KORKULU RÜYAMIZ "KUŞ GRİBİ-DOMUZ GRİBİ VE KORONAVİRUSLAR"| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

KORKULU RÜYAMIZ "KUŞ GRİBİ-DOMUZ GRİBİ VE KORONAVİRUSLAR"

       Malum, kış geldi halk arasında nezle-grip başladı. Tabi bunlar olağan şeyler. Ancak bu yıl öncekilerden biraz farklı gidiyor. Önce Kuş gribi, sonra domuz gribi derken, yakın zamanda bir de Korona Virus çıktı ortaya.  Bir anda hepimizde bir korku, bir panik oluştu.  Ancak, çoğumuz hatırlarız, yıllar evvel Van'da bir kaç vatandaşın hayatını kaybetmesiyle ilk olarak Kuş gribi hastalığını duyduk. Ve gerçekten pek çoğumuz ne olacağını asla tahmin edemedik. Hemen ülkenin bir çok noktasında karantina tedbirleri alındı. Yetkililerin aldığı radikal kararlar gereği, hatırı sayılır  miktarda kanatlı imha edildi. Çünkü o kadar korktuk, o kadar korktuk ki, mevcut durumu böyle kurtarabileceğimizi düşündük. Bu sırada hava limanlarında, kalabalık alanlarda karantina odaları oluşturularak,yüksek vücut sıcaklığını tespit edebilen dijital dedektörler yerleştirildi. Şüpheliler hemen karantinaya alındı. Neyse ki hatırladığım kadarıyla başka ölümler olmadı, hastalık söndü ve unutulup gitti. Ama sonra gördük ki, kanatlılardan insana kolay geçebilen  hastalık, insandan insana çok da rahat bulaşmıyormuş. Şimdilerde dünyanın farklı yerlerinden kuş gribi haberleri gelmeye başladı.
            Son olarak kuş gribi salgını Balkan ülkelerinden komşumuz Romanya'da ortaya çıktı. Burada en son üç yıl önce görülmüştü. Bizim hemen yanımızda ve batı sınırımızda gelişen olaylar ister istemez hepimizin içini şöyle bir ürpertti. Şimdi isterseniz bu hastalığı genel hatlarıyla bir hatırlayalım;

            Kuş gribi etkenleri H5N1, H7N9 şeklinde tanımlanan influenza (nezle) ailesine ait virüslerdir. Fakat en çok bilinen türü H5N1'dir. Bu virüs kuşlar dahil bir çok hayvan ve insanda görülebilir. Fakat sanıldığının aksine çoğu kuş gribi virüsü insanlarda pek hastalığa neden olmaz. Bulaşabilmesi için  hasta olan veya ölen kümes hayvanlarıyla yakın temas, solunum ve sindirim yoluyla uzun süreli maruziyet gerekir.  Hatta enfekte olan veya tam pişirilmemiş / az pişmiş kanatlı ürünlerinin (et, yumurta - kan dahil) hazırlanıp tüketilmesi ve bu hayvanların dışkı ya da tüylerine kontrolsüzce temas edilmekle de olur.  Konuyu biraz daha açarsak;

            Aslında çok farklı kuş gribi türü vardır. Bunların çoğu yabani kuşlarda dolaşır, ancak sadece bazı genç su kuşlarında enfeksiyon yapar. Bu virüsler iyi huyludur ve en kötüsü sadece hafif hastalığa neden olur. Bunlara “Düşük Patojenik Kuş Gribi” (LPAI) virüsleri denilir ve kümes hayvanları üzerinde sadece hafif etkiler oluşturur.
Bir diğeri, kalabalık koşullar altında yoğun kümes hayvanı yetiştiriciliğinin yapıldığı yerlerde, yabani kuşlardan türetilen H5 ve H7 'alt türlerinin' bazı varyantlarıdır. Bunlar kümes hayvanlarında büyük ölümlere neden olabilecek “Yüksek Patojenik Kuş Gribi” (HPAI) virüslerine dönüşebilir. Bu nedenle HPAI, H5N1 bir kümes hayvanı hastalığıdır. Şu anda, HPAI virüslerin insanları enfekte etmesi son derece zordur, ancak yukarıda belirtildiği gibi virüsün hızla insandan insana bulaşması ve ölüm oranının artırması konusunda ciddi bir endişe vardır. HPAI virüsleri yabani kuşlara da bulaşabilir ve onları öldürülebilir, ancak bu nadiren görülen bir durumdur. 

            H5N1'in izlenmesi ve kontrol edilmesi çok önemlidir. Tüm olası yayılma kaynaklarının belirlenmesi gerekir. H5N1'in ülkeler içinde ve arasında yayılması birkaç yolla olur.  En çok enfekte olmuş kümes hayvanlarının veya işlenmemiş kanatlı ürünlerinin (gübre dahil) hareketleri, yeterince temizlenmemiş kafesli taşıma kasalarıyla taşınmasıdır. BM Gıda ve Tarım Örgütü, yüksek riskli faaliyet olarak tanımlanan ve potansiyel olarak enfekte olmuş kanatlı dışkısının tarımda gübre olarak ya da balık ve domuz çiftliklerinde yem olarak kullanılmaması konusuna dikkat çekmiştir. Bu ve benzeri konularda daha fazla araştırmaların yapılması gerektiğini de vurgulamıştır.

            Kuş gribi, insanlarda nezle-grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Hastalığın kuluçka süresi birkaç saat ile 2-3 gün arasında değişir. Rahatsızlığın ilerlediği vakalarda halsizlik, yüksek ateş, öksürük, solunum güçlüğü, baş- boğaz- kemik ağrıları, ishal, bulantı- kusma görülebilir. Yine bir bölüm hastada, özellikle de kronik hastalığı bulunan yaşlı insanlarda ölümle sonuçlanabilecek şiddetli zatürreye çevirebilir. Virüs hızlıca kendi genetik yapısını değiştirebildiği (mutasyon) için aşı hazırlamaya pek fırsat vermez. Dolayısıyla aşısı mevcut değildir. Etkenin bu mutasyon özelliği başka canlılara, özellikle insanlara kolaylıkla geçebileceği şeklinde bilim adamlarının öngörüleri mevcuttur.

            Hastalığın bulaştırılıp yayılmasında yabani kuşların rolü olduğu kadar, kanatlı çiftliklerinden elde edilen dışkıların balık veya domuz yemi olarak kullanılması da başka bir nedendir. Yem meselesi özellikle uzak doğu ve bazı Avrupa ülkelerinde görülür. Bununla ilgili 2006 yılının ikinci yarısında Avrupa'da H5N1 davası açılmıştır. Dava konusu; Avustralya türü bir Siyah Kuğu'nun (Black Swan-Cygnus atratus) kuş gribinden ölmesidir. Almanya'nın Dresden Hayvanat Bahçesi'nde 2006 Nisan'da yumurtadan çıkan Siyah Kuğu, hep aynı süs göletinde yaşamış ve 2006-Ağustosunda kuş gribinden ölmüştür. Dolayısıyla başka bir yerden enfeksiyon kapma olasılığı yok gibidir. Bu nedenle mahkemece gölde kullanılan yapay yem, virüsün olası kaynaklarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu da enfeksiyonun gübre kaynaklı bulaşmasına en iyi delil olmuştur.

            Kümes hayvanlarında yüksek enfeksiyon görülme oranının aksine, yabani kuşların hastalıktan etkilenme durumu çok daha azdır. Her yıl diğer kanatlı hastalıklarından ölen kuş sayısı, kuş gribinden ölen hayvan sayısından çok daha fazladır. Örneğin, kuzey Almanya'da Niedersachsen eyaletindeki bir rapora göre, 2019'da test için laboratuara getirilen 7.000 ölü kuşun % 0.1'den azında H5N1 virüsüne rastlanmıştır.

            Önemsenmesi gereken bir diğer sorun da domuz gribidir. Domuz gribi, yediden yetmişe her yaştan insanı etkileyebilen, tehlikeli, bulaşıcı başka bir hastalıktır. Tipik soğuk algınlığı belirtileri ile kendisini gösterir. Yani ağız, boğaz ağrısı, hapşırık, öksürük gibi belirtilerle başlar. Teknik olarak etken H1N1 koduyla tanımlanan virüstür. Virüs hızla yapısal değişikliğe uğrayabilme yeteneğine sahip  olduğundan, başlangıçta çok tehlikeli olmadan hafifçe seyreder. Fakat, dikkat edilmezse zamanla tehlikeli bir hastalık haline dönüşebilir. Mevsimsel gribe oranla daha ağır bir tablo gösterir.
Dünyada İlk kez Meksika'da 2009 yılında tespit edilmiş, sonra hızla dünyaya yayılarak bir salgın (pandemi) haline gelmiştir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi alarmı verilmiştir.  Kronik hastalığı olan veya vücut direnci düşük kişiler herkesten daha fazla dikkat etmelidir. Hem kuş, hem de domuz gribi "Aman ne olacak!" deyip geçiştirilecek dertlerden değildir. Özellikle astım, domuz gribiyle birleştiğinde çok daha şiddetli,  çok daha ağır sonuçlar  doğurabilmektedir.

Son olarak, Korona virüs nedir? Ondan bahsedelim. Gerek hayvan, gerek insanlarda solunum ve sindirim sisteminde etkindir.  Vücut direnci azalan canlılarda  özellikle şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına neden olurken, yeni doğanlarda viral ishallerin başlıca sebeplerinden biridir. Bu gün Dünya Sağlık Örgütü tarafından başta  Çin olmak üzere, Japonya, Tayland, Güney Kore dışında ABD'de rastlandığı bildirilmiştir. İnsanlarda ilk olarak 1960’lı yıllarda saptanan virüs, solunum yolu enfeksiyonlarında SARS-CoV suşuyla tehlikeli olmaktadır. Bu da Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’de görülmüştür. Genelde Hac ve Umreye giden insanlar için önemli  bir risk kaynağıdır. Son olarak Çin'de görülen yeni tip (Wuhan Coronavirus /2019-nCoV) nedeniyle Wuhan Pnömoni adını almıştır. Wuhan Koronavirüs'ün esas tehlikesi vucüdumuz tarafından yeterince tanınmamasıdır. Böylece meydana gelecek enfeksiyonlar çok daha şiddetli seyretmekte ve ölüme neden olabilmektedir. Henüz ülkemiz sınırları içinde rastlanmamıştır. Ortaya çıkmaması için herkesin hijyen kurallarına üst düzeyde riayet etmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak; sayılan hastalıkların hepsi yetkililerce bildirilen kurallara yeterli duyarlılık ve özen  gösterilerek hasarsızca atlatılabilecek problemlerdir. Ömür boyu sağlıklı kalmamız dileklerimle.
 
Dr. Öğr. Üyesi Hakan KEÇECİ
Bingöl Üniversitesi Veteriner Fak.
Ana Bili Dalı Başk.