<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Anadolu İzlenimleri</title>
    <link>https://www.anadoluizlenimleri.com</link>
    <description>Anadolu İzlenimleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 08 Oct 2026 07:35:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz’dan ''Fon'' Soruşturması Açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/cevdet-yilmazdan-fon-sorusturmasi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/cevdet-yilmazdan-fon-sorusturmasi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Hazine kaynağı kullanılmayacağını belirtirken 17 fonda ilk ödemelerin yarın başlayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda kamuoyunda geniş yer bulan fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme konuşması yaptı. Finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını belirten Yılmaz, sorunlu fonların tasfiye sürecinde vatandaşların haklarının korunacağını ve gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="372" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-07-at-151046.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Süreçte oluşan özel zararların karşılanmasında Hazine kaynağının kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, yüksek risk taşıyan serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemindeki devlet garantisinin bulunmadığını ifade etti. Tasfiye sürecindeki fonlarda yatırımcı haklarının öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından karşılanacağını belirten Yılmaz, 17 fonda ilk ödemelerin yarın başlayacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“Ekonominin temelleri sağlam”</strong></p>

<p>TBMM İçtüzüğü’nün 59. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Meclis’i ve kamuoyunu bilgilendirmek üzere söz alan Yılmaz, konuşmasının başında milletvekillerini ve vatandaşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendi adına selamladı.</p>

<p>Sermaye piyasalarında yaşanan sorunların piyasanın genel durumunu yansıtmadığını belirten Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını söyledi. Sermaye piyasalarının sağlam bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, sorunlu fonların tasfiyesinin piyasaları zayıflatmayacağını, potansiyel risklerin giderilmesiyle daha güçlü bir yapının ortaya çıkacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-07-at-142557.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Yanlışların üzerine kararlılıkla gidileceğini belirten Yılmaz, sermaye piyasalarının çok yönlü tedbirlerle desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Yaşanan sorunlarla ilgisi bulunmayan finansal kurumların ve araçların korunması konusunda iktidar ve muhalefet dahil tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inandığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Medya ve sosyal medyaya “sağlıklı bilgi” çağrısı</strong></p>

<p>Medya ve sosyal medyada yapılan değerlendirmelere de değinen Yılmaz, yaşanan sorunun olduğundan büyük ya da küçük gösterilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yorumların gerçekçi ve sağlıklı bilgilere dayanmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, aksi yaklaşımların sorunlarla bağlantısı bulunmayan ve faaliyetlerini düzgün şekilde sürdüren fonlara ve yatırımcılara zarar verebileceğini ifade etti.</p>

<p>Sorunlu unsurlar giderilirken piyasanın bütününün zarar görmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, gelişmelerden dolaylı olarak etkilenen şirketler ve milyonlarca yatırımcı karşısında ortak sorumluluk bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Sermaye piyasalarında büyüme hedefi sürecek</strong></p>

<p>Türkiye’nin sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden geri adım atmayacağını belirten Yılmaz, sermaye piyasalarının kalkınma sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tasarrufları üretime ve yatırıma yönlendiren, yatırımcıya güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir yapı için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p>Vatandaşların haklarının süreç boyunca korunacağını belirten Yılmaz, piyasaların güven içinde işlemesi için gerekli adımların atılacağını ve ihtiyaç duyulan düzenlemelerin gecikmeksizin hayata geçirileceğini bildirdi.</p>

<p><strong>131 fon tasfiye sürecinde</strong></p>

<p>Tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam fon sayısı içindeki payının yüzde 4,6, toplam portföy değerindeki payının ise yüzde 7,7 olduğunu açıklayan Yılmaz, sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkmasının yaşananların önemini azaltmadığını söyledi.</p>

<p>Vatandaşların tasarruflarını etkileyen, piyasalara duyulan güveni zedeleyen ve haksız kazanç sağlayan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidildiğini belirten Yılmaz, olumsuz etkilenenlerin hakları için adımlar atıldığını ifade etti.</p>

<p>Benzer sorunların tekrarlanmaması amacıyla gerekli idari ve hukuki tedbirlerin de değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>“Zararlar için Hazine kaynağı kullanılmayacak”</strong></p>

<p>Süreçte oluşan özel zararların karşılanmasında Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, yüksek risk taşıyan serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında, bankacılık sistemindeki devlet garantisinin bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Serbest fonlara katılanların profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzaladığını belirten Yılmaz, sisteme en az 10 milyon liralık finansal varlıkla girildiğini ifade etti. Yatırımcıların yüksek kazanç beklentisinin yanında buna karşılık gelen yüksek kayıp riskini de üstlendiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Yatırımcı hakları fonların kendi kaynaklarından karşılanacak</strong></p>

<p>Tasfiye sürecinde her fonun yatırımcılarına ilişkin hakların ilgili fonun kaynaklarıyla karşılanmasının esas olduğunu belirten Yılmaz, öncelikle fonların mevcut kaynaklarının kullanılacağını söyledi.</p>

<p>Fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak tutarların da süreçte değerlendirileceğini kaydeden Yılmaz, sistem dışına çıkarılan malların satışından sağlanacak kaynakların da kullanılacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Fon Koordinasyon Kurulu çalışmalarını sürdürüyor</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulan ve başkanlığını kendisinin yürüttüğü Fon Koordinasyon Kurulu’nun yoğun biçimde çalıştığını belirten Yılmaz, yol haritasının ve temel ilkelerin belirlendiğini söyledi.</p>

<p>İlgili kurumların koordinasyon içinde, kendi yetki alanlarında somut adımlar atmaya başladığını ifade eden Yılmaz, bu kurumların büyük bölümünün bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoriteler olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Kurumların kanunlarla tanınan yetkilerini kullanarak kendi kararlarını aldığını ve bu kararları usulüne uygun şekilde kamuoyuyla paylaştığını kaydetti.</p>

<p><strong>1 milyon liraya kadar ana para için ara ödeme planı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tasfiye sürecinde Hazine kaynağı kullanılmayacağını yineleyen Yılmaz, her fonun kendi kaynakları ile açılan hesaplara yatırılan kaynakların değerlendirileceğini belirtti.</p>

<p>Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılmasının genel ve kanuni ilke olduğunu söyleyen Yılmaz, olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ara ödeme yoluyla 1 milyon liraya kadar ana paraların geri ödenmesinin planlandığını açıkladı.</p>

<p>Ödemelerde küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini bildirdi.</p>

<p><strong>Kurumlar arası çalışmalar koordine ediliyor</strong></p>

<p>Fon Koordinasyon Kurulu’nun kurumlar arasındaki eş güdümü sağladığını ve ortak çalışmaları hızlandırdığını belirten Yılmaz, temel yaklaşımların ortak akılla oluşturulduğunu ifade etti.</p>

<p>Kanuni düzenleme gerektiren konularda ilgili kurumların teknik desteğiyle Meclis grubuyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>Devlet Denetleme Kurulu 10 müfettişle sahada</strong></p>

<p>İlgili kurumlar ile bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumluluklarının, Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılan kapsamlı incelemelerle netleştirileceğini söyleyen Yılmaz, çalışmaların Meclis’in çıkardığı kanunlarda belirlenen usuller çerçevesinde yürütüleceğini belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdiğini açıklayan Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalıştığını bildirdi. İhtiyaç duyulması halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini belirten Yılmaz, idari ve kişisel sorumlulukların bu süreçte ortaya çıkarılacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Rapor sistemdeki açıkları da ortaya koyacak</strong></p>

<p>Devlet Denetleme Kurulu’nun inceleme ve soruşturmalarının, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak ek tedbirlere yol göstereceğini belirten Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumlulukların belirlenmesiyle sınırlı kalmayacağını söyledi.</p>

<p>Raporda sistemde tespit edilen açıkların da ortaya konulmasının ve bu açıkların giderilmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesine rehberlik edilmesinin beklendiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Uluslararası fon krizlerini örnek gösterdi</strong></p>

<p>Finans piyasalarında farklı dönemlerde ve nedenlerle sorunlar yaşanabildiğini belirten Yılmaz, 2008’de ABD’de yaşanan Madoff şirketi krizini, 2018’de Endonezya’daki Jiwasraya krizini ve 2019’da Güney Kore’deki Lime krizini örnek gösterdi.</p>

<p>Söz konusu olayların, güçlü denetim ve gözetim mekanizmalarına sahip gelişmiş ekonomilerde de piyasa bozucu faaliyetlerin görülebildiğini ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, önemli olanın piyasa bozucu yapıların kısa sürede tespit edilmesi ve etkili biçimde tasfiye edilmesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fon piyasasında daha önce atılan adımları anlattı</p>

<p>Sürecin öncesinde yeterli adım atılıp atılmadığına yönelik eleştirilerin kamuoyunda, Meclis’te ve siyasi çevrelerde dile getirildiğini belirten Yılmaz, sorunlar ortaya çıkmadan önce yapılan düzenlemeleri anlattı.</p>

<p>21 Kasım 2024’te Finansal İstikrar Komitesi’nde alınan kararın ardından para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10’unu Hazine tahvil ve bonosunda tutmasının zorunlu hale getirildiğini söyleyen Yılmaz, bu düzenleme sayesinde fonlarda nakde çevrilebilir tahvil ve bonolar bulunduğunu ve söz konusu kaynakların yatırımcılar için değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin hisse senetlerindeki manipülasyon ve serbest fonlardaki risklere karşı tedbir alınmasını değerlendirdiğini ve harekete geçtiğini belirten Yılmaz, 18 Aralık 2025’te alınan kararla serbest fonlara giriş eşiğinin 1 milyon liradan 10 milyon liraya yükseltildiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>TEFAŞ altyapısı yenilendi, BDDK düzenleme yaptı</strong></p>

<p>SPK’nın 17 Haziran 2026’da serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAŞ uygulama esaslarını onayladığını belirten Yılmaz, 20 Temmuz 2026’da ise TEFAŞ’ın fon alım-satım altyapısının yenilendiğini bildirdi.</p>

<p>BDDK’nın da 30 Temmuz 2026’da, 1 Ekim’den itibaren uygulanmak üzere tasarruf finansman şirketlerinin topladıkları kaynakları hangi yatırım araçlarında değerlendirebileceğine ilişkin düzenleme yaptığını söyledi.</p>

<p><strong>220 kişi hakkında işlem yapıldı</strong></p>

<p>Devam eden adli süreçlere ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te belirlenen sınırlar çerçevesinde bilgi veren Yılmaz, sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı.</p>

<p>Bu kişilerden 85’inin tutuklu olduğunu belirten Yılmaz, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu, 81 kişiye ise yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını söyledi.</p>

<p><strong>Mal varlıklarına el konuldu</strong></p>

<p>Yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının önlenmesi amacıyla 15 Eylül-2 Ekim döneminde 21 el koyma kararı verildiğini bildiren Yılmaz, kararların 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazları kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Ayrıca 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin de ortaklık paylarına el konulduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>7 şirkete ait 131 fon tasfiye edilecek</strong></p>

<p>SPK’nın sistemik riski azaltmak amacıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdiğini belirten Yılmaz, bu şirketlerin diğer fonlarının da TEFAŞ’ta işleme kapatıldığını söyledi.</p>

<p>Sorunlu ve sorun oluşturabilecek fonların bu adımlarla karantinaya alındığını ifade eden Yılmaz, finansal sistemin etkilenmesini önlemeye yönelik tedbirlerin uygulandığını vurguladı.</p>

<p><strong>Üç banka ve iki faktoring şirketi TMSF’ye devredildi</strong></p>

<p>BDDK kararıyla sorunlu gruplara ait Tera Yatırım, Destek Yatırım ve Hedef Yatırım olmak üzere üç banka ile Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring’in TMSF’ye devredildiğini açıklayan Yılmaz, Emlak Katılım Bankası tarafından Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın devralınmasına ilişkin sürecin de başlatıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>İşlem yasakları ve lisans iptalleri uygulandı</strong></p>

<p>16 Eylül 2026’da belirli kişiler ve portföy yönetim şirketleri hakkında iki yıl süreyle borsada işlem yasağı getirildiğini hatırlatan Yılmaz, bazı kişilerin tüm lisanslarının iptal edildiğini söyledi.</p>

<p>17 Eylül 2026’da toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nde sorunun diğer fonlara ve finansal sisteme yayılmasını önlemek amacıyla önemli kararlar alındığını belirten Yılmaz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın piyasaya ilave likidite sağladığını kaydetti.</p>

<p><strong>SPK rehberiyle fonlardaki sorunlar görünür hale geldi</strong></p>

<p>SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin rehberini 28 Ağustos 2026’da yayımladığını ve rehberin 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girdiğini belirten Yılmaz, fon işlemlerine önemli kurallar getiren rehberin uygulanmasıyla sisteme giren sıcak paraya bel bağlayan bazı fonlardaki sorunların görünür hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Bu adımlar atılmasaydı sorunlu fonların büyümeye devam edeceğini ve daha büyük bir sorunla karşılaşılacağını belirten Yılmaz, sorunlu yapıların ortaya çıkarılmasının diğer fonlarda daha güvenli bir yapının oluşmasını sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Fonların değerleme yöntemi değiştirildi</strong></p>

<p>Fon portföylerinde bulunan, borsada işlem gören gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarının değerleme yönteminin 30 Temmuz 2026’da değiştirildiğini hatırlatan Yılmaz, söz konusu varlıkların borsa fiyatı yerine son açıklanan birim net aktif değer üzerinden değerlendirilmesine karar verildiğini söyledi.</p>

<p>Kurumsal ve kişisel sorumlulukların Devlet Denetleme Kurulu’nun yürüttüğü süreç sonunda netleşeceğini belirten Yılmaz, tespitlerin gereğinin yapılacağını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/cevdet-yilmazdan-fon-sorusturmasi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/ca76541c-9c86-4f41-8c02-7475e8ed247e.jpg" type="image/jpeg" length="27228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Karaman’dan TMO’ya Çeltik Fiyatı Çağrısı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/mehmet-karamandan-tmoya-celtik-fiyati-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/mehmet-karamandan-tmoya-celtik-fiyati-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bafra’da çeltik hasadı devam ederken üreticilerin TMO’dan taban fiyat açıklaması beklentisi sürüyor. Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, üreticinin talebinin en az 55 lira olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Bafra’da artan girdi maliyetleri nedeniyle traktörleriyle yollara çıkan çeltik üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) taban fiyatını bir an önce açıklaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bafra’da çeltik hasadı devam ederken, üreticilerin TMO’dan fiyat açıklaması bekleyişi sürüyor. Artan maliyetlere dikkat çekmek ve taleplerini duyurmak isteyen üreticiler, geçtiğimiz günlerde traktörleriyle konvoy oluşturdu. Yaşanan gelişmelerin ardından Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman da sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.</p>

<p><strong>Üreticinin maliyetleri arttı</strong></p>

<p>Bafra’nın önemli bir tarım merkezi olduğunu belirten Karaman, çeltik üreticilerinin artan maliyetler karşısında zor bir dönemden geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Karaman, “Geçtiğimiz günlerde Samsun’umuzun göz bebeği, tarım şehri Bafra ilçemizde yüzlerce çeltik üreticimiz traktörleriyle yollara inerek tarımdaki krizin dayanılmaz boyutlarını ortaya koymuştur” dedi.</p>

<p><strong>TMO’dan fiyat açıklaması bekleniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasat döneminin başlamasına rağmen TMO’nun taban fiyatı açıklamamasına tepki gösteren Karaman, fiyat açıklamasının daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Harman başlamış, biçerdöverler tarlaya girmiş, hasat yarıya gelmiş ancak TMO taban fiyatını hâlâ açıklamamıştır” ifadelerini kullanan Karaman, üreticilerin bekleyişinin sürdüğüne dikkat çekti.</p>

<p><strong>“55 liranın altında olmamalı”</strong></p>

<p>Çeltik üretiminde mazot, gübre, ilaç ve işçilik gibi temel giderlerin ciddi oranda yükseldiğine dikkat çeken Karaman, “Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri yüzde yüze varan oranlarda artmıştır” dedi.</p>

<p>Üreticinin talebinin en az 55 lira olduğunu belirten Karaman, “Üreticimizin haklı talebi olan; 55 liranın altında olmamak üzere bir taban fiyat gecikmeksizin ilan edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Yerli üreticinin emeği korunmalı”</strong></p>

<p>Tarım politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Karaman, Türkiye’nin gıda güvenliğinin güçlü bir yerli üretimden geçtiğini söyledi. Çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirten Karaman, ithalata dayalı politikaların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Karaman, “Ülkemizin gıda güvenliği, çiftçilerimizin desteklenmesiyle mümkündür. İthalat odaklı politikalar derhal bırakılmalı, yerli üreticinin emeği ve alın teri korunmalıdır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset, Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/mehmet-karamandan-tmoya-celtik-fiyati-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/mehmet-karaman-kimdir.jpg" type="image/jpeg" length="47494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’ndan Fon Krizi İçin 3 Kritik Soru!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kilicdaroglundan-fon-krizi-icin-3-kritik-soru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kilicdaroglundan-fon-krizi-icin-3-kritik-soru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında son fon skandalına ilişkin üç soru yöneltti. Olayın bir devlet krizi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, soruşturma için dört maddelik öneri sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Muhammet OLUKLU</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yargılamalardaki uygulamalardan kırsalda yaşayan kadın ve gençlerin sosyal güvenliğine, son fon skandalından devlet yönetiminde liyakat tartışmalarına kadar çeşitli başlıklarda açıklamalar yaptı.</p>

<p>Türkiye’nin yeniden inşasının ahlaki temeller üzerinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, insanların kimliklerinin siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini söyledi. İnsanların en değerli varlık olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, herkesin başının üzerinde yeri olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Milletvekilleriyle birlikte Türkiye’nin sorunlarını gündeme getireceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, özellikle kırsalda yaşayan kadınların emeğine dikkat çekti. Kırsalda çalışan kadınların günün 24 saati emek verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini savundu.</p>

<p>“Yargılamanın da ilkeleri olması lazım”</p>

<p>Gözaltı ve tutuklamalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, hiç kimsenin yargılanamaz olmadığını ancak yargı süreçlerinin belirli ilkelere uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kendi dokunulmazlığının bulunmadığını belirten Kılıçdaroğlu, hakkında bir şikâyet olması halinde hâkim karşısında kendisini savunacağını ifade etti. Bir belediye başkanının da yargılanabileceğini ancak tutuklanmasını doğru bulmadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Sabahın beşinde bir belediye başkanının kapısı çalınmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yargılamalarda çifte standart uygulanmaması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, Bülent Arınç’ın daha önce kullandığı “Ankara’yı parsel parsel satan kişi” ifadesine atıfta bulunarak, geçmişte yaşanan uygulamalarla bugünkü süreçler arasında standart farkı bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<p>“Her davanın takipçisiyiz” diyen Kılıçdaroğlu, vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle ülkenin nereye gittiğini sorguladığını belirterek, yasa dışı işlerin yapanların etkin olduğu bir ortam oluştuğunu savundu.</p>

<p>CHP’nin toplumda kendisini sahipsiz hisseden bütün kesimlerle sağlıklı bir diyalog kurmaya hazır olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fon skandalı üzerinden 3 soru</p>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü son fon skandalına ayıran Kılıçdaroğlu, olayın ekonomik boyutunun yanı sıra devlet yönetimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Fonlardan çıkan paranın tutarının 538 milyar lira, mağdur olan vatandaşların sayısının ise 455 bin 748 olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kamuoyuna üç soru yöneltti:</p>

<p>* Borsa vurgununda kimler kazandı?<br />
* Kimler borsayı denetlemekle görevliydi?<br />
* Kimler bu soygunu bildiği halde zamanında müdahale etmedi?</p>

<p>Yaşananların yalnızca bir fon meselesi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, olayın Türkiye’yi genel olarak ilgilendiren bir sorun olduğunu söyledi. Bakanlıklar arasındaki uyumsuzluğa da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, olayların neden aylarca beklediğinin ve zamanında neden müdahale edilmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Bu bir devlet krizidir” diyen Kılıçdaroğlu, söz konusu değerlendirmeyi ilk dile getiren partinin CHP olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Devlette liyakat biterse sorun var demektir”</p>

<p>Devlet yönetiminde liyakatin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bir bakanın kendi kurumuna söz geçiremediği bir yapının sorun oluşturacağını söyledi.</p>

<p>Kimsenin önünde eğilmeyeceklerini ve verilmeyecek hesaplarının olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Hesap sormazsanız namertsiniz” ifadesini kullandı.</p>

<p>Fon skandalıyla ilgili daha önce de denetim çağrısında bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için dört maddelik öneri sundu.</p>

<p>Dört maddelik öneri</p>

<p>Önerilerinin ilk sırasında, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere olaydan doğrudan sorumlu olan, denetim görevini yürüten ve gelişmeleri görebilecek konumda bulunan bürokratların görevden alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>İkinci olarak, 5 milyon lira ve üzerinde fona para yatıran ve paralarını 2026 yılının ağustos ve eylül aylarında çeken kişilerin kimlik, unvan ve para miktarlarına ilişkin bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.</p>

<p>Üçüncü maddede, yaşanan sürecin bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması amacıyla özel bir komisyon kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dördüncü olarak ise soruşturmanın mutlaka suç örgütü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, yaşananların yeniden tekrarlanmaması için söz konusu dört önerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kilicdaroglundan-fon-krizi-icin-3-kritik-soru</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-06-at-134225.jpeg" type="image/jpeg" length="20129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den Erdoğan’a Dikkat Çeken Fon Mesajı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/ozgur-ozelden-erdogana-dikkat-ceken-fon-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/ozgur-ozelden-erdogana-dikkat-ceken-fon-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’teki ilk grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özel, fon soruşturması, belediyeler ve Meclis açılışındaki boykot üzerinden mesajlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Muhammet OLUKLU</strong></p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yeni yasama döneminde partisinin ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında parti içindeki gelişmelerden Meclis açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik boykot kararına, fon soruşturmalarından erişim engellerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Özel, iktidara yönelik sert eleştiriler yöneltti.</p>

<p>Partisinin kuruluş sürecine ve mevcut siyasi konumuna ilişkin değerlendirmelerle konuşmasına başlayan Özel, “Mutlak butlan ve e Mutlak Sultan İttifakı’nı kuranlar partimize saldırdılar. Kapılarını kırdılar. Gaz bombalarıyla, plastik mermilerle içeri girdiler. Aziz Atatürk’ün hatırasını tarumar etmeye kalktılar.” dedi.</p>

<p><strong>Bu süreçte parti binalarını geride bırakarak milletin vicdanına sığındıklarını savunan Özel, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>“İşte biz o gün binaları hep birlikte ardımızda bırakarak milletimize, milletimizin vicdanına sığındık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş bir siyaset anlayışından ayrıştık. Atatürk’ün mirasını omuzlayarak o binadan ayrıldık. Milletimizin talimatıyla yeni partimizi kurduk.</p>

<p>Kurulduğu gün bu Meclis’te ana muhalefet partisi olduk. Kurulduğu gün anketlerin birinci partisi olduk. Ve artık Atatürk’ün partisi cismen, fiziken maalesef orada işgal altındadır. Ancak Gazi’nin, Cumhuriyet’in mirası sizlerin ellerinde, omuzlarında hepimize emanettir, Yeni Parti’ye emanettir.”</p>

<p>Siyasi mücadelede sahadan ayrılmadıklarını belirten Özel, “Birileri evlerinden, partilerinden burnunu çıkaramazken ve iktidar partisi kadroları sokağa çıkamaz, esnafa gidemez, pazar gezemezken değerli grubumuz sahadan bir an olsun ayrılmadı. Partinin kuruluş sürecinde milletimizle birlikteydik.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>YENİ Parti’nin üye sayısını açıkladı</strong></p>

<p>Partisinin üye sayısına ilişkin de bilgi veren Özel, üye sayısının 753 bine ulaştığını belirtti.</p>

<p>“Bugün itibarıyla YENİ Parti’nin üye sayısı bu sabah 753 bine ulaştı. Üye sayımız hızla artmaya devam ediyor.</p>

<p>Sırada il başkanlığı seçimleri var. 81 ilde 18 Ekim günü üyelerimizin tamamı, yani düne kadar üye olmuş 753 bin kişi il başkanlığı için oy kullanacak.</p>

<p>Buradan açıkça ifade ediyorum; verdikleri mücadeleyle, kuruluş sürecindeki emekleriyle tüm kurucu il başkanlarımıza teşekkür ediyoruz ve buradan bütün Türkiye’nin önünde ifade ediyoruz ki: Tüm üyelerimiz hangi il başkanını gelecek seçimde görevlendirirse il başkanımız odur, karar başımızın üzerinedir, verilecek karar üyemizin bizzat kendisine emanettir.”</p>

<p><strong>Meclis açılışındaki boykotu savundu</strong></p>

<p>Meclis’in yeni yasama yılı açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında salondan ayrılmalarına ilişkin de konuşan Özel, kararlarının gerekçesini açıkladı.</p>

<p>“Meclis Başkanı’nın açılış konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı hep birlikte okuduk. Daha sonra bir siyasi partinin genel başkanı kürsüye çıktığında salondan ayrıldık.”</p>

<p><strong>Kendilerine yönelik eleştirilere tepki gösteren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></p>

<p>“Birileri çok rahatsız olmuşlar. ‘Genel Başkanımızı nasıl dinlemezsiniz?’ diye feveran ediyorlar. Ana muhalefetin, yerel seçimlerin birinci partisinin başına mahkeme kararıyla kayyım atayanların neyini dinleyeceğiz? Neyini!</p>

<p>Rakipleriyle mertçe yarışmak yerine, kendini yeneceğinden korktuğu rakiplerini hapse atan, ülkeyi baskıyla, korkuyla yönetmeye çalışanların neyini dinleyeceğiz?”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da doğrudan seslenen Özel, “Kimse kusura bakmasın, bu ortamı yaratan Erdoğan’ın bizzat kendisidir. Bundan sonra Erdoğan’a sesleniyorum: Hak etmediğimizi duyarsak, hak ettiğinizi duyacaksınız!” dedi.</p>

<p>Özel, belediyeler ve siyasi transferler üzerinden de iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kazanmadığı ilçeyi, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını şantajla, tehditle, baskıyla, rüşvetle alanlara, saflarına katanlara; sonra da pişkin pişkin o ilçeyi kazanmış gibi caka satanlara, yani milletin vermediği emaneti çalan, milli irade hırsızlığına kalkışanlara söylüyorum: Bundan sonra ne ekerseniz, onu biçeceksiniz!”</p>

<p><strong>Fon soruşturmalarını gündeme taşıdı</strong></p>

<p>Yeni yasama yılına “asrın soygunu” olarak nitelendirdiği fon soruşturmalarının gölgesinde girildiğini savunan Özel, yatırımcıların yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.</p>

<p>“Değerli arkadaşlarım, yeni yasama yılına asrın soygununun yakıcı ortamında başlıyoruz. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidarın açtığı yolda, iktidar partisinin mensuplarının içinde olduğu asrın dolandırıcılığıyla, asrın soygunuyla, asrın vurgunuyla tanıştık. Milletimiz buna muhatap oldu.</p>

<p>Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. 800 milyar liralık vurgun çarkı; 3-5 kuruşunu enflasyondan korumaya, bir kenarda arttırmaya, belki biriken borçları bu vesileyle kapamaya çalışan küçük yatırımcının üzerine devrildi.</p>

<p>455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve 5 milyona yakın toplamda bu işten zarar gören mağdur var.”</p>

<p>Soruşturma kapsamında bazı kamu görevlileri ve siyasi isimlerin bulunduğunu ileri süren Özel, “Erdoğan’ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde: Biri büyükelçi, biri cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan’ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden eleştiriler</strong></p>

<p>Özel, konuşmasında Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon yatırımlarına ilişkin iddiaları da gündeme getirdi.</p>

<p>“Fatma Betül Sayan Kaya; 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz…” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş. 5 ay sonra ‘çık’ dedikleri gün çıkmış ve 2.2 milyar TL, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış.</p>

<p>27’sini koyup 340’ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? ‘Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine, nefsine yenik düştü’ diyor.”</p>

<p>Özel, farklı kesimlere yönelik adalet uygulamalarının eşit olmadığını savunarak, “İşte AK Parti’nin ikili hukuk sistemi! İşte kul hakkı yiyen AK Parti’nin kara düzeni budur! Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur.” dedi.</p>

<p>Fon soruşturmasına ilişkin eleştirilerini sürdüren Özel, “Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar; ana parayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“‘Türkiye Yüzyılı’ dediler, yüzyılın soygununu yaptılar”</strong></p>

<p>Özel, iki dönem AK Parti milletvekilliği yaptığını belirttiği Ertan Aydın’ın da soruşturma kapsamında olduğunu iddia ederek, “Türkiye Yüzyılı” sloganı üzerinden iktidara yüklendi.</p>

<p>“‘Türkiye Yüzyılı’ kampanyasını yapan isim, öyle bir noktada ki şimdi yurt dışına çıkış yasağı getirilmiş ve Ertan Aydın bir köşede duruyor. Açılacak tövbe hesabına parayı koyarsa ona da hiçbir şey olmayacak inşallah.</p>

<p>‘Türkiye Yüzyılı’ dediler, yüzyılın soygununu yaptılar. Bundan sonra ‘Türkiye Yüzyılı’ yazısını gören, yüzyılın soygununu hatırlasın! Yüzyılın soygununu!”</p>

<p>Soruşturmayla ilgili yeni bir ismin daha gündeme geldiğini savunan Özel, AK Parti’li bürokrat Osman Arıkan Nacar’ın şirketi E-Data üzerinden 20 milyar liralık bir para çekildiğini ileri sürdü.</p>

<p>“Yani çektiği para 20 milyar lira, Fatma Betül Sayan Kaya’nın tam 10 katını vurmuş. Peki kaç daire parası? Çünkü milyar deyince altı sıfır mı altı sıfır, Anadolu’da bazen kafa karışıyor. Benim annem babam bile ‘Tam bu bir milyar… Milyar nedir?’ anlaşılmıyor. Buradan vurulan para 3 bin 333 apartman dairesi parası! 3 bin 333 apartman dairesi!”</p>

<p>Özel, Osman Arıkan Nacar ile AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik arasında yakın ilişki bulunduğunu da ileri sürerek, “15 gün önce tatilini en yakın arkadaşıyla yapmış. En yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş? AK Parti’nin sözcüsü Sayın Ömer Çelik’miş! Bodrum’da tatil yapmışlar beraber!” dedi.</p>

<p><strong>“Erdoğan tam ortasındasın”</strong></p>

<p>Konuşmasının devamında soruşturma kapsamında adı geçtiğini söylediği kişileri tek tek sıralayan Özel, bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından çeşitli görevlere atandığını iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel’in sıraladığı isimler ve görevleri şöyle:</p>

<p>Emre Alkin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Özel, Alkin’in Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu’na atandığını söyledi.<br />
Kerem Alkin: Tera Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Türkiye’nin OECD Daimi Büyükelçiliğine, Varlık Fonu ve Halkbank yönetimine Erdoğan tarafından atandığını ileri sürdü.<br />
Emre Tezmen: Tera Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesiyle yakın ilişkili olduğunu iddia etti.<br />
Erkan Kilimci: Tera Genel Müdürü, tutuklu. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olduğunu ve Erdoğan tarafından atandığını belirtti.<br />
Fecir Alptekin: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi. Erdoğan’ın imzasıyla atandığını söyledi.<br />
Abdulkadir Özkan: Tera Yönetim Kurulu Üyesi, tutuklu. Başbakanlık Başdanışmanı olduğunu ve Erdoğan tarafından atandığını belirtti.<br />
Erdinç Özel: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı. Erdoğan tarafından atandığını ileri sürdü.<br />
Muhammed Yarız: Pusula Portföy’de yönetici, tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu söyledi.<br />
Özdemir Ataseven: Özata Yönetim Kurulu Başkanı, tutuklu. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı olduğunu belirtti.<br />
İskender Balcı: Fonda yönetici, tutuklu. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu isimlerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan seslenen Özel, “Şimdi öyle bir şey yapıyor ki, ‘Biz bu işin bir yerinde yokuz.’ Vallahi Erdoğan’a şöyle söylemek lazım, o zaman zaman böyle hatırlatmalar, böyle imalar yapıyor:</p>

<p>‘Ey Erdoğan! Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, maalesef soyulan da AK Partili, hakkını arayan da Yeni Partili! Hadi bakalım! Sen bu işin tam ortasındasın, tam ortasında.’” dedi.</p>

<p><strong>Erişim engelleri için AYM önünde çağrı</strong></p>

<p>Konuşmasının son bölümünde sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini gündeme getiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Siber Güvenlik Başkanlığını eleştirdi.</p>

<p>“Tayyip Erdoğan sarayda akşam oturmuş, elde kumanda nasıl kanal değiştiriyorsa, televizyonu ne kadar kolay kapatıp ne kadar kolay açıyorsa muhaliflerin sosyal medya hesaplarını o kadar kolay kapatıyor. Siber Güvenlik Başkanına söylüyor; onlar zaten kraldan çok kralcı: ‘Ya bu adam ne konuşuyor, kapatın hesabını!’. ‘Kapattık efendim, 10 dakika önce.’ ‘Aferin, aferin!’”</p>

<p>Türkiye’nin bu noktaya geldiğini savunan Özel, erişim engellerine karşı Anayasa Mahkemesi önünde yapılacak çağrıya ilişkin de bilgi verdi:</p>

<p>“Böyle bir noktaya geldi Türkiye. Yarın saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önünde, Anayasa Mahkemesi’ni suçlayarak değil ama bu meşelenin hassasiyetini vurgulayarak erişim… hesabına erişim gelen gerçek kişileri, kurumları, kurumların yöneticilerini, bizimle birlikte Anayasa Mahkemesi’ne çeşitli yollardan başvuruda bulunmuş herkesi ve erişim engeline karşı sesini yükseltip Anayasa Mahkemesi’ni göreve çağırmak isteyen herkesi yarın 12.00’de Anayasa Mahkemesi’nin önüne bekliyoruz.</p>

<p>Yarın orada biz değil, elbette biz de başvurusu olanlardan biri olarak, ancak hesabı engellenenler, sansüre uğrayanlar orada konuşacaklar.”</p>

<p>Erişim engellerinin uygulanma biçimine ilişkin eleştirilerini de sürdüren Özel, “Temel olarak yaklaşımımız şu: Anayasa Mahkemesi’nden bu kadar büyük bir hak ihlalinde… Düşünün önceki düzenlemeyi, daha öncesini, diğer ülkelerdeki uygulamaları; böyle bir şey olması için yargı kararı olması lazım. Kademe kademe geldi bunlar. Önce BTK kapatır, bir gün içinde yargıya gider bilmem neden; şimdi Tayyip Bey söyler, Siber Güvenlik kapatır noktasına geldi.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/ozgur-ozelden-erdogana-dikkat-ceken-fon-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-06-at-113406.jpeg" type="image/jpeg" length="48987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den Erdoğan İçin Yeniden Adaylık Çağrısı!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/bahceliden-erdogan-icin-yeniden-adaylik-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/bahceliden-erdogan-icin-yeniden-adaylik-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olmasını istediklerini belirterek, Erdoğan’ın adaylığının önünü açmak için Meclis’te seçimlerin yenilenmesi kararı alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Muhammet OLUKLU</strong></p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılındaki ilk grup toplantısında iç ve dış siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinden fon soruşturmalarına, Birleşmiş Milletler’in yapısından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya kadar birçok başlıkta mesaj veren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması yönündeki taleplerini de açıkladı.</p>

<p>TBMM’nin 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlamasının ardından siyasi partilerin grup toplantıları da yeniden başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada yeni yasama yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak Meclis’in tarihsel ve siyasal önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>“Yurt içinden ve yurt dışından bizi takip eden vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Sizlerle birlikte bu çatı altında olmaktan gurur duyuyorum. Yeni yasama yılında başarılar diliyorum. Herkes hayırlı olmasını temenni ediyorum. Önemli iç ve dış gelişmelerin yaşanacağı yeni dönemin ülkemize, milletimize, siyaset ve demokrasi hayatımıza, aynı zamanda siyasi parti grupları ile sayın milletvekillerine hayırlı olmasını temenni ediyorum.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Gazi Meclis’te görev yapan ve ebediyete irtihal eden milletvekillerini rahmetle yâd ediyor, hayatta olanlara sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum.”</p>

<p><strong>“Türk devlet geleneğinin danışma ve meşveret kültürü vardır”</strong></p>

<p>Meclis’in millet iradesinin temsil edildiği temel kurumlardan biri olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk devlet geleneğinde istişare ve danışmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Yasama organının kurumsal adresi Gazi Meclisimiz, şüphesiz milletimizin talep ve menfaatlerinin, inanç ve değerlerinin, tarihî hafızasının ve gelecek beklentilerinin temsil mekanizması ile vücut bulduğu, ülkemizdeki farklı seslerin uyumu ile devlet orkestrasına dönüştüğü, ortak aklın ve millî iradenin tecelligâhı, Türk devletinin kalpgâhıdır.</p>

<p>Asırlar geçse de, kurumlar dönüşse, yöntemler değişse de pergelin sabit ucunda Türk devlet geleneğinin danışma ve meşveret kültürü vardır ve bu kültür, Türk töresinin ana omurgasını teşkil etmektedir.</p>

<p>İstişare ve danışmanın sonucu olarak ortak akıl ile alınan kararlar, kamu vicdanının gür sesi, toplumsal dayanışmanın güçlü zemini, millî birlik ve beraberlik duygusunun sarsılmaz iradesidir. Yanlışı telafi, noksanı tamam eden millî muhakeme ve muhasebe mekanizması olan istişare ve danışma, aynı zamanda toplumsal fay hatlarını doldurarak sosyal gerilimleri önleyen ve bir arada yaşama iradesini tahkim eden millî aidiyet ve mensubiyet şuurudur.”</p>

<p><strong>“İstiklâl Harbi’nin ana karargâhı Büyük Millet Meclisi’dir”</strong></p>

<p>Meclis’in Millî Mücadele’den 15 Temmuz’a kadar Türkiye’nin siyasi tarihinde üstlendiği role de değinen Bahçeli, şöyle konuştu:</p>

<p>“İstanbul’un işgaliyle türlü tehlikeleri atlatarak Ankara’ya koşan mebuslar, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde Büyük Millet Meclisi’nde İstiklal davasını yaşatmış, Sevr çağrısını tarihin çöplüğüne atmıştır. Unutulmaması gerekir ki İstiklâl Harbi’nin ana karargâhı Büyük Millet Meclisi’dir.</p>

<p>15 Temmuz hain kalkışmasında yazılan demokrasi destanının merkezi de Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Türk milleti, Millî Mücadelesi’ni Meclis çatısı altında vererek dünya siyasi tarihinde nadir ve müstesna bir yere sahip olmuştur.</p>

<p>Bu sebeptendir ki Türk milleti için Meclis, olağan dönemler kadar olağanüstü dönemleri sevk ve idare etme kabiliyeti, barışta olduğu kadar savaşa da hazır olabilme kapasitesi, vatanına, toprağına, istiklal ve egemenliğine göz dikenlere karşı mücadele iradesidir.”</p>

<p><strong>“Politik merkez Ankara’dır”</strong></p>

<p>Türkiye’nin demokrasi tarihine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan MHP lideri, askerî darbelerin ve siyasi istikrarsızlıkların Türkiye’ye etkilerine değindi.</p>

<p>“Değerli milletvekilleri, şüphesiz Türkiye’nin demokrasi yolculuğu güneşli ve pürüzsüz yollarda gerçekleşmemiştir. Cumhuriyet dönemi ile birlikte Türk demokrasisi askerî darbelerle sınanmış ve her bir askerî darbe, Türk demokrasisinde yaralı hafıza durakları oluşturmuştur.</p>

<p>Türk siyasetinde darbeler, devlet kurumsallığının zayıflamasına, imkân ve fırsatların heba olmasına ve devletin yüksek politik hafızasının daralmasına sebebiyet vermiş, ancak Türk milletinin demokrasiye sadakati eksilmemiş, bilakis daha da güçlenmiştir.</p>

<p>Parlamenter sistemin uygulandığı dönemde istikrarsız hükümetler, koalisyon kavgaları, siyasi kutuplaşma ve anlaşmazlıklar hızlı ve etkin kararlar alınmasına mâni olmuş, millet ve devlet hayatında pek çok çarpıklığı teşvik edip tetiklemiştir.</p>

<p>Hatırlatmak isterim ki çok partili hayata geçilen 21 Temmuz 1946 ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hukuken ve fiilen uygulanmaya başladığı 9 Temmuz 2018 tarihleri arasında 51 Cumhuriyet Hükümeti kurulmuş, ortalama ömrü 1 yıl 5 ay olan kısa ömürlü hükümetler, koalisyon pazarlıkları ve belirsizliğin ortaya çıkardığı istikrarsızlık, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmasına sebep olmuştur.</p>

<p>İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara’dır. Siyasette yöntem olarak ayrılsak da yönümüz Türk istiklal ve egemenliğidir. Siyasete farklı pencerelerden bakıyor olsak da gelecek ufkumuz müreffeh toplum gücü Türkiye’dir.</p>

<p>Bu hatırlatmalarla birlikte yeni yasama yılında siyasi partilerimizin hizmette rekabet, istikbalde, istiklalde vahdet, istikbalde gayret içerisinde olmalarını temenni ediyorum.”</p>

<p><strong>“Vatan ve millet sevgimizden asla ödün vermedik”</strong></p>

<p>MHP’nin 15. Olağan Kurultay sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, ilçe ve il kongrelerinin tamamlandığını belirterek partisinin hedeflerine ilişkin mesaj verdi.</p>

<p>“Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli misafirler, Türk milletinin 100 yıla damgasını vuracağı Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın başında, 21. yüzyılın ikinci çeyreğine girdiğimiz bir dönemde, ‘Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda.’ temasıyla 7 Mayıs 2026 tarihinde başlattığımız 15. Olağan Kurultay sürecimizde, 4 Ekim 2026 itibarıyla ilçe ve il kongrelerimiz tamamlanmıştır.</p>

<p>İnancın ve itimadın tazelendiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği, partimizi büyütme heyecan, arzu ve kararlılığının coşkuya dönüştüğü her kongremiz toy havasında geçmiş, kaybedenin olmadığı kongrelerimizde ülkücü irade tecelli ederek lider ülke Türkiye hedefimizi gerçekleştirecek kadrolarımız seçilmiştir.</p>

<p>Kurultay sürecimiz olan büyük kongremiz de tamamlanacak. Partimiz aynı ülkü, değişmez irade ve sarsılmaz inançla kutlu ülkülerine yürümeye devam edecektir.”</p>

<p>Önümüzdeki dönemin Türkiye açısından önemli bir süreç olacağını belirten Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin yanı sıra yaklaşan seçimlere de işaret etti.</p>

<p>“Kıymetli milletvekilleri, önümüzdeki dönem, kalkınmanın ve yükselmenin önünde engel olan sorunların miyadını, Türkiye’de siyaset ve devlet hayatında kutlu bir merhalenin, yüksek bir mertebenin miladını teşkil etmektedir. Bunların başında Terörsüz Türkiye hedef ve politikalarına dair gelişmelerin yoğunlaşacağı yeni yasama yılı faaliyetleri ile yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve mahallî idareler seçimleri gelmektedir.</p>

<p>Parti olarak bu dönemde program, politika, proje ve kadrolarımızla Türkiye’nin önünde açılacak huzur ve refah sayfalarının irfan mürekkebi, hakikat kalemi olacağımıza itimadım tamdır. Milletimizle kurduğumuz samimi ve köklü bağı daha da güçlendirerek her alanda üç hilali zirveye taşıyacağız.”</p>

<p>MHP’nin siyasi yaklaşımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Bu şuur ve anlayışla ne çizgimizden saptık ne duruşumuzu bozduk. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletiyle her yılı bir asra bedel senelerde ilkelerimizden ve ülkülerimizden, vatan ve millet sevgimizden asla ödün vermedik.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, siyaseti toplumsal uzlaşının aracı olarak gördüklerini belirterek, “Siyaseti kısır bir iktidar mücadelesinin, çıkar ya da çatışmanın unsuru değil, toplumsal uzlaşının ve huzurun tesis aracı olarak gördük.” dedi.</p>

<p><strong>Terörsüz Türkiye vurgusu</strong></p>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü Terörsüz Türkiye hedefine ayıran Bahçeli, terörün tamamen ortadan kaldırılması için tarihî bir fırsat bulunduğunu savundu.</p>

<p>“Temel hedefimiz, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeyi terörün ürettiği güvenlik tehditlerinden bütünüyle arındırmak, gelecek kuşakların siyasi, ekonomik ve toplumsal refahını teminat altına almaktır. 40 yılı aşkın süredir milletimizin başına musallat edilen terör belasından kalıcı olarak kurtulmak için tarihî bir fırsat önümüzdedir.</p>

<p>Terör ve silah yerine adaletin, siyasetin, demokrasinin, millî birlik ve bütünleşmenin hâkim olacağı, kardeşlik ve dayanışmanın kök salacağı, istikbalimizin yol haritasını birlikte çizeceğimiz bir zemindeyiz.</p>

<p>Milletimizin kararı nettir. O da topraklardan terörü bir daha yeşermemek üzere söküp atmak, millî birlik ve bütünleşmeyi güçlendirmektir.</p>

<p>Türkiye, yeni yasama yılıyla birlikte bir taraftan Terörsüz Türkiye hedefinin hukuki ve siyasi tabanının güçlendirilmesine, diğer taraftan demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması, toplumsal bütünleşmenin kalıcı hâle getirilmesi ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesine yönelik çalışmalarla milletimizin beklentilerini karşılayacaktır.”</p>

<p>Fon soruşturmaları için “bağımsız ve şeffaf soruşturma” çağrısı</p>

<p>Gündemdeki fon soruşturmalarına da değinen Bahçeli, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin iddiaların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Diğer yandan, 3 Ekim 2026 tarihinde yaptığım detaylı açıklamada vurguladığım üzere Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar, bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir.”</p>

<p>BM ve Netanyahu’ya yönelik sert sözler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birleşmiş Milletler’in küresel krizler karşısındaki rolünü de eleştiren Bahçeli, BM’nin mevcut yapısının dünyadaki gelişmelere müdahale etmekte yetersiz kaldığını savundu.</p>

<p>“Birleşmiş Milletler, insanlığın yaşadığı soykırımlara, emperyalist güçlerin güç mücadelelerine dönüştüğü kaynak savaşlarına karşı evrensel insan hakları normları ve küresel adalet adına müdahale edememektedir. Milletlerin en üst düzeyde temsil edildiği bu kurum, ne yazık ki dünyanın içinde bulunduğu zorbalığa mukavemet edecek kadar karar alıcı mekanizmadan yoksundur.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, ‘Dünya beşten büyüktür.’ ve dünya bu beş devletin politik egolarına ve çıkarlarına mahkûm edilemeyecektir.”</p>

<p>Türkiye’nin Birleşmiş Milletler reformunda öncü rol üstlenebileceğini ifade eden Bahçeli, “Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara’dır.” dedi.</p>

<p>Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in eli kanlı Başbakanı Netanyahu’nun Genel Kurul’a hitabı, insanlık tarihinin utanç vesikası olmuştur. Maalesef elinde binlerce masumun kanı olan soykırımcının insanlık ve ahlak dersi vermek ustalığında bulunduğu bir tiyatroyu bütün dünya izlemiştir.”</p>

<p>Bahçeli’den Erdoğan için yeniden adaylık çağrısı</p>

<p>Konuşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı oldu.</p>

<p>Cumhur İttifakı’nın Türkiye’yi millî hedefler doğrultusunda ileriye taşıma kararlılığının devam etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasını ve üçüncü defa cumhurbaşkanı seçilmesini mümkün gördüklerini ifade etti.</p>

<p>“Cumhur İttifakı’nda vücut bulan Türkiye’yi millî hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine, ülkemizin arkasına aldığı rüzgârla yeni atılımlar için fırsat ve imkânları değerlendirmesine bağlıdır.</p>

<p>Bununla beraber Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa cumhurbaşkanlığına seçilmesi mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem, ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır.</p>

<p>O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan’dadır. Dünyanın içinde bulunduğu kritik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda tarihî adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye’nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkânlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye’ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye’nin ve bölgemizin hayrına olacaktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir.”</p>

<p><strong>“Seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır”</strong></p>

<p>MHP lideri, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için TBMM’nin uygun zamanda seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Bu hükümler doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi olarak düşüncemiz şudur. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır.</p>

<p>Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması, istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek şekilde sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır.</p>

<p>Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz attığı tarihî adımlarla dolu dizgin yoluna devam edebilecektir. Türkiye hasımlarının beklediği ve umduğu istikrarsızlık, yaşanması muhtemel belirsizlik, kaos ve kargaşaya yatırım yapanların hesabı boşa çıkmış olacaktır.</p>

<p>Burada şunun da altını çizmek gerekir ki bizim meselemiz şahısların siyasi kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde lider ülke Türkiye’nin inşa ve ihyasıdır.</p>

<p>Partimiz, 2028’i bir seçim tarihi olarak görmenin ötesinde, Türkiye için büyük reformların hayata geçirileceği bir dönemin miladı olarak değerlendirmektedir. Bu çerçevede hedef saptırmaya yönelik girişimler son bulmalı, adaylık netleşmeli, acımasız rekabet şartlarında dünya gerçekleriyle yüzleşebilmelidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/bahceliden-erdogan-icin-yeniden-adaylik-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-06-at-103655.jpeg" type="image/jpeg" length="45018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda Fiyatlarında Dört Yılın Zirvesi: Riskler Artıyor!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-fiyatlarinda-dort-yilin-zirvesi-riskler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-fiyatlarinda-dort-yilin-zirvesi-riskler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FAO Gıda Fiyat Endeksi, olumsuz hava koşulları, ticaret ve lojistik sorunları ile El Niño endişelerinin etkisiyle eylülde 136,0 puana yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel gıda fiyatları, hava koşulları, ticaret ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar ile El Niño etkisine yönelik endişelerin artmasıyla eylülde Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi, eylülde 136,0 puana yükseldi. Ağustosta yaklaşık 134,0 puan seviyesinde bulunan endeks, böylece yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesini gördü.</p>

<p>ABD merkezli CNN’in haberine göre, küresel tarım ürünleri piyasalarında yaşanan gelişmeler, gıda arzına ilişkin belirsizliklerin arttığını ortaya koydu. Fiyatlardaki yükseliş ise yalnızca tek bir ürün grubuyla sınırlı kalmadı. Şeker, tahıllar, bitkisel yağlar, et ve süt ürünlerinde de fiyat baskısı görüldü.</p>

<p><strong>Gıda piyasalarında risk primi yeniden gündemde</strong></p>

<p>FAO, olumsuz iklim koşulları ve ticarette yaşanan aksaklıkların arz beklentileri üzerinde baskı oluşturmaya başladığına dikkat çekti. El Niño’nun tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerin de artması, fiyatların yönü açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>FAO Başekonomisti Maximo Torero, ağustosta yaşanan fiyat artışının iklim kaynaklı şoklar, jeopolitik gerilimler, ticari ve lojistik sorunlar ile farklı üretim bölgelerini etkileyen hava koşullarının aynı dönemde ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğunu belirtti.</p>

<p>Torero, söz konusu gelişmelerin gıda piyasalarında “risk priminin” yeniden ortaya çıktığına işaret ettiğini söyledi. El Niño’nun farklı üretim bölgelerini aynı anda etkileyebileceğine dikkat çeken Torero, tahıllar, şeker ve bitkisel yağların da bu süreçten etkilenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Dünya Bankası analizlerine göre El Niño, Güneydoğu Asya’nın bazı bölgeleri, Avustralya, Brezilya’nın kuzeyi ve Güney Asya’da daha kurak koşullara neden olabiliyor. Bu bölgeler, tahıl, şeker kamışı ve yağlı tohum üretimi açısından önemli merkezler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şekerde hava koşulları belirleyici oluyor</strong></p>

<p>Küresel gıda fiyatlarındaki baskının önemli kaynaklarından biri de şeker piyasası oldu.</p>

<p>Dünyanın en büyük şeker üreticisi Brezilya’da üretime ilişkin endişeler fiyatlar üzerinde etkili olurken, FAO’nun şeker fiyat endeksi Haziran 2025’ten bu yana aylık bazda yüzde 11,9 yükseldi. Brezilya’nın yanı sıra Avrupa ve Asya’daki üretime yönelik kaygılar da artışta rol oynadı.</p>

<p>Şeker kamışının şeker veya etanol üretiminde kullanılacak bölümünün belirlenmesinde hava koşulları, fiyatlardan daha etkili hale geldi.</p>

<p>StoneX şeker analisti Marcelo Bonifacio Filho, üreticilerin üretim tercihlerini belirlerken fiyatlardan çok hava koşullarını dikkate aldığını belirtti.</p>

<p>Piyasa verilerine göre temmuz başında şeker üretimine ayrılan şeker kamışının oranı yüzde 42,5’te kaldı. Böylece şeker kamışının daha büyük bölümü etanol üretimine yönlendirildi.</p>

<p>Şeker fiyatlarının yükselmesi de üreticilerin kısa sürede şeker üretimini artıracağı anlamına gelmiyor. Hava koşulları, fiyatlar yükselse dahi üreticilerin etanol üretiminden şekere yönelmesini sınırlayabiliyor.</p>

<p><strong>Tahıl üretiminde düşüş beklentisi</strong></p>

<p>Küresel gıda güvenliği açısından tahıllar ise daha kritik bir noktada bulunuyor.</p>

<p>FAO’nun tahıl fiyat endeksi ağustosta yüzde 2,2 artarak 116,3 puana yükseldi. Bu seviye, Mayıs 2024’ten bu yana görülen en yüksek değer oldu.</p>

<p>Örgüt, 2026 yılı küresel tahıl üretimine ilişkin tahminini de 3,4 milyon ton aşağı çekerek yaklaşık 2,980 milyar tona indirdi. Böylece 2026 yılı üretiminin 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 2 daha düşük olması bekleniyor.</p>

<p>Söz konusu düşüş, 2018’den bu yana yıllık bazda kaydedilen en büyük gerileme olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ticaret yollarındaki sorunlar maliyetleri artırıyor</p>

<p>FAO, küresel gıda fiyatları üzerindeki baskının yalnızca üretim miktarlarıyla açıklanamayacağına dikkat çekti.</p>

<p>Jeopolitik gerilimler, Karadeniz’de yaşanan aksaklıklar ve ticaret yollarındaki sorunlar; tahıl, bitkisel yağ ve gübrelerin taşınma maliyetleri ile taşıma risklerini artırıyor.</p>

<p>Ürünlerin üretim bölgelerinden ithalatçı ülkelere ulaştırılmasının zorlaşması veya maliyetinin yükselmesi, ortada ciddi bir üretim açığı bulunmasa dahi küresel fiyatların artmasına neden olabiliyor.</p>

<p>FAO ayrıca enerji fiyatlarındaki yükselişin gübre üretimi ve taşımacılığının maliyetini artırdığına işaret etti. Artan maliyetler, tarımsal üretimin giderlerini yükseltirken çiftçilerin üretim kararlarını da etkiliyor. Bu durumun küresel piyasalarda tarım ürünleri ve gıda fiyatlarına yansıması bekleniyor.</p>

<p>Dünya Bankası da haziran ayında yaptığı değerlendirmede, enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra El Niño, ticaret kısıtlamaları ve biyoyakıta yönelik artan talebin gıda fiyatlarını temel tahminlerin üzerinde tutabileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p><strong>Yeni bir gıda krizi için henüz yeterli veri yok</strong></p>

<p>FAO, mevcut gelişmelerin şu aşamada yeni bir küresel gıda krizinin başladığı sonucuna varmak için yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Gıda Fiyat Endeksi’nin 136,0 puana yükselerek yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesine çıkmasına rağmen, Mart 2022’de görülen tarihi zirvenin hâlâ altında bulunduğu ifade edildi. Küresel tahıl stoklarının da gıda arzı açısından belirli bir güvenlik marjı sağladığı belirtildi.</p>

<p>Uzmanlara göre küresel tahıl stoklarının yüksek seviyelere yakın olması, teknolojik gelişmeler ve Brezilya ile Rusya gibi ülkelerin ihracatlarını artırması, küresel gıda sisteminin olası arz şoklarına karşı belirli bir dayanıklılığa sahip olmasını sağlıyor.</p>

<p>Ancak enerji ve gübre maliyetlerindeki yükseliş, tarımsal üretim giderlerini artırmaya devam ediyor. Bazı ürünlerde gıda ve biyoyakıt üretimi arasındaki rekabetin güçlenmesi ve ticaret kısıtlamalarının arz akışını sınırlandırma ihtimali de küresel gıda fiyatları üzerindeki riskleri canlı tutuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gıda</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-fiyatlarinda-dort-yilin-zirvesi-riskler-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/images-10.jpg" type="image/jpeg" length="24057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Tahıl Alımlarına Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/rusya-tahil-alimlarina-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/rusya-tahil-alimlarina-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya, tarım üreticilerini desteklemek amacıyla tahıl alımına hazırlanıyor. Devletin piyasaya ekim ayı sonundan itibaren doğrudan alıcı olarak girmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya, tarım üreticilerini desteklemek amacıyla tahıl alımlarına hazırlanıyor. Devletin piyasaya doğrudan alıcı olarak girmesi ve alımların ekim ayı sonundan itibaren başlaması planlanıyor.</p>

<p>Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Gelencik’te tahıl piyasasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Devlet alımları öncesinde hazırlıkların sürdüğünü belirten Lut, sürecin tamamlanmasının ardından alımların başlayacağını bildirdi.</p>

<p><strong>Devlet tahıl alımı yapacak</strong></p>

<p>Rus hükümeti, tarım üreticilerine yönelik destek mekanizmalarına yeni bir araç eklemeye hazırlanıyor. Bu kapsamda devlet tarafından doğrudan tahıl alımı gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ancak alımların başlayabilmesi için öncelikle işlemlerde görev alacak bankanın belirlenmesi gerekiyor. Banka seçiminin tamamlanmasının ardından devlet alımlarının başlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya’nın tahıl piyasasına ekim ayının sonundan itibaren girmesi planlanırken, uygulamayla birlikte üreticilerin elindeki ürünlerin bir bölümünün kamu tarafından satın alınması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Depolama kapasitesi 3 milyon tona çıkarılacak</strong></p>

<p>Devlet alımlarının hayata geçirilmesinde depolama kapasitesi de önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Lut, tahılların depolanacağı tesislerle ilgili bazı güçlüklerin bulunduğunu ifade etti. Şu ana kadar 1,3 milyon tonluk depolama kapasitesinin hazırlandığını belirten Lut, kapasitenin artırılması için ikinci bir ihale düzenleneceğini söyledi.</p>

<p>Yapılacak çalışmaların ardından toplam depolama kapasitesinin 3 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Böylece yaklaşık 1,7 milyon tonluk ilave depolama alanı oluşturulması planlanıyor.</p>

<p><strong>Buğday hasadı 93 milyon tona ulaştı</strong></p>

<p>Rusya’da 2026 yılı hasat çalışmaları da devam ediyor. Yıl başından bu yana brüt ağırlıkla 93 milyon ton buğday hasadı gerçekleştirildi.</p>

<p>Hükümet, 2026 yılı buğday üretiminin geçen yılki seviyeye yakın gerçekleşeceği yönündeki beklentisini koruyor. Yüksek hasat miktarının yılın kalan bölümünde de devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>İhracattaki sorunlar destek mekanizmasını gündeme getirdi</p>

<p>Devlet alımlarının hayata geçirilmesinde, Rus tarım ürünlerinin ihracatında yaşanan aksaklıkların da etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle tarım ürünlerinin dış pazarlara sevkiyatında çeşitli sorunlar yaşanırken, Rus hükümeti üreticileri desteklemek amacıyla ilave tedbirler hazırlamaya başladı.</p>

<p>Bu kapsamda tahılın devlet tarafından satın alınması da destek araçlarından biri olarak öne çıktı. Uygulamayla üreticilerin elindeki ürünlerin bir bölümünün kamu tarafından alınması planlanıyor.</p>

<p><strong>Devletin tahıl piyasasındaki rolü artacak</strong></p>

<p>Yeni mekanizmayla birlikte Rus hükümeti tahıl piyasasında doğrudan alıcı konumuna gelecek. Ancak uygulamanın başlayabilmesi için banka seçiminin tamamlanması ve depolama altyapısının genişletilmesi gerekiyor.</p>

<p>İkinci depolama ihalesinin de bu açıdan önemli bir aşama olması beklenirken, hazırlıkların tamamlanmasının ardından devlet tahıl alımlarının ekim ayı sonunda başlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/rusya-tahil-alimlarina-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-05-at-161410.jpeg" type="image/jpeg" length="41810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda Güvenliği İçin “Milli Güvenlik” Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-guvenligi-icin-milli-guvenlik-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-guvenligi-icin-milli-guvenlik-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım teknolojilerinin stratejik önemine dikkat çekerek, gıda güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik meselesi olarak değerlendirildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım teknolojilerinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, gıda güvenliğinin artık tüm dünyada milli güvenlik meselesi olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı’nda “Tarım Gençlik ve Teknoloji, Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli” gerçekleştirildi. Panele Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz ve davetliler katıldı.</p>

<p>Panelde konuşan Bakan Yumaklı, tarımsal üretimin insan hayatının her aşamasında vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Tarımın yalnızca gıda üretiminden ibaret olmadığını belirten Yumaklı, “Bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtacız. Dünyanın en iyi teknolojilerini üreten insanların da günde 3 öğün yemeğe ihtiyacı var. Yeni doğan bir bebeğin, çocukluk ve gençlik çağında eğitiminde kullanacağı malzemelere, yiyeceğe, elbiseye ihtiyacı var. Netice itibarıyla bunu hayatın bir parçası olarak görmek gerekir” dedi.</p>

<p><strong>“Bu da bir vatan savunmasıdır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEKNOFEST’in Türkiye’de savunma sanayisiyle özdeşleştiğini belirten Yumaklı, tarım teknolojilerinin de ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl TEKNOFEST kapsamında “Tarım Teknolojileri Kümelenmesi” kavramının yer almaya başladığını hatırlatan Yumaklı, tarım ve gıda güvenliğinin ülkelerin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Yumaklı, “Geçtiğimiz yıl TEKNOFEST’in içerisinde ‘Tarım Teknolojileri Kümelenmesi’ kavramı girdi. Bu da bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Artık bütün ülkeler şu konuda hemfikir, gıda güvenliği konusu bir milli güvenlik meselesidir. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada çok daha büyük problemleri yaşamanız mümkün” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Ürettiğimizi katma değerli hale getirmeliyiz”</strong></p>

<p>Tohumdan sofraya kadar uzanan üretim sürecinin bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, tarımsal üretimde elde edilen verilerin analiz edilerek politikalara yansıtılmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretim açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yumaklı, bu üretimin daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yumaklı, “Konya kadar Hollanda. Üretimi de o kadar zaten. Ama aldığını katma değerli üretim haline getirip satabiliyor. Biz ürettiğimizi katma değerli hale getirip satabilmenin, dünya sahnesine kendi ihtiyacımızın dışında çıkabilmenin yolunu bulmak durumundayız. Bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirisinden geri kalır bir yanımız yok. Ama bu, her şeyimiz mükemmel demek değil. Çok geliştirecek alanımız var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tarımda gençlerin rolüne dikkat çekti</strong></p>

<p>Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu belirten Yumaklı, gençlerin tarıma yönelmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 2 milyon 380 bin çiftçinin yalnızca yüzde 13’ünün genç çiftçilerden oluştuğunu belirten Yumaklı, genç iş gücünün ve genç girişimcilerin tarımsal üretimde daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 2 milyon 380 bin çiftçimizin sadece yüzde 13’ü genç çiftçi. Yüzde 58’i orta yaşlı. Onun üzerindekiler de ileri yaşlı. Dolayısıyla bu tabloda genç iş gücünün ve genç zihinlerin, ‘Bu işi evet, bütün unsurlarıyla ben yapacağım’ diyecek olan kardeşlerimizin önemi büyük. Gençlerin ve kadın girişimcilerin ‘Evet, ben bu işi yapıyorum’ dediği her yerde varız” dedi.</p>

<p><strong>Tarımsal desteklerin tutarını açıkladı</strong></p>

<p>Bakan Yumaklı, tarıma yönelik desteklere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Son 24 yılda verilen desteklerin bugünkü tutarının yaklaşık 8 trilyon liraya ulaştığını belirten Yumaklı, tarımın öneminin bütçe uygulamalarına da yansıdığını söyledi.</p>

<p>Yumaklı, “Devletimiz de özellikle hükümetlerimiz döneminde tarımın ne kadar önemli olduğu konusunu sadece sözle değil, aynı zamanda fiiliyatta ve bütçe uygulamalarında da çok net bir şekilde göstermiş durumda” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’nin bu yılı 140 milyon tonun üzerinde tarımsal üretimle tamamlayarak tüm zamanların rekorunu kıracağını ifade eden Yumaklı, “Bu başarıda payı olan bütün üreticilerimize, çiftçilerimize teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>“Tohum da bir teknolojidir”</strong></p>

<p>Tarım teknolojisinin yalnızca cihaz ve makinelerden ibaret olmadığını belirten Yumaklı, tohumun da bir teknoloji olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin tohum üretimindeki durumuna ilişkin bilgi veren Yumaklı, “Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohum da bir teknolojidir, eğer doğru bir şekilde, olması gerektiği gibi geliştirirseniz ve kendiniz üretebiliyorsanız. Türkiye’de tohum üzerinden maalesef sürekli bir dezenformasyon yürütülüyor. Tohumlarımızın yüzde 96’sını biz üretiyoruz. Dünyada ilk 10 içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sulamada teknoloji vurgusu</strong></p>

<p>Sulama teknolojilerinin geliştirilmesinin önemine de değinen Yumaklı, Türkiye’de sulamaya açılan alanın 7,3 milyon hektara ulaştığını belirtti.</p>

<p>Yumaklı, yalnızca sulama altyapısının geliştirilmesinin yeterli olmadığını, suyun verimli kullanılmasını sağlayacak teknolojilerin de geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “7,3 milyon hektarlık bir alanı sulamaya açtık, daha da devam ediyoruz. Ancak sadece sulamaya açmanız bir anlam ifade etmez. Bir damlanın bile son derece hayati ve kritik olduğu bir dönemde bitkiye sadece ihtiyacı olduğu suyu verebilmenin teknolojisini ve verimli bir şekilde suyu kullanabilmenin teknolojisini de geliştirmeniz gerekir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gıda</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/gida-guvenligi-icin-milli-guvenlik-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/bakan-yumakli-3.jpg" type="image/jpeg" length="94694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK Enflasyonun Eylül Karnesini Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tuik-enflasyonun-eylul-karnesini-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tuik-enflasyonun-eylul-karnesini-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK, eylül ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ağustos ayında TÜFE, bir önceki aya göre yüzde 1,84 artış göstermiş, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak hesaplanmıştı. Böylece eylülde aylık enflasyon ağustos ayıyla aynı seviyede gerçekleşirken, yıllık enflasyonda düşüş görüldü.</p>

<p>Ağustos ayında tüketici fiyatları, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 22,07, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,51 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,79 artmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eylül ayında ise yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Böylece yıllık enflasyonda ağustosa kıyasla 1,78 puanlık düşüş kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tuik-enflasyonun-eylul-karnesini-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-05-at-102455.jpeg" type="image/jpeg" length="84570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırıkkale’de Gönüllere Dokunacak Müze Kapılarını Açıyor]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirikkalede-gonullere-dokunacak-muze-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/kirikkalede-gonullere-dokunacak-muze-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi tarafından hazırlanan Şemail-i Şerif & Esmâü’n-Nebî Müzesi, 11 Ekim’de düzenlenecek törenle ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırıkkale, kültür ve inanç turizmine katkı sunması hedeflenen yeni bir müzeye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi tarafından hazırlanan Şemail-i Şerif &amp; Esmâü’n-Nebî Müzesi, 11 Ekim 2026 Pazar günü düzenlenecek törenle ziyaretçilere açılacak.</p>

<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya teşrifinin 1500. yılı dolayısıyla hazırlanan müze, “O’nu Tanımaya Bir Adım Daha” anlayışı ve “Sevdanın Adı: Muhammed” temasıyla ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>

<p><strong>Babusselam Kapı’dan Girilecek, Baki Kapı’dan Çıkılacak</strong></p>

<p>Dünyada bir ilk olma özelliği taşıdığı belirtilen müzede ziyaretçiler, Babusselam Kapı’dan giriş yaparak Baki Kapı’dan çıkacak.</p>

<p>Müzede Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı, güzel ahlakı, şemaili ve mübarek isimlerine ilişkin çeşitli içerikler yer alacak. Ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek müzenin, Peygamber Efendimiz’i daha yakından tanımak ve örnek hayatına dair bilgi edinmek isteyen ziyaretçilere kültürel ve manevi bir deneyim sunması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Açılışta Ünlü İsimler Yer Alacak</strong></p>

<p>11 Ekim’de gerçekleştirilecek açılış programına Kırıkkaleli televizyon programcısı İkbal Gürpınar’ın yanı sıra Türk Tasavvuf Musikisi sanatçısı Prof. Dr. Fatih Koca, Mahmut Şevket Bayram ve Fazlı Çoban’ın da katılması bekleniyor.</p>

<p>Açılış töreni, Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi bünyesinde yeni hizmete girecek Prof. Dr. Hasan Doğan Konferans Salonu’nda saat 13.30’da gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Esmâü’n-Nebî Bölümü Özel Çalışmayla Hazırlandı</strong></p>

<p>Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Akyön, müzenin Esmâü’n-Nebî bölümünün Hz. Muhammed’in (s.a.v.) isimlerinin unutulmaması, bu isimlerin anlamlarının idrak edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlandığını belirtti.</p>

<p>Akyön, sergi alanının Fazlıoğlu Mimarlık öncülüğünde Mimar Halil Fazlıoğlu ve Mimar Yasemin Fazlıoğlu tarafından tasarlandığını aktardı. Grafik tasarım ve görsel düzenleme çalışmalarının Emrah Akyön, saha koordinasyonunun Hayati Baloğlu, metin çalışmalarının ise kendisi tarafından yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Müzede yer alan her bir ism-i şerifin yapım ve hazırlık bedelinin hayırseverler tarafından karşılandığı bildirildi.</p>

<p>Bahattin Akyön, 11 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek açılış programına tüm vatandaşları davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/kirikkalede-gonullere-dokunacak-muze-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-03-at-120811.jpeg" type="image/jpeg" length="48185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’de Tarım Dışı İstihdamda Dikkat Çeken Yavaşlama!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/abdde-tarim-disi-istihdamda-dikkat-ceken-yavaslama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/abdde-tarim-disi-istihdamda-dikkat-ceken-yavaslama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de tarım dışı istihdam eylülde 29 bin kişi arttı. Piyasa beklentisi 90 bin kişilik artış yönündeydi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de tarım dışı istihdam, eylül ayında beklentilerin oldukça altında artış gösterdi. Açıklanan veriler, ülkede iş gücü piyasasındaki yavaşlama sinyallerinin güçlendiğini ortaya koydu.</p>

<p>ABD İstatistik Bürosu’nun açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam eylülde 29 bin kişi arttı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi ise istihdamın 90 bin kişi artması yönündeydi.</p>

<p><strong>Ağustos verisi aşağı yönlü revize edildi</strong></p>

<p>Ağustos ayında 162 bin kişi olarak açıklanan tarım dışı istihdam artışı, daha sonra 133 bin kişiye revize edildi.</p>

<p>Eylül ayında kaydedilen 29 bin kişilik artışla birlikte, ABD iş gücü piyasasındaki ivme kaybı daha belirgin hale geldi.</p>

<p><strong>İmalatta istihdam artışı sınırlı kaldı</strong></p>

<p>İmalat sektöründe de istihdam artışı sınırlı gerçekleşti. Sektörde çalışan sayısı eylül ayında 9 bin kişi arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İşsizlik oranı yüzde 4,2 oldu</strong></p>

<p>ABD’de işsizlik oranı eylül ayında yüzde 4,2 olarak açıklandı. Piyasa beklentisi ise işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.</p>

<p>İş gücüne katılım oranı yüzde 61,8 olarak kaydedildi ve beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan veriler, ABD’de istihdam artışının beklentilerin altında kaldığını ve işsizlik oranının öngörülenden daha yüksek gerçekleştiğini gösterdi. Eylül verileriyle birlikte iş gücü piyasasındaki yavaşlama işaretleri daha belirgin hale geldi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/abdde-tarim-disi-istihdamda-dikkat-ceken-yavaslama</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-02-at-164730.jpeg" type="image/jpeg" length="11462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de Dikkat Çeken Anlar: YENİ Partililer Erdoğan Konuşmadan Salonu Terk Etti]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tbmmde-dikkat-ceken-anlar-yeni-partililer-erdogan-konusmadan-salonu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tbmmde-dikkat-ceken-anlar-yeni-partililer-erdogan-konusmadan-salonu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılı çalışmalarına başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Genel Kurul’a girişinde YENİ Parti milletvekilleri ayağa kalkmadı ve konuşma öncesinde salonu terk etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Muhammet OLUKLU</strong></p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılı çalışmalarına başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla ilk tören Meclis’teki Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi. Törende çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. </p>

<p>Törenin ardından TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında özel gündemle toplandı. Açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul’a hitap etmek üzere salona giriş yaptı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-01-at-143018.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Erdoğan’ın Genel Kurul salonuna girişinde YENİ Parti milletvekilleri ayağa kalkmadı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ayağa kalkmadığı görüldü.</p>

<p>Erdoğan’ın konuşmasına geçmesinden önce YENİ Parti milletvekilleri Genel Kurul salonundan ayrıldı.</p>

<p>YENİ Parti milletvekillerinin Erdoğan’ın salona girişindeki tutumu ve konuşma öncesinde Genel Kurul’dan ayrılması, yeni yasama yılının açılışında dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Siyaset</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tbmmde-dikkat-ceken-anlar-yeni-partililer-erdogan-konusmadan-salonu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/kapak-49.jpeg" type="image/jpeg" length="42648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Su Yılında Su Kaynakları İçin Koruma ve Verimlilik Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/yeni-su-yilinda-su-kaynaklari-icin-koruma-ve-verimlilik-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/yeni-su-yilinda-su-kaynaklari-icin-koruma-ve-verimlilik-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni su yılının başladığını belirterek su kaynaklarının stratejik bir yaklaşımla korunacağını ve gelecek nesillere taşınacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni su yılının başladığını belirterek su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yağışların toprağa can, barajlara ve göllere hayat vereceği yeni su yılının bugün başladığını bildirdi.</p>

<p><strong>SUYUN VERİMLİ KULLANILMASI ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Suyun gelecek nesillere daha yaşanabilir bir Türkiye bırakılması açısından tarımdan sanayiye, kentsel kullanımdan bireysel alışkanlıklara kadar her alanda israf edilmeden ve en verimli şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çeken Yumaklı, su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalara devam edileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Yumaklı, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu bilinçle, Ulusal Su Kurulumuzun öncülüğünde su kaynaklarımızı stratejik bir yaklaşımla korumaya, yönetmeye ve yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Damla damla büyüyen emeğin ve bereketin yılı olması dileğiyle, yeni su yılımız ülkemize ve milletimize hayırlı, bereketli olsun.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/yeni-su-yilinda-su-kaynaklari-icin-koruma-ve-verimlilik-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-01-at-141015.jpeg" type="image/jpeg" length="11222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tağşiş Listesine Giren Sucuk Markasının Sahibi Dikkat Çekti!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tagsis-listesine-giren-sucuk-markasinin-sahibi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tagsis-listesine-giren-sucuk-markasinin-sahibi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar merkezli Afyon Keyf-i Sucuk markasının ürünlerinde yapılan laboratuvar analizlerinde mevzuata aykırı şekilde mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanıldığı belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesine Afyonkarahisar merkezli “Afyon Keyf-i Sucuk” markası da girdi. Markaya ait sucuklarda yapılan laboratuvar analizlerinde, mevzuata aykırı şekilde mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanıldığı tespit edildi.</p>

<p>Bakanlığın kamuoyuyla paylaştığı taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesinde yer alan ürünle ilgili tespit, markanın sahiplik bilgilerini de gündeme getirdi.</p>

<p><strong>MARKANIN SAHİBİ DİKKAT ÇEKTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre “Afyon Keyf-i Sucuk” markasının Efe Selahattin Mühsürler adına tescilli olduğu belirlendi.</p>

<p>Efe Selahattin Mühsürler’in, Afyonkarahisar Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Mühsürler’in oğlu olduğu bilgisi de dikkat çekti.</p>

<p><strong>SUCUKLARDA MEKANİK AYRILMIŞ KANATLI ETİ TESPİTİ</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği denetimler kapsamında yapılan analizlerde, söz konusu markaya ait sucuklarda “mekanik ayrılmış kanatlı eti” tespit edildi.</p>

<p>Bakanlık, mevzuata aykırılık tespit edilen ürünü taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesine dahil ederek kamuoyuna açıkladı.</p>

<p>Söz konusu tespit, hem üründeki mevzuata aykırılık hem de markanın sahiplik bilgileri nedeniyle dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gıda</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tagsis-listesine-giren-sucuk-markasinin-sahibi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-01-at-112957.jpeg" type="image/jpeg" length="98689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barut’tan 480 Bin Başlık İthalata Tepki!]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/baruttan-480-bin-baslik-ithalata-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/baruttan-480-bin-baslik-ithalata-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, 2027 yılında planlanan 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına tepki gösterdi. Hayvancılıkta artan maliyetlere dikkat çeken Barut, çözümün ithalat değil üretime ve üreticiye destek verilmesi olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hayvancılık sektöründe artan maliyetler üreticinin gündemindeki yerini korurken, 2027 yılı için planlanan 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı tartışma konusu oldu.</p>

<p>YENİ Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün 2027 yılında 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planlamasına tepki gösterdi.</p>

<p>Barut, Türkiye’nin 2010 yılından bu yana 11.5 milyon baştan fazla canlı hayvan ve 500 bin tonu aşkın kırmızı et ithal ettiğini, karşılığında toplam 15 milyar dolar ödendiğini savundu.</p>

<p><strong>“Besicilerin eti ve sütü para etmiyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin yükseldiğini belirten Barut, mevcut tablonun hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığını ifade etti.</p>

<p>Barut, “Maliyetler katlanarak artıyor, besicilerin eti ve sütü para etmiyor, inekler kesime gidiyor, yurttaşın tenceresinde et yerine dert pişiyor ama bu iktidar ithalat başta olmak üzere yanlış üstüne yanlışa devam ediyor” dedi.</p>

<p>2027 yılı için planlanan ithalatın da yanlış bir politika olduğunu savunan Barut, üretici yerine ithalata dayalı politikaların sürdürüldüğünü ileri sürdü.</p>

<p>Barut, “AKP iktidarı üretim ve üretenle ilgili yine çok ciddi yanlış yapmayı sürdürüyor. Ürettirmek ve üreteni desteklemek yerine tersini yapıyorlar, ithalata ve ranta dayalı tarım ve hayvancılık politikalarıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Ülke hayvancılığımız, yemden samana, veterinerlik ihtiyaçlarından işletme giderlerine artan maliyetler ve büyük bir şap salgını nedeniyle kriz içindeyken bunlar ithalat sevdasıyla yanıp tutuşuyorlar” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Büyük yanlıştan dönülsün”</strong></p>

<p>Hayvancılık sektöründeki sorunların tüketiciye de yansıdığını belirten Barut, üreticinin maliyet baskısı altında kaldığını, buna karşın vatandaşın da et ve süt ürünlerine yüksek fiyatlarla ulaşabildiğini söyledi.</p>

<p>Barut, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Emektar üreticilerimizin ne eti ne de sütü para etmezken halkımız da fahiş fiyatlı et ve süte ulaşamıyor. Çiftçimiz maliyet yükünden kurtulmak için ineğini bile kesime gönderiyor, iktidar ise çözüm üretmek yerine ithalat lobilerine çalışıyor. Maalesef ülkemiz 2010 yılından bu yana 11.5 milyon baştan fazla canlı hayvan ve 500 bin tonu aşkın kırmızı et ithal etti, karşılığında toplam 15 milyar dolar ödendi.</p>

<p>Şimdi de Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü 2027 yılında 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatının planlandığını duyurdu. Hayvancılıkta kriz çözülmeden ithalata bağımlılık sorunu büyütüyor. Türkiye yıllık ortalama 4 milyar doların üzerinde yem hammaddesi ve katkı maddesi ithal ediyor.</p>

<p>Besici çaresizlikten inekleri kesime gönderirken bu iktidar saman, peynir ve tereyağını bile ithal etti. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Bu krizin çözümü için tek şey, üretime ve üreticiye destek vermektir. İthalat gibi büyük yanlışlardan artık dönülsün, tarım ve hayvancılığa destek verilsin.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/baruttan-480-bin-baslik-ithalata-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/fa730b67-568e-4fe9-9d2c-5e8a2b73d2ac.jpg" type="image/jpeg" length="61744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarımın Olmadığı Bir Dünya Düşünebilir misiniz?]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimin-olmadigi-bir-dunya-dusunebilir-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimin-olmadigi-bir-dunya-dusunebilir-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabah kahvaltısındaki ekmekten sofradaki peynire, giydiğimiz kıyafetlerden kullandığımız bazı sanayi ürünlerine kadar hayatımızın neredeyse her alanında tarımın izleri bulunuyor. Peki bir sabah uyandığımızda tarımın tamamen ortadan kalktığını düşünsek ne olurdu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım denildiğinde çoğumuzun aklına tarlalar, traktörler, çiftçiler ve hasat mevsimi gelir. Oysa tarım, günlük hayatımızın sandığımızdan çok daha büyük bir bölümünü oluşturuyor. Çünkü tarım yalnızca toprağa tohum atıp ürün elde etmek değildir. Bitkisel üretim, hayvancılık, gıda sanayisi, tekstil, yem üretimi ve çok sayıda ekonomik faaliyet doğrudan veya dolaylı olarak tarımsal üretimle bağlantılıdır. Bu nedenle tarımın olmadığı bir dünya, yalnızca boş tarlaların bulunduğu bir dünya olmazdı.</p>

<p><strong>İlk ve en büyük sorun: Gıda</strong></p>

<p>Tarımın ortadan kalkmasıyla karşılaşacağımız en temel sorun elbette gıda olurdu. Buğday, arpa, mısır, pirinç, sebze, meyve, bakliyat ve yağlı tohumlar gibi bitkisel ürünlerin üretilemediği bir dünyada insanların beslenme seçenekleri büyük ölçüde ortadan kalkardı. Üstelik mesele yalnızca sofradaki ürünlerin kaybolmasıyla sınırlı kalmazdı.</p>

<p>Hayvancılık da büyük ölçüde tarımsal üretime bağlıdır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yanı sıra kanatlı hayvanların beslenmesinde kullanılan yemlerin önemli bölümü tarımsal üretimden elde edilir. Dolayısıyla tarımın ortadan kalkması, hayvansal üretim sistemini de doğrudan etkilerdi.</p>

<p><strong>Ekmek neden sadece ekmek değildir?</strong></p>

<p>Bir somun ekmeği düşünelim. Tarlada yetişen buğday hasat edilir, depolanır, değirmende işlenerek una dönüştürülür ve ardından fırında ekmek haline gelir. Bu zincirin ilk halkası ortadan kalktığında son halkaya ulaşmak da mümkün olmaz. Aynı durum sofradaki makarna, bulgur, unlu mamuller ve çok sayıda işlenmiş gıda için de geçerlidir. Yani market raflarında gördüğümüz ürünlerin önemli bir bölümü, aslında çok daha önce bir tarlada başlayan uzun bir üretim zincirinin sonucudur.</p>

<p><strong>Hayvancılık da tarımsız düşünülemez</strong></p>

<p>Et, süt, yoğurt, peynir ve yumurta gibi ürünler doğrudan hayvansal üretimle elde edilir. Ancak hayvanların sağlıklı biçimde yetiştirilebilmesi için yem, mera ve çeşitli tarımsal kaynaklara ihtiyaç vardır. Mısır, arpa, buğday, yonca ve diğer yem bitkileri hayvancılık sisteminin önemli girdileri arasındadır. Bu nedenle tarım ve hayvancılık birbirinden tamamen bağımsız iki sektör değildir. Tarladaki üretim ile ahırdaki üretim çoğu zaman aynı zincirin iki farklı halkasıdır.</p>

<p><strong>Giydiğimiz kıyafetlerde bile tarım var</strong></p>

<p>Tarımın olmadığı bir dünyayı düşündüğümüzde çoğu kişinin aklına yalnızca gıda gelir. Oysa bazı tekstil liflerinin kaynağı da tarımsal üretimdir. Pamuk bunun en bilinen örneklerinden biridir. Tarlada yetiştirilen pamuk, tekstil sanayisinin önemli hammaddelerinden birini oluşturur. Benzer şekilde keten ve kenevir gibi bazı bitkiler de farklı alanlarda lif kaynağı olarak kullanılabilir.</p>

<p>Dolayısıyla tarımın yokluğu yalnızca sofralarımızı değil, giydiğimiz kıyafetleri ve kullandığımız çeşitli ürünleri de etkilerdi.</p>

<p><strong>Sanayi de tarıma ihtiyaç duyuyor</strong></p>

<p></p>

<p>Tarım ve sanayi çoğu zaman birbirinden ayrı sektörler gibi düşünülür. Oysa aralarında güçlü bir ilişki bulunur. Gıda sanayisi, yem sanayisi, tekstil, bitkisel yağ üretimi ve bazı biyobazlı ürünlerin üretimi tarımsal hammaddelere dayanır. Bir başka ifadeyle tarım yalnızca çiftçinin ekonomik faaliyeti değildir. Tarlada üretilen ürün; fabrikaya, depoya, nakliye sektörüne, pazara ve markete uzanan büyük bir ekonomik zinciri harekete geçirir.</p>

<p><strong>Köyler ve kırsal yaşam nasıl değişirdi?</strong></p>

<p>Tarımın olmadığı bir dünyada kırsal alanların yapısı da büyük ölçüde değişirdi. Çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağlayan milyonlarca insan için üretim alanı ortadan kalkardı. Buna bağlı olarak tarımsal ticaret, tarım makineleri, gübre, tohum, yem, depolama, taşıma ve gıda işleme gibi çok sayıda sektör de bundan etkilenirdi. Bu durum yalnızca ekonomik bir değişim yaratmaz; kırsal kültürün, geleneklerin ve üretim bilgisinin de zaman içerisinde kaybolmasına yol açabilirdi.</p>

<p><strong>Tarım aslında bir güvenlik meselesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarımın önemi, yalnızca bugün ne kadar yiyecek ürettiğimizle ilgili değildir. Bir ülkenin kendi gıda ihtiyacını karşılayabilme kapasitesi, kriz dönemlerinde büyük önem taşır. Kuraklık, savaş, doğal afet, salgın veya küresel tedarik sorunları gibi durumlarda gıdaya erişimin sürdürülebilmesi için güçlü ve dayanıklı bir tarımsal üretim sistemine ihtiyaç vardır. Bu nedenle tarım, aynı zamanda gıda güvenliğinin temel unsurlarından biridir.</p>

<p><strong>Peki tarım tamamen ortadan kalkabilir mi?</strong></p>

<p>Bugünkü dünya düzeninde tarımın bir anda tamamen yok olması gerçekçi bir senaryo değildir. Ancak tarımsal üretimin ciddi biçimde azalması bile çok büyük sonuçlar doğurabilir. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, toprağın verimsizleşmesi, erozyon, biyolojik çeşitliliğin kaybı ve üretim maliyetlerindeki artış gibi sorunlar tarımın geleceğini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mesele yalnızca <strong>“daha fazla üretmek”</strong> değil. Toprağı, suyu, tohumu ve üretim kapasitesini gelecek nesillere aktarabilmek de en az üretim kadar önemli.</p>

<p><strong>Tarım varsa hayat devam ediyor</strong></p>

<p>Tarımın olmadığı bir dünyayı düşündüğümüzde aslında ne kadar çok şeyin birbirine bağlı olduğunu fark ediyoruz. Bir buğday tanesi ekmeğe, bir mısır tanesi hayvan yemine, bir pamuk bitkisi kumaşa dönüşebiliyor. Çiftçinin tarlada başlattığı üretim, fabrikalarda, pazarlarda ve sofralarda devam ediyor. Bu nedenle tarım yalnızca bir sektör değil; insan yaşamının devamlılığını sağlayan temel üretim sistemlerinden biri. Belki de her gün sofraya oturduğumuzda bunu hatırlamak gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimin-olmadigi-bir-dunya-dusunebilir-misiniz</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-30-at-104516.jpeg" type="image/jpeg" length="69994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarımda Bir Ürün Nasıl Markaya Dönüşür?]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimda-bir-urun-nasil-markaya-donusur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimda-bir-urun-nasil-markaya-donusur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarladan çıkan bir ürünün markaya dönüşmesi yalnızca üzerine bir isim ve logo koymakla gerçekleşmiyor. Ürünün kimliği, kalitesi, hikâyesi, ambalajı ve tüketicide oluşturduğu güven bir araya geldiğinde tarımsal ürün gerçek bir marka değerine kavuşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir çiftçinin yetiştirdiği domates, bir başkasının ürettiği zeytinyağı veya bir kooperatifin paketlediği bakliyat… Aynı ürün farklı üreticilerin elinden çıkabiliyor. Peki tüketici neden bir ürünü diğerinden daha fazla tercih ediyor? Bu sorunun cevabı çoğu zaman marka kavramında saklı.</p>

<p>Tarımda marka oluşturmak, ürünü yalnızca satmak değil, tüketicinin zihninde o ürüne ait belirgin bir kimlik oluşturmaktır.</p>

<p><strong>İlk adım: Ürünün kimliğini belirlemek</strong></p>

<p>Bir tarımsal ürünün markalaşma süreci, öncelikle “Ben ne üretiyorum?” sorusuyla başlar. Ürünün hangi yöreye ait olduğu, nasıl yetiştirildiği, hangi özellikleriyle öne çıktığı ve tüketiciye ne sunduğu belirlenmelidir.</p>

<p>Örneğin belirli bir yörede yetişen bir zeytinin kendine özgü iklim ve toprak özellikleri olabilir. Bir elma çeşidi belirli bir bölgeyle özdeşleşmiş olabilir. Bir peynirin üretim yöntemi yıllardır aynı bölgede sürdürülebilir. Bu özellikler markanın kimliğinin temelini oluşturabilir. İsim, logo ve ambalaj tek başına yeterli değil.</p>

<p>Markalaşma denildiğinde akla ilk olarak isim, logo ve ambalaj gelir. Bunlar elbette önemlidir ancak markanın tamamını oluşturmaz. Tüketici rafın üzerinde bir ürünü gördüğünde yalnızca ambalajına bakmaz. Ürünün kalitesine, güvenilirliğine, içeriğine, üretim koşullarına ve daha önceki deneyimlerine de bakar. Bu nedenle başarılı bir tarım markasının arkasında istikrarlı kalite bulunması gerekir. Bugün güzel görünen bir ambalajla satılan ürünün yarın aynı kaliteyi sunmaması, markanın güvenilirliğini zedeleyebilir.</p>

<p><strong>Ürünün hikâyesi tüketiciyle bağ kurar</strong></p>

<p>Tarım ürünlerinin önemli bir avantajı vardır: Her ürünün bir üretim hikâyesi olabilir. Bir zeytinyağının hangi bölgede üretildiği, üzümün hangi bağlardan geldiği, balın hangi bitki örtüsünden elde edildiği veya bir peynirin hangi geleneksel yöntemle üretildiği tüketici açısından merak uyandırabilir. Ancak hikâye anlatırken gerçeğe dayanmak önemlidir.</p>

<p>Üreticinin emeği, bölgenin özellikleri ve ürünün üretim süreci doğru biçimde anlatıldığında tüketici ile ürün arasında duygusal bir bağ kurulabilir.</p>

<p>Coğrafya markanın en güçlü unsurlarından biri olabilir. Bazı tarımsal ürünler yetiştikleri bölgeyle o kadar özdeşleşir ki ürünün adı anıldığında doğrudan o coğrafya akla gelir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toprak yapısı, iklim, rakım, su kaynakları ve geleneksel üretim yöntemleri ürünün özelliklerini etkileyebilir. Bu nedenle yerel ürünlerin markalaşmasında coğrafi kimlik önemli bir avantaj sağlayabilir.</p>

<p>Coğrafi işaretler de belirli özellikleriyle belirli bir yöreyle bağlantılı ürünlerin korunması ve tanıtılması açısından önemli araçlardan biridir. Ancak coğrafi işaret almak tek başına markalaşma anlamına gelmez. Ürünün pazarlanması, kalite standardının korunması ve tüketiciye doğru anlatılması da gerekir.</p>

<p><strong>Çiftçi neden markalaşmalı?</strong></p>

<p>Tarımsal üretimde çiftçi çoğu zaman ürününü hasattan sonra aracılara veya toptancılara satıyor. Ürünün tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği süreçte farklı aktörler devreye giriyor.<strong> </strong>Markalaşma, üreticinin ürününü farklılaştırmasına ve tüketiciyle daha doğrudan bir bağ kurmasına yardımcı olabilir.<strong> </strong>Özellikle kooperatifler ve üretici örgütleri açısından ortak bir marka oluşturmak, küçük üreticilerin pazarda daha görünür hale gelmesini sağlayabilir.<strong> </strong>Burada amaç yalnızca daha yüksek fiyata ürün satmak değildir. Aynı zamanda üreticinin emeğinin ve ürününün ayırt edilebilir hale gelmesidir.</p>

<p><strong>Dijital dünya tarımsal markaların önünü açıyor</strong></p>

<p>Eskiden bir tarım markasının tüketiciye ulaşması için market raflarında yer alması büyük ölçüde yeterliyken bugün dijital kanallar da önemli bir satış ve tanıtım alanı oluşturuyor.</p>

<p>Üreticiler ve kooperatifler;</p>

<p>-Üretim süreçlerini gösterebilir,</p>

<p>-Ürünün hikâyesini anlatabilir,</p>

<p>-Tüketiciyle doğrudan iletişim kurabilir,</p>

<p>-Ürünlerini çevrim içi satış kanallarında tanıtabilir,</p>

<p>-Markalarının bilinirliğini artırabilir.</p>

<p>Tarladan sofraya kadar olan sürecin şeffaf biçimde paylaşılması, tüketicide güven duygusunun oluşmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p><strong>Güven olmadan marka olmaz</strong></p>

<p>Tarımda markalaşmanın belki de en önemli unsuru güvendir. Tüketici bir ürünü tekrar satın aldığında aynı kaliteyi bulacağını bilmek ister. Etiket üzerindeki bilgilerin doğru olması, üretim ve saklama koşullarının uygunluğu, gerekli standartlara uyulması ve ürünün güvenilir olması marka değerinin temelini oluşturur.</p>

<p>Bir marka yıllar içinde güven kazanabilir; ancak bu güven tek bir hatayla ciddi biçimde zarar görebilir. Bu nedenle markalaşma, kısa vadeli bir reklam çalışmasından çok uzun vadeli bir kalite ve güven yönetimi sürecidir.</p>

<p><strong>Tarladan markaya uzanan yol</strong></p>

<p>Bir tarımsal ürünün markaya dönüşmesi için tek bir formül bulunmuyor. Ancak yol haritasının temel taşları bellidir:</p>

<p>Kaliteli üretim → Ürünün farklılaştırılması → Marka kimliği → Doğru ambalaj ve etiketleme → Güven → Etkili pazarlama → Tüketiciyle sürekli iletişim</p>

<p>Bu zincirin herhangi bir halkası eksik kaldığında markalaşma süreci zorlaşabilir. Sonuçta tarımda marka oluşturmak, ürüne sadece bir isim vermek değildir.</p>

<p>Bir domatesi, bir zeytini, bir peyniri ya da bir bakliyatı markaya dönüştüren şey; onun nereden geldiğini, nasıl üretildiğini, hangi kaliteyi sunduğunu ve tüketicide nasıl bir güven oluşturduğunu anlatabilmesidir. Çünkü tarlada ürün yetişir, fakat marka tüketicinin zihninde yetişir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/tarimda-bir-urun-nasil-markaya-donusur</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-29-at-162011.jpeg" type="image/jpeg" length="91956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yumurta Fiyatları Zamlanacak mı? Sektörden Dikkat Çeken Açıklama]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/yumurta-fiyatlari-zamlanacak-mi-sektorden-dikkat-ceken-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/yumurta-fiyatlari-zamlanacak-mi-sektorden-dikkat-ceken-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yumurta üreticileri artan maliyetler ve iç piyasadaki arz fazlasıyla mücadele ederken, sektör temsilcisi Mehmet Kumartaşlı, kısa vadede tüketici fiyatlarında zam beklenmediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yumurta sektöründe üretim maliyetleri yükselirken, iç piyasadaki arz fazlası fiyatların artışını sınırlıyor. İhracata dayalı büyüyen sektörde, iç pazara ihtiyaçtan fazla ürün sunulması üreticilerin beklediği değeri elde etmesini zorlaştırıyor.</p>

<p>Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yumurtacılar Meslek Komitesi Üyesi <strong>Mehmet Kumartaşlı</strong>, mevcut koşulların üreticiler açısından zorlayıcı olduğunu ancak tüketici tarafında kısa vadede yumurta fiyatlarına zam beklemediklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İç piyasadaki arz fiyatları etkiliyor</strong></p>

<p>Yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemdeki seyri, iç piyasadaki arz miktarı ve ihracattaki gelişmelere bağlı olacak.</p>

<p>Kumartaşlı, mevcut tablonun üreticiler açısından olumlu olmadığını belirterek, <strong>“Üretici açısından çok istenen bir durum olmasa da kısa vadede tüketici açısından bir zam gelmeyeceği, tüketicinin menfaatine bir durumun gerçekleşeceğine kanaat ediyoruz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Suriye'ye ihracat sektör için önemli</strong></p>

<p>Yumurta sektörünün ihracata dayalı olarak büyüdüğünü belirten Kumartaşlı, iç piyasaya ihtiyaçtan fazla ürün arz edildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kumartaşlı ayrıca <strong>Suriye'ye yapılan yumurta ihracatının sektör açısından büyük önem taşıdığını</strong> ifade etti. İç piyasadaki arz fazlasının azalması ve ihracatın seyri, önümüzdeki dönemde yumurta fiyatlarının yönü açısından belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gıda</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/yumurta-fiyatlari-zamlanacak-mi-sektorden-dikkat-ceken-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/yumurta-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="13933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Besilik Sığır İthalatında 2027 Planlaması Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/besilik-sigir-ithalatinda-2027-planlamasi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/besilik-sigir-ithalatinda-2027-planlamasi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılında toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesini planlıyor. Başvurular 5-16 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılında uygulanması planlanan besilik erkek sığır ithalatına ilişkin yeni planlamayı duyurdu. Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere toplam 480 bin baş besilik erkek sığırın ithalatına izin verilmesi planlanıyor.</p>

<p>Planlama kapsamında ithal edilecek 480 bin baş besilik erkek sığırın 380 bin başı, besi hayvanı ahırı kapasitesi 200 baş ve üzerinde bulunan işletmelere ayrılacak. Ahır kapasitesi 200 başın altında olan işletmeler için ise 100 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Başvurular Ekim ayında alınacak</strong></p>

<p>Besilik erkek sığır ithalatından yararlanmak isteyen yetiştiricilerin başvuruları, 5-16 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak.</p>

<p>Başvurular, ilgili talimatta belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yetiştiriciler tarafından İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla yapılacak.</p>

<p>2027 yılı başvurularında esas alınacak işletme kapasiteleri ise TÜRKVET sistemi üzerinden kontrol edilecek. Bu nedenle yetiştiricilerin, güncel kapasite tanımına uygun şekilde işletme kapasitelerini İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla güncellemeleri önem taşıyor.</p>

<p>TÜRKVET sisteminde kapasite bilgisi bulunmayan işletmeler ise ithalat başvurusunda bulunamayacak.</p>

<p><strong>İthalatı ESK gerçekleştirecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Planlama kapsamında gerçekleştirilecek ithalat işlemleri, belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla yapılacak.</p>

<p>Başvuruların alınması, değerlendirilmesi, hayvan tahsislerinin gerçekleştirilmesi, ithalat süreci ve besilik erkek sığırların işletmelere teslimine ilişkin diğer işlemler, ilgili Başvuru ve Değerlendirme Talimatında yer alan hükümler doğrultusunda yürütülecek.</p>

<p>Böylece 2027 yılı için toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına yönelik yeni bir planlama hayata geçirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/besilik-sigir-ithalatinda-2027-planlamasi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-28-at-152357.jpeg" type="image/jpeg" length="86700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Domates Üreticisi Maliyet Kıskacında: Ürün Değerini Bulmuyor]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/domates-ureticisi-maliyet-kiskacinda-urun-degerini-bulmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/domates-ureticisi-maliyet-kiskacinda-urun-degerini-bulmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini belirterek, artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin ürününü değerinde satamadığını söyledi. Gürer, domates üretiminde bölgesel planlama yapılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de yıllara göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini belirterek, üreticilerin artan girdi maliyetleri nedeniyle ürünlerini değerinde satamadığını söyledi.</p>

<p>Domates üretiminde bölgesel planlamaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Gürer, üreticilerin temel beklentisinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Gürer, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi.</p>

<p><strong>ÜRETİCİ ÜRÜNÜNDEN KAZANAMIYOR</strong></p>

<p>Domates üreticisinin bu yıl da ürününden yeterli geliri elde edemediğini belirten Gürer, Türkiye’de ortalama 14 milyon ton domates yetiştirildiğini ve önemli miktarda domates ile salça ve kurutulmuş ürün ihracatı yapıldığını söyledi.</p>

<p>Gürer, “Bu yıl yine domates üreticisi ürettiği üründen para kazanamadığını söyleyerek dert yanıyor. 14 milyon ton ortalama ülkemizde domates yetişiyor. Önemli ölçüde de ürün ve salça ya da kurutularak ihraç ediliyor” dedi.</p>

<p>Üretim maliyetlerinin bölgelere göre farklılaştığını ifade eden Gürer, özellikle sulama giderlerinin su kaynaklarının durumuna göre üretici üzerindeki yükü artırdığını belirtti.</p>

<p>Gürer, “Bölgelere göre domatesle ilgili giderler farklılaşıyor. Özellikle sudaki gider, su olmayan bölgelere göre daha fazla ek maliyet yaratıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İşçilik maliyetlerinin de üretim giderleri içerisinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Gürer, “İşçilik maliyeti günlük 1200 lira yevmiyesine kadar yükselmiş durumda. İlacı, gübresi, tohumu, sulama suyu ve diğer giderlerle maliyet artıyor. domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı” diye konuştu.</p>

<p><strong>DOMATES FİYATI İLLERE GÖRE FARKLILAŞIYOR</strong></p>

<p>Domates fiyatlarının üretim bölgelerine göre değişiklik gösterdiğine dikkat çeken Gürer, farklı illerde ürünün 3 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını belirtti.</p>

<p>Gürer, “3 lira ile 8 lira aralığında farklı illerde domatesin fiyatı oluşuyor. Çünkü üretim alanı daha geniş olan yerde domatesin fiyatı daha düşük. Bazı bölgelerde 8 liraya kadar toptan satışlar gerçekleşiyor” dedi.</p>

<p>Girdi maliyetlerindeki yükselişin üreticiyi zorladığını ifade eden Gürer, ürünün maliyetinin karşılanamamasının üreticinin üretimden uzaklaşmasına neden olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DOMATESİ DAHA UYGUN FİYATA VERELİM”</strong></p>

<p>Üreticilerle yaptığı görüşmelerde maliyetlerin düşürülmesi yönünde talepler aldığını belirten Gürer, üreticinin daha uygun fiyata ürün sunabilmesi için öncelikle girdi maliyetlerinin aşağı çekilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki girdi maliyeti düşük olsun biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye’de domates üretiminde uzun süredir benzer sorunların yaşandığını ifade eden Gürer, üretimin bölgesel olarak planlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gürer, “Ülkemizde son 25 yıl içinde domateste birden fazla sorun yaşandı. Bununla ilgili de bir planlamaya ihtiyaç var” diye konuştu.</p>

<p><strong>DOMATESİN KULLANIM ALANI GENİŞ</strong></p>

<p>Domatesin yalnızca sofralık olarak değil, farklı şekillerde değerlendirilerek katma değer oluşturabileceğini belirten Gürer, ürünün salça, kurutmalık ve turşuluk olarak da kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Gürer, “Salçalık domates, kurutmalık domates, turşuluk domates gibi domatesin girmediği hemen hemen yemek dahi yok” dedi.</p>

<p>Domatesin yanı sıra patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de planlamanın gerekli olduğunu vurgulayan Gürer, üreticinin zarar etmemesi ve tüketicinin ürüne daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretimden tüketime kadar olan sürecin ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gürer, “Onun için domateste olsun, patateste, soğanda olsun, Tarım ve Orman Bakanlığı bölgesel olarak bu işi düzenli planlamalı ve üretici ürettiği üründen zarar etmemeli. Girdi maliyetleri makul bir noktaya çekilmeli ve üreticiden tüketiciye giden ürünün kat kat fiyat artmasının önüne geçilmeli” dedi.</p>

<p><strong>TARLADA ÜRETİCİ, RAFTA TÜKETİCİ ZORLANIYOR</strong></p>

<p>Üreticinin tarlada yeterli kazancı elde edemediğini, tüketicinin ise ürünü market ve pazarlarda daha yüksek fiyatlarla almak zorunda kaldığını belirten Gürer, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.</p>

<p>Gürer, “tarlada üreten para kazanamıyor. Rafta da giden ürünü alırken zorlanıyor” dedi.</p>

<p>Özellikle emekli, asgari ücretli ve dar gelirli yurttaşların sebze ve meyveye erişimde sorun yaşadığını belirten Gürer, “Özellikle emekli, asgari ücretli dar gelirliler sebzeye, meyveye ulaşımda sıkıntı çekiyorlar. Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İHRACATTAKİ KISITLAMALAR ÜRETİMİ DE ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Domates ve salça ihracatında yaşanan gelişmelerin üretim sürecini de etkilediğini belirten Gürer, ihracata yönelik kısıtlamaların fabrikaların stok durumunu ve sonraki dönemlerde üreticiden yapılacak alımları etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, “İhracatta da yurt dışına salça gönderilirken orada kısıtlama getirilip fabrikadaki salça stokta kalmasına yol açılırsa öyle olunca da fabrika gidip domatesi ikinci yıl alırken nazlanıyor. Bunların doğru planlaması, üreticiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılması esas olmalıdır” diye konuştu.</p>

<p>Domatesin farklı şekillerde işlenerek daha yüksek katma değerle değerlendirilebileceğini ifade eden Gürer, “Ne yapılır? Kurutulur, salça yapılır. Bunun yanı sıra turşusu yapılır. Yani farklı alanlarda domatesten yararlanabilir” dedi.</p>

<p><strong>SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE DE SORUNLAR YAŞANIYOR</strong></p>

<p>Domates üretiminde sözleşmeli üretim yapılan bölgelerde de üreticilerin çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Gürer, özellikle ürün miktarının yüksek olduğu dönemlerde üreticilerin zorlandığını ifade etti.</p>

<p>Gürer, “Oysa ülkemizde son yıllarda domateste de sorun var. Yurt dışına önemli ihracat yapıyoruz. Salça ihracatı, domates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Ancak uygulanan yanlış politikalar bu bağlamda da çiftçiyi sorumlu kılıyor. Bazı bölgelerde domates sözleşmeli ürün olarak yetiştiriliyor. Fabrikalar ürün çok olunca üreticiyi boğuyorlar. Böyle olunca sıkıntı oluyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu’nun birçok bölgesinde domatesin salçaya dönüştürüldüğünü belirten Gürer, ürünün farklı şekillerde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gürer, “Anadolu’nun çoğu yerinde salça şu anda kaynatılıyor. Yurttaşlarımız pazar yerlerinden aldıkları domatesleri ya da yetiştirdikleri ürünleri salçaya çevirerek 6-7 ay boyunca bundan fayda sağlıyorlar” dedi.</p>

<p>Domatesin işlenmiş ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülmesiyle üreticinin ürününden daha fazla fayda sağlayabileceğini belirten Gürer, “Önemli olan işlenmiş ve kurutulmuş ürüne dönüştürülerek daha fazla fayda sağlayacağımız ürünlerimiz tarlada kalmasın” diye konuştu.</p>

<p><strong>“DOMATES ÇİFTÇİSİNİN BİR YILLIK EMEĞİ BOŞA GİTMEMELİ”</strong></p>

<p>Domates üreticisinin bir yıllık emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Gürer, üretimde planlamanın yanı sıra işleme tesislerinin ve ihracat imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, “Domates çiftçisi para kazanamadığını söylüyor. O domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli. Bu anlamda daha çok tesis, daha çok üretim, daha çok ihracat ve ihracat yapılırken de uygulamalarda sorun olmayacak düzenlemelere gidilmelidir. Domates üreticisinin bu yıl yaşadığı sorun daha önceki dönemlerde de tekrarlanmıştır. Artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gıda, Tarım</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/domates-ureticisi-maliyet-kiskacinda-urun-degerini-bulmuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2026/09/domates-2.jpg" type="image/jpeg" length="98585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Özbekistan'ın Başkenti Taşkent'te bulunan Çorsu Pazarında]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/anadolu-izlenimleri-ozbekistanin-baskenti-taskentte-bulunan-corsu-pazarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/anadolu-izlenimleri-ozbekistanin-baskenti-taskentte-bulunan-corsu-pazarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Medya'nın Genel Yayın Yönetmeni Muhammet Oluklu, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bulunan Çorsu pazarında edindiği izlenimleri aktardı. İyi seyirler :)]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/2oAV_haxs4A?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/anadolu-izlenimleri-ozbekistanin-baskenti-taskentte-bulunan-corsu-pazarinda</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Apr 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2024/04/ozbekistan-kapak.png" type="image/jpeg" length="32306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[''Üretim ve Üreticinin Yüzyılı'' Ödül Töreni]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Dergisi tarafından 7 Mart 2024 tarihinde düzenlenen Üretim ve Üreticinin Yüzyılı ödül töreninde tarımın öncüleri ödüllendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>''Üretim ve Üreticinin Yüzyılı'' Ödül Töreni</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Medya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Mar 2024 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2024/03/whatsapp-image-2024-03-11-at-125508.jpeg" type="image/jpeg" length="75973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni AGRO TV'de]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-agro-tvde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-agro-tvde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Dergisi tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin üreten gücüne ışık tutan "Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni" AGRO TV ekranlarında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><img alt="" height="357" src="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/anadoluizlenimleri-com/uploads/2024/03/rest.jpeg" width="640" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Anadolu İzlenimleri Dergisi tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin üreten gücüne ışık tutan "Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni" AGRO TV ekranlarında yer aldı. Törende tarım sektörünün farklı dallarında öne çıkan isimler ve kuruluşlar ödüllendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Basın ödülleri kategorisinde AGRO TV haber spikeri Taner Öztürk ödüllendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Medya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-agro-tvde</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Mar 2024 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2024/03/agro-tv-pos.jpg" type="image/jpeg" length="97592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni NTV'de]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-ntvde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-ntvde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Dergisi tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin üreten gücüne ışık tutan "Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni" NTV ekranlarında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.anadoluizlenimleri.com/haberleri/anadolu-izlenimleri-dergisi" target="_blank" title="Anadolu İzlenimleri Dergisi">Anadolu İzlenimleri Dergisi</a>&nbsp;tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin üreten gücüne ışık tutan "<a href="https://www.anadoluizlenimleri.com/haberleri/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni" target="_blank" title="Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni">Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Ödül Töreni</a>"&nbsp;<a href="https://www.anadoluizlenimleri.com/haberleri/ntv" target="_blank" title="NTV">NTV</a>&nbsp;ekranlarında yer aldı. Törende tarım sektörünün farklı dallarında öne çıkan isimler ve kuruluşlar ödüllendirildi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Medya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/uretim-ve-ureticinin-yuzyili-odul-toreni-ntvde</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/uploads/2024/03/60c4a6b6-a4d8-4c60-aea8-1b755a5932ae.jpg" type="image/jpeg" length="92862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Ülken İçin Üret Paneli” Tarım Sektörünün Paydaşlarını Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-tarim-sektorunun-paydaslarini-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-tarim-sektorunun-paydaslarini-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülken İçin Üret Paneli 28 Kasım 2022]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ülken İçin Üret Paneli 28 Kasım 2022</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Medya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-tarim-sektorunun-paydaslarini-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Dec 2022 16:15:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/WhatsApp-Image-2022-11-28-at-20.19.18.jpeg" type="image/jpeg" length="21003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ülken İçin Üret Paneli toplandı]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülken İçin Üret Paneli toplandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ülken İçin Üret Paneli toplandı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Medya</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/ulken-icin-uret-paneli-toplandi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Dec 2022 16:09:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/IMG_1488.JPG" type="image/jpeg" length="75987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ülken İçin Üret Paneli Fotoğraf Albümü]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/foto-galeri/ulken-icin-uret-paneli-fotograf-albumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/foto-galeri/ulken-icin-uret-paneli-fotograf-albumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ülken İçin Üret</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/foto-galeri/ulken-icin-uret-paneli-fotograf-albumu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Nov 2022 14:29:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/album/WhatsApp-Image-2022-11-28-at-19.56.19.jpeg" type="image/jpeg" length="73302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tanıtım Filmi]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tanitim-filmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tanitim-filmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Dergisi Tanıtım Filmi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anadolu İzlenimleri Dergisi Tanıtım Filmi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tanitim-filmi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 11:32:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/tanitim-filmi_bd7c2.jpg" type="image/jpeg" length="48675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 Tarıma Hizmet Ödülleri]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2-tarima-hizmet-odulleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2-tarima-hizmet-odulleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TARIM TV]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TARIM TV</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2-tarima-hizmet-odulleri</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 11:31:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/2-tarima-hizmet-odulleri_152b3.jpg" type="image/jpeg" length="32659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2.TARIMA HİZMET ÖDÜLLERİ]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2tarima-hizmet-odulleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2tarima-hizmet-odulleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu İzlenimleri Dergisi 2.Tarıma Hizmet Ödülleri NTV]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anadolu İzlenimleri Dergisi 2.Tarıma Hizmet Ödülleri NTV</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/2tarima-hizmet-odulleri</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 11:30:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/2tarima-hizmet-odulleri_391ac.jpg" type="image/jpeg" length="62809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Hayat Erzurum 13 Bölüm]]></title>
      <link>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tarim-ve-hayat-erzurum-13-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tarim-ve-hayat-erzurum-13-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.anadoluizlenimleri.com/video/tarim-ve-hayat-erzurum-13-bolum</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 11:29:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://anadoluizlenimlericom.teimg.com/crop/1280x720/anadoluizlenimleri-com/images/video/tarim-ve-hayat-erzurum-13-bolum_dfba9.jpg" type="image/jpeg" length="14668"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
