<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Anadolu İzlenimleri</title>
    <link>https://www.anadoluizlenimleri.com</link>
    <description>Anadolu İzlenimleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/rss/hayvancilik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 02:01:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/rss/hayvancilik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı Etin Faturası Büyüyor: İthalat Var, Ucuzluk Yok]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirmizi-etin-faturasi-buyuyor-ithalat-var-ucuzluk-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kirmizi-etin-faturasi-buyuyor-ithalat-var-ucuzluk-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı 500 bin başlık besilik sığır ithalat kotasının yüzde 80’inden fazlasının ilk altı ayda kullanıldığını belirterek, ithalat politikalarının ne üreticiye ne de tüketiciye çözüm sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin kırmızı et politikası ve hayvan ithalatına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bakanlığın 2026 yılı için açıkladığı besilik sığır ithalat kotasının daha yılın ilk altı ayında büyük ölçüde kullanıldığını belirten Gürer, yıllardır uygulanan ithalat politikalarının hayvancılıktaki temel sorunları çözmediğini savundu.</p>

<p>Hayvan ve et ithalatının 2010 yılında başladığını hatırlatan Gürer, her değişen Tarım ve Orman Bakanı’nın “üç yılda ithalatı bitireceğiz” söylemini kullandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İthalat bitme yerine artarak devam ediyor. Canlı hayvan ithalatı ile hayvancılıkta sorun azalmadı arttı, yerli besici desteklenmedi, yerli ırk geliştirerek çözümü yerli kaynaklarda aranmadı. Mera hayvancılığı yerine 12 ay kapalı ve pahalı yem ile beslenen hayvancılıkta sorunlar katladı.”</p>

<p><strong>“Yıllık ithalat kotasının büyük bölümü ilk altı ayda kullanıldı”</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yıl başında yaptığı açıklamada 2026 yılı boyunca toplam 500 bin baş besilik sığır ithal edileceğini duyurduğunu anımsatan Gürer, ilk altı aylık ithalat rakamlarının bu hedefi büyük ölçüde doldurduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Gürer, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</strong></p>

<p>“Tarım ve Orman Bakanlığı yılbaşında bir duyuru yaptı. ‘2026 yılı boyunca toplam 500 bin baş besilik sığır ithal edeceğiz’ dediler. Daha yılın ilk 6 ayında ithal edilen sığır sayısı 412 bin 343’e ulaştı! Bakanlığın koca bir yıl için koyduğu hedefin %80’inden fazlasını daha ilk altı ayda tüketti. Yabancı besicilerle, yabancı ülkelerin hayvancılığına sadece 6 ayda tam 736 milyon 951 bin dolar ödeme ile destek sağlandı. Yani gemiler dolusu hayvan getiriyoruz, servet harcıyoruz ama vatandaşın et yemeği için tabağı yine boş.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En fazla ithalat Brezilya ve Uruguay’dan</strong></p>

<p>Gürer, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen besilik sığır ithalatının ülkelere göre dağılımını da paylaştı.</p>

<p>Brezilya: 250.983 baş<br />
Uruguay: 147.866 baş<br />
Avustralya: 8.572 baş<br />
Azerbaycan: 2.633 baş<br />
Estonya: 1.280 baş<br />
Letonya: 609 baş<br />
Polonya: 400 baş</p>

<p><strong>“Antrikot, bonfile ve pirzola lüks haline geldi”</strong></p>

<p>İthalata rağmen et fiyatlarının düşmediğini savunan Gürer, dar gelirli vatandaşların kırmızı ete ulaşmakta zorlandığını belirtti.</p>

<p><strong>Gürer açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</strong></p>

<p>“Okyanusları aşıp Brezilya’dan 250 bin, Uruguay’dan 147 bin sığır getiriyorsunuz. Yetmiyor; Avustralya’dan, Estonya’dan, Polonya’dan hayvan taşıyorsunuz. Bu kadar hayvan neden sektör için soruna çözüm olmuyor? Vatandaş uygun fiyata et yiyebiliyor mu? Dar gelirli, emekli, asgari ücretli et almakta zorlanıyor. Yerli besici ahır gideri, artan yem fiyatı ile bir yıl baktığımız hayvanı satışa götürdüğümüzde yaptığımız masrafı çıkaramıyoruz diye dert yandığı bir dönemdeyiz. Bu gidişle yeni nesil antrikot, bonfile, pirzola tadamadan büyüyecek! Kendi yerli besicimizi yem maliyetleri altında ezdirip desteklemeyenler, elin memleketindeki besiciyi ihya ediyor.”</p>

<p><strong>Et fiyatlarındaki artışa dikkat çekti</strong></p>

<p><strong>Gürer, yılbaşından bu yana kırmızı et fiyatlarında yaşanan yükselişe de dikkat çekti.</strong></p>

<p><strong>Buna göre;</strong></p>

<p>Dana kıyma 690 TL’den 850 TL’ye,<br />
Dana kuşbaşı 740 TL’den 920 TL’ye,<br />
Dana antrikot 950 TL’den 1.495 TL’ye,<br />
Dana bonfile 1.050 TL’den 1.950 TL’ye,<br />
Kuzu pirzola 1.050 TL’den 1.950 TL’ye,<br />
Kuzu kuşbaşı ise 930 TL’den 1.320 TL’ye yükseldi.</p>

<p>Artan üretim maliyetlerinin hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını ifade eden Gürer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu fiyatlar artan giderlerle oluşan fiyatlar. Besici yem ve ahır giderlerinden dertli, kasap kira, işçilik, elektrik, mazot zammı ile artan nakliye giderinden dert yansa da kazanan ithalatçı ile aracı olmaya devam ediyor. İthal çözüm değil, ülke hayvancılığı geliştirilmeli ve mera hayvancılığını geliştirecek düzenlemeler sağlanmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirmizi-etin-faturasi-buyuyor-ithalat-var-ucuzluk-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/08/omer-fethi.jpg" type="image/jpeg" length="86889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’da Küçük Çiftlikler Tarihe  Karışıyor!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupada-kucuk-ciftlikler-tarihe-karisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupada-kucuk-ciftlikler-tarihe-karisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB’de çiftlik sayısı yaklaşık yüzde 39 azalırken, üretim daha büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşıyor. Uzmanlar bu dönüşümün Türkiye için de önemli mesajlar içerdiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nde (AB) tarım sektörü son yıllarda önemli bir yapısal dönüşüm geçiriyor. Çiftlik sayıları hızla azalırken, kullanılan tarım alanlarının büyük ölçüde korunması nedeniyle işletme başına düşen arazi büyüklüğü artıyor. Prof. Dr. Fikret Akınerdem’in yazısına göre, bu süreç küçük işletmelerin zamanla daha büyük ölçekli işletmeler altında birleştiğini ve tarımsal üretimde ölçek ekonomisinin öne çıktığını gösteriyor.</p>

<p><img alt="" height="427" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/dsc-0768.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>AB verilerine göre 2005-2023 döneminde yaklaşık 5,6 milyon çiftlik faaliyetini sonlandırdı. Bu, toplam çiftlik sayısında yaklaşık yüzde 39’luk bir azalmaya karşılık geliyor. Aynı dönemde en yüksek oransal kayıp yüzde 79,9 ile Bulgaristan’da yaşanırken, Slovakya ve Macaristan da çiftlik sayısındaki büyük düşüşlerle dikkat çekti.</p>

<p>Mutlak sayı bakımından ise en fazla çiftlik kaybı yaklaşık 1 milyon 397 bin ile Romanya’da gerçekleşti. Romanya’yı 1 milyon 249 bin çiftlik kaybıyla Polonya izledi.</p>

<p><strong>Tarım alanları büyük ölçüde korundu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftlik sayısındaki sert düşüşe rağmen, 2005-2023 yılları arasında AB’de kullanılan tarım alanı yalnızca yüzde 0,51 azaldı. Bu durum, kapanan çiftliklerin arazilerinin üretimden çıkmak yerine daha büyük işletmeler bünyesinde toplandığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Verilere göre, 2005 yılında çiftlik başına ortalama 10,9 hektar olan tarım alanı, 2023 yılında 17,8 hektara yükseldi. Böylece işletmeler büyürken, ekonomik ölçek ve uzmanlaşma da arttı.</p>

<p><strong>Gençler tarımdan uzaklaşıyor</strong></p>

<p>AB tarımında yaşanan dönüşümün temel nedenleri arasında artan üretim maliyetleri, tarımsal desteklere bağımlılık ve sektörün yaşlanması yer alıyor. Birlik genelinde çiftlik işletmecilerinin yalnızca yüzde 11-12’sini 40 yaş altındaki üreticiler oluşturuyor. Düşük tarımsal gelirler ise genç nüfusun sektörden uzaklaşmasına neden oluyor.</p>

<p><strong>Türkiye için de önemli mesajlar içeriyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Fikret Akınerdem, Türkiye’de de üretim modelinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, arazi ve üretimin toplulaştırılmasına yönelik yeni yaklaşımların değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Akınerdem, üreticilerin ekonomik, teknik ve verimlilik açısından yeni üretim modellerine hazırlanmasının önemine dikkat çekerken, özellikle sulama, enerji ve girdi maliyetlerinin azaltılmasına yönelik uygulamaların yaygınlaştırılmasının sektörün geleceği açısından kritik olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Akınerdem’e göre, Avrupa Birliği’nde yaşanan bu yapısal dönüşümün benzeri Türkiye’de de zaman içerisinde görülebilecek olsa da, bu sürecin kendiliğinden gerçekleşmesi uzun yıllar alabilir. Bu nedenle planlı ve bilimsel politikalarla işletme ölçeklerinin güçlendirilmesi, üreticilerin sürdürülebilir tarımsal üretime hazırlanması büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık, Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupada-kucuk-ciftlikler-tarihe-karisiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-192800.jpeg" type="image/jpeg" length="41305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babacan’dan Arı Konaklatma Ücretine Tepki: “Bu Nasıl Destek Sistemidir?]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/babacandan-ari-konaklatma-ucretine-tepki-bu-nasil-destek-sistemidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/babacandan-ari-konaklatma-ucretine-tepki-bu-nasil-destek-sistemidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ormanlık alanlarda faaliyet gösteren gezginci arıcılardan alınması planlanan kovan başına 100 liralık “Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli”ni eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ormanlık alanlarda faaliyet gösteren gezginci arıcılardan alınması planlanan kovan başına 100 liralık “Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli” uygulamasına sert tepki gösterdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Yeni Yol Grubu’nun haftalık grup toplantısında konuşan Babacan, arıcılara verilen destek ile talep edilen ücret arasındaki çelişkinin üreticiyi zor durumda bırakacağını söyledi.</p>

<p>Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, bal ormanları ve ormanlık alanlarda faaliyet gösteren gezginci arıcılardan arılı kovan başına 100 lira hizmet bedeli alınmasının planlandığını hatırlatan Babacan, bu uygulamanın arıcılık sektöründe maliyetleri daha da artıracağını ifade etti.</p>

<p>Düzenlemenin ismine de tepki gösteren Babacan, devletin bir yandan destek verirken diğer yandan üreticiden ücret talep etmesini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Arıcılıkla ilgili bir destek var biliyorsunuz. Kovan başına 140 lira destek veriliyor. Şimdi tuttular, ormanlık alanlarda arıcılık yapanlara bir hizmet bedeli getirdiler. Adı da ‘Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli’. Yani arılar ormanda konaklıyor diye kovan başına 100 lira para alıyorlar.”</p>

<p>Verilen desteğin büyük bölümünün farklı bir kalem altında geri alınmasının doğru olmadığını belirten Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sen zaten kovan başına 140 lira destek veriyorsun. Ormanda konaklayan arıdan tekrar bunun 100 lirasını alıyorsun. Bu nasıl mantıktır? Bu nasıl destek sistemidir?”</p>

<p>Söz konusu uygulamanın özellikle küçük ölçekli üreticileri ve emeklilik sonrası arıcılık yaparak gelir elde etmeye çalışan vatandaşları olumsuz etkileyeceğini dile getiren Babacan, üretim yapmak isteyen kişilerin desteklenmesi gerekirken yeni mali yüklerle karşı karşıya bırakıldığını savundu.</p>

<p>Babacan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Adeta çalışan, kendi üretmeye çalışan, belki emekli olan ya da ‘Boş durmayayım, arıcılık yapayım’ diyerek çaba gösteren vatandaşlara yapılan muamele budur.”</p>

<p>Öte yandan, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin (TAB), Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü nezdinde yürüttüğü girişimlerin ardından, kovan başına alınması planlanan 100 liralık “Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli” uygulamasının ikinci bir talimata kadar ertelendiği bildirildi.</p>

<p>TAB Genel Başkanı Ali Demir, erteleme kararının üreticilerin üzerine ilave mali yük binmesini önlemesi açısından önemli olduğunu belirterek, düzenlemenin tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin nihai kararın ise henüz verilmediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/babacandan-ari-konaklatma-ucretine-tepki-bu-nasil-destek-sistemidir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-24-at-101444.jpeg" type="image/jpeg" length="32312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayvanların Kulak Küpeleri Neden Bu Kadar Önemli?]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/hayvanlarin-kulak-kupeleri-neden-bu-kadar-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/hayvanlarin-kulak-kupeleri-neden-bu-kadar-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayvancılıkta hayvanların kulaklarında görülen numaralı küpeler, çoğu zaman yalnızca bir kimlik işareti olarak algılansa da aslında gıda güvenliğinden hastalık kontrolüne, hayvan refahından üretici desteklerine kadar pek çok alanda kritik bir görev üstleniyor. Her bir küpe, hayvanın doğumundan kesimine ya da yaşamının sonuna kadar tüm hareketlerinin kayıt altına alınmasını sağlayan benzersiz bir kimlik niteliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara takılan kulak küpeleri, her hayvan için tek ve tekrar edilmeyen bir numara içeriyor. Bu numara sayesinde hayvanın doğum tarihi, cinsi, ırkı, sahibi, bulunduğu işletme, yapılan aşılar, hastalık geçmişi ve işletmeler arasındaki hareketleri resmi kayıt sistemlerinde takip edilebiliyor. Böylece hayvanın yaşam döngüsü boyunca oluşan tüm bilgiler tek bir kimlik altında toplanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Salgın hastalıklarla mücadelede kritik rol oynuyor</strong></p>

<p>Kulak küpeleme sisteminin en önemli işlevlerinden biri, bulaşıcı hayvan hastalıklarının kontrol altına alınmasını sağlamak. Şap, bruselloz, tüberküloz, koyun-keçi vebası gibi hastalıkların görüldüğü durumlarda, enfekte hayvanların hangi işletmelerde bulunduğu ve hangi hayvanlarla temas ettiği kısa sürede tespit edilebiliyor. Böylece hastalığın yayılımı sınırlandırılırken, gerekli karantina ve aşılama çalışmaları da daha hızlı yürütülebiliyor.</p>

<p>Eğer hayvanların kimlik kayıtları bulunmazsa, hastalığın kaynağını belirlemek oldukça güçleşiyor. Bu durum hem üreticilerin ekonomik kayıplarını artırıyor hem de ülke hayvancılığı açısından ciddi riskler oluşturuyor.</p>

<p><strong>Gıda güvenliğinin temel taşlarından biri</strong></p>

<p>Tüketicilerin sofralarına ulaşan et, süt ve süt ürünlerinin güvenilirliği de büyük ölçüde hayvan kayıt sistemine dayanıyor. Kulak küpesi sayesinde bir hayvandan elde edilen ürünlerin hangi işletmeden çıktığı, hangi veteriner sağlık kontrollerinden geçtiği ve hangi aşılamaların yapıldığı gerektiğinde geriye dönük olarak incelenebiliyor.</p>

<p>Özellikle gıda kaynaklı bir risk ortaya çıktığında, ürünün hangi hayvandan elde edildiğinin tespit edilmesi mümkün oluyor. Bu sistem, hem tüketici sağlığını koruyor hem de güvenilir gıda zincirinin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Üreticiler için de büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>Kulak küpesi yalnızca kamu otoriteleri açısından değil, yetiştiriciler için de önemli avantajlar sağlıyor. Devlet tarafından verilen hayvancılık desteklerinden yararlanabilmek için hayvanların kayıt altına alınmış ve küpelenmiş olması gerekiyor. Destekleme ödemeleri, hayvan sayıları ve işletme kayıtları bu sistem üzerinden doğrulanıyor.</p>

<p>Ayrıca hayvan alım satımlarında, sigorta işlemlerinde, nakil belgelerinde ve resmi veteriner kontrollerinde de kulak küpesi temel kimlik belgesi olarak kabul ediliyor. Küpesiz hayvanların sevki, satışı ve resmi işlemleri çoğu durumda gerçekleştirilemiyor.</p>

<p>Islah çalışmalarına katkı sağlıyor</p>

<p>Hayvan ıslahı ve verimlilik çalışmalarında da kulak küpelerinin önemli bir yeri bulunuyor. Süt verimi, canlı ağırlık artışı, doğurganlık performansı ve genetik özellikler gibi birçok veri, hayvanın kimlik</p>

<p>numarası üzerinden kayıt altına alınıyor. Bu bilgiler sayesinde daha verimli damızlık hayvanların seçilmesi ve sürülerin genetik kalitesinin artırılması mümkün oluyor. Uzun vadede bu kayıt sistemi, hem üretim maliyetlerinin düşürülmesine hem de hayvancılıkta verimliliğin artırılmasına katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Kayıtlı hayvancılık sürdürülebilirliğin anahtarı</strong></p>

<p>Modern hayvancılıkta kayıt sistemi, yalnızca bürokratik bir zorunluluk değil; sürdürülebilir üretimin temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Dijital kayıt sistemleriyle entegre çalışan kulak küpeleri sayesinde hayvan hareketleri anlık olarak izlenebiliyor, üretim planlaması daha sağlıklı yapılabiliyor ve olası krizlere daha hızlı müdahale edilebiliyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/hayvanlarin-kulak-kupeleri-neden-bu-kadar-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/kulak-kupesi-small-1.jpg" type="image/jpeg" length="40621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İcra Dosyalarında Artık Süt İnekleri de Var!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/icra-dosyalarinda-artik-sut-inekleri-de-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/icra-dosyalarinda-artik-sut-inekleri-de-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Antalya, Bursa ve Balıkesir’de toplam 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satışa çıkarıldığını belirterek, üreticinin artık üretim sermayesini de kaybetmeye başladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntıların icra dosyalarına da yansıdığını belirterek, farklı illerde büyükbaş hayvanların icra yoluyla satışa çıkarıldığını açıkladı.</p>

<p>Gürer, Antalya, Bursa’nın Karacabey ilçesi ile Balıkesir’in Manyas ilçesindeki icra dairelerinde bu ay toplam 12 büyükbaş hayvanın satış listesinde yer aldığını belirtti. İcra ilanlarında artık yalnızca tarla, köy evi, ahır ve traktörlerin değil, damızlık düveler, süt inekleri ve buzağıların da görüldüğünü ifade eden Gürer, “İcra ilanlarında tarla, köy evi, ahır, traktörleri değil, damızlık düveleri, süt ineklerini ve buzağıları görüyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>12 büyükbaş hayvan icra yoluyla satışta</strong></p>

<p>Gürer’in paylaştığı bilgilere göre Antalya İcra Dairesi’nde 4 düve (Holstein, Simental ve Charolais), Bursa Karacabey İcra Dairesi’nde 3 Holstein Kırmızı Alaca damızlık büyükbaş, Balıkesir Manyas İcra Dairesi’nde ise 2 Holstein süt ineği, 1 gebe Simental inek, 1 erkek buzağı ve 1 dişi buzağı olmak üzere toplam 5 büyükbaş hayvan satış listesine alındı.</p>

<p>Toplam 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satışa çıkarıldığını belirten Gürer, “Bunlar herhangi bir mal değil; üretimin temel sermayesi olan damızlık ve süt hayvanlarıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Tarım sektörünün borcu 1 trilyon 439 milyar lirayı aştı”</strong></p>

<p>Tarım kesiminin bankalara ve finans kuruluşlarına olan kredi borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını ifade eden Gürer, çiftçinin tarihinin en yüksek borç yüküyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>“Cumhuriyet tarihinin bankalara ve finans kuruluşlarına olan kredi borcunun en üst seviyeye ulaştığı dönemi yaşıyoruz. Çiftçilerimiz ağır bir borç yükü altında üretim yapmaya çalışıyor.” diyen Gürer, geçen yıl yaşanan don olaylarının üreticiyi ciddi gelir kaybına uğrattığını, bu yıl ise ürünlerin değerinde satılamamasının ödeme güçlüğünü artırdığını belirtti.</p>

<p>Gürer, “Çiftçiler geçen yıl dondan önemli ölçüde etkilendi ve ödeme güçlüğüne düştü. Gelir-gider dengeleri bozulduğu için icra artık çiftçinin kapısında. Bu ay içerisinde 77 traktör ve 4 bin 509 tarla icra işleminde görülüyor. Bunun yanı sıra 12 büyükbaş hayvan da icra yoluyla satışa çıkarıldı.” dedi.</p>

<p><strong>“Çiftçinin elinde ne varsa gidiyor”</strong></p>

<p>Borçlarını ödeyemeyen üreticilerin hacizle karşı karşıya kaldığını dile getiren Gürer, “Piyasaya borçlarının yanı sıra bankalara olan kredi borçlarını da ödeyemeyen çiftçinin kapısına haciz dayanıyor. Elinde avucunda ne varsa gidiyor. Arazisi gidiyor, evi gidiyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor, hayvanı gidiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üreticinin üretimde kalabilmesi için borçların yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Gürer, gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>“Çiğ süt maliyetin altında alınıyor”</strong></p>

<p>Hayvancılık sektörünün de ciddi ekonomik baskı altında olduğunu belirten Gürer, çiğ sütün üreticiden 24 lira 30 kuruşa alındığını, buna karşın üretim maliyetinin 30 liranın üzerine çıktığını söyledi.</p>

<p>“Çiğ süt üreticiden 24 lira 30 kuruşa alınıyor. Rafta sütün fiyatının 100 liraya kadar çıkması üreticiye yaramıyor. Aracılara yarıyor. Çünkü üreticinin girdi maliyetleri sürekli artıyor. Ürettiği üründen para kazanamayan üretici borcunu ödemekte zorlanıyor.” diyen Gürer, küçük aile işletmelerinin de sürdürülebilirlik açısından ciddi risk altında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Buğday üreticisi beklediği geliri elde edemedi”</strong></p>

<p>Bu yıl açıklanan alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmediğini dile getiren Gürer, “Buğday başta olmak üzere diğer ürünlerde de bu yıl düşük alım fiyatları nedeniyle çiftçi beklediği geliri elde edemedi. Üretimden kazanacağı parayla borçlarını ödemeyi uman çiftçi, beklediği geliri elde edemeyince borçlarını ödemekte sıkıntı yaşıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Yem ve gübre desteği çağrısı</strong></p>

<p>Üretimin sürdürülebilirliği için yem ve gübre başta olmak üzere temel girdilerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Çiftçilerin ve hayvancılık yapanların mutlaka sübvanse edilmesi, yem ve gübre başta olmak üzere temel girdilerde destek sağlanması gerekiyor. Girdi maliyetleri düşmeden ürün fiyatının rafta düşmesi mümkün değil.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Aracı kazanıyor, üretici ve tüketici kaybediyor”</strong></p>

<p>Mevcut aracılık sisteminin hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verdiğini savunan Gürer, “Aracılık sistemi düzenlenmeden, üreticinin para kazanmadığı ancak aracıların kazandığı bir sistem devam ettiği sürece tüketicinin de uygun fiyata ürün alma şansı yok. Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya ürün alıyor. Bu sistemden ithalat lobileri de fayda sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Tarımda planlı üretim şart”</strong></p>

<p>Tarım politikalarında planlı üretime geçilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Tarımda planlamaya önem verilmeden bu sorunların üstesinden gelinemez. Tarımda planlı üretim sağlanmalı. Çiftçinin kapısına icra gelmesi değil, çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır.” dedi.</p>

<p>Üreticinin desteklenmesinin yalnızca çiftçinin değil, toplumun tamamının gıda güvenliği açısından önem taşıdığını ifade eden Gürer, “Üreticinin girdi maliyetleri düşürülmeden, ürününü değerinde satması sağlanmadan ve borçları yeniden yapılandırılmadan tarımda sürdürülebilirlik sağlanamaz. Çiftçinin tarlasını, traktörünü, hayvanını kaybettiği bir ortamda üretim sürdürülemez. Çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır. Çünkü çiftçi üretmezse tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/icra-dosyalarinda-artik-sut-inekleri-de-var</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-19-at-105505.jpeg" type="image/jpeg" length="93977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt Üreticisinin Gözü Bu Karardaydı: USK’dan Yeni Açıklama]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/sut-ureticisinin-gozu-bu-karardaydi-uskdan-yeni-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/sut-ureticisinin-gozu-bu-karardaydi-uskdan-yeni-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulusal Süt Konseyi, nisan ayında belirlenen litre başına 24,30 TL’lik çiğ süt tavsiye fiyatını değiştirmedi. Mevcut fiyat ekim ayındaki yeni değerlendirmeye kadar uygulanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye satış fiyatına ilişkin yaptığı son değerlendirme sonucunda mevcut fiyatın korunmasına karar verdi. Konsey, nisan ayında belirlenen litre başına 24,30 TL olan çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatının, ekim ayında yapılacak bir sonraki değerlendirmeye kadar uygulanmaya devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>USK’dan yapılan açıklamada, nisan ayında ilan edilen çiğ süt tavsiye fiyatının mevcut piyasa koşulları ve üretim maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirildiği belirtildi. Yapılan inceleme sonucunda fiyatın değiştirilmemesi yönünde karar alındığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü için üreticinin eline çiğ süt desteği hariç net litre başına 24,30 TL geçmeye devam edecek.</p>

<p>Konsey ayrıca, soğutma, nakliye ve diğer cari giderlerin üretici örgütleri tarafından karşılanması halinde bu giderler için litre başına 1,80 TL ilave ödeme yapılacağını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, baz alınan yağ ve protein oranlarında meydana gelecek her 0,1’lik (dizyem) değişim için litre başına ±36 kuruş fiyat farkı uygulanacağı da kaydedildi.</p>

<p>USK, çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatının ekim ayında yeniden değerlendirmeye alınacağını duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/sut-ureticisinin-gozu-bu-karardaydi-uskdan-yeni-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-110133.jpeg" type="image/jpeg" length="52348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tavuk Eti ve Süt Üretiminde Mayıs Ayı Bilançosu Açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tavuk-eti-ve-sut-uretiminde-mayis-ayi-bilancosu-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tavuk-eti-ve-sut-uretiminde-mayis-ayi-bilancosu-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in mayıs ayı verilerine göre tavuk eti üretimi yıllık bazda yüzde 16,3 gerilerken, tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,6, içme sütü üretimi ise yüzde 19,7 arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı mayıs ayına ilişkin Kümes Hayvancılığı Üretimi ile Süt ve Süt Ürünleri Üretimi istatistiklerini yayımladı. Veriler, kümes hayvancılığı ve süt sektöründe farklı yönlerde seyreden bir üretim tablosunu ortaya koydu. Mayıs ayında tavuk eti üretimi ile kesilen tavuk sayısı gerilerken, tavuk yumurtası üretiminde dikkat çeken artış yaşandı. Süt ve süt ürünlerinde ise toplanan inek sütü miktarı ile içme sütü ve peynir üretimi yükseliş gösterdi.</p>

<p>Tavuk eti üretiminde çift haneli düşüş</p>

<p>TÜİK verilerine göre, mayıs ayında tavuk eti üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,3 azalarak 202 bin 336 ton olarak gerçekleşti.</p>

<p>Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı da yüzde 16,8 gerileyerek 108 milyon 65 bin adet oldu. Buna karşın tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,6 artış göstererek 1 milyar 857 milyon 150 bin adede ulaştı.</p>

<p>Ocak-mayıs dönemine bakıldığında ise tavuk eti üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2, kesilen tavuk sayısı yüzde 1,1 azalırken, tavuk yumurtası üretimi yüzde 18,1 arttı.</p>

<p>Aylık bazda tavuk eti geriledi, yumurta üretimi yükseldi</p>

<p>Nisan ayında 236 bin 310 ton olan tavuk eti üretimi, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 14,4 azalarak 202 bin 336 ton seviyesine indi.</p>

<p>Tavuk yumurtası üretimi ise nisan ayında 1 milyar 844 milyon 973 bin adet iken, mayısta aylık bazda yüzde 0,7 artarak 1 milyar 857 milyon 150 bin adede çıktı.</p>

<p>Ticari süt toplama miktarı 1 milyon tonu geçti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süt ve süt ürünleri istatistiklerine göre, ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 artarak 1 milyon 22 bin 587 ton oldu.</p>

<p>Ocak-mayıs döneminde ise toplanan inek sütü miktarı yıllık bazda yüzde 0,5 artış kaydetti.</p>

<p>İçme sütü ve peynir üretimi yükseldi</p>

<p>Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre;</p>

<p>* İnek peyniri üretimi yüzde 2,4 arttı.<br />
* Ayran ve kefir üretimi yüzde 2 arttı.<br />
* İçme sütü üretimi yüzde 19,7 arttı.<br />
* Yoğurt üretimi yüzde 1,2 azaldı.<br />
* Tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 12 azaldı.</p>

<p>Ocak-mayıs döneminde ise inek peyniri üretimi yüzde 2,8, ayran ve kefir üretimi yüzde 8,9, yoğurt üretimi yüzde 8,4 ve içme sütü üretimi yüzde 9,2 artarken, tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 5 geriledi.</p>

<p>Aylık bazda süt toplama ve içme sütü üretimi arttı</p>

<p>Nisan ayında 994 bin 312 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, mayıs ayında aylık bazda yüzde 2,8 artarak 1 milyon 22 bin 587 tona yükseldi.</p>

<p>İçme sütü üretimi de aynı dönemde 154 bin 447 tondan, yüzde 1,9 artışla 157 bin 453 tona çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tavuk-eti-ve-sut-uretiminde-mayis-ayi-bilancosu-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-14-at-133643.jpeg" type="image/jpeg" length="25242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HAYKOOP’tan Solakoğlu’na Sert Tepki: “Üreticinin Ekmeğiyle Oynama”]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/haykooptan-solakogluna-sert-tepki-ureticinin-ekmegiyle-oynama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/haykooptan-solakogluna-sert-tepki-ureticinin-ekmegiyle-oynama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Sencer Solakoğlu’nun Türkiye’deki hayvancılık işletmeleri ve brusella hastalığına ilişkin açıklamaları sektörde tartışma yarattı. Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (HAYKOOP), Solakoğlu’nun ifadelerinin milyonlarca üreticiyi zan altında bıraktığını belirterek, “Siyasetine bizi alet etme, üreticinin ekmeğiyle oynama” açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sencer Solakoğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı ve Türkiye’deki hayvancılık işletmeleri ile brusella hastalığına ilişkin değerlendirmeleri, sektör temsilcilerinin tepkisini çekti.</p>

<p>Paylaştığı videoda Türkiye’de brusella ve tüberküloz hastalığıyla mücadele, hayvancılık politikaları ve kullanılan aşılar üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştiren Solakoğlu, ülkedeki yaklaşık 1 milyon hayvancılık işletmesinden yalnızca 1.300’ünün brusella ve tüberküloz açısından temiz kabul edilebileceğini öne sürdü. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketimine ilişkin de uyarılarda bulunan Solakoğlu, brusella ile mücadelede kullanılan S19 aşısını eleştirerek RB51 aşısına geçilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Milyonlarca üreticiyi zan altında bıraktı”</strong></p>

<p>Söz konusu açıklamalara tepki gösteren Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (HAYKOOP), yayımladığı yazılı açıklamada Solakoğlu’nun ifadelerinin küçük ölçekli hayvancılık işletmelerini hedef aldığını belirtti.</p>

<p>HAYKOOP açıklamasında, Solakoğlu’nun daha önce de üretici örgütlerine yönelik açıklamalarda bulunduğu ifade edilerek, bu kez yapılan değerlendirmelerin üreticilerin emeğini ve geçimini hedef aldığı savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, Solakoğlu’nun Türkiye’deki hayvancılık işletmelerinin büyük bölümünü hastalık yaymakla itham ettiği ileri sürülerek, bu ifadelerin hem üreticileri zan altında bıraktığı hem de tüketicilerin et ve süt ürünlerine yönelik güvenini zedeleyebileceği belirtildi.</p>

<p><strong>“Siyasetine bizi alet etme”</strong></p>

<p>HAYKOOP, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:</p>

<p>“Ülkemizdeki yaklaşık 1 milyon hayvancılık işletmesinden kendi gibi olan 1.300 işletme hariç diğerlerinin hastalık saçtığını, etinin ve sütünün zararlı olduğunu iddia ederek milyonlarca üreticimizi zan altında bırakmış, tüketicileri de et ve sütten uzaklaştırmayı hedefleyen bir açıklama yapmıştır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca, Solakoğlu’nun küçük ölçekli üreticilerin sorunlarını temsil etmediği öne sürülerek, “Siyasetine bizi alet etme, üreticinin ekmeği ile oynama.” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>“Üreticilerden özür dilemeli”</strong></p>

<p>HAYKOOP, açıklamasının devamında Anadolu’da üretim yapan köylülerin ve aile işletmelerinin hedef gösterildiğini savunarak, Solakoğlu’nun kullandığı ifadeleri kınadı.</p>

<p>Birlik, açıklamasını, Solakoğlu’ndan üreticilerden özür dilemesini beklediklerini belirterek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/haykooptan-solakogluna-sert-tepki-ureticinin-ekmegiyle-oynama</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/haykoop-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="94067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzinsiz Hayvan Satışı ve Belgesiz Sevke Ağır Para Cezası]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/izinsiz-hayvan-satisi-ve-belgesiz-sevke-agir-para-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/izinsiz-hayvan-satisi-ve-belgesiz-sevke-agir-para-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, hayvan sevki ve satışına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında belgesiz taşıma, izinsiz satış ve kaçak hayvan hareketlerine yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanacağını belirterek yetiştiricileri resmi belgelerini eksiksiz bulundurmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Resmî Gazete’de yayımlanan torba kanun ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü Genelgesi kapsamında hayvan ve hayvansal ürün sevklerine yönelik denetimlerin sıkılaştırıldığını belirtti. Çelik, yeni düzenlemeyle birlikte belgesiz sevk, izinsiz hayvan satışı ve kaçak hayvan hareketlerine yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanacağını söyledi.</p>

<p>Yetiştiricilere çağrıda bulunan Çelik, canlı hayvan ve hayvansal ürün sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen resmî veteriner sağlık raporu ile gerekli nakil belgelerinin, sevkin başlangıcından varış noktasına kadar taşıma aracında bulundurulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, gerekli belgeleri bulundurmadan hayvan sevki yapanlara hayvan başına idari para cezası uygulanacak. Buna göre sığır cinsi hayvanlar için ceza tutarı hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçiler için ise hayvan başına 1.204 lira olarak belirlendi. Diğer hayvan türleri ile hayvansal ürünlerin belgesiz taşınması halinde araç başına 26 bin 360 lira ceza kesilecek. Ayrıca nakil aracının sahibine de 26 bin 360 lira idari para cezası uygulanacak.</p>

<p><strong>İzinsiz satış yapanlara da yüksek ceza</strong></p>

<p>Çelik, yalnızca hayvan sevklerinde değil, hayvan satışlarında da kurallara uyulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Bakanlık tarafından izin verilen alanlar dışında hayvan satışı yapanlara 26 bin 360 lira, hayvan sahiplerine ise 132 bin 800 lira idari para cezası uygulanacağını ifade etti.</p>

<p>Kaçak olarak tespit edilen hayvanların karantinaya alınacağını aktaran Çelik, karantina süresince oluşacak bakım, gözetim ve diğer masrafların da hayvan sahiplerinden tahsil edileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Kurallara titizlikle uyulmalı”</strong></p>

<p>Yeni düzenlemelerin temel amacının hayvan hastalıklarının yayılmasını önlemek ve kayıt dışı hayvan hareketlerini engellemek olduğunu belirten TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, yetiştiricilerin mağduriyet yaşamamaları için tüm resmi işlemleri eksiksiz yerine getirmeleri gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Çelik, “Tüm yetiştirici ve üreticilerimizin menfaatleri doğrultusunda caydırıcı cezalardan kaçınmaları büyük önem taşıyor. Sevk belgelerinin eksiksiz hazırlanması, nakil sürecinde belgelerin araçta bulundurulması ve hayvan satışlarının yalnızca Bakanlıkça izin verilen noktalarda yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/izinsiz-hayvan-satisi-ve-belgesiz-sevke-agir-para-cezasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/07/images-2.jpg" type="image/jpeg" length="53535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırsalda Bereket Projesi’nde İlk Teslimatlar Başladı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ilk-teslimatlar-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ilk-teslimatlar-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” kapsamında ilk hayvan teslimleri Polatlı’da gerçekleştirildi. İlk etapta 1600 üreticiye 160 bin küçükbaş hayvan dağıtılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kırsalda üretimi güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” kapsamında ilk hayvan teslimleri gerçekleştirildi. Ankara’nın Polatlı ilçesindeki TİGEM tesislerinde düzenlenen törende, projeden yararlanmaya hak kazanan üreticilere ilk sertifikaları teslim edilirken, programın ayrıntıları Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Törende konuşan Bakan Yumaklı, hayvancılığın yalnızca tarımsal üretimin bir parçası olmadığını, aynı zamanda gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam ve sanayi açısından stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. Anadolu’nun küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık konusunda güçlü bir üretim kültürüne sahip olduğunu belirten Yumaklı, son yıllarda hayvancılık alanında önemli mesafeler kat edildiğini söyledi.</p>

<p>Hayvancılığa son 24 yılda yaklaşık 633 milyar liralık destek sağlandığını ifade eden Yumaklı, üretimdeki artışa ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“24 yılda hayvancılığa verilmiş olan destek miktarı yaklaşık 633 milyar lirayı buluyor. 2002’den bu yıla kadar büyükbaş hayvan varlığımızda yüzde 79, küçükbaş hayvan varlığımızda yüzde 82, kırmızı et üretimimizde yüzde 142, süt üretimimizde yüzde 154, yumurta üretimimizde yüzde 73, tavuk eti üretimimizde de yüzde 302’lik bir artış meydana geldi.”</p>

<p>Bu rakamların yalnızca üretim miktarındaki artışı göstermediğini belirten Yumaklı, aynı zamanda planlı üretim anlayışının ve güçlü altyapının bir sonucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı ile süt, yumurta ve kanatlı eti üretiminde ilk sırada yer aldığını söyleyen Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bunu söylediğimiz zaman bazılarının gücüne gidiyor ama bunları onlar duymak istemese de ifade edeceğiz. Çünkü bu ülkenin fedakar üreticileri ülkemizin birinci sırada kalması için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Bakanlık ve üreticilerimiz olarak omuz omuza vererek bunu sürdürmeye kararlıyız. Bu tablo tesadüfi değil. Bu başarı, devletimizin gücüyle, üreticimizin alın teri ve en önemlisi de bu ülkenin üretme iradesiyle alakalıdır.”</p>

<p>Hayvancılıkta planlı üretim dönemi</p>

<p>Bitkisel üretim ve su ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da planlı üretim modeline geçildiğini belirten Yumaklı, destekleme sisteminin gençleri, kadın üreticileri ve aile işletmelerini merkeze alan yeni bir anlayış üzerine kurulduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu kapsamda yeni hayvancılık modelinde uygulamaya aldık. Genç ve kadın üreticilerimize destek veriyoruz. Aile işletmelerimizi de bu destekleme modelinin merkezine aldık. Biliyoruz ki eğer genç kardeşlerim, kadın girişimciler ve güçlü bir aile işletmesi olmazsa bunları yapmanın imkanı yok. Ayrıca, bunları yaparken aynı zamanda tüketicilerimizin de uygun şartlarda kırmızı et tüketmesini sağlamak için gayret ediyoruz.”</p>

<p>Daha önce uygulamaya alınan “Kırsalda Bereket Büyükbaşa Destek Projesi”nin yoğun ilgi gördüğünü hatırlatan Yumaklı, şimdi de küçükbaş hayvancılıkta yeni bir sürecin başladığını söyledi.</p>

<p>İlk etapta 160 bin küçükbaş hayvan dağıtılacak</p>

<p>Polatlı’da gerçekleştirilen ilk teslim töreniyle birlikte “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” resmen sahaya inmiş oldu.</p>

<p>Projeye ilişkin verileri paylaşan Yumaklı, hak sahiplerinin önemli bölümünü gençlerin ve kadınların oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Oluşan tabloda hak sahiplerinin yüzde 49’u kadın, yüzde 79’u genç, yüzde 18’i de meslek mensubu yani veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi ve benzeri arkadaşlarımızdan oluşuyor. Bu genç ve hanım kardeşlerim bulundukları yerde de önder çiftçiler olarak kendi ekosistemlerinde oranın gelişmesi için gayret edecek. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında ilk etapta 1600 üreticimize ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvanı teslim edeceğiz. 13 farklı ırktan oluşan hayvanlar 10 TİGEM işletmemizden kendilerine verilecek.”</p>

<p>Üreticilere kredi, bakım desteği ve TARSİM güvencesi</p>

<p>Projeden yararlanan üreticilere finansman ve bakım konusunda da kapsamlı destek sağlanacağını belirten Yumaklı, Ziraat Bankası aracılığıyla sıfıra yakın faizli kredi kullandırılacağını açıkladı.</p>

<p>Buna göre üreticiler, 2 yıla kadar geri ödemesiz, ardından 5 ila 7 yıl vadeli kredi imkanından yararlanabilecek. Ayrıca 100 baş hayvan için 12 ay boyunca aylık 15 bin lira, toplamda 180 bin lira bakım ve besleme desteği verilecek. Hayvanların ilk yıl boyunca TARSİM sigorta primleri de Bakanlık tarafından karşılanacak.</p>

<p>“Amacımız sadece hayvan sayısını artırmak değil”</p>

<p>Dağıtımı yapılan hayvanların tamamının TİGEM işletmelerinde yetiştirildiğini ve yerli genetik kaynaklardan oluştuğunu ifade eden Yumaklı, bu hayvanların elit sürülerden seçildiğini ve yüksek verim potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p>“Hayvanlar elit sürülerden özenle seçildiler, yüksek verim potansiyeline sahipler. Hayvancılık yol haritamızın en önemli unsuru dediğimiz ıslah çalışmalarında da önemli yer tutmuş olacak. Burada amacımız, hayvan sayısını artırmak değildir. Bir yandan üretimi büyütmeye gayret ederken verimi yükseltmek ve kırsal refahı da güçlendirmektir. Özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda çok ciddi mesafeler almış olan ülkemizin bu manada da en hızlı sonuç alabilecek projelerini Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz için gurur duyuyorum. Asıl hedefimiz, yerli üretim gücümüzü esas alarak kırsalda üretimi büyütmek, aile işletmelerimizin ekonomik gücünü artırmak ve üreticimizin emeğini daha güçlü bir geleceğe taşımak.”</p>

<p>Meralar hayvancılığın temel unsuru</p>

<p>Anadolu’nun coğrafi yapısının küçükbaş hayvancılık için önemli avantajlar sunduğunu belirten Yumaklı, yeni hayvancılık modelinin uygulanmaya başlamasının ardından küçükbaş hayvan varlığında yüzde 11 artış sağlandığını söyledi.</p>

<p>Hayvancılıkta mera varlığının önemine dikkat çeken Yumaklı, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Sadece hayvan ıslahı ya da onu verimli sürülere dönüştürmeniz yetmiyor. Aynı zamanda meralarımızı da ıslah etmemiz, buna uygun hale getirmemiz gerekiyor. Çünkü merasız bir hayvancılık düşünülemez. Eğer meralarınız yoksa hayvancılıktan söz etmeniz mümkün değil. Biz şuna inandık hep üreten Türkiye, güçlü Türkiye’dir. Eğer güçlü bir tarım üretiminiz varsa Türkiye’nin en sağlam teminatlarından birisini yerine getirmiş olursunuz.”</p>

<p>Programda konuşan TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç ise kırsal kalkınmaya katkı sunacak projeleri önemsediklerini belirterek, dağıtımı yapılan hayvanların üretimde verimliliği artıracağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ilk-teslimatlar-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/i-b-r-a-h-i-y-u-m-a-k-l-i-k-a-p-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="99525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak Küpelerinde Karekod Dönemi Başladı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kulak-kupelerinde-karekod-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kulak-kupelerinde-karekod-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle sığırların kulak küpelerine karekod eklenmesinin önü açıldı. Düzenleme kapsamında il kodlu plastik küpelerin kullanım süresi uzatılırken, kaybolan küpelerin yeniden aynı numarayla takılabilmesi de mümkün hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesine ilişkin iki ayrı yönetmelikte değişiklik yaptı. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemelerle hayvan kimliklendirme ve kayıt sisteminde teknik güncellemeler hayata geçirildi.</p>

<p><strong>Sığır kulak küpelerinde karekod dönemi</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte sığırların plastik kulak küpelerinde kullanılan barkod sistemine karekod uygulaması da eklendi. Böylece hayvanların kimlik bilgilerinin daha hızlı ve güvenli şekilde doğrulanması amaçlanırken, barkod ve karekod kullanımına ilişkin teknik usul ve esasların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Kaybolan kulak küpeleri aynı numarayla yenilenecek</strong></p>

<p>Yönetmelikte yer alan bir diğer değişiklikle, il kodu bulunan kulak küpelerinin düşmesi veya kaybolması halinde aynı özgün tanımlama numarasını taşıyan il kodlu plastik kulak küpesi yeniden kullanılabilecek. Böylece hayvanın kimlik bilgilerinin korunması ve kayıt sistemindeki sürekliliğin sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Öte yandan kulak küpelerinde kullanılan renk seçeneklerine de “turkuaz” rengi eklendi.</p>

<p><strong>Yeni doğan hayvanlar için süre uzatıldı</strong></p>

<p>Düzenleme kapsamında il kodu bulunan plastik kulak küpelerinin yeni doğan hayvanlarda kullanım süresi 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatıldı. Böylece mevcut uygulamanın belirlenen tarihe kadar devam etmesi kararlaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelik değişiklikleriyle birlikte hayvan tanımlama numaralarına ilişkin teknik düzenlemeler de güncellenirken, uygulamada ihtiyaç duyulmayan bazı hükümler yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemelerin uygulanmasından ise Tarım ve Orman Bakanı sorumlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kulak-kupelerinde-karekod-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/kulak-kupesi-small.jpg" type="image/jpeg" length="84125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay’da Entegre Tarım ve Hayvancılık Yatırımı İçin Kritik Toplantı]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/hatayda-entegre-tarim-ve-hayvancilik-yatirimi-icin-kritik-toplanti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/hatayda-entegre-tarim-ve-hayvancilik-yatirimi-icin-kritik-toplanti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Altınözü Entegre Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi (OTB) altyapı yapım sözleşmesi süreci ele alındı. Projenin bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyeline önemli katkı sağlaması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay’da tarım ve hayvancılık alanında hayata geçirilmesi planlanan önemli yatırımlardan biri olan Altınözü Entegre Tarıma Dayalı İhtisas (Süt ve Besi) Organize Tarım Bölgesi (OTB) kapsamında altyapı yapım sözleşmesine ilişkin toplantı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatay Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında düzenlenen toplantıya, Altınözü Kaymakamı Efecan Şahin, Altınözü Belediy<strong>e Başkanı Rıfat Sarı, Hatay Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Lütfi Danahaliloğlu, Entegre Tarıma Dayalı İhtisas OTB Bölge Müdürü Reşat Duymaz ile Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin</strong> katıldı.</p>

<p>Toplantıda, Altınözü Entegre Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nin altyapı yapım sözleşmesi süreci kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, yatırımın planlanan takvime uygun şekilde ilerlemesi ve uygulanacak çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Görüşmelerde ayrıca, söz konusu yatırımın Hatay’ın tarım ve hayvancılık sektörüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Bölgenin üretim kapasitesini artırması, hayvancılık altyapısını güçlendirmesi ve kırsal kalkınmaya destek olması beklenen proje kapsamında yürütülecek çalışmalar hakkında istişarelerde bulunuldu.</p>

<p>Yetkililer, Entegre Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelinin daha da güçlenmesinin hedeflendiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/hatayda-entegre-tarim-ve-hayvancilik-yatirimi-icin-kritik-toplanti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-27-at-000325.jpeg" type="image/jpeg" length="23335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FAO’dan Tüm Dünyaya Hayvan Hastalıkları Uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/faodan-tum-dunyaya-hayvan-hastaliklari-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/faodan-tum-dunyaya-hayvan-hastaliklari-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), sınır aşan hayvan hastalıklarının küresel ölçekte giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini açıkladı. Kuruluş, salgınların gıda güvenliği, ticaret ve ekonomik istikrar üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünya genelinde hızla yayılan sınır aşan hayvan hastalıklarının yalnızca hayvancılığı değil, gıda arzını, uluslararası ticareti ve ülkelerin ekonomik dengelerini de tehdit ettiğini duyurdu.</p>

<p>Kuruluşun yayımladığı değerlendirmede, kuş gribi, Afrika domuz vebası, şap hastalığı ve küçükbaş geviş getiren hayvan vebasının küresel ölçekte en ciddi hayvan sağlığı sorunları arasında yer aldığı belirtildi. Ayrıca Ebola, Nipah virüsü ve And Dağları hantavirüsü gibi insanlara bulaşabilen hastalıkların da yeni riskler oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Kuş Gribi Büyük Kayıplara Yol Açtı</strong></p>

<p>FAO verilerine göre kuş gribi salgınları nedeniyle dünya genelinde 633 milyondan fazla kanatlı hayvan kaybedildi. Salgınların, yaklaşık 48 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip bir pazarı doğrudan etkilediği bildirildi.</p>

<p>Afrika domuz vebasının ise bazı Asya ülkelerinde domuz varlığını yüzde 40'ın üzerinde azalttığı kaydedildi. Şap hastalığının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 11,3 milyar dolara ulaştığı belirtildi.</p>

<p><strong>Bir Milyardan Fazla Kişinin Geçimi Etkilenebilir</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FAO, hayvancılık sektörünün dünya genelinde bir milyardan fazla insanın geçim kaynağını oluşturduğuna dikkat çekerek, hayvan sağlığının korunmasının gıda arzı, kırsal kalkınma ve ekonomik istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>FAO Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Dairesi Direktörü ve Baş Veteriner Uzmanı Thanawat Tiensin, salgınların etkisinin yalnızca hayvansal üretimle sınırlı kalmadığını, ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok alanı olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Yeni Riskler Uzmanları Endişelendiriyor</strong></p>

<p>FAO, son dönemde yeni epidemiyolojik tehditlerin ortaya çıktığına da işaret etti. Açıklamada, ABD'de uzun yıllardır kontrol altında tutulan ve New World Screwworm adlı sineğin larvalarının neden olduğu miyaz vakalarının yeniden görülmeye başlandığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca Afrika kökenli SAT1 şap virüsü serotipinin geleneksel yayılım alanlarının dışına çıkmasının uzmanlar arasında endişe yarattığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Erken Uyarı Sistemleri Güçlendirilecek</strong></p>

<p>Artan riskler karşısında FAO ile Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), Sınır Aşan Hayvan Hastalıkları Küresel Ortaklık Programı'nı (GPP-TAD) geliştirmeye başladı.</p>

<p>Program kapsamında erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, salgınların önlenmesi, hazırlık kapasitesinin artırılması ve hızlı müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>FAO Genel Direktör Yardımcısı Beth Bechdol, güçlü veteriner altyapısına yapılacak yatırımların, salgın sonrası müdahalelerden çok daha düşük maliyetli olduğunu belirterek, önleyici sistemlerin gıda güvenliği ve ticaretin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/faodan-tum-dunyaya-hayvan-hastaliklari-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/f-a-o-12227x0315-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="79705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırsalda Bereket Projesi’nde İthalat İddiası!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ithalat-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ithalat-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında dağıtılacak hayvanlar için TİGEM’in Yeni Zelanda ve Avustralya’da temaslarda bulunduğu öne sürüldü. İddialara göre yaklaşık 50 bin baş merinos koyun ithal edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırsalda Bereket Projesi’nde İthalat İddiası: 50 Bin Baş Merinos Koyun İçin Gözler Yeni Zelanda ve Avustralya’da</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında ilk etap hak sahipleri geçtiğimiz günlerde açıklanırken, projeye ilişkin dikkat çekici yeni bilgiler gündeme geldi. Üreticilere dağıtılması planlanan küçükbaş hayvanların teminine yönelik çalışmalar kapsamında Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) yurt dışına yöneldiği öne sürüldü.</p>

<p>Sadettin İnan’ın özel haberine göre, proje kapsamında dağıtılacak hayvanların temini amacıyla TİGEM bünyesinde oluşturulan bir heyet Yeni Zelanda’ya gitti. Heyetin bu ülkedeki temaslarının ardından Avustralya’ya geçeceği öğrenildi.</p>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre söz konusu ziyaretlerde küçükbaş hayvan teminine yönelik görüşmeler gerçekleştirilecek. Proje kapsamında yaklaşık 50 bin baş merinos koyunun ithal edilmesinin planlandığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı ise Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nde kullanılacak hayvanların ithal edileceğine ilişkin şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama yapmadı. Buna rağmen sektör kulislerinde ithalat hazırlığı yapıldığı yönündeki iddialar gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından açıklanan ilk etap sonuçlarında her il için asil ve yedek hak sahipleri listeleri kamuoyuyla paylaşılmıştı. Ancak projeden yararlanacak üreticilere verilecek hayvanların fiyatları henüz açıklanmadı.</p>

<p>Küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla duyurulan projede hayvan temininin ithalat yoluyla sağlanacağı yönündeki iddialar, tarım ve hayvancılık sektöründe yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi. Yerli üretimin desteklenmesi hedefiyle açıklanan projenin arkasından yeniden ithalat seçeneğinin gündeme gelmesi dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirsalda-bereket-projesinde-ithalat-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/19e3bfc5-074a-4675-ada8-c33d42fef80d.jpg" type="image/jpeg" length="38448"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’nın Yumurta Açığını Türkiye mi Kapatıyor?]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupanin-yumurta-acigini-turkiye-mi-kapatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupanin-yumurta-acigini-turkiye-mi-kapatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, yılın ilk beş ayında 240 milyon dolarlık yumurta ihracatı gerçekleştirirken, İtalya’ya yapılan satışlar değerde yüzde 1024 arttı. Kuş gribi nedeniyle üretim kaybı yaşayan Avrupa ülkeleri rotayı Türkiye’ye çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk yumurta sektörü, 2026 yılının ilk beş ayında ihracatta dikkat çekici bir performans sergiledi. Ege İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye, ocak-mayıs döneminde 92 bin 494 ton yumurta ihraç ederek 240 milyon 79 bin dolar döviz geliri elde etti.</p>

<p>Sektörün en büyük ihracat pazarı 47 milyon 577 bin dolarlık satışla Irak olurken, Avrupa pazarındaki hızlı yükseliş dikkat çekti. Özellikle İtalya ve Polonya’ya yapılan ihracatta yaşanan olağanüstü artışlar, Türk yumurtasına yönelik talebin boyutunu ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen yılın ocak-mayıs döneminde Türkiye’den İtalya’ya yapılan yumurta ihracatı 2 milyon 204 bin dolar seviyesindeyken, bu rakam bu yılın aynı döneminde 24 milyon 773 bin dolara ulaştı. İtalya’ya gönderilen yumurta miktarı ise 1,2 bin tondan 13,2 bin tona yükseldi. Böylece İtalya’ya yapılan ihracat değerde yüzde 1024, miktarda ise yüzde 1000 arttı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın yumurta üretim merkezi Türkiye’ye yöneldi</strong></p>

<p>Avrupa’nın önemli yumurta üreticilerinden Polonya’da yaşanan kuş gribi vakaları, ülkedeki üretimi olumsuz etkilerken dış alım ihtiyacını da artırdı.</p>

<p>Bu gelişmenin etkisiyle Türkiye’den Polonya’ya yapılan yumurta ihracatı adeta sıçrama yaptı. Geçen yılın ilk beş ayında yalnızca 109 bin dolar seviyesinde olan ihracat, bu yıl aynı dönemde 19 milyon 681 bin dolara yükseldi. Ülkeye gönderilen yumurta miktarı da 15 tondan 11 bin tona çıktı.</p>

<p>İzmir Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Neriman Dere Çatmadaş, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 20 milyar adet yumurta ürettiğini belirterek, ülkenin dünya üretiminde ilk 10 içerisinde yer aldığını ve üretimin yaklaşık dörtte birinin ihraç edildiğini söyledi. Çatmadaş, Türkiye’de üretilen yumurtaların kalite açısından uluslararası pazarlarda önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Tarım ve Orman Bakanlığının sıkı denetimleri başarı getirdi”</strong></p>

<p>Türk üreticilerin son yıllarda yem ve üretim konusunda önemli tecrübeler kazandığını belirten Çatmadaş, sektörün ham madde kalitesi ve hayvan sağlığı alanlarında da ciddi ilerleme kaydettiğini dile getirdi.</p>

<p>Geçtiğimiz yıllarda bazı ülkelerde kuş gribi nedeniyle üretim kayıpları yaşandığını hatırlatan Çatmadaş, şunları söyledi:</p>

<p>“Polonya tavuk yumurtası üretimi konusunda Avrupa’da zirvede. Çok önemli bir oyuncu. Ama geçtiğimiz yıllarda yaşamış olduğu kuş gribi vakaları onları ciddi anlamda zor duruma düşürdü. Yaklaşık olarak 4 milyondan fazla hayvanı itlaf ettiler. Bu hem üretim anlamında ülkeyi sıkıntıya soktu hem de ihracatta ciddi aksaklıklar yaşattı. Kuş gribinde en büyük sıkıntılardan biri, kontrol altına alınmasının zor olması ama bu anlamda biyogüvenlik devreye giriyor. Ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığımız biyogüvenlik anlamında yeni tebliğler, genelgeler yayımladı. Türkiye olarak başarılı yol haritamız var. Bakanlığımızın işletmelere yaptığı gerekli denetimler, işin sıkı tutulması Türkiye’yi bu durumdan uzaklaştırdı.”</p>

<p><strong>“Tercih edilebilir olmak güzel bir sonuç”</strong></p>

<p>Polonya ve diğer bazı ülkelerde kuş gribi nedeniyle yaşanan üretim kayıplarının kısa vadede telafi edilmesinin zor göründüğünü belirten Çatmadaş, Türkiye’nin bu süreçte güvenilir tedarikçi olarak öne çıktığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada dokuzuncu, Avrupa’da ise ikinci sırada yer aldığına dikkat çeken Çatmadaş, üretim sorunu yaşayan ülkelerin Türk yumurtasına yöneldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“İtalya yumurta üretiminde kendi kendine yetebilen bir ülke. Ama sanayide kullandığı ürünü tedarik etmek açısından Türkiye’ye yöneldi. Polonya da bu şekilde. Farklı ülkelerden de ürün talep ediyorlar ve alıyorlar. ABD’ye, Polonya’ya ve İtalya’ya bu süreç öncesinde ihracat yapılamazken talepleri var ve bunun doğrultusunda da ihracat gerçekleştiriliyor. Polonya’da yaşanan sıkıntılar Avrupa ülkelerini ülkemize yönlendirdi. Ürünlerimizin kalitesi, biyogüvenlik anlamında aldığımız sıkı tedbirler, bizi tercih edilebilir kıldı. Bu durum ihracat rakamlarının artışına destek sağladı. Tercih edilebilir olmak güzel bir sonuç. Ülkemize bu sebeple sektör olarak döviz girdisi sağlıyoruz. Bizim için bir gurur. Aynı zamanda kalitemizin, ülkemizin, işletmelerimizin tercih edilmesi gurur kaynağı. Biz de bu süreçte yol aldığımız için mutluyuz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/avrupanin-yumurta-acigini-turkiye-mi-kapatiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-113926.jpeg" type="image/jpeg" length="81876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Destek Projesinde İlk Sonuçlar Duyuruldu!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/destek-projesinde-ilk-sonuclar-duyuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/destek-projesinde-ilk-sonuclar-duyuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi”nde ilk etap sonuçları açıklandı. Başvuruların değerlendirilmesi sonrası asil ve yedek hak sahipleri belirlenirken, sonuçlar üreticilere SMS ile bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen <strong>Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi</strong> kapsamında ilk etap sonuçlar açıklandı.</p>

<p>Proje çerçevesinde yapılan başvurular, Küçükbaş Destek Başvuru Sistemi üzerinden alınırken, girişler, itirazlar ve kontroller doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapıldı. Tüm değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından her il için asil ve yedek hak sahipleri listeleri oluşturuldu.</p>

<p><strong>“BAŞVURULARI GEÇERLİ SAYILAN YETİŞTİRİCİLERE SMS BİLGİLENDİRMESİ”</strong></p>

<p>Söz konusu proje kapsamında, hangi ilde kaç hak sahibinin destekten yararlanacağı ve o illere tahsis edilecek küçükbaş hayvan sayısı; SEGE göstergeleri, mera varlığı, yem bitkisi ekim alanları ve küçükbaş hayvan sayısı oranı gibi ölçülebilir kriterler dikkate alınarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hak sahibi yetiştiricilerin tespitinde ayrıca kadın üreticiler ile küçükbaş hayvancılık alanında eğitim belgesi veya sertifikaya sahip başvuru sahiplerine de öncelik verildi. Başvuruları geçerli sayılan yetiştiricilere SMS yoluyla bilgilendirme yapıldığı, ayrıca sonuçların resmi sistem üzerinden erişime açıldığı bildirildi.</p>

<p>Yetiştiriciler, projedeki durumlarını “https://basvurusonuc.tarimorman.gov.tr” adresi üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<p>Hayvan teslim sürecine ilişkin işlemler TİGEM tarafından yürütülecek. Kuruma bildirilen üreticilerin talep ettikleri küçükbaş hayvanlar TİGEM tarafından temin edilerek teslim edilecek. Teslim yerleri kurum tarafından belirlenerek hak sahiplerine ayrıca duyurulacak.</p>

<p>Hak sahipleri, hayvan bedellerini TİGEM’in resmi internet sitesinde açıklanacak satış fiyatları üzerinden peşin ya da banka kredisiyle ödeyebilecek. Süreçte, duyurunun yayımlanmasının ardından 5 iş günü içinde kredi işlemleri için Ziraat Bankası’na başvuru yapılması gerekecek.</p>

<p>Ayrıca hak sahiplerinin, duyurudan itibaren en geç 20 gün içinde kredili ya da kredisiz olarak tüm işlemleri tamamlaması zorunlu olacak. Süreç boyunca ve sonunda TİGEM ile iletişim kurulması üreticinin sorumluluğunda olacak. Belirlenen süreler içinde işlemlerini tamamlamayan üreticilerin başvuruları ve hak sahiplikleri ise iptal edilmiş sayılacak.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Desteklemeler, Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/destek-projesinde-ilk-sonuclar-duyuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-150613.jpeg" type="image/jpeg" length="81820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökçeada’ya Şapta Ari Bölge Tescili!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/gokceadaya-sapta-ari-bolge-tescili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/gokceadaya-sapta-ari-bolge-tescili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığının çalışmaları sonucunda Gökçeada, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (WOAH) tarafından “şap hastalığından aşılı ari bölge” olarak tanındı. Kararla Türkiye’nin uluslararası düzeyde tanınan koruma altındaki bölge alanı genişledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gökçeada Şap Hastalığından Aşılı Ari Bölge Olarak Tanındı</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının uzun süredir yürüttüğü çalışmalar sonuç verdi. Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (WOAH), Gökçeada’yı “şap hastalığından aşılı ari bölge” statüsüne layık gördü. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye’nin uluslararası düzeyde tanınan koruma altındaki bölgelerine bir yenisi daha eklenmiş oldu.</p>

<p>Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, Gökçeada’da bugüne kadar herhangi bir şap hastalığı vakasının görülmediği belirtildi. Adanın denizle çevrili coğrafi yapısının, hastalıkların girişini sınırlandıran önemli bir biyogüvenlik avantajı sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Türkiye’de ilk kez 2010 yılında Trakya Bölgesi’nin elde ettiği “şap hastalığından aşılı ari bölge” statüsünün ardından Gökçeada da aynı başarıyı gösterdi. Adada mevcut hayvancılık yapısının korunması ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi için çalışmaların devam edeceği bildirildi.</p>

<p><strong>WOAH Süreci Başarıyla Tamamlandı</strong></p>

<p>Gökçeada’nın söz konusu statüyü kazanabilmesi için hazırlanan teknik dosya, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2025 yılında WOAH’a sunuldu. Yapılan incelemelerde adanın, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatının ilgili kriterlerini eksiksiz yerine getirdiği belirlendi.</p>

<p>WOAH Bilimsel Komitesi tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından karar, Mayıs 2026’da gerçekleştirilen 93. Genel Oturumda resmiyet kazandı. Paris’te düzenlenen toplantıda Gökçeada’nın sertifikası Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen’e teslim edildi.</p>

<p>Kararla birlikte Türkiye’nin uluslararası ölçekte tanınan ari bölge alanı genişlerken, şap hastalığıyla mücadelede yürütülen çalışmaların başarısı da bir kez daha ortaya konmuş oldu.</p>

<p><strong>Üreticiye ve Hayvancılığa Katkı Sağlayacak</strong></p>

<p>Aşılı ari bölge statüsü, yalnızca hayvan sağlığı açısından değil, ekonomik açıdan da önemli avantajlar sunuyor. Hastalığın kontrol altında tutulduğu bölgelerde verimlilik artarken üretim kayıpları da azalıyor.</p>

<p>Yeni statü sayesinde Gökçeada ile Trakya Bölgesi arasında hayvan hareketlerinin gerçekleştirilmesinin önü açılmış oldu. Böylece ihtiyaç duyulması halinde Trakya’nın hayvan temin edebileceği yeni bir ari bölge daha kazanılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan ari olmayan bölgelerden yapılacak hayvan sevklerinde sıkı kontroller uygulanacak. Analiz ve sağlık şartlarının yerine getirilmesiyle hastalığın bölgeye taşınmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Mücadele Kapasitesi Daha da Güçlenecek</strong></p>

<p>Aşılı ari bölge statüsünün korunabilmesi için etkin aşılama programları, güçlü laboratuvar altyapısı, kayıt sistemleri, sürveyans çalışmaları ve hızlı teşhis mekanizmalarının sürdürülmesi gerekiyor. Uzmanlar, bu altyapının yalnızca şap hastalığıyla değil diğer hayvan hastalıklarıyla mücadelede de önemli katkılar sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p>WOAH tarafından verilen bu statü, Türkiye’nin veterinerlik hizmetleri ve hayvan sağlığı yönetimindeki kapasitesinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca yatırımcılar ve ticaret ortakları açısından güven artırıcı bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Yetkililer, Gökçeada’da elde edilen başarının Türkiye’nin daha geniş alanlarda benzer statüler kazanma hedefi açısından önemli bir adım olduğunu vurgularken, Trakya’da yıllardır sürdürülen başarılı uygulamaların da bu süreçte önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/gokceadaya-sapta-ari-bolge-tescili</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/kapak-scaled-j3-v42-l-t81-b-k-l-a2-t6-x-u-z-h-z3-p-p-t-n-e-k-y5.jpg" type="image/jpeg" length="54145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlıktan Besicilere Yönelik Destek Modeli!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/bakanliktan-besicilere-yonelik-destek-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/bakanliktan-besicilere-yonelik-destek-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gelir garantili yeni proje kapsamında 108 bin baş besilik sığırın uygun fiyatlarla küçük ölçekli besicilere dağıtılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırmızı et arzını güçlendirmek ve küçük ölçekli üreticileri desteklemek amacıyla hayata geçirilen Gelir Garantili Besicilik Projesi'nin detaylarını açıkladı. Proje kapsamında Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından temin edilen 108 bin baş besilik sığır, uygun fiyatlarla küçük ölçekli besicilere dağıtılacak.</p>

<p>Bakan Yumaklı, "Gelir Garantili Besicilik Projesi ile Et ve Süt Kurumumuz tarafından temin edilen 108 bin baş besilik sığırı uygun fiyatla küçük ölçekli besicilerimize dağıtıyoruz. Böylece hem küçük üreticinin gelecek kaygısı taşımadan üretime devam etmesi hem de tüketicilerimizin daha uygun şekilde kırmızı ete ulaşması sağlanacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Yumaklı, ESK ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) arasında imzalanan protokol doğrultusunda yürütülen proje sayesinde hem üreticinin gelirinin güvence altına alınacağını hem de tüketicilerin daha uygun fiyatlarla kırmızı ete ulaşmasının destekleneceğini belirtti.</p>

<p><strong>Besicinin Geliri Garanti Altında</strong></p>

<p>Yumaklı, proje kapsamında küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık uygulandığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yayımlanan karar ile Et ve Süt Kurumumuza tahsis edilen tarife kontenjanı kapsamında, bu yıl 108 bin baş besilik hayvanı, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan küçük ölçekli üreticilerimize dağıtmak üzere ayırdık. Bu kapsamda, küçük aile işletmelerimizi doğrudan desteklemek üzere pozitif ayrımcılık uyguluyoruz" dedi.</p>

<p>Program kapsamında belirlenen üreticilere 30 baş besilik hayvan teslim edildiğini aktaran Yumaklı, "Projeden faydalanan üreticilerimiz, hayvanlarını, 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip büyük işletmelere uygulanan fiyata kıyasla kilogram başına 110 TL, yani yüzde 26 daha uygun koşullarda alacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başvuruların il ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri üzerinden elektronik ortamda alındığını belirten Yumaklı, "Hak sahibi besicilerimiz, önceden ilan edilen objektif kurallara göre işleyen bir puanlama usulü ile belirlendi. Böylece dağıtımda şeffaflık, izlenebilirlik ve fırsat eşitliği sağlandı. Hak kazanan 3 bin 600 besicimizin yer aldığı liste hazırlandı. Teslimat süreci de bu liste esas alınarak yürütülüyor" diye konuştu.</p>

<p>Proje kapsamında besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan küçük aile işletmelerine öncelik veriliyor. Belirlenen puanlama sistemiyle hak kazanan üreticilere 30 başa kadar besilik hayvan teslim ediliyor. Üreticiler, hayvanları büyük işletmelere uygulanan fiyatın kilogram başına 110 TL altında satın alabilecek.</p>

<p>Şeffaf ve objektif kriterlerle belirlenen 3 bin 600 besicinin yer aldığı liste hazırlanırken, teslimatlar da bu liste doğrultusunda gerçekleştiriliyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Bir Sistem İçinde Besicilik İmkânı</strong></p>

<p>Üreticiler teslim aldıkları hayvanları en az 4, en fazla 9 ay besledikten sonra yeniden ESK'ye satabilecek. Kurum, hayvanları üreticinin kârını koruyacak şekilde sözleşmede belirlenen geri alım fiyatı üzerinden satın alacak. Ayrıca geri alım fiyatı her ay enflasyona göre güncellenecek.</p>

<p>Yeni modelle birlikte küçük ölçekli besicilerin fiyat dalgalanmalarından daha az etkilenmesi, mevcut kapasitelerini daha verimli kullanması ve üretime sürdürülebilir şekilde devam etmesi hedefleniyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "Söz konusu hayvanlar, besicinin sözleşmesinde belirlenen ve kârını güvence altına alan geri alım fiyatı üzerinden ESK tarafından satın alınacak. Geri alım fiyatının her ay enflasyona endeksli olarak güncellenmesi sayesinde besici, besi süresi boyunca oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı korunacak ve besi süresinin sonunda geliri büyük ölçüde garanti altına alınmış olacak" dedi.</p>

<p>Yumaklı, "Bu sayede üretici; makul bir kâr güvencesiyle ve sürdürülebilir bir sistem içinde besicilik yapma imkânına kavuşacak. Model, küçük üreticinin gelecek kaygısı taşımadan üretime devam etmesinin önünü açıyor. Bu yapı, üreticiye kazancını önceden öngörebilme imkânı sunarken, küçük işletmelerin mevcut ahır kapasitelerini tam olarak değerlendirerek üretime kazandırmasına olanak sağlıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hayvanlarını süresinde ESK'ye teslim eden besicilerin bir sonraki yılın besilik dağıtımında önceliklendirileceğini belirten Yumaklı, "Programla küçük üretici, uygun maliyetli hayvan ve gelir garantisiyle üretime kazandırılırken, diğer yandan ESK, besi sonunda elde edeceği et ile piyasayı regüle ederek vatandaşlarımızın daha uygun şekilde ete ulaşmasını sağlayacak. Projemiz besicilerimiz için hayırlı uğurlu olsun" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Sürece ilişkin duyuruların ESK'nin resmi internet sitesi üzerinden takip edilebileceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Desteklemeler, Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/bakanliktan-besicilere-yonelik-destek-modeli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-101442.jpeg" type="image/jpeg" length="57640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Süt Günü’nde Kadın Çiftçilerin Emeği Ön Planda]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/dunya-sut-gununde-kadin-ciftcilerin-emegi-on-planda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/dunya-sut-gununde-kadin-ciftcilerin-emegi-on-planda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Süt Günü dolayısıyla açıklama yapan Prof. Dr. Ender Yarsan, bu yılın temasının “Kadın Çiftçileri Kutluyoruz” olduğunu belirterek süt üretiminde kadın emeğinin kritik rolüne dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>01 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, sütün insan sağlığı, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, bu yılın temasının “Kadın Çiftçileri Kutluyoruz” olarak belirlendiğini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="356" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/37803d3b-73eb-4d79-a47a-1d665d2f86a3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="437" /></p>

<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) tarafından her yıl kutlanan Dünya Süt Günü’nün, sütün beslenmedeki rolünü hatırlatmak ve süt tüketimi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlendiğini belirten Yarsan, etkinliklerin bugün 100’den fazla ülkede gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Kadın Üreticiler Süt Sektörünün Temel Gücü</strong></p>

<p>Bu yılki temanın süt üretiminde ve tarımsal gıda sistemlerinde önemli görevler üstlenen kadın çiftçilerin görünürlüğünü artırmayı amaçladığını vurgulayan Yarsan, dünyanın birçok bölgesinde kadınların hayvan bakımı, sağım, yemleme, buzağı yetiştiriciliği, süt işleme ve pazarlama süreçlerinde aktif görev aldığını söyledi.</p>

<p>Özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde süt üretiminin büyük ölçüde kadın emeğine dayandığını belirten Yarsan, buna rağmen kadınların arazi sahipliği, finansmana erişim, eğitim olanakları ve karar alma mekanizmalarına katılım konusunda çeşitli engellerle karşılaştığını ifade etti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Yarsan, bu kararın kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğindeki kritik rollerinin daha görünür hale getirilmesini amaçladığını kaydetti.</p>

<p><strong>Türkiye’de Kadınlar Süt Üretiminin Vazgeçilmez Parçası</strong></p>

<p>Türkiye’de süt hayvancılığının kırsal ekonominin temel faaliyet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Yarsan, özellikle aile işletmelerinde kadınların hayvan bakımı, sağım, süt hijyeni ve süt ürünleri üretiminde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Kadın emeğinin hem aile gelirlerinin sürdürülebilirliği hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirten Yarsan, kadın üreticilerin eğitim, teknoloji, finansman ve kooperatifleşme imkanlarına erişiminin artırılmasının süt sektörünün verimliliğine, hayvan refahına ve gıda güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>“Süt Yaşamın Temel Besinlerinden Biri”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sütün yüksek kaliteli protein, kalsiyum, fosfor, potasyum ve B vitaminleri bakımından zengin bir besin kaynağı olduğunu belirten Yarsan, özellikle çocukların büyüme ve gelişmesinde, yetişkinlerde kemik sağlığının korunmasında ve yaşlıların beslenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Süt ve süt ürünlerinin yeterli ve dengeli tüketiminin hayvansal protein ihtiyacının önemli bir bölümünü karşıladığını ifade eden Yarsan, kalsiyum açısından zengin olan süt ürünlerinin çocuklar ve gençlerde kemik ve diş gelişimi için büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Yarsan, süt üretiminde “çiftlikten sofraya gıda güvenliği” anlayışının benimsenmesinin hem halk sağlığını koruduğunu hem de düzenli ekonomik faaliyet oluşturarak toplumsal refaha katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Süt Sektörü Büyüyor, Ancak Riskler Devam Ediyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde artan nüfus ve değişen tüketim alışkanlıklarının süt talebini yükselttiğini ifade eden Yarsan, sektörün sürdürülebilir üretim, çevresel etkilerin azaltılması ve doğal kaynakların verimli kullanılması hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Dünya genelinde yaklaşık 150 milyon hanenin süt üretimiyle uğraştığını belirten Yarsan, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık 1 milyar insanın geçimine doğrudan ya da dolaylı katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>İklim değişikliği, sıcaklık artışları, üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmalarının sektörün karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında yer aldığını vurgulayan Yarsan, son araştırmaların aşırı sıcaklıkların süt verimini düşürebileceğini ve küresel süt üretimini olumsuz etkileyebileceğini ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Ayran ve Kefir Üretiminde Dikkat Çeken Artış</strong></p>

<p>Türkiye’de çiğ süt üretim tahminlerinde yüzde 4,9’luk düşüş öngörülmesine rağmen ticari işletmeler tarafından toplanan inek sütü miktarındaki gerilemenin yalnızca yüzde 0,5 seviyesinde kaldığını belirten Yarsan, bunun kayıtlı süt sanayisine yönelimin sürdüğünü gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Çiğ süt arzındaki daralmaya rağmen içme sütü, yoğurt, peynir ve ayran-kefir gibi işlenmiş süt ürünlerinin üretiminde artış yaşandığını kaydeden Yarsan, en dikkat çekici yükselişin yüzde 9,3 ile ayran ve kefir grubunda gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="181" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/tablo-1-4.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="540" /></p>

<p><strong>Türkiye’de Süt Tüketimi Avrupa’nın Gerisinde</strong></p>

<p>Türkiye’de süt tüketim oranlarının Avrupa ülkelerine göre düşük seviyede bulunduğunu belirten Yarsan, kişi başına yıllık süt ve süt ürünleri tüketiminin yaklaşık 276 litre olduğunu, bunun yalnızca 40 litresinin içme sütünden oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına yıllık tüketimin 342,5 litre, ABD’de ise 292 litre seviyesinde olduğunu belirten Yarsan, toplumun süt ve süt ürünleri tüketimi konusunda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="195" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/tablo-2-5.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>“Sağlıklı Süte Erişim Önündeki Engeller Kaldırılmalı”</strong></p>

<p>Dünya Süt Günü’nün temel hedefinin sağlıklı süte erişimin önündeki engellerin kaldırılması, güvenilir süt ürünleri tüketiminin yaygınlaştırılması ve üretim ile tüketimin artırılması olduğunu vurgulayan Yarsan, sağlıklı süt üretiminde veteriner hekimlerin kritik bir görev üstlendiğini belirtti.</p>

<p>Veteriner hekimlere katkılarından dolayı teşekkür eden Yarsan, tüm üreticilerin ve sektör paydaşlarının 01 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutladı.</p>

<p><img alt="Fff470E8 744D 4865 87Bc E95Aadd8Edc4" class="detail-photo img-fluid" height="349" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/fff470e8-744d-4865-87bc-e95aadd8edc4.jpg" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gıda, Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/dunya-sut-gununde-kadin-ciftcilerin-emegi-on-planda</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/06/s-u-t-k-a-d-i-n.jpeg" type="image/jpeg" length="41046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adım Adım Kurban Rehberi!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/adim-adim-kurban-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/adim-adim-kurban-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı, sadece bir ibadet değil; aynı zamanda paylaşmanın, bereketin ve emeğin harmanlandığı büyük bir organizasyondur. Peki, bir büyükbaş hayvanın kesiminden tabağımıza gelene kadar geçen süreçte nelere dikkat etmeliyiz? İşte adım adım profesyonel bir yol haritası.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hijyen ve Merhamet Önceliğimiz</strong></p>

<p>Kesim işlemi, mutlaka ehil kişilerce ve hayvanın refahı gözetilerek yapılmalıdır. İslami usullere uygun olarak tekbir ve dua ile başlanır. Hayvanın acı çekmemesi için bıçakların son derece keskin olması şarttır. Etin kalitesi ve saklama ömrü için kanın vücuttan tamamen boşalması beklenmelidir. Büyükbaş bir hayvanı parçalara ayırırken "nereyi ne yapacağımızı" bilmek, mutfaktaki verimi %100 artırır. Birçok kişinin yaptığı en büyük hata, eti kesilir kesilmez hemen buzdolabına veya dondurucuya koymaktır. Et kesildikten hemen sonra sertleşir. Bu sertliğin geçmesi ve etin lezzetlenmesi için oda sıcaklığında (serin bir yerde) en az 5-6 saat hava alarak bekletilmelidir. Oda ısısına düşen etler, buzdolabında (0 ile +4°C arasında) 24 saat dinlendirilmelidir. Bu süreç etin daha yumuşak olmasını sağlar.</p>

<p><strong>Parçalama (Anatomiye Göre Ayırma)</strong></p>

<p>Büyükbaş bir hayvanı parçalara ayırırken "nereyi ne yapacağımızı" bilmek, mutfaktaki verimi %100 artırır.</p>

<p><img alt="" height="297" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-173731.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="548" /></p>

<p><strong>Doğrama ve Paketleme</strong></p>

<p>Eti saklamadan önce "tek pişirimlik" porsiyonlara ayırmak, çözdürme esnasında yaşanacak bakteri üretimini engeller.</p>

<p><strong>Kuşbaşı ve Kıyma:</strong> Yemeklik ihtiyacınıza göre ayırın.</p>

<p><strong>Kemikler:</strong> Çorbalık ve sulu yemekler için porsiyonlayın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hava ile Teması Kesin: </strong>Etleri buzdolabı poşetine koyduktan sonra elinizle bastırarak içindeki havayı tamamen boşaltın. Vakum cihazınız varsa bu süreyi iki katına çıkarabilirsiniz.</p>

<p><strong>Dondurma ve Saklama Süreleri</strong></p>

<p>Etleri dondurucuya üst üste yığılmamalı; aralarında hava sirkülasyonu olması için başlangıçta tek sıra halinde dizilmeli.</p>

<p>Buzdolabı (+4°C): Maksimum 3-4 gün.</p>

<p>Dondurucu (-18°C): 6 ile 12 ay arası.</p>

<p>Kıyma: Dondurucuda 3-4 aydan fazla bekletilmemesi önerilir (yüzey alanı geniş olduğu için daha çabuk bozulabilir).</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gıda, Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/adim-adim-kurban-rehberi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/05/44f87060-989b-463b-951b-ac59a2ed179e.jpg" type="image/jpeg" length="61888"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
