Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Emeğin Yerini Robot Alacak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş,  robotik çağına geçildiği belirterek, "Artık emeğin yerini robot alacak. Tarımda da aynı olayı yaşıyoruz. Akıllı makineler daha da gelişiyor. Dünyayla rekabet edebilmek için, bu makineleri kullanabilmek ve planlamasını yapabilmek için de insan gücüne ihtiyacımız var" dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Edirne'nin İpsala ilçesinde belediye tarafından yaptırılan 20 bin tonluk lisanslı depoculuk ve özel bir tekstil fabrikasının temel atma törenine katıldı, Keşanilçesinde ise ticaret ve sanayi odası ile ticaret borsası yöneticileriyle toplantıda bölgenin sorunlarını dinledi.
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası salonunda gerçekleşen toplantıya, Mehmet Daniş'in yanı sıra Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Ak Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe, Ak Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık ile oda ve borsa yöneticileri katıldı. Mehmet Daniş, toplantıda yaptığı konuşmada, robotik çağına geçildiği belirterek, "Artık emeğin yerini robot alacak. Tarımda da aynı olayı yaşıyoruz. Akıllı makineler daha da gelişiyor. Dünyayla rekabet edebilmek için, bu makineleri kullanabilmek ve planlamasını yapabilmek için de insan gücüne ihtiyacımız var. Acaba bunları mevcut müfredat içerisinde 4 yıllık liselerde mi modellemek lazım ya da bazı merkezler oluşturularak, eğitimler de verilebilir. Bakanlık olarak TAGEM bünyesinde bunun üzerine çalışıyoruz" dedi.
Daniş “Et Açığımız Var”
Türkiye'nin et ithalatı yaptığını hatırlatan Daniş, "Et açığımız var. Oysa biz dişi hayvanımızı, anaçımızı çoğaltabilsek. Bizim yaklaşık 5 buçuk milyon anaçımız var. Bunu 6 buçuk-7 milyon yaptığımız an bizim et ithalatımız biter. Dişi buzağı ölümleri ve dişi hayvanların kesilmesi, bunlarla ilgili hassasiyetimiz var. Maalesef birçok sahte raporla hayvanların kesildiği bize rapor ediliyor. Bunu zorlaştırmaya çalışıyoruz"  Mehmet Daniş, toplantının ardından Keşan'dan ayrıldı.
 

Tarımsal Arazi Edinme Usulleri Belirlendi

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda öngörülen tarımsal arazi edindirme iş ve işlemlerine yönelik usul ve esaslar belirlendi. Tarımsal arazi edindirme iş ve işlemleri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca gerçekleştirilecek.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, Tarımsal Arazi Edindirme İş ve İşlemleri Hakkında Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. 
Yönetmelikle Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda öngörülen, tarım amaçlı arazi ediniminin kolaylaştırılması, tarımsal arazi piyasasının düzenlenmesi, mülkiyetten kaynaklanan ihtilafların giderilmesi, tarım arazilerinin değerinin tespiti, tarımsal üretimde kullanılmayan arazilerin üretime kazandırılması, arazi sahiplerinin satış, alıcıların alım taleplerinin değerlendirilerek tarafların birbirleriyle ilişkilendirilmesi ve işletmelerin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne ulaştırılması veya daha da artırılması amacıyla tarımsal arazi edindirme iş ve işlemlerine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. 
Buna göre, tarımsal arazi edindirme iş ve işlemleri, gerçek ve tüzel kişilere ait tarım arazilerinde Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak, tarım arazilerinin değeri ve kira bedelleri Bakanlıkça belirlenecek.
Hisselilik, parçalılık, mülkiyet ihtilafı, tarımsal faaliyete son verilmesi ve göç gibi nedenlerle işlenmeyen ve tarımsal üretimde kullanılmayan, ekonomik olarak işletilememesi nedeniyle sahipleri tarafından satışa çıkarılmak istenen, kiralama, ortakçılık veya yarıcılık şeklinde değerlendirilmesi talep edilen, intikali yapılmamış, hisseliliğin giderilemediği ve intikal işlemleri çözülemeyen gerçek ve tüzel kişilere ait tarım arazileri tespit edilecek. 
Tarımsal arazi edindirme iş ve işlemleri kapsamında tespit edilen tarım parselleri, maliklerinin veya hissedarların talebi üzerine muvafakat alınmak kaydıyla mülkiyet bilgilerine de yer verilerek "Satışa Çıkarılacak Parseller" veya "Kiralama Yapılacak Parseller" listesine eklenecek. Bu listeler, Bakanlığın kurumsal internet sitesinde ve mahallinde 15 gün ilan edilecek. 
İlan edilen listelerdeki parselleri satın almak veya kiralamak isteyen gerçek ya da tüzel kişilikler belirlenerek alıcı ve kiracı listeleri oluşturulacak. Satışa ve kiraya çıkarılan parsellerle alıcı ve kiracıların eşleştirildiği liste, Bakanlığın belirleyeceği usullerle 15 gün süreyle ilan edilecek. 
Alıcı, satıcı veya vekilleri tarafından mahalli tapu müdürlüklerinde devir işlemleri gerçekleştirilecek. Tarafların talebi halinde, satışa çıkarılacak parseller listesindeki taşınmazların alıcısıyla satıcıları arasındaki satış işleminin gerçekleşmesine yönelik il/ilçe gıda tarım ve hayvancılık müdürlüğünce aracılık işlemleri yapılacak. 
Tarım arazilerinin gelir değeri, değerleme tarihinde, arazilerin optimum koşullarda işletilmesi halinde elde edilecek yıllık ortalama net gelire göre hesaplanacak. 
Üretim dönemlerine ait gayrisafi üretim değerlerinin hesaplanmasında, çiftçi eline geçen ürün fiyatlarıyla verimler dikkate alınacak. 
Yönetmelik kapsamında tarım işletmelerinin ölçeğinin büyütülmesi ve ekonomik açıdan verimli kılınması amacıyla yapılan devirlerde, Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik ve Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği kapsamındaki uygulamalar kısıtlamalara yol açmayacak.
 
 

Türkiye ve Kırgızistan Arasında Tarım Anlaşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Kırgız mevkidaşı Tarım, Gıda Sanayisi ve Arazi Islahı Bakanı Nurbek Murashev; Ankara'da "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı"nı imzaladılar.
Tarım alanında iş birliği mutabakat zaptında İki ülke arasında tarımsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temel anlaşma olma özelliğini taşıyan bu Mutabakat ta hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi gibi birçok konuda anlaşmaya varıldı.
Öte yandan bitkisel üretim ve bitki koruma, tarımsal üretimin mekanizasyonu ve otomasyonu, arazi ıslahı ve modern sulama sistemleri, tarımsal ürünlerin işlenmesi, üretici örgütlenmesi gibi konularda ise Türkiye ve Kırgızistan ortak araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konularında işbirliğinin geliştirilmesinde ortak hareket edecek.
Anlaşmanın iki ülkeler arasında ki ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi, doğrudan yatırımın çekilmesi için düzenleyici bir yasal çerçevenin oluşturulması, yatırımların istikrarlı ve adil bir şekilde muamele edilmesi hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi, bitkisel üretim ve bitki koruma ve daha birçok alanda ki gelişiminin sağlanması bekleniyor.

 

Hayvancılığa Sınıf Atlatacak Süper Teşvik

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 19 firmanın 135 milyar liralık 23 projesinin teşvik kapsamına alındığını hatırlattı ve Proje Bazlı Teşvik Sistemi'nin çok önemli bir paket olduğunu belirti. Bu paketin temel özelliğinin cari açığı azaltıcı etkisi olduğunu anlatan Yılmaz, istihdama da hem doğrudan hem dolaylı katkısının bulunacağını kaydetti.
Bunun, yurt dışından Türkiye'ye küresel sermaye girişine sebep olacağına işaret eden Yılmaz, "Bunlar büyük ölçekli projeler ve yabancı ortaklar da söz konusu. Dolayısıyla bu firmalar, Türkiye'ye yatırım amaçlı sermaye akımına katkıda bulanacak." diyen Yılmaz, paketin Türkiye'nin teknolojik düzeyini yükseltme etkisi olduğuna dikkati çekerek, geçtiğimiz günlerde temeli atılan 22 milyar dolarlık Akkuyu Nükleer Santrali ile birlikte düşünüldüğünde, teşvik paketinin Türkiye'nin orta teknolojiden yüksek teknolojiye geçişine de çok önemli katkı sunacağını dile getirdi.
Cevdet Yılmaz, "Bu projeler Türkiye'nin teknolojik düzeyini artıracak. Kurulacak tesisler, yan sanayi ile diğer tesislerle birlikte ülkenin kabiliyetini, bilgi birikimini, beşeri sermayesini geliştirecek. Bütün bu yönleriyle de katma değeri daha yüksek bir ekonomik yapı inşa etmemize hizmet edecek." dedi.
Süper teşvikten yararlanacak şirketler arasında Bingöl'de hayvancılık alanında 647 milyon liralık yatırım yapacak süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Sütaş’ın da bulunduğunu anımsatan Yılmaz, söz konusu yatırıma ilişkin çalışmanın fizibilitesinin uzun zamandır yapıldığını söyledi. Doğu Anadolu'nun hayvancılığa dayalı bir bölge olduğunu belirten Yılmaz, ancak yeterince entegre üretim tesisi bulunmadığı için bu potansiyelin yeterince katma değere dönüşmediğini ifade etti.
Söz konusu yatırımların hayvancılığın seviye atlamasına vesile olacağını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti: "Önümüzdeki süreçte, bölgede üretilen sütlerin değerlendirilmesi aslında hayvancılığa verilecek en büyük destek. Bir taraftan huzur, güven ortamının artması, meraların açılması, diğer taraftan da bu tür entegre projelerin devreye girmesiyle Doğu Anadolu'da hayvancılıkta büyük bir atılım bekliyoruz. Bingöl merkezli olmasına rağmen bu projenin bölgesel etkisi olacak. Bu tip projelerde 300 kilometreye kadar süt alımı yapılıyor, yani doğrudan çalışandan daha fazla dolaylı istihdam etkisi olacak. Bu entegre tesisler bir çalışma disiplini, kalite getiriyor, hijyen, hayvan hastalığıyla mücadele gibi konularda özel sektör profesyonelliği ile yeni bir disiplin sağlanıyor. Bu yönüyle de bölgenin daha nitelikli kalkınmasına katkıda bulunacak. "Bu tür tesislerin bölgede hayvancılığın katma değerini artıracağını dile getiren Yılmaz, bunun da hayvancılığın gelişmesini, verimlilik artışını sağlayacağını söyledi. Yılmaz, "Böylelikle çiftçinin refahı artacak, kırsal artık daha az göç verecek." şeklinde konuştu. 
 

Bakan Fakıbaba, ATO’da Yem ve Hayvancılık Sektör Temsilcileriyle Buluştu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Ankara ticaret Odası’nda (ATO) yem ve hayvancılık sektörlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek sektörlerin bu günü ve geleceği üzerine istişarelerde bulundu.
Bakan Fakıbaba, istişare toplantılarının ilgili kurum ve kuruluşlardan katılımlar sağlanarak devam etmesini istedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) yem ve hayvancılık sektörlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO VIP Salonu’nda gerçekleşen istişare toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, bitkisel ve hayvansal üretimin stratejik sektörler olduğunu belirterek, hükümetin bu alanlarda üretimi artırmaya yönelik desteklerinin önemli olduğunu kaydetti.
Son dönemde çeşitli kesimler tarafından et fiyatları ve et ithalatı konularında değişik görüşlerin dile getirildiğini hatırlatan Baran, "Bitkisel ve hayvansal üretim başlığı altındaki konular, ülke nüfusunun tamamını birebir etkiliyor" dedi.
Baran, Bakan Fakıbaba’ya, yem ve hayvancılık sektörlerinde faaliyet gösteren ATO üyelerinin sektörlere ilişkin görüş ve önerilerini aktarmak istediklerini söyledi.
Sektörlerin bugünü ve geleceği üzerine istişarelerde bulunan Bakan Fakıbaba ise istişare toplantılarının ilgili kurum ve kuruluşlardan katılımlar sağlanarak devam etmesini istedi. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanlığı görevini de yürüten ATO Yönetim Kurulu Üyesi M. Ülkü Karakuş da toplantıda bir sunum yaparak yem sektörüne ait gelişmeleri anlattı.
Toplantıda ATO üyeleri, yem ve damızlık hayvan temininde yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere, sektörlere ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı.
Toplantıya, Tarım Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Hadi Tunç, Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, Gıda Kontrol Genel Müdürü Muharrem Selçuk, Hayvancılık Genel Müdürü Durali Koçak, TİGEM Genel Müdürü İsmail Şanlı, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Yücetepe, ATO Başkan Yardımcısı Mustafa Deryal, Yönetim Kurulu Üyesi M. Ülkü Karakuş ile ATO Meclis ve Komite üyeleri katıldı.
 

HAY-GEP Projesi Niğde Yetiştiricisinin Yüzünü Güldürecek


Niğde’de İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Niğde Süt Üreticileri Birliği, Niğde Ziraat Odası ve Niğde Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin ortaklaşa çalışmalarını yürüttükleri HAY-GEP projesi Niğde de hayvancılığa umut veriyor.
 Edinilen bilgiye göre HAY- GEP Projesi  kapsamında ilk etapta Niğdenin Konaklı, Çukurkuyu ve Edikli Kasabalarında  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Niğde’de yürütülen toplulaştırma çalışmaları neticesinde 1.sınıf tarım arazilerinin yerine başvuru sahiplerine, 3. ve 4. sınıf arazilerde ise her kasabanın belli bölgelerine hayvancılık merkezleri oluşturulurken, bu bölgelerde yer tespit çalışmalarının başlatılıp hak sahiplerine teslim edildiği ifade edildi.
 
İLK ETAPTA 390 HAK SAHİBİ FAYDALANACAK
 
HAY-GEP projesinden  ilk etapta Edikli kasabasında 170, Konaklı Kasabasında 70 ve Çukurkuyu Kasabasında 150 hak sahibi faydalanacak. HAY-GEB projesi ile  büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinin üretim alt yapısını geliştirerek, modern üretim alanları, üretimde verimliliği artırmak ve yaşanabilir bir çevre oluşturarak, Niğde’nin büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde merkez haline gelmesi hedefleniyor.
 
 
 

Elektronik Küpeleme Devam Ediyor

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayvanların izlenmesi ve kayıt altına alınması amacıyla başlatılan elektronik küpeleme sistemi ile Diyarbakır’da 520 bin küçükbaş hayvana elektronik küpe takıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayvanların kimliklendirilmesi ve hareketlerinin izlenmesi amacıyla 2014 yılında başlatılan elektronik küpeleme sistemi devam ediyor.

Diyarbakır’da da yürütülen çalışma ile kentte şimdiye kadar 520 bin küçükbaş hayvana elektronik küpe takıldı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü nezaretinde Merkez Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi’nde veteriner hekimler kontrolünde bir işletmenin küçükbaş hayvanlarına elektronik küpe takıldı.

“Hayvanların tespiti ve tanımlanması kolay olacak”

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, Diyarbakır’ın hayvancılık potansiyeli bakımından Türkiye’nin önemli illeri arasında yer aldığını belirterek, “Diyarbakır, büyükbaş hayvan varlığı bakımında 388 bin adet, küçükbaş hayvan sayısı bakımından da 1 milyon 280 bin küçükbaş hayvan varlığına sahiptir. Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalarla hayvanların kayıt altına alınması ile ilgili işlemler devam etmektedir. 2014 yılında Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulan elektronik küpe ile küpeleme sistemi Diyarbakır’da 2016 yılında uygulamaya başlandı. Çalışmalar sürdürülmektedir. Elektronik küpeleme sistemi ile daha önceden hayvanlara takılan küpenin yanı sıra sol kulaklarına da elektronik küpeler takılmaktadır. Bunlar takıldıktan sonra hayvanların tespiti, tanımlanması çok daha kolay ve sağlıklı bir şekilde yürütülmektedir. Takılan küpeler el terminalleri dediğimiz aletlerle okunabilmekte ve bir işletmedeki hayvan varlığı hatasız bir şekilde küpe numaraları ile birlikte kime ait olduğu, yapılan aşı kayıtları, hayvanların nereden nereye sevk edildiği, işletmeye giriş tarihi gibi birçok bilgiyi içermekte olup, bu bilgiler sayesinde hayvanların hareketleri ve kontrolü, sağlık taraması gibi konularda çok daha sağlıklı veriler elde edilmektedir. Hata payı çok düşüktür” dedi.

Çalışma kapsamında Diyarbakır için 825 bin elektronik küpenin tedarik edildiğini de anlatan Atalar, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla 520 bin elektronik küpe hayvanlara takılmış vaziyettedir. Bu küpeleme işlemleri hızlı bir şekilde devam ettirilmektedir. Bu çalışma neticesinde işletmedeki hayvan varlığı daha sağlıklı bir şekilde ve uzaktan tespit edilecek bir şekilde yaklaşık 15-20 santimetre mesafeden hayvanın kimlik bilgileri alınabilmekte ve sisteme otomatik olarak aktarılabilmektedir. Sabit sistemlerle de bir metre mesafeden içerideki hayvanların bütün bilgileri alınabilmektedir. Bu şekliyle hayvan varlığını çok daha doğru ve hatasız tespit mümkün olmaktadır. Güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması, işletme kayıtlarının tutulması, hayvan sayılarının güncellenmesi elektronik ortamda hata payı olmadan sağlanabilmektedir.”
 

Elektronik Küpeleme Sürüyor

Yeni dönemde kuzu ve oğlakların sağ kulağında klasik küpe, sol kulağında elektronik küpe yer alacak. Proje, el terminali ile elektronik küpedeki numaranın okunmasını ve veri girişindeki hata payının minimum düzeye indirilmesini öngörüyor. Hızlı okuma sistemi sayesinde zamandanda tasarruf sağlanması planlanıyor. Elektronik küpeleme, küçükbaşlarda hayvan hareketlerinin takibi, salgın hastalıkların izlenmesi, hasta hayvan sayısının tespiti ve hayvan hastalıkları ile daha etkin bir mücadele için imkanlar getiriyor.

Proje; veteriner hekimlere, uygulama kolaylığı, zamandan tasarruf, yetiştiricilere, devlet desteğinin ön koşulunu tamamlayarak işletmedeki hayvan varlığını daha kolay takip etme ve dolaylı olarak ta tüketicilere sağlıklı ete ulaşma gibi faydalar sağlıyor. Proje kapsamında, ikinci saha ziyaretleri 2016’nın yaz aylarında gerçekleştirildi. Yetiştiriciler ve proje paydaşları ile yüzyüze görüşmeler yapıldı. Sahanın nabzı tutuldu...

Farklı Bölgelerden iller seçildi

“Koyun ve Keçilerin Elektronik Olarak Kimliklendirilmesi ve Kaydı Projesi” çerçevesinde yürütülen küpeleme faaliyetleri ile eğitim ve iletişim kampanyalarının etkisi hakkında bilgi toplamak üzere 11 ilde saha ziyaretleri yapıldı. Farklı bölgelerden seçilen iller, hayvan varlığı özelliklerine göre belirlendi. Bu kapsamda Balıkesir, Trabzon, Afyonkarahisar, Antalya, Iğdır, Sivas, Tekirdağ, Malatya, Kırklareli, Edirne ve Adıyaman illerine gidildi.

İl ve ilçe merkezleri ile bazı köyler de ziyaret edildi. Ayrıca Veteriner Hekim Odaları ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştirici Birlikleri’nden temsilciler ile biraraya gelinerek hem sorunlar tartışıldı hem de proje hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. 2017 yılının ilk saha ziyaretleri yapıldı. Kimliklendirme uygulamasının yaygınlaşması ile faydalar ve sorunlar yerinde incelendi... Proje kapsamında dağıtılan 31 milyon elektronik küpenin 10 milyon’u 2016’da yeni doğan kuzu ve oğlaklara takıldı.