TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda, tarım arazilerinin korunmasından su yönetimine, tütün piyasasından hayvancılığa kadar geniş bir alanı kapsayan kanun teklifi görüşüldü. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, sektörün birçok başlığını aynı çatı altında toplayan kapsamlı bir düzenleme olarak dikkat çekti.

Komisyon, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci başkanlığında toplandı. Açılışta konuşan Kirişci, teklifin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, tarım politikalarının güncellenmesi anlamına geldiğini vurguladı.
Kirişci, “Bu kanun teklifi, tarım sektörünün farklı alanlarını doğrudan ilgilendiren oldukça kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Teklif kapsamında çeltik ekiminden ormanların korunmasına, su kaynaklarının yönetiminden veterinerlik hizmetlerine, kamulaştırma süreçlerinden şeker ve tütün piyasasına kadar pek çok başlıkta değişiklik öngörülmektedir. Bu yönüyle teklif, yalnızca belirli bir alanı değil, tarımın üretim, denetim, planlama ve sürdürülebilirlik boyutlarının tamamını kapsayan geniş bir çerçeve sunmaktadır. Özellikle çiftçilerimiz, üreticilerimiz, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız ve kırsal bölgelerde yaşayan insanlarımız açısından doğrudan etkiler doğurabilecek hükümler içermektedir. Değişiklik yapılan kanunların sayısı ve çeşitliliği dikkate alındığında, bu teklifin aslında bir anlamda tarım politikalarının güncellenmesi ve mevcut ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirilmesi amacı taşıdığı anlaşılmaktadır” dedi.
“ASİL GÜNDEM GİRDİ MALİYETLERİ”
Komisyonda söz alan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise teklifin zamanlamasını ve önceliklerini eleştirdi. Küresel gelişmelerin tarım maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Sarıbal, mevcut düzenlemenin geri çekilmesi gerektiğini savundu.
Sarıbal, “Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını ve bunun yerine mazot, gübre, tarım destekleri meselesi üzerinden tarımın, çiftçinin, köylünün yaşadığı ve elbette, halkımızın yaşadığı gıda meselesi, gıda fiyatları üzerinden yeni bir paradigmayı oluşturma ihtiyacımızın olduğunu talep ediyorum. Bu teklifin geri çekilmesi, bunun yerine çiftçinin destekleme, mazot, gübre meseleleriyle ilgili acil bir kanun tasarısını hazırlamanın bizim üzerimizde bir sorumluluk, bir yük, yerine getirmek zorunda olduğumuz bir kamusal, toplumsal görev olduğunu paylaşmak isterim” diye konuştu.
TARIMDAN ALKOLE, ORMANDAN SUYA GENİŞ PAKET
AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz ise teklifin içeriğine ilişkin detayları paylaştı. Korkmaz, bazı düzenlemelerin geçmişten gelen uygulamaların güncellenmesini hedeflediğini belirtti.
Korkmaz, “1930’lu yılların şartlarında sıtmayla mücadele amacıyla getirilen mesafe kuralları bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor. Büyükşehir Yasası’ndan sonra da köylerin mahalleye dönüşmüş olması sebebiyle bu mesafelerle ilgili düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bunun dışında, alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında tabii, gençlerimizi güçlü bir geleceğe hazırlamak için zararlı alışkanlıklardan, uyuşturucudur, alkoldür ve benzeri düzenlemelerden korumamız gerekiyor. Burada da özellikle alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında daha güçlü ve açık bir çerçeve oluşturuluyor. Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor. Marka çağrışımları üzerinden yapılan dolaylı reklamlar da bu kapsama alınıyor. Ayrıca, bu konuda sahada karşılaşılan denetim süreçleriyle ilgili bir zafiyetin de önüne geçilmesiyle ilgili düzenlemeler getiriliyor” dedi.
AOÇ, SU YAPILARI VE KAMULAŞTIRMA DÜZENLEMELERİ
Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne (AOÇ) ilişkin düzenlemeler de yer aldı. Korkmaz, çiftlikte yaşanan mülkiyet ve vergi sorunlarının giderilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Korkmaz, “Orman Çiftliği’ne ilişkin sahada karşılaşılan bazı problemler var. Atatürk Orman Çiftliği özel bir yasa ve bugün itibarıyla da varlığının korunması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından önem taşıyor. Burada ortaya çıkan Çiftliğin Merkez Müdürlüğü ve ayrık parseller arasındaki vergi mevzuatından, intikal gibi benzeri durumlarda ortaya çıkabilen sahadaki sıkıntıları gidermek için Atatürk Orman Çiftliği’nin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Atatürk Orman Çiftliği mülkiyetinde olan, mülkiyetle ilgili ve daha çok satışlardaki emlak vergilerinde ortaya çıkan sorunları düzenliyoruz. Yine, DSİ tarafından yürütülen projelerde karşılaşılan sorunlara da çözümler getiriliyor. Su yapılarında can ve mal güvenliğini artırıyor, farklı kurumlar arasındaki sorumluluklar netleşiyor. Ayrıca, kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükleri kamu olarak üstlenerek hem mülkiyet sorunları çözülüyor hem de yatırımların gecikmesi önlenmiş oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
ORMAN, TAPU VE HOBİ BAHÇELERİNE YENİ ÇERÇEVE
Teklifte iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında karbon yutak alanlarının artırılması hedeflenirken, orman kadastrosu ile tapu kayıtları arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne yönelik adımlar da yer aldı.
Korkmaz, “Ayrıca 80 bin taşınmazın ve yaklaşık 1 milyondan fazla kişinin etkilendiği bir mesele var. Orman kadastrosu ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü arasındaki tapular arasında çekişmeler, nizalar, yargısal süreçler çok ciddi davalar ve devletimizin, kamunun ödemek durumunda kaldığı çok ciddi mali yükler var. Bu konuda da önemli bir çözüm getirilerek vatandaşlarımızın bu konudaki mağduriyetleri ve hakları kendilerine teslim ediliyor. Bilimsel olarak orman niteliği taşımayan alanlarda mülkiyet hakkının korunması, gerçekten korunması gereken alanlarda ise kamu yararı, orman kamu yararı gözetiliyor. Böylece hem vatandaşımızın mağduriyeti gideriliyor hem de Hazine üzerindeki ağır tazminat yükü ortadan kaldırılıyor. Yine yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara bu konuda, bu yerli tütün üreticilerimizi korumak için yaptırımlar güçlendiriliyor” dedi.
Hobi bahçeleriyle ilgili düzenlemelere de değinen Korkmaz, tarım arazilerinin parçalanmasının önüne geçileceğini söyledi.
Korkmaz, “Ülkemizde sıkça konuştuğumuz hobi bahçeleri meselesinde oluşan bazı boşluklar var. Burada temel derdimiz tarımsal üretim alanlarının korunması; çünkü tarımsal üretim alanları, bugünün değil gelecek nesillerin ve ülkelerin stratejik ve milli meselesi. Sanayi üretimi ve benzer üretimlerde her zaman bir alternatifiniz olabilir ama tarımda toprağınızı korumak zorundasınız. Bu anlamda, topraklarımızın spekülasyon konusu haline gelmesine izin vermiyor, hem üretimi koruyor hem de iyi niyetli vatandaşlarımızın mağduriyetini önlüyoruz. Kooperatifler aracılığıyla buralar parsellenip daha sonra amacının dışına taşırılmasını engelleyen tarımsal üretim kooperatifleri dışında kooperatiflerin tarımsal alan edinmelerinin önüne açıkça geçiliyor” ifadelerini kullandı.




