Su Ürünleri Kanunun da Revizyon

04 Kasım 2019 Pazartesi 15:47
7 Okunma
Su Ürünleri Kanunun da Revizyon

Sür- KOOP Başkanı Özkaya: Bizim beklentimiz bu kanunun değişmesiydi.
 
 Su Ürünleri Kanununda ki bazı maddeler eylül ayından komisyona sunulmuştu. Su Ürünleri Kanununda değişiklikler komisyon tarafından kabul edildi. Anadolu İzlenimleri Dergisi olarak konunun tüm detaylarını  Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ramazan Özkaya sorduk.

Başkan Özkaya komisyon tarafından kabul edilen kanun değişikliği ile ilgili “Bize göre bu kanun tam anlamıyla yeterli değil ancak Türk balıkçısının sürdürebilirliğini sağlaması için böyle bir çalışma olması gerekiyordu. Bu kanundaki yenilikler ise Balıkların stoklarının korunabileceği, avcılığa yeni bir sistem geleceği Marmara ve Karadeniz de ışığın yasak olacağı, 36 ncı maddeyi içeren cezaların  biraz daha caydırıcı olacağı , balıkçı barınaklarını kullanma hakkı kooperatiflerdeyken üretici birliklerininde ilave edildiği, balıkçı barınaklarını işleten kooperatiflere yönetmeliklere aykırı işlemler sonrası o 2500 lira ile 25000 lira ceza verilebileceği, yönetmeliklere ikinci bir aykırılık durumunda bu cezanın iki katına çıkacağı balıkçı barınağı yönetimlerinin fes edileceği ve bu cezaları yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı vereceği ilave edilmiştir.. Buradaki hedef stokların kendisinin yenilemesine fırsat verilmesi yakalanan balıkların küçülen boylarının büyümesi ve kaybolan ekonomik balıkların denizlerimizde çoğalmasının sağlanması hedeflenmiştir. Hepimizin beklentisi tabiî ki denizimizin bereketli olmasıdır. Ancak;  1975 ve 1995 yılları arasında o bereketli günleri yakalamamız mümkün görünmüyor.  Bu şartlar altında bugünü koruyarak geçmişte yapılan hatalardan ders alarak önümüzdeki yıllar için avlanma planı yapabilirsek eski bereketli denizlerimize dönebiliriz. ”dedi.
 
Sür- KOOP Başkanı Özkaya; konuyu şöyle değerlendirdi: “7 Ekim’deki tarım komisyonunda 1380 sayılı su ürünleri kanunundan değişiklik yapılması içi kanun teklifi komisyonda görüşüldü. Bu görüşmede bizim beklentimiz bu kanunun değişmesiydi. 1971 yılında çıkan kanun zaman içerisinde maddelerinde değişiklik olsa da günümüzün koşulları için yeterli gelmedi. 1971 yılında yetiştiricilik yoktu. Bir şeyler değiştikçe, teknoloji ilerledikçe, gemiler büyüdükçe, yurt dışında balıkçılık yapmalar arttıkça kanun yetersiz geldi. Kanunda değişikliklere ihtiyaç vardı. Tarım komisyonunda bu kanun tartışmalar dan sonra oylama ile kabul edildi kabul. Büyük ihtimalle Ekim ayının 20’sine kadar kanunlaşarak çıkacak.
 
Bize göre bu kanun tam anlamıyla yeterli değil ama Türk balıkçısının sürdürebilirliğini sağlayacağı balıkların stoklarının korunabileceği, avcılığa yeni bir sistem geleceği Marmara ve Karadeniz de ışığın yasak olduğu, maddelerin biraz daha caydırıcı olması ve kota ve bölgesel balıkçılığa geçilebileceğinin önünü açacağı için umutluyuz ancak; balıkçı barınaklarını kullanma hakkı kooperatiflerdeyken üretici birliklerininde ilave edildiği, balıkçı barınaklarını işleten kooperatiflere yönetmeliklere aykırı olduklarında 2500 lira ile 25000 lira ceza verilebileceği, yönetmeliklere ikinci bir aykırılık durumunda bu cezanın iki katına çıkacağı balıkçı barınağı yönetimlerinin fes edileceği ve bu cezaları yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı verileceği kanuna konulmuştur. Ancak Kooperatifler yerellerde kurulurken üretici birlikler il bazında kurulmuşlardır bu belirsizlik durum kooperatifleri sıkıntıya sokmuştur yasa böyle çıkarsa bu belirsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca yasak zamanda yasak yerde avlanan ruhsatsız teknelere el konulacağı, yasak zamanda yasak yerde avlanan ruhsatlı teknelerin kayık dışında bütün istihsal eşyalarına el konulacağı cezaları gelmiştir.  Tabiki denizleri cezalarla tamamen korumak mümkün değildir aslında tüm balıkçılar olarak bilinci balıkçılık yaparak bu sorunların tamamının çözüme kavuşturacaktır. Çünkü Genele baktığımızda stoklarımız azaldı, piyasaya sürülen balık boylarında küçülmeler var, ekonomik balık dediğimiz uskumru gibi balıklar neredeyse yok denecek kadar azaldı. Bunlar balık stoklarında sıkıntı olduğunu gösteriyor. Bunun en güzel örneği de 2007 yılında 528 bin ton, 2013 yılında 338 bin ton, 2018 yılında 280 bin ton balık stoku vardı yani her sene baktığımızda aşağı düşüyoruz. Avlanma büyüklüğüne ulaştık bu yüzden hangi teknoloji kullanırsak kullanalım gemilerimizi ne kadar büyütürsek büyütelim bizim yakalayacağımız balık miktarı bu kadar. 1975 ve 1995 yılları arasında o bereketli günleri yakalamamız mümkün görünmüyor.  Bu şartlar altında bugünü koruyarak geçmişte yapılan hatalardan ders alarak önümüzdeki yıllar için avlanma planı yapabilirsek eski bereketli denizlerimize dönebiliriz. Bunu yapabilmek için bütün dünyanın yaptığı bizde %3.5 olan koruma alanlarını %10’a çıkarmalı balıklar kaçabileceği alan bırakmalıyız böylece balıklar oraya kaçabilecek yumurta bırakacak belli erginlik seviyesine gelecektir.  Bunun dışında yasa dışı avlanmayı engellememiz gerekir.  Ben istediğim gibi avlanırım ben masraf yaptım diyen balıkçılar değil yasa dışı avlanmayan sürdürebilirliği sağlamak için destek olan stoklarımızın korunmasını amaçlayan balıkçı bizim balıkçımız. Kurallara uyulduğu sürece denizlerimiz bize yeter ancak kural kaideye uymazsak denizlerimiz hiç birimize yetmez. Belli bir zaman sonra denizlerde sadece balığın resimlerini görürüz. Bunun için biz diyoruz ki babalarımızdan dedelerimizden bize emanet kalan bu denizlere biz ihanet etmeyeceğiz. Biz bu denizleri koruyacağız. Sağlıklı yaşamda en üst sırada bulunan balığı sofralara daha çok taşımak için biz bir sistem getirmek zorundayız bunu el birliğiyle yapacağız.”
 
  
“Fahri Müfettişler olacak”
Fahri müfettişler gelmesi bu da komisyonda çok tartışıldı. Pek çok su ürünleri mühendisi varken fahri müfettişse ne gerek vardı? Su bilimleri, su ürünleri mühendisi neden yok? Aslında bizim balıkçılarımız tebliğe uygun kurallara uygun balıkçılık yapsalardı da böyle şeyler başımıza gelmeyecekti. Fahri müfettiş yanlış tutanak tutturursa 10 bin lira müeyyidesi var. Şimdi usulsüz avlama, her gün basında çıkması bazı tedbirlerin alınması için bakanlığı harekete geçirdi bunlardan biri de fahri müfettişleri. Herkes şikâyet ediyor gibi görünse de balık stoklarının düzenlenmesi, bilinçli avlanma yapılması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Yapalım ki stoklar kendine gelsin ve bizim müfettişe ihtiyacımız yok biz denizleri kendimizi koruyacağız diyebilelim. Bizim balıkçımız, akıllı balıkçı bunları yapar fakat bizim toplumumuz birbirinin arkasında durmak yerine eleştire bir toplum olduğu için bu birlikteliği sağlayamadık. Yasanın getirdiği en büyük olay kota. Bu sürdürebilirliği sağlamak için ne kadar balık yakalamalıyız? Tabi verilerimiz yok ama yapılabilir. Kota ve bunun yanında bölgesel balıkçılık gelirse, denetim elemanları da denetimi iyi yaparlarsa balıkçı kotayı geçip denetimlerden memnun kalırsa bir de para kazandığını görürse biz geleceğimizi garanti altına almaya başlarız bu da yeni çıkan yasa sayesinde olacak.
 
“Tüm Balıklarda sıkıntı var”
Her balık ta sıkıntısı var.  Bizim denizlerimizde en çok %47 oranında hamsi var biz hamsiye Türkiye’nin denizlerdeki kuru fasulyesi diyoruz. Hepsi insan gıdasına gitmiyor bunun bir kısmı balık unu ve balık yağı fabrikasına gidiyor. Bu üreticilerin bir ARGE çalışması yapması lazım balık girdilerini balık unu balık yağına bağlı değil fakat onlarında içinde olduğu bir çalışma yapması lazım. Sen organik balığı, una çeviriyorsun katkı koyuyorsun onu balığa tercih ediyorsun doğru değil.
 Yetiştiricilik olsun tabi denizin balığını halkın gıdasına vermek zorundasın. Çünkü adam zaten zor geçiniyor, zor alıyor. Kooperatifler olarak bir görevimiz tüketiciyi de korumak olmalı yani tüketici nerden yakalanmış, taze mi, ucuz mu bunlara bakacak bunları biz balıkçılar göstereceğiz yeni yasayla inanıyorum ki sofraya kadar takibi olacak. Kim yakaladı, nasıl yakaladı, kaç günde yakaladı hepsi belgeli olacak bu da tüketiciyi koruyacaktır.
Bizim hep söylediğimiz bir şey var biz tüketiciyi korumakla da yükümlüyüz. Nasıl koruyacağız bu tüketiciyi? Kandırmayacağız, hijyenik şartlarda getirdiğimiz taze balığı onlara ulaştıracağız. Bu kanundan mutluyuz, cezalar ağır mı evet ağır, bazı malzemelere el konulacak mı evet ama ben ruhsatı olmayan kurallara uymayan her tekneye el konulmasına tarafım. Denizde vergisi yok, ruhsatı yok yasak zamanda avlanma yapıyor biz niye yasak ettik? Stoklar kendini korusun diye, deniz bir dinlensin diye. Sen orda çıkıyorsun hukuk tanımadan istediğini yapıyorsun benim aklım almıyor. Ruhsatlı balıkçılarımızı zaman içinde eleştirebiliriz ama onları korumak da bizim görevimiz. Eğer onların karşısına denizler dinlensin 3,5-4 ay diye çıkarken tekneler, gemiler kıyıda beklerken bir bakıyorsun biri çıkıyor belge yok bir şey yok denizde cirit atıyor. Haksız rekabet yapıyor, stoklara zarar veriyor, dürüst balıkçının ekmeğini çalıyor bu yüzden biz çıkan kanundan mutluyuz.

“Mülkiyetlerin Kamuya Geçmesinde Son Karar Valinin”
Karar valiye kaldı ama vali bunu İl Tarım Orman Müdürlüğüne ya da Sahil Güvenliğe verebiliyor. Bu neden doğru eskiden sahil güvenlik yakaladığı zaman plaka yok bir şey yok ceza kesiyordu mahkemeye veriyordu mahkeme de bırakıyordu.  Tabi biz hukukçu değiliz neden bıraktığını bilemeyiz yeni çıkan kanun bu boşlukları dolduruyor. Eğer tekne kullanılabilirse üniversite veya kuruluşlara verecek yoksa imha edecek.  Bu şekilde iki teknesi giden kişi üçüncü bir tekne alamaz cezalar caydırıcı olur. Bu yüzden biz bu kanunun çıkmasını istiyoruz eksiği varsa düzeltilir.
Bütün balıkçı arkadaşlarımızın bu kanunu dikkatlice okumalarını boşu boşuna ceza yememelerini bizimde bunun için kanunlaştıktan sonra yürürlüğe geçeceği 01.01.2020’ye kadar toplantılar yaparak balıkçılarımızı bilgilendirmemiz lazım. Tüm balıkçıları bu kanundan haberdar edeceğiz.
 

Son Güncelleme: 04.11.2019 15:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4