Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, Türkiye şeker sektörünün 100. yılı münasebetiyle açıklama yayımladı. Mesajında, şeker sanayisinin Cumhuriyet’in kurucu aklıyla Anadolu topraklarında yükselen bir kalkınma mimarisi olduğunu belirten Gök, sektörün dünü, bugünü ve dijital geleceğine dair stratejik değerlendirmelerde bulundu.
"Basit Bir Sanayi Yatırımı Değil, Milli İrade Beyanıdır"
Başkan İsa Gök, şeker fabrikalarının bir asır önce atılan temellerinin ekonomik bağımsızlık ilanı niteliği taşıdığını ifade etti. Şeker sanayisinin milli ekonominin omurgasını oluşturduğunu vurgulayan Gök, "Bundan tam bir asır önce atılan bu devasa adım, ekonomik bağımsızlığın üretim üzerinden kurulabileceğini ilan eden tarihî bir kararlılıktı. Şeker fabrikaları; kırsal kalkınmanın, sosyal devlet anlayışının ve milli ekonominin omurgasıdır," dedi.
Küresel Krizlerde Stratejik Güvence: Türkşeker
Pandemi, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin üretimin anlamını değiştirdiğini belirten Gök, üretimin artık bir "güvenlik meselesi" haline geldiğine dikkat çekti. Bu noktada Türkşeker’in rolünün sadece üretim rakamlarıyla ölçülemeyeceğini ifade eden Gök, şu değerlendirmede bulundu:
"Türkşeker, devletin ekonomideki düzenleyici gücünün ve kriz anlarındaki güvence mekanizmasının en somut temsilidir. Kamu varlığı; istihdamı, gıda güvenliğini ve toplumsal dayanışmayı koruyan bir güvenlik kalkanıdır."
Yeni Yüzyılda Dijital Dönüşüm ve İnsan Emeği
Sektörün ikinci yüzyılına girerken teknoloji ve veri yönetiminin önemine değinen İsa Gök, yapay zekâ destekli planlama ve akıllı üretim altyapılarının yeni standart olacağını belirtti. Ancak teknolojik dönüşümün merkezinde yine "insan" olması gerektiğini hatırlatan Gök, "Üretimin gerçek gücü makinelerde değil, o makineleri çalıştıran insan emeğinde hayat bulur. Yeni yüzyılda da en büyük güvencemiz; çiftçimiz, işçimiz ve teknik kadromuz olacaktır," dedi.
"Güçlü Sanayi, Güçlü Emekle Mümkündür"
Şeker-İş Sendikası olarak sektörün geleceği için "adil geçiş" ve "sosyal diyalog" vurgusu yapan Gök, yerli üretimi koruyan, çalışanın emeğini güvence altına alan ve sürdürülebilirliği odak noktasına koyan bir vizyonun Türkiye için hayati önem taşıdığını söyledi. Mesajını, sektörün inşasında emeği geçenlere teşekkür ederek sonlandıran Gök, "Emeğin ve alın terinin kutsallığını daima yüreğimizde yaşatacağız," ifadelerini kullandı.