Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Şeker Pancarı Konya’da Çiftçinin Yüzünü Güldürüyor

Türkiye'de en fazla şeker pancarı üretiminin yapıldığı Konya'da şeker pancarı hasadı başladı. Şeker fabrikalarının pancar alım ve işleme kampanyası başlamasıyla birlikte üreticiler pancarı sökmeye başladı.

Konya'da binlerce çiftçinin ekimini gerçekleştirdiği şeker pancarının hasadı ile çiftçilerin tarlalarda zorlu mesaisi başladı. Tarladan sökülen pancarların geçen yıllara oranla daha verimli olması ise çiftçilerin yüzünü güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Eylül 2019 tarihinde gerçekleştirdiği Konya ziyaretinde, "Bu yıl, pancar üretiminde yüzde 11 artış bekliyoruz. Pancar alım fiyatını da bu yıl için ton başına 235 liradan 300 liraya yükseltiyoruz"  dedi. Böylece pancar alım fiyatında yaklaşık yüzde 28 bir artış gerçekleşti.

Çiftçiler, kampanya döneminde 122 gün boyunca pancarlarını fabrikaya ulaştırabilecek. Çiftçiler, bu yıl daha yüksek rekolte bekliyor. Bu üretimlerle birlikte ülke genelinde toplam şeker pancarı üretiminin yaklaşık yüzde 29'u karşılanacak. Konya Şeker'in, bu yıl üreticilerden toplamda 3 milyon 650 bin ton pancar alımı yapması planlanıyor. Konya Şeker, bu kampanya döneminde 3 milyon 220 bin ton pancar işleyecek ve bu işlenen pancarlarla 455 bin ton şeker, 690 bin bin ton yaş pancar küspesi, 126 bin ton melas, 50 bin ton kuru küspe üretilmesi bekleniyor.

Tarlada şeker pancarında elle söküm yapan çiftçilere de rastlanırken, büyük söküm makineleriyle pancarlar topraktan sökülerek yapraklardan ayrılıyor. Şeker pancarının bu yıl daha verimli olduğunu belirten pancar üreticisi Halil İbrahim Çalık, "Hasadımız bu sene güzel, bereketli çok şükür. Tarlalardan dönümden 20 ton hasat yapıyoruz, tabii hepsinden 20 ton çıkmıyor ama beklentimiz bizim o yönde. Çiftçilerimiz onun için çabalıyor bir yaz boyunca inşallah beklediğimizi umuyoruz" şeklinde konuştu.
 

'1000 Çiftçi 1000 Bereket’

Cargill, ülkemizin çiftçilerini sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda destekleyip verim ve kazançlarını artırmak hedefiyle başlattığı ‘1000 Çiftçi 1000 Bereket’ kurumsal sosyal sorumluluk programı kapsamında, mısır tarımında güvenli ve sağlıklı çalışma ortamının gelişmesine katkı sunmak amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri’ne başladı.

 Bu yılın başında hayata geçirdiği “1000 Çiftçi 1000 Bereket” programıyla çiftçilerin verimliliklerini ve refahlarını artırmak için çalışmalar yapan Cargill, Türkiye’de mısır tarımında güvenli ve sağlıklı çalışma ortamının oluşturulmasına katkı sunmak için, Konya’nın Çumra, Karaman, Ereğli ve Karapınar ilçelerinde iki gün süren eğitim programları gerçekleştirdi.

Mersin, Adana, Konya, Karaman, Manisa ve İzmir’de mısır tarımı yapan 1000 çiftçi ile yürütülen program kapsamında üreticiler, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarıyla bir araya geliyor. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili farkındalık oluşturulması ve üretimde bu kültürün yerleşmesi amacıyla düzenlenen eğitimlere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uzmanları da katılıyor. Çiftçilerin yenilikçi dijital araçlara erişimini sağlayarak refah artıran tarım uygulamalarının yaygınlaşmasını hedefleyen program kapsamında üreticiler, alanında uzman ziraat mühendislerinden zirai ve teknik danışmanlık almaya ise devam ediyor.

2019 üretim sezonundan başlayan ve üç sezona yayılması planlanan “1000 Çiftçi 1000 Bereket” programı Mersin, Adana, Konya, Karaman, Manisa ve İzmir illerinde mısır tarımıyla uğraşan 1000 çiftçi ile yürütülüyor. İlk yıl program kapsamında 1000 çiftçi ekim öncesi ziyaret edildi ve tarlalarında dijital toprak analiz cihazı ile toprak analizleri yapıldı. 22 ziraat mühendisinin görev aldığı programda çiftçiler, ekimden hasada kadar doğru gübreleme, sulama yöntemleri ve hastalıklarla mücadele konusunda verilen danışmanlık hizmetinden yararlanıyor. Çiftçiler 444 5 175 numaralı telefon hattından ulaşabildikleri 1000 Çiftçi 1000 Bereket Danışma Hattı kanalıyla her türlü zirai problemlerini uzman ziraat mühendislerine danışabiliyor ve Çiftlik Yönetim Sistemi online portalı ile de tarlalarını bir işletme gibi yönetme imkânı buluyorlar.
 

KOP İle KOYUN GERİSİ OYUN KONYA DKKYB'den

Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği küçükbaş hayvanlarda dış parazit mücadelesi amacı ile yapılan banyo işini teknoloji kullanarak Seyyar Püskürtmeli Yıkama makinasını üyelerin hizmetine sundu.
Konu ile ilgili Anadolu İzlenimlerine bilgiler veren Başkan Fettah Öztürk şunları kaydetti. “Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu projenin Kop İdaresi Başkanlığı tarafından kabulü ile “KOP İLE KOYUN GERİSİ OYUN” projesi kapsamında alınan,  Küçükbaş hayvanlar için özel üretilen yıkama makinası ile dış parazitlere karşı geliştirilen dezenfekte sıvısıyla hayvanlar tek tek seri bir şekilde yıkanmaktadır.” Dedi.


Konya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği olarak profesyonel çalışma ekibi ile proje bölgesinde çalışmalara başlayarak üyelerinin hayvanlarına dış parazit mücadelesi hizmet vermekteyiz. Seyyar Püskürtmeli Yıkama makinasının küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin günümüzde de kullandığı geleneksel banyoluklardan çok daha avantajlı olduğu çalışmalar sonucunda görülmüş olup yetiştiricilerden olumlu tepkiler aldık.
Bu proje ile Konya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Türkiye’de öncü bir birlik olduğunu bir kez daha kanıtlayarak çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.


 
 

FAO'nun Uygulamalı Çiftçi Okulları 30.Yılında

Çiftçilerin öğrenme ve çözüm bulma sürecine öncelik veren Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, (FAO) 1980’lerde Uygulamalı Çiftçi Okulları’nı geliştirdi. FAO, diğer BM kurumları, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, resmî kurumlar, çiftçi örgütleri ve özel sektörden artan sayıda ortakla birlikte Uygulamalı Çiftçi Okulları’nı küresel olarak desteklemeye devam ediyor.

FAO Uygulamalı Çiftçi Okulları
Uygulamalı Çiftçi Okulları, programlanmış bir öğrenme süreci sayesinde, çiftçilerin kendi alanlarında uzmanlaşmalarına, güçlü eleştirel ve analitik beceriler geliştirmelerine ve daha güçlü tarımsal üretim sistemleri yönünde kararlar alabilmelerine katkıda bulunuyor.
FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi ve Türkiye Temsilciliği, Uygulamalı Çiftçi Okulları’nın 30. Yıl Dönümünü (UÇO), 25 Haziran’da Konya’da düzenlenen bir etkinlikle kutladı.
Konya’daki Ramada Plaza by Wyndham Otel’de düzenlenen etkinlik, FAO Orta Asya Bölge Alt Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu’nun açılış konuşması ile başladı.
Gutu, “Çiftçiler hayatımızda, küresel ve ulusal gıda güvenliği açısından çok büyük öneme sahip. Bu nedenle herkesin güçlerini birleştirerek tarımsal üretimin desteklenmesi için büyük çaba sarf etmesi gerekiyor” dedi.

FAO Uygulamalı Çiftçi Okulları’nın 30. yılı kutlamalarından sonra “Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım” Projesi kapsamında, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile FAO arasında imzalanan Uygulamalı Çiftçi Okulları Alt Projesinin başlangıç çalıştayı da gerçekleştirildi.
 

Bahri Dağdaş'taki Koç Satışına Yoğun İlgi

TAGEM Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı Konya Bahri Dağdaş Araştırma Enstitüsünde  Merinos, Hasmer, Hasak  ırklarından 126 baş Damızlık Koç açık artırma usulü ile üreticilere satışa sunuldu.



Konya Bahri Dağdaştaki açık artırma usulü satış yapılan damızlık koçlara Konyalı üreticilerin yanı sıra İç Anadolu’nun diğer illerinden katılan üreticiler yoğun rağbet gösterdi.


 

Konya'da Yaş Meyve Sebze Çalıştayı

Konya’da Selçuk Üniversitesi ve TAGEM’in katkılarıyla “Domates Pazarlama Kanallarının ve Pazar Marjının Tespiti Üzerine Bir Araştırma” projesi kapsamında “Toplumsal Mutabakat ve Kalkınma” vizyonu ile “Yaş Meyve ve Sebze Çalıştayı” programı düzenlendi. 
 
Programın açılış konuşmasını yapan Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cennet Oğuz, “Ana misyonu insanları beslemek olan tarım sektörü bizim vazgeçemeyeceğimiz bir sektördür. Her teknolojinin bir doyum noktası olacaktır, bir tek tarım ve gıdaya olan talep bitmeyecektir. Bu yüzden tarım bizim için çok önemli bir sektör. Bölgesel gelişmelere üniversitelerin katkısı çok önemlidir. Disiplinler arası tarım bir bütündür ve disiplin her zaman gereklidir. Rektörümüzün ve YÖK’ün desteğiyle de Biyoekonomi Tezsiz Yüksek Lisansını da açmış ve tüm paydaşlarımıza bölgesel gelişme içerisinde sunmuş bulunuyoruz. Konya bölgesi Türkiye’de gerek bitkisel üretim gerekse hayvansal üretim açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Buradaki tarımsal yapıyı ve kaynakları daha iyi kullanabilmek ve etkinliğini artırabilmek için bu çalıştay tertip edildi. Bu nedenle çalıştaya katkı veren Tarım Bakanlığımıza, Rektörlüğümüze ve tüm paydaşlarımıza, katılım sağlayan tüm konuklarımıza çok teşekkür ederim” dedi. 

Türkiye Halciler Federasyonu Yüksel Tavşan yaptığı konuşmasında tarımda üretilen ürünün karşılığının alınmasında ki zorluğa değinerek, sektörün irdelenmeye ve incelenmesine ihtiyacı olduğunu bu sebeple gerçekleşen çalıştayın önemli olduğunu söyledi. 

Planlanmanın altını çizen Perakendeciler Derneği Federasyon Başkanı Mustafa Altunbilek ise, “Sebze ve meyvenin planlanarak, ihtiyacı belirlenerek ve çiftçilerimizin ya da üreticilerimizin, köylümüzün, desteklenerek yapılmasıdır” diye konuştu. 

Çalıştayın amacına ulaştığından dolayı mutluluk duyduğunu vurgulayan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin ise konuşmasında, “Gıda sektörü bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Gıda eksikliğini uzun süre tolere edemezsiniz çünkü yaşamla özdeştir. Bu çerçevede üniversitelere çok büyük görevler düşmektedir, biz bunun farkındayız. Üniversiteler, ülkelerin gelişmesi ve kalkınması için lokomotif görevi üstlenecek kurum ve kuruluşlardır. Selçuk Üniversitesi ülkemizde kurulan ilk 15 üniversiteden biridir. Çeşitli alanlarda çok etkin ve kaliteli eğitim birimlerimiz, kurumlarımız var ama Ziraat Fakültesi için ayrı başlık açmak istiyorum. Türkiye’de üçüncü sırada Dünya’da ise 340’larda. Ziraat fakültesinin akademisyenlerini tebrik ediyorum. Çünkü sürekli sahadalar, sürekli üretici ile yan yanalar, onların sorunlarına çözümler aramaktalar. İşte bu çalıştay da bu sorunların konuşulacağı ve tartışılacağı bir ortam olması açısından önemlidir” ifadelerini kullandı. 
Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sezai Uçurmak ise, “Üretim maliyetli bir iş, üretenin para kazanmadığı bir süreç mümkün değil. O yüzden tarımla uğraşan insanları orada tutmamız gerekiyor, onların sorunlarına çözümler bulmak zorundayız. Üreticiye güç katacak projelere imza atmamız gerekiyor” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu da yaptığı konuşmada, “Yaş meyve, sebze ve gıda olsun, her konuda biz üreticiyi korumak zorundayız. Ticaret Bakanlığımız ile Maliye Bakanlığımızın bir arada olduğu komitemizde bu sorunları konuşup çeşitli çözümler aramaktayız. Emsal niteliğinde destekler veriyoruz ama bu desteklerin toparlanması konusunda da çalışmalarımız sürüyor. Çalıştayda paydaşlarımızı bir araya getiren Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne çok teşekkür ediyorum. Rektörümüzün dediği Ziraat Fakültesinin dereceleri bizler için çok önemli. Bizim bu çalıştayı burada yapmamızı sağlayan Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne ve hocalarımıza çok teşekkür ederiz. Üreticiyi korurken tüketiciyi de korumak zorundayız, bizim amacımız budur” diye konuştu. 

Program plaket takdimi ile sona erdi. Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sezai Uçurmak, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Konya Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özkan, Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, Perakendeciler Derneği Federasyon Başkanı Mustafa Altunbilek, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, Konya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyfettin Baydar, TAGEM Genel Müdürü Özkan Kayacan, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cennet Oğuz, çeşitli illerden akademisyenler katılım sağladı. 
 
 

Çoban Evi Karavanlar

Konya Ereğli’de KOP kapsamında İlçe Tarım Müdürlüğü aracılığıyla 100’den fazla koyunu olan çobanlara 26 adet karavan törenle verildi. Yaklaşık bir milyon liraya mal olan projenin yüzde 70’i devlet tarafından karşılanırken yüzde 30’unu çobanlar karşılayacak. 4 kişilik olan karavanlarda oda, mutfak, buzdolabı ve duş alma bölümleri bulunuyor.  Karavan teslim töreninde konuşan AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, karavanların çobanlara hayırlı olmasını diledi. Karavanların çobanların yayladaki tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edildiğini ifade eden Milletvekili Halil Etyemez, karavanlarla birlikte çobanların hayat standardının yükseleceğini belirtti.
16 yıllık AK Parti iktidarı döneminde tarım ve hayvancılığın en çok önem verdikleri alanlardan biri olduğunu kaydeden Milletvekili Etyemez, üreticilere verdikleri desteklerle, tarım alanlarını korumak ve geliştirmek için yaptıkları yasal düzenlemelerle çiftçilerin üretimini artırmayı hedeflediklerini söyledi. Çiftçilere verilen desteklerden bahseden Halil Etyemez, “2002 yılında 1.8 milyar lira olan tarımsal destek miktarını, 2017 yılında 12.9 milyar liraya çıkarttık. 2002’de 83 milyon lira hayvancılık desteği verilmiş iken, bu desteği 2017 yılında 3.8 milyar liraya yükselttik. Çiftçilerimize son 15 yılda toplam 105 milyar lira destek verdik. Çiftçilerimizin kullanmış oldukları mazotun yarısını destek olarak veriyoruz. 2003-2017 yılları arasında çiftçilerimize 8.2 milyar lira mazot destekleme ödemesi yaptık. Geçtiğimiz yıl için çiftçilerimize bu yıl yaklaşık 2 milyar lira mazot parası ödedik. Desteklerimiz tabi ki bunlarla sınırlı değil. Yeni yapılacak veya modernize edilecek ahır ve ağılların inşaatına yüzde 50 hibe sağlıyoruz. Küçükbaş hayvancılık yapan yetiştiricilerimize çoban istihdamında destek sağlıyoruz. Damızlık düve, manda, koç, teke üretim merkezleri kurulmasını destekleme kapsamına aldık. Mera hayvancılığı yetiştirici bölgeleri belirledik ve bu bölgelere ilave özel teşvikler sağladık.” dedi.
Konya’da hayvancılık yatırımlarını desteklediklerinin altını çizen Etyemez,  yeni desteklerle hayvancılıkta büyümenin hız kazandığını vurguladı. Büyükbaştan küçükbaşa, besiden süte, yemden arıcılığa kadar birçok alanı destek kapsamına aldıklarına dikkat çeken Etyemez, “Küçükbaşta 100-200 baş, büyükbaşta 10-50 baş anaçlık işletmeleri destekliyoruz. Ayrıca yüksek verimli erkek damızlık alımında yüzde 80 hibe veriyoruz. Son 15 yılda Konya’da hayvancılık desteğini 74 kat artırdık. Yaklaşık 2 milyar lirası hayvancılık olmak üzere Konya’ya toplam 7 milyar lira tarımsal destek sağladık. Konya, damızlık düve ve damızlık koç-teke üretim merkezi oluyor. En az 500 baş kapasiteli damızlık gebe düve ve damızlık koç-teke üretim merkezleri kuruyoruz. Konya’da kırsal kalkınma hamlesini başlattık. Son 11 yılda Konya’ya 173.5 milyon lira hibe desteği verdik. Bu hibelerle 281 yeni tarımsal sanayi tesisi kuruldu, 2 bin 621 kişiye istihdam sağlandı. Gençlere 30 bin lira hibe desteğini 2016 yılında uygulamaya geçirdik. Konya’da 2016-2017 yıllarında 520 genç girişimciye 15.6 milyon lira hibe sağladık.” diye konuştu.
 

Konya Birlikten Genç Yetiştirici Platformu

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından Konya’da bir otelde düzenlenen genç yetiştiricilere yönelik tanıtım ve değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda Konya DSYB Yönetim Kurulu Başkanı Edip Yıldız, bir açılış konuşması yaparak “Gündeme gelmeyen ve pek önemsenmeyen sorunlardan birisi de tarım nüfusunun yaşlanmasıdır. İşte bu nedenle özellikle de hayvancılıkta nüfusun yaşlanması sorununa karşılık kamuoyunda bir farkındalık oluşması amacıyla Konya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak kendi üyelerimiz içerisinden 18-25 yaş aralığındaki gençlerden oluşan Genç Yetiştirici Platformunu kurarak ilk toplantımızı gerçekleştirmek üzere toplandık. Genç Yetiştirici Platformu’nun, ülkemizde hayvancılık sektörüyle alakalı önemli bir misyonu üstlenerek sektörün yaşlanmasını önlemek üzere yeni projelere imza atacağına inanıyorum. Hayvancılığın sorunlarına ve çözüm önerilerine bir de onların dünyasından bakacağız.” Dedi.
Başkan Edip Yıldız, “Gıdanın sosyal ve ekonomik açıdan önemi önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelmesini beklemekteyiz. Her ne kadar günümüzde bazı gıda ürünlerini dış pazardan temin ediyor olsak bile birçok gıda ürününü ülkemizde üretmeye mecburuz. Bunun içinde genç, dinamik, üretmenin önemini bilen bir kırsal nüfusa ihtiyacımız var. Maalesef ülkemizde kırsal nüfus her geçen gün azalmakta; buna karşılık devletimiz kentten kırsala göçü artırmaya yönelik yeni politikalar üretmektedir. Genç çiftçi bu durumun bir örneği olarak önümüze gelmektedir. Son 10 yıla baktığımızda belde ve köy nüfusu ise 14,6 milyon azalarak 6,1'e düşmüştür. Bu rakam toplam nüfusun yüzde 7‘si oluşturuyor. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de genç nüfus tarımla uğraşmak istemiyor” vurgusu yaptı.
  
Sektörde Öncelik Genç Nüfus
Hayvancılık sorunlarının bazılarının  gündeme gelmediğini ifade eden Başkan Edip Yıldız,  “Gündeme gelmeyen ve pek önemsenmeyen sorunlardan birisi de tarım nüfusunun yaşlanmasıdır. İşte bu nedenle özellikle de hayvancılıkta nüfusun yaşlanması sorununa karşılık kamuoyunda bir farkındalık oluşması amacıyla Konya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak kendi üyelerimiz içerisinden 18-25 yaş aralığındaki gençlerden oluşan Genç Yetiştirici Platformunu kurarak ilk toplantımızı gerçekleştirmek üzere toplandık. Genç Yetiştirici Platformu’nun, ülkemizde hayvancılık sektörüyle alakalı önemli bir misyonu üstlenerek sektörün yaşlanmasını önlemek üzere yeni projelere imza atacağına inanıyorum. Hayvancılığın sorunlarına ve çözüm önerilerine bir de onların dünyasından bakacağız. Bizi Avrupa ülkelerinden farklı ve güçlü kılan en önemli unsur genç nüfusumuz, elimizdeki bu gücü genç nüfusu doğru yönlendirir üretimin önemini onlara daha iyi anlatır ve onları daha fazla hayvancılık sektörüne dahil edebilirsek inanıyorum ki sektöründe birçok sorunu zaman içerisinde çözüme ulaşacaktır. Çünkü sektördeki ve toplumdaki tüm sorunların çözümü gençlerdedir” şeklinde konuştu.
 

Ahır ve Ağıl İçin Yüzde Elli Hibeden Faydalanacak İşte İller

Hayvancılıkta modern ahır veya ağıl projeler için verilen yüzde 50 hibe desteğine başvuruları başladı.

Edinilen bilgiye göre , modern ahır ve ağıl projeleri için sağlanan yüzde 50 hibe desteği için başvuruların 2-31 Ocak 2018 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüklerine başvuru yapabilecekler. Ahır veya ağıl için destek alabilecek iller ise şöyle
 Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Elazığ, Hakkari, Iğdır,Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli, Van, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin , Siirt, Şırnak, Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir,Konya Nevşehir, Niğde, Yozgat, Artvin, Bayburt, Giresun, Samsun, Gümüşhane, Ordu, Rize,Tokat, Trabzon

Başvuru yapanlarda, öncelikle en az 1 yıl öncesine dayanan Hayvancılık Bilgi Sistemine kayıt yaptırmış olma şartı aranacak. Bu ön koşula sahip en az 10, en fazla 49 baş anaç sığır veya en az 100, en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli aktif işletmesi olan yetiştiricilerin başvuruda bulunabileceği aktarıldı.
 

Koruyucu Tarım Konferansı Konya'da

Üç gün sürecek olan konferans, Batı ve Orta Asya ile Kuzey Afrika ülkelerindeki bilim insanı, uzman ve çiftçileri Konya Kapalı Havzası’ndaki koruyucu tarım potansiyeli ile ilgili yapılan taslak çalışmayı değerlendirmek ve Batı ve Orta Asya ile Kuzey Afrika ülkelerinde koruyucu tarımın önündeki fırsat ve engelleri tartışmak için biraraya getiriyor.

Konferans kapsamında Koruyucu Tarım’ın daha hızlı yaygınlaştırılmasını sağlayacak; ekonomik, sosyal, politik ve kurumsal faktörleri de dikkate alan bir strateji oluşturulması amaçlanıyor.

“Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum için Tarım Uygulamaları Projesi” kapsamında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından düzenleniyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen proje, FAO tarafından yürütülmektedir.

Bu projenin teknik desteği Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından sağlanmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı projenin faydalanıcısıdır. Projenin sözleşme makamı Merkezi Finans ve İhale Birimidir.

05.07.2017
Devamı konya konferans