,5 yıl saklanabilir. Likit ve toz haline getirilen ürünler gerektiğinde iç pazara veya uzak dış pazarlara satılabilir. Bunun yan sıra taze olarak tüketilmesi yasak olan ‘B Sınıfı’ yani kirli ve kırık yumurtalar da bu tesiste değerlendirilebilir.

Türkiye'de makarnacılar tamamı ithal olmak üzere yumurta tozu ithal ediyorlar. Üretilecek bu tozla, makarnacıların ithalatı da ortadan kaldırılabilir. Üretim, makarnacıların 1 yıllık ithalatını karşılamaya yeter.”

Yumurta ihracatında ülke bazlı stratejik adımlar şart

Dış ticarette yaşanan sorunların da üreticileri fiyat konusunda sıkıntıya soktuğunu ifade eden Bayraktar şunları söyledi:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği Olarak, dış pazarda tek bir ülkeye bağımlı olmanın çok riskli olduğunu, dış pazar yelpazesini geliştirecek, ülke bazlı stratejilere ve adımlara ihtiyaç olduğunu, aksi takdirde yaşanacak herhangi bir olumsuzluk durumunda sektörün ciddi zarar göreceğini her platformda belirttik.

Düşündüğümüz şey başımıza geldi, büyük oranda bağımlı olduğumuz Irak pazarı 2019 yılının ortasından itibaren kapandı, yerine etkili alternatif pazarlar bulunamadı.

Irak'ın toplam ihracattaki payı 2016 yılında yüzde 86,8, 2017 yılında yüzde 90,2, 2018 yılında yüzde 81,7, 2019 yılında yüzde 44,6 iken 2020 yılında bu ülkenin ithalatı yasaklamasıyla birlikte sıfıra inmiştir. Irak kendi içinde büyük kümesler kuruyor, yaptıkları bu yatırımlarla da ithalata son vermeyi planlıyor. Bu pazarın yakın gelecekte eski haline gelmesi pek mümkün görünmüyor.

Sektör kapanan Irak pazarının yarasını körfez ülkeleri ile sarmaya çalışsa da karşılarına yüksek maliyet faktörü çıkıyor.

Şu aşamada sektörün bir araya gelip, yeni pazarlar için ülke bazı stratejik adımları belirlemesine ihtiyaç vardır.

Ülkenin dövize şiddetle ihtiyaç duyduğu bu dönemde en önemli ihraç kaleminin sekteye uğraması kabul edilebilir bir durum değildir.

Maliyeti düşürecek tedbirler alınmalı, ihracat destekleri üreticiyi pazarda kalıcı ve rekabet edici seviyeye getirecek düzeylere çıkarılmalıdır.”

Tavuk Yumurtası Ve Balıkta KDV İndirimi

Yeni yılla birlikte tüketiciye yönelik vergi adımları peş peşe geldi. 

Bu kapsamda Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar'da yapılan değişiklikle, önemli bir temel tüketim maddesi olan tavuk yumurtasında da KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirildi.

Tavuk yumurtası, toptanda yüzde 1 KDV'nin uygulandığı 1 Nolu listeye alınırken, diğer bir değişiklik de toptancı hallerine yapılan balık teslimlerinde gerçekleşti.
Buna göre yine yüzde 1 KDV uygulanan 1 sayılı listenin 6'ncı sırasındaki sebze ve meyveler arasına balık teslimleri de eklendi.
 

11 Ekim Dünya Yumurta Günü

Her yıl Ekim ayının ikinci cuma günü, dünyanın birçok ülkesinde 'Dünya Yumurta Günü' olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Yumurta ihracatını yıllık 350 milyon dolara çıkarak dünyada ikinci sıraya  Türkiye yerleşiyor. Uluslararası Yumurta Komisyonu'nun (IEC) 1996'da ilan ettiği "Dünya Yumurta Günü", dünyanın birçok ülkesinde ve son beş yıldır da Türkiye'de kutlanıyor. Bu yıl 11 Ekim'de kutlanacak Dünya Yumurta Günü'nde, 2011 yılında 284 milyon dolarlık yumurta ihracatını 2012 sonunda 350 milyon dolara çıkaran Türk kanatlı sektörü, ihracatta Hollanda’dan sonra ikinci sıraya yerleşerek dikkat çekiyor. Son dört yıllık ihracat artışı değerlendirildiğinde yüzde 194 büyüme kaydeden sektör, dünyada en çok büyüme kaydeden ülke olarak da birinci sırada yer alıyor.

Hedef Türkiye'de de tüketimi arttırmak
Besin değeri açısından özellikle çocuklar için çok önemli bir protein kaynağı olan yumurtanın Türkiye'de kişi başı tüketimini, Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasına çıkarmayı amaçlayan KTG ve YUM-BİR, Dünya Yumurta Günü'nde bu konuya özellikle dikkat çekmek istiyor. KTG Yönetim Kurulu Üyesi ve YUM-BİR Başkanı Pala, "Avrupa'da yıllık kişi başı tüketim ortalaması 225 adet, Japonya'da 328, Amerika'da 247. Türkiye'de ise bu rakam 185. Yumurta üretiminde ilk 10'da, ihracatta ise ikinci sırada olan Türkiye için bu rakam oldukça düşük. İçeriğinde özellikle çocukların zihin gelişimi için gerekli olan kolini de barındıran yumurta protein ve vitamin bakımından da çok değerli bir besin. 7'den 70'e herkesin tüketmesi gerekiyor. Sektör olarak bu konuda sosyal sorumluluk projelerini önemsiyor, son dört yıldır da Ankara'da LÖSEV ve Omurilik Felçlileri Derneği'nin haftalık taze yumurta ihtiyacını karşılıyoruz. Yıl içinde dönemsel olarak farklı yumurta yardımları da yapıyoruz. Hedefimiz ihracatımızı artırırken, ülkemizde de yumurta tüketimini artırabilmek ve sağlıklı nesiller yetişmesine yardımcı olabilmek." diyor.
KTG Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Aydemir ise sektörün dünyadaki ekonomik başarısına değinirken, hayvansal protein tüketimine de dikkat çekiyor, "Türkiye'de üretilen yumurta, piliç eti, damızlık kümes hayvanlarının kalitesini dünya çapında duyurarak Türkiye'nin dünya pazarındaki payını yükseltmek istiyoruz. Bu yıl hedefimiz, tavuk etinde 1.9 milyon ton, yumurtada 15 milyar adet üretim gerçekleştirmek. Ancak sağlıklı beslenme için ülkemizde de hayvansal protein tüketimini arttırmamız gerekiyor. Tüm dünyada ve ülkemizde de son beş yıldır kutlanan 'Dünya Yumurta Günü', hayvansal proteinin, özellikle yumurtanın vücut gelişimi ve sağlığı için önemini anlatmamız için bir araç."
 

Yumurtadaki Fiyat Artışı Tatmin Etmedi

Sektör temsilcileri yumurta fiyatlarının ay sonuna doğru yükselmesine karşın ancak maliyetleri karşılayacak düzeyde olduğunu bildirdi.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) verilerinden derlenen bilgiye göre, temmuz ayının başlarında çok büyük boyunun ortalama 18, küçük boyunun ise 11 kuruşa toptan satıldığı yumurta, ay sonunda 24 kuruş seviyelerine geldi.

Büyükşehirlerdeki marketlerde adet fiyatı 36 ile 27 kuruş arasında satılan yumurtanın kahverengisi ise 1 liraya kadar çıktı.

“Üretici aylar boyunca zarar etti”

YUM-BİR Genel Sekreteri Hüseyin Sungur, temmuz ayının son haftasına kadar 2 ay boyunca yumurtayı maliyet fiyatının altına sattıklarını söyledi. Bu durumun üreticiye büyük zarar verdiğini belirten Sungur, yumurta fiyatının yükselmesi gerektiğini savundu.

Bu hafta itibarıyla yumurta fiyatlarının ancak maliyetleri yakaladığını anlatan Sungur, şöyle devam etti:

“Biz çok tedirginiz ve zarar ediyoruz. Yumurta fiyatları olması gerekenden çok aşağıya düşüyor. Sonrasında yukarıya yani normale dönerken de zam şampiyonlarının arasına sokuluyor. Ekonomistlerin yaptığı yanlış yorumlar da bizi etkiliyor. Enflasyondaki artışı yumurtaya bağlamak doğru bir yaklaşım değil. Bu hafta itibarıyla yumurta fiyatları ancak maliyetlerini yakaladı. Üretici aylar boyunca zarar etti. Üreticinin kar etmesi için bu fiyatların daha da yükselmesi lazım. İç piyasada yüzde 30 civarında üretim fazlası var. Bu fazlalılığı ihracatla dışarıya pazarlayarak, gidermeye çalışıyoruz. Ancak ihracat fiyatları da düşük. Kilogramını 1 doların altında satıyoruz. Bir kilogramda ortalama 16 yumurta var. Dış piyasada da fiyatlar düşük. Dolayısıyla yumurta üreticisi sıkıntılı durumda.”

Kayıt dışı tavukçuluk

Üretim izni ve kaydı olmayan yüzlerce “kayıt dışı tavukçuluk” yapan işletme olduğuna dikkati çeken Sungur, “Bu işletmeler yumurtalarını hem kayıt dışı üretmekte hem de organik ve gezen tavuk yumurtası adıyla yüksek fiyatlarda pazarlamakta. Aslında bizim ürettiğimiz yumurtadan bir farkı yok. Herhangi organik üretim izinleri de yok bunların.” dedi.

Sungur, bu işletmelerin yaklaşık 2 milyar adete ulaşan bir üretim potansiyeli olduğu bilgisini vererek, şöyle konuştu:

“Vergi ödemiyorlar. Bakanlıktan izinleri yok ve nerede nasıl ürettikleri belli olmayan denetim dışı bir üretim yapmaktalar. Türkiye’de yaklaşık bin 100 civarında Bakanlığa kayıtlı üretici var. Bunlar güvenilir yumurta üretmekte ve çiftlikleri ayda 2 kez denetlenmekte. Yedirdikleri yemler kaliteli ve aşıları belli. Bunlar vergi mükellefi üreticilerdir. Bunlar yumurtalarını 15-16 kuruşa satarken, diğerleri 50-60 kuruşa hatta bazen 1 liraya organik ve gezen tavuk adlarıyla pazarlayarak, üretim tebliğine aykırı olarak pazarlamaktalar. Bu yumurtalar bize haksız rekabet oluşturmasının yanında birçok hastalık taşımakta. Bizim işletmelerimizin sağlığını da tehlike altına atmaktalar. Bizim, Bakanlıktan 2 talebimiz var. Kayıt dışı tavuğun kayıt altına alınması ve nüfus artışı potansiyel ihracata alınarak bir üretim planlaması uygulanması.”

‘Şu anki fiyatlar maliyet fiyatları’

Balıkesir Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Faruk Kula da temmuz ayının başlarında dip yapan yumurta fiyatları yüzünden üreticinin büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi.

Üreticilerinin birçoğunun iflasın eşiğine geldiğini belirten Kula, durum böyle olunca üretimde azalmaların olduğunu dile getirdi.

Kula, eski fiyatlardan yumurta satışının devam etmesi halinde iç pazarda yumurta bulmakta ciddi sıkıntılar çekebileceklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Şu an yumurta, sürdürebilir fiyatlara ulaştı. Fiyatların yükselmesi gerekiyor. Şu anki fiyatlar maliyet fiyatları. Bu işi yapan hiç para kazanmayacak mı? Eski günlerin zararını çıkarmayacak mı? Sıcakların da tüketimi etkiledi. İhracatta da azalma oluyor. Irak’a gönderdiğimiz yerde 50 derece sıcaklık var. Bu da tüketiciyi etkiliyor. Son açıklanan rakamlarla birlikte şu an iç piyasada yumurta adedi ortalama 27 kuruş civarında. Çiftlik çıkışı böyle. Haftalık 200 TIR kadar ihracata mal veriyoruz. İhracatımızın çoğu Irak tarafında. Fiyatlar şu an normal seviyelere geldi. Bunun altına düştüğü zaman üretici zarar ediyor. Fiyatların düşük olmasından dolayı 3 ay zarar ettik.”