Çiğ sütte üretim, destek, prim derken kaliteye göre fiyat konusu gündeme geldi ve bir takım gelişmeler oldu. Çiğ süt konusunda “ kaliteye göre” fiyatla ilgili yaklaşımda şu ana kadar olanları özetlersek;

1- ÇİĞ İNEK SÜTÜNÜN SINIFLANDIRILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2019/64 kapsamında “ sözleşmeli usulde sanayiye arz edilecek çiğ inek sütünün, bileşimindeki yağ ve protein değerlerine göre sınıflandırılması sağlanarak çiğ süt üretiminde kalitenin artırılmasını ve üretici gelirlerinin yükseltilmesi ile süt ürünleri üretiminde verimliliğin sağlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek” olarak amacı belirtilen tebliğde protein ve yağ miktarına ve mevsime göre şöyle bir sınıflama öngörüldü;

1 Temmuz -31 Aralık 2021 tarihleri arasında kalite esaslı soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatı 3,20 TL/Litre olarak belirlenmiştir.

Uygulanacak kalite kriterlerinde;

Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında %3,5 yağ ve %3,1 protein

Ekim-Kasım-Aralık aylarında %3,6 yağ ve %3,2 protein değerleri baz alınacaktır.

Ayrıca yağ ve protein oranlarındaki her bir %0,1’lik değişim için ± 5 Kuruş fark uygulanacaktır.

2021 yılı Temmuz – Aralık aylarına ait çiğ süt destekleme primi TÜM sınıflar için, 20 kuruş / Lt olarak belirlenmiştir.

2- “Sözleşme” nin içeriğinin ne olacağı konusunda 16 Nisan 2015 tarih ve 29328 sayılı resmî gazetede yayınlanan ÇİĞ SÜTÜN SÖZLEŞMELİ USULDE ALIM SATIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK e atıf yapılmaktadır. Bu yönetmeliğin Sözleşmede uyulacak usul ve esaslar

MADDE 6/10 da sütün fiyatının belirlenmesinin nasıl yapılacağı açıklanmıştır;

Taraflarca çiğ sütün fiyatı;

a) Pazarlık ile,

b) Çiğ sütteki koloni sayısı, somatik hücre sayısı, süt yağı ve protein oranlarını dikkate alarak kalite ve içeriğe göre,

c) Pariteye göre,

ç) Ulusal Süt Konseyinin ilan ettiği tavsiye fiyatına göre, belirlenebilir.

3- Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği arasında “Çiğ inek sütü numunelerinde süt içerik analizi işbirliği protokolü” imzalandı.

Bu protokole göre; kalite farkını almak isteyen birlik üyeleri ve diğer süt üreticileri, süt birliklerine başvuracak ve birliklerin laboratuvarlarında ürettikleri süte yılda 2 defa kalite testi yaptıracak. Bakanlık da süt desteklemesi öderken; yağ ve protein değerlerine, sütün kalitesine göre destekleme ödeyecek. Yağ ve protein değerleri yüksek olan sütü üretenlere yüksek destek, düşük çıkan sütü üretenlere ise düşük destek verilecek. Önümüzdeki yıllarda ise sayının 4 e çıkarılacağı öngörülüyor.

4- “Sınıflandırılan çiğ inek sütünün analizine ilişkin uygulama talimatı “ yayınlandı.

Bu talimata göre; süt numunesinin alınması, laboratuvara taşınması, laboratuvardan uzak ilçelerden numune gönderiminde torbalar (kargo petleri) ile gönderilebilecek, şahit numuneler muhafazası birliğin sorumluluğunda olacak.

Analizler birliğin laboratuvarında yapılacak. Analizler için üreticiden ücret alınacak, hata sonucu tekrarlanan analizden ücret alınmayacak.

Numuneler bir gün içerisinde laboratuvara gönderilecek, analiz sonuçları da bir gün sonra üreticiye mesajla bildirilecek.

Numuneler, işletme bazında sütün toplandığı güğümdem, tanktan, yada süt toplama merkezlerinde güğüm ya da süt kabul kazanından alınacak.

Uygulama konusunda giderilmesi gereken şüpheler, tereddütler, itirazlar var;

1- Süt kalitesinin artmasına etkisinin olamayacağı;

  • Tüm kalite sınıfları için aynı miktarda süt pirimi ödenecek olması,
  • Analizler için üreticiden ücret alınacak olması,
  • Kalite sınıflamaları arasında ödenecek farkın (C kalite bir sütün protein ve yağ değerlerinin A kaliteye ulaştırılması için rasyon düzenlemesi/ besleme, bakım vb masraflarla) karşılaştırıldığında cazip olmadığı, nedenleriyle, C sınıfı süt üretiminin üretici açısından daha cazip ve karlı görüleceği, uygulamadan amaçlanan süt kalitesini arttırmada etkisi olamayacağı,

2- Sözleşmeli usulde alım satımına ilişkin yönetmelikte, pazarlık dahil her yola açık bir fiyatlandırma ile fiyat belirlemenin alıcının isteğine bağlı olmasının sütün fiyatının belirlenmesinde kaliteye göre üretime yönlendirici olamayacağı, sözleşmelerde pazarlık usulünün ağırlığını korumaya devam edeceği kanaatinin yaygın olması,

3- Birliklerin numune almalarına ve yapacağı analiz sonuçlarına, alıcıların/ süt sanayiinin ne derece itibar edeceği ve bunun süt sanayiinin süt alım fiyatına yansımayacağı, kaliteyi arttırmaya etkisi olmayacağı şüphesi ile sadece Bakanlığın destek ödemesine belge oluşturmaktan öte bir yararının olamayacağı endişesi,

4- İşletmelerdeki hayvan sirkülasyonunun çok hızlı olduğu ülkemizde yılda iki analizin işletme süt kalitesini ne kadar temsil edebileceği,

Değerlendirme ve Öneriler;

Sütün yağ ve protein içeriğine göre fiyatlanması hem üretici hem de tüketici açısından önemli ve yararlıdır. Ancak süreç hakkında yukarda bazıları sayılan endişeler devam ediyor.

Ayrıca, süt üreticisi işletmelerinin sürdürülebilir olması, birlik/ kooperatif gibi STK ların üretimden pazarlamaya sürece dahil edilmesi, yapılanların birbirini tamamlaması, süreçteki aşamalara güvenilirliğinin sağlanması için bir önemli adımın eksikliği halen devam ediyor;

Ülkemizde süt ve süt ürünlerinin İşlenmesi ve pazarlanmasında STK ların (kooperatif/ birlik) payı sadece % 5 tir. Geri kalan % 95 lik kısım 5 büyük firmanın “adeta” tekelindedir. Danimarka, İsveç, İrlanda ve Finlandiya’da üreticilerin kooperatif/ birlik vasıtasıyla sütü işleme ve pazarlamada bu oran % 95 tir. Almanya, Fransa, Belçika, Portekiz, ve İngilterede ise % 50 dir.

Ülkemizde gıda üretiminin % 15 ini süt ve süt ürünleri oluşturmaktadır. İnsanlarımızın hayvansal proteine ulaşabildikleri en yaygın ürün de süt ve süt ürünleridir. Ülkemizde süt ürünlerinin işlenmesi, pazarlanması konusuna kooperatif ve birliklerin bölgesel olarak girmeleri sağlanmalıdır. Bu şekilde, üyelerinden aldıkları sütün kalitesi, fiyatlanması, işlenmesi, tüketiciye arzı aşamalarında hem kalitenin artması, hem üreticinin sürdürülebilir kılınması, hem de tüketicinin daha makul fiyatla bu ürünlere ulaşmaları sağlanabilir. Süt sanayii de rekabet ortamı artacağından daha fazla üretici ve tüketici tarafından konuya yaklaşır. İlaveten, Süt sanayii İhracat için fiyat ve kalite açısından arkasında önemli bir lojistik destek ve güç de bulmuş olur.

Ayrıca, sanayiye aktarılan/ kayda giren süt miktarının toplam üretimin yarısının da altında olması da sütle ilgili çözüm üretilmesi gereken önemli bir konu olarak ortada duruyor..