USK Fiyat Açıkladı, Üretici Sormaya Devam Ediyor: Bu Fiyat Kimi Koruyor?

Çiğ süt tavsiye fiyatı açıklandı, tartışma yeniden alevlendi. 24,30 TL’lik Fiyat yeterli mi, maliyet hesapları doğru mu? Bu soruların cevabını burada aramayacaksınız. Ama şunu bulacaksınız: Bu sistemin nasıl kurulduğunu, nasıl dönüştüğünü ve bugün gelinen noktada kimin neye göre karar verdiğini. Asıl değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum. Evet, başlayalım o zaman:

Abone Ol

Hayvancılıkta özellikle süt sektöründe yaşanan sorunlara çözüm olması için “Ulusal Süt Konseyi” kurulması fikri 2000’li yılların başında ortaya çıkmaya başladı.

1) 2009 öncesi: İhale/Piyasa Ağırlıklı Dönem

Ulusal Süt Konseyi (USK) kurulmadan önce çiğ süt fiyatı daha çok Köy-Koop Birliği ile büyük süt sanayicileri arasındaki bölgesel pazarlık/ihale sistemi üzerinden oluşuyordu. Bu fiyat ülke genelinde referans kabul ediliyordu; ancak sistem üretici-sanayici dengesini kurmakta yetersiz kaldığı için ortak bir sektör platformu kurulmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. İlk adım olarak 2006'da çıkarılan Tarım Yasası ile ürün konseylerinin kurulmasının önü açıldı.

2) 2008-2009: Ulusal Süt Konseyi'nin Devreye Girmesi

Ulusal Süt Konseyi'nin kurulmasını öngören yönetmelik 23 Eylül 2008 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Bu yönetmelik çerçevesinde 26 Ocak 2009'da toplanan Kurucular Kurulu geçici yönetim kurulunu seçerek görevine başladı. Üretici, sanayici, kamu, akademisyen ve sektör temsilcilerinin yer aldığı bir yapı oluşturuldu. Bu dönemden itibaren çiğ süt fiyatı, fiilen USK'nın açıkladığı tavsiye fiyatı etrafında şekillenmeye başladı.

3) 2011'den İtibaren: USK Tavsiye Fiyat Serisi Oluştu

Bu tarihten itibaren dönemsel çiğ süt tavsiye fiyatları düzenli şekilde kamuoyuna açıklanmaya başladı. Konseyin çalışma şekli şöyleydi:

USK toplantı yapar → üretim maliyeti, piyasa koşulları, yem fiyatı, arz-talep dengesi değerlendirilir → çiğ süt tavsiye fiyatı ilan edilir.

Açıklanan fiyatın yeterliliği, referans fiyatın altındaki süt alımı iddiaları ve Konsey yönetiminde üreticiyi temsil eden üye sayısının azlığı bu dönemin başından itibaren başlıca tartışma konuları oldu.

4) 2015: Sözleşmeli Çiğ Süt Alım-Satımı Mevzuata Bağlandı

Sanayici ile üretici arasında bağlayıcı bir yazılı metin olmadığından fiyat, miktar ve teslimat koşulları istendiği zaman değiştirilebiliyordu. Bu düzensiz yapının engellenmesi amacıyla 16 Nisan 2015 tarihinde yayımlanan yönetmelik ile sanayiye arz edilen çiğ sütün alım-satımı sözleşmeli yapıya bağlandı. Yönetmelikte fiyat belirleme yolları arasındaki kritik bent şuydu:

"Ulusal Süt Konseyinin ilan ettiği tavsiye fiyatına göre."

Yani 2015 sistemi, sahada sözlü olarak uygulanan USK fiyatını sözleşmelerde açık bir referans haline getirdi.

Birinci Kırılma Noktası:

5) 2016: ESK'nın Doğrudan Piyasa Müdahalesi Başladı

Et ve Süt Kurumu (ESK), sütte arz fazlasını azaltmak ve düşen süt fiyatlarını USK referans fiyatına getirmek amacıyla 24 Mart 2016 itibarıyla ilk resmî müdahale alımlarına başladı. 2016-2018 arası ana sorun arz fazlasıydı. 2024-2026 arasında ise tablo farklıydı: Arz fazlası değil, artan maliyetler karşısında tavsiye fiyatında yeterli artışın yapılmaması asıl sorunu oluşturuyordu.

Özellikle 2023 sonrasında tüketici tarafında talepteki dramatik düşüş ile sanayici tarafında kur baskısı ve nakit akışındaki gecikmeler stokların erimesini engelleyince mevcut tablo arz fazlası varmış gibi yanlış algılandı. Üretimin girdi tarafındaki yem, ilaç, enerji ve akaryakıttaki artışlar karşısında tedbir almakta geç kalındı; piyasada çiğ süt fiyatları maliyetin altında seyretti.

İkinci ve En Kritik Kırılma Noktası:

6) 2018: Gıda Komitesi Görüşü Zorunlu Hale Geldi

2017 Eylül'ünde USK çiğ süt referans fiyatını 1,30 TL'den 1,40 TL'ye, Ocak 2018'de ise 1,53 TL'ye yükseltti. Bu artışların enflasyonla mücadelede zafiyet oluşturacağı endişesi ekonomi yönetimince dile getirilmeye başlandı.

31 Ocak 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle USK, çiğ süt referans fiyatını açıklamadan önce Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'nin — kısa adıyla Gıda Komitesi'nin — görüşünü almak zorunda kılındı.

Bu değişiklikle USK'nın tavsiye fiyat açıklaması yalnızca sektör içi teknik değerlendirme olmaktan çıktı:

USK teknik/sektörel değerlendirme yapar → Gıda Komitesi görüşü alınır → USK tavsiye fiyatı ilan eder.

7) 2023: Sözleşmeli Üretim Yönetmeliği Dönemi

15 Eylül 2023 tarihli yönetmelik ile çiğ süt sözleşmeleri daha geniş bir sözleşmeli üretim çerçevesi içine alındı. Tip sözleşmelerde fiyatın hiçbir koşulda USK tavsiye fiyatının altında olamayacağı açıkça belirtildi. Son yönetmelikte Gıda Komitesi ifadesi geçmemekle birlikte çiğ süt tavsiye fiyatında asıl belirleyici hâlâ Gıda Komitesi görüşüdür.

Peki, Ya Şimdi?

2018'de Gıda Komitesi'nin görüşü zorunlu kılındığında ekonomi yönetiminin kaygısı netti: Çiğ süt fiyatı enflasyonu körüklemesin. Gelinen noktada; O günkü mevzuat altyapısını oluşturan ekonomi yönetimi aynı, enflasyonist ortam endişesi aynı, çiğ süt referans fiyatına aynı bakış açısı... Değişen tek şey, üreticinin maliyetlerinin o günlerle kıyaslanamayacak ölçüde artmış olması.

Buradan şu soruyu birlikte sormak gerekiyor:

Açıklanan çiğ süt referans fiyatı gerçekten maliyet + refah payı esasına göre mi belirleniyor; yoksa sütün enflasyon sepetindeki ağırlığı nedeniyle enflasyonu sınırlama refleksiyle mi şekilleniyor?

Çünkü bugün gelinen noktada kritik mesele şudur:

Açıklanan fiyat, üreticinin maliyetini karşılıyor mu, yoksa maliyetin altında kalarak üretimi sessiz sedasız baskılıyor mu?

Selametle kalın

{ "vars": { "account": "G-E7JE8FH3KL" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }