Sektöre Nasıl Yansıyacak?
* Destekleme Ödeneklerinde Daralma: 2026 yılındaki 542 milyar TL'lik bütçeden 2027 yılı tavanı olan 382,9 milyar TL'ye geçişteki %29,3 azaltılmıştır.
Bakanlık bütçesindeki bu kesinti bitkisel ve hayvansal üretim destekleme fonlarının daralmasına yol açacaktır.
* Reel Gerileme ve Girdi Maliyetleri: Enflasyon karşısında azalan nominal bütçe, gübre, mazot ve yem desteklerinin çiftçinin artan maliyetlerini karşılayamaz hale gelmesi riskini taşımaktadır.
* Üretim Motivasyonu ve Arz Güvenliği: Desteklerin azalması ekim alanlarının daralmasına ve gıda arz güvenliğinin tehlikeye girmesine sebep olabilir.
*Destekleme Kalemlerinde Makas Sıkışması: Önceki OVP döneminde sadece tarımsal desteklemeler için 200 milyar TL'nin üzerinde bir planlama öngörülürken, toplam bakanlık bütçesinin 382,9 milyar TL'ye çekilmesi, bakanlığın operasyonel giderleri düşüldüğünde doğrudan üreticiye aktarılan bitkisel (mazot, gübre, tohum) ve hayvansal üretim (yem, buzağı vb.) destekleme havuzunu ciddi şekilde daraltacaktır.
*Girdi Enflasyonu Altında Ezilen Çiftçi: OVP'deki %28,4'lük 2026 yıl sonu enflasyon tahmini göz önüne alındığında, dövize ve enflasyona doğrudan duyarlı olan tarımsal girdiler karşısında destek ödeneklerinin nominal olarak azalması, üreticinin satın alma gücünü reel olarak neredeyse yarı yarıya eritecektir.
*Arz Güvenliği ve Gıda Enflasyonu Riski: Desteklemelerin zayıflaması, çiftçiyi üretimden uzaklaştırarak ekim alanlarının daralmasına veya süt/anaç hayvanların kesime gitmesine neden olabilir. Bu durum, OVP'de belirtilen arz yönlü politikalar ve gıda fiyatlarını düşürme hedefleriyle tezat oluşturarak gıda enflasyonunu kronikleştirebilir.
Sonuç olarak; üreticiyi de tüketiciyi de zor günler bekliyor gibi görünüyor