2026 yılının ilk yarısında etkili olan sel, su baskını, aşırı yağış, dolu, fırtına, don ve diğer doğal afetler, Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanında zarara yol açtı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaşanan afetlerin yalnızca ürün kaybına neden olmadığını, üreticilerin sezon boyunca yaptığı tüm üretim harcamalarını da boşa çıkardığını belirterek, çiftçilerin gelir kaybıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini değerlendiren Bayraktar, iklim kaynaklı risklerin hem dünyada hem de Türkiye’de her geçen yıl daha yıkıcı hale geldiğine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre, 1990’lı yıllarda doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama ekonomik zarar 64 milyar dolar seviyesindeyken, son yıllarda bu rakamın 144 milyar dolara yükseldiğini ifade etti. Bayraktar, 1991-2023 döneminde doğal afetlerin tarım sektöründe oluşturduğu toplam zararın ise 3,26 trilyon dolara ulaştığını aktardı.
Aynı dönemde dünya genelinde 4,6 milyar ton tahıl, 2,8 milyar ton meyve ve sebze ile 900 milyon ton et ve süt ürününün doğal afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, iklim krizinin küresel gıda üretimi üzerindeki baskısını her geçen yıl artırdığını vurguladı.
Türkiye’de de benzer bir tablonun yaşandığını ifade eden Bayraktar, 2025 yılının tarımsal açıdan “afet yılı” olarak hafızalara kazındığını, 2026 yılında da doğal afetlerin etkisini sürdürdüğünü söyledi. Yaklaşık bir buçuk yıldır afet bölgelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldiklerini belirten Bayraktar, bugüne kadar 70’i aşkın ilde sahada incelemelerde bulunduklarını dile getirdi.
Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre, 2026’nın ilk altı ayında sel ve su baskınları başta olmak üzere aşırı yağış, dolu, don, fırtına, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan nedeniyle yaklaşık 900 bin dekar tarım alanı zarar gördü. Bu alanların yaklaşık yarısını ise sel ve su baskınlarından etkilenen araziler oluşturdu.
Afetlerin il bazındaki dağılımına da değinen Bayraktar, yılın ilk yarısında 28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar yağışı, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum olaylarının yaşandığını açıkladı.
Doğal afetlerin yalnızca ürünleri değil, üreticilerin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm yatırımları da olumsuz etkilediğini belirten Bayraktar, bu durumun çiftçilerin ekonomik yükünü daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
2025-2026 üretim sezonunun genel anlamda bereketli geçmesinin beklendiğini söyleyen Bayraktar, buna rağmen afetlerden etkilenen üreticiler açısından aynı tablonun söz konusu olmadığını belirtti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak tarım sigortasının önemini her fırsatta dile getirdiklerini ifade eden Bayraktar, buna karşın sigortalılık oranının istenilen seviyeye ulaşamadığını söyledi. Devlet desteğine rağmen sigorta primlerinin birçok üretici için yüksek kaldığını belirten Bayraktar, bu nedenle çok sayıda çiftçinin sigorta kapsamı dışında kaldığını dile getirdi.
Sigortalı üreticilerin zararlarının karşılanacağını ancak sigortası bulunmayan çiftçilerin de mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, doğal afetlerden etkilenen üreticilere acil nakit desteği sağlanması çağrısında bulundu. Ayrıca Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçların yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, üretim sezonunun genel olarak verimli geçmesinin afet mağduru çiftçilerin yaşadığı kayıpların göz ardı edilmesine neden olmaması gerektiğini sözlerine ekledi.