1. GİRİŞ

Tarımsal girdiler: TOHUM, GÜBRE, TARIM İLAÇLARI, ZİRAAT ALET VE MAKİNELERİ VE SU’dur. Tarımsal üretimde yüksek verime ve kaliteye ulaşmak için gübre, vazgeçilmez girdilerin başında gelir. Gübrenin üretim maliyetindeki payı % 15-20 oranında olmasına karşılık, verim artışındaki payı % 50 civarındadır.

Türkiye, birim alanda dünya ortalamaları düzeyinde gübre kullanmaktadır. Birim alanda verimliliğin artırılması için gübre kullanımının da artırılması gerekmektedir. Gübre hammaddelerinin başında fosfat kayası ve doğalgaz gelmektedir. Türkiye’de gübre hammaddeleri ve gübre üretiminde kullanılan ara maddelerin büyük bir kısmı ithalat yoluyla karşılanmakta, çok az bir kısmı yerli üretimden karşılanmaktadır. Gübrenin gerek mamul, gerekse hammaddesi açısından ülkemiz dışa bağımlı durumdadır. Yerli üretimin tüketimi karşılama oranı % 60-80 arasında değişim göstermektedir.

Dünyada bir yıldan beri devam eden Covid-19 pandemisi, tarımsal üretim ve gıda tedarikini hayati bir konuma getirmiştir. Aynı şekilde tarımsal üretim ve gıda tedariki ülkemiz açısından stratejik bir önem kazanmıştır. Ülkemiz açısından stratejik ürünlerin başında hiç şüphesiz buğday gelir. Ülkemiz yılın ekolojik gidişatına göre 19-22 milyon ton arasında buğday üretmektedir. Buğdaydan birim alandan alınan, buğday verimi 60 yıl içinde 80-100 kg/da’dan 280 kg/da verime ulaşmıştır. Bu verim artışının sebebi tek bir faktör olmamakla birlikte, ıslah edilmiş sapı sağlam, hastalıklara dayanıklı, yatmayan, gübre tüketimi fazla bodur ve yarı bodur buğday çeşitlerinin üretime girmesi yanında, gübre kullanımının artması ile olmuştur. Buğday ekim alanlarımız, 9,4 milyon hektardan 6,8 milyon hektara, yani 2,6 milyon hektar azalmasına rağmen verim artışı ile rekolteyi korumuştur. Kuru ziraat alanlarında verim yağışlara ve dağılımına bağlı olduğundan 150-300 kg/da’larda iken, sulanan alanlarda 500-600 kg/da, hatta 800-1000 kg/da verime ulaşabilmektedir. Kamuda ve özel sektörde uzun yıllar teknik uygulamalarda ve yönetimde bulunmuş bir kişi olarak, yetiştirme tekniği paketinin bütünü ile uygulanması ile Türkiyemiz, 30-35 milyon ton buğday üretimini gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu söyleyebilirim.

  1. TÜRKİYE’DE GÜBRE ÜRETİMİNİN DÜNÜ BUGÜNÜ

Türkiye’de ilk gübre üretimi 1939 yılında Karabük Demir Çelik Fabrikasında yan ürün olarak Amonyum Sülfat (Çiftçilerimizin şeker gübre dediği) gübresinin üretimi ile başlamıştır. 1953 yılında azot sanayinin kuruluşu ile Devlet eliyle gübre üretim fabrikaları kurulmuş, 1970’li yıllarda artmaya başlayan yatırımlar meyvelerini vermeye başlamış, TÜGSAŞ (Türkiye Gübre Sanayi A.Ş.) ve İGSAŞ (İstanbul Gübre Sanayi A.Ş.) gibi Devlete ait gübre fabrikaları yanında; özel sektöre ait Toros, Bagfaş ve Ege Gübre gibi sanayi kuruluşları gübre üretmeye başlamıştır.

(*) TİGEM Emekli Daire Başkanı. Gübre İthalatçıları ve Dağıtıcıları Derneği Onursal Başkanı.

1980’li yılarda sonra, “Tedarik ve dağıtım” görevini üstlenen Türkiye Zirai Donatım Kurumu ile başlayan tedarik ve dağıtımın özelleştirilmesi ile başlayan özelleştirme çalışmaları, üretimin de özelleştirilmesi şeklinde devam etmiştir. TÜGSAŞ, ve İGSAŞ’ın da 2004 yılında özelleştirilmesi ile Devlet gübre üretiminden çekilmiştir.

  1. GÜBRE FİYATLARI EL YAKIYOR

Pandeminin etkisi ile bütün dünyada yaşanan üretim kargaşası, şüphesiz gübre sektörünü de etkilemiştir. Dolar bazında ticareti yapılan gübre fiyatlarında önemli miktarda artış olmuştur. EK 1-2-3 grafiklere göz atıldığında:

DAP fiyatı 18 Şubat 2020’den 18 Şubat 2021 tarihleri arasında 300 Dolar/ton fiyattan 500-550 Dolar/ton fiyata yükselmiştir.

Başta hububat olmak üzere, tarla bitkileri üretiminde taban gübre olarak kullanılan DAP (Diamonyum Fosfat) gübresinde bir yıl içinde % 66-83 arasında fiyat artışı olmuştur.

  • Yine hububat ve mısır tarımında en çok kullanılan ÜRE gübresi 18 Şubat 2020’den 18 Şubat 2021 tarihleri arasında bir yıl içinde, 200-250 Dolar/ton fiyattan 350 Dolar/ton fiyatın üstüne çıkmıştır. Bir yıl içinde artış oranı ortalama % 75 olmuştur.

Bir yanda yurtdışı fiyatlarındaki artışlar yanında, dolar kurundaki artışlar, gübre fiyatlarında büyük bir artışa sebep olurken, çiftçilerimiz açısından gübre fiyatları el yakar duruma gelmiştir. Çiftçilerimiz açısından gübre kullanımının kısıtlanması veya kullanımından vazgeçilmesinin, tarımsal üretimimiz açısından ne denli dramatik sonuçlar doğuracağı gözden uzak tutulmamalıdır.

Yurtiçi fiyatlar açısından bir değerlendirme yapacak olursak;

Geçen yılın Ocak ayında tonu 2.500 TL olan DAP gübresinin, 2021 Ocak ayındaki perakende fiyatı 4.100 TL/ton olmuştur. Artış oranı % 64’tür. ÜRE gübresinde ise 2.000 TL/ton fiyattan bir yıl içinde 3.500 TL/ton fiyata yükselmiştir. Bir yılda artış oranı % 75’tir.

  1. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÜBRE DESTEKLEMELERİ

Dünyada 1974 yılında yaşanan petrol krizi nedeniyle, kimyevi gübre fiyatlarında % 200’e varan artışlar meydana gelmiştir. Fiyat artışları karşısında çiftçilerin gübre satın alamayacak duruma düşmeleri ve gittikçe önemi anlaşılan gübrenin destekleme ihtiyacı doğmuş, bu maksatla çeşitli tarihlerde kararname ve genelgelerde, kimyevi gübrelerin yurtiçi ve yurtdışından tedarik, dağıtım ve desteklenmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemelerle, 1974-1980 döneminde kimyevi gübre iş ve işlemleri, gübrenin tek tedarikçisi olan Türkiye Zirai Donatım Kurumu ve Şeker Şirketine görev zararı olarak ödenmiştir. (1) 1986’da gübre sektöründe liberasyona gidilmiş, tüm üretici kuruluşlar ve Tarım Kredi Kooperatifleri sisteme dahil edilmiştir.

1980 yılında gübre fiyatları üzerinden destekleme oranı % 56,1 iken, gittikçe desteklemeler erimiş, 2001 yılına gelindiğinde bu oran % 11’e düşmüştür. (1)

Desteklemeler 2007’den sonra alan bazlı olarak uygulanmaya başlamıştır. Mazot ve gübre desteği ürün grupları üzerinden ödenmeye başlanmış, 2020 yılında hububat grubunda dekara 8 TL/da, diğer ürünlerde 4 TL/dekar olarak uygulanmıştır.

Artan gübre fiyatları karşısında bir açıklama yapılarak gübreye verilen alan bazlı desteklere % 100 artış yapıldığı açıklanmıştır.

2020 yılının perakende fiyatları dikkate alındığında, hububat grubu için 8 Lira ile 3,2 kg DAP gübresi, 4 kg ÜRE gübresi satın alınabilmektedir. 2021 yılı için 16 Lira olduğuna göre 3,9 kg DAP gübresi satın alınabilmektedir. ÜRE için ise satın alınabilecek miktar 4,5 kg’dır. Diğer ürün gruplarında ise bu rakamların yarısı kadar destekleme söz konusudur. Geçmişten günümüze rakamlar karşılaştırıldığında gübreye yapılan desteklemelerin ne denli yetersiz kaldığı anlaşılacaktır.

Kuru ziraat şartlarında buğday ekiminde ortalama 10 kg/da, suluda 20 kg/da DAP gübresi kullanıldığı dikkate alındığında, yapılan gübre desteklemesi ile azotlu gübre bir tarafa, tabn gübresinin % 39’unu ancak karşılamaktadır.

SONUÇ OLARAK

Ortaya çıkan rakamlar, çiftçilerimiz açısından iyi şeyler söylememektedir. Pandemi döneminde tarımsal üretimimiz ve buğday gibi stratejik ürünlerin verim kaybına uğramadan üretilmeleri, ülkemiz açısından hayati önem taşımaktadır. Tarımsal desteklerin bütünü ile ele alınarak yeniden değerlenmeye tabi tutulması, tarımımız ve çiftçilerimiz açısından önemli olacaktır.

KAYNAKLARI :

  1. Harmanşah, Fahri 2020. Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Gübre Gerçeği (Basılmamış kitap)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4