AB PANORAMA| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

AB PANORAMA

AB’DE VE ÜLKEMİZDE KIRSAL KALKINMA (IPARD) VE ÖRGÜTLENME – I
 
Gelişmişlik düzeyi, bir ülke değerlendirilirken önemli göstergelerden biridir. Genellikle sayısal verilere dayanılarak yapılan bu değerlendirmenin, o ülkenin bütün alanlarında, topyekûn bir gelişmişliği kapsaması ve ülkenin bütün fertleri arasında dengeli bir dağılıma sahip olması gerekmektedir. Değilse, gelişmişlik düzeyi sadece bir takım sayılardan oluşan ama o toplum için çok anlamlı olmayan bir gösterge olacaktır. Bu nedenle bir ülkenin gelişmişliğinden bahsederken kır-kent dengesinin iyi ayarlanmış olması, kırsal alanda yaşayan fertlerin ekonomik ve sosyal refahı ile yaşam kalitesinin kentteki insanlar kadar artırılabilmesi gereklidir. Sosyal devlet olduğunu iddia eden bütün ülkeler, toplumsal huzuru tesis edebilmek amacıyla sürdürülebilir bir kırsal kalkınma gerçekleştirmeye çalışırlar. Bunu başaran ülkeler ise gerçek anlamda gelişmiş ülke olarak nitelendirilebilirler.
 
Kabul edilebilir bir kalkınmanın sağlanması, ancak sürdürülebilir bir kırsal kalkınmanın gerçekleştirilmesi ile sağlanabilir. Her ülke kendi şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun Kırsal Kalkınma faaliyetlerini etkin bir şekilde uygulayabilmek üzere politikalara belirlemekte ve bu kapsamda tedbirler oluşturmaktadır. İki bölümden oluşan bu yazımızda AB’de ve ülkemizdeki tarımsal alandaki kırsal kalkınma yaklaşımındaki tedbirler, IPARD uygulamaları ve tarımsal amaçlı üretici örgütlerinin bu yapı içindeki önemi üzerinde durulacaktır.
 
Bu ilk bölümde AB’de durum ele alınmakta, kırsal kalkınma yaklaşımındaki tedbirler ve tarımsal amaçlı üretici örgütlerinin bu yapı içindeki rolleri üzerinde durulmaktadır. Bu kapsamda AB’deki son mevzuatın uygulamaya yansımaları ve son durum hakkında bilgiler verilecektir. Gelecek sayıdaki bölümde ise; ülkemizde kırsal kalkınma alanındaki mevcut durum geçmişten günümüze kısaca ele alınıp, mevzuatımız ve stratejik planlarımızdaki son durum tespit edilecektir. Bu tespitler ve AB ile mukayeseler sonunda elde edilen veriler ışığında ülkemizdeki üretici örgütlerinin özellikle de kooperatiflerin AB’deki emsalleri gibi kırsal kalkınma süreçlerinde nasıl etkin roller üstlenebilecekleri anlatılacaktır.
 
 
AB’deki Durum
 
Avrupa Birliği’nde başlangıçta Akdeniz bölgesindeki üye ülkeler ve dağlık alanlardaki çiftçilere yönelik olarak başlayan kırsal kalkınma politikaları, her yeni üyelik sonrasında artan gelişmişlik farklılıkları nedeniyle giderek daha da önem kazanmış ve zamanla Ortak Tarım Politikasının (OTP) tamamlayıcı unsuru olarak görülmeye başlamıştır. Özellikle 1990’lı yıllarda başlayan çalışmalar sonunda Gündem 2000 adı altında yapılan reform çalışmaları ile OTP, çok yıllı programlar ile kırsal kalkınmayı da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve bu tarihten sonra adı “Ortak Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikası” olarak anılmaya başlamıştır.
 
AB yapısal fonların daha etkin kullandırılabilmesi amacıyla mevzuatda yapılan değişiklikler ile bir takım tedbirler alınmaya başlamıştır. Geri kalmış bölgelerde tarım ve ormancılıkta üretim ve işleme yapılarının düzenlenmesiyle gelişmenin desteklenmesi ve yapısal uyum sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda üreticilere yatırım yardımı, işleme ve pazarlama için yatırım yardımları, 55 yaşın üstündeki çiftçiler için erken emeklilik primleri, gıda dışı amaçlı tarım ürünlerinin teşviki, çevre dostu uygulamalara destek gibi konular ile kırsal alanlarda ekonomik çeşitliliğin teşvik edilmesi hedeflenmiştir.
 
AB’de son reform sürecinden sonra kırsal kalkınma ile ilgili son esas mevzuat 20 Aralık 2013 tarihinde yayınlanan 1305 sayılı Kırsal Kalkınma Tüzüğü olmuştur. Son mevzuat içinde özellikle 27’inci madde olmak üzere üretici örgütlerine kanunun birçok yerinde yer verilmiştir. Üretici örgütlerinin ticari planların hazırlanması ile kırsal alanda üretim ve çıktıların pazar taleplerine göre şekillendirilmesi, interbranş örgütler ve kümeler ile kırsal yerel eylem grupları arasında işbirliği kurulması, kuruluşlarının (üretici gruplarının kurulması ve 1308/2013 sayılı Ortak Piyasa Düzenleri Tüzüğünde belirtilen üretici örgütlerine dönüşünceye kadar) desteklenmesi gibi birçok konuya değinilmektedir.
 
AB’de kırsal kalkınma ile ilgili süreci etkileyen en önemli unsur genişlemedir. Son katılımlardan sonra, AB nüfusunun %60’a yakın bir kısmı kırsal alanda yaşar hale gelmiştir. Toplam istihdamın ve toplam üretim değerinin yarıya yakını kırsal alan olarak nitelendirilen bölgelerden sağlanmaktadır. Bu nedenle AB, yeni üyeler için katılım öncesinde sağladığı fonlar ile kırsal alanda denge sağlamayı amaçlamıştır. AB üyeliğine son katılan 10 Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkesi için adaylık sürecinde geliştirilen genişleme stratejisi çerçevesinde tarımsal yapıyı yeniden şekillendirmek amacıyla verilen SAPARD (Special Accession Programme for Agriculture and Rural Development) ve aralarında ülkemizin de olduğu son aday ülkelere yönelik uygulanan katılım öncesi mali yardım aracı kırsal kalkınma için verilen IPARD (Instrument for Pre Accession Rural Development-Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Yardımı) destekleri önemli birer fon kaynağı olmuştur.
 
Genel olarak; AB’de kırsal kalkınma politikaları ile tarım ve orman sektörünün güçlendirilmesi, kırsal alanların rekabet gücünün artırılması ve çevrenin ve kırsal mirasın korunması hedeflerine ulaşmak hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşmak ve Avrupa Birliği içinde kır-kent arası dengesizliği azaltmak amacıyla uzun yıllardan bu yana ciddi politikalar uygulanmakta ve büyük paralar harcanmaktadır. Halen Ortak Tarım Politikasının %25’i kadar bir miktar Kırsal Kalkınma Politikaları için ayrılmakta ve birlikte Ortak Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikası bütçesini oluşturmaktadır. Aslında AB’nin tarım desteklemelerinde kırsal kalkınmaya yönelmesinin ardında yatan bir diğer gerçek; Dünya Ticaret Örgütü’nün kısıtlamalarından kaçınmak ve destekleri mavi ya da yeşil kutu içinde gösterebilmektir.
 
Bu arada zamanla kırsal alanlarda gerçekleştirilen projelerde hedeflenen başarıya ulaşabilmek için bir yapıya ihtiyaç duyulmaya başlamıştır. Kırsal kalkınma projelerinde karşılıklı dayanışma ortamı yaratmak, deneyimleri paylaşmak, yenilikleri desteklemek üzere LEADER (Links Between Actions For The Development Of Rural Economy-Kırsal Ekonominin Geliştirilmesinde Faaliyetlerin Birleştirilmesi) denen ortak faaliyetler başlatılmıştır. LEADER yaklaşımı olarak adlandırılan bu faaliyetlerin uygulanması sırasında karşılaşılan organizasyon ve idare ile ilgili düzenlemelere ilişkin yapılara ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir.
 
Bu aşamada hem LEADER faaliyetleri kapsamında, hem de SAPARD ve IPARD Tedbirleri kapsamında ağırlıklı olarak üreticiler tarafından kurulmuş örgütlerin önemli sorumluluklar alabildikleri görülmektedir. Aslında sadece kırsal kalkınma alanında değil, AB’deki tarım ve balıkçılık ile ilgili ortak politikaların ve bu kapsamdaki Ortak Piyasa Düzenlemelerinin temel uygulama aracı olarak karşımıza hep örgütler çıkmaktadır. Kırsal Kalkınma ile ilgili üretici örgütlerinin rolleri ve uygulamalar Ortak Piyasa Düzenlerindeki uygulamalardan çok farklı değildir.
 
Kırsal kalkınmada üretici örgütlerinin görevi, dağlık ya da geri kalmış yörelerde sürdürülecek kalkınma faaliyetlerinde etkinliğin arttırılmasıdır. Bu amaçla öncelikle bölgede bulunan faal üretici örgütü kullanılmaktadır. Eğer halihazırda bir üretici örgüt yoksa daha önce kurulmuş fakat halen etkinliğini yitirmiş olan üretici örgütünün yeniden yapılandırılması tercih edilmektedir. Eğer bu da yoksa yeni bir üretici örgüt kurulması yoluna gidilmektedir.
 
Herhangi bir örgüte üye olmayan üreticiler bir araya gelerek ya da Mevcut Örgütler (Any Legal Entity) AB kriterlerine uygun olarak tanınma hakkını kazanmaları halinde “Üretici Örgütleri” (Producer Organizations) olarak adlandırılmaktadırlar. Özellikle kırsal alanlarda bu kriterleri karşılayabilmek güçleşebilmektedir. Bu tip durumlarda ilk 5 yıl cirosunun %5-3’lük bir kısmı oranında kuruluş desteği adı altında bir ön destek alarak “Üretici Grubu” (Producer Groups) oluşturulmaktadır. İşte bu örgütler Kırsal Kalkınma politikalarının uygulanmasında öne çıkmaktadırlar. Kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve arttırılması kapsamında üretim, destekleme, işleme, pazarlama, dış ticaret, stoklama, kalite/pazarlama standartları, tüketici bilgisi, rekabet kuralları, piyasa istihbaratı gibi konularda hükümlerin ve bu kapsamdaki kuralların uygulanmasına yönelik hazırladıkları özel planlama dökümanları yürütülen kırsal kalkınma çalışmalarının başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. AB’de Üretici Gruplarına Örgütlerine verilen görevler ana hatları ile aşağıdaki şekilde özetlenmeye çalışılmıştır:
 
  1. Kırsal Kalkınma Politikalarının uygulanacağı yerde bulunan güçsüz üreticilerin ekonomik faaliyetlere katılımını desteklemek ve yönlendirmek,
  2. Üyelerinin kaydını tutmak,
  3. Üretilen ve pazarlanan ürünlerin kaydını tutmak,
  4. Üyeleri tarafından üretilen ürünlerin piyasaya satışını - arzını düzenlemek,
  5. Piyasanın talep ettiği miktar, standart ve kalitede üretiminin planlanması yapmak,
  6. Planlama yönelik İşletim Programın hazırlanmak,
  7. Uygulama için bir İşletim fonu oluşturmak ve bunu finanse etmek,
  8. Üretim maliyetlerini azaltıcı tedbirler almak,
  9. Kırsal piyasada fiyat istikrarını sağlayıcı müdahalelerde bulunmak,
  10. Kırsal alanda planlanan üretimin gerçekleştirilmesi için gerekli müdahale sistemlerinin kurmak ve gerektiğinde işletilmek,
  11. Pazarlama (doğrudan satış/mezat) faaliyetinde bulunulmak,
  12. Kırsal alanda hedef sektöre verilen destekleme, depolama, girdi gibi fonları ve maddi tazminatları üyeleri arasında paylaştırmak,
  13. Ürünlerin işlenmesi ve atıkların değerlendirilmesinde kırsal çevreyi koruyucu tekniklerin uygulanmasını sağlamak,
  14. Kırsal alanda su ve toprak kaynakları ile peyzajın korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesine yönelik uygulamaları teşvik etmek.
 
Üye ülke yetkili otoritesi olan Tarım Bakanlıkları, bu mekanizma içinde işletim görevinden sorumlu olan üretici örgütlerinin kurulması, tanınması ve AB Komisyonu tarafından bu örgütlere verilen görevlerin yerine getirilmesini kontrol etmek ile yükümlüdür.
 
Avrupa Birliği’nde üye devletlerin bu kadar çok yetkiyi üretici örgütlerine devretmelerinin kendilerine göre haklı gerekçeleri bulunmaktadır. Hem AB Komisyonu, hem de üye devlet yetkili makamları, tarımsal verilerin doğruluğunu takip etmek ve kararların uygulanabilirliğini arttırmak için OPD hükümlerinin uygulanmasında üretici örgütlerine önemli roller vermektedir. Ayrıca bu yöntem, üye devletler açısından sahada büyük kolaylıklar sağlamakta ve daha ucuza mal olmaktadır.
 
Gelecek sayıda, kırsal kalkınma alanında ülkemizdeki son durum tespit edilecek, IPARD ile ilgili bilgiler verilecek ve ülkemizdeki üretici örgütlerinin özellikle de kooperatiflerin AB’deki emsalleri gibi kırsal kalkınma süreçlerinde özellikle de IPARD desteklerinde nasıl etkin roller üstlenebilecekleri anlatılacaktır.

Erhan EKMEN