Çiftçinin Borcu Katlandı: 4 Yılda 1 Trilyon TL’lik Artış
Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki borçlanmanın yalnızca Türk Lirası bazında değil, döviz bazında da alarm veren bir seviyeye ulaştığını açıkladı. Gürer, gıda fiyatlarında 66 aydır süren kesintisiz artış ile çiftçinin 54 aydır büyüyen kredi borçlarının, “üretenin de tüketenin de kaybettiği” bir sistemin sonucu olduğunu ifade etti.
Borç Dağı 4 Yılda Patladı
Tarım sektöründeki nakdi kredi hacmindeki artışa dikkat çeken Gürer, çiftçinin borç yükünün geldiği noktayı çarpıcı rakamlarla ortaya koydu:
“AKP’nin kurduğu bu bozuk düzende çiftçinin sırtındaki yük, artık taşınamaz bir noktaya gelmiştir. 2022 yılının Ocak ayında 173 milyar 25 milyon TL olan toplam borç, 2026 yılının aynı ayında 1 trilyon 269 milyar 989 milyon TL’ye fırlamıştır. Bu, sadece dört yıl içinde çiftçinin borcunun tam 1 trilyon 96 milyar 963 milyon TL artması demektir. Oransal olarak baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo bir yıkımdır: Çiftçinin borcu 4 yılda tam %634 oranında artırılmıştır! Üretenin borcu bu denli katlanırken, tüketicinin ucuz gıdaya ulaşması imkansız hale getirilmiştir.”
Borç Yükü Dövizde de Katlandı
Gürer, tarımsal borçlanmanın sadece TL bazında değil, dolar bazında da ciddi şekilde arttığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“AKP iktidarı döneminde borçlanma sadece kağıt üzerinde artmıyor. 2022’de çiftçinin sırtındaki yük 12,9 milyar dolar iken, bugün bu rakam 29,6 milyar dolara çıkmıştır. Yani çiftçinin borcu dolar bazında bile %129 oranında artmış!”
2022-2026 yılları arasındaki veriler de bu artışı açıkça ortaya koyuyor:
• 2022: 173 milyar TL – 12,9 milyar $
• 2023: 351 milyar TL – 18,7 milyar $
• 2024: 608 milyar TL – 20,4 milyar $
• 2025: 899 milyar TL – 25,4 milyar $
• 2026: 1 trilyon 269 milyar TL – 29,6 milyar $
66 Aydır Zam, 54 Aydır Borç
Gıda fiyatlarındaki artışın 66 aydır kesintisiz sürdüğünü hatırlatan Gürer, hem üreticinin hem de tüketicinin aynı sistem içinde sıkıştığını belirtti:
“Tüketici perişan. Ağustos 2020’den beri her ay bir önceki aydan daha pahalı gıda tüketiyoruz. Şubat 2026 itibarıyla aylık gıda enflasyonu %6,89 olmuş. İktidar, halkın mutfağındaki yangını izlemekle yetiniyor. Tüketici bu haldeyken üreticinin durumu da farklı değil. Çiftçinin bankalara borçlanma serisi 54 aydır kesintisiz artarak sürüyor. Çiftçi tarlasına girmeden borçlanıyor, ürünü hasat ediyor yine borçlu çıkıyor. AKP öyle bir mekanizma kurdu ki; çiftçi bankaya çalışıyor, vatandaş ise markette etiketlerle savaşıyor.”
“Bu Sistem Tesadüf Değil”
Gürer, yaşanan tabloyu yapısal bir politika sorunu olarak değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tesadüfi bir kriz değildir. Planlı üretimden kaçan, ithalatı teşvik eden ve çiftçinin girdi maliyetlerini (mazot, gübre, ilaç) dünya fiyatlarının üzerine çıkaran bu zihniyet, hem üreteni hem de tüketeni mağdur etmiştir. Bugün sofradaki ekmek pahalıysa sebebi çiftçinin tarladaki borcudur. Çiftçinin borcu dolar bazında ikiye katlanırken, halkın alım gücü de yerle bir olmuştur.”
Çözüm Çağrısı: “Borçları Dondurun”
Gürer, çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini belirterek iktidara şu çağrıda bulundu:
“Tarımsal kredilerin faizleri derhal silinmeli ve ana para uzun vadeye yayılmalıdır. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, girdi maliyetleri makul seviyeye çekilmelidir. İthalat odaklı politikalardan vazgeçilip, yerli üreticiyi koruyan bir fiyat politikası benimsenmelidir. Kamucu politikalara dönülmelidir. Gübre, mazot, yem fiyat artışları günlük zama dönüştü. Çiftçi, besici, üretici dayanacak gücü kalmadı. Borç ödemede zorlanıyor. Aracılar, ithalatçılar, fırsatçılar kazanmaya devam ederken vatandaş da rafta fiyat artışına yetişemiyor. Çare ve çözüm var. Buna yönelik ekonomik politikalar oluşturulması çözüme yol açar.”