Genel

Türkiye’nin Su Haritası Değişiyor: 8 Havzada Su Ayak İzi Tamamlandı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla yürütülen su ayak izi çalışmalarında 8 havzanın tamamlandığını açıkladı. Yumaklı, 2030 yılına kadar tüm havzalarda çalışmaların tamamlanacağını bildirdi.

Abone Ol


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin su yönetiminde bilimsel veriler, teknoloji ve dijital sistemlerin daha etkin kullanılacağı yeni bir döneme girdiğini belirtti. Yumaklı, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğinin belirlenmesinin önemine vurgu yaparken, su ayak izi çalışmalarının 2030 yılına kadar tüm havzalarda tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde düzenlenen Ulusal Su Kurulunun 6’ncı toplantısında konuşan Bakan Yumaklı, dünyada iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha güçlü hissedildiğini söyledi. Kuraklıkların uzadığını, yağış rejimlerinin değiştiğini ve kısa süre içerisinde daha şiddetli yağışların meydana geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye’nin de bu değişimlerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.

Yumaklı, 2025 su yılının yağışlarda yaşanan yüzde 26’lık düşüş nedeniyle son 52 yılın en kurak yılı olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, 2026 su yılında ise yağışların uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerinde seyrettiğini söyledi.

“2025 su yılı, yağışlarda yaşanan yüzde 26 azalmayla son 52 yılın en kurak yılı olarak kayıtlara geçti. 2026 su yılında ise ülkemiz genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerinde seyrediyor. Son 66 yılın en yüksek yağış seviyelerinden birini yaşıyoruz.”

Yağışlardaki artışın barajlara da yansıdığını belirten Yumaklı, geçen yıl aynı dönemde yüzde 43 seviyelerinde bulunan aktif baraj doluluk oranının bugün yüzde 72’ye yükseldiğini bildirdi. Ancak yağışların bazı bölgelerde taşkın ve sellere neden olduğuna da dikkat çeken Yumaklı, su yönetiminin yalnızca kuraklıkla mücadele üzerinden ele alınamayacağını kaydetti.

“Bazen çok az suyla, bazen de kısa sürede gelen çok fazla suyla mücadele etmek zorunda kalacağız. Bu nedenle su politikalarımızı günü kurtarmaya değil, geleceği planlamaya dayandırmak durumundayız. Bilimsel verilere bakacağız. Havzalarımızı bir bütün olarak değerlendireceğiz. Kuraklığı da taşkını da birlikte yöneteceğiz.”

Su ayak izi çalışmaları 8 havzada tamamlandı

Türkiye’nin su kaynaklarının daha verimli kullanılabilmesi için havza bazlı planlamanın önemine işaret eden Yumaklı, üretimde kullanılan su miktarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Su ayak izi ve sanal su çalışmalarının bu açıdan önemli olduğunu belirten Yumaklı, bir ürünün gerçek maliyetinin yalnızca ekonomik değer üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Vatandaşlarımızın günlük hayatında kullandığı ürünlerin üretiminde su kullanılıyor. Bir ürünün gerçek maliyetini değerlendirirken yalnızca ekonomik değerine değil, üretimi sırasında ne kadar su kullanıldığına da bakmamız gerekiyor. Özellikle su kaynaklarımızın üzerindeki baskının arttığı bir dönemde, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmek büyük önem taşıyor.”

Bu kapsamda yürütülen çalışmaların Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında tamamlandığını açıklayan Yumaklı, 2030 yılına kadar Türkiye’deki tüm havzalarda su ayak izi çalışmalarının tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.

“Bu nedenle su ayak izi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmalarımızı tamamladık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar bütün havzalarımızda bu çalışmaların tamamlanmış olmasıdır.”

Yumaklı, bu çalışmalarla birlikte suyun yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, üretimden ticarete kadar ekonomik süreçlerin tamamında dikkate alınan stratejik bir unsur haline getirileceğini söyledi.

“Böylece suyu yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, üretimden ticarete kadar bütün ekonomik süreçlerin bir parçası olarak değerlendireceğiz.”

Su Kanunu Taslağı görüşe açıldı

Ulusal Su Kurulunun bugüne kadar 37 karar aldığını belirten Yumaklı, bu kararların 27’sinin hayata geçirildiğini, 10 karara yönelik çalışmaların ise sürdüğünü açıkladı.

Su yönetiminin hukuki altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan Su Kanunu Taslağına ilişkin teknik hazırlıkların tamamlandığını belirten Yumaklı, taslağın görüşe açıldığını ve 2 binin üzerinde görüş alındığını söyledi.

Su Verimliliği Seferberliği kapsamında hayata geçirilen Su Verimliliği Bilgi Sistemi hakkında da bilgi veren Yumaklı, sistemde kısa sürede 6 binin üzerinde kullanıcıya ulaşıldığını ve 120 binin üzerinde belgelendirme başvurusu beklendiğini kaydetti.

Sistem sayesinde suyun kullanımının takip edileceğini belirten Yumaklı, su verimliliği uygulamalarının izlenmesi ve belgelendirme işlemlerinin dijital ortamda yürütüleceğini ifade etti.

Hedef: Akıllı su yönetim sistemi

Türkiye’nin su yönetiminde teknolojiden daha fazla yararlanılması gerektiğine dikkat çeken Yumaklı, sensörler, yapay zeka ve yeni nesil dijital sistemlerin risklerin önceden tespit edilmesi açısından önemli imkanlar sunduğunu belirtti.

“Hedefimiz, farklı kurumların verilerinin bir araya geldiği, riskleri önceden görebildiğimiz, erken uyarı verebilen ve karar alma süreçlerini hızlandıran akıllı bir su yönetim sistemi kurmaktır.”

Yumaklı, kuraklık, taşkın, orman yangınları ve gıda güvenliği gibi birbiriyle bağlantılı risklerin aynı anda yönetilebilmesi için teknolojik altyapının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

Atık su yeniden kullanılacak

Su kaynaklarının korunmasında atık suyun yeniden kullanımının da önemli bir başlık olduğunu belirten Yumaklı, doğru şekilde arıtılan atık suların yeniden kullanılabilecek önemli bir kaynak olduğunu söyledi.

Mevcut arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, ileri arıtma yatırımlarının artırılması ve arıtılmış suyun yeniden kullanımının yaygınlaştırılmasının öncelikler arasında yer aldığını belirten Yumaklı, atık su altyapılarının mevcut durumu ile yatırım ihtiyaçlarının değerlendirileceğini ifade etti.

Türkiye’de 1831 baraj ve göletin aktif olarak hizmet verdiğini aktaran Yumaklı, değişen iklim şartları nedeniyle bu tesislerin güvenli ve verimli işletilmesinin öneminin daha da arttığını söyledi.

25 havzada taşkın yönetim planları tamamlandı

Türkiye’de bulunan 25 nehir havzasının 5’inin sınır aşan nitelikte olduğunu belirten Yumaklı, sınır aşan sularla ilgili gelişmelerin ve bölgesel işbirliği imkanlarının da takip edildiğini söyledi.

25 nehir havzasında Avrupa Birliği Taşkın Direktifi’ne uyumlu Taşkın Yönetim Planları’nın tamamlandığını belirten Yumaklı, bu kapsamda 30 binin üzerinde taşkın haritası ve tahliye planı hazırlandığını açıkladı.

Antalya Havzası’nda yapılan güncelleme çalışmasına da değinen Yumaklı, 2016 yılında 7 yerleşim alanında 44 tedbir belirlenmişken, güncel çalışmada taşkın riski bulunan 196 yerleşim yerinde 482 tedbir belirlendiğini bildirdi.

“Afet olduktan sonra müdahale eden değil, riski önceden gören ve tedbirini önceden alan bir Türkiye hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde su kaynaklarımız üzerindeki baskılar artacak. Kuraklıkla da taşkınla da mücadele edeceğiz. Suyumuzu daha verimli kullanacağız, kaynaklarımızı koruyacağız. Atık suyu yeniden kazanacağız. Teknolojiden ve bilimden daha fazla yararlanacağız. En önemlisi, kurumlarımız arasında daha güçlü işbirliği sağlayacağız.”

{ "vars": { "account": "G-E7JE8FH3KL" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }