TİGEM, son iki yıldır yurt dışından yoğun şekilde etçi damızlık Angus ithalatı gerçekleştiriyor. 2024 yılında Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında getirilen hayvanlar Kazım Karabekir Tarım İşletmesi’nde dağıtıma hazırlanırken, 2025 yılında da yaklaşık 10 bin 500 baş damızlık Angus Ceylanpınar Tarım İşletmesi’ne getirildi. Sevkiyatlar da sürüyor.
Ancak akıllardaki soru sayıyla değil, sağlıkla ilgili…
Edindiğimiz bilgilere göre TİGEM, kendi sürülerine düzenli kan testleri uyguluyor. Peki yurt dışından gelen damızlık hayvanlar için de aynı titizlik gösteriliyor mu? Gerekli testler eksiksiz yapılıyor mu? Karantina ve biyogüvenlik süreçleri tavizsiz işletiliyor mu?
Bu soruların cevabı büyük önem taşıyor. Çünkü 2018 yılında ‘Genç çiftçi Projesi’ kapsamında ithal edilen damızlık hayvanlar Bursa Karacabey Tarım işletmesine getirilmiş ve bu testlerin yapılmaması sonucunda 500 den fazla damızlık hayvanlar ya hastalanmış ya da telef olmuştu. Bu olayın ardından yaşanan sağlık sorunları hem ekonomik kayıplara hem de uzun süre tartışılan bir sürece neden olmuştu.
Bugün aynı hataların tekrarlanmaması gerekiyor. Dünyanın 3 büyük tarım işletmesi olan Ceylanpınar’da yaşanabilecek olası bir sağlık sorunu veya olumsuz bir durum yalnızca TİGEM’i değil, Türkiye hayvancılığını da direk etkileyecektir. Zorlu ve meşakkatli bu yolculukta kimsenin bu durumu kaldırmaya ne gücü nede enerjisi vardır. Bu yüzden bu konuya ivedilikle el atılması elzemdir.
Kimsenin felaket senaryosu yazdığı yok. Ama geçmiş ortadayken soru sormak da bizim görevimiz.
Asıl mesele ve soru şu ki TİGEM geçmişten ders çıkarıyor mu?
Benden söylemesi.