TERÖRSÜZ TÜRKİYE YOLUNDA TARİHİ EŞİK

Meclis’te, Türkiye’nin 42 yıllık terörle mücadelesini sona erdirmeyi hedefleyen yasa teklifine ilişkin çalışmalar artık tamamlanma aşamasına geldi.

Abone Ol

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yalnızca yeni bir yasal düzenleme olmayacak, aynı zamanda bir dönemi kapatıp Türkiye için yeni bir başlangıcın hukuki güvencesini oluşturacak.

Devletin zirvesi, son derece hassas ve kırılgan bir süreçten geçildiğinin farkında. Bu nedenle süreç, herhangi bir zarar görmemesi için son derece dikkatli bir dille ve titizlikle yürütülüyor.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da düzenlemeyi, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda ülkenin iç kalesini tahkim edecek, milli birlik ve kardeşliği daha da güçlendirecek önemli bir merhale olarak tanımlıyor. Kurtulmuş, Gazi Meclis çatısı altında yürütülen çalışmaları, “devlet aklı ile millet irfanını aynı amaçta buluşturan eşsiz bir demokrasi örneği” olarak nitelendiriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yasal düzenlemenin Cumhur İttifakı tarafından hazırlandığını her fırsatta özellikle vurguluyor.

Teklife ilk imzayı atan isim ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. Bahçeli, imzasının ardından daha önce dile getirdiği görüşlerini bir kez daha hatırlattı:

“Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır.”

Düzenlemenin kapsamı ise özellikle PKK’nın tasfiyesi ile sınırlı tutuluyor. Terör örgütü üyeliği bakımından yeni bir hukuki çerçeve oluşturulurken, örgüt mensuplarının işlediği diğer suçlara ilişkin de bazı düzenlemeler getiriliyor. Bu nedenle FETÖ ve DHKP-C gibi diğer terör örgütlerinin mensupları bu düzenlemenin kapsamı dışında kalacak.

Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş da mevcut düzenlemenin dışında bırakılan isimler arasında yer alıyor.

Bugün gelinen noktayı anlamak için sürecin başlangıcını da hatırlamak gerekiyor.

Süreç, Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşması ve ardından 22 Ekim 2024’te partisinin grup toplantısında yaptığı tarihi çağrıyla başladı.

O günden bu yana herkes son derece dikkatli. Çünkü ortada yalnızca çıkarılacak bir yasa yok. Türkiye, 42 yıllık terör sorununu geride bırakmanın yanı sıra, Ortadoğu’nun son yüzyılında şekillenen hesapların da dışında yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor.

Bin yıllık ortak tarihimizin doğal sonucu olarak ortaya çıkan etnik çeşitliliğimiz üzerinden kurgulanan ayrıştırıcı projelerin de artık karşılık bulmaması hedefleniyor.

Zenginliğimiz olan farklılıklarımız üzerinden Türkiye’yi bölmeye, parçalamaya ya da en azından etnik kimlikler üzerinden zayıf ve dış müdahalelere muhtaç bırakmaya yönelik projelerin etkisizleşmesi, bu sürecin en önemli sonucu olacaktır.

Kanaatimce, toplumun ortak beklentisi olan barış ve huzur vurgusunu merkeze alan bu yasa teklifi, Türkiye’nin kendi geleceğini kendi iradesiyle şekillendirme kararlılığının da güçlü bir göstergesi olacaktır.

Ve belki de en önemlisi…

Türkiye’nin iyiliğini, huzurunu ve kardeşliğini zedelemek isteyenlere verilebilecek en güçlü tarihsel cevap, birlik içinde, daha güçlü ve terörsüz bir Türkiye olacaktır.

{ "vars": { "account": "G-E7JE8FH3KL" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }