Türkçemizde zamanında yapılmayan, geç kalınan işlerin farkına varıldığında Üsküdar ile başlayan “Atı alan Üsküdar’ı geçti” ya da “Üsküdar’da sabah oldu” sözleri söylenir. Bu sefer durum daha ciddi. O yüzden “atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti bir de üstüne Üsküdar’da sabah çoktan sabah bile oldu” desek az olur.  

Ülkemizde yaşanan kuraklık ve sellerin ardından başta çiftçi olmak üzere hepimiz derinden etkilendik. Öyle görünüyor ki bu defa sorun uzun süre devam edecek ve derin etkiler bırakacak. Kuraklık aslında gelmeden önce bize haber vermişti. Geliyorum diye… 

Kuraklığa karşı ne kadar önlem alabildik? Kuraklığa ve iklim değişikliğine karşı hangi adımları atabildik? Üreteni alın teri dökeni ne kadar koruyabildik? Bugün geldiğimiz noktada kuraklığa bağlı olarak gıda fiyatlarındaki yükselmeyi konuşur olduk.  Marketlerde satılan ürünlerin pahalılığından dert ederek olduk. Oysaki iklim değişikliği ve küresel ısınma bu tip sıkıntılar olacağının sinyallerini yıllardır veriyordu. Bugün geldiğimiz noktada yine sadece konuşmakla kalacağız. Başında önlemleri alabilseydik içinde hissettiğimiz gıda fiyatlarının yükselişinden minimum şekilde etkilenecektik.

Her zamanki gibi yine üreteni koruyamadık. Üstelik Dünya piyasalarında tarım ürünleri fiyatları tavan yaparken biz rekolte kaybımız yokmuş gibi yapıp elimizdeki mahsule az para verdik, ucuza ihracatını önlemedik. Şimdi ise tüketiciyi korumaya gayret göstersek de atı alan Üsküdar’da sabah oldu. İhtiyacı karşılamak için çok yüksek fiyatla ve sıfır gümrükle ithal ediyoruz. Yani bu açıdan da treni kaçırdık. Bizim çiftçimize vermediğimiz paradan daha fazlasını önceden aklını kullananların çiftçilerine veriyoruz. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi pandemi ülkemizde de hala devam ediyor. Etkileri ise anlaşılıyor ki uzun bir dönem daha devam edecek. Arkasından gelen kuraklık, sel ve orman yangınları cebimize dokunmaya başlayınca hepimizi daha da fazla üzmeye başladı. Hele ki birde döviz baskısı altında kalan güzel halkımızın kafası iyice karıştı. . Üst üste gelen afetler ve ekonomik krizler karşısında seyirci kalınınca sonuç çok ağırlaştı. Ne üreten ne de tüketen ne yapacağını bilmiyor.

Allah’ım, sen ülkemizi görünen ve görünmeyen felaketlerden koru. Çiftçimize güç, kuvvet derman ve üretim aşkı ver. Tüketicimizin gönlüne ferahlık nasip et, sabır ver. İçinde bulunduğumuz durumdan bize bir çıkış kapısı nasip eyle… Âmin.