Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Icralik Olan Çiftçi Organlarini Satacak

Çiftçi Numan Yildiz’in, mal varliklarinin mahkeme yoluyla satilmasini engelleyebilmek için satisa çikardigi traktörünün üzerine yazdigi yazi saskina çevirdi.
Kaynarca ilçesinde yasayan ve kardesleriyle mal paylasimi yapamayinca evi ile ahiri icra yoluyla satiliga çikarilan 54 yasindaki çiftçi Numan Yildiz, traktörünü satamazsa tüm organlarini satisa çikaracagini söyledi.

"TRAKTÖRÜMÜ SATAMAZSAM TÜM ORGANLARIMI SATIYORUM"
Sakarya’nin Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca Mahallesi'nde yasayan ve çiftçilik yapan 54 yasindaki Numan Yildiz, kardesleri ile mal paylasimi yapamayinca evi ve ahiri icra yoluyla satisa çikti. 13 kisinin hisse sahibi oldugu evin mahkeme karari sonrasinda satiliga çikartilmasi konusuna karsi çikan Yildiz, satilik traktörünün üzerine ‘Evimi ve ahirimi icradan almak için acil satilik. Traktörümü satamazsam tüm organlarimi satiliga çikariyorum’ yazisini yapistirdi.


YÜZDE 60 ENGELLILIK RAPORU VAR
Mal varliklarinin mahkeme yoluyla satilmasini engelleyebilmek için satisa çikardigi traktörünü Kaynarca ilçe merkezine park eden ve yüzde 60 engellilik saglik raporu bulunan Numan Yildiz, konuyla ilgili yetkililerden yardim istedi.
 
 
 
23.5.2019
Devamı

Hayvancilik'ta En Büyük Sorun Yem

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Nigde’nin Altunhisar ilçesinde hayvan yetistiricileriyle bir araya geldi. Ilçeye bagli köy ve kasabalardaki ahirlara giderek, besicilerin sorunlarini dinleyen Gürer, “Tarim ve hayvancilikta sorunlar çözülemiyor. Eger böyle giderse hayvanciligin gelecegi sorunlu olur. Ithalata mecbur kaliriz” dedi. 
 
MALIYETLER ARTIYOR
 
CHP Nigde Milletvekili Gürer’e sorunlarini anlatan küçükbas hayvan yetistiricileri ise maliyetlerdeki yüksek artisa dikkat çekti. Yem fiyatlarindaki sürekli artisi dile getirip, yemi bu yil vadeli olarak 90 liraya alabildiklerini, hayvan hastaliklarina karsi kullandiklari ilaç ve ignelerin ise yüzde 200’e yakin oranlarda zamlandigini belirten yetistiriciler, “Yeme bir ay içinde 3 kez zam geldi. Mera alanlari sürekli daraldigi için hayvanlarimizi otlatamiyoruz ve çogunlukla yemle beslenmek zorunda kaliyoruz. Ayrica çoban sorunu da yasiyoruz. Çoban bulmakta zorlaniyoruz” diye konustu. 
 
KOYUN FIYATI YERINDE SAYIYOR, KUZU FIYATI DAHA DA DÜSTÜ. 
 
Geçen yil 1000 liradan sattiklari koyunun bu yil da 1000 lira civarinda oldugunu ifade eden hayvan yetistiricisi “Hayvan yetistiricisinin sicak parasi olmaz. Kurban Bayramindan Kurban Bayrami’na elimize para geçer. Yemi veresiye aldigimiz için etiket fiyatlarindan daha fazla fiyata yem ediniyoruz. Geçen yil 750 liraya sattigimiz kuzuyu bu yil 700 liraya satiyoruz. Girdi maliyetleri sürekli artarken, koyun fiyati yerinde sayiyor, kuzu fiyati ise daha da düsüyor. Bu durumda bizim hayvancilik yapma sansimiz azaliyor” seklinde konustu. 
 
25 LIRALIK DESTEKTEN 4 LIRA KESINTI YAPILIYOR 
 
Yetkililerden hayvanciligin girdi maliyetlerinin asagi çekilmesi için önlem almasini isteyen yetistiriciler, “Hayvanciligin, desteklenmesi gerekiyor. Devlet hayvan basina 25 lira prim veriyor ama bankaya 21 lira yatiyor. Küçücük destekte bile kesinti yapiliyor” dedi. 
 
CHP Nigde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise hayvan yetistiricilerinin büyük sorunlarla bogusurken, iktidarin, bu sorunlara kulak tikadigini belirtti. Sorunlarin çözümü için bir an önce yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi, yetistiricilerin desteklenmesi ve girdi maliyetlerinin asagi çekilmesi için çalisma yapilmasi gerektigini anlatan Gürer, “Tarim ve hayvanciligin bitmesi demek ülkenin geleceginin bu alanlarda daha sorunlu  olmasi demektir. TÜIK verilerine göre, bugün ülkemizde küçükbas hayvan varligi; 35 milyonu koyun ve 11 milyonu keçi olmak üzere 46 milyonu asmistir. Ancak sorunlarin devam etmesi halinde, ülkemiz ekonomisinde önemli bir yeri olan hayvancilik daha sorunlu noktaya gelecektir. Büyükbas hayvan yetistiricileri yaninda küçükbas hayvan yetistiricileri de son yillarda artan girdi fiyatlari ile magdurdur. Banka kredilerini ödemeyen hayvan sahipleri desteklerin yetersiz oldugunu belirtmekte yem ve ilaç konusunda iktidarin önlem almasi gerektigini ifade etmektedirler. Hayvancilik yapan sayisi, çiftçilik yapan sayisi her geçen gün gibi düsmektedir. Bu gidis iyi gidis degildir. Hayvan varligi son bir yilda olusan girdi fiyatlarinin tehdidi altindadir. Özellikle kirsalda aile tipi besicilere destek artirilmalidir  ” ifadelerini kullandi. 
 
 
21.5.2019
Devamı

Türkiye'de Et Sorunu Yok Ot Sorunu Var

Aksaray Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Birligi Baskani Mahmut Aktürk, Türkiye’nin hayvancilik alaninda meralarin son derece önemli oldugunu belirterek, ülkede et sorunu degil ot sorunu oldugunu söyledi. 
Aksaray’in merkeze bagli Ataköy köyünde Aksaray Valiligi, Tarim ve Orman Müdürlügü ve Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Birligi tarafindan yapilan çalismalar ile mera arazisi hayvancilarin hizmetine açildi. 
Açilis töreninde bir konusma yapan Damizlik Koyun ve Keçi Yetistiricileri Birligi Baskani Mahmut Aktürk, “Hem ilimizde hem de ülkemizde küçükbas hayvanciligin devam edebilmesi, verimliligin ve üretimin artirilmasi için meralar çok önemli. Küçükbas hayvancilikta 2 ayri sorun var. Birincisi çoban, ikincisi mera. Bu isi yapmak için meralara çok ihtiyacimiz var. Ilimizde 187 bin hektar mera arazisi var. Bunun büyük bir kismi su anda tarim tecavüzleri altinda insanlar tarafindan ekilip biçiliyor. Kalanlari da oldukça verimsiz ve ciliz. Girdi maliyetlerimiz, yem maliyetlerimiz çok yüksek. Meralardan yeterince faydalanmamiz gerekiyor. O yüzden meralarin tarim tecavüzlerinden kurtarilmasi, islah edilerek gerçekten hak sahibi olan yetistiricilere, üreticilere teslim edilmesi gerekiyor. 187 bin hektarlik mera arazisinin tamaminin tarim tecavüzlerinden kurtarilmasi ve islah edilmesi hem ilimizde hem de ülkemizde küçükbas hayvanciligin önünü açacaktir. Çünkü bu yem fiyatlari, bu rakamlarla bu hayvancilik yapmak mümkün degil. Türkiye’de bir et sorununun varligindan söz ediliyor ama aslinda Türkiye’de bir et sorunu yok, Türkiye’de bir ot sorunu vardir. Avrupa’daki et fiyatlari ile Türkiye’deki et fiyatlari kiyaslaniyor. Avrupa’daki meralarin durumu ile Türkiye’deki meralarin durumlari çok farkli. Bizim meralarimiz çok zayif. Hayvanlarimiza 67 ay evlerimizde bakmak zorunda kaliyoruz. Özellikle büyükbas hayvanlarin tamami mandiralarda besleniyor. Meralarimizin islah edilmesi ve gerçek hak sahibi olan üreticilerimize teslim edilmesini bekliyoruz” dedi.

“Meralarimiz zayif karakterde”

Tarim ve Orman Müdürü Bülent Saklav ise "Ilimizin mera varligi 187 bin hektar oldugu için, çok az yagis alan bir bölgede bulunmamiz ve ayni zamanda su kisitli oldugu için ilimizdeki meralarin tümünün vasfi zayif ve ciliz karakterde. Bu durumun ortadan kaldirilmasi için bakanligimiz ve valiligimizin talimatlari ile müdürlügümüz tarafindan mera islah projeleri uygulanmaktadir. Bugüne kadar il merkezindeki köyler ve ilçelerdeki köylerimizde 80 bin 124 bin dekar merada islah çalismasi yapilmis, 38 bin dekar hazine arazisi de meraya çevrilmistir. Bugün açilisini yapacagimiz Ataköy meramizda 240 dekar olup gübreleme ve bakim çalismalari ile islah edilmistir” dedi.
Mera açilis programina Aksaray Vali Yardimcisi Sahin Bayhan, Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Birligi Baskani Mahmut Aktürk, Ziraat Odasi Baskani Emin Koçak, Ticaret Borsasi Baskani Hamit Özkök, Tarim ve Orman Müdürü Bülent Saklav, köy muhtarlari ve çok sayida üretici katildi. Yapilan konusmalarin ardindan protokol üyeleri tarafindan mera alaninin açilis kurdelesi kesilerek hayvanlar mera alanina alindi.
 
21.5.2019
Devamı

TMO 26 Yıl Aradan Sonra Kabuklu Kırmızı Mercimek Alacak

Toprak Mahsulleri Ofisi'nce (TMO), 26 yıl sonra ilk kez kabuklu kırmızı mercimek alımı yapılması kararı alınırken, alım fiyatı ton başına 2 bin 500 olarak belirlendi.
TMO tarafından, 2019 dönemi kabuklu kırmızı mercimek alım fiyat ve politikalarına ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.
 
TMO dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de 2019 yılı kabuklu kırmızı mercimek hasadının mayıs ayı sonu itibarıyla başlaması öngörülüyor.
 
TMO tarafından 26 yıl aradan sonra ilk kez kabuklu kırmızı mercimek alımı yapılacak.
 
Ofis tarafından Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerden belgelerindeki üretim miktarının tamamı satın alınacak. Ürün bedeli ödemeleri, ürünün TMO'ya teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak.
 
TMO, üreticilerin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek amacıyla hububat alımlarında uyguladığı randevulu alım sistemine kabuklu kırmızı mercimek alımlarında da devam edecek. Randevular internet üzerinden "www.tmo.gov.tr", "randevu.tmo.gov.tr" adreslerinden ya da yine internet sitesi üzerinden şube müdürlükleri ile ajans amirliklerinden alınabilecek.



Pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak.
 
2019 döneminde kabuklu kırmızı mercimek alım fiyatı ton başına 2 bin 500 olarak belirlendi. Belirlenen bu fiyat, Tarım ve Orman Bakanlığınca verilecek ton başına yaklaşık 800 lira prim ve diğer desteklerle 3 bin 300 liraya kadar yükselecek.
 
TMO'ya kabuklu kırmızı mercimek teslim edecek üreticilerin alım noktalarında herhangi bir zorlukla karşılaşmaması için ÇKS bilgilerini güncellemeleri, randevu almaları, ürünlerini randevu alınan günde getirmeleri, anlaşmalı bankalardan alınacak ürün kartı veya banka hesap numaraları ile alım noktalarına gelmeleri, ürünün, ürün sahibi veya vekalet verdiği kişi tarafından getirilmesi gerekiyor.
 
 
 
20.5.2019
Devamı

TVHB Başkanı Eroğlu: "Hayvancılıkta İyi Noktada Değiliz"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, “Ülkemizde hayvan hastalıkları nedeniyle hayvansal üretimimizin yüzde 10’unu kaybediyoruz. Bu, yaklaşık bir yıllık ithalatımızla eş değerdir ve büyük bir rakamdır.” dedi.
Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı’yı ziyaretinde açıklamalarda bulunan Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Türkiye‘de 30 bin veteriner hekimi temsil eden bir kuruluş olduklarını söyledi.



“Hayvancılıkta iyi bir noktada değiliz”
Türkiye’nin hayvancılıkta istenilen yerde olmadığını belirten Eroğlu, “Halen hayvan ithal ediliyor, et ithal ediliyor. Bu, kendi ihtiyacımızı karşılayamadığımız anlamanı gelir ki o zaman üretime dönük planların yapılması gerekiyor. Dünya, bugün iki noktada yarış halinde. Biri artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılayabilmek, diğeri ise kaliteli ürün elde edebilmek. Burada veteriner hekimlik önemli bir yerde bulunuyor.” diye konuştu.

Veteriner hekimlerin daha etkin role kavuşturulması gerektiğine işaret eden Eroğlu, “Bugün ne yazık ki ülkemizde hayvansal yönetim ileri seviye ülkelerdeki gibi değil. Bunun nedenleri konuşmak gerekir. Bizde hep sonuçlar konuşulur ancak bunun bir de o sonuca ulaştıran sebepleri vardır. Hem veteriner hekimin icrası noktasında hem hayvancılığımızın geldiği konumdan mutlu değilsek, bunun nedenleri üzerinde düşünüp çözüm üretmek gerekir. Veteriner hekimlerin önündeki yetki karmaşıklığının önüne geçmek ve yapılandırmayı gerçekleştirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“İthal ettiğimiz kadar hayvanı hastalıktan kaybediyoruz”
Hayvan sağlığının önemine vurgu yapan Ali Eroğlu, şunları kaydetti:
“Ülkemizde hayvan hastalıkları nedeniyle hayvansal üretimimizin yüzde 10’unu kaybediyoruz. Bu, yaklaşık bir yıllık ithalatımızla eş değerdir ve büyük bir rakamdır.
Dünyada hayvan hastalıkları, hayvansal üretiminin yüzde 20’sini yok ediyor. Gelişmiş ülkelerde bu kaybın önüne geçmek için hayvan hastalıkları konusunda çeşitli önlem alınıyor. Bunu veteriner hekimler aracılığıyla yapıyorlar. Hastalık sonrasında iyileştirmek için harcanan bütçe, hastalığı önlemek amacıyla harcanan bütçenin üç katı. O zaman koruyucu hekimlik büyük önem arz etmektedir.”

“Kendi tüketeceklerini üretemeyenler, başkalarının ürettiklerini tüketir”
TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, üretimi artırmak gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“Kendi tüketeceklerini üretemeyenler başkalarının ürettiklerini tüketirler ama onların istediği kalitede ve fiyattan. Dolayısıyla sizin fiyat belirleme şansınız yoktur. Dünyada kendi ayaklarınız üzerinizde durabilmeniz, insanınızın sağlıklı ve mutlu olabilmesi için üretim artmalıdır.
Hayvan ıslahı noktasında ülkemiz çalışmalar yaptı. Bence bu çalışmada başarılı olamadı. Geldiğimiz noktada hala hayvanı ithal edip, ithal yemle besliyoruz. Hem besleme hem ıslah hem hastalıklarla mücadelede hem desteklemelerde hem de fonksiyonel yapı kazandırıldığı takdirde ülkemizin potansiyelini yüksek görüyorum.

“Meralara yem bitkisi ekme zorunluluğu getirilmeli”
Hayvansal yem üretiminin artırılması gerekmektedir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 milyon hektarlık alan nadasa bırakılıyor. Devlet alacağı bir kararla bu alanlara yem bitkisi ekme zorunluluğu getirebilir. Meraları yeniden rehabilite etmeliyiz. Avrupa ülkelerinde mera hayvancılığı olduğu için et fiyatları Türkiye’ye göre daha uygun. Tüketici, Avrupa’da daha ucuza tüketirken Türkiye’de daha pahalıya yiyoruz. Avrupa’da tarım arazilerinin yüzde 70’i yem bitkilerine ayrılıyor. Türkiye’de bu oran yüzde 26. Yüzde 26 ile bunu çözemeyiz.”
Türkiye’de çok fazla veterinerlik fakültesi bulunduğunu da yineleyen Eroğlu, “Türkiye’de 31 veterinerlik fakültesi bulunuyor. Bunun 26’sı eğitim ve öğretim veriyor. Her yıl bu fakültelerden binlerce öğrenci mezun oluyor. Yaptığımız hesaplamaya göre, şu anda kamuda istihdam edilen veteriner hekim sayısının yarısına yakın bölümünün daha kamuda istihdam edilmesi gerekiyor. Bu fakülteler lise açılır gibi açılmaz. Laboratuvar, hastane altyapısı, uygulama alanları, değişik fiziki mekânlar olması gerekiyor.” diye konuştu.
 
 
 
20.5.2019
Devamı

Ekonomik Kriz Çiftçiye Gübre Darbesi Yaptı

Ekonomik kriz, çiftçiye gübre darbesi yaptı. Çiftçiler, fiyatların aşırı ölçüde yükselmesi nedeniyle gübre kullanamaz hale geldi. Çiftçinin azalan talebi, gübre firmalarının satışlarının düşmesine ve zarar yazmalarına neden oldu. Çiftçinin iştiraki olan GÜBRETAŞ, bu sebeple 2018 yılında 329 milyon lira zarar etti. Bunlar olurken, şirketin, aralarında eski vekillerin de bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin huzur haklarına yüzde 80 ile 88 arasında zam yapılması pes dedirtti!

329 MİLYON TL ZARAR ETTİ
Gübre fiyatlarının aşırı derecede yükselmesinden dolayı çiftçi gübreyi kullanamaz hale geldi. Çiftçinin gübre kullanımının düşmesi gübre firmalarının da satışlarını olumsuz etkiledi. Olumsuz etkilenen gübre firmalarının başında da çiftçi iştiraki olan GÜBRETAŞ geldi. Milli Gazete’den Sadettin İnan’ın haberine göre, GÜBRETAŞ’ın gübre satışları 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14 düştü. 2017 yılında 31 milyon lira kâr yapan GÜBRETAŞ, geçtiğimiz yılı tam 329 milyon lira zararla kapattı. Kötü geçen 2018 yılına rağmen GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkı ücretleri bugüne kadar görülmemiş bir şekilde yüzde 80-88 artırıldı.

YANGINDAN MAL MI KAÇIRIYORSUNUZ?
GÜBRETAŞ Genel Kurulu’nda, Yönetim Kurulu başkanı olan Fahrettin Poyraz’ın aylık huzur hakkı ücreti 5 bin liradan 9 bin liraya, diğer yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı ücretleri ise 4 bin liradan 7 bin 500 liraya yükseltildi.
Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkı ücretleri her yıl yüzde 20-25 oranında artırılırken, şirketin yüksek oranda zarar açıkladığı bir dönemde yüzde 80 ile yüzde 88 arasında artırılması; “Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?” eleştirilerini gündeme getirdi.

GÜBRETAŞ’ın 2 Mayıs’ta yapılan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu üyeliklerine; Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Bağcı, Tarım Kredi Kooperatifleri eski Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti İnegöl Belediye Meclis üyesi Selahattin Külcü, GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, AK Parti  Bursa eski Milletvekili ve eski İl Başkanı Mehmet Tunçak ve Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Okan Ateş seçildi.
Çiftçi, yaşanan ekonomik krizden dolayı aşırı yükselen gübre fiyatları sebebiyle gübre kullanamadı. Çiftçinin azalan talebi, gübre firmalarının satışlarının düşmesine ve zarar yazmalarına neden oldu. Çiftçinin iştiraki olan GÜBRETAŞ, bu sebeple 2018 yılında 329 milyon lira zarar etti. Bunlar olurken, şirketin, aralarında eski vekillerin de bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin huzur haklarına yüzde 80 ile 88 arasında zam yapılması pes dedirtti!.

Çiftçi yaşanan krizden dolayı zor günler geçirirken, çiftçinin gübre şirketinde Yönetim Kurulu’nun maaşına yüzde 80 ile yüzde 88 arasında artış yapıldı. Çiftçinin gübre şirketi olan GÜBRETAŞ’ın, 2018 yılına ilişkin genel kurulu 2 Mayıs’ta yapıldı. Genel kurula sunulan bilgiler dikkat çekerken, AKP eski milletvekili ve belediye meclis üyelerinin de bulunduğu Yönetim Kurulu üyelerinin maaşlarına yapılan yüksek artış çiftçide şok etkisi yaptı.

ASIL DARBEYİ SATIŞLARDAN YEDİ
GÜBRETAŞ için 2018 yılı diğer gübre firmaları gibi iyi bir yıl olarak geçmedi. Yaşanan krizle birlikte gübre fiyatlarının aşırı derecede yükselmesinden dolayı çiftçi gübreyi kullanamaz hale geldi. Çiftçinin gübre kullanımının düşmesi gübre firmalarının da satışlarını olumsuz etkiledi. Olumsuz etkilenen gübre firmalarının başında da GÜBRETAŞ geldi. GÜBRETAŞ’ın gübre satışları 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14 düştü. Yaşanan ekonomik krizin faturası GÜBRETAŞ’a ağır oldu. 2017 yılında 31 milyon lira kâr yapan GÜBRETAŞ, geçtiğimiz yılı tam 329 milyon lira zararla kapattı. 2018 yılı hem çiftçi hem de iştiraki olan GÜBRETAŞ için iyi bir yıl olarak geçmezken, GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkı ücretlerinin bugüne kadar görülmemiş bir şekilde yüzde 100’e yakın bir oranda artırılması ‘Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?’ eleştirilerine neden oldu.

ÜRETİM VE SATIŞI DÜŞTÜ
GÜBRETAŞ, satışlarının önemli bir kısmını bağlı ortaklığı olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile gerçekleştirirken, yaşanan krizden dolayı 2018 yılında hem gübre üretimi hem de gübre satışı düştü. 2018 yılında 515.880 ton kompoze, 91.810 ton azotlu ve 62.440 ton fosfatlı gübre olmak üzere toplam 670.130 ton katı gübre üreten GÜBRETAŞ, katı gübre üretimini 2017 yılına göre yüzde 1,92, sıvı ve toz gübre üretimi ise yüzde 5,35 düştü.
 
 
 
 
20.5.2019
Devamı

Yaş Çay Taban Fiyat Açıklandı

 ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen basın toplantısında yaş çay taban fiyatını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, taban fiyatı bu sene 2 lira 90 kuruş olarak belirlediklerini, 13 kuruş destekleme ile bu rakamın 3 lira 3 kuruş olduğunu söyledi. 

Kimseye haber vermeden geçen günlerde Rize’ye gelerek çay bahçelerini incelediğini belirten Pakdemirli, yaşlı çay bahçelerinin artık yenilenmesi gerektiğini vurguladı. Pakdemirli, yaş çay taban fiyatını açıklayarak “Cumhurbaşkanımız bizim düşündüğümüzün de biraz daha ötesinde bir çay fiyatı açıklamamızı istedi. Yaş çay taban fiyatını inşallah bu sene 2,90 TL olarak belirledik. 13 kuruş destekleme ile 3 TL 03 Kuruş olarak belirledik” dedi.

ÇAYKUR’un yaptığı çalışmalara da değinen Bakan Pakdemirli, kurumun kendini modernize etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bakan Pakdemirli, “ÇAYKUR’un finansal performansı bölge ekonomisi için de son derece önemli. ÇAYKUR, 2018 yılında 732 bin ton yaş çay alımı yaptı, müstahsile de 1 milyar 768 milyon lira da peşin ödemede bulundu. 2018 yılında da üretim olarak 134 bin ton kuru çay üretti. 105 bin ton satış yaparak 2018 yılını kapatmış oldu” ifadelerini kullandı. 

Çayın bölge ekonomisi için önemine de dikkat çeken Bakan Pakdemirli, çay bahçelerinin yenilenmesi gerektiğine dikkat çekti.
 
 
17.5.2019
Devamı

Tarım Şurası Yönetmeliği Yayımlandı

Tarım ve Orman Bakanlığından:
TARIM ŞÜRASI YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç ve Kapsam, Dayanak, Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Tarım Şürasının oluşumu, işleyişi ve görevleri ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.
Dayanak
MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 410 uncu ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakan: Tarım ve Orman Bakanını,
b) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,
c) Bakan yardımcısı: Şüra toplantılarını yürütmek için Bakan tarafından görevlendirilen Bakan yardımcısını,
ç) Çalışma belgesi: Çalışma gruplarınca, Şüra gündemindeki konularla ilgili hazırlanan belgeyi,
d) Çalışma grubu: Şüra gündemindeki konularla ilgili çalışma belgesini hazırlamak üzere oluşturulan grubu,
e) İlgili birim: Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığını,
f) Komisyon: Şüra üyeleri arasından Şüra gündemindeki konularla ilgili oluşturulan komisyonu,
g) Şüra: Tarım Şürasını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Şüranın Hedefleri, Kuruluşu, İşleyişi ve Görevleri
Şüranın hedefleri
MADDE 4 - (1) Şüranın hedefleri, bitkisel ve hayvansal üretim ile su ürünleri üretiminin geliştirilmesi; gıda üretimi, güvenliği ve güvenirliğini temin; kırsal kalkınma, toprak, su kaynakları ve biyo-çeşitliliğin korunması ile bu kaynakların sürdürülebilir kullanımı; çiftçinin örgütlenmesi ve bilinçlendirilmesi; tarımsal ve hayvansal üretimin planlanması, tarımsal desteklemelerin etkin bir şekilde yönetilmesi; tarımsal piyasaların düzenlenmesi; orman ve mera yönetimi; tabiatın korunması, konularında çalışmalar yapmaya ve stratejiler oluşturmaya yardımcı olacak kararları almaktır.
Şüranın kuruluşu ve işleyişi
MADDE 5 - (1) Şüra istişari bir organ olup; Bakanlığın faaliyetleri ile ilgili olan diğer bakanlıkların kurum ve kuruluşlarının üst düzey temsilcileri, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve Bakanlık birimlerinden Şüra gündemine göre Bakanlıkça belirlenecek yönetici ve ilgili personelden oluşur. Şüranın Başkanı Bakandır.
(2) Şüra, Bakan tarafından belirlenecek tarihlerde toplanır. Şüranın açılışı Bakan tarafından yapılır. Bakanın katılamadığı durumlarda Şüra toplantıları, görevlendirilen Bakan yardımcısı başkanlığında yapılır.
(3) Şüra, katılan üyelerin oy çokluğu ile karar alır. Oyların eşitliği halinde Bakanın oyu doğrultusunda karar verilmiş sayılır.
(4) Şüranın açılışının ardından toplantıların yönetiminde başkana yardımcı olmak üzere Şüra üyeleri arasından, biri Bakanlık personeli olmak üzere, iki başkan vekili ile üç raportör Şüra üyeleri tarafından seçilerek Şüra Başkanlık Divanı oluşturulur.
Şüra Yürütme Kurulunun kuruluşu
MADDE 6 - (1) Şüra Yürütme Kurulu, Bakanın görevlendireceği Bakan yardımcısı başkanlığında; Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Sekreteri, bir öğretim üyesi ve Bakanın uygun göreceği en fazla üç bakanlık personelinden oluşur. Şüra Yürütme Kurulu, kararlarını oy çokluğu ile alır. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu doğrultusunda karar verilmiş sayılır.
Şüra Yürütme Kurulunun görevleri
MADDE 7 - (1) Şüra Yürütme Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Şüra çalışmaları ile ilgili kararları almak.
b) Şüra gündemine esas teşkil edecek konuları belirleyerek çalışma gruplarını oluşturmak.
c) Çalışma gruplarının sayısını, toplantı esaslarını ve sürelerini belirlemek.
ç) Şüranın tarih ve gündemini belirlemek.
d) Şüra esnasında komisyonlarda yer alacak Şüra üyelerini belirlemek.
Şüra Genel Sekreterliği
MADDE 8 - (1) Şüra Genel Sekreterliği, ilgili birimden Bakan onayı ile görevlendirilen, en az lisans düzeyinde eğitim almış bir Genel Sekreter ile iki genel sekreter yardımcısı ve yeterli sayıda yardımcı personelden oluşur.
Şüra Genel Sekreterliğinin görevleri
MADDE 9 - (1) Şüra Genel Sekreterliğinin görevleri şunlardır:
a) Şüranın oluşumu için Şüra Yürütme Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda gerekli çalışmaları yapmak.
b) Şürada görüşülecek konuların belirlenmesi ve çalışma gruplarının oluşturulmasına yardımcı olmak.
c) Çalışma grupları tarafından hazırlanarak sunulan çalışma belgeleri ile ilgili gerekli çalışmaları yapmak.
ç) Şüra Yürütme Kurulunca belirlenen, Şüra tarih ve gündemini Bakanın onayına sunmak.
d) Şüra gündemi ile hazırlanan çalışma belgesinin Şüra üyelerine gönderilmesini sağlamak.
e) Çalışma grupları arasındaki koordinasyonu sağlamak.
f) Şüranın düzenli ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli tedbirleri almak ve komisyonlar arasındaki koordinasyonu sağlamak.
g) Şüra kararlarının, Şüra üyelerine ve ilgili yerlere gönderilmesi için gerekli çalışmaları yapmak.
Çalışma gruplarının kuruluşu
MADDE 10 - (1) Çalışma grupları; Şüra gündemindeki konularla ilgili olarak çalışma belgesi hazırlamak üzere, Şüra Yürütme Kurulu tarafından oluşturulur. Çalışma grubu üyeleri konusunda uzman olan en az on kişiden oluşur.
Çalışma gruplarının çalışma usul ve esasları
MADDE 11 - (1) Çalışma grupları ilk toplantılarında başkan, başkan yardımcısı ve iki raportör seçer. Bu seçim oy çokluğu esasına göre yapılır.
(2) Çalışma grupları, Şüra Yürütme Kurulunun belirlediği çalışma esaslarına uygun olarak gerektiğinde alt çalışma grupları kurar. Her bir çalışma grubu kendi konularında çalışma belgesi hazırlayarak, en geç doksan gün içerisinde bu çalışma belgesini Şüra Genel Sekreterliğine sunar.
Şüranın çalışma usul ve esasları
MADDE 12 - (1) Komisyonlar; çalışma gruplarında görev alan Şüra üyeleri ile konuyla ilgili diğer Şüra üyelerinden oluşur. Komisyonlar çalışmalarını ayrı ayrı yürütür. Şüra Başkanlık Divanınca, benzer konularda çalışma yapan çalışma grupları, aynı komisyon altında birleştirilebilir. Şüra çalışmaları sırasında gündemdeki konular ile ilgili olarak oluşturulan komisyonlar Şüra Başkanlık Divanınca açıklanır.
(2) Komisyonlar ilk toplantılarında, kendi üyeleri arasından açık oy ve oy çokluğu esasına göre bir başkan, bir başkan yardımcısı ve iki raportör seçer.
(3) Komisyonlar, Şüra programı ve gündemine uygun olarak kendi konusuyla ilgili çalışmalar yapar ve raporunu hazırlar. Komisyonlar, kararlarını oy çokluğu ile alır ve tutanağa bağlar. Hazırlanan bu raporlar başkan, başkan yardımcıları ve raportörler tarafından imzalanır ve Şüra Başkanlık Divanına sunulur.
(4) Hazırlanan raporlar, komisyon başkanınca veya seçilen bir sözcü tarafından Şüraya sunulur. Bu raporlar Şüra tarafından incelenir, görüşülür ve karara bağlanır.
(5) Şürada alınan bu kararlara göre komisyonlar; sonuç raporlarını düzenler ve toplantı tutanakları ile birlikte Şüra Başkanlık Divanına teslim eder.
(6) Şüra Başkanlık Divanınca raporlar tekrar okutulur ve söz almak isteyen üyelerin tümünün görüşünü belirtmesi ile görüşmeler tamamlanır ve oylama yapılır. Komisyon raporlarına ilişkin olarak yapılan oylamada her üye kabul veya ret şeklinde oy kullanır. Çekimser oy kullanılmaz. Komisyon raporları, oy çokluğu esasına göre kabul edilir. Kabul edilenler Şüra kararına dönüştürülür.
(7) Şüra çalışmalarının tamamlanmasının ardından çalışmaları değerlendiren bir sonuç bildirgesi hazırlanır ve Bakan tarafından kamuoyuna açıklanır. Kararlardan hangilerinin yürürlüğe gireceği Bakan Onayı ile kesinleşir.
(8) Bakanlığı doğrudan ilgilendiren Şüra kararları önem ve önceliğine göre uygulama programlarına konulur. Diğer bakanlıklar ile ilgili hususların uygulama programlarına alınması için ilgili bakanlıklara önerilerde bulunulur.
Şüra kararlarının yayımlanması
MADDE 13 - (1) Şüra Kararları, Şüra toplantı bitimini takip eden en geç altı ay içinde Bakanlık tarafından yayımlanarak ilgili kişi, kurum ve kuruluşlara gönderilir.
(2) Yayımlanan kararlara ilişkin uygulamaların izlenmesi amacıyla Şüra Genel Sekreterliği tarafından bir program hazırlanır ve ilgili kuruluşların işbirliği ile bu programa göre yapılan çalışmalar izlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan yönetmelikler
MADDE 14 - (1) 5/10/2004 tarihli ve 25604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Şürası Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) 31/3/2012 tarihli ve 28250 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ormancılık ve Su Şürası Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 15 - (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 16 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.
 
 
17.5.2019
Devamı

Tarım ve Orman'da Hangi Bakan Yardımcısı Hangi Kurumu Bakıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nda Bakan Yardımcıları arasındaki iş bölümü yeniden düzenlendi. Düzenleme ile Bakanlık Merkez Teşkilatındaki genel müdürlük ve daire başkanlıkları ile bağlı ve ilgili kuruluşların bağlı olduğu Bakan Yardımcıları da belli oldu.
Bakan Yardımcıları, Tarım ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen görevleri, 28 Ağustos 2018 tarihli Bakan Yardımcıları İş Bölümü Talimatı doğrultusunda yürütüyorlardı.
Söz konusu Talimat yürürlükten kaldırılarak, Bakan Yardımcıları için iş bölümü yeniden düzenlendi. Yeni Bakan Yardımcıları İş Bölümü Talimatı uyarınca Bakan Yardımcıları ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlar şöyle:

Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü
Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü
Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü
Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı

Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç
Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı
Şeker Dairesi Başkanlığı
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu
Hayvancılık Genel Müdürlüğü
Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü
Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü

Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı
Orman Genel Müdürlüğü
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü
Meteoroloji Genel Müdürlüğü
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü

Bakan Yardımcısı Fatih Metin
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü
Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Türkiye Su Enstitüsü
 
 
16.5.2019
Devamı

Tarım'da Milli Seferberlik Başlatılmalı

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Türkiye’den daha küçük yüz ölçümüne sahip birçok Avrupa ülkesinde tarımsal verimlilik çok daha yüksek. Ülkemizdeki gıda fiyatlarının artmasının temel nedenlerinden biri bilinçli tarım uygulamalarının olmamasından kaynaklanıyor. Maliyetleri düşürmek, verimi artırmak ve tarımdaki başarıyı üst seviyelere çıkarmak için tarım alanlarında mutlaka toprak analizi yapılmalıdır” dedi. 

Ürün pahalılığının önüne geçmek ve tarımsal verimliliği artırmanın önemini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bilinçli tarım politikaları ve toprak analizinin önemine dikkat çekti. Tarım alanlarında yapılan toprak analizinin verimlilik açısından hayati önem taşıdığını ifade eden Palandöken, “Dünyada kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasında yer alan ülkemiz, büyük bir tarım potansiyeline sahip. İklimsel özellikler ve ülkemizin coğrafi konumu sayesinde fındık, kiraz ve incir üretiminde dünyada birinci sıradayız. Verimli Anadolu topraklarında yetişen çok sayıda tarım ürünüyle dünyanın önde gelen tarım ülkelerinden biriyiz. Eğer ülkemizdeki tarım politikaları daha bilinçli ve kaliteli bir şekilde uygulanırsa tarımsal gelir açısından milli ekonomiye daha büyük bir katkı sağlayabiliriz. Bunun için de öncelikle toprak analizinin üzerinde durmalıyız. Toprak anayı küstürmemek için yanlış sulama ve bilinçsiz gübrelemenin önüne geçmeliyiz. Son zamanlarda tarım ürünlerinde görülen fiyat artışının önüne geçmenin yolu da doğru tarım politikalarını uygulamaya koymaktan geçiyor” diye konuştu.

Tarım ’da Milli Seferberlik Başlatılmalı

Ülkemizdeki tarım arazilerinin çok parçalı ve dağınık olduğuna değinen Palandöken, “Tarımsal arazilerin bu yapısı, tarımdaki bazı modern tekniklerin uygulanmasını zorlaştırdığı gibi maliyetleri de artırıyor. Hem çiftçinin kazancı düşüyor hem de fiyatlara olumsuz yansıyor. Gıda kalemindeki enflasyonu da olumsuz etkileyen bu durumun önüne geçebilmek için tarım politikalarımız gözden geçirilmeli. Yapılan araştırmalara göre bir dönümlük arazide bile doğru gübre kullanmak yüzde 40 civarında ürün artışı sağlıyor. En yüksek verimi almak için tarım alanlarında toprak, gübre, tohum ve su doğru kullanılmalı. Öte yandan BM Gıda ve Tarım Örgütü tahminlerine göre 2050 yılına kadar dünyada gıda talebinin bugüne oranla yüzde 70 artması bekleniyor. Her geçen gün çoğalan nüfus ve buna bağlı olarak artan gıda talebini fırsata çevirmek için tarım alanında milli seferberlik başlatmalıyız” ifadelerini kullandı.
 
16.5.2019
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine