Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında 2745 Proje İle 14 Bin 839 Kişi İstihdam Edilecek

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında kabul edilen 2745 projeye 970 milyon 173 bin lira hibe desteği vereceklerini belirterek, bu sayede 14 bin 839 kişiye istihdam imkânı sağlanacağını açıkladı.
Bakan Pakdemirli, Kırsal Kalkınma Destekleri 13. Etap kapsamında tarıma dayalı ekonomik yatırımlara ve kırsal ekonomik altyapı yatırımlarına toplam 970 milyon 173 bin lira hibe vereceklerini bildirdi.

Desteklerden faydalanmak için 81 İl Tarım ve Orman Müdürlüklerine yapılan başvuruların 14 Kasım 2019 tarihinde sona erdiğini belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:
“Proje kapsamında İl Müdürlüklerimize 6591 adet başvuru yapıldı. Yapılan ilk değerlendirme sonucu başvuruların 2783 adedi, bakanlığımıza gönderildi. Merkez Değerlendirme Komisyonu bu başvuruların 2745 adedini desteklemeye uygun gördü.

Uygun görülen 1063 adet ekonomik yatırım projesine 814 milyon 444 bin lira, 1682 adet ekonomik altyapı yatırım projesine de 155 milyon 729 bin lira olmak üzere toplamda 970 milyon 173 bin lira hibe sağlayacağız. Bu projeler sayesinde 14 bin 839 kişiye istihdam da sağlamış olacağız.”

YATIRIM SÜRECİ 15 KASIMA KADAR TAMAMLACANACAK

Bakan Pakdemirli, uygun görülen proje sahipleri ile İl Müdürlükleri arasında hibe sözleşmelerinin imzalanacağını belirterek, böylece yatırım sürecinin başlayacağını ve 15 Kasım 2020 tarihine kadar projenin fiziki olarak tamamlanacağını dile getirdi. 
Kabul edilen ekonomik yatırım projeleri şöyle: 375’i bitkisel ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, 80’i hayvansal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, 15’i su ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, 58’i çelik silo (tarımsal ürünlerin depolanması), 53’ü soğuk hava deposu, 35’i yenilenebilir enerji kullanan seralar, 66’sı yenilenebilir enerji üretim tesisi, 10’u hayvansal ve bitkisel orjinli gübrelerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, 371’i tanesi büyükbaş, küçükbaş, hindi ve kaz yetiştiriciliği, su ürünleri ve kültür mantarı üretimine yönelik sabit yatırım tesislerinden oluşuyor.

Kırsal ekonomik altyapı yatırımları ise şunlar:

10’u kırsal turizm yatırımları,
1659’u çiftçilik faaliyetlerinin geliştirilmesi,
12’si el sanatları ve katma değerli ürünler, 1’i bilişim sistemi yatırımları.   ​
 
 

Tarım Arazi Vasfını Kaybeden Arazi Miktarında Düşüş

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli "AK Parti hükümetleri öncesi senelik 120 bin hektar olan tarım vasfını kaybeden arazi miktarını geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdik" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti hükümetleri öncesinde senelik 120 bin hektarı bulan tarım vasfını kaybeden arazi miktarını, geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdiklerini bildirdi.

Pakdemirli, AA muhabirine, tarım arazilerinin üretime kazandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Türkiye'deki tarım arazilerinin şahısların mülkiyetinde olması nedeniyle bunlarla ilgili plan ve program yaparken toplumla birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirten Pakdemirli, ülkede işletme başına ortalama büyüklüğün 6 hektar olduğunu ve bu rakamın toplulaştırma düzenlemeleriyle sağlandığını söyledi.
Pakdemirli, bir tarım arazisinin ekim ve dikimi konusundaki hürriyetin kişilere ait olduğunu vurgulayarak, "Dikmiyorsa bazı caydırıcı şeyler getirilebilir, bunların üzerinde çalışıyoruz. Bunları yaparken mevcut tarım arazilerinin kayıplarını da minimuma indiriyor olmamız lazım." dedi.

"TARIM ARAZİLERİNİ ÇOK DİKKATLİ ŞEKİLDE KORUYORUZ"

Türkiye'nin son 30 yılda ortalama 2,7 milyon hektar tarım arazisi kaybettiğine dikkati çeken Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Bu aslında önemli bir kayıp. AK Parti hükümetleri öncesi iktidarlara bakınca karne çok kötü, 'geçer' bile değil, 'başarısız'. Tarım vasfını kaybeden arazi miktarı senelik 120 bin hektar. 2005 yılında çıkan kanunla kaybedilen tarım arazisi miktarı 60 bin hektara düşmüş. 2017 yılında çıkan büyük ovalara ilişkin kanunla kaybedilen alan miktarı 20 bin hektara inmiş. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber de geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdik. Yani kaybedilen arazi miktarı senelik 10 bin hektarın altına indi."

Pakdemirli, büyük sanayi tesisi ya da yol yapımı gibi kamu yararını ilgilendiren nedenlerle de tarım arazilerinin kaybedilebildiğine işaret ederek, "Bunlarla ilgili gerekli izinler veriliyor ancak önceki dönemlere göre daha dikkatli şekilde bu kararlar alınıyor. Çok dikkatli şekilde tarım arazilerini korumaya ve muhafazaya devam ediyoruz." diye konuştu.
 
 

16 Binden Fazla Topraksız Çiftçi Toprak Sahibi Oldu

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen az topraklı ve topraksız çiftçi ailelerinin topraklandırılması projesi kapsamında 16 binden fazla topraksız çiftçi toprak sahibi oldu.  Proje çerçevesinde çiftçilere 1 milyon dekardan fazla hazine arazisinin dağıtımı yapıldı.

Mülkiyeti hazine adına kayıtlı tarım arazilerinin izlenmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli “Hazineye ait bu arazilerin tarıma kazandırılması ve en uygun şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla birçok bölgede arazi dağıtım projeleri uyguluyoruz” dedi.

Bu uygulama ile hedeflerinin topraksız veya az topraklı çiftçilerin, yeter gelirli tarımsal aile işletmeleri kurabilecekleri şekilde hazine arazileri ile topraklandırılması olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli “Bu uygulama ile ayrıca toprağın verimli şekilde işletilmesini, tarım arazisinin parçalanmasının önlenmesini, üretimin artırılmasını, istihdam imkânlarının geliştirilmesini ve çiftçilerimizi desteklemeyi hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Hazine arazilerinin kanun gereği çiftçilik yapmak şartıyla verildiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli “Projenin uygulamaya geçtiği günden bu tarafa Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa,  Eskişehir, Edirne, Aydın, Ankara, Yozgat, Iğdır, Kayseri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çankırı olmak üzere toplam 15 ilde, 38 ilçede 199 köy/kasabada 1 milyon 43 bin 620 dekar hazine arazisini 16 bin 151 çiftçi ailesine çiftçilik yapmak şartıyla dağıttık.” açıklamasını yaptı.

Halen Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa,  Eskişehir ve Edirne’de 28 köy ve mahallede 253 bin 32 dekar arazi dağıtım çalışmalarının devam ettiğini de ifade eden Bakan Pakdemirli şöyle devam etti:

“Bakanlığımız tasarrufuna geçen hazine arazileri, bu uygulama ile kanun amaçları doğrultusunda değerlendirilinceye kadar boş kalmaması ve hazinenin her hangi bir hak kaybına uğramaması için yıllık olarak kiralanmaktadır.

 Daha sonra hazine arazisi ile topraklandırılan çiftçilerimize, komisyon marifetiyle belirlenen bedel karşılığında adlarına tapu tescilleri yapılmaktadır. Bu bedeller tapuların verildiği yıldaki değer üzerinden hesaplanmakta, borçlandırmadan sonra 4 yıl ödemesiz olmak üzere 10 yılda 10 eşit taksitte ve faizsiz olarak geri ödemeye tabidir”

 Dağıtılan toprakların, bölünemeyeceğini ve kamu yararı hariç tarımsal üretim dışında kullanılamayacağının altını çizen Pakdemirli, bu arazilerin anayasanın ilgili hükmü gereği miras hükümleri dışında başkalarına devredilemeyeceğini, ipotek edilemeyeceğini, satılamayacağını ve kiraya verilemeyeceğini de sözlerine ekledi.​
 

6. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları Toplantısı Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Azerbaycan'da düzenlenen "6. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları Toplantısı"na katıldı.
Ekonomik işbirliği teşkilatı üyesi ülkelerin, toplam dünya nüfusunun yüzde 6'sına yani 470 milyondan fazla kişiye ev sahipliği yaptığını belirten Bakan Pakdemirli, bu kapsamda tarımın da bu teşkilatın en büyük büyüme ve gelişme kaynaklarından biri olduğuna değindi. Pakdemirli, "Bölgedeki tarım sektörünün önemi, sektörün ülke ekonomilerinin bel kemiği olduğu için açıktır ve bunun yanı sıra, tarımın verimliliği, gıda güvenliğinin boyutlarından biri olan gıdanın yeterli şekilde kullanılabilirliğini sağlamada önemli bir faktördür. Ancak, gıda güvenliği sorununun en aza indirilmesi, sadece gıda üretiminin arttırılması ile değil, aynı zamanda nitelikli ürünlerin elde edilmesi ve elde edilen ürünlerin dengeli bir şekilde paylaşılması ile mümkün olacaktır. Ayrıca, bölge arasında güçlü bir tarım sektörü ve gelişmiş bir bölge içi ticaret ekonomik istikrarı artıracak ve sürdürecektir" diye konuştu.

Eco Bölgesinde 59 Milyon İnsan Yetersiz Besleniyor
Bakan Pakdemirli, bir tehdit oluşturan gıda güvensizliğine dair konuştu. ECO Bölge nüfusunun yüzde 13'üne denk gelen, 59 milyon insanın yetersiz beslendiğine dikkati çekti. Gıda güvenliğinin 4 ana boyutu olan gıdanın mevcudiyeti, erişilebilirliği, kullanılabilirliği ve istikrarının giderek daha karmaşık ve zorlu hale geldiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, bu noktada ülkelerin işbirliği içinde hareket etmesinin oldukça önemli olduğuna değindi. 2012 yılında Türkiye'de yapılan 5. ECO Tarım Bakanları Toplantısında oluşturulan ECO Ülkelerinde Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi'ni (ECO-RCC) hatırlattı.

Pakdemirli, "Türkiye'nin koordinatör ülkesi olduğu ECO-RCC, ulusal ve bölgesel düzeyde gıda güvenliğine yönelik temel engelleri tespit etmek, önceliklendirmek ve ele almak için faaliyete geçmiştir. Kuruluşundan bu yana Merkez, kuruluş amacına uygun önemli çaba ve faaliyetler göstermiştir. Merkezin kurulmasını içeren projenin ilk aşamasını başarıyla tamamladığımızı belirtmekten memnuniyet duyarım. Merkez'in gıda güvenliğinin zorluklarını ele alma ve bölgedeki SDG hedeflerine ulaşma konusunda kritik bir rolü vardır, çünkü gıda güvenliği yalnızca tarımsal üretimi değil, insanların hayatlarını ve toplumlarının geleceklerini de teşvik etmektedir. Yeterli, uygun fiyatlı, çeşitlendirilmiş ve besleyici gıdalara erişim, gıda güvenliğinin ve daha sağlıklı bir yaşamın sağlanmasının anahtarıdır. Gıda güvenliğine yapılan yatırım daha müreffeh bir gelecek için ihtiyaç duyulan değişiklikleri yönlendirmektedir" dedi.

Türkiye 195 Ülkeye Bin 690 Tarım Ürünü İhraç Ediyor
Bakan Pakdemirli, ECO üyesi ülkeler ile Türk tarım sektörünün temel verilerini de paylaştı. Pakdemirli, "Türkiye, 2003-2018 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,72'lik büyüme ile Hollanda, İspanya ve Fransa gibi birçok Avrupa ülkesini geride bırakmıştır. Ülkemiz tarımsal GSYİH 44 milyar dolar ile Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasındadır. Türkiye 195 ülkeye 1.690 tarım ürünü ihraç ederek ihracatçı bir ülke olduğunu kanıtlamıştır" dedi.

"Tarımda değişim ve dönüşüm için, teknoloji bir fırsattır"
Sektörde, değişim ve dönüşüm için yeni teknolojinin fırsat olarak görüldüğünü belirten Bakan Pakdemirli, bu kapsamda Ar-Ge çalışmaları yapıldığını söyleyerek, Türkiye'nin ilk yerli milli traktörü ile Akıllı küpe uygulamalarından örnek verdi.

Pakdemirli "Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltmak ve çevreci yaklaşımları benimsemek için %100 yerli ve milli 45 dakika şarj ile 7 saat aralıksız çalışabilen çevre dostu ve sessiz Elektrikli Traktör Prototipini geliştirdik. Ayrıca, hayvancılıkta her türlü hayvan kayıtlarının tutulması için hassas tarım tekniklerinden faydalanıp verimliliği arttıracak Akıllı Küpe (Hayvan Takip Platformu) geliştirme çalışmalarına başladık" diye konuştu.

Ormanlık alanlarımızın sürdürülebilir kullanımına da büyük önem verildiğini belirten Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, bu kapsamda bu yıl 11 Kasım'da başlatılan ve bundan böyle her yıl kutlanacak olan Ulusal Ağaçlandırma Gününü hatırlattı. 11 Kasımda 11,5 milyon fidanın toprakla buluştuğunu ve rekor kırıldığını belirten Pakdemirli, bundan sonraki yıllar için de ECO ülkelerine davette bulundu ve 'sizleri aramızda görmekten memnuniyet duyarız' dedi.
 

Bakan Pakdemirli: "Dünyayı Doyuran Ülke, Dünyanın Lider Ülkesi Olacak"

Tarım ve Orman Bakanı  Bekir Pakdemirli, Yağlı Tohumlu Bitkiler Ve Bitkisel Yağlar Konferansı'nda yaptığı konuşmada dünya nüfusunun 2050 yılında 10 Milyara çıkmasının beklendiğini ve bu kapsamda gıdaya olan ihtiyacın her geçen gün arttığını ifade etti. Pakdemirli, bu paralelde bir devlet için savunma sanayi ne kadar önemliyse, tarımın da o nispette öneme sahip olduğunu belirterek; 'Yakın gelecekte hep beraber göreceğiz: Dünyayı doyuran ülke, dünyanın lider ülkesi olacak!
Bu gerçekten yola çıkarak; Geleceğin dünyasında gıda ve tarımın, bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacağından şüphemiz yok. Bu sebeple tarımı ve hayvancılığı çok önemsiyoruz' dedi.

'Tarım ekonomisinde avrupa'da birinci sıradayız'
Ülkemiz tarımının ekonomik büyüklük açısından Avrupa'da birinci sırada yer aldığını da belirten Bakan Pakdemirli, 'Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar ve üretime yönelik teşvikler ile çok sayıda tarım ürününde Türkiye, dünyada da liderliğini sürdürmektedir' diye konuştu.
Bakan Pakdemirli, bu başarıyı, bitkisel üretimimize ilişkin rakamlarla örneklendirdi. '2002 yılında, 98 milyon ton olan toplam bitkisel üretim miktarı, 2018 yılında, %19 oranında artarak, 117 milyon tona ulaşmış, üretim değeri ise, 159 milyar liraya çıkmıştır. 2019 yılında, bitkisel üretim miktarını, 122 milyon ton olarak tahmin ediyoruz.

Tarım Ürünleri Toplam İhracatımız, 17,7 Milyar Dolar
Türk tarımının 82 milyon vatandaşımız, 3 milyonu aşkın muhacir ve yaklaşık 40 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığı gibi, ihraçta da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, 'Türk tarımı 186 ülkeye, 1.730 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir sektör konumuna gelmiştir. Bu gelişmeler sonucunda, tarım ürünleri toplam ihracatımız, 4 milyar dolardan 17,7 milyar dolara yükselmiştir' dedi.

2019 Yılında 4,3 Milyon Ton Yağlı Tohum Üretimi Bekleniyor
Türkiye'de son yıllarda, stratejik kategoriler arasında yer alan yağlı tohumlu bitkiler üretiminde önemli bir artış yaşandığını da ifade eden Pakdemirli, yağlı tohum üretim miktarlarını da açıkladı. 'Son 17 yılda 2,6 milyon ton olan toplam yağlı tohum üretimini, %48 artarak yaklaşık 4 milyon tona yükselttik. 2019 yılında ise, 4,3 milyon ton üretim olacağını öngörüyoruz. Yağlık ayçiçeği; ülkemiz bitkisel yağ tüketiminde %75-80 seviyesinde paya sahip olup, yüksek yağ oranı ile en önemli yağlı tohumlu bitki konumunda yer almaktadır. Toplam ayçiçeği üretimimiz, 2002 yılında, 850 bin ton iken, 2018 yılında, 1 milyon 949 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ise, rekoltenin, 2 milyon 137 bin ton olmasını öngörüyoruz.'
Pakdemirli, bakanlıkça destek verilen Kanola, Soya ve Aspir'e de değindi. Bu yağların da en az Ayçiçek kadar besleyici ve üretici için de karlı olduğunu söyleyen Pakdemirli 'Soya'ya kilogramda 60 kuruş, Aspir'e 55 kuruş, Kanola'ya kilogramda 50 kuruş fark ödemesi desteğinin yanında Organik Tarım Desteği de vermekteyiz. Ayrıca, Tüm yağlı tohumlarda arzı yerli kaynaklardan sağlamak için 11. Kalkınma planında, 2 milyon hektar sulama planlandık' dedi.

Zeytin Üretiminde Dünyada Üçüncü Sıradayız
Bakan Pakdemirli, dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olduğumuz zeytinyağına da vurgu yaptı; tıpkı fındık, kayısı, incir gibi stratejik ürünlerimizin başında yer alan zeytinyağı ve zeytin üretimine ilişkin miktarları paylaştı. 'Türkiye, sofralık zeytin üretiminde 460.000 ton üretim ile İspanya ve Mısır'ın ardından dünyada 3'üncü sıradadır. Zeytinyağı üretiminde ise, yaklaşık, 275 bin ton üretim ile İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus'un ardından dünyada 5'inci sırada yer almaktadır.

2018'de Zeytin Ve Zeytinyağı İhracatından 375 Milyon Dolar Gelir Elde Edildi
2002 yılında, 99 milyon olan zeytin ağacı varlığımızın 2018 yılında, 178 milyon âdete çıktığını belirten Bakan Pakdemirli, zeytin ve zeytinyağı ihracat rakamlarını da paylaştı; '2001-2002 sezonunda, 65 Bin ton olan zeytinyağı üretimi, 2018-2019 sezonunda, %197 artarak, 193 Bin tona yükselmiştir. Ülkemizde 2018 yılında, toplam 143,4 bin ton zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapılmış olup, 375 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Aynı yıl, 5 bin ton zeytin ve zeytinyağına karşılık, 8,8 milyon dolarlık ithalat yapılmıştır' dedi.

2015-2019 yılları arasında uygulanmak üzere yayımlanan "Yabani Zeytin (Delice) Rehabilitasyonu Eylem Planı" ile ülkemizin değişik coğrafyalarında bulunan yabani zeytinlerin aşılanarak, ülkemizdeki zeytin üretim miktarının artırılmasının hedeflendiğini de belirten Pakdemirli, bu sayede 1,5 milyon Yabani Zeytin (Delice) aşılandığını ve 100 bin zeytin fidanı dikildiğini de söyledi.
Yağlı tohum üreticilerimizin, daha geniş alanda üretim yapabilmesi ve dışa bağımlılığın azalması için desteklenmesine devam edileceğini söyleyen Pakdemirli, '2019- 2020 üretim sezonunda %40 yağ oranlı, %9 rutubetli ve %2-4 yabancı madde içerikli yağlık ayçiçeği tohumunun ton fiyatını, 2.500 lira olarak açıkladık. Üreticilerimiz, açıklanan fiyata ilave olarak; Bakanlığımızca verilen ton başına 400 lira fark ödemesi ve 92 lira mazot-gübre desteği ile birlikte, toplam 492 TL daha kazanacaklar' dedi.
2019'da Yağlı Tohumlu Bitkilere, 2.88 Milyar Destekleme Ödemesi Yapıldı
Uygulanan destek politikaları ile sektörün gelişmesine büyük katkı sağlandığını belirten Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, '2002 yılında 1,8 milyar lira olan nakdi destekleri, 2019 yılında, 9 kat artışla, 16,1 milyar liraya çıkardık. 2019 yılında, bu güne kadar bitkisel üretim ve fark ödemesi desteği kapsamında, yağlı tohumlu bitkilere, 2,88 milyar lira destekleme ödemesi yaptık. Çiftçimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılından itibaren mazot ve gübre başta olmak üzere girdi destekleri başlattık. Mazot ve gübreye, son 17 yılda, toplam 20,1 milyar lira destekleme ödemesi yaptık' diyerek verilen destekleri paylaştı.

İyi Tarım Ve Organik Tarım Destek Ödemeleri Başlıyor
Bakan Pakdemirli, Yağlı Tohumlu Bitkiler Ve Bitkisel Yağlar Konferansı'nda yaptığı konuşmada ayrıca, İyi Tarım ve Organik Tarım destek ödemeleriyle ilgili de bir müjde verdi. 'Destek ödemeleri, 20 Eylül 18.00'dan sonra başlayacak. Ödemeler TC kimlik numarasına göre yapılacak. Son hanesi 4-6-8 olanlar 20 Eylül 2019 saat 18.00'den sonra, Son hanesi 0 ve 2 olanlar 27 Eylül 2019 saat 18.00'den sonra alacak. İyi Tarım Desteklemeleri; 55 bin 849 üreticiye 162 milyon 974 bin 573 TL, Organik Tarım Desteklemeleri; 67 bin 455 üreticiye 232 milyon 916 bin TL, Toplamda 123 bin 304 üreticiye 395 milyon 890 bin 789 TL ödenmiş olacak. Hayırlı, uğurlu olsun.'
 

Bakan Pakdemirli : GÖL VE GÖLETLERE 5,1 MİLYON YAVRU BALIK BIRAKILACAK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü’nde üretilen 5,1 milyon sazan balığı yavrusunun ülke genelindeki 727 adet göl ve gölete bırakılacağını açıkladı.

Bakan Pakdemirli, Bakanlığa bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü işbirliğinde "Su Kaynaklarının Balıklandırılması  Projesi”ni yürüttüklerini dile getirdi.



Projeyle, iç sulardaki küçük ölçekli balıkçılığı destekleyerek kırsalda yaşayan vatandaşların kaliteli protein kaynağına ulaşmalarını ve hane halkı gelirini artırmayı, sportif olta balıkçılığı ve reakrasyonel balıkçılığın geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçladıklarını ifade eden Pakdemirli, şöyle konuştu:
“Proje kapsamında Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitümüzde üretilen 5,1 milyon sazan balığı yavrusunu, ülkemiz genelindeki 727 adet göl ve gölete bırakacağız. Ürettiğimiz bu balık yavruları 11 Temmuz tarihine kadar göl ve göletlerimizle buluşmuş olacak.

Pakdemirli, bırakılan balıkların su ürünleri stoklarının gelecek nesillere aktarılması için en az bir kez üremelerine imkân tanınmasının, zaman ve boy konusundaki yapılan düzenlemelere uyulmasının sürdürülebilir balıkçılık yönetimi açısından önem arz ettiğini de sözlerine ekledi.
 
 

Üretici Örgütleri Bakan'dan Müjdeli Haber Bekliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul seçimi öncesi ıslah birliklerini İstanbul Silivri’de bir otele toplantıya çağırdı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin başkanlığında bugün gerçekleşecek olan toplantının gündemi ise ıslah ile ilgili olduğu belirtiliyor. Bakanlık tarafından acil tarafından hızlı bir şekilde toplantı yapılması kamuoyunda Bakan Pakdemirli’nin hayvancılık örgütlerine müjdesi mi olacak sorusu akıllara getirdi.

Öte yandan toplantının ivedilikle yapılması ve TÜDKIYEB Türkiye Damızlık Koyun Keçi Birlikleri, TDSYMB Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri, Kırmızı Et Üretici Birlikleri gibi önemli birlikleri toplantıya çağırması aynı zamanda birliklerin il başkanlarının toplantıya davet edilmesi Bakan Pakdemirli’nin Üretici örgütlerine yönelik müjdelerimi olacak sorusu akıllara geldi. Son zamanlarda hayvancılık sektöründen olumsuz yaşanan sorunlar her geçen gün artarak devam etmekte. Ekonomik sıkıntılar içerisinde olan hem üreticiler hem de üretici örgütleri Bakan Pakdemirli’den güzel müjdeler bekliyor.

 
 

Tarım Bakanları Zirvesinde İkili Görüşmeler Dikkat Çekti

Bakan Pakdemirli başkanlığındaki Türk Heyeti, Japonya'da düzenlenen "G20 Tarım Bakanları Zirvesi"nde Hindistan, Çin, İngiltere, Hollanda, Japonya tarım bakanları ve AB Komiseri ile heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
 
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve beraberindeki Türk heyeti, Japonya'nın Niigato kentinde başlayan zirve kapsamında, ilk olarak Hindistan Devlet Bakanı Ulusal Dönüşüm Enstitü üyesi ve aynı zamanda FAO Başkan adayı Prof. Ramesh Chand ve heyetiyle bir araya geldi.
Görüşmede Hindistan ile Türkiye arasındaki ticaretin geliştirilmesi, iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında iki ülkenin sorunlarının aşılmasına ilişkin atılacak adımlar ele alındı.
Pakdemirli, Çin Tarım Bakanı Changfu Han ile gerçekleştirdiği görüşmede, ilişkilerin iyi seviyede yürütüldüğü, iş birliğinin ticari anlamda daha ileri taşınması gerektiğini belirtti.
İngiliz Tarım Bakanı Robert Goodwill ile de bir araya gelen Pakdemirli, iki ülke ilişkilerini daha ileri taşımak için yapılacak çok şey olduğunu vurguladı. Goodwill'i Türkiye'ye davet eden Pakdemirli, iş birliğinin geliştirilebileceğini kaydetti.

Pakdemirli, Hollanda Bakanı Carola Johanna Schouten ile görüşmesinde, iki ülke teknik heyetlerinin bir araya gelebileceğini ve tarım yürütme komitesi toplantısının yapılabileceğini aktardı.
G20 ev sahibi Japonya Tarım Bakanı Takamori Yoshikawa ile de görüşen Pakdemirli, iki ülkenin tarımsal ilişkilerinin daha ileriye taşınması adına izlenecek yollara dair görüşlerini aktardı. Pakdemirli, iki bakanlık arasında ilişkilerin yasal temellerini oluşturmak için daha önceden müzakerelerine başlanan tarım alanındaki iş birliği anlaşmasının imzalanması gerektiğine değinerek, Bakan Yoshikawa'yı Türkiye'ye davet etti.  Pakdemirli, ayrıca AB Komiseri Phil Hogan ile bir araya geldi.
 
 
 

Tarım ve Ormana 16 Yıldızlı logo

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yeni logosu, tarihte kurulmuş 16 Türk Devleti'ni temsil eden 16 yıldız taşıyor.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı olarak yeniden yapılandırılan ve Bekir Pakdemirli yönetiminde yoluna devam eden bakanlığın yeni logosu belli oldu. Yeniden yapılandırılan tüm bakanlıklarda olduğu gibi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni logosu, tarihte kurulmuş 16 Türk Devleti’ni temsil eden 16 yıldız taşıyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 24 Haziran seçimlerinden sonra resmen uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak yeniden yapılandırılmıştı.
Yeni yapılanmada ortadan kaldırılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın görev alanındaki orman ve su işleri ile ilgili kurumlar da, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesine alınmıştı. Böylece yeniden yapılandırılan Bakanlıkta ilk bakanlık görevine atanan isim de, Anavatan Partisi döneminin tanınmış siyasetçilerinden Ekrem Pakdemirli’nin oğlu Dr. Bekir Pakdemirli olmuştu.
Bakanlığın yeni logosu, “T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı” yazısının yanı sıra, 16 yıldızın çevrelediği amblemden oluşuyor. Amblemin ortasında Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden daha büyük boyuttaki ay yıldızın hemen üzerinde ise aynı kaynaktan çıkan üç ayrı yay şekli dikkat çekiyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı sitesindeki Kurumsal Kimlik sayfasında yeni logoya ilişkin henüz açıklayıcı bir ifade yer almazken, “Cumhurbaşkanlığı 1 Nolu Kararnamesi çerçevesinde T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı kurumsal kimlik çalışmaları devam etmektedir” ifadesine yer verildi.
 
 
 
 

Tarım ve Orman Bakanlığında Yeni Dönem Yol Ajandası Belli Oldu

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı oluşturuldu. Buna göre Bakan Pakdemirli brifingleri hızlandırırken Tarım ve Orman Bakanlığının’ yeni dönem yol haritası da belirlendi. Yeni dönemde “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri” hayata geçirilecek. GAP’ta büyük oranda tamamlanan ana kanallar sonrasında şebeke inşaatlarına hız verilecek. Orta vadede, GAP sulamalarının tamamı olan 10 milyon 580 bin dekar alan sulamaya açılacak. Konya Ovası’nda 2019 sonuna kadar 11 milyon dekar arazi, Doğu Anadolu Projesiyle de 2,3 milyon dekar arazi sulamaya açılacak.
 
Tarımda ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı tesis edilecek. Özellikle yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern teknikler desteklenecek.
 Tarımsal destekler 3 yıllık dönemler için açıklanacak.

 Gelecek dönemde 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak.
 Tarımsal kredi ve hibelere ilişkin bürokratik işlemler azaltılacak, üst limitler artırılacak,
teminat sorunları hafifletilecek, atıl tarım arazileri üretime kazandırılacak.

 Tarıma dayalı yatırımlara yüzde 50 hibe devam edecek, 81 il ve 250 köyde “Birlikte Üretim Modeli” hayata geçirilecek.

IPARD-II kapsamında 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturacak.

 Daha önceki dönemlerde adımları atılan Sudan’daki arazi, Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.

Özel sektöre, kiralama garantili lisanslı depo yaptırılacak.

 Kırmızı ette kendine yeterli bir ülke konumuna gelinmesi için damızlık hayvan desteği artırılacak.

 Kaba yem üretimi ve işlenmesine yönelik altyapı geliştirilecek, meraların girişimciler tarafından ıslah edilerek kullanımı sağlanacak.
 
 Üretimin artması için atıl araziler değerlendirilecek, yüksek verim için teknolojik tarıma geçilecek
 Teşvikler artık 3 yıllığına verilecek, hibe destekleriyle “Birlikte Üretim Modeli” hayata geçirilecek.
 
 Ürün kaybının engellenmesi için özel sektöre de, kiralama garantili lisanslı depo yaptırılacak.
 Et ihtiyacı için damızlık hayvan desteği sürecek. Yem fabrikaları ve meralar devreye alınacak.
 
 
Milli Tarım Projesi ile sürdürülebilir tarım ve hayvancılık anlayışı politikaların çerçevesini oluştururken, 2003-2017 döneminde 5,6 milyon hektar alanda arazi toplulaştırması tamamlandı.
Söz konusu dönemde çiftçilere 2018 yılı haziran sonu itibarıyla toplam 113,1 milyar lira tarımsal destek ödemesi yapıldı. Bu dönemde, genç çiftçilere, küçük aile işletmelerine, çoban istihdamına, tarıma dayalı işletme yatırımlarına özel destekler sağlanırken, ilk defa çiftçilerin kullandığı mazotun maliyetinin yarısı destek olarak çiftçiye ödendi, tarım sigortalarının kapsamı genişletilerek birçok ürün doğal felaketlere karşı teminat altına alındı.
Çiğ süt fiyatlarının dengelenmesi için müdahale alımları yapılırken, et fiyatlarını spekülatif hareketlerden korumak amacıyla da Et ve Süt Kurumunca (ESK) tedarik edilen ithal etlerin marketlerde ucuza satılması uygulaması hayata geçirildi.
Öte yandan bu dönemde gıda enflasyonunun hava koşullarının yanı sıra spekülatif hareketlerin ve ürün zincirindeki problemlerin etkisiyle aşırı yükselmesi hem enflasyonu tetikledi hem de daha fazla tarım ürünleri ithalatının kapısını araladı.
TARIMSAL DESTEKLER 3 YILLIK PLANLANACAK
Yeni dönemde Tarım ve Orman Bakanlığınca planlı tarım ve çağdaş hayvancılık uygulamalarına yönelik gerekli yapısal dönüşümler, tarımda ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı tesis edilecek.
Bakanlığın iki önemli ayağından biri olan tarım alanında öncelikle tarımsal desteklerin sayısı azaltılarak daha etkin destekleme politikası izlenecek, tarımsal destekler 3 yıllık dönemler için açıklanacak.
Gelecek dönemde kümülatif olarak 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak. Tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak için tarıma dayalı yatırımlara yüzde 50 hibe vermeye devam edilecek, 81 il ve 250 köyde "Birlikte Üretim Modeli" hayata geçirilecek.
Ayrıca 2020 yılına kadar IPARD-II kapsamındaki destekler sürdürülecek, 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturacak. Yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern tarımsal tekniklerin yatırımları desteklenecek.
Özellikle gıda enflasyonunun kontrol altına alınması için tarımsal destekler şekillendirilirken, Türkiye'nin arz dengesi ve dış ticaret politikaları da dikkate alınacak. Tarımsal desteklemelerde ürün deseni ve su potansiyeli uyumu gözetilerek, sertifikalı üretim yöntemlerine önem verilecek.
Daha önceki dönemlerde adımları atılan Sudan'da kiralanan arazi TİGEM'in öncülüğünde Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.
Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve gelişmesi için uzun süreli kiralama garantisi kapsamında özel sektöre lisanslı depo yaptırılacak.
Hazine arazilerinde tarım yapan çiftçilerin kullanımlarına ilişkin iyileştirmeler ve satın alma olanakları getirilecek.
Kırmızı ette kendine yeterli bir ülke konumuna gelinmesi için damızlık hayvan desteği artırılacak, Doğu Anadolu Bölgesinde entegre tesislerin kurulması desteklenecek.
Yetiştiricilere 250 bin damızlık gebe düve, 300 başa kadar olmak üzere toplamda 500 bin baş damızlık koyun desteği ve süt piyasasının regülasyonu uygulamasına devam edilecek.
 
GAP KAPSAMINDAKİ BÖLGELERİN TAMAMI SULAMAYA AÇILACAK
 
Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek. Kurulma aşamasındaki 17 Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek.
GAP’ta büyük oranda tamamlanan ana kanallar sonrasında şebeke inşaatlarına hız verilecek, orta vadede, GAP sulamalarının tamamı olan 10 milyon 580 bin dekarın tamamı sulamaya açılacak, Konya Ovası Projesi (KOP) ile Akdeniz’e boşa akan suların Konya Ovası’na yönlendirilmesi, vahşi yer altı sulamalarının yağmurlama veya damlamalı sulama usullerine dönüştürülmesiyle su ve enerji sarfiyatında tasarruf sağlanacak. KOP'ta 2019 sonuna kadar hedeflenen 11 milyon dekar arazinin tamamı, Doğu Anadolu Projesi’yle 2,3 milyon dekar arazi daha sulamaya açılacak.
Tarımsal kredi ve hibelere ilişkin bürokratik işlemler azaltılacak, üst limitler artırılacak, teminat sorunları hafifletilecek, arazi bankacılığı gibi modellerle atıl tarım arazileri üretime kazandırılacak, hayvancılık üretiminin artırılması için kaba yem üretimi ve işlenmesine yönelik altyapı geliştirilecek, meraların girişimciler tarafından ıslah edilerek kullanımı sağlanacak, küçükbaş hayvancılığın gelişimi için meraların kullanımı teşvik edilecek, bu konuda büyük yatırım yapmak isteyen yatırımcılara yer temin edilecek.
Yeni sistem ile tarım ve ormancılık politikaları yerlilik ve millilik ekseninde oluşturulacak. Kaynakların daha verimli ve adil kullanımını sağlamak için yeni çalışmalar yapılacak.
 
AĞAÇLANDIRMADA 4 MİLYARI AŞKIN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU
 
Bakanlığın diğer önemli ayağı olan ormancılık alanında da son 16 yılda Türkiye'deki doğal sit alanı ve milli parklar gibi korunan alanların sayısı 175’ten 558’e çıkarıldı.
Hidrolik enerji, sulama, içme suyu ve taşkın koruma alanlarında, 2003 yılından 2017 sonuna kadar yaklaşık 126 milyar lira yatırım gerçekleştirildi.
Söz konusu dönemde 525’i baraj, 527’si HES, 336’sı gölet, bin 232’si sulama tesisi, 207’si içme ve kullanma suyu temini tesisi, 17’si atıksu arıtma tesisi ve 4 bin 640’ı taşkın koruma tesisi olmak üzere toplam 7 bin 484 tesis hayata geçirildi. Toplam ekonomik sulanabilir 85 milyon dekar arazinin, 65 milyon dekarı sulamaya açıldı.
 
İçme suyu eylem planları ile şehirlerin 2071 yılına kadar su ihtiyacı planlandı.
Ağaçlandırma kapsamında 4 milyarı aşkın fidan toprakla buluştu. 2015-2019 dönemini kapsayan "5 Bin Köye, 5 Bin Gelir Getirici Orman" projesi yürütüldü.
Orman kadastro çalışmaları tamamlandı, Ulusal Çölleşme Risk Haritası hazırlandı ve Toprak Bilgi Sistemi kuruldu, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanteri projesini 54 ilde tamamlandı.
Hayvanları Koruma Kanunu, sokak hayvanlarının rehabilitasyonu maksadıyla 2004 yılında yürürlüğe girdi, 81 yaban hayatı geliştirme sahası aktifleştirildi.
 
KORUNAN ALANLARIN SAYISI 653'E ÇIKARILACAK
 
Yeni dönemde Türkiye'nin ekonomik sulanabilir arazilerinin tamamı 2023 sonuna kadar sulamaya açılacak.
Arıtılmış atık suların ekonomiye yeniden kazandırılması amacıyla yüzde 1,2 olan yeniden kullanım oranı 2023 yılına kadar yüzde 5’e çıkarılacak.
Korunan alanlarda, tabiat eğitim merkezleri, yaz okulu ve gençlik kampları tesis ederek tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürütülecek. Korunan alanların sayısı 2023 sonunda 653’e çıkarılacak.
Türkiye'deki mağaralar araştırılacak, veriler ışığında mağaralar tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak.
Yer üstü ve yer altı su kaynaklarını kapsayacak şekilde su havzaları koruma altına alacak, "Bütüncül Su Kaynakları Yönetimi Modeli"ne geçilecek. Ulusal Su Planı ve Ulusal Su Güvenliği Planı yayınlanacak.
Şehir ormanları sayısı 2019 yılına kadar 160’a çıkarılacak, 2019 sonuna kadar ormanların tamamının tapu ve tescil işlemleri gerçekleştirilecek.
 
Felaketlerin önlenmesi için 2023 yılına kadar 25 Çığ Kontrol Projesi ve Çığ Tehlike Haritası, 35 Heyelan Kontrol Projesi ve Heyelan Tehlike Haritası, 250 alanda sel kontrol projesi hayata geçirilecek.
Orman alanlarını çoğaltmak, erozyonu önlemek, ceviz, badem, zeytin gibi ürünlerin üretimini desteklemek üzere 10 bin dönüme kadar Hazine taşınmazı gerçek ve tüzel kişilere kiralama amaçlı arz edilecek.


 
 

Çiftçinin yüzü Gülsün Çocuklarımız Ormanla Büyüsün

Bakan Pakdemirli’den İlk Mesaj :  Çiftçinin yüzü Gülsün Çocuklarımız Ormanla Büyüsün
Yeni kabinenin açıklanması ile birlikte kabinenin 16 bakanı TBMM de yemin töreninin ardından devir teslim törenleri ’de gerçekleşti. İl tören Orman bakanlığında gerçekleşirken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında ise yeni dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli görevi Ahmet Eşref Fakıbaba’dan devraldı. Bakanlığın makam katında gerçekleşen törende  Yeni Bakan Bekir Pakdemirli Çiftçimizin yüzü gülsün Çocuklarımız ormanla büyüsün mesajı verdi. Bakan Pakdemirli devir teslim töreninde şu sözlere yer verdi.  "Elinizi ayağınızı buradan çekmeyin, biz her zaman sizden faydalanmak isteriz" dedi.
Yeni dönemde üretici ve tüketiciyi koruyan bir şekilde çiftçiliği ileriye götüreceklerini söyleyen Pakdemirli, yerli ve milli duruş sergileyeceklerinin altını çizdi. Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacaklarını kaydeden Pakdemir, "Petrolümüz yok, altınımız yok ama çok güzel topraklarımız var. Tarımın yapıldığı ilk yer. Suyumuzu, toprağımızı iyi kullanacağız. Zaman zaman hata da yapacağız, bizi koruyup kolladıkları için medya mensuplarımıza da teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.
 

Pakdemirliden İlk Açıklama

Bakan Pakdemirli, tarımın her tarafına dokunmuş bir aileden geldiğini söyledi.
Pakdemirli, "Bize bu görevi layık gören Reis-i Cumhurumuza, Erdoğan Bey'e çok çok teşekkür ederim. Çok büyük bir sorumluluk. Omuzlarımızda büyük bir sorumluluk hissettiriyor ama bir yandan da çok büyük bir şeref. Memleketimize, insanlarımıza hizmet etmek büyük mutluluk" dedi.
Bakanlığı bekleyip beklemediği sorusu üzerine Pakdemirli, "Açıkçası ben çok yakın bir zamanda duydum. Ancak bakanlığın bu olacağını ben de bilmiyordum. Ama bu bizim uzak olduğumuz bir şey değil. Çiftliğimiz var. Üzümümüz, incirimiz, tavuk kümeslerimiz var. Yani tarımın her tarafına dokunmuş bir aileyiz. Zor olmayacak diye düşünüyorum. Allah hepimizi muvaffak etsin. Tabii görevlerin hepsi zor. İnşallah zoru hemen yaparız, imkansız da biraz zaman alır" diye konuştu.